Doğu Anadolu Bölgesinde Buğdayda Hastalık Yapan Fungal Etmenlerin ve Yayılış Alanlarının Tespiti Üzerine Araştırmalar (1979-1982)



Yüklə 284.65 Kb.
səhifə7/8
tarix17.08.2018
ölçüsü284.65 Kb.
1   2   3   4   5   6   7   8

Halil Reşat AKBAŞ(1) Serdar TUNCER(1) Yılmaz KARABIÇAK(1)

Dünyanın farklı bölgelerinde çalışan erken uyarı modelleri sıcaklık nem yaprak ıslaklığı yağmur gibi faktörleri kriter alarak çalışmaktadır. Ancak bu modellerin dünyanın farklı bölgelerinde çalışmasında problem yaşandığından modifiye edilerek kullanılmaları ya da bulunulan bölge şatlarına özel yeniden model çalışması yapılması gerekmektedir. Erken uyarı modelleri ilaçlama zamanlarının programlanması ve en uygun zamanda en etkin şekilde ilaçlamalardan sonuç alınabilmesi, ilaçlama sayısının azlatılması nedeniyle önem kazanmaktadır.

Çalışmanın başlangıcında bölgemizde bulunan sebze üretim alanlarında önemli bir yer tutan domates bitkisinin önemli hastalıklarından biri olan Erken yaprak yanıklığı A. solani etmenine karşı TOMCAST, FAST ve P-DAY modeli herhangi bir modifikasyon yapılmadan izlenmiş ve enstitü arazisi içinde kurulan deneme parsellerinde karşılaştırması yapılmıştır.

Proje çalışmalarının ilk yılında TOMCAST ve FAST modellerinden herhangi bir uyarı alınmamış ikinci ve üçüncü yılında ise ilk lezyonların görüldüğü tarihten çok önce uyarı vermiştir. P-DAY proje çalışmalarının ilk 3 yılında hastalık başlangıcını doğru tahmin etmiştir. Çalışmanın ilk 3 yılında 300 P-DAY e kadar hastalık çıkışı görülmemiştir. Meteorolojik tahminlere bağlı olarak P-DAY modelinin ilaçlama aralıklarının belirlenmesi çalışmalarında 3 ve 7 günlük aralıklar kullanılarak çalışma yürütülmüştür.

Proje çalışmalarının ilk iki yılında yüzeysel etkili ilaçlarla yağmurlu periyotlarda penetrasyonu önlemede yeterli sonuç alınamadığından proje çalışmalarının 3. yılında sistemik ilaçlar kullanılarak sonuçlar alınmıştır. Meteorolojik tahminlere göre yağmur öncesi 3 ve 7 gün ara ile ilaçlama yapılan çalışmada P-DAY 3 uygulamasının kullanılmasına karar verilmiştir.

Proje 2 aşamalı olarak planlanmış olup meteorolojik tahminlere göre modifiye edilmiş bu modelin uzun yıllar iklim verileriyle değerlendirilmesi gerektiğinden farklı lokasyonlarda ve mümkün olduğunca farklı iklim varyasyonları değerlendirilerek projenin 2. aşamasında belirlenen modelle ilgili çalışmalar devam edecektir.



Anahtar Kelimeler: Domates, Erken yaprak yanıklığı, Alternaria solani, Erken Uyarı, Erzincan

Investigations on Utulizing Facilities from Forecast Warning Systems Against Tomato Early Blight (Alternaria solani) Disease in Erzincan Province.

All of the forecast warning models that work in different conuntries on the world are working as temperature, leaf wetness, rain and relative humidity shows criteria. However, owing to the working problems of these models in different regions on the world, it’s neccesery that they be used as modificated model or new model according to region are redesigned. It is important since forecast warning models is programmed and may give the most effective results in convinient time and minimize number of spraying.

In the beginning of the study, TOMCAST, FAST and P-DAY models against Early blight A. solani agent which is signficant disease for tomatoes plant holding an important place in vegetable production areas in our region was tracked without any modification and made their comparation in trial land in instittute.

A
4


t the first year of the project, warning was not taken from any one of TOMCAST and FAST models but was taken long before the date lesions were seen in second and third year of project. At the first 3 years of P-DAY studies onset of disease was correctly predicted. In the first 3 years of study, disease didnot seem by 300 P-DAY. In the determining studies of P-DAY model spraying intervals depending on meteorological forecasts, study was conducted by using 3-7 days intervals.

At the first 2 years of project studies, since enough result was not aqcuiered to prevent penetration in rainy periods with contact fungusides, in 3. year of project studies results are obtained by using fungusides. According to meteorological forecasts, in the study aplied spraying with 3 to 7 days intervals before rain, it was decided that P-DAY 3 application was used.

Proje 2 aşamalı olarak planlanmış olup meteorolojik tahminlere göre modifiye edilmiş bu modelin uzun yıllar iklim verileriyle değerlendirilmesi gerektiğinden farklı lokasyonlarda ve mümkün olduğunca farklı iklim varyasyonları değerlendirilerek projenin 2. aşamasında belirlenen modelle ilgili çalışmalar devam edecektir.

This project was planned in 2 stages and since the model modified according to meteorological forecasts, needs to be evaluated with climate data for long years, studies concerned with model determined in 2. stage of project will continue by being evaluated different locations and different climate variations, if possible.



Key words: Tomato Early Blight Alternaria solani Forecasting System Erzincan

Bağda Külleme Hastalığı (Erysiphe necator Schw.)’ na Karşı Farklı İlaçlama Programlarının Etkinliğinin Belirlenmesi

Selahattin Albayrak(1) Yılmaz Karabıçak(1) Serdar Tuncer(1) İsmail Alaserhat(1) Birol Karadoğan(1) N. Nazan Kalkan(1)

Bu çalışma, Bağ Küllemesi (Erysiphe necator) hastalığına karşı yapılacak kimyasal mücadelede ilk ilaçlama zamanın ve diğer ilaçlama aralıklarının belirlenmesi ile hastalığın mücadelesinde etkili olacak bir ilaçlama programının oluşturulması amacıyla yapılmıştır.

Proje, 2015 yılında, Erzincan ilinin Üzümlü ilçesinde belirlenen hastalıkla bulaşık 4da’lık bir çiftçi bağında, Karaerik üzüm çeşidinde yürütülmüştür. Çalışma, tesadüf blokları deneme deseninde, 4 karakter (Program A, Program B, Program C ve Kontrol) ve 5 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Çalışmada hastalığın mücadelesine yönelik farklı ilaçlama zamanı ve aralıkları olan Program A, Program B, Program C’ye göre uygulamalar yapılmıştır. Çalışma sonunda, yapılan bu uygulamaların hastalığın mücadelesindeki etkileri istatistiki olarak değerlendirilmiş ve hastalıkla mücadelede en başarılı olan ilaçlama programı belirlenmiştir. Çalışmada tüm uygulamalarda aynı fungisit kullanılmıştır.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda uygulamaların etkinliği yaprakta Program A %56,13, Program B %71.86, Program C %77.85; meyvede Program A %61, Program B %85.06, Program C %91.25 olarak belirlenmiştir. Hastalıkla mücadelede en yüksek etkinliği hem yaprakta hem de meyvede Program C’ ye göre yapılan uygulamalar göstermiştir.



Anahtar Kelimeler: Asma (Vitis vinifera L.), Bağ Küllemesi (Erysiphe necator Schw.), Kimyasal mücadele, Erzincan.

The Determination of Efficıency Of Different Spraying Programs To Powdery Mildew (Erysiphe Necator Schw.) in Vineyard

This study was made to form a spray program to be effective in disease control and determinate first spraying time and other spraying intervals in the chemical control to Powdery Mildew(E. necator) disease.

The project was conducted in the farmers vineyard with 4da Karaerik grape cultivar infected with disease in Üzümlü district of Erzincan province in 2015. Trial was established as 4 characters (Program A, Program B, Program C and control) with 5 replicates in randomized block design. In the study, applications were made according to Program A, Program B, Program C which are different spraying time and intervals for disease struggling. In the result of study, effects in the disease struggle of these applications were statistically evaluated and the most successful spraying program was determined at struggle with disease. Same fungusit was used during all application in the study.

In the result of the evaluations, efficiency of applications were determined as %56,13 for Program A, %71,86 for Program B, %77,85 for Program C in leaf and %61 for Program A, %85.06 for Program B, %91.25 for Program C in fruit. Both in leaf and in fruit, the applications according to program C exhibited the most efficiency at struggle with disease.



Key Words: Grapevine (Vitis vinifera L.), Powdery Mildew (Erysiphe necator Schw.), Chemical control, Erzincan.

ASMA GENETİK KAYNAKLARI ARAŞTIRMA PROJESİ

İsmail ESMEK(1) Nalan Nazan KALKAN(1)

Birol KARADOĞAN(1) Hüseyin VURGUN(1)

Hakan Murat ÜNLÜ(1) Mehmet Hüsrev ÖZ(1)

Ömer TOHMA(1) Selahattin ALBAYRAK(1)

Ülkemiz zengin bir bitkisel çeşitliliğe sahip olup, doğal bitki kaynakları açısından önem taşımaktadır. Son zamanlarda kayda değer çok önemli çalışmalar yapılmış olmasına rağmen bu zenginlik büyük bir tehdit altındadır. Tarım ve ormancılık, sanayileşme, su kaynaklarının kullanımı gibi uygulamalar doğal habitatlar üzerinde baskı oluşturmaktadır.

Proje, 1994 yılında Doğu Anadolu Meyve-Bağ Genetik Kaynakları Araştırma Projesi adıyla başlamış ve 2006 yılında Program Değerlendirme Toplantıları'nda alınan kararlar gereği Doğu Anadolu Bağ Genetik Kaynakları ismiyle devam etmiş olup 2010 yılında ara sonuç raporu sunulmuştur. 2013 yılı Program Değerlendirme Toplantıları'nda alınan kararlar gereği de Asma Genetik Kaynakları olarak devam etmektedir. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü'nün sorumluluk alanına giren bölgelerde sahip olduğumuz asma genetik kaynaklarının sürveyi, toplanması, muhafazası, değerlendirilmesi, bilgilerin işlenmesi ve gerektiğinde araştırıcılara sağlanması projenin amacını oluşturmaktadır. Bahsedilen bölgeler içerisinde yayılış gösteren yabani asma türleri ve tipleri, yöresel veya gelişmiş çeşitler ile Erzincan Merkez İlçeye bağlı Bahçeliköy'de bulunan muhafaza bağı projenin materyalini oluşturmaktadır. Rapor döneminde koleksiyon bağında bulunan 47 üzüm tipine 7 üzüm tipi ilave edilmiş olup, koleksiyon bağında toplam 54 adet üzüm tipi mevcuttur. Gümüşhane ilinde yapılan sürvey çalışmaları sonucu 2014 yılında tespit edilen 15 adet üzüm tipinin köklendirme çalışmaları da 2015 yılında tamamlanmış ve 2016 yılı ilkbahar döneminde koleksiyon bağına dikimlerinin yapılması planlanmaktadır. Koleksiyon bağında mevcut olan genotiplerden, ampelografi yapılmasına olanak sağlayan 40 adedinin ampelografik tanımlama çalışmaları, Uluslararası V. Üzüm Islahı Sempozyumu'nda kabul edilen “Minimal Descriptor List for Grapevine Varieties” adıyla yayınlanan ve OIV’nin 39 karakterini kapsayan yöntem kullanılarak yapılmıştır. Toplama, muhafaza ve ampelografi çalışmaları devam etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Asma, Erzincan, Ex-situ-Muhafaza, Genetik-Kaynak, Üzüm çeşidi ve tipi,

Vineyard Genetic Resources Project

Our country with rich plant diversity is important in terms of natural plant sources. Recently, although there have been remarkable important studies, this wealth is under great threat. Applications such as use of water resources, agriculture and forestry and industrialization put pressure on natural habitats.

Project, started with name of Eastern Anatolia Fruit-Vineyard Genetic Resources Research Project and search results report of project continued with the name of Eastern Anatolia Vineyard Genetic Resources in the result of decisions taken in Program Assessment Meetings in 2006, was submitted. It has been continuing with the name of Vineyard Genetic Resources in the result of decisions taken in Program Assessment Meetings in 2013. Survey, the collection, conservation, evaluation, processing and provision of necessary information to the researchers of vine genetic resources we have in the regions within responsibility areas of Erzincan Horticultural Research Institute in areas falling are the objective of the project. Conservation vineyard in Bahçeliköy Erzincan Central District due to together with local or improved varieties Wild vine species and types spreading in the regions constitutes materials of the project. 7 types were added on 47 types of grape vines in the collection vineyard in the reporting period and total 54 types of grapes in collection vineyard were available. Rooting studies of identified 15 grape types in 2014 in the result of the study surveys conducted in Gümüşhane province were completed in 2015 and in 2016 spring period, plantings of grapes were planned to be made to the collection vineyard. Ampelographic identification studies of 40 unit types allowing ampelography to be performed from genotypes which are available in the collection vineyard, were made by being used method covering 39 characters of OIV and published by the name of “Minimal Descriptor List for Grapevine Varieties” accepted in V. International Symposium on Grape Breeding. Studies of collection, storage and ampelography continues.

Key Words: Vine, Erzincan, Ex-situ- Conservation, Genetic-Source, Grape varieties and types

ERZİNCAN VE GÜMÜŞHANE İLİ DUTLARININ SELEKSİYON YOLUYLA ISLAHI I

Salih KESKİN(1) Özkan KAYA(1)

Ömer TOHMA(1) Esra DORUKOĞLU(1)

Araştırma 2011-2015 yılları arasında Gümüşhane ili merkez, Kürtün ve Torul ilçe ve köyleri ile Erzincan ili merkez, Kemah, Kemaliye ve Üzümlü ilçe ve köylerinde bulunan dut popülasyonu içerisinden ıslah amaçlarına uygun dut (Morus spp.) genotiplerini seçmek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada amaca uygun olan dut genotiplerini seçmek ve çeşit haline getirmek amacıyla yürütülmüştür. Proje iki aşamalı olarak planlanmış ve birinci aşamada çalışma alanları gezilmiş ve ıslah amaçlarına uygun olduğu düşünülen, sağlıklı, verimli ve meyve kalitesi iyi olan üstün vasıflı dut (Morus spp.) genotipleri belirlenmiştir. Gümüşhane’de yürütülen kısımda (2011-2012 yılları arası) birinci yıl 62, ikinci yıl ise 54 dut genotipinden meyve örnekleri alınmıştır. Yapılan ölçüm ve analizler sonucunda 9 sofralık,10 pekmezlik ve 13 kurutmalık kullanıma uygun dut genotipi ümitvar olarak görülmüştür. Erzincan’da yapılan çalışmalarda ise (2013-2015 yılları arası) birinci yıl 31, ikinci ve üçüncü yıl 34 dut genotipi olmak üzere toplam 65 genotipten meyve örnekleri alınmıştır. Araştırmada genotipler sofralık, kurutmalık ve pekmezlik olarak üç ayrı kullanıma uygun ıslah amacına göre değiştirilmiş tartılı derecelendirmeye tabi tutulmuş ve seçilmiştir. Kurutmalık kulanım için verim, meyve iriliği, meyve kuru rengi, kuru randımanı, sofralık kullanım için verim, meyve iriliği, SÇKM, tat ve aroma, pekmezlik için ise verim, tat ve aroma meyve suyu randımanı ve SÇKM tartılı derecelendirmedeki ıslah kriterleri olarak ele alınmıştır.

Yapılan değerlendirmeler sonucunda 9 sofralık, 5 kurutmalık ve 8 pekmezlik kullanıma uygun genotip ümitvar olarak görülmüş ve seleksiyon II aşamasına aktarılmıştır.

Gümüşhane populasyonundan seçilen genotiplerin tamamının beyaz dut (Morus alba L.), Erzincan popülasyonundan ümitvar görülen genotiplerden 1 genotip mor-kırmızı dut (Morus rubra L.), 1 genotip karadut (Morus nigra L.), 23 genotipin ise beyaz dut (Morus alba L.) olduğu tespit edilmiştir.

Gümüşhane’de incelenen genotiplerin akrabalık düzeyleri de ISSR-PCR metodu ile belirlenmiştir. Mini-CTAB yöntemi kullanılarak izole edilen DNA’larla ISSR-PCR çalışmaları yürütülmüştür. Çalışmada UBC-ISSR primeri kullanılarak genotipler arası polimorfizm düzeyleri incelenmiştir. Kullanılan 15 adet primerin 8 adedi çalışmış 95’i polimorfik olan toplam 106 adet band oluşturmuştur. Primer başına elde edilen band sayısı 7 (ISSR 807) ile 18 (ISSR 835) arasında değişirken, ortalama bant sayısı 13,25 olarak belirlenmiştir. Primerlerin polimorfizm oranı ortalama%89,5 olarak bulunmuştur. En yüksek polimorfizm oranı 807 nolu primerden (%100), en düşük ise 841 nolu primerden (%80) elde edilmiştir. Genotipler arası benzerlik ve farklılıklar moleküler düzeyde çalışılmış, benzerlik katsayısı kullanılarak Temel Koordinatlar Analizi yapılmış ve UPGMA dendrogram elde edilmiştir. Elde edilen dendrograma göre genotipler arasındaki genetik benzerlik indeksinin 0,54–1,00 arasında değişim gösterdiği belirlenmiştir. 83 dut genotipi genetik benzerlik açısından incelendiğinde, TO 25 ve TO 39 no’lu genotiplerin aynı genotipler olduğu tespit edilmiştir (1,00). Moleküler tarama sonuçlarından elde edilen dendograma göre dut genotipleri temel olarak iki ana gruba ayrılmıştır. Lokasyonlar arasında yapılan analizlerde ise Kürtün ve Torul ilçelerindeki genotiplerin Gümüşhane merkezde bulunan genotiplere göre birbirlerine daha yakın akraba oldukları tespit edilmiştir. Lokasyonlar arasında en uzak akrabalığın Gümüşhane Mescitli ile Gümüşkaya köyünden alınan genotipler arasında (0,050), en yakın akrabalık ise Kürtün Hanyanı ile Torul Bahçelik’ten alınan genotipler arasında olduğu (0,926) tespit edilmiştir.

Ayrıca incelenen genotiplerin meyvelerinde ikinci yılın sonunda makro ve mikro besin elementi analizleri de yapılmıştır.

Projenin Gümüşhane çalışmaları Gaziosmanpaşa Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde ‘Gümüşhane ili dutlarının seçimi ve moleküler karakterizasyonu’ adında doktora tezi olarak yürütülmüştür.

Anahtar Kelimeler: Seleksiyon, Dut (Morus spp.), DNA, Erzincan, Gümüşhane, ISSR-PCR.

Selection Breeding of Morus Sp. In Erzincan and Gümüşhane Provinces

This project was conducted to select suitable mullberry (Morus spp.) genotips to breading within mulberry population in the centre, Torul and kürtün towns and their villages of Gumushane province, to perform their molecular characterizations and make varieties between 2011-2015 years. Projects planned in two stages and and in the first stage study areas were visited and healthy, productive, superior quality mulberry (Morus spp.) genotips which are thought to be appropriate to the breeding goals and has good fruit quality were determined. In the result of measurments and analysis, 47 mulberry genotps seemed to be promising and they were transferred to selection stage II.

In the study, genotips were established according to breeding goal which is suitable for three different usages as table, dried and molasses, subjected to weigh ratings and selected. Yield, fruit size, dried fruit color, dried efficiency, for dried usage, fruit size, soluble solid, taste and aroma yield for table usage and yield, taste and aroma, fruit juice content and soluble solid for molasses were considerated as breeding criterias in weigh rating.

All of the selected genotypes in the population were found to be white mulberry (Morus alba L.). Macro and micro nutrientanalyzes in the fruits of genotypes examined were carried out at the end of the second year. Affinity levels of genotypes were determined by the ISSR-PCR method. With DNAs isolated by using the mini-CTAB method, ISSR-PCR studies were conducted. In this study, polymorphism levels between genotypes were examined by using UBC-ISP primers. 8 of 15 primers worked and 106 bands, 95 of which are polymorphic were occured. While the number of band obtained from per Primer changed between 7 (ISSR 807) and 18 (ISSR 835, the average number of band was determined to be 13,25. The average rate of polymorphism of the primers was established to be 89.5%. The highest rate of polymorphism (100%) was achieved from no. 807 primer and the lowest rate (80%) from no.841 primer. Similarities and differences among genotypes were studied at the molecular level, Basic Coordinate Analysis was made by using the similarity coefficient and UPGMA dendrogram was obtained. According to the dendogram, the genetic similarity index between genotypes was observed to change between 0,54–1,00. 83 mulberry genotypes were examined in termsof genetic similarities, no. TO 25 and TO 39 genotips were found to be same genotips (1,00). According to the dendogram obtained from molecular screening results, mulberry genotypes are basically divided into two main groups. In the analysis conducted among locations, it was established that genotypes in Kürtün and Torul towns they are more closely related to each other according to the genotypes in the Center of Gümüşhane. It was found that whereas the most distant relativity among locations were among genotips taken from Mescitli and Gümüşkaya villages of Gümüşhane province, the closest relativity were among genotips taken from Hanyanı site of Kürtün town and Bahçelik village of Torul town.



Key Words: Selection, Mulberry (Morus spp.), ISSR-PCR, DNA, Erzincan, Gümüşhane

TÜRKİYE FRİTİLLARİA L. TÜRLERİNDE ÇEŞİT GELİŞTİRME VE YENİ ÇEŞİTLERİN SEKTÖRE KAZANDIRILMASI (TÜBİTAK 110G007)

Meral Aslay(1)

Bu çalışma TÜBİTAK destekli 110G007 nolu proje kapsamında Türkiye Fritillaria (ters lale) türlerinde çeşit geliştirmek ve süs bitkileri sektörüne kazandırmak amacıyla 2010-2015 yılları arasında yürütülmüştür. Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde daha önce mevcut olan 16 Fritillaria türünü içeren gen havuzunu genişletmek amacıyla arazi çalışmaları yapılmış ve gen havuzundaki tür sayısı 46’ya çıkarılmıştır. Ters lale cinsinde çeşit geliştirmek için ıslah çalışmalarında seleksiyon, melezleme ve mutasyon ıslahı metotları kullanılarak; seleksiyon ıslahı çalışmaları kapsamında türlerin doğal popülasyonlarından 14, melezleme ıslahından 7 adet ve mutasyon çalışmasında 1 olmak üzere toplam 22 ters lale çeşidi geliştirilmiştir.

Geliştirilen çeşitler içerisinden F. imperialis, F. aurea, F.michailovskyi türüne ait olan Vuslat, Aslay, Doğu Güneşi çeşitleri TTSM tarafından “5553 sayılı Tohumluk Yasası” ve “5042 sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanunlara Bağlı Yönetmelik, Tebliğ ve Talimatlar” çerçevesinde ıslahçı hakları koruma altına alınmıştır.

Anahtar Kelimeler: Fritillaria, Ters lale, Islah, Süs bitkileri

Improving Fritillaria L. Species Varieties and Gaining New Varieties to the Sector in Turkey

This work was carried out between 2010-2015 years to develop Fritillaria varieties in Turkey and to gain to the ornamental plant sector with support by TUBITAK No. 110G007. The field studies was conducted to expand the gene pool containing previously 16 species of Fritillaria in Erzincan Horticultural Research Institute, and the number of species in the gene pool has been increased to 46. The selection, hybridization and mutation breeding methods are used to develop varieties in the genus Fritillaria in the breeding work. In the scope of selection breeding work, 14 varieties from natural populations of the species, seven varieties from the hybridization breeding, and one variety from mutation study has been developed.

"Vuslat", "Aslay", and “Doğu Güneşi” varieties belonging to F. imperialis, F. aurea, and F. michailovskyi species were developed. The breeder's rights of these varieties has been put under the protection by TTSM with the frame of "5553 Seed Law" and "5042 Regulations, Notifications and Instructions bound by law related to protect of Breeder's Rights belonging to New Plant Varieties".

Key Words: Fritillaria spp.,Ters lale, Breeding, Ornamental Plants

MEYVE GENETİK KAYNAKLARININ TOPLANMASI, MUHAFAZASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ

Hüseyin VURGUN(1) H.Murat ÜNLÜ(1)

Prof.Dr. Rafet ASLANTAŞ(2) İsmail ESMEK(1) Salih KESKİN(1) Zakine KADIOĞLU(1) M.Hüsrev ÖZ(3) Birol KARADOĞAN(1) Ömer TOHMA(1) Mürüvvet PAMİR(1) Esra DORUKOĞLU(1), Özkan BOZBEK(1) Selahattin ALBAYRAK(1)

Ülkemiz iki bitki gen merkezi ve üç ana flora merkezi üzerinde bulunduğundan, gerek biyolojik ve gerekse genetik çeşitlilik yönünden önemli bir konumdadır. Bu benzersiz durumundan Türkiye’nin yararlanması ve fayda temin etmesi gerekmektedir. Ancak bu zenginlik değişik faktörler(yapılaşma, endüstrileşme, yangın v.s.) nedeniyle tehdit altındadır. Bitkisel araştırmalar ve bitki ıslah programları için kaynak niteliğinde olan bu çeşitliliğin korunması ve muhafazası zorunludur.

İşte bu nedenlerden dolayı Doğu Anadolu Bölgesinde yayılış gösteren yabani meyve türleri, geçit formları, yöresel veya gelişmiş çeşitlerin sürveyi, toplanması, muhafazası, değerlendirilmesi, üretimi, bilgilerin işlenmesi ve gerektiğinde araştırıcılara sağlanması amacıyla; Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü’nde proje çalışmalarına 1994 yılında başlanılmış olup 1998, 2007 ve 2011 yıllarında ara sonuç raporları yayınlanmıştır. 2011–2015 yılları arasında Erzurum, Iğdır, Artvin, Gümüşhane, Bitlis, Ardahan ve Van illerinde yapılan sürvey çalışmaları ile 38 dut, 34 elma, 10 armut, 7 ayva, 6 erik, 4 şeftali, 2 kayısı, 7 kiraz ve 1 badem örneği tespit edilmiş ve gerekli materyaller getirilerek aşılama çalışmaları yapılmış ve bir sonraki yıl koleksiyon bahçelerine aktarılmıştır. Dut koleksiyon bahçesi 6x6 m, ve diğer koleksiyon bahçeleri 3 ağaç ile 5x4 m olacak şekilde kurulmuştur. Koleksiyon bahçeleri ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.



Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə