Türk edebiyati edebi sanatlar sinif (SÖz sanatlari) ders notu



Yüklə 154.12 Kb.
səhifə1/3
tarix24.12.2017
ölçüsü154.12 Kb.
  1   2   3

TÜRK EDEBİYATI EDEBİ SANATLAR 9. SINIF

(SÖZ SANATLARI) DERS NOTU


EDEBİ SANATLAR (SÖZ SANATLARI)


  • Anlatımı güçlendirmek, zenginleştirmek ve söyleyişe güzellik katmak için başvurulan söz ve anlam oyunlarına “edebi sanatlar” denir.

  • Söz sanatları hem şiirde hem de düzyazıda kullanılabilir.



Söz Sanatları Üç Bölüme Ayrılır:



  1. Mecaza Dayalı Sanatlar




  1. Teşbih (Benzetme)

  2. İstiare (Eğretileme)

  3. Teşhis (Kişileştirme)

  4. İntak (Konuşturma)

  5. Tariz (İğneleme)

  6. Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması - Düz Değişmece)

  7. Kinaye (Dokundurma)



  1. Anlama Dayalı Sanatlar




  1. Tezat (Karşıtlık)

  2. Tevriye (İki Anlamlılık)

  3. Mübalağa (Abartma)

  4. Hüsn-i Talil (Güzel Neden Bulma)

  5. Tecahül-iArif (Bilmezlikten Gelme)

  6. İstifham (Soru Sorma)

  7. Tenasüp (Uygunluk)

  8. Terdit (Şaşırtma)

  9. Telmih (Anımsatma)

  10. Leffü Neşr (Sıralı Açıklama)

  11. Tedric (Dereceleme)

  12. Tekrir (Yineleme)

  13. Rücu (Geriye Dönüş)

  14. İltifat (Yönelme)

  15. İrsal-ı Mesel (Atasözü Söyleme)

  16. Kat (Kesme)

  17. Sehl-i Mümteni

  18. İcaz (Özlü Söz)



  1. Sese Dayalı Sanatlar




  1. Cinas (Sesteşlik)

  2. Seci (İçuyak)

  3. İştikak (Türetme)

  4. Akis (Çaprazlama)

  5. Akrostiş

  6. Lebdeğmez (Dudakdeğmez)

  7. Kalp (Evirmece)

  8. Aliterasyon (Ses Yinelemesi)

  9. Nida (Sesleniş)

  1. MECAZA DAYLI SANATLAR



  1. Teşbih (Benzetme)




  • Aralarında herhangi bir yönden yakınlık bulunan iki varlıktan veya kavramdan nitelikçe zayıf olanını, güçlü olanına benzeterek anlatma sanatına “teşbih” denir.

  • Bir teşbihte, ikisi temel, ikisi yardımcı öge olmak üzere dört öğe bulunur.




  1. Temel Ögeler




  1. Benzeyen: Zayıf öge

  2. Benzetilen: Güçlü öge




  1. Yardımcı Ögeler




  1. Benzetme Edatı: Karşılaştırmayı sağlayan sözcüktür. “gibi, kadar, sanki misali, andırmak, benzemek” sözcükleriyle “-leyin, -cesine” gibi ekler benzetme edatı göreviyle kullanılır.




  1. Benzetme Yönü: İki varlık arasındaki ortak özelliktir.



UYARI: Bir benzetmede, benzetmenin dört öğesinin de bulunması zorunlu değildir. Bir benzetmeden söz edebilmek için benzeyen ve benzetilenin bulunması yeterlidir.


Benzetmeler, kullanılan öge sayısına göre dörde ayrılır.



  1. Ayrıntılı Benzetme

  • Dört ögenin de kullanıldığı benzetmedir.


Ör.


  • Altın gibi sarı başaklar arasından geçtik.

Benzetilen Benzetme Benzetme Benzeyen

Edatı Yönü


  • Yılan gibi kıvrılan yollar önümüzde uzanıyordu.

K.B B.E. B.Y. B


  • Bizim gemi martı gibi pek oynak

B. K.B B.E B.Y


  • Ali, aslan kadar cesur biriydi.

B. K.B B.E B.Y


  1. Pekiştirilmiş Benzetme




  • Benzetme edatının kullanılmadığı benzetme


Ör.


  • Ali cesurlukta aslandır.

B. B.Y K.B


  • Yiğitlikte kaplandır Mehmet.

B.Y K.B B

  1. Kısaltılmış Benzetme




  • Benzetme yönü olmayan benzetme


Ör.


  • Murat Bey kuzuya benzer

B. K.B B.E


  • Altın gibi başaklar gördük.

K.B B.E B



  1. Yalın Benzetme (Teşbih-i Beliğ - Güzel Benzetme)




  • Temel öğelerle kurulan benzetme


Ör.


  • Gider oldum, kömür gözlüm elveda.

K.B B

  • İpek saç

K.B B


  • Keman kaş

K.B B


  • Elma yanak

K.B B


  • Sırma saç

K.B B

Benzetme ile İlgili Örnekler


  • Her gölge bir insan kadar inceydi, derindi.

  • Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi.

  • Hülya tepeler, hayal ağaçlar

  • Bir bakışı vardı Esma’nın

Kavak ağaçları gibi pırıl pırıl

  • Sıra heykeller gibi durup seyrettiniz.

  • Yangından çıkmış eşya gibi kırık döküğüm.

  • Dilim yay kesildi, sözüm ok.

  • Dağılmış pazar yerine benziyor memleket.

  • Köyler tozlanmış birer resim.

  • Akşam, lekesiz, saf, iyi bir yüz gibi akşam

  • Sular öyle temiz ki annemin yüzü gibi.

  • Yolcuyum bir kuru yaprak misali.

  • Her günüm bir yıla döndü.

  • Dünya zindan görünür gözüme.

  • Acep beni anar m’ola

O kaşları keman şimdi

  • Toroslar Çukurova’yı at nalı biçiminde kuşatmış bir duvar sanki.



  1. İstiare (Eğretileme)




  • Benzetmenin temel öğelerinden yalnız biriyle yapılan mecaz sanatıdır.

  • İstiare İkiye Ayrılır:




  1. Açık İstiare




  • Yalnız benzetilenin kullanıldığı istiaredir.


Ör.


  • Yatan şu meleğe bakınız.

Çocuk

( K.B)

  • Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

Beyaz saç

(K.B)

  • Bu memlekette bir gün sabah olursa Haluk!

Güzel günler

(K.B)

  • Yuvayı yapan dişi kuştur.

Kadın

(K.B)

Dert

(K.B)


  • İki kapılı bir handa / Gidiyorum gündüz gece

Dünya (K.B)


  • Havada bir dost eli okşuyor tenimizi

Rüzgâr (K.B)


  • Ağaçlar sonbaharda elbiselerini soyundu.

Yaprak

(K.B)


  1. Kapalı İstiare




  • Yalnız benzeyenin kullanıldığı istiare


Ör.


  • Tekerlekler, yollara bir şeyler anlatıyor.

Benzeyen İpucu


  • Kalbim yırtılıyor her nefeste

(B) İpucu


  • Sonbahar ağlıyor çarıklı ayaklarına

(B) İpucu


(B) İpucu
Uyarı

  • Her kişileştirme bir kapalı istiaredir ancak her kapalı istiare bir kişileştirme değildir.



İstiareyle İlgili Örnekler


  • Sınırlarımızı aslanlarımız bekliyor.

K.B

  • Tekrar o alev gömleği giymiş gibi yandım.

K.B

  • Bence o yılana fazla güveniyorsun.

K.B

  • Yüce dağ başında siyah tül vardır.

K.B


  • Bir hilal uğruna ya Râb ne güneşler batıyor.

K.B

  • Yürek dağlanırdı siyah oklardan süzülen yaşlarla

K.B

  • Asma saat çelik bir şal atmış omzuna

B.

  • Anadolu’nun acıları, sevinçleri, ağıtları yanık türkülerde tüter daima.

K.B

B

  • Kıyı rıhtımlarda uyur her gemi.

B

  • Araba yanımızdan akıp geçti.

B

  • Yalnız zaman olur bazı akşamlar

Bir kadın çehresi yanarken camlar

K.B (Güneş ışığı)

Bir lahza belirir loş aynalarda



  • Boynu bükük adalar tanıyor sanki bizi.

B

  • Vatan ufkunda en güzel çeyiz

K.B

  • Saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne.

K.B

K.B

  • Ufukta günün boynu büküldü.

B

  • İçimde yeni umutlar filizleniyor.

B

  • Çocuklar yuvadan birer birer uçtu.

B

  • Ninniler söylermiş bu serin dere.

B

  • Bu ölmüş sulara ağlayan sular.

B

  • Anılarımız paslanıyor görüyor musun?

B

  • Güzel gitti diye pınar ağladı.

B

  • Yalnızlık uluyor dört bir yanda.

B

Temsili İstiare (Yaygın Eğretileme)


  • Birtakım kavramları, varlıkları başka simge sözcüklerle aktarmaya temsili istiare denir. Bu tür istiare bütün şiire yayılmıştır. Daha çok fabllarda görülür.


Ör.

  • Zeytin dalı barış

  • Mavi melek umut

  • Yılan tıp

  • Zincir esaret

  • Terazi adalet

  • İskelet ölüm


Şiirlerde de görülür:


  • At (Faruk Nafiz) Türk ulusu

  • Sakarya Türküsü (Necip Fazıl) Türk gençliği

  • Merdiven (Ahmet Haşim) İnsan yaşamı

  • Sesiz Gemi (Yahya Kemal) Tabut


  1. Teşhis (Kişileştirme)




  • İnsan dışındaki varlıklara insana özgü nitelikler yükleyerek anlatma sanatına “kişileştirme” denir.


Ör.


  • Yol kenarındaki ağaçlar konfeti atıyor.

  • Ben gidersem sazım sen kal dünyada

Gizli sırlarımı aşikâr etme

  • Toplanıyordu göklerde bulutlar yığın yığın

Hırçın bir fırtınayı düşünüyordu deniz

  • Köylünün toprağa hasreti var

Toprağın hasreti makinalar

  • Tohum altta nefes nefese

Kulağı gök gürültüsünde

  • Dağ dağ o güzel ses bütün etrafı gezdi

Görmüş geçirmiş denizin kalbine sindi

  • Bir sarmaşık uyanıyordu uykusundan

  • Bûydan hoş rengden pâkîzedür nâzük tenün

Beslemiş koynında gûyâ kim gül-i ra‘nâ seni


  1. İntak (Konuşturma)




  • İnsan dışı varlıkları, insan gibi konuşturmaya “intak” denir.


Ör.
Küçücük bir çeşmeyim yurdumun

Unutulmuş bir dağında

Hiç kesilmeyecek suyum

Yıldızların aydınlığında

Boyuna akar dururum

(Cahit Külebi)



  1. Tariz (iğneleme - Dokundurma)




  • Bir kimseyi, bir olayı veya durumu eleştirmek amacıyla bir sözü, tam tersi anlama gelecek biçimde kullanma sanatına “tariz” denir.


Ör.


  • Aferin oğlum Ahmet

Sen bu yolda devam et

Herifçioğlu Sen Mişel’de koyvermiş sakalı



Neylesin bizim köyü, nitsin Mahmut Makal’ı

(Bedri Rahmi Eyüboğlu)

  • Bir kuruşu bine çıkar hileyle

Hilekârlık hoş sanattır usanma

  • Müdürün bu dahice fikrine çocuklar bile güldü.

  • Babam, kitap elimde uyumakta olduğumu görünce, “Aferin oğlum, iyi çalışıyorsun!” deyip kitabı elimden aldı.

  • İçkiyi hiç sevmediğin elindeki içki şişesinden anlaşılıyor.

  • Çok fakirsin biliyorum, varın yoğun on işhanıyla şu arabalar.

  • Çok temiz giyinirdi, gömleği adeta bir lokanta listesi gibiydi.

  • Bu kadar hızlı yürürsen, kaplumbağayı geçersin.

  • İnci gibi yazısı vardı, yazısını üç kişi zor okurduk.

  • Ne saf adam, şeytana bile pabucu ters giydiriyor.

  • Kemlik et elinden geldiği kadar

Sakın iyilik edip düşman kazanma

  1. Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması - Düz Değişmece)




  • Benzetme amacı güdülmeden bir sözü başka bir söz yerine kullanmaya “mecaz-ı Mürsel” denir.

  • Mecaz-ı Mürsel, iki kavram arasındaki benzerliğe değil, yakın ilgiye dayanan bir mecaz sanatıdır.

  • Çeşitli şekillerde yapılır.




  1. Parça - Bütün İlişkisi




  1. Bir nesnenin parçası söylenir, bütünü anlatılmak istenir.


Ör.


  • Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor.

Bayrak

  • Az sonra motor kıyıya yanaşacak.

Motorlu tekne

  • Ufukta bir yelken göründü.

Yelkenli gemi

  • Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal

Bayrak

  • Bu eller nice mektuplar yazdı.

İnsan - Kişi

  • Seni cepten ararım.

Cep telefonu


  1. Bir nesnenin tümü söylenir, parçası anlatılır.


Ör.

  • Vapur Kadıköy’e yanaştı.

Kadıköy İskelesi

  • O, başını örten bir hanımdı.

Saçını

  • Nalbant atları nalladı.

Atın ayaklarını



  1. Sanatçı - Yapıt İlişkisi




  • Sanatçı söylenir yapıt (eser) anlatılır.


Ör.

  • Her zaman Fikret’i okurum.

Tevfik Fikret’in eserleri

  • Bu yaz Tolstoy’u okudum.

  • Müzik marketten bir Tarkan aldım.

  • Yahya Kemal’de bütün söz sanatlarının örneklerini bulabiliriz.

  • Namık Kemal’i bir haftada okumak mümkün mü?

  • Ben sadece R. Nuri’yi bir solukta okuyabilirim.

  • Asıl coşkuyu, lirizmi Cahit Sıtkı’da aramalısınız.


  1. İç - Dış İlişkisi




  1. Dıştaki söylenir içteki anlatılır.


Ör.

  • Sobayı yaktım.

Odun - kömür

  • Bir dikişte şişeyi bitirdi.

Su


  • Önündeki iki tabağı yedi, yine doymadı.

Yemek

  • Bizden evvel buraya inen üç dört arkadaş

Kurmuştular tutuşan ocağa karşı bağdaş

İçindeki çalı çırpı - odun

  • İlkyazda balkondaki saksılar yeşerdi.

Çiçek - Bitki



  1. İçteki söylenir, dıştaki anlatılır.


Ör.

  • İçeriye ayaklarınızı çıkarmadan girmeyin.

ayakkabı

  • Çok ıslanmışsın, sırtını çıkar.

elbise


  1. Neden - Sonuç İlişkisi




  • Sonuç söylenerek neden düşündürülür.


Ör.

  • Köydeki tarlalara bu yıl bereket yağmadı.

Yağmur

  • Tatil yağıyor, bu kış biraz dinleneceğiz.

Kar


  1. Yer - Yönetim İlişkisi




  • Yer söylenir, yönetim kastedilir.


Ör.

  • Atina’nın karara, sert tepki göstermesi bekleniyor.

  • O günlerde Ankara, İstanbul’a göre daha cesurdu.

Ankara Hükümeti İstanbul Hükümeti

  • Çankaya bu yasayı da onayladı.

  • Londra bu olaylara sessiz kalmadı.


  1. Yer - Olay İlişkisi




  • Yer söylenir, tarihsel bir olay anlatılmak istenir.


Ör.

  • Lozan kimi aydınlarca hâlâ eleştiriliyor.

(Lozan Konferansı)

  • Sivas ve Erzurum ulusal bağımsızlığın ilk adımıydı.



  1. Yer - İnsan İlişkisi




  • Yer söylenir, o yerdeki kişi veya kişiler anlatılır.


Ör.

  • Konferanstan sonra bütün salon ayağa kalktı.

  • Tüm köy, yaşlı adamı karşıladı

  • Bu yaz Diyarbakır susuzluktan kavruldu.

  • Eve telefon açıp öyle gidelim.




  1. Soyut - Somut İlişkisi




  • Soyut bir ad verilir, somut bir varlık anlatılmak istenir ya da somut bir ad verilir, soyut bir kavram anlatılmak istenir.


Ör.


  • Bu saatten sonra okuduklarımı kafam almıyor.

hafıza, zihin

  • Öğretmenler gençliğe seslenir.

genç insanlar

  • Ondaki beyin kimsede yok.

zekâ, akıl

  • Bu olayda kimin parmağı var.

etki

  1. Araç - İnsan ilişkisi





Ör.

  • Ünlü raketler, final oynayacak.

  • Ülkemizdeki tanınmış kalemler bu sempozyumda tanıştı.

  • Her hafta İstiklal Marşı’nı önlüklere okutuyorum.

  • O, ülkemizin tanınmış fırçasıdır.




  1. Yön - Topluluk İlişkisi




  • Yön söylenir, belirli bir ülke, kıta anlatılır.


Ör.

  • H. Edip, Sinekli Bakkal’da Doğu - Batı sentezi yapmıştır.

  • Doğu’nun kaderi hep diktatörler oldu.

Asya

  1. Tarih - Olay İlişkisi




  • Tarih söylenir, olay anlatılmak istenir.


Ör.

  • Amerika 11 Eylül’ün yaralarını sardı.

  • Türkiye 17 Ağustos’u unutamıyor.

17 Ağustos depremi


  1. Sayı - İnsan İlişkisi




  • Sayı söylenir, insan anlatılır.


Ör.

  • 145, bugün okula gelmedi.



  1. Kinaye (Değinmece)




  • Bir sözün hem gerçek hem de mecaz anlamda kullanılması sanatına denir.




  • Kinayede asıl anlam mecaz anlamdadır.


Ör.

Ben bu yükü taşıyamam sensiz

  • Selimiye Kışlası’ndan Karacaahmet Mezarlığı’na giden yolların en kestirmesi Haydarpaşa Hastanesi’nden geçer.

  • Bulamadım dünyada gönlüme mekân

Nerde gül gördümse etrafı diken

  • Yine parmağım ağzımda kaldı

Masumluk akıyordu yüzünden

  • Şu karşımda göğüs geren

Taş bağırlı dağlar mısın?

  • Ali’nin kapısı herkese açıktır.

  • Ateş olmayan yerde duman çıkmaz.

  • Yüzü kızardı.

  • Anan bir çamaşır günü sancılandı

Açtın çapaklı gözlerini

Merdiven altında



Güldürdün babanın yüzünü

  • Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde en son ocak

  • Seni elinden tutup buraya getiren adamı nasıl tanıyamazsın.

  • Demir tavında dövülür.

  • Merdiven basamak basamak çıkılır.

  • Düşene hep el uzatır.




Dostları ilə paylaş:
  1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə