Draft V. 1 -savunma


c) Ebru İpek Hakkında yapılan değerlendirmeler



Yüklə 1,43 Mb.
səhifə11/38
tarix07.08.2018
ölçüsü1,43 Mb.
#68511
1   ...   7   8   9   10   11   12   13   14   ...   38

c) Ebru İpek Hakkında yapılan değerlendirmeler;


Müvekkilimiz Ebru İpek hakkında ise şirketin hissedarı olmak dışında hiçbir delil ortaya konulmamıştır. Hiç bir örgüt üyesi ile irtibatı tespit edilememiş, örgüt adına katıldığı hiç bir eylem ve faaliyet bulunamamış, hatta Bank Asya’ya dahi yatırılmış bir para dahi gösterilmeden hakkında örgüt üyeliği iddiası ile kamu davası açılmıştır.

Kişiler bu kadar sorumsuzca ve hukuk dışı yöntemlerle sanık sandalyesine oturtulamaz. “Masumiyet Karinesi” bu kadar ölçüsüz bir hukuk anlayışı ile ihlal edilemez.



Madem sadece bu şirketlerde hisse sahibi olmak örgüt üyeliğine karine teşkil ediyorsa, o zaman halka açık bu şirketlerden hisse alan kişiler İstanbul Menkul Kıymetler Borsası aracılığıyla tespit edilerek on binlerce hissedar hakkında örgüt üyeliği iddiası ile kamu davası açılmalı ve bu dava ile birleştirilmelidir!
  1. YARGITAY EMSAL KARARLARI

    1. Müvekkillerimiz hakkında silahlı terör örgütü üyesi olmak suçunun unsurlarının bulunmadığına ilişkin Yargıtay emsal kararları

      1. Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2016/2932 E,2016/4551 K, Sayılı Kararı;


"Terör örgütü üyeliği diğer unsurların yanında, örgütün hiyerarşisine dahil olmak, örgüt amacı doğrultusunda verilen emir ve talimatları sorgulamaksızın yerine getirmeye hazır bulunmayı da ifade eder.

Örgüte yardım suçunda kast unsuru yönünden öğretideki görüşler incelendiğinde; bir suçun kanuni tanımında "bilerek", "bildiği halde", "bilmesine rağmen" gibi ifadelere açıkça yer veren suçlar olası kastla işlenemez (Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ, TCK Genel Hükümler, 7. Baskı, s. 241) İnsani mülahazalarla yapılan yardımlar örgüte yardım suçunu oluşturmaz. Yapılacak her türlü yardımın suç olarak değerlendirilmemesi gerekir (Prof. Dr. A. Caner YENİDÜNYA - Arşt. Görv. Zafer İÇER, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, 1. Baskı, s. 56).

Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte bilerek ve isteyerek yardım edilmiş olması gerekir. Başka bir ifadeyle, yardım fiilinin örgütün suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt olduğu bilinerek gerçekleştirilmiş olması gerekir. Fıkra metninde geçen "bilerek" ibaresi doğrudan kastı ifade eder. Doğrudan örgüte değil de örgüt mensuplarına yardım edilmesi halinde, yardım edilen kişilerin suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt mensubu olduklarının da bilinmesi gerekmektedir. Örgüt mensuplarına yapılan yardım, aynı zamanda örgüte yapılan yardım olarak değerlendirmek gerekir. Ancak, bu yardımın örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet eden bir yardım olması gerekmektedir (Prof. Dr. İzzet ÖZGENÇ, Suç Örgütleri, 7. Baskı, s. 38-39).

Yukarıda yer verilen öğretideki görüşler ve yerleşik içtihatlarımız göz önüne alındığında; suç örgütleri veya silahlı terör örgütlerine yardım suçunun ancak doğrudan kastla işlenebileceği, yardımın örgütün amacını gerçekleştirmeye hizmet etmesi gerektiği, örgüt üyelerine yapılan yardımın da örgüte yapılmış gibi kabul edilmekle birlikte örgüt üyesinin mensup olduğu örgütün bilinmesi ve bu yardımın da insani mülahazalarla değil örgütün amaçlarını gerçekleştirme gayesiyle yapılması hususunda ortak bir kanaat mevcuttur."


      1. Yargıtay 16.Ceza Dairesinin 2016/927 E,2016/3874 K, Sayılı Kararı;


" Silahlı Örgüte Üye Olmak; örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyeliği temadi eden bir suçtur. Örgüte üye olmak kişinin rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmasıdır. Örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Sadece örgüte sempati duymak bu suçu oluşturmaz.

Yargıtay Yüksek 9. Ceza Dairesinin ve Dairemizin yerleşik uygulamasında; silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır.

Temadi eden suçlardan olan örgüt üyeliği, hukuki veya fiili kesinti gerçekleşinceye kadar tek suç sayılır. Örgüt üyeliğinden mahkum olduktan sonra tekrar örgütle hiyerarşik bağ kurup süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren faaliyetlere katılması halinde yeniden üyelik suçu oluşacaktır.

Silahlı terör örgütü üyeliği suçunun oluşabilmesi için; örgütle bağ kurup eylemlerine katıldığına, rızasıyla örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna dair yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, mevcut şüphenin de sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,".


      1. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2009/11886 E,2011/2637 K, Sayılı Kararı;


"Dairemizin ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararlarında belirlenen ilkelere göre, failin salt silahlı örgüte ilgi duyması, örgüte katılmak için zemin arayışına girmesi, bu amaçla kendisini örgüte ulaştırabilecek kişilerle temasa geçmeye çalışması ve örgüte katılmak amacıyla başka bir bölgeye yolculuk yapmasının silahlı örgüt üyeliği suçunun oluşumu için yeterliolmayacağı,"

    1. Yasalara uygun olarak faaliyet gösteren dernek, vakıf ve kuruluşlara yardım etmenin, üye olmanın suç teşkil etmediğine ve örgüt üyeliği suçunun unsuru olamayacağına ilişkin Yargıtay emsal kararları

      1. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/1767 E,2016/206 K, Sayılı Kararı;


"Bir kısım sanıklar hakkında aleyhte beyanları bulunduğu kabul edilip bu anlatımları hükme esas alınan sanık ... ...kolluk ve Cumhuriyet savcılığı ifadelerinin örgütsel faaliyetlere yönelik yer ve zamana dayalı somut eylem ve faaliyetlere dair olmadığı keza, evlerde yapılan sohbet ve Kuran dersi verilmesi eylemlerinin sanıkların savunmalarına nazaran örgütsel faaliyet olarak nitelendirilemeyeceği,” legal olarak kurulan derneklere üye olmanın terör örgütü üyeliğine karine teşkil etmeyeceğinin nazara alınmaması, “Gerekçeli kararda; sanıkların ... terör örgütü ile bağlantılı olarak... ...adlı derneği kurdukları, dernekte dini içerikli dersler verdikleri, bir kısım sanıkların... terör örgütü ile bağlantılı bulunan İnzar Dergisi ve Doğru Haber Gazetesinin dağıtımı işini üstlendikleri belirtilerek bu hususlar sanıklar yönünden terör örgütü üyeliğinin oluştuğuna dair delil olarak kabul edilmiş ise de, ...adlı derneğin... Terör örgütü ile bağlantısının olduğuna dair dosyada yeterli delilin bulunmadığı, zira adı geçen derneğin bizzat düzenlediği ya da katıldığı Mekke’nin Fethi Gecesi, Filistin’le Dayanışma Mitingi, Kudüs’ün Fethi gibi etkinliklerin terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde yapıldığı hususunda sunulan iletişim tespit tutanakları bir bütün halinde incelendiğinde bu verilerin örgütsel bir nitelik taşıdığına dair bir sonuç da çıkmadığı",

"Sanıkların ev ve iş yeri aramalarında ele geçirilen delillerin içeriğinde herhangi bir suç unsuru bulunmadığı gibi, sanıkların bazılarında ele geçirilen hakkında toplatma kararı bulunan kitaplar ile CD ve DVD içeriklerinin de sadece bulundurulması suç olmadığı gibi, tek başına bunların varlığının örgüt yöneticiliği ve üyeliği için yeterli delil teşkil etmeyeceği,",

"Mahkemece terör örgütü üyeliğinin her sanık bakımından ayrı ele alınarak, her bir sanığın terör örgütüne katılma iradesinin olup olmadığı, terör örgütü ile organik bağ içine girerek yoğunluk, çeşitlilik ve süreklilik gösteren eylemlerde bulunup bulunmadığı tartışılıp denetime imkan verecek şekilde ortaya konulamadığı tüm bu sebeplerle sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, maddi ve kesin delil elde edilemediğinden sanıkların ayrı ayrı beraatları yerine cezalandırılmalarına karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.".

      1. Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/5453 E,2015/5278 K, Sayılı Kararı;


"Sanıklar hakkında 17.01.2000 tarihinde örgüte yönelik İstanbul/Beykozda yapılan operasyonda ele geçirilen özgeçmiş raporlarının; sanıkların bu yönde örgütsel faaliyetlerinin tespit edilememesi, iletişim ve teknik-fizik takip tutanaklarının da maddi ve yan delillerle desteklenmeyip, faaliyet içermemesi ve legal olarak faaliyet gösteren bir kısım derneklerde kurucu veya üye olarak görev almanın örgüt üyeliği için karine olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden sanıkların cezalandırılmalarına yeterli, şüpheden uzak, maddi ve keskin delil elde edilemediği nazara alınmadan yanılgılı değerlendirme sonucu beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,".

    1. Yüklə 1,43 Mb.

      Dostları ilə paylaş:
1   ...   7   8   9   10   11   12   13   14   ...   38




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin