Adaleti savunanlar stratejik araştirma merkezi “assam”



Yüklə 226,77 Kb.
səhifə1/3
tarix08.01.2019
ölçüsü226,77 Kb.
#92681
  1   2   3


ADALETİ SAVUNANLAR STRATEJİK ARAŞTIRMA MERKEZİ
ASSAM”

(10 EYLÜL 2011)




STRATEJİ

REHBERİ


Ahmet TÜRKAN

ASSAM Genel Sekreteri


İstanbul – Eylül 2011

ASDER - STRATEJİK ARAŞTIRMA MERKEZİ
ASSAM

İÇİNDEKİLER...................................................................................................1

KISALTMALAR.................................................................................................3
ÖZET.....................................................................................................................4
GİRİŞ....................................................................................................................6
STRATEJİ REHBERİ


  1. STRATEJİ NEDİR......................................................................................8

  2. NEREDEYİZ? NEREYE ULAŞMAK İSTİYORUZ?...............................9

    1. Neredeyiz?.......................................................................................9

    2. Nereye Ulaşmak İstiyoruz?..............................................................9

    3. Araştırma Merkezi Olarak ASSAM................................................10

    4. Tartışma Platformu Olarak ASSAM................................................11

    5. Yayınlar.............................................................................................11

  3. Mevcut Durum Analizi Nasıl Yapılır?...........................................................11

  4. Vizyon Nedir?...............................................................................................11

    1. İyi Seçilmiş Bir Vizyon Ne Sağlar....................................................11

  5. Çevre Analizi................................................................................................12

    1. Genel Çevre Analizi..........................................................................12

    2. Politik Çevre Unsurları......................................................................12

    3. Yakın Çevre Unsurları.......................................................................12

    4. Ekonomik Çevre ve Unsurları...........................................................13

    5. Sosyo Kültürel Çevre ve Unsurları...................................................13

    6. Demografik Çevre ve Unsurları........................................................14

    7. Teknolojik Çevre ve Unsurları..........................................................14

    8. Dış Çevre Analizinde Yararlanılan Teknikler....................................14

      1. Bilgi Toplamak......................................................................14

      2. Varsayım Geliştirmek............................................................14

      3. Tahmin Teknikleri..................................................................14

        1. Sayısal Olmayan (Kalitatif) Tahmin Teknikleri.........14

        2. Sayısal (Kantitatif) Tahmin Teknikleri.......................14

        3. Yaratıcı Tahmin Teknikleri.........................................14

  6. Kurumsal Değerler.........................................................................................15

  7. Misyon Nedir?...............................................................................................15

  8. Stratejik İş Modeli.........................................................................................15

    1. Faaliyet Alanları.................................................................................16

    2. Kritik Başarı Göstergeleri..................................................................16

    3. Stratejik Destekcilerin Belirlenmesi...................................................16

    4. Bu faaliyet alanları, kritik başarı göstergeleri ve stratejik desteklerin gerçekleşmesinde destek olması için gerekli organizasyonel kültürün belirlenmesi :....................................................................................16

  9. Stratejik Yönetimin Önemi...........................................................................16

  10. Askeri Stratejik Yönetim İlkeleri.................................................................16

    1. Güçlü Olma İlkesi.............................................................................16

    2. Güçleri Kuvvetli Olunan Nokta Etrafında Birleştirerek Düşmanın Zayıf Olduğu Yerden Çökertme İlkesi.......................................................17

    3. Amaç-Araç Uygunluğu İlkesi...........................................................17

    4. Esneklik Uysallık ve İhtiyat İlkesi....................................................17

    5. Güçlerin Ekonomisi veya Etkin Bir Şekilde Kullanılması İlkesi......17

    6. Ateş İle Hareketi Birleştirme İlkesi...................................................17

    7. Kayıp Vermeksizin Geri Çekilmeyi Bilme İlkesi..............................17

  11. Stratejik Bir Hikaye......................................................................................18

  12. Stratejik Araştırma Konularımız...................................................................19

  13. ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ve SONUÇ..............................................................22

  14. KAYNAKLAR.............................................................................................23

  15. EKLER.........................................................................................................24


KISALTMALAR
ASDER : Adaleti Savunanlar Derneği

ASSAM : Asder Stratejik Araştırma Merkezi

SADAT: Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Ticaret A.Ş.

AB : Avrupa Birliği

ABD : Amerika Birleşik Devletleri

Ar-Ge : Araştırma Geliştirme

NATO : (İngilizce: North Atlantic Treaty Organization, Türkçe: Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü )

ÖZET
Geçen yüzyılın başında imparatorluklar dağıldı. İmparatorlukların bünyesinde bulunan milletler Birinci Dünya Savaşının galipleri tarafından güdümlü devletçikler halinde teşkilatlandırıldı. Bağımlı devletler, özgür olduklarını zannettikleri halde, totaliter rejimlere mahkum edildi. Diktatörler, vasi devletler tarafından korundu ve desteklendi.

İki dünya harbi arasında, batının gelişmiş devletleri daha ziyade faşist diktalarla, Sovyetler ve bağlıları da komünist diktalarla idare edildi.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında, batılı devletlerde, ABD ve İngiltere örnek alınarak, demokratik sistemler yerleşirken, Rusya ve bağımlılarında Komünizm yönetim sistemi olarak benimsendi.

Batı, Komünizme karşı Amerika’nın önderliğinde NATO blokunu, Rusya’nın Liderliğindeki Sovyetler Birliği de, azgın kapitalizme karşı VARŞOVA Paktını oluşturdu.


Geçen yüz yıl, Silahlı Güç öne çıkarılarak, geliştirilerek ve teşvik edilerek, iki süper gücün ve temsil ettikleri ideolojilerin çatıştırılması sonucunda, tam bağımsızlıklarını kazanamamış ülkelerin sömürülmesi ile geçti.

İkinci Dünya savaşından sonra, Milletler Cemiyeti (10 Ocak 1920: 18 Nisan 1946); Savaşın galipleri tarafından revize edilerek yeniden teşkilatlandırıldı ve 24 Ekim 1945 tarihinde Birleşmiş Milletler Teşkilatı kuruldu. Amacı "adalet ve güvenliği, ekonomik kalkınma ve sosyal eşitliği uluslararasında tüm ülkelere sağlamak” olarak gösterilmesine rağmen Batılı Devletler, Birleşmiş Milletler Teşkilatını kendi sömürü düzenlerini kurup sürdürmelerini sağlamak için bir araç olarak kullandılar.

İkinci Dünya Savaşından sonra, 27. Haçlı Seferinin ileri karakolu olarak Filistin’e yerleştirilen İsrail, hançer gibi girdiği İslam Coğrafyasının kalbi mesabesindeki coğrafyada, Hristiyan Dünyasının gözü, kulağı ve yumruğu gibi desteklenirken ve BM dahil Batının Kontrolündeki bütün kuruluşlar tarafından himaye edilirken, yoğun psikolojik harekatla, Dünyanın yönetimi Siyonizmin kontrolundaymış gibi gösterilerek ve İslam Dünyasına göz dağı verilerek, Bu küçük Devletin Batının maşası olduğu unutturuldu.
Yüzyılın sonunda, Afganistan’ı işgali altında tutmaya çalışan Sovyetler Birliği dağıldı ve sosyalist ideoloji çöktü.

Bu yüzyılın başında, rakipsiz kalan ABD ve NATO, dünya jandarmalığını üslendi. Arka arkaya ABD ve Müttefikleri özgürlük getirmek bahanesiyle, Afganistan'ı ve Irak'ı işgal etti. Bu iki askeri işgal, batıya pahalıya mal oldu. Ekonomilerini çökme aşamasına getirdi ve askeri işgallerle egemenliklerin sürdürülemeyeceği gerçeğine ulaştılar.


Sayısı altmışı bulan Birleşmiş Milletlere üye Müslüman Devletler, Dünya kara, deniz ve hava ulaşımının üzerinden geçtiği, üç kıtanın merkezine hakim önemli jeostratejik değere sahip coğrafyasına, zengin yeraltı-yerüstü kaynaklarına ve temsil ettiği yüce manevi değerlere rağmen, Batının güdümünden kurtulamadığı ve milli yönetimlerini iş başına getiremedikleri için, ittifak edip hak ettiği güce ulaşamamıştır.

Dünyanın süper ve bölgesel güçlerinin (ABD, AB, Rusya, Japonya, Çin ve Hindistan) gözü İslam Coğrafyasındadır. Siyasi ve ekonomik çıkarlarını sağlamak için İslam Ülkeleri üzerinde egemenlik kurmak için mücadele vermekte ve bu Ülkeleri karıştırmaktadırlar.


Türkiye, Cumhuriyetin kuruluşu ile beraber, gelişmiş devletler seviyesine ulaşmanın, sosyo-kültürel devrimlerle toplumu değişime uğratmadan mümkün olmadığı kabulü ile; İslâm Dinini, İslâmî değerleri ve temsil ettiği medeniyeti tehdit olarak gördü. Batı medeniyetini ulaşılacak nihai hedef olarak göstererek, yüzünü batıya çevirirken, İslam Devletlerine ve Müslüman Milletlere sırtını döndü ve İslam dünyasına yabancılaştı. Bir asırdır, Batı güdümünde hareket eden Ülkemiz, İslam Devletlerinden kuşku duydu ve bu devletlere hep tehdit algılaması ile baktı. Bu bakış, Devlette taban tabana zıt iki iradenin oluşmasına (bürokratik ve siyasi iradeler) ve bunların sürekli çatışma halinde olmasına, Devletin gücünü Milletin üzerinde heba etmesine sebep oldu. Siyasi iradeyi vesayetinde tutan ve bürokratik otoriteyi de kontrol eden Silahlı kuvvetler, irtica sendromu nedeniyle mütedeyyin insanları devlete küstürürken, birlik olmanın tutkalı durumundaki dini değerleri yok etmek istediği ve seküler kavmiyetçi tutumu nedeniyle de, Kürt Halkını, Devlete bağlılığını sorgular hale getirmiştir.
İslam Ülkelerinin birliği için Türkiye'nin Liderliğine, Türkiye'nin İslam Ülkelerine önderlik yapabilmesi için de Milli İradeyi Devletin bütün kurumlarına hakim kılmasına bağlıdır.

Otoriter yönetimleri devirerek demokrasiyi seçme yolunda olan İslam Ülkelerinin önünde zorlu günler bulunmaktadır. Yolsuzluk, yoksulluk ve adalet ihtiyacı ile mücadele edecek genç demokrasilerin devasa sorunlarını çözebilmek için tekrar Batının kucağına itilmemeleri gerekmektedir. Dayanışmaya ve doğru yol göstericiye ihtiyaçları vardır. Ekonomik işbirliği ve desteğe, dış politikada yol göstericiliğe, sömürücülere karşı savunma işbirliğine, kendi ülkeleri ve üçüncü devletlerden kaynaklanan hak ihlallerine karşı alternatif adalet sistemlerine ihtiyaç vardır.


Türk ve Müslüman Milletlerin refahı, Dünyada barış ve adaletin tesisi, İslam Ülkelerinin bir süper güç olarak Dünya siyaset sahnesine çıkmasına bağlıdır.
Bu noktada, ASDER'e önemli görev düşmektedir. Milletinin manevi değerlerini özümsemiş, Türk Toplumunun her kesiminde Adaletin tesisi için mesai sarf eden, Devlet yönetiminde ve Askeri meselelerin hallinde tecrübe sahibi olan ASDER Mensupları; ulusal ve uluslararası meselelerde Türk ve dünya Toplumlarına doğru hal tarzları sunarak kamu oyu oluşturabilecek ve aynı zamanda siyasi iradeye çözümler üretebilecek birikime sahiptir.

Geçtiğimiz tarihi süreçte üzerine düşen sorumlulukları müdrik olan ASDER, bir strateji Araştırma merkezi kurmaya karar vermiştir.


Bunun için Adaleti Savunanlar Derneği Strateji Araştırma Merkezi (ASSAM) 24 Eylül 2011 tarihinde çalışmalarına ASDER Genel Merkezinde başlamıştır.


GİRİŞ

Milli ve manevî değerlerin korunması, yaygınlaştırılması, bütün devlet kurumlarında etkin hale getirilmesi, ülkenin maddi ve manevi değerlerine yönelik tehditlerin tespit edilerek, güvenlik yöntemlerinin geliştirmesini sağlayacak fikir platformunun oluşturulması için, iç güvenlik meseleleri başta olmak üzere, komşu ülkelerin ve bölgemizle ilgili Küresel güçlerin stratejik istihbarat etüdünü yapmak, bu ülkelerin milli güç unsurlarının imkan ve kabiliyetlerini ve Ülkemize ve birbirlerine karşı etki ve tehditlerini değerlendirmek ve alınması gereken tedbirleri belirlemektir.


-Sıcak bölgeler öncelikli olmak üzere, Ülkemizin ilgi sahasındaki ülkeler, ehil ve yetişmiş elemanlar tarafından etüt edilecek,

-Seçilen ülkelere ait Stratejik İstihbarat Dokümanı oluşturularak, ülkelere ait bilgiler depolanacak,

-Gelişmeler, değerlendirilerek, tarafların imkan ve kabiliyetleri ile kabul edilebilen imkan ve kabiliyetleri tespit edilecek,

-Tarafların Kabul edilebilen imkan ve kabiliyetlerinin, ülkemizin değerlerine, hak ve menfaatlerine etkileri ile uygulanması gereken hareket tarzları tespit edilecek,

Bilgi ve değerlendirmeler periyodik toplantılarla olgunlaştırılacak ve sonuçta dernek görüşü olarak yayınlanacaktır.
Bu bağlamda hem Ulusal, hem de İslam Dünyası ile ilgili meselelerde, ASDER Mensuplarının gayretlerinin devam ettirilmesi gerekmektedir. Askeri tecrübelerini ve 15 yıllık birikimlerini yeni organizasyonlar içinde değerlendirebilmesi için Dernekten farklı yeni yapılanmalara ihtiyaç duyulmuş ve bu nedenle; ASDER Çalışmalarının fikri temelini oluşturmak üzere Adaleti Savunanlar Araştırmalar Merkezi “ASSAM” kurulmuştur.

Merkezimiz çalışmalarında; Türk ve Müslüman Milletlerin refahı, Dünyada barış ve adaletin tesisi, İslam Ülkelerinin bir süper güç olarak Dünya siyaset sahnesine çıkmasına bağlı olduğunu; İslam Ülkelerinin birliği için de Türkiye'nin Liderliğine, Türkiye'nin İslam Ülkelerine önderlik yapabilmesi için de Milli İradeyi Devletin bütün kurumlarına hakim kılması ile mümkün olduğunu, temel düşünce olarak kabul etmektedir.


Yani akademik seviyede yapılacak çalışmalar; Dünyanın ilgi sahamızdaki Coğrafyasında ve Ülkelerinde cereyan eden her hangi bir olay incelenip değerlendirilirken; bu olay, günün gerçekleri göz önünde bulundurularak, Türkiye'nin Milli menfaatlerine ve İSLAM BİRLİĞİ tasavvuruna ve hedefine nasıl etki eder sorusunun cevabını verecek yöntemler kullanılarak yapılacaktır.

ASSAM 'ın, diğer Strateji Merkezlerinden farkı, çalışma alanımızda cereyan eden her olayı; İslam Birliği Hedefini dikkate alarak değerlendirme gayreti içinde olacak olmasıdır.

ASSAM 'ın Çalışma alanı, Türkiye Milli Güç Unsurları, İslam Coğrafyası ve bu coğrafyaya etkili olan güçler olarak tespit edilmiştir. Çalışma alanlarımız ve bu alanların araştırmacı yazarları size takdim edilen dosyanın ekleri arasında bulunmaktadır.
Merkezimizin seçtiği alanlarda bilgi alt yapısını oluşturduktan sonra, bu çalışma alanlarını enstitüye dönüştürerek ve kapısını akademisyenlere de açarak, bağımsız akademik bir merkeze dönüştürülmesi düşünülmektedir.

STRATEJİ REHBERİ


  1. STRATEJİ NEDİR?

Strateji kelimesi Latince “stratum” kelimesinden türetilmiştir. Latince’de “stratum”; “yol, çizgi, nehir yatağı” anlamlarına gelmektedir.

Strateji kelimesinin sözlük anlamı ise “bir amaca varmak için eylem birliği sağlama ve düzenleme sanatı” olarak ifade edilebilir.

Strateji, özellikle askeri terminolojide çok sık kullanılan bir kavramdır.

Savunma alanında strateji kelimesi, Eski Yunanlı General Strategos’un adına atıfla kullanılmakta ve bu generalin savunma alanındaki bilgi ve taktiklerini ifade etmektedir.

Tarihimizde de  strateji karşılığı olarak kullanılan “Sevk-ül Ceyş”, “askeri birlikleri en uygun tarzda yerleştirme ve gerektiğinde hareket ettirme sanatı” olarak tanımlanmıştır.

Stratejinin unsurları zaman, mekan ve güçtür. Stratejinin en kısa ve anlaşılabilr tanımı, gücü istenilen yerde, istenilen zamanda bulundurma sanatıdır. Biraz daha kapsamlı alınırsa, gücü geliştirme ve istenilen zamanda hedefte bulundurma sanatıdır diyebiliriz.

Strateji kavramı askeri alanda geniş olarak kullanılan bir kavram olmakla birlikte zaman içerisinde yönetim alanında da kullanılmaya başlanmıştır.

Yönetim biliminde strateji, “bir organizasyonun amacına ulaşmak için izleyeceği yollar” anlamında kullanılmaktadır.

Yönetim biliminde özellikle firmaların ya da şirketlerin rakiplerine karşı izleyeceği stratejiler, önce Stratejik Planlama ve daha sonra da Stratejik Yönetim adı verilen bir disiplinin doğmasına neden olmuştur. Günümüzde Stratejik Yönetim, yönetim biliminde çok önemli araştırma alanlarından birini oluşturmaktadır.

Globalleşme ve bunun sonucu olarak rekabetin yoğunlaşması, stratejik yönetimin her geçen gün daha fazla önem kazanması sonucunu doğurmaktadır.

Strateji "belirlenen hedeflere ulaşmak için, temel amaçlar, gayeler veya hedefler ve önemli politikalar, planlar bütünüdür”.

İşletme yönetiminde strateji, işletmenin çeşitli fonksiyonları arasında meydana gelen karışıklıkları açıklığa kavuşturan ve genel amaçları belirleyen özellikleri düzenleyen, ekonomik bir ortamda işletmenin optimuma ulaşması ile ilgili seçimsel kararlar bütünüdür.

Strateji gelecekle ilgilidir.  

Taktik ise stratejilerin tasarımını içeren ve stratejilerin gerçekleştirilmesinde etkili detaylı faaliyetlerdir.
Stratejik yönetim süreci beş temel aşamadan oluşmaktadır.

İlk aşamada örgüt işinin ne olduğunu tanımlamalıdır.

Bu sorunun bir devamı olarak “İşim ne olmalıdır” sorusu da sorulmalıdır.

İşte bu noktada karşımıza işletmenin vizyonu çıkmaktadır.

Vizyon, örgütün kendisini gelecekte görmek istediği yerdir. Elbette örgütün mevcut durumunu ya da ne olduğunu bilmeden böyle bir öngörüde bulunulması doğru olmaz. İşte bu noktada örgüt ne olduğunu ve varlık sebebini misyon ifadesi ile ortaya koymalıdır.

 

İkinci aşamada işletmenin misyon ve vizyonuna uygun olarak stratejik amaçlar belirlenmelidir. Sonraki aşamada bu amaçların gerçekleştirilmesine yönelik stratejiler formüle edilmeli ve uygulamaya konulmalıdır. Tüm bu aşamaların sonunda örgütteki işleyiş stratejik amaçlar bazında değerlendirilmeli ve stratejik kontrol sağlanmalıdır. Elde edilen sonuçlar nezdinde gerektiğinde düzeltici faaliyetler yapılmalıdır.




  1. NEREDEYİZ NEREYE ULAŞMAK İSTİYORUZ?

Stratejik  planlama modelinin ilk bölümünde “NEREDEYİZ? ” ve “NEREYE ULAŞMAK İSTİYORUZ?” un cevaplanmasını sağlayan; mevcut durum analizi gerçekleşmektedir.




    1. NEREDEYİZ

Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırma Merkezi (ASSAM), Ülkemizin içinde bulunduğu konjonktürel durum, uluslararası ilişkiler ve bölgesel konularda araştırmalarda bulunmak amacıyla ASDER Üyeleri tarafından kurulmuş olmakla birlikte ilerleyen zamanda SADAT (Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat TicaretA.Ş.) ve Üsküdar Üniversitesi işbirliği ile bağımsız bir enstitü statüsüne kavuşturulması kararı alınmıştır. ASSAM, ekibi ile belirlediği ulusal ve uluslararası gelişmeleri ve çatışmaları incelemekte, çeşitli konularda akademik ve bilimsel değerlendirmelerde bulunmakta ve Türk Toplumu’nun geleceğine yönelik bir bakış açısı oluşturmayı hedef edinmiştir. ASSAM, farklı kaynaklardan elde edilen bulgular ile bağımsız ve tarafsız görüşleri önce kendi içinde değerlendirip daha sonra akademik raporlar haline getirerek topluma hizmet etmeği esas alan bir çalışma grubudur. ASDER çatısı altında kurulan çalışma masalarından oluşmuştur.
ASSAM çalışmalarını, benzer alanlarda çalışan Türk ve yabancı üniversite, kurum ve uzmanlarla işbirliği içinde yürütmeği amaçlamaktadır. ASSAM, ilgili konuları geniş bir yelpazede değerlendirmekte ve bu amaçla siyasi, ekonomik, mali ve kültürel alanlarda çalışan uzmanların yanı sıra gerek iç politika gerekse de dış politika alanında uzman basın mensupları ile de danışmalarda bulunmaktadır.


    1. NEREYE ULAŞMAK İSTİYORUZ

Dünya, ikinci Cihan Harbinin galipleri tarafında kurulan bir sistem ile yönetilmektedir.

Bağımsız Ülkelerin temsilcilerinin yer aldığı Birleşmiş Milletler, Uluslar arası bir askeri

organizasyon olan NATO, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü gibi teşekküllerin yer

aldığı İktisadi organizasyon, ABD ve müttefikleri tarafından, Dünyayı istedikleri gibi yönetip yönlendirmek için kurulmuş, hakimiyet sisteminin unsurlarıdır. Kurulan bu sistem vasıtası ile İslam Ülkeleri ABD ve müttefikleri tarafından kendilerine bağımlı hale getirilmişlerdir. Müslüman Milletlerin refahı ve İslam Ülkelerinin güvenliği, hem de Dünyanın selameti İslam Ülkelerinin bir güç olarak Dünya Siyaset sahnesindeki yerini alması ile mümkün olacaktır. İslam Ülkelerinin jeopolitik konumu bir güç olarak Dünyaya nizam vermesi için uygundur. Ancak, irade mevcut değildir.

İslam Ülkelerinin bir güç olabilmesi için;



  • Karar organı olarak görev yapacak “İslam Ülkeleri Parlamenterler Meclisine”

  • Bu Meclisin içinde çıkarılacak ve müşterek meseleleri yönetebilecek bir “İcra Kuruluna”

  • İslam Ülkeleri arasındaki ve başka ülkelerle olan münasebetlerindeki meselelerin adil çözümü için “İslam Ülkeleri Adalet Divanına”

  • İslam Ülkelerinde adaletin tesisi için “İnsan Hakları Mahkemesi” ve “Ceza Mahkemesinin” kurulup işletilmesine,

  • İslam Ülkeleri arasında Savunma ve Savunma Sanayii İşbirliğinin Kurulmasına

  • İslam Ülkelerinin birbirleri ile ve diğer ülkelerle aralarında oluşabilecek meselelerde, İcra Kurulunun ve Adalet Divanının kararlarının uygulanmasında kullanılabilecek“Ani Müdahale Gücünün” teşkil edilmesine,

  • Teknolojik ve ekonomik gelişme ve işbirliğinin tesisi için “Ekonomik İşbirliği Teşkilatının” kurulmasına,

  • Dış meselelerde müşterek davranışın sağlanabilmesi için “İslam Ülkeleri Dışişleri Konseyinin” teşkiline, ihtiyaç bulunmaktadır.

ASSAM, İslam Birliği tesis edilmesi için fikri çalışmalarını bu kurumların oluşması

istikametinde sürdürecek, düşüncelerini Türk ve Müslüman Kamu oyu ile paylaşacak, İslam Ülkelerinin yöneticilerine ışık tutacaktır.
Milli Meselelerin çözümünde,


  • Temel insan hak ve özgürlüklerini koruyacak,

  • İç barışı sağlayacak,

  • Adaleti temin ve hukukun üstünlüğü ilkesini tesis edecek,

  • Milli İradeyi hakim kılacak ve istikrarı muhafaza edecek,

  • Çağdaş ve ileri bir yönetim sistemini oluşturabilecek,

Dış dünya ile yakın ve devamlı iletişim kurma imkanı verecek bir yönetim sistemi

oluşturulmalıdır.
ASSAM, bu ilkeleri sağlayacak bir Anayasanın oluşması ve Ülkemizin bu ilkelere göre

yönetilmesi için fikri çalışmalarını sürdürecektir.




    1. Araştırma Merkezi Olarak ASSAM



ASSAM'ın amacı, konuların kapsamlı analizlerine dayanan yorumlayıcı sonuçlara ulaşmak ve topluma güvenilir veri, bağımsız görüş ve öneriler ile itibarlı araştırmalar sunmaktır. ASSAM, kendi bünyesindeki çalışmaların yanı sıra hazırlattığı akademik projeler yoluyla da tarafsız araştırmalar yürütülmesini amaçlamaktadır. Bu projelerin hazırlanmasında ASDER ile gönül bağı olan üyeleri ve akademik kurum ve uzmanlar ile işbirliği yaparak görüş alışverişinde bulunulmaktadır. ASSAM yakın gelecekte SADAT A.Ş. ve Üsküdar Üniversitesi işbirliği ile daha kurumsal bir yapı ortaya koyarak bağımsız bir enstitü yada şirket yapısı hedeflemektedir.


    1. Yüklə 226,77 Kb.

      Dostları ilə paylaş:
  1   2   3




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə