13. AĞIr ceza mahkemesi



Yüklə 0.69 Mb.
səhifə2/10
tarix30.12.2018
ölçüsü0.69 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10

ı ise şöyle: polis sorgusu sayfa 10 da soruluyor. Şener Eruygur geldi bugün, yanında Hurşit Tolon, 30 kişilik bir şey oluşturmuşlar. Konuştuk ettik. Söylediklerinde yanlış bir şey yok ama mümkün olduğu kadar yuvarlak şeyler. “Ergenekon terör Örgütünün yöneticileri olduğu iddia edilen kişilerin birbirleri hakkındaki görüşleri” böyle Aynı örgütün üyesi olduğum iddia edilen M. Zekeriya Öztürk ve Ümit Sayın hakkındaki düşüncelerim de bunu olanaksız kılmaktadır: Zekeriya Öztürk: Şüpheli hareketlerinden dolayı Ulusal Kanal’dan atıldı. Ümit Sayın gibi adamlar var işin içinde Ergenekon Örgütü kastediliyor, İddianame sayfa 1567. Sürekli yalan söylüyor, Ümit Sayın değil mi? İddianame s. 1567.Şimdi şu örgüte bakın: Örgüt yöneticileri farklı görüşte. Birbirlerine yabancı. Üyeler birbirlerini berbat ve güvenilmez buluyor. Telefon Görüşmelerindeki Yanlışlar Ben Metingille bir görüşeyim, Metingil kimdir? Mehmet Cengiz olmasın? Konuşma yeniden çözülsün. İbrahim Samandıra gibi şahısların, İddianame s. 1564, Samandıra kim, yok böyle biri, düzeltelim. Ferit İlsever’in tepkileri var, böyle kuralım ordumuzu çıkalım dediği. İddianame, s.1564. İddianame yanlış, ciddiyetsiz ve kötü niyetli. Kime söylemişim, ne söylemişim belli değil yeniden çözülmeli. 11.02.2008 tarihinde Mehmet Yüksekbaş ile görüşmesinde, Ferit İlsever’in, İddianame s. 1565, Yüksekbaş kim? Yok öyle biri Ferit İlsever’in bir emekli general geldi. Cengiz Aycan İddianame sayfa1578, Aycan kim? tanımıyorum. Ferit İlsever’in, bak bir şey söyleyeyim mi, Hilal Küçük’le benim aramı açıyorsun İddianame s. 1572,Hilal Küçük kim? Herhalde İlhan Selçuk olacak, düzeltelim. Ferit İlsever’in evinde yapılan aramada elde edilen, 16 Mart 2008 tarihli İşçi Partisi Merkez Karar Kurulu Bildirisi’nde yer alan Ülkemizi bir milli hükümete kavuşturmak yıkıcı sorundur, ifadesindeki yıkıcı sözcüğünü düzelt! Yakıcı olacak! Sonuç, Delil diye gösterilen telefon konuşmalarımın beni suçlayıcı hiçbir yönü yoktur. Böyle bir soruşturma yürütülmesiyle ilgili son sözlerimi savcılık ifademden alarak tekrar edeceğim. Kendisinin yapmış olduğu telefon görüşmelerinin Ulusal Kanal’ın Genel Yayın Yönetmeni, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcılığı ve Talât Paşa Komitesi’nin Genel Sekreteri olmam nedeniyle yaptıkları etkinlikler ile ilgili görüşmeler olduğunu, hepsinin legal olduğunu, hiçbir illegal çalışmasının söz konusu olmadığını, yaptığı görüşmelerin Ergenekon Terör Örgütü ile hiçbir alakasının olmadığını, Ergenekon belgeleri ile ilgili anlattıklarımıza göre deli saçması olduğunu düşündüğünü, kendisinin dünya görüşüne aykırı olan çalışmalar olduğunu, kendisinin yaptığının, 15 Mart’ta Rauf Denktaş Başkanlığındaki Talât Paşa Komitesi’nin Ermeni soykırımının görüşüldüğü toplantı olduğunu, yine gözaltına alınmadan önce 22-23 Mart’ta Almanya’da Türklere karşı yapılan olaylara tepki olarak düzenledikleri Irkçılık Değil, Dostluk isimli konferansın çalışmaları olduğunu, Ferit İlsever’in Savcılık İfadesi, İddianame, s. 1560.B- Aramalarda Elde Edilen Deliller, Aleyhimde Delil diye İddianameye alınan telefon konuşmalarımı burada açıkladım. Evimde yapılan aramada elde edilen delillerin içeriği ise, daha zavallı bir durumu gözler önüne sermektedir. İddianame’de, bu aramada elde edilen üç belge üzerinde durulmaktadır. Birincisi, bilgisayarın hard diskinde yapılan incelemede, TGB bağış eski ATABE’den.xls isimli Excel dosyasında Ümit Oğuztan tarafından yazılan “Kemalist Model Gençlik Hareketi…” isimli belgede şu ifadeler yer almaktaymış: Ulusal Gençlik ideolojiler, siyaset üstü ve ülkü birliği ile yola çıkılarak harekete geçirilmelidir, iddianame sayfa 1561 İddianame belgeyi şöyle yorumlamaktadır: Bu çerçevede Türk Gençlik Birliği adı altında gençlik örgütlenmesine yöneldikleri değerlendirilmektedir. İddianame Sayfa 1562. Burada herhalde Türkiye Gençlik Birliği’nin kuruluşu söz konusu edilmektedir. Tabii böyle olsaydı da hiçbir sakıncası olmazdı. Sadece Ümit Oğuztan’a teşekkür etmemiz gerekirdi. Çünkü ulusal gençliğin örgütlenmesi ve harekete geçmesi gerçekten zorunlu, yaşamsal ve kaçınılmaz bir gerçekliktir. Ancak işin doğrusu, bilgisayardaki yüzlerce belge içerisinde olduğu söylenen bu belgeyi ilk kez bu İddianame’de gördüğümü söylemeliyim. Cahillik mi desem, yoksa bilgisizlik mi, yoksa yoksa cinlik mi? Ancak Türkiye’de siyaseti az çok takip eden herkes bizlerin on yıllardır her dönemde gençliğin örgütlenmesine önem verdiğimizi ve buna çalıştığımızı bilir. Ben 19 yaşımda, İTÜ Makine Fakültesi Talebe Cemiyeti Başkanlığı’ndan geliyorum. Daha sonra gençlik örgütümüz olan Dev-Genç üyesiyim. Sonraki yıllarda gençliğimizin örgütleri Devrimci Gençlik Birliği, Yurtsever Gençlik, Öncü Gençlik ve Türkiye Gençlik Birliği olmuş. Hiç önemli değil, ama TGB de herhalde Ümit Oğuztan’ın yazısından çok önce kurulmuş. Bu konunun üzerinde durmamın nedeni savcılığın çaresizliğini göstermektir. Abdullah Gül delillendirin demiş ya Ümit Oğuztan Ergenekon sanığı. Ferit İlsever’de öyle. Üstelik bilgisayarında Oğuztan’ın yazdığı ileri sürülen bir yazı çıkmış. İddia Makamı örgüt oluşturacak ya yapıştır birbirine. Kaldı ki, Oğuztan bu yazının kendisine ait olmadığını söylüyor. Şimdi biliyorum, bu iddiayı kaldırın, İddianame’yi düzeltin dediğimde, bu konuda bir suç atımında bulunmadık diyecekler. Öyleyse, İddianame’ye niye yazdınız? Bu operasyonda dört dörtlük bir psikolojik saldırıyla karşı karşıyayız. “Aramada elde edilen ikinci delil “, 16 Mart 2008 tarihli İP Merkez Karar Kurulu’nun Bildirisi”dir. Tayyip Erdoğan Abdullah Gül iktidarı gayrimeşrudur, başlıklı bildirinin son bölümünde Bu koşullarda Tayyip Erdoğan Abdullah Gül yönetiminden kurtulmak ve ülkemizi bir Milli Hükümete kavuşturmak yakıcı sorundur ve gündemdedir. İşçi Partisi Türkiye’yi krizden kurtaracak Milli Hükümet Programını halkımıza sunuyor, denilmekteymiş İddianame s.1561. İşçi Partisi’nin Merkez Karar Kurulu Bildirisi bu davada nasıl soruşturuluyor ve aleyhimde delil olarak İddianame’ye koyuluyor? Burada İşçi Partisi yargılaması mı yapılmaktadır? Hani Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasıydı bu yapılanlar. Evet, bir kez daha gerçeğe gelip dayanıyoruz: Burada yasalar çiğnenerek İşçi Partisi soruşturması yapılmaktadır. Çünkü İddia Makamına göre, Ergenekon soruşturmasının merkezinde İP vardır. Tayyip Erdoğan iktidarının gayri meşru olduğunu Anayasa Mahkemesi kararından 5 ay önce İşçi Partisi açıklamış. Bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi Temmuz 2008’ de bu iktidarın Cumhuriyetin laiklik ilkesine ilkesini karşıtı eylemlerin odağı olduğunu saptamış. Bunların yanı sıra İddianame’nin, Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül isimlerinin aleyhte yorumlarla yer aldığı her belgeye karşı nasıl duyarlı olduklarını bu örnekle bir kez daha görüyoruz. Üçüncü delil ise, tırnak içinde delil ise, misyonerlik ile ilgili bir kitap çıkmış. Kitapçık incelendiğinde, Ülkemizde misyoner yapılanmalar, misyonerliğin din maskeli siyasi hareketler içerikli yazılar olduğu, misyonerlik ve ülkemizdeki misyonerlik faaliyetlerini eleştirir içerikli kitapçık olduğu görülmüştür. İddianame sayfa1561. Bu kitapçık İddianame’de niçin aleyhimde delil olarak yer alır? Sayın Yargıçlar, bu belgelerde aleyhimde suç kanıtı oluşturacak hiçbir husus yoktur. Hatta bunlar vatanseverliğimizin kanıtıdır. Ve burada vatanseverliğin soruşturulduğunu da gözler önüne sermektedir. Peki, İddia Makamı bunun böyle olduğunu bilmiyor mu? Elbette biliyor. Avrupa Parlamentosu’nun Ergenekon’un üzerine yürüyün kararı işte böyle Ermeni Soykırımı yalanıyla, misyonerlikle, Haçlı İrtica ve bölücülükle mücadele edenler soruşturularak uygulanıyor C- Hukuki Durumun Değerlendirilmesi,1- Şüpheli Hikmet Çiçek’e ait flash bellek üzerinde yapılan incelemede… İlhan Selçuk ile Ferit İlsever arasında gerçekleştirilen görüşme olduğu, görüşmede kurum ve şahısların baş harflerinin kullanıldığı, konuşmanın yapıldığı dönemde Doğu Perinçek’ in cezaevinde bulunduğu Doğu Perinçek adına İlhan Selçuk ile Ferit İlsever’ in irtibat halinde olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda ki belge gizlilik esasına göre şifrelenen bir rapor şeklinde, Hikmet Çiçek’e ait depolama aygıtında da elde edilmiştir. Konuşmanın bazı bölümlerine baktığımızda: Bir konuşmasında İlhan Selçuk iki çelişmeli cümle kullanıyordu: Bize Tv’ yi ver ki’ ve Beraber yapalım. Bir taban hareketi olarak siz, Cumoklar vb. herkesin hissesi olacak. Ama yukarıyla ilişki bakımından benim önderliğimde, C logosuyla. Böyle bir piramit için hisseleri dağıtalım ibaresinin yer aldığı Dolayısıyla Ulusal Medya 2001 ve Cumhuriyet Gazetesi Reorganizasyon çalışması ile birebir örtüştüğü, Ergenekon Terör Örgütü”nün amaçları doğrultusunda örgüt yönetimi İlhan Selçuk’ un harekete geçtiği ve örgüt üyeleri Ferit İlsever ve D. Perinçek’ e örgütün kararını ilettiği yukarı ile ilişki bakımından derken kendisinin de bağlı olduğu Ergenekon Terör Örgütünün üst kademesinin kastedildiği Anlaşılmaktadır, İddianame, s. 1585 İddianamedeki bu iddialara daha önce yanıt verdim. Özetle tekrar etmek istiyorum. İlhan Selçuk benim ağabeyim ve dostumdur. Kendisiyle şimdiye kadar, “Ergenekon Terör Örgütü” dâhil hiçbir örgütte birlikte bulunmadık. İddianame’ de iddia edildiği gibi, Sayın İlhan Selçuk’ un ne Ergenekon Terör Örgütü”nün amaçları doğrultusunda harekete geçtiği, ne de Ferit İlsever ve Doğu Perinçek’e örgütün kararını ilettiği doğrudur. Bunların hepsi uydurmadır. Yukarı ile ilişki bakımından yalanına gelince… Ne Hikmet Çiçek’in flash bellek’inde ne de başka bir yerde böyle bir ifade olamaz, yoktur. Çünkü ne Sayın İlhan Selçuk bize böyle bir söz söylemiştir, ne de biz böyle bir kayıt tuttuk. Burada sahte beyanlarla kurgulanan yeni bir tertiple karşı karşıyayız. Emniyet’te mi, Savcılıkta mı yapılıyor bilemem, resmen sahtecilik suçu işlenerek evrak değiştiriliyor ve suç yüklenmeye çalışılıyor. Mahkemenizden, Hikmet Çiçek’e ait olduğu söylenen böyle bir flash bellek varsa, yeniden çözülmesini ve bu sahteciliğin belgelenmesini talep ediyorum. Sayın İlhan Selçuk’u tanıyanlar bilir. Onun hiçbir zaman böyle sözü olamaz. Benim Cumhuriyet gazetesi ve İlhan Selçuk ile ilişkimin ve Hikmet Çiçek’te ele geçtiği söylenen flash bellekteki ifadelerin, Ergenekon Terör Örgütü”nün belgeleri olduğu söylenen Ulusal Medya 2001 ve Cumhuriyet gazetesi Reorganizasyon çalışmasıyla birebir örtüştüğü iddiası da doğru değildir. Bir kere bu belgeler Ulusal Kanal’ın Ferit İlsever’in yönetiminden kurtulmasını savunmaktadır. Ergenekon belgeleri bana, yani Ulusal Kanal’a karşıdır. Ben, amacı bu olan belgelerle nasıl uyuşurum? Benim çalışmalarımın böyle bir belgeyle birebir örtüşmesi nasıl mümkün olur? 2- 24 Şubat 2008 tarihinde Ferit İlsever’in Doğu Perinçek ile yaptığı görüşmede; Ferit’in burda bir sempati alması, bir güç göstermesi bir moral kazanması tekrar şöyle bir silkelenmesi falan şeyin hassas yönü de bu bence dediği, evet aynen böyle ifade. Doğu Perinçek’in hayır bu Ergenekon’la ilgili diyorum Ergenekon’la ilgili’ o konuda neler deniyor o tür konularda Türk Ordusu’nun o konuda bir tavrı yok’ Şeklindeki görüşmeden de Ferit İlsever’in Ergenekon Terör Örgütü’nün yöneticisi konumunda olan Doğu Perinçek’e açıkça görüşme tarihinde gözaltına alınan Emin Gürses, Ümit Sayın, Vedat Yenerer’le alakalı olarak Ergenekon Terör Örgütü’nün artık bir güç gösterisi yapmasının zorunlu hale geldiğini ve Ergenekon Terör Örgütü’nün alt kademesindeki insanların da moral kazanmasının gerektiğini söylemesi üzerine, şurdan çıkarıyorlar sayın başkanım bir daha okuyorum, 24 Şubat 2008 tarihinde Ferit İlsever’in Doğu Perinçek ile yaptığı görüşmede; Ferit’in burda bir sempati alması, bir güç göstermesi bir moral kazanması tekrar şöyle bir silkelenmesi falan şeyin hassas yönü de bu bence, diye bir şey söylemişim, hiçbir zaman bana ait bir Türkçe değil ama kabul edelim ki öyle, ordan çıkartılan sonuç budur evet Ergenekon terör örgütü üyelerinin alt kademelerinin moral kazanması vs, alıntıyı devam ettiriyorum. Doğu Perinçek’in Türk Ordusu’nun o konuda bir tavrı yok diyerek bu aşamada bunun mümkün olmadığını belirttiği anlaşılmaktadır. Buradan da Ferit İlsever’in Ergenekon Terör Örgütü’nün amaç ve faaliyetlerini bilerek örgütün tutuklamalara karşı tepki ve güç gösterisinde bulunması gerektiğini ifade etmiştir. İddianame, s.1586. Sempati alması, güç göstermesi, Moral kazanması, Bunların gerçekten böyle çirkin ve bize yabancı bir Türkçeyle telefonda konuşulduğunu kabul etsek bile, bu sözlerden Ergenekon Terör Örgütü’nün güç gösterisi yapmasının zorunlu hale geldiği, sonucu nasıl çıkar? İddia Makamının işi gerçekten çok zor delillendirecekler ya, bu ne zorlamadır? Ne müthiş çıkarsamadır? Suç kanıtı bulamamanın getirdiği çaresizliğin ürünü olan bu durumun takdirini kamuoyuna ve heyetinize bırakıyorum. İddianame’nin 1567. sayfasında yer alan bu konudaki telefon konuşmamız incelendiğinde, sarf ettiğim sözlerin bambaşka bir konuyla ilgili olduğu hemen görülür. Burada Doğu Perinçek ile Ergenekon haberlerinin basında nasıl yer aldığını konuşuyoruz. Ergenekon tertibine karşı tepki olduğunun altını çiziyorum. Bırakın Ümit Sayın’ın gözaltına alınmasına karşı güç gösterisinde bulunmayı, aynı konuşmada Sayın Perinçek’e, Ümit Sayın gibi..berbat adamlar var işin içinde diyorum. Böyle nitelendirdiğim birisi için mi güç gösterisinde bulunacağım, yoksa hiç tanımadığım Vedat Yenerer için mi? İyi ki, Doğu Perinçek bu aşamada bunun mümkün olmadığını İddianame, sayfa 1586 belirtmiş de ortalığı birbirine katacak ve kaos ortamı yaratacak güç gösterisinden vazgeçmişim. Sempati almak gibi Türkçeyi katleden ifadeleri de sahiplerine iade ediyorum. 3- Her ne kadar İşçi Partisi tarafından kullanılan, İşçi Partisi mensupları milli hükümetler olarak adlandırılsa da, deli saçması olarak ifade ettiği Ergenekon Örgütünün olmadığını ısrarla beyan etmesi ve devam eden soruşturmayı Türk Ordusu’na karşı yapılıyormuş gibi lanse ederek şüphelileri kendi içinde savunma yoluna gittiğini açık bir şekilde göstermektedir. Yine görüşme içeriğinde Gürbüz Çapan’ın yanlış açıklama yaptığını iddia ederek kendi yayınladığı düzeltme metnini G. Çapan hazırlamış gibi yapıp Gürbüz Çapan’a baskı yapmak suretiyle gazetelere gönderdiği anlaşılmaktadır. İddianame, s.1587. İddianame’nin bu bölümünde Ferit İlsever’in, Milli kuvvetler sözcüğüyle, Ergenekon Terör Örgütü’nün içinde bulunan bir yapılanmaya atıfta bulunduğu da belirtilmektedir. Milli kuvvetler sözcüğü, İşçi Partisi belgelerinden ve bu belgelerden kopya çekilerek yerleştirilen Ergenekon Belgelerinden çok önce kullanılmış bir sözcüktür. Ta 1900’ların başından beri kullanılır ve Kurtuluş Savaşımızın simgesi olmuştur: Kuvayı Milliye! Gördünüz mü geldik yine 1919’a! Nereden başlarsanız başlayın ve Ergenekon tertibinin izini sürün, geleceğiniz yer 1 Numara’dır! Mustafa Kemal Atatürk de Kuvayı Milliyeyi Tuncay Güney Mehmet Eymür’ün Ergenekon belgesinden almış. İddianame, Milli Kuvvetler sözcüğünden suç üreten Gladyo kültürünün eseridir. Milli Kuvvetler, millet ve onun öncülerini kapsar. İşte İşçi Partisi belgelerinde doğru tanımı: Millet, Ordu birliğinin unsurları Milli Kuvvetler olarak adlandırılmaktadır. Halk hareketi, Milli Güç birliği, Meclis’teki Milli Kuvvetler, Ulusal medya, Türk Ordusu, Milli Kuvvetlerin esas belirleyici unsuru, halk hareketidir. Bugün halk hareketini oluşturan kuvvetler şunlardır: İşçi hareketi, Kamu emekçileri hareketi Üniversite ve gençlik hareketi, Köylü hareketi, Milli sanayici ve tüccarların mücadelesi, Kuşatma Nasıl Yarılır broşürü, İddianame, s.1590. Bu sözcüğü sadece İşçi Partililer değil, bütün milliyetçiler, vatanseverler ve Atatürkçüler kullanır. Milyonlara mal olmuştur. İddia makamı işte tam da bundan rahatsızdır: Milli Kuvvetler mi dedin, Ergenekon Terör Örgütü üyeliğinden gel içeri!,Milli Kuvvetlerin… Ergenekon üyeleri tarafından kullanılan bir terim olduğu, buradan Ferit İlsever’in Ergenekon üyesi olmadığını beyan etmesine rağmen, (İddianame den okuyorum, s. 1587,Evet Ergenekon gibi bir örgütle ilgimin olmadığını vurgulamama rağmen Ergenekon Terör Örgütü üyesi kabul ediliyorum. Suçlarıma bakın:” suçlar,”;Ergenekon için deli saçması dedi. Ergenekon’un olmadığını ısrarla beyan etti. Devam eden soruşturmayı Türk Ordusu’na karşı yapılıyormuş gibi lanse etti. İddianame, s.1587,Şu çaresizliğe bakın! Bunlar suçsa aynen kabul ediyorum ve bugün de tekrar ediyorum. Ayrıca bugün milletin büyük çoğunluğu böyle düşünüyor. Genelkurmay Başkanı da son konuşmasında buna benzer görüşleri ifade etti. Atın hepsini içeri, Gürbüz Çapan’a baskı yaparak ifadesini değiştirme suçlaması da tamamen uydurmadır. Geçen bölümde kanıtladığım gibi, açıklamayı bizzat yazan ve gazetelere gönderen, bir kopyasını da bana fakslayan Gürbüz Çapan’ın kendisidir. 4- İddianame 1588. sayfasında, Ergenekon tertibini bir dosya haline getirip Meclis’e taşıma girişimimizi de suçluyor: Olmadığını iddia ettiği Ergenekon Terör Örgütü’yle alakalı olarak hem Meclis’te CHP ve DSP’lilerce soru önergesi haline getirilmesi, hem de hazırladıkları haber dosyalarını köşe yazarları ve yayın yönetmenlerine de götürüp yayınlanmasını temin edip, dezenformasyon ve yazılı şikayet dilekçeleriyle soruşturmayı yürütenleri şikayet edip baskı yaparak Ergenekon Terör örgütüne yönelik yapılan soruşturmayı etkilemeye yönelik konuşmalarından da şüphelilerin Ergenekon Terör Örgütü’nün üyesi olduğu açıkça anlaşılmaktadır. İddianame, s. 1588 Hem de açıkça Yüzlerce gazeteci, milletvekili, siyaset adamı yazıyor, çiziyor, eleştiriyor, hepsi Ergenekon Terör Örgütü üyesi! CHP Milletvekilleri Meclis’e önerge üzerine önerge veriyor. Bunlar da Ergenekon Terör Örgütü” üyesi, Bu telefon görüşmesini İşçi Partisi’nin Genel Sekreteri Nusret Senem’le yapmışım. Bir partinin Genel Başkan Yardımcısı, Genel Sekreteri’yle basına ve TBMM’ne sunulacak bir açıklama hakkında konuşuyorlar. Tamamen bir İşçi Partisi faaliyeti İşçi Partisi yargılanıyor. 5- İşçi Partisi soruşturması bir sayfa sonra da sürüyor: Ferit İlsever’in Ergenekon Terör Örgütü üyesi Hikmet Çiçek’e talimat verip Ergenekon soruşturmasıyla alakalı dezenformasyon çalışması yaptırıp, Oktay Ekşi ve Ertuğrul Özkök gibi yazarlara gönderip kendilerini destekleyici yayın yapmalarını sağlamaya çalıştığı açıkça anlaşılmaktadır, İddianame, s.1589 6- Aynı sayfada İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’le, Milli Anayasa Bildirgesi’ni kamuoyuna nasıl açıklayacağımızı tartışıyoruz. İddianame, s.158,) Bu da tamamen bir İşçi Partisi faaliyeti. Ve Soruşturmayı yürüten savcıları şikâyet etmekle, soruşturmayı etkilemeye çalışmakla vb. uzaktan yakından ilgisi yoktur. Ergenekon Terör Örgütü’nün amaçları doğrultusunda karışıklık ve kaos yaratıp darbe ortamı oluşturmaya yönelik faaliyetleri organize ettikleri, İddianame, s. 1589. İşçi Partisi’nin Milli Anayasa Bildirgesi’ni savunmamın ekinde heyetinize sunuyorum12. ek olarak sayın başkan. Cumhuriyet’imizin yeniden kurulmasını hedefleyen bu bildirgenin hangi satırı karışıklık ve kaos yaratmaya yöneliktir? Yine bu bildirgenin hangi satırıyla, darbe ortamı oluşturmaya yönelik faaliyetleri organize ediyoruz? 7- Ve son olarak aklın durduğu noktadayız, Bir süre Almanya’da Türklerin evinin yakılmasından bahsettikleri, bu konuda düzenlenecek toplantı ve panellerden konuştukları, Kemal Alemdaroğlu, R. D, H.Ü, K.İ.’in katılacağını konuştuklarını, akabinde 22 – 23 Mart biz şöyle düşünüyoruz yani hatta böyle 20–30 aydın olarak gidelim ondan sonra yani orayla da böyle bir moral veren dediği Bunu Ferit bey örgütlüyor sizi arasın, x şahsın ben Ferit Bey’e listeyi fakslayın o, onlarla bir görüşsün, şeklindeki görüşmeden de Ferit İlsever’in Ergenekon Terör Örgütü’nün yurtdışındaki faaliyetlerini örgütlediği ve bu konuda görevli olduğu bizzat örgütün yöneticisi D. Perinçek tarafından belirtildiği, İddianame, s. 1590. Bu savunmamın başından beri anlattığım, poliste ve savcılıkta ayrıntılarıyla dile getirdiğim Talât Paşa Komitesi’nin Almanya’daki “Irkçılık Değil, Dostluk” toplantısı en sonunda Ergenekon Terör Örgütü”nün eylemi olarak damgalanmış ve Talât Paşa Komitesi’nin sekreteri olarak bu toplantının düzenlenmesinde görev yapan Ferit İlsever Ergenekon Terör Örgütü”nün üyesi olarak suçlanmıştır. Almanya’daki ırkçılığı eleştirdiğimiz toplantıdan kim rahatsız olur? İddianame ne yazık ki Türk evlerini ateşe veren Nazi artıklarına kalkan olmaktadır. 8- Son olarak; Bütün bu kuvvetlerin Milli Kuvvetler kastediliyor, mücadelesini bir yatakta toplamak ve hükümeti indirme hedefine yöneltmek önümüzdeki dönemi belirleyecek görevdir seklinde hem İşçi partisinin gizli amaçlarını hem de Ergenekon Terör Örgütü yapılanmasında yer alan Doğu Perinçek ve grubunun milli kuvvetler tabirinden neyin anlaşıldığını apaçık ortaya koymakta olayı Ferit İlsever’in konuşmalarından Milli Kuvvetlerin tasfiyesinden de Ergenekon Terör Örgütü’nün tasfiyesi anlaşılmaktadır. İddianame, s.1590. Gördünüz mü, İddianame hangi noktaya gelmiştir: Milli Kuvvetler demek, Ergenekon Terör Örgütü demektir. İşçi partisinin gizli hedefi hükümeti indirmektir. İddianame bu kez de Anayasa Mahkemesi tarafından laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu saptanan AKP’ye kalkan olmaktadır. İşçi Partisi ise, hükümeti indirmek gizli hedefi nedeniyle” hükümeti indirmek” ,yargılanmaktadır. İşçi Partisi’nin programı, siyasetleri ve gayri meşru gördüğü AKP Hükümeti’ni devirme kararları, Partileri Siyasi Partiler Kanunu çerçevesinde denetlemekle sorumlu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bilgisi dâhilindedir ve yasalara aykırı bir yön görülmediği için hakkında hiçbir işlem yapılmamıştır. Sonuç bölümünde; Ulusal Kanal’ın, Ergenekon Terör Örgütü’nün kararları doğrultusunda kurulduğu, Ferit İlsever’in, Gürbüz Çapan’a baskı yaparak ifadesini değiştirdiği ve gazetelere gönderip yönlendirdiği, Operasyon hakkında dezenformasyon yaptığı, Üniversite Rektörlerini organize edip Ergenekon Terör Örgütü’nün amaçları doğrultusunda yazdıkları metinleri imzalatıp basın açıklaması şeklinde çalışmalar yaptığı, Doğu Perinçek cezaevindeyken onun adına İlhan Selçuk ile görüşmeleri sürdürdüğü ve bunları şifreli kaydettiği, Ferit İlsever’in halkı hükümete karşı isyana tahrik ettiği, Bu iddiaların uydurma olduğunu önceki bölümlerde kanıtladım. Yine Ferit İlsever’le ilgili olarak; Şener Eruygur, Hurşit Tolon ve diğer bazı şüphelilerin katıldıkları gizli örgütsel toplantılara D. Perinçek’in adına katıldığı, Ergenekon Terör Örgütü ile süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bir bağ kurdu iddiaları ise bütünüyle gerçek dışıdır. Yarısı doğru, yarısı uydurma olan son iddia ise, Ferit İlsever’in, Ergenekon Terör Örgütü”nün üst düzey yöneticisi konumunda olan D. Perinçek’e bağlı olarak faaliyetlerini yürüttüğü”dür. Doğu Perinçek’in Ergenekon Terör Örgütü”nün üst düzey yöneticisi olduğu iddiası tamamen gerçek dışıdır. Doğu Perinçek, İşçi Partisi’nin Genel Başkanı’dır. Ferit İlsever’in ise, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı sıfatıyla Doğu Perinçek’e bağlı olarak faaliyetlerini yürütmesi en doğal gerçektir. 12- Örgütüm İşçi Partisi'dir, Hukuki durumumu ve bu duruma temel olan faaliyetlerimi, eylemlerimi bütün açıklığıyla ortaya koydum. Hepinizin gördüğü gibi, ortada yoğun bir örgütsel faaliyet vardır. 19 yaşımdan beri, yani kendimi bildim bileli örgüt ve örgütlü faaliyet içinde yer aldım. Örgütlü olmak benim yaşam felsefemdir. 19 yaşımda Bilimsel Sosyalizmi benimsedim ve İşçi Partisi'nin Üsküdar İlçe Örgütü'ne üye oldum. Hâlâ İşçi Partisi'nde bulunuyorum. Benim süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden organik bağ kurduğum tek örgüt İşçi Partisi'dir. Ben ve arkadaşlarım her gün 24 saat görüşleriyle ve pratiğiyle kamuoyunun önünde olan insanlarız. Bu ülkede beni tanıyan kime sorsanız, İşçi Partili olduğumu söyler. Ben Sayın Doğu Perinçek'in siyasi yasaklı olduğu dönemde Sosyalist Parti'nin Genel Başkanlığını da yaptım. Yani süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluğun yanı sıra, açıklık da arzeden organik bir bağla İşçi Partisi'ne bağlıyım. İşçi Partisi benim 63 yıllık yaşantımın 44 yıllık parçasıdır. Ve bundan gurur duyarım. Sadece günümün her saatini gözaltında tutan telefon görüşmelerim bile bunu kanıtlar. İddianameden de gördüğünüz gibi, yaptığım konuşma ve görüşmelerimin yüzde 90'ı Ulusal Kanal ve İşçi Partisi ile ilgilidir. Gerisi de Türkiye'nin diğer sorunlarıyla ilişkili. Benim, İddianame'nin Türkçesiyle, diğer şüphelilerle irtibatlarım, bile bu gerçeği kanıtlar. İddianamede, Ferit İlsever'in diğer şüphelilerle örgütsel irtibatları başlığıyla yer alan bölüm tamamen kötü niyetle hazırlanmıştır. Benim burada sayılan birçok isimden sadece Doğu Perinçek, Nusret Senem, Serhan Bolluk, Hikmet Çiçek, Adnan Akfırat, Hayati Özcan, Aydın Gergin, Mahir Güngör, Yusuf Beşirik ve İbrahim Benli ile daha sonra Emcet Olcayto da tutuklandı, Emcet Olcayto arkadaşımız onu da ekliyorum. İle örgütsel beraberliğim vardır. Hepimizin İşçi Partisi üyesi olması dolayısıyla. Bunların dışında burada adı geçen İlhan Selçuk, Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ve Prof. Dr. Emin Gürses'i tanırım. Kendilerini sever ve sayarım, ama hiçbir örgütsel bağlantım yoktur. Kemal Alemdaroğlu ve Emin Gürses'le Talât Paşa Komitesi çalışmalarında yer almaktan onur duyarım. Zekeriya Öztürk ve Ümit Sayın hakkında İddianame'nin çeşitli bölümlerinde yer alan "güvenilmez" diye özetleyeceğim görüşlerim de bu isimlerle örgütsel irtibatım olduğu iddiasını yalanlar. Vedat Yenerer'i basından tanırım. Hiç görüşmedim. Herhangi bir irtibatım olamaz. Sevgi Erenerol'u da bir kaç kez Ulusal Kanal'a gelmesi dolayısıyla tanırım, o kadar. İddianame'de her ne kadar Ferit İlsever ile bir örgütsel irtibat kurulmasa da, bu operasyonun bir tertip olduğunu göstermesi açısından sanıkların tümü hakkında genel olarak söyleyeceklerim de var. Bu on aylık yargılama süreci göstermiştir ki, bu davada ortada bir örgüt yoktur. Bir örgüt olması için, her şeyden önce bir ideolojik ve siyasal birlik olması gerekmez mi? Örgütler bu amaç birliğiyle kurulur. Burada on aydır gördüğünüz gibi, sanıklar arasında bir ideoloji ve program birliği yoktur. Ben bilimsel Sosyalizme inanırım. Eminim ki bu salondaki sanıkların bazıları Sosyalizme karşıdır. Zaten İddianame'de yer alan Ergenekon Belgeleri de bana ve buradaki İşçi Partili sanıklara karşıdır. Dünya görüşümüze, duruşumuza, her şeyimize aykırıdır, bu belgeler. Önceki bölümlerde gösterdim. Hatta bu belgelerden bazıları biz İşçi Partilileri tasfiye etmeyi hedeflemektedir. Bırakalım aynı örgütte olmayı, bu davanın sanıkları birbirini tanımıyor çoğu burada, Silivri'de tanıştılar, sayenizde. Öte yandan birbirini tanıdığı, hatta aynı örgütte olduğu söylenen Veli Küçük ve Ferit İlsever hakkında ise, İddianame'de, Ferit İlsever Veli Küçük'ü çözmüştü. İstihbarat örgütünde olduğunu biliyordu deniliyor. Peki bu durumda biz aynı örgütte nasıl birlikte bulunuruz? Öyle bir örgüt ki, bir takım kurgular dışında sanıkların ortak faaliyeti yok. İşte bu savunmam boyunca gördünüz ki, burada bir kısım sanığın İşçi Partisi ve Talât Paşa Komitesi eksenli ortak faaliyeti var. Bunlar da buradaki tek örgütlü gücün İşçi Partisi olmasından kaynaklanıyor. Hepsi partinin yasal faaliyetleridir. Yine gördüğünüz gibi, buradaki tek ortak toplantı, ortak faaliyet ve örgütsel disiplin İşçi Partililerdedir. Tabii en başta ortak amaç! Çünkü İşçi Partisi örgüttür. Devrimci örgüttür. İşte bunun için burada yargılanıyoruz. Evet, benim örgütüm de işte bu İşçi Partisi'dir, son bölüm talep, 13.İddianame’deki benimle ve Partimle ilgili suçlamaları ayrıntılı yanıtladım. Son söz olarak, Emniyet ifademdeki son sözlerimi aynen tekrar ediyorum; Soruşturma makamı Ferit İlsever'i, Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni, İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Talât Paşa Komitesi Genel Sekreteri olduğu için soruşturmaya tabi tutmaktadır. Soruşturulan olaylar İşçi Partisi, Ulusal Kanal ve Talât Paşa Komitesi'nin faaliyetleridir. Bir vatansever olarak İşçi Partisi'nin ve Ulusal Kanal'ın verdiği görevleri yaptım. Bu belgelerden de görüleceği gibi, bu faaliyetin Anayasa'ya, Siyasi Partiler Kanunu'na ve Basın Kanunu'na aykırı hiçbir yönü yoktur, Yürüttüğüm yasal faaliyet 'Ergenekon' maskesi altında sorgulanmaktadır. İfadelerden de anlaşılacağı üzere, İşçi Partisi kapsamında Ankara'daki 9 Şubat Cumhuriyet Mitingi, Güneydoğu için Birlik ve Kardeşlik etkinliği, hatta Parti'nin Çatalca'daki eylemi soruşturulmaktadır. Ulusal Kanal kapsamında Ulusal Kanal'ın tüm haberleşmeleri, benim Haber Müdürüyle yaptığım görüşmeler, RTÜK'te uğradığımız haksızlığa karşı yürüttüğümüz mücadele, AKP kapatma davasıyla ilgili haberlerimiz ve “Ergenekon” haberlerimiz soruşturulmaktadır. Yani tüm yasal haberciliğimiz soruşturulmaktadır. Talât Paşa Komitesi kapsamında ise, 15 Şubat İstanbul toplantısı hazırlıkları, 22-23 Mart Almanya toplantısı hazırlıkları, 5 Nisan İsviçre hazırlıkları, yani Ermeni Soykırımı yalanına ve ırkçılığa karşı tüm mücadelemiz soruşturulmaktadır. Hepsine topluca bakacak olursak Ferit İlsever'in ABD ve AB'ye karşı tavrı, Cumhuriyet'i ve Atatürk Devrimi'ni savunma kararlılığı, birlik ve kardeşliği savunması, Ermeni soykırımı yalanı ve ırkçılığa karşı mücadele etmesi soruşturma konusu yapılmaktadır. Bu soruşturmada suç işleniyor. Vatansever ve Cumhuriyet Devrimi mevzisindeki bir partinin ve bir kanalın yasal faaliyetinin böyle soruşturma altına alınması suçtur. Telefonlarım dinlendikten sonra bunların benim önüme haksız suç atımı olarak getirilmesine karşıyım. Bütün bu soruşturma boyunca Ergenekon Terör Örgütü ile ilişkide olduğuma dair hiçbir ciddi soru sorulmamış, hiçbir kanıt ileri sürülememiştir. Bu yüzden soruşturma gayrı ciddidir. İstanbul Emniyeti eski Organize Şube Müdürü Adil Serdar Saçan'ın bu konudaki Hürriyet gazetesinde yer alan son beyanları bu soruşturmanın kasıtlı yapıldığını göstermekte ve suçu ağırlaştırmaktadır. Adil Serdar Saçan CIA memuru Tuncay Güney'in belgelerinin yedi yıl önce ele geçirildiğini söylemekte, İstanbul DGM C. Başsavcılığı'ndan aldığı izinle bu belgeleri bir yıl araştırdığını ifade etmekte, Ergenekon diye bir şey bulamayınca DGM Savcısı dosyayı kapatmakta ve belgeleri Tuncay Güney'e teslim etmektedir. Yedi yıl sonra bugünkü koşullarda bunların tekrar ortaya sürülmesi anlamlıdır. "Bu operasyondan amaç; 1-Bir: Türk Ordusu'nu yıpratmaktır. Biliyorsunuz operasyon Türk Ordusu'nun Irak'a harekâtı sırasında gerçekleşti. Hem bu yolla Türk Ordusu arkadan vuruluyor, hem de bazı komutanların isimleri burada zikrediliyor. İkincisi: AKP İddianamesi'ne bir örtü vazifesi görmektedir. Sanki AKP Hakkındaki kapatma girişiminin intikamı alınmaktadır. Bu soruşturmada gördüğümüz belgeleri incelediğimiz zaman iki tane önemli kararı hatırlıyorum. Birincisi, Eylül 2006 tarihinde Avrupa Parlamentosu Türk Hükümeti'nden Talât Paşa Komitesi'nin ortadan kaldırılmasını istemiştir. İşte burada Talât Paşa Komitesi sorgulanmaktadır. İkincisi, Avrupa Parlamentosu geçen hafta aldığı bir kararla, ‘Ergenekon'un sonuna kadar üzerine gidilmesini ve devletten tasfiyesini’ istemiştir. Bu şifreyi çözecek olursak, İşçi Partisi'nin üzerine gidilmektedir. TSK'nin üzerine gidilmektedir. Aslında bu soruşturmayı en iyi açıklayan söz, Ahmet Altan'ın söz konusu ettiğimiz makalesindeki bu soruşturmayla ilgili sarf ettiği ‘Kemalizm yok olacak' ifadesidir. Hayır, ABD ve Haçlı irtica yenilecek, Kemalist Devrim kazanacaktır. Ferit İlsever'in Polis Sorgusu; sayfa 31, Evet, bütün faaliyetim ülkemize, milletimize ve emekçi halkımıza hizmetten ibarettir. Suçlamaları reddediyor aklanmamı talep ediyorum. Saygılarımla. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.”

Mahkeme Başkanı :´Bitti mi savunmanız, “

Sanık Ferit İlsever:” Evet bitti”

Mahkeme Başkanı :” Klasör 147 dizi 272 deki emniyet ifadesi, burada yüz sayfaya yakın ifadeniz var, “

Sanık Ferit İlsever:” evet kaç sayfa dediniz Sayın başkanım, “

Mahkeme Başkanı :” 100 sayfaya yakın.”

Sanık Ferit İlsever:” Yok yok o kadar yok. “

Mahkeme Başkanı :” yani, 90 sayfa mı, “?

Sanık Ferit İlsever:” Ben otuz sayfa gibi biliyorum, şeyden gördüm, iddianame nin eklerinden gördüm ben. Otuz küsür sayfa gibi hatırlıyorum ama emniyet ifadesi değil mi? “

Mahkeme Başkanı :” Evet evet o kadar doğru haklısınız. Bunu tek tek okuyabilirim size, “

Sanık Ferit İlsever:” Yok ben bir görsem yeter sayın başkanım yani aynı ifade ise,”

Mahkeme Başkanı .” Buyrun şöyle gelin, 30 sayfa, bu mu? “

Sanık Ferit İlsever:” Evet.”

Mahkeme Başkanı .” Bu ifadeyi okudunuz, emniyet ifadesini, size mi ait.”

Sanık Ferit İlsever.” Evet bana ait.”

Mahkeme Başkanı :” ekleyeceğiniz çıkaracağınız bir şey var mı?”

Sanık Ferit İlsever.” Hayır, efendim kabul ediyorum bana aittir.”

Sanık Ferit İlsever:” Çok af ederseniz başkanım orda tabi ben savunmamda geçti bazı düzeltmeler var, düzeltmeler yaptım, kelime düzeltmeleri falan. Çok önemli değil yani.”

Mahkeme Başkanı :” Klasör 147 dizi 283 teki savcılık ifadesi, üç sayfa savcılık ifadesi var onu da okuyabiliriz, bakın, bunu okuyalım, okundu, soruldu.

Sanık Ferit İlsever:” Evet, doğrudur.”

Mahkeme Başkanı :” Klasör 390 dizi 179 da ki hakim ifadesi okundu, soruldu.

Sanık Ferit İlsever:” Evet doğru efendim.”

Sanığa Nüfus kaydı okundu.

Sanık Ferit İlsever:” Evet, Doğru.”




Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə