Türk edebiyatı, Türk yazını veya Türk literatürü; Türk diliyle üretilmiş sözlü ve yazılı metinlerdir


Türk edebiyatında şiir [değiştir]



Yüklə 0.77 Mb.
səhifə6/6
tarix07.05.2020
ölçüsü0.77 Mb.
növüYazı
1   2   3   4   5   6

Türk edebiyatında şiir [değiştir]


Ana madde: Türk edebiyatında şiir





Fuzûlî

Türk şiirinin halk ağzından derlenmiş en eski ürünlerinden bazıları Divân-ı Lügati't-Türk 'tedir. Çuçu adlı bir Türk şairinin adının da anıldığı bu kaynaktaki şiirler aşk, doğa, kahramanlık, ahlâksal öğütler gibi dünya şiirinin en eski ve yaygın konularını kapsar. Burada verilen örnekler hece vezniyle söylenmiş, uyaklı dörtlüklerden oluşur. VIII.-XIII. yüzyıllardan kalma manici ve budhacı Uygurlar'a ait şiirler koşuğ,küğ gibi adlar taşır. Bazılarının adları (Aprınçur Tigin, Sıngku, Seli Tutung)da bilinen bu dönem şairlerinin ürünlerinde hece vezni ve uyak gibi öğelerin yanında dize başındaki uyaklardan, dize yenilemelerinden, aliterasyondan da geniş biçimde yararlanılmıştır. Şölensığıryuğ gibi dinsel törenlerde kopuz eşiliğinde söylenen eski Türk şiiri İslam dininin benimsenmesinden sonra Türk halk şairlerin ürünlerinin prototipidir. İslam, İran şiiri aracılığıyla alınan biçimler yanında yerli biçimler de (tuyuğ, şarkı) görülür. Şiirin kapalı olmaması, kolay anlaşılması daima istenmiştir.



Şiirde sözün ruşen ola, açık ola ve sakın ki gamız söylemeyesin, yani örtülü söylemeyesin[59]






Büyük ölçüde anlatı ustalığına dayanan eski şiirin bilgi kaynağından da beslenmesi ileri sürülmüştür. Bu yoldaki görüşler karşın divan şiiri ve XVIII. yüzyıldan itibaren ondan derin biçimde etkilenen halk şiiri, gerçek yaşamdan ve toplumdan alabildiğine uzaklaştı.



İlimsiz şiir esası (temel) yok duvar gibi olur ve esassız duvar gayette biitibar olur.----Fuzûlî






Milli edebiyat akımı ve konuşma diline, günlük yaşama, sokaktaki adamın serüvenine yönelen Garip şiiri ve daha sonraki hareketlerde şiirde vezin, uyak, söz ve anlatım sanatı gibi doğallığa aykırı anlatım öğelerini adım adım geride bıraktı.

Türk edebiyatında masal [değiştir]


Masal kelimesinin eski Türk dili anlatımlarında ve eski metinlerde "masal" , "mesele", "misal", "hikâye", "destan", "kıssa" karşılığında kullanıldığı görülmektedir. Zamanla bu kelimeye menşe olacak "mesel" kelimesi ise 19. yüzyılın başlarından itibaren yazılı ve sözlü kaynaklarda rastlanmaktadır. Bu kelime "örnek verme" ve "benzer" anlamlarında kullanılmaktadır. Bazı Türk yerleşim bölgelerinde "atasözü" karşılığında da kullanılan kelime Azeri sahasında "nağıl", Anadolu'nun bazı bölgelerinde "metel" şeklinde söylenilmektedir. Edebiyatımızda masalı gerçek anlamda ilk defa Namık Kemal'in "Mukaddeme-i Celal" 'inde kullanıldığı görülmektedir. Yazar, masalı tamamen hayali olaylardan meydana gelen bir anlatım türü olarak görmektedir. Namık Kemal ayrıca masalların ahlâki, eğitici ve terbiye edici özellikleri olduğunu belirtmektedir.

Ziya Gökalp, "Türkçülüğün Esasları" (1923) adlı eserinde masalı; halk edebiyatı ürünleri içerisinde göstererek, masalların halk hayatındaki önemine yer vermiştir.

Türk masalları üzerinde araştırma yapan Pertev Naili Boratav "100 Soruda Türk Halk Edebiyatı" adlı eserinde masalı nesirle söylenmiş, dinlik ve büyülük inanışlarından ve törelerden bağımsız, tamamiyle hayal ürünü, gerçekle ilgisiz ve anlattıklarına inandırmak iddiası olmayan kısa bir anlatı şeklinde tanımlamaktadır.



Recaizade Mahmut Ekrem, "Çok Bilen Çok Yanılır" adlı eserini bit masalı genişleterek yazdığını söyler.

Türk masal]arının kahramanları genel olarak insanlar, hayvanlar ve doğaüstü varlıklardır. Cadı karıları, devler, vezir vs. kötü kahramanlar iken padişah, kral, hükümdar, hızır, derviş vs. iyi kahramanlardır. Tilki, aslan, Anka kuşu, papağan gibi hayvan kahramanların olduğu masalların yanı sıra derviş, hızır, peri, cin gibi doğaüstü varlıkların yer aldığı masallar da bulunmaktadır.



Türk masallarında en önemli tiplerden biri Keloğlan'dır. Keloğlan tipi Türk zeka gücünün en iyi temsilcisidir.

Ayrıca bakınız: Keloğlan

Türk masal kaynakları [değiştir]


Türk masal kaynakları yazılı kaynaklar (kitaplar) ve sözlü yaşayan kaynaklardır. Türk yazılı masal kaynaklarının doğuş ve çıkış yerleri şöyle sınıflandırılmaktadır:

  • Uygur Kaynağından Gelenler : Altun Yaruk, Üç Prensle Bir Parsın Hikayesi, Prens Kayanamkara ve Papamkara Hikayesi, Kuanş im Pusar [60](Ses İşiten İlah).

  • Hint Kaynağından Gelenler: Kelile ve Dimne, Tutiname ve Bahar-ı Daniş.

  • Arap ve Fars Kaynağından Gelenler: Simbadname, Mantıku't Tayr, Binbir Gece Masalları, Binbir Gündüz Masalları.

  • Batı Kaynağından Gelenler: La Fontaine Masalları, Ezop Masalları ve Grim Kardeşler.

  • Türk Kaynağından Gelenler : Dastan-ı Ahmet Harami, Mecmua'ül Metaif, İbn-i Sina Hikayeleri, Billur Köşk Masalları.

Türk edebiyatında mizah [değiştir]


Bu konuda daha detaylı bilgi için, Mizah maddesine bakınız.

Türk edebiyatında gerçek anlamda ilk mizah ürünleri masallar, fıkralar ve seyirlik oyunlardır. Divan edebiyatında da sık rastlanmamakla birliktemizah yer almıştır. Tanzimat döneminde Türk mizahının çehresi geniş ölçüde değişti. Teodor Kasap ve Direktör Ali Bey’in Fransız edebiyatının etkisiyle yazdıkları tiyatro eserleri önem kazandı. Şinasi’nin Şair Evlenmesi, Ziya Paşa’nın Zafername ŞerhiNamık Kemal’in imzasız fıkra ve yergileri bu tiyatro eserlerini izledi. II. Meşrutiyet’le birlikte Türk mizah edebiyatı büyük gelişme gösterdi. Baha Tevfik, Peyami SafaÖmer Seyfettin,Yusuf Ziya Ortaç ve Orhan Seyfi Orhon gibi birçok yazar mizah yazılarıyla ünlendi.



Cumhuriyetle birlikte Türk mizahı yeni bir kimlik kazandı. Bu dönem yazarları geçmişi eleştiren, yeni dönemi savunan bir tutum benimsedi. Çok partili dönemle birlikte mizah kapsam ve konu bakamından büyük zenginlik kazandı. Aziz NesinSabahattin AliRıfat IlgazOrhan KemalBedii FaikHaldun TanerMuzaffer İzgüÇetin Altan gibi yazarlar bu dönemin önemli isimleridir. 1940'larda Nesin ve Ilgaz'ın Markopaşa dergisindeki çalışmaları halk tarafından benimsenmiş ve derginin tirajını yükseltmiştir. [61]

1990'larda özellikle LemanHıbır gibi karikatür dergilerinde güncel ve hiciv ağırlıklı mizah içeren köşe yazıları ön plana çıktı. Bu yazarlardan bazıları daha sonra yazılarını toplama eserlerde yayınlama imkânı buldular. Bunlara örnek olarak Atilla Atalay ve Metin Üstündağ verilebilir. Zaten Türkiye'de oldukça kuvvetli bir karikatür mizah geleneği bulunmaktadır. Akbaba ve Markopaşa'dan Gırgır, Hıbır ve Leman'a; bunlardan 2000'li yılların L-ManyakPenguen Uykusuz dergilerine, özellikle taşlama içerikli, mizahi karikatür ve köşe yazıları yaygın bir türdür. Bunlara ek olarak günümüzde Ferhan Şensoy gerek oyunları, gerekse düz yazıları ile kendine özgü mizah anlayışını göstermektedir.


Türk Cumhuriyetleri ve Türk Toplulukları Türk Edebiyatları [değiştir]


Türkiye dışındaki Türk Cumhuriyetleri ve Türk toplulukları, Türk edebiyatları aynı kültürden beslenmiş olmaları yönüyle, ortak edebi bir geçmişe sahiptir. İslamiyet öncesi Türk edebiyatının sözlü ve yazılı eserleri zaten sınırlı bir coğrafyada yaşayan Türklerin ilk ortak edebi ürünleri sayılmaktadır. Bu bakımdan Türk destanları ve İslamiyet'ten sonra yaygınlaşan halk hikâyeleri, bütün Türk dünyasında da aynı şekilde yaygın olarak bilinmektedir. İslamiyeten etkisiyle gelişen Türk edebiyatında da durum bundan farklı değildir. Kırgız Türklerinin "Umanas Destanı", Özbek Türk edebiyatının ilklerinden Ali Şir NevaiBabür ŞahAhmet YeseviUygur Türklerinin aynı zamanda ilk edebi eseri olan Divân-ı Lügati't-TürkKutadgu BiligAtabetül Hakayık gibi Türk edebiyatının klasikleri, bu "ortak edebi" geçmişin örnekleridir. Nizami, Nergisi, Bağdatlı RuhiKadı Burhanettin,Seyyid Nesimi, Ahdi, Fuzûlî gibi şair ve yazarların "klasik" bir nitelik taşıyan söz konusu eserleri bütün Türk dünyasında tanınmış ve okunmuştur.

19. yüzyılda bağımsızlıklarını kaybeden Türk boylarıAnadolu coğrafyasında gelişen edebi anlayışla, şekil ve muhteva bakımından farklılık arz eden bir edebi faaliyet göstermişlerdir. Türkiye dışında kalan Türkler bütün olumsuz şartlara rağmen edebi eserler vermeye devam etmişlerdir. Bu edebi eserlerde ana tema her zaman "hürriyet" fikri olmuştur. Zaman zaman millî kaynaklara yönelen sanatçılar, halkın sıkıntılarını edebi eserler vasıtasıyla dile getirmişlerdir. Bu eserlerde en önemli özellik yazar ve şairlerin sembolik bir anlatımı tercih etmeleridir. Bu tavır, sanatçının içinde bulunduğu topluma yönelik bazısiyasi baskılardan kaynaklanmaktadır.

20. yüzyılın sonlarına doğru millî uyanışa sahne olan Türk dünyasında edebi gelişmeler de bu paralelde gerçekleşmiştir. Şair ve yazarlar öz kültürüne yönelmiş ve yarım yüzyıl yasaklanmış pek çok millî düşünceyi eserlerinde işlemeye başlamışlardır.

Türk Cumhuriyetleri Türk edebiyatı [değiştir]

Azerbaycan Türk edebiyatı [değiştir]


Ana madde: Azeri edebiyatı

Azerbaycan Türk edebiyatı, AzerbaycanİranIrak sahalarında yaygın olarak kullanılan Azeri şivesiyle meydana getirilen eserlerden oluşmaktadır.Halk edebiyatı ve İran edebiyatı etkisinde gelişen Azeri edebiyatı ile Anadolu'da gelişen Türk edebiyatı arasında pek çok ortak nokta bulunmaktadır.Kerem ile AslıKöroğluNasreddin HocaAşık Garip gibi edebi ürünler her iki sahada da yaygındır. Anadolu sahasında da tanınan Kadı Burhanettin,NesimiFuzuli gibi şairler, Azeri edebiyatının önde gelen isimlerindendir.


Kazakistan Türk edebiyatı [değiştir]


Kazakistan Cumhuriyeti bünyesinde yaşayan Türkler ile Doğu Kazakistan'daki Kazak Türklerinin oluşturduğu bu edebiyata "Kazak Türkleri Edebiyatı" denir. Anadolu sahasında bilinen Tahir ile ZühreYusuf ile ZelihaLeyla ile Mecnun gibi halk hikâyeleri Kazak Türkleri arasında da yaygındır.

Kıbrıs Türk edebiyatı [değiştir]


Ana madde: Kıbrıs Türk edebiyatı

Kıbrıs1571 yılında Türkler tarafından fethedilmiştir. Yaklaşık beşyüz yıl; dil, tarih, folklor ve edebi alanda çeşitli eserler veren Kıbrıs Türkleri, XX. yüzyıla kadar klasik edebiyatımızın etkisinde kalmıştır. Aşık Remzi, Mehmet Derviş Efendi, Sükuti gibi klasik edebiyatı şairleri aynı zamanda klasik edebiyat şairleri aynı zamanda klasik edebiyatın ilk temsilcileri sayılır. Bir müddet adada ikamet eden Ziya Paşa ve Namık Kemal de bazı eserlerini burada vermiştir.

Kırgızistan Türk edebiyatı [değiştir]


Ala dağlar(Tanrı dağları) vadisi ve Ala dağlar bölgesinde yerleşmiş olan Kırgız Türkleri, zengin bir sözlü edebiyata sahiptirler. Kırgızların en önemli destanları Manas Destanı'dır. Manas Destanı'nın bilinen kısmı 1 milyon beyit kadardır.



Geleneksel Kırgız Manas Destanı'nın Karakol şehrinde canlandırılması



Ceti tördün başında,
Cetkilen tuuğan Böyön Kan,
Böyön kandın balası,
Kayrattuu tuuğan Kara Kan
Kara kandın balası,
Kayrattuu tuuğan Cakıp Kan,
Çuŋkar uya üstündö
Almatının oosında
Cerdep catkan Cakıp Kan
Keçe Aydar kandın kısı Çıyrıçını
Alğan eken Cakıp kan
... [62]

Çağdaş Kırgız Türk edebiyatının en önemli romancısı Cengiz Aytmatov'dur. Özellikle lirik aşk hikâyeleri ve halk kültürlerinden ilham alarak yazdığı millî eserleriyle tanınan Cengiz Aytmatov'un eserleri pek çok dile de çevrilmiştir.


Özbekistan Türk Edebiyatı [değiştir]


Özbekistan Türk edebiyatı, Türk şivelerinden biri olan Çağatay şivesiyle meydana getirilmiş edebiyatın devamıdır. Bütün Türk dünyasında tanınan;Ali Şir NevaiBabür ŞahŞeybani gibi şair ve yazarlar, Çağatay Türkçesiyle eserler yazmışlardır.

Türkmenistan Türk Edebiyatı [değiştir]


Bugünkü Türkmenistan Cumhuriyeti sınırlarında yaşayan Türklerin meydana getirdiği Türkmenistan Türk edebiyatı, zengin sözlü bir edebiyata sahiptir. Türk dünyasında da yaygın olarak bilinen "Dede Korkut kitabıKöroğluAşık Garip HikayesiTahir ile Zühre" gibi halk hikâyeleri bu sözlü edebiyatın temelini oluşturur.

Türk Toplulukları Türk edebiyatı [değiştir]


Türk toplulukları Türk edebiyatı:

  • İdil-Ural çevresi edebiyatı: Tatar edebiyatı, Başkurt edebiyatı, Çuvaş edebiyatı,

  • KaradenizKafkas ve Hazar ötesi edebiyatı: Gagavuz Türkleri edebiyatı, Kazan Türkleri edebiyatı, Kırım Türkleri edebiyatı, Karaim Türkleri edebiyatı, Karaçay-Balkar Türleri edebiyatı, Kumuk Türkleri edebiyatı, Nagay Türkleri edebiyatı, Karakalpak Türkleri edebiyatı,

  • Sibirya Türkleri edebiyatı: Yakut Türkleri edebiyatı, Hakas Türkleri edebiyatı, Tuva Türkleri edebiyatı, Altay Türkleri edebiyatı,

  • Balkan Türkleri edebiyatı: Batı Trakya Türkleri edebiyatı, Romanya Türkleri edebiyatı, Kosova Türkleri edebiyatı, Makedonya Türkleri edebiyatı ve Bulgaristan Türkleri edebiyatı,

  • Irak Türkleri edebiyatı,

  • Doğu Türkistan - Uygur Türkleri Uygur edebiyatı gibi toplulukların edebiyatlarından oluşmaktadır

Türk edebiyatı ile Türk toplulukları arasındaki yarım yüzyıllık siyasi bir kopmanın dışında hiçbir ayrılık gözlenmemektedir. Duygudüşünce ve zevk bakımından ortak bir özellik taşıyan Türk edebiyatlarındaki konu farklılıkları her bölgede yaşayan "tarihi, siyasi ve sosyal olayların" ayrı ayrı biçimlerde gelişmesinden kaynaklanmaktadır.

Türk topluluklarındaki eserlerde ekseriyetle esaret teması ve hürriyet fikri ana temayı oluşturmaktadır. Bütün Türk toplumlarında; millî kaynaklara yönelme ve öze dönüşle ilgili konularda da ortak noktalar bulunduğu görülmektedir.


Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2019
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə