I d I n I a V a 3IV1ho nin



Yüklə 8.6 Mb.
səhifə46/140
tarix30.12.2018
ölçüsü8.6 Mb.
1   ...   42   43   44   45   46   47   48   49   ...   140

ŞİRMEKD ÇAVUŞ TÜRBESİ

184


185

ŞİŞLİ CAMİİ

fından satın alınmaya başlandığı zaman, Şirket-i Hayriye en sona kalanlardan biri oldu. Şirket, l Temmuz 1944 günü bütün vapurları, Hasköy'deki fabrikası ve çekek yerleri, taşınır, taşınmaz mal varlıklarıyla Münalakât Vekâleti tarafından satın alındı. Vapurları ve mal varlığı Devlet Denizyolları işletmesi Genel Müdürlüğü Şehir Hatları Müdürlüğü'ne devredildi. 15 Ocak 1945 günü de 4517 sayılı yasayla Şirket-i Hayriye fiilen ortadan kalktı. Vapurların ağzı siyaha, geri kalanı sarıya boyalı ba-calarındaki numaralar kaldırıldı, yerine Denizyolları'nın ay-yıldızlı, çift çapalı arması monte edildi. Baca numarası da dört köşe büyükçe birer plakaya yazılıp, sağlı sollu kaptan köşklerinin dış yanlarına yerleştirildi. Aynı vapurlar ve personel, aynı sularda daha yıllarca istanbul halkına hizmet vermekte devam ettiler (bak. Şehir Hatları işletmesi).



Bîbl. Boğaziçi; Vada, Boğaziçi; E. Tutel, Şirket-i Hayriye, İst., 1994.

ESER TUTEL



ŞÎRMERD ÇAVUŞ TÜRBESİ

Fatih llçesi'nde, Aksaray'da, Murad Paşa Külliyesi'nin(->) naziresinde yer almaktadır.

I. Selim (Yavuz) dönemi (1512-1520) ricalinden Şirmerd Çavuş (ö. 1514) ile kızı Kamerşah Hatun'un (ö. 1513) gömülü oldukları bu türbe aslında, Aksaray-Fındık-zade arasında, Şirmerd Çavuş tarafından 910/1504-05'te yaptırılan caminin yanında (doğu yönünde) yer almakta, çevresindeki hazire ve caminin kuzeyindeki çeşme ile birlikte küçük bir manzume meydana getirmekteydi. Cami ve hazire 1956'da, Millet Caddesi'nin genişletilmesi sırasında ortadan kaldırılmış, türbe 1964'te yakındaki Murad Paşa Külliyesi'nin bünyesinde, caminin güney yönündeki nazirenin sınırında tekrar inşa edilmiştir.

Şirmerd Çavuş Türbesi, Osmanlı mima-lığında 14. yy'dan beri varlıklarına tanık olunan, eski İran mimarisinin "ateşgede" tasarımından kaynaklanan, "cihar-tâk" ya da "baldaken" olarak tanımlanan açık türbelerdendir. Türbe 4x4 m boyutlarında, kare bir tabanın üzerine oturur. Tabanın köşelerinde kesme küfeki taşı ile örülmüş birer paye yükselmekte, payelere oturan



1910larda Şirket-i Hayriye'nin yönetim kurulu toplantı halinde. Boğaziçi, Şirket-i Hayriye

sivri kemerler, pandantifli ve tuğla örgülü kubbeyi taşımaktadır. Türbenin cepheleri silmelerle çerçevelenmiş, kemerler gergi demirleri ile takviye edilmiştir. İki adet mermer lahti barındıran türbenin tasarımında, klasik Osmanlı üslubunun yalın ifadesi ve ahenkli oranları gözlenir. Bibi. Öz, istanbul Camileri, I, 143; Unsal, Eski Eser Kaybı, 15-16; Yüksel, Bâyezid-Yavuz, 292; Fatih Camileri, 349.

EMiNE NAZA



ŞİŞLİ

Şişli İlçesi'nin merkez mahallesi olan semt. Halaskârgazi Caddesi boyunca ve özellikle caddenin batı kesiminde, içerilere Bo-monti'ye doğru uzanır. Şişli Merkez Mahallesi dışında Cumhuriyet, Meşrutiyet ve 19 Mayıs mahallelerinin Halaskârgazi Cadde-si'ne yakın kesimleri üzerine de yayılır. Semt kuzeyde Mecidiyeköy, kuzeydoğuda Fulya, doğuda Teşvikiye-Nişantaşı, güneyde Osmanbey, Pangaltı, batıda Feriköy, Bomonti ve kuzeybatıda Okmeydanı semtleri ile sınırlıdır.

Semtin adının nereden geldiği belirlenememiştir. Çeşitli yakıştırmalar arasında, şiş yapımıyla uğraşan ve şişçiler diye anılan bir ailenin burada konağı olduğu, "Şiş-çilerin Konağı"mn zamanla "Şişlilerin Konağı" haline gelmesiyle semtin adının Şişli kaldığı en fazla kabul görenidir.

Şişli'den bir

görünüm.

AH Hikmet Varlık

Şişli, istanbul'un, Taksim'in kuzeyindeki bütün semtleri gibi, görece yeni bir yerleşmedir. Şehrin bu yöresinin 19. yy'ın ortalarında bile henüz yerleşme bölgesi olmadığı biliniyor. 1850'lerde bugünkü Şişli semtinin yayıldığı alan geniş bir kırlıktır. Şehir yavaş yavaş Harbiye'ye(->), Pangal-tı'ya doğru, daha çok askeri ve idari yapılarla uzanmaktadır. Nişantaşı(->) ve Teşvikiye mahallelerinin iskânı ise 1850'lerin ortalarına doğru, Abdülmecid döneminde (1839-1861) teşvik edilmiş, ilk konaklar ancak 1870'lere doğru yapılmaya başlanmıştır. Şehrin kuzeye ve kuzeydoğuya, yani Şişli ve Nişantaşı-Teşvikiye'ye doğru yayılmasında iki önemli etken, 1870'te Be-yoğlu'nun büyük bölümünü ortadan kaldıran yangın felaketi ve Tanzimat'la birlikte yabancıların da şehrin istedikleri yerlerinde mülk edinmelerine olanak tanınmasıdır. Yerleşmenin Şişli'ye doğru uzanması 1881'den itibaren atlı tramvayın Tak-sim'den Pangaltı'ya ve biraz daha ileriye, bugünkü Şişli'nin ortalarına kadar gelmesi ile hızlanmış, 1913'te elektrikli tramvay işlemeye başlamış, Şişli, Beyoğlu'ndan sonra, İstanbul'un elektrik ve havagazı almaya başlayan ikinci semti olmuştur.

Bütün bu ayrıntılar, semtin 1870'lerden sonra oluşmaya başladığını; 19. yy'ın son yıllarında, yabancıların ve kalburüstü azınlıkların yanında, Batıcı bir yaşam biçimini benimsemiş veya buna özenen Osmanlı seçkinlerinin ve aydınlarının, o günün koşullarında görece çağdaş olanaklardan yararlanarak yaşadıkları bir yer olmaya yüz tuttuğunu göstermektedir.

19. yy'ın sonlarında, 1890'larda, Şişli'de istanbul'un ünlü yabancı zenginlerinin, Beyoğlu'ndan bu tarafa doğru kayan azınlıkların, Osmanlı paşalarının, yüksek memurların, devrin aydınlarının bahçeler içindeki tek tuk konakları yanında; 1895'te Okmeydam'na doğru Darülaceze, 1898'de de, difteriden ölen kızı Hatice Sultan için II. Abdülhamid'in yaptırdığı Etfal Hasta-nesi(-0 gibi sağlık kurumları da yer almaktadır.

Şişli semtinin hızla gelişmeye başlaması 1913'te elektrikli tramvayın buraya uzanması ve Şişli'nin son durak olmasından sonradır. Halaskârgazi Caddesi boyunca

evlerin, konakların sıklaşması, ilk apartmanların belirmesi 1910-1920 dönemidir. Mustafa Kemal'in Samsun'a gidene kadar Aralık 1918'den Mayıs 1919'a kadar kaldığı ve bugün Atatürk Müzesi(->) olarak korunan bina, dönemin yapıları hakkında bir fikir vermektedir.

Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra Şişli, 1930'larda şehrin en mutena semtlerinden biri durumundadır. 1934 Yılı Şehir Rehberi'nâe görüldüğü üzere semtin kuzey sınırı bugünkü Şişli Camii'nin bulunduğu noktada bitmekle, bu noktadan itibaren ikiye ayrılan yol kuzeydoğuya doğru Büyükdere Caddesi, kuzeybatıya doğru da Abideihürriyet Caddesi olarak uzanmaktadır. Büyükdere Caddesi üzerinde tek yapı eski tramvay garajıdır. Karşıları ise (bugün de olduğu gibi) mezarlıktır. Halaskârgazi Caddesi'nin doğusunda Etfal Hastanesi çevresinde bir yapılaşma vardır; hastanenin kuzeyi ve kuzeydoğusu Fulya Bayırı'na kadar tümüyle boştur. Halaskârgazi Caddesi'ne paralel giden Abideihürriyet Caddesi'nin batısında Bomonti Bira

Fabrikası(-») ve bahçesinin bulunduğu sırtlara doğru, semtin 1920'ler sonrasında hızla yapılaşan kesimleri yer almaktadır. Bugün de varlığını koruyan Feriköy Fırın Sokağı ve ona paralel Sıracevizler Sokağı semtin son meskûn bölgeleridir.

1930-1940 arasında başta Halaskârgazi ve Abideihürriyet caddeleri olmak üzere semtin anacaddelerinin iki yanında, çoğu günümüze kadar gelen, döneminin en lüks apartmanları bitişik nizamda kurulmuş; böyle bir apartman yerleşmesi, Abideihürriyet Caddesi'nin batısında kalan ve en ünlüleri Hanımefendi Sokağı, Perihan Sokağı, Sıracevizler Caddesi olan sokaklarda da büyük bir hızla gelişmiştir. Ünlü "Lü-küs Hayat" opereti, zengin ve modern yaşam özlemini dile getirirken "Şişli'de bir apartıman; eğer yoksa halin yaman" dizeleriyle dönemin bu gelişmesini belgeler.

Şişli semtinin mutena bir konut ve yerleşme bölgesi olarak gelişmesi 1960, hattâ 1970'lere kadar sürmüş, bu dönemden sonra ise semt, çevre semtlerle birlikte daha çok zengin çarşıların, pasajların, seç-

kin dükkânların, butiklerin, işyerlerinin, bankaların yer aldığı; ticaret, iş ve eğlence hayatının ağır bastığı bir yapı kazanmıştır. Günümüzde Şişli, Halaskârgazi Caddesi'nin iki yanında eski, büyük ve hâlâ seçkinliğini koruyan apartmanların alt katlarının bütünüyle işyeri, dükkân, pasaj olduğu; içerilerdeki sokaklarda ise sosyoekonomik bakımdan "orta" sayılabilecek bir nüfusun işyerleri ve dükkânlarla iç içe yaşadığı bir semttir. Şişli'nin günümüzdeki merkezi sayılabilecek Şişli Camii(->) 1949'da açılmış yeni bir camidir. Halaskârgazi Caddesi üzerinde, caminin biraz ilersinde yer alan Fransız Lape Hastane-si(->), Etfal Hastanesi ile birlikte semtin en eski sağlık kurumlarıdır. Daha sonraki dönemlerde bunlara çok sayıda yenileri eklenmiştir. Şişli Camii'nden Büyükdere Caddesi'ne doğru eski tramvay ve iETT garajının yerine ve çevresine yapılan büyük bloklarda oteller, işyerleri, kültür ve ticaret merkezleri bulunmaktadır. Halaskârgazi Caddesi üzerinde iki yanlı büyük pasaj-lardaki çok sayıda sinema salonu, eğlence yeri semte canlılık ve kendi rengini kazandırmaktadır.

Şişli, kuruluşundan itibaren üst sosyoekonomik katmanlarda yer alan yabancıların ve azınlıkların rağbet ettikleri bir semt olmuştur. Cumhuriyet'ten sonra, bu yapı bir ölçüde değişse de halen istanbul'un, azınlıkların belli ve giderek azalan bir oranda bulundukları nadir semtlerindendir.

İSTANBUL

ŞİŞLİ CAMÖ

Şişli llçesi'nde, 19 Mayıs Mahallesi'nde, Halaskârgazi Caddesi ile Abideihürriyet Caddesi arasında kalan ada üzerindedir.

Yapımına Haziran 1945'te başlanan cami, 1949'da ibadete açılmıştır. Mimarı Vasfi Egeli'dir(->). O dönemde Vakıflar başmimarı olan Egeli'ye statikte Prof. Dr. Fikri Santur, detaylarda Yüksek Mimar Na-zimî Yanal ile Mimar Vahan Kantarcı yardımcı olmuşlardır. Caminin bezemesinde önemli bir yere sahip olan yazılar ise Hâ-mid Aytaç(-»), Macid Ayral(->) ve Halim Özyazıcı'ya(->) aittir. Taş ve ahşap gibi diğer bezemelerinde de yine zamanının en meşhur ustaları çalışmıştır.

Şişli Camii tamamen klasik Osmanlı mimarisi tarzında inşa edilmiştir. Orta merkezi bir kubbe ve bunu giriş cephesi hariç olmak üzere diğer üç cepheden çevreleyen üç yarım kubbeden oluşan bir şemaya sahiptir. Duvarları eski yığma usulde işlenmiş küfeki taşıyla yapılmış, kubbe bu duvarlara betonarme olarak oturtulmuştur. Yapı iki katlı pencere düzenine sahip olup üst hizadaki pencereler ve kasnak pencereleri sabit, alt kattakiler ise açılabilir dikdörtgen pencerelerdir. Klasik görünümlü, çokgen gövdeli, tek şerefeli minaresi yapının batı cephesine bitişik olarak yapılmıştır. Minarenin mukarnas dolgulu şerefesinin altında kırmızı renkli taştan bir sıralı palmet dizisi dolanmaktadır. Girişi dışarıdan, güneye bakan, merdivenlerle ulaşılan bir kapıdan sağlanmıştır. Bu kapının ya-



ŞİŞÛ ÇOCUK HASTANESİ

186


187

ŞİŞLİ İLÇESİ



Faaliyet Kollan

Erkek

Kadın

Toplam

Tarım dışı üretim faaliyetlerinde çalışanlar ve ulaştırma makineleri kullananlar

32.250

6.009

38.259

Hizmet işlerinde çalışanlar

10.511

2.485

12.996

Ticaret ve satış personeli

12.525

1.929

14.454

idari personel ve benzeri çalışanlar

4.444

4.580

9.024

îlmi ve teknik elemanlar, serbest meslek sahipleri ve bunlarla ilgili diğer meslekler

7.299

4.487

11.786

Müteşebbisler, direktörler ve üst kademe yöneticileri

2.992

454

3.446

Tarım, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık ve avcılık işlerinde çalışanlar

517

43

560

işsiz olup iş arayanlar ve bilinmeyen

4.565

1.198

5.763

Genel Toplam

75.103

21.185

96.288

Tablo H Şişli Üçe Merkezinde Çalışanların Faaliyet Kollarına Göre Dağılımı

Kaynak: 1990 Genel Nüfus Sayımı, "Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri, ili 34-tstanbul", DiE, Ankara, Temmuz 1993

nında müezzinin camiye girişini sağlayan, doğrudan içeriye açılan bir kapı daha mevcuttur. Bu kapıların önünde köşedeki bir sütun tarafından taşınan saçak bulunmakta ve buranın tavanının kalem işi bezemeli olduğu görülmektedir. Caminin önünde beş gözlü, kubbeli bir son cemaat yeri vardır. Giriş bölümü saçak hizasında yapılan bir yükselti ile belirginleştirilmiştir. Camiye üzerinde üçgen şeklinde düzenlenmiş aynalı istifli, altın yaldızla yazılmış bir ayet kitabesi bulunan basık kemerli taç kapıdan girilmektedir. Kapının köşeliklerinde çok ince işçilik gösteren altın yaldızla bezenmiş iki kabara vardır. Ayrıca son cemaat yerine açılan kapının iki yanında yer alan ikişer pencerenin üzerindeki alınlıklarda da yine altın yaldızla yazılmış ayet kitabeleri yer almaktadır.

Caminin içine girildiğinde mihrap cephesi hariç olmak üzere diğer üç cephede üst hizada mahfillerin dolandığı görülmektedir. Yan kanatlardaki kadınlar mahfillerine doğu ve batı cephelerdeki küçük kapılı, merdivenlerden, girişin üzerindeki müezzin mahfiline ise, kapıdan girilince sağ tarafta yer alan merdivenlerle ulaşılmaktadır. Ufak bir kapı ile gizlemiş olan bu merdivenlerin simetrisinde de yine bir kapı bulunmakta, buranın dolap olarak değerlendirildiği görülmektedir. Birbirleriyle bağlantısız olan mahfillerden yan-dakiler Bursa kemerleriyle bağlanmış sütunlar tarafından taşınmaktadır. Bu yan bölümlerin tavanında ahşap üzerine kalem işi ile yapılmış çok renkli, madalyonlu bir bezeme yer almaktadır. Ayrıca bütün alt kat pencerelerinin tavanlarında yine çok renkli kalem işi bezeme olduğu görülmektedir. Bunun dışında bütün üst örtü (ana kubbe ile pandantifleri, yarım kubbeler, bunların kubbeye bağlantısını sağlayan kemerler) klasik üsluptaki çok renkli kalem işleriyle bezenmiştir. Kubbenin altında, caminin ortasında, mermerden yapılmış, yaldızla hareketlendirilmiş, dilimli kenarlı, ince işçilik gösteren, ajurlu, geometrik ve bitkisel bezemeye sahip fıskiyeli bir havuz bulunmaktadır. Aynı taşçı ustasının elinden çıkan minber ve mihrap da yine son derece başarılı uygulamalarıyla dikkati çekmektedirler. Vitraylı pencerelerin cami-

ye renkli bir görünüm kazandırdığı görülmektedir.

Şişli Camii, etrafı duvarlarla çevrili, biri mihrap yönünde, diğerleri ise iki yanda olmak üzere toplam üç kapıyla girilen bir avlu ortasında yer almaktadır. Avluda, mihrap ekseninde, ortada bulunan onikigen mermer şadırvan ince, özenli işçiliğiyle bir biblo gibi yapıyı süslemektedir. Ayrıca avluda bitişik olarak inşa edilmiş kütüphane, imam ve müezzin nöbet odaları, gasilhane-ler ve bunların altında tuvaletlerle, abdest alma yerleri de mevcuttur.

Bibi. V. Egeli, "Şişli Camii", Arkitekt, 1953, s. 169-180; ay, "Şişli Camii Şerifi", istanbul Enstitüsü Dergisi, II (1956), s. 19-24.

BELGİN DEMlRSAR



ŞİŞLİ ÇOCUK HASTANESİ

bak. ETFAL HASTANESi



ŞİŞLİ İLÇESİ

istanbul lli'nin batı yarısında yer alır.

1987'de Kâğıthane'nin ayrılmasından sonra Şişli ilçesi toprakları ikiye bölünmüş durumdadır. Kuzeydeki Ayazağa bölümü, kuzey ve doğuda Sarıyer, güneydoğuda Beşiktaş, güneyde Kâğıthane, batıda da Eyüp ilçeleriyle çevrilidir. Güneydeki Şişli bölümü ise batı ve kuzeyde Kâğıthane, doğu ve güneydoğuda Beşiktaş, güney ve güneybatıda Beyoğlu ilçelerine komşudur. Bu sınırlar içinde toplam yüzölçümü 30 km2'dir.

Kırsal yerleşmesi olmayan Şişli ilçesi 28 mahalleden oluşur. Bunlar Ayazağa, Boz-kurt, Cumhuriyet, Duatepe, Eskişehir, Er-genekon, Esentepe, Feriköy, Fulya, Gülba-har, Harbiye, Halide Edip Adıvar, Halil Rıfat Paşa, Halaskârgazi, Huzur, inönü, izzet Paşa Çiftliği, Kaptan Paşa, Kuştepe, Mahmut Şevket Paşa, Maslak, Mecidiyeköy, Merkez (Şişli), Meşrutiyet, 19 Mayıs, Paşa, Teşvikiye ve Yayla mahalleleridir.

Çatalca Yarımadası'mn doğu kesiminde yer alan ilçe topraklarının denize kıyısı yoktur. Şişli llçesi'nin kuzey kesimi gü^ ney kesimine göre daha büyüktür. Güney kesimde çok az yeşil alana rastlanırken kuzey kesimde çalılık ve ağaçlık alanlar geniş yer tutar. Kuzey kesimde askeri bölgelerin önemli bir yer kaplaması,

bu kesimde yeşil alanların fazla olmasının başlıca nedenidir.

ilçenin en eski mahallesi olan Tatav-la'nın 16. yy'da kurulduğu ileri sürülür (bak. Kurtuluş). Eremya Çelebi Kömürci-yan'a(-0 göre 17. yy'da Taksim'den Pan-galtı'ya doğru uzanan yolun iki yanında mezarlıklar; 18. yy'da Şişli ve Mecidiyeköy yörelerinde bağlar ve bostanlar yer alıyordu. Balmumcu Çiftlik-i Hümayun'u Şişli'ye kadar uzanıyordu. Bahçelerde sebze ve meyvenin yanısıra çiçek de yetiştirilirdi.

18. yy'm sonlarında Teşvikiye Ca- mii'nin(->) bugünkü yerinde bir mescit ol duğu bilinir. Bu caminin avlusundaki III. Selim'in diktirdiği nişan taşı 1790/1791 ta rihlidir. Mekteb-i Harbiye(->), Maçka Silah- hanesi(-0 gibi askeri yapılar Fransızlara ve Ermenilere ait kilise, okul ve mezarlıklar, yerleşme alanının 19. yy'dan başlayarak Harbiye(-0, Pangaltı ve Maçka'ya doğru yayıldığını gösterir. Feriköy'de ilk bira üre tim tesisinin kurulması ve Şişli'de Etfal Hastanesi'nin açılışı da 1890'lara rastlar. Bomonti'de bira fabrikası 19. yy'm başla rında kurulmuştur. 1870'te çıkan Beyoğlu yangınında evsiz kalan Levantenler ve gay rimüslimler Harbiye çevresinde inşa edilen kagir binalara taşınmışlardır. Matbaa-i Os maniye'yi kuran Osman Bey de Harbiye ile Şişli arasında geniş bir arazi satın alarak bu arazide konak yaptırmıştır. Osmanbey(->) semtinin adı bu konaktan gelir.

Harbiye, Nişantaşı(->) ve Teşvikiye'de^) birçok konağın inşa edilmesi de

19. yy'm son çeyreğine rastlar. Abdülme- cid döneminde (1839-1861) imparatorlu ğun sınır bölgelerindeki yurtlarından olan birçok göçmen istanbul'a sığınmış; bunlar dan bir bölümü Şişli'nin hemen kuzeydo ğusunda arpa tarlaları ve dutlukların bu lunduğu alana yerleştirilmiştir. Bu kırsal yerleşim yerine padişahın adıyla Mecidiye- köy(->) denmiştir. Taksim'den yapılan at lı tramvay seferleri ilk kez 1881'de Şişli'ye kadar uzanmış; Taksim-Şişli tramvay hattı 1913'te elektrikli hale getirilmiş; bu hattın daha fazla uzatılmasına ihtiyaç olmadığı düşünülerek tramvay deposu da Şişli ile Mecidiyeköy arasına inşa edilmiştir, istan bul kentindeki önemli anıtlardan biri olan Abide-i Hürriyet(^) de 1911'de açılmıştır.

Harbiye, Pangaltı, Kurtuluş, Osmanbey, Nişantaşı, Teşvikiye ve Şişli'nin görünümü 1920'lerden sonra değişime uğradı. Bu semtlerdeki bahçe içindeki ev ve konakların yerini yavaş yavaş apartmanlar almaya başladı. Apartmanlaşmanın yaygınlaşması eski ulaşım yollarının çok belirgin caddeler haline gelmesine yol açtı. 1920' ler ve 1930'larda Şişli ve çevresi, varlıklı kimselerin bir apartman ya da apartman dairesi edinmek istedikleri ve bunun moda olduğu gözde semtler haline geldi.

1950'den sonra istanbul'un gündemine girip günümüze değin hızını yitirmeyen göç olgusundan Şişli yöresi de nasibini aldı. Şişli semtinin kuzeyinde Çağlayan ve Gültepe gibi gecekondu semtleri belirdi. Kâğıthane'nin nüfusu da hızla artmaya başladı. Bu sırada Beyoğlu Ilçesi'ne bağlı bir bucak olarak yönetilen Şişli yöresi, 1954'te

yapılan bir düzenlemeyle ilçe yapıldı. Bu düzenlemeye göre Ayazağa ve Kâğıthane, Şişli llçesi'nin Merkez Bucağı'na bağlı birer köydü.

1960'tan sonra Şişli ilçesi sınırları içinde değişimler oldu. Emekli subaylar ve gazeteciler için yapılan sitelerle Esentepe ve Gayrettepe semtleri ortaya çıktı. Mecidiye-köy'deki bahçeli evlerin yerinde apartmanlar yükselmeye başladı. Çağlayan ve Gültepe'den başka Hürriyet Mahallesi, Örnek-tepe, Kuştepe ve Çeliktepe adlarıyla gecekondu yerleşmeleri oluştu. Kâğıthane yoğun bir sanayi merkezi haline gelirken Bomonti çevresindeki fabrikalar da çoğaldı. Büyükdere Caddesi'nin batı kenarında da birçok yeni fabrika kuruldu.

1970'e gelindiğinde ilçenin kentsel nüfusu 250.000'i, kırsal nüfusu da 100.000'i aştı. Kırsal nüfusun büyük bölümünü Kâğıthane ve çevresindeki gecekondu mahalleleri oluşturuyordu. 1970'lerde de değişim sürdü. Cumhuriyet, Valikonağı, Rumeli ve Halaskârgazi caddelerinin kenarında sıralanan apartmanların alt katları eskiden çeşidi mağazalar halinde düzenlenmişti, istanbul'un en önemli ticaret merkezi olan Beyoğlu'nun 1970'lerde geçirdiği bazı olumsuzluklar, bundan zarar görenleri arayışa itti. Bu arayış kısa zaman içinde Şişli'yi etkiledi. Alışveriş merkezi yavaş yavaş Harbiye, Nişantaşı, Osmanbey ve Şişli semtlerine kaydı. Büyük ticari kuruluşlar Beyoğlu'nu tamamen bırakmadan bu semtlerde de mağazalar açtılar. Yukarıda sözü edilen caddelerin kenarındaki apartmanların alt katlarında bulunan mağazalar ihtiyacı karşılayamaymca firmalar bazı apartmanları yıktırarak yerine her katı değişik reyonlar halinde hizmet verecek biçimde düzenlenen yeni binalar yaptırdılar. Böylece alışveriş merkezi haline gelen önemli caddelerde eskiden beri ikametgâh olarak oturulan apartman daireleri de işyeri olarak kullanılmak üzere kiraya verildi ya da satıldı. Halaskârgazi, Rumeli ve Valikonağı caddeleri 1980'lerde istanbul'un ve belki de Türkiye'nin en gözde alışveriş merkezi haline geldi. Bu gelişim daha sonra Mecidiyeköy'ü ve Gayrettepe'yi de etkiledi. Bu semtlerde Büyükdere ve Yıldız Posta caddeleri kenarında eskiden ikametgâh olarak kullanılan apartman daireleri giderek işyerine dönüştü.

1970'lerde yaşanan bir başka değişiklik de oto tamirhanelerinin Dolapdere'den kaldırılması amacıyla Çeliktepe'nin kuzeyinde bir sanayi sitesi kurulmasıdır. Sitenin kurulmasından kısa bir süre sonra bu çevrede Sanayi Mahallesi adlı yeni bir yerleşme oluşmuştur. Üst üste gelen bu gelişmeler Kâğıthane ile çevresindeki gecekondu mahallelerine hizmet götürmeyi güçleştirince Kâğıthane Belediyesi kuruldu.



1980'e gelindiğinde kentsel nüfus 280.000'i, kırsal nüfus da 180.000'i aşmıştı. Kâğıthane'de belediye kurulduktan sonra istanbul'un öteki gecekondu semtlerinde gözlendiği gibi burada da apartman-laşma başladı. 1980'lerde bu eski gecekondu mahallelerinin tümü apartmanlarla dol-

Tablo I Şişli İlçesi'nin Nüfus Gelişimi

Yıllar

Kent

Kır

Toplam

1955

120.811

4.743

125.554

1960

157.744

23.658

181.402

1965

208.128

60.015

268.143

1970

250.605

115.016

365.621

1975

270.577

169.995

440.572

1980

282.471

185.214

467.685

1985

526.526

-

526.526

1990

250.478

-

250.478

du. Bu apartmanlar ilçenin merkezi kesimlerinde bulunanlara pek benzemiyordu, ama kırsal görünümü de büyük ölçüde ortadan kaldırıyordu. Şişli Ilçesi'ndeki gelişmeler 1980'lerde de sürdü. Önce ilçe sınırları içindeki tüm yerleşim yerleri kentsel alana katıldı. Böylece Ayazağa ve Kâğıthane köy statüsünden çıktı. 1985 sayımı sonuçlarına göre ilçenin nüfusu 525.000'i aşmıştı. 1980-1985 arasındaki yıllık ortalama nüfus artış hızı ise yüzde 2,5 olarak gerçekleşti. Bu büyüme ilçenin eski kırsal yörelerindeki gelişimden kaynaklanıyordu. 1987'de yapılan bir yönetsel düzenlemeyle Kâğıthane ilçesi kuruldu. 1990'da yapılan sayım sonuçlan eskiden ilçe halkının büyük bölümünün Kâğıthane ve çevresinde yaşadığım açık biçimde gösterdi. Buna göre Kâğıthane Ilçesi'nin(-0 nüfusu 269.042, Şişli llçesi'nin nüfusu ise 250.478' di (bak. Tablo I).

Kâğıthane llçesi'nin ayrılması Şişli ilçesi topraklarını ikiye böldü. Kuzey kesimdeki Ayazağa(-») bölümünde ormanlarla askeri ve sanayi alanlar dikkati çeker. Ayazağa, Huzur ve Maslak mahalleleri bu kesimde yer alır. Bu mahalleler, çevredeki sanayi tesislerinin artışına da bağlı olarak gelişimini sürdürmektedir. 1990'da 20.000'i aşmış olan bu kesimin toplanı nüfusunun günümüzde 40.000'i bulduğu sanılmaktadır. Eskiden korulukların arasında av köşkleri ve kasırlardan başka bir yerleşime rast-

lanmayan bu kesimin Maslak bölümü 1980'lerde bazı bankalar ve firmaların merkez olarak tercih ettikleri bir çalışma alanı haline geldi. Büyükdere Caddesi'nin Is-tinye kavşağı çevresinde irili ufaklı han ve işyerleri açıldı. Bazı alışveriş merkezleri bulunan Maslak gelişimini sürdürmektedir. Beş yıldızlı bir oteli de bulunan Mas-lak'taki bir başka önemli tesis Atatürk Oto Sanayi Sitesi'dir. Büyük bir alana yayılmış olan bu site oto ticareti ve her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşan yüzlerce işyerinden oluşur. Tamamlanmamış olan bu sitede inşaat faaliyeti Kasım 1994'te devam etmekteydi.

1990'da Şişli llçesi'nin iktisaden faal nüfusunun yüzde 40'ı imalat sanayiinde çalışıyordu. Bunu ticaret ve hizmet sektörlerinde çalışanlar izliyordu (bak. Tablo II). ilçenin çeşidi semtlerinde oturanların kentin değişik kesimlerinde bulunan işyerlerinde çalıştıkları düşünülse de, bu veriler Şişli llçesi'nin ekonomik yapısıyla aşağı yukarı örtüşür. 1985'te yapılan bir araştırmaya göre katma değer açısından istanbul ili sanayiinde Şişli llçesi'nin payı yaklaşık yüzde 17 olarak hesaplanmıştır, ilçede çok sayıda küçük ve büyük çapta sanayi tesisi vardır. Bu tesisler daha çok gıda, iplik ve dokuma, hazır giyim, kimya, makine ve metal eşya, elektrik malzemeleri dallarında faaliyet gösterir. Şişli'nin merkezi semtlerinde, özellikle 1980'lerde yıldızı parlayan ticaret sektörü önemini korumaktadır. Ancak Akmerkez ve Capitol gibi toplu alışveriş merkezlerinin açılmasından sonra Nişantaşı-Osmanbey-Şişli akşındaki mağaza ve dükkânların eski canlılığını yitirdiği bildirilmektedir.

Şişli Ilçesi'nde 12 ve daha yukarı yaştaki nüfus 1990'da 203.443'tü. Bunun yüzde 47'si iktisaden faaldir. Geri kalanlardan yüzde 59'u ev kadınları, yüzde 22'si öğrenciler, yüzde 14'ü emeklilerdir.

Şişli llçesi'nin 1990'da 250.478 olan nüfusunun yüzde 50,5'i erkeklerden, yüzde 49,5'i de kadınlardan oluşuyordu. Aynı tarihte ilçede kilometrekareye 8.349 kişi düşüyordu. 1990'da yapılan nüfus sayımı sonuçlarına göre Şişli Ilçesi'nde 6 ve daha




Dostları ilə paylaş:
1   ...   42   43   44   45   46   47   48   49   ...   140


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə