104:33-35 Mezmur yazarı ise yaşadığı sürece Tanrı’yı ezgilerle övmeye kararlıdır. Düşüncelerinin RAB’be hoş görünmesi ve sevincinin Rab olması için dua eder.
Tanrı’nın yaratılışını bozan günahkârların yeryüzünden uzaklaştırılmalarını adil bulur. Tanrı zaten böyle olmasına karar vermiştir ve bu nedenle duası Tanrı’nın isteğiyle uyumludur.
Bize gelince, hiç kuşkusuz şu ifadelerle sevinebiliriz:
RAB’be övgüler sun ey gönlüm!
RAB’be övgüler sunun!
105. Mezmur: İbrahim’le Yapılan Antlaşma
Tanrı, İbrahim’le yaptığı antlaşmada onun soyuna, Mısır Irmağı’ndan Fırat Irmağı’na kadar uzanan toprakları vaat etmişti (Yar.15:18-21; Çık.23:31; Yas.1:7, 8; Yşu.1:4). Bu vaat koşulsuzdu, saf lütuf antlaşmasıydı. Her şey Tanrı’ya ba-ğımlıydı, insana bağımlı olan hiç bir şey yoktu.
Mezmur, büyük coşkuyla Tanrı’nın antlaşmayı verişinden, İsrail çocuklarının vaat edilen topraklara götürülüşüne kadar olan zamanı aktarır. Vurgu, Tan-rı’nın yaptıkları üzerinedir. İsrail’in günahları ve düşüşleri hakkında hiçbir şey söylenmez.
Aslında İsrail, vaat edilen bölgeyi asla bütünüyle almış değildir. Vaade en çok yaklaşılan dönem Süleyman’ın krallığı sırasındaydı. Süleyman her ne kadar Fırat’tan, Mısır sınırına kadar olan bütün krallıklar üzerinde egemenlik sürdüyse de, Yahuda ve İsrail halkı, Dan’dan Beer-Şeva’ya kadar olan ülkede oturdular (1Kr.4:21-25). Ama İsrail’in Mesih’i, güç ve görkemle geri döndüğünde, İsrail’in sınırları Tanrı’nın İbrahim’e vaat ettiği bütün toprakları kapsayacaktır. O gün geldiğinde, iman eden İsrail yeni bir ruh ve anlayışla bu ezgiyi söyleyecektir.
Dostları ilə paylaş: |