Nevide akpinar dellal matthias gleitze katarzyna wado


THE RELATIONSHIP BETWEEN THE LEVEL EMOTIONAL INTELLIGENCE (QUOTIENT) AND STRATEGIC LEADERSHIP SKILLS AMONG SCHOOL ADMINISTRATORS ACCORDING TO THE TEACHERS' PERCEPTIONS



Yüklə 0,86 Mb.
səhifə8/41
tarix03.01.2019
ölçüsü0,86 Mb.
#89522
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   41

THE RELATIONSHIP BETWEEN THE LEVEL EMOTIONAL INTELLIGENCE (QUOTIENT) AND STRATEGIC LEADERSHIP SKILLS AMONG SCHOOL ADMINISTRATORS ACCORDING TO THE TEACHERS' PERCEPTIONS


Doç. Dr. Atila YILDIRIM, Necmettin Erbakan University, ayildirim@konya.edu.tr
ABSTRACT

The purpose of this study was to investigate the relationship between the level emotional intelligence (quotient) and strategic leadership skills among school administrators according to the teachers' perceptions. This is a descriptive field research study. The population of the study consisted of teachers in the boundaries Konya Metropolitan. Bar-on's Emotional Intelligence Scale which was adapted by Ergin (2008) and Strategic Leadership Questionnaire which was developed by Psapia and adapted by Aydin (2012) were implemented to 450 teachers whom were the study sample. Descriptive, correlation, t-test, analysis of variance and x2 test were used during data analysis by SPSS 16.0 statistical software. According to the data obtained in the study, the perception of teachers about the emotional intelligence level of school administrators was significantly depended on the educational level and branches of the teachers. However, there was no significant difference according to the gender, age, occupational year, type of school, experience of administration and working period with the administrator. In the light of our data, according to 61% of teachers, school administrators have emotional intelligence skills and the mean emotional intelligence score of school administrators was 3.59. According to the teachers' perceptions in light of the data we obtained in this study, school administrators have general mood dimensions the most, and they have interpersonal skills the least. According to our research, 60% of our teachers think that school administrators have the strategic leadership skills. The mean strategic leadership score of school administrators was 3.61. According to perceptions of teachers, school administrators have obtained maximum score from ethical practices dimension of the strategic leadership, while the minimum score from transformational and political practices dimensions. The perceptions of teachers about strategic leadership skills of school administrators, showed significant differences according to age and education level, however there was no significant difference according to gender, branch, occupational year, type of school, experience of administration and working period with the administrator. According to the perceptions teachers, there was a significant and positive correlation between emotional intelligence and political, ethical, administrative and transformative practices of strategic leadership. Approximately 48% of the total variance for strategic leadership was explained by the variable of emotional intelligence.



Keywords: Emotional İntelligence (Quotient), Strategic Leadership, School Management


ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN NAMUSA YÖNELİK KADINA UYGULANAN ŞİDDETE İLİŞKİN TUTUMLARINI YORDAYAN FAKTÖRLER


Dr. Öğr. Üy. Zeynep KURNAZ, Karabük Üniversitesi, zkurnaz@karabuk.edu.tr,

Dr. Öğr. Üy. Fatma Betül KURNAZ, Karabük Üniversitesi, betulkurnaz@karabuk.edu.tr


ÖZET

Bu çalışmanın amacı Karabük Üniversitesi’nde öğrenim görmekte olan son sınıf öğrencilerinin namus adına kadına uygulanan şiddete ilişkin tutumları ile toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları, öğrencilerin cinsiyetleri, öğrenim gördükleri fakülteler, geçmiş yaşantılarında şiddetle karşılaşma durumları değişkenleri arasındaki ilişkileri ve bu değişkenlerin öğrencilerin namus adına kadına uygulanan şiddete ilişkin tutumlarını ne derece yordadığını belirlemektir. Araştırma Karabük Üniversitesi’nde farklı fakültelerde öğrenim gören 367 son sınıf öğrencisi üzerinde yürütülmüştür. Araştırmanın yürütüldüğü grubun yaklaşık %53’ü kadın, %47’si erkektir. Veri toplarken fakültelerin öğrenci sayısının tüm fakültelerdeki öğrenci sayısına oranı dikkate alınarak kota belirlenerek, hem öğrencilerin fakültelere dağılımları hem de cinsiyete dağılımları açısından yaklaşık eşit bir örnekleme ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmada Sakallı- Uğurlu ve Işık tarafından 2009 yılında geliştirilen Namus Adına Kadına Uygulanan Şiddete Yönelik Tutumlar Ölçeği (NKUŞTÖ) ile Zeyneloğlu ve Terzioğlu tarafından 2011 yılında geliştirilmiş olan Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği (TCRTÖ), araştırmacılar tarafından hazırlanmış bir kişisel bilgi formuyla birlikte öğrencilere uygulanmıştır. TCRTÖ’nün alt boyutları, ‘eşitlikçi cinsiyet rolü’, ‘kadın cinsiyet rolü’, ‘evlilikte cinsiyet rolü’, ‘geleneksel cinsiyet rolü’, ‘erkek cinsiyet rolü’n den oluşmaktadır. NKUŞTÖ’den elde edilen yüksek puanlar namus adına kadına uygulanan sözel ve fiziksel şiddetin uygun olduğuna ilişkin tutumları göstermektedir Veriler toplandıktan sonra, verilerin çözümlenmesinde aşamalı çoklu regresyon analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, kadın cinsiyet rolü tutumu toplumsal öğretilerle şekillenen, eşitlikçi cinsiyet rolüne sahip olmayan, geleneksel cinsiyet rolüne ilişkin tutumları yüksek olan, erkek olan ve ilahiyat fakültesinde öğrenim gören öğrencilerin diğerlerine göre namus adına kadına uygulanan şiddete ilişkin olumlu tutuma sahip olduğu söylenebilir. Bu bağlamda toplumda kadın cinsiyet rolüne ilişkin tanımlamaların yeniden yapılarak toplumsal bir değişime neden olabilecek biçimde gerekli önlemlerin alınması, geleneksel cinsiyet rollerinin kültürel açıdan değişimini sağlayacak kurumsal çalışmaların gerçekleştirilmesi ve bu çalışmalarda odak grup olarak erkek ve ilahiyat fakültesinde öğrenim görenlerin seçilmesi kadına yönelik şiddete ilişkin tutumların değişmesinde belirleyici olabilir.



Anahtar sözcükler: Namus, Şiddet, Kadın

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞUNA YÖNELİK FARKINDALIK EĞİTİMİ


Dr. Öğr. Üyesi Kazım BİBER, Balıkesir Üniversitesi, kazimbiber@hotmail.com

TUBİTAK İl Koordinatörü, Öğretmen Hülya CANKORUR,  Milli Eğitim Bakanlığı, Rahmi Kula Anadolu Lisesi, cankorur.emin@gmail.com

Öğrenci Zehra Nur AKÇAY, Milli Eğitim Bakanlığı, Rahmi Kula Anadolu Lisesi, zakcay67@gmail.com

Öğrenci Berfu ŞUMNULU, Milli Eğitim Bakanlığı, Rahmi Kula Anadolu Lisesi, sumberfu@hotmail.com



ÖZET

Otizm spektrum bozukluğu (OSB), doğuştan gelen veya yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan, yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşimde, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranışlar, zaman zaman uyum problemleri ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren gelişimsel bozukluk olarak tanımlanmaktadır. Otizm spektrum bozukluğu söz konusu olduğunda, aileler, öğretmenler, terapistler ve doktorlar dâhil herkes için zorluk yaratan nokta, otizmli insanlar arasındaki olağanüstü farklılık ve bu farklılığa yönelik farkındalıktır. Özellikle ülkemizde otizm farkındalığını artırmak amacıyla, otizmli bireylerin ekonomik, sosyal ve kültürel hayata tam katılımlarının sağlanması için birincil derecede etkilenen aile bireylerine ve topluma yönelik bilinçlendirme çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı; OSB’li çocuğu olmayan annelerin, otizm konusunda aldıkları eğitim ve akran sohbetleri ile toplumda otizm farkındalığının oluşturulmasıdır. Bu doğrultuda 2017-2018 eğitim öğretim yılında, Balıkesir Sıdıka Sami Kula Anaokulu`na devam eden 4-6 yaş çocuğu olan ve ailesinde, birincil yakınlarında otizmli birey bulunmayan 32 anne araştırmanın çalışma grubunu oluşturmaktadır. Tek gruplu ön test-son test desenin kullanıldığı araştırmada, veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen “Otizm Farkındalık Anketi” kullanılmıştır. Annelere önce ön test uygulanmış sonrası otizm farkındalığına yönelik 6 haftalık eğitim ve otizmli çocuğu olan annelerle 6 kez 40 dakikalık sohbetler düzenlenmiştir. Verilen eğitim sonrası da son test uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 10.0 programı kullanılmış veriler ki-kare testi ile değerlendirilmiştir. Annelerin puan ortalamalarına bakılarak verilen eğitimin etkililiği ortaya konmuştur. Araştırma bulgularına göre; ön test, son test puan ortalamalarında anlamlı farklılık bulunmuştur. Araştırma bulgularından hareketle, otizmli çocuğu olmayan annelere verilen farkındalık eğitiminin ve akran sohbetlerinin etkili olduğu söylenilebilir. Bu farkındalık eğitiminin okul öncesi dönemden başlatılarak diğer eğitim kademelerindeki annelere verilmesi toplumsal farkındalığı artırmasında etkili olacağı düşünülmektedir.



Anahtar sözcükler: Otizm farkıAnahtar sözcüklerndalığı, anne eğitimi, akran sohbeti

Yüklə 0,86 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   41




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin