Baraklar ve barak adinin kökeni



Yüklə 30,74 Kb.
tarix21.08.2018
ölçüsü30,74 Kb.
növüYazı

BARAKLAR VE BARAK ADININ KÖKENİ
“Barak” kelimesi dört oymaktan meydana gelen bir Türkmen boyunun ismi ve bu boyla beraber Beydili, Elbeyli Türkmenlerin yaşadığı bir bölgenin adıdır. 120 köyün bulunduğu bu yöre doğudan Fırat nehri, güneyde Suriye sınırlarıyla bölünen, batıda yazı köyleri ve kuzeyde Gaziantep’in 20 km. güneyinde yükselen dağlarla çevrilidir. Sınırlarını belirttiğimiz Barak Ovasının üzerinde, Suriye topraklarına ulaşan Nizip çayı ve Sacır suyu adında iki akarsu vardır.


  1. Barak Kelimesinin Anlamı Ve Kullanımı:

“Barak” kavramı, destanlar çağından beri bilinen bazen bir Türk Topluluğu adı, bazen şahıs, bazen de yer ve kabile adı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kelimenin birçok kaynaklarda geçmiş olduğunu ve değişik anlamlar taşıdığını yapmış olduğumuz araştırmalarda tespit ettik. Bu konudaki tanımlara bakacak olursak;

“Barak” kelimesinin Yakutça’daki kullanımına baktığımızda; Barak sözcüğünün kökeni eski Türkçe’de Yakutça’ya dayanmaktadır. Yapılan etimolojik araştırmalarda bu sözcüğün Türkçe “bar-mak varmak” fiilinden türediği ortaya çıkmaktadır. Anlam bakımından ise; “varan, çok çabuk yürüyen ve koşan” demektir.1

Kuzey Sibirya’da yaşayan Yakut Türkleri’nin masallarında geçen ve çok süratli yürüyen mitolojik bir kişinin adı da “Baragçı” dır. Bununla birlikte Yakutlar’da kadının ve erkek Şamanların ataları olan ve onları türeten “Kara- Barag Hatun” gibi ikinci derecede tanrılar da vardır. Yine diğer kaynaklarda da, Barak cinsi köpeklerin özelliklerinden bahsedilmektedir. Bu özelliklerden ilki, bu hayvanların çok koşmaları, ikincisi de tüylerinin çok uzun olmasıdır. Yakutça’daki bu örnekleri de göz önünde tuttuğumuzda bu sözün aslını eski Türkçe’de “bar-var-mak” fiilinden getirebiliriz.2

Kaşgarlı Mahmut ise “Barak” sözünü şöyle tanımlamıştır; Barak çok tüylü bir köpektir. Türklerin inancına göre, kerkes kuşu kocayınca iki yumurta yumurtlar ve bunların üzerine oturur. Bu yumurtaların birinden barak adlı bir köpek çıkar. Barak, köpekler içinde en iyi koşan ve en iyi de bir cinstir. Öbür yumurtadan da başka bir yavru çıkarmış. Bu yumurta da o kuşun son yavrusu olurmuş.3

Ali Şahin’in Barak kelimesine yaklaşımı şöyledir; Barak, kurt başı manasına gelir. Fakat bu kurt başı alelade bir kurt başı olmayıp, sembolik, temsili manada olan cesaret ve kahramanlığın timsalidir. Ergenekon Destanı’nda adı geçen ve Oğuzlara yol gösteren Bozkurt’un başıdır. Bozkurt, Oğuz Türkleri’ni düştükleri müşkil durumdan kurtarıyor. Barak’ın da bu şekilde cesaret, kahramanlık ve aynı zamanda uğur ifade eden bozkurt başı manasına geldiği belirtilmektedir.4

Şecere-i Terakkime’de İt-Barak Han, İt-Barak şeklinde geçen Barak adında ise XIII. Ve XIV. Yüzyıllarda meydana getirilmiş olan Battal Gazi Destanı’nda Kıl-Barak olarak rastlanmaktadır.5

Kıl-Barak, İt-Barak Türk efsane ve menkıbelerinde çok defa, köpek yüzlü ve insan vücutlu bir taifenin adıdır. Moğolların tarihçisi Reşidüddin bu taifeyi Kıl-Barak olarak adlandırıyor ve Türklerle Moğolların atası Oğuz’un Kıl-Baraklar’ın karanlıklar diyarı sınırındaki memleketlerine gittiğini söylemek suretiyle bunların yurdu olarak kuzey ülkelerini göstermiş bulunuyor.6

Yine Kıl-Barak deyimi, Ahmet Vefik Paşa tarafından da üç anlamda kullanıl-mıştır:

1.Anlamı; Tüylü, soy bir at.

2.Anlamı; Bir nev’i av köpeği.

3.Anlamı; Tatar veya Sibir köpeği. Buna Kara-Barak’da denmektedir.7

Hüseyin İlhan Yazgan’ın belirttiğine göre, uzun tüylü çuhalara Barak denmektedir. Palto yerine askerlere giydirilen kaputun eski adı “kebe” idi. Bunlarında uzun tüylüsüne Barak adı verilmiştir. Uzun tüylü atlara, av köpeklerine de Barak itlak olunmaktadır.

Yazgan, Barakların giyimlerinde veyahut bu iki cins hayvanlarından birinde göze çarpan bu bariz vasıf üzerine bu adı almış olmalarının muhtemel olacağından bahsedilmektedir.8


Osmanlılarda kullanımına baktığımızda, Barka sözü, yine kıllı olmasından olacak ki, tüylü ve kıllı kumaşlara ve hatta tüylü ve saçaklı külahlara bile ad olarak verilmiştir. Bütün bunlar da göstermektedir ki; Kıl-Barak sözü, İt-Barak’ın bir sıfatla tarif edilmiş karşılığıdır.9

Bununla beraber, Anadolu’da çok tüylü atlara ve Midillilere Kıl-Barak denildiği görülmektedir.10

Kelime, Kazakça ve Kırgızca’da da bazı kereler “uzun tüylü” sıfatı yerine kullanılmaktadır.11

Türkler, Müslüman olduktan sonra, Barak sözünün yerine, ses benzerliği nedeniyle, Kur’an da geçen Burak adını geçirmişlerdir. Onun için aynı kişiye bazı kaynaklar Burak ve bazıları Barak demişlerdir.12


Barak adına, Orta Asya, Maveraünnehir, Doğu Avrupa ve İran’dan başka Orta Avrupa’ya yerleşen Türkler arasında da rastlanmaktadır. Barak adı, Macaristan’da ve Romanya’da da bilinen bir Türk adı olarak yaşar.13

Rumen devlet büyüklerinin adları arasında, Akbaş, Akkuş, Aslan, Azgır, Balaban, Bars, v.b. isimler arasında Barak’da zikredilmektedir.14

Barak kelimesi yukarıdaki kullanımlarının dışında şahıs ismi olarak da karşımıza çıkmaktadır. Kirman beyi ve bu ülkede hükümdarlık eden Karahıtay sülalesinin kurucusunun adı “Barak Hacip”’tir orta Asya Çağatay Hanlarından 1266-1271 yılları arasında hüküm süren hanın adı “Barak”’tır.

XVI. yüzyıl Özbek hanlarından “Nevruz Han”’ın Türkçe adı da “Barak Han”’dır. Cuci sülalesinden Özbek hanı “Uruş”’un torunu “Koyurçak Han”’ın oğlunun adı da Barak Han’dır. Yine meşhur Türkmen dervişi “Sarı Saltuk”’un halifeleri arasında yer alan “Barak Baba” vardır.15

Ayrıca Barak sözcüğünün yer adı olarak da kullanılmıştır. Gaziantep ilinin Nizip ilçesinin Suriye ile sınırlı olan güney bölümünü bu adla anılır. Bu yere Barak Ovası da denilmektedir. Barak aşireti bu sahada yerleşmiştir.16

Diyebiliriz ki, Necdet Sevinç’in de belirttiği gibi Barak adı birçoklarının sandığı gibi asla bir hakaret manası ihtiva etmemektedir. Sayın Sevinç’e göre bu mutlaka Türk ad verme inanç ve gelenekleri ile ilgili isimlerdir.17

Biz de bu yoruma katılmaktayız. Böyle bir yaklaşım gerçeğe daha yakın görünmektedir.



  1. Türk Mitolojisinde Barak

Kıl-Barak, İt- Barak adının Türk efsane, menkıbe ve hikayelerinde geçmiş olduğundan bahsetmiştik. Bu ad, köpek yüzlü, insan vücutlu bir taifenin adı olarak kullanılmıştır.

Farsça Oğuzname’de Oğuz Han’ın İt-Barak akını hakkında bazı bilgileri de mevcuttur. Ebu-l Gazi Bahadır Han’ın Türkler’in eski çağları hakkında tespit ettiği söylentilere göre, Oğuz Han Güney Muhit Denizi’nin kıyılarında yüksek dağlarda yaşayan kabilelerinin padişahı İt-Barak Han’a karşı ilk seferinde başarı kazanamamıştır. Bu ilk akınında bir adaya çekilmek zorunda kalmıştır. Bu ada iki ırmak arasında idi. Türk mitolojisinde, iki ırmak arasında veya ırmakların kavşağındaki tek adalar kutsal idi. Bu adada da Kıpçak, anası tarafından bir ağaç kovuğu içinde doğurulmuştur. Babasının harpte ölmesi sebebiyle Oğuz Han onu evlatlık olarak almıştı. İt-Barak akını sırasında doğan Kıpçak, sonradan karanlık ülkeleri ile İt-Barakları idare etmek için yine Oğuz Han tarafından kuzeye gönderilmişti.

Farsça Oğuzname’de, İt-Barak kadınlarının çok güzel olduklarından ve Oğuz Han’ın askerleri ile beraber gittiklerinden ve hatta kendi erkeklerinin mağlup edilmesi için, Oğuz Han ordusuna yardım ettiklerinden söz açılıyor. Bu sebeple, Kıpçak’ın annesinin de bir İt-Barak’lı kadın olmasından şüphelenilmiştir. Çünkü bundan sonraki kayıtlarda, daima İt-Baraklarda Kıpçak’ın akrabalığından söz edilmektedir.

Oğuz Han’ın İt-Baraklara karşı yaptığı ikinci akını yine efsaneye göre 17 yıl devam etmiştir. Oğuz Han, bu ikinci akında it-Barakları büyük bir yenilgiye uğratmış ve kendine tabii kılmıştur.

Oğuz Han, bundan sonra İran’a gitmiş ve orasını zaptetmiştir. İran’dan dönünce, İt-Baraklar isyan etmiş ve bundan sonra üçüncü akını yapmıştır. Bu üçüncü akında onlara tam olarak baş eğdirmiş ve hatta İslamiyet’ten sonra yazılan Oğuznamelerde Oğuz Hanı’ın İt-Barakları hak dinine soktuğundan ve Müslüman yaptığından bahsedilmektedir.

Oğuz Han bu son akınından sonra Kıpçak ve Kıpçak’tan türeyen soyları Naymanlarla, İt-Baraklar arasına yerleştirmiş ve onları bu bölgenin idaresine memur etmişti18.

Yukarıda anlatılanlar tamamen mitolojiktir ve Oğuz Kağan destanlarının önemli bir bölümünde bu köpek başlı insanların ülkelerine yapılan akınlardan bahsedilmiş olduğunu görmekteyiz. Bu insanların oluşturduğu kavime İt-Barak adının verildiğini ve Barak sözü ile ilgili olarak bazı açıklamaların yapılmış olduğunu gördük. İt sözünün eski Türklerde de köpek anlamına geldiğini bilmekteyiz. Barak da bir nevi köpekti. Bazılarına göre siyah ve tüylü köpek cinsiydi. Fakat anlatılanlardan bu köpeğin efsanevi bir nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır.

Bahaeddin Ögel’e göre ise; köpek başlı insanlar motifi, herhalde Türkler arasına dışarıdan gelmiş bir efsane olmalıdır. Aksi takdirde Türkler köpeğe önem vermezler.

Ancak hayvan başlı atalar inancının Türk mitolojisi için yabancı bir motif olmadığı görülmektedir. Şöyle ki; Göktürk Devleti’nin önemli Türk kabilelerinden biri olan Sır-Tarduşların ataları kurt başlı bir insandır.19

Sonuç olarak Barka kelimesinin anlamları konusundaki tanımları özetleyecek olursak;


  1. Bar-mak fiilinden türeyen bir kelime,

  2. Mitolojik bir kişinin adı,

  3. Köpek yüzlü, insan vücutlu bir taifenin adı,

  4. Çok tüylü bir köpek,

  5. Kut başı,

  6. Tüylü, soy bir at,

  7. Uzun tüylü çuhalara verilen isim,

  8. Uzun tüylü sıfatı yerine kullanılan kelime,

  9. Şahıs ismi,

  10. Türk ad verme geleneğine uyarak kişilere verilen bir sıfat,

  11. Bir nevi köpek adı,

  12. Kıllı ve tüylü kumaşlara verilen ad,

Bu kullanım biçimlerini hepsi de belli zaman ve yerlerde kullanılması sebebiyle doğrudur. Fakat ortak bir nokta olarak daha çok bir sıfat ve özelliği karşılayan kelime olduğu göze çarpmaktadır.



  1. Türkiye’de Barak İsimli Yer Adları

ADI VASFI İLÇESİ İLİ


Barakdağı Köy Karaalsalı Adana

Baraklı Köy Dinar Afyon

Barak Köy Keskin Ankara

Barakobası Köy Keskin Ankara

Barakbil Köy Yusufeli Artvin

Baraklar Köy Gerede Bolu

Barakfakı Köy Merkez Bursa

Baraklı Köy Merkez Bursa

Barak Köy İskilip Çorum

Barağı Köy Keşan Edirne

Barak Bucak Nizip Gaziantep

Barak Muhtarlık Nizip Gaziantep

Barak Ova Nizip Gaziantep

Barak Dağ Nizip Gaziantep

Baraklı Köy Çiçekdağı Kırşehir

Aşağı Barak Köy Avanos Kırşehir

Belbarak Köy Avanos Kırşehir

Barakmuslu Köy Ilgın Konya

Aşağıbaraklı Köy Erbaa Tokat

Yukarıbaraklı Köy Erbaa Tokat

Berağı Köy Emet Kütahya

Baraklı Köy Boğazlıyan Yozgat



Baraklı Köy Merkez Yozgat20


1 Bahaeddin ÖGEL, Türk Mitolojisi (Kaynakları ve Açıklamaları ile Destanlar), Cilt I, TTK, Ankara 1993. s.191.

2 gös. yer.

3 Mahmut KAŞGARLI, Divan-ü Lügat’it Türk Tercümesi, Cilt I, TDK. Yay., Ankara 1985. s.337.

4 Ali ŞAHİN, Güney Adanolu’da Beydili Türkmenleri ve Baraklar, Doğuş Matbaası, Ankara 1962. s.5.

5 ÖGEL,a.g.e,s.192.

6 Türk Ansiklopedisi, Cilt 5, MEB, İstanbul 1987. s.239.

7 ÖGEL,a.g.e.,s.192.

8 Hüseyin İlhan YAZGAN, Barak Türkmenleri, GKD., Cilt 3, Ekim 1960, s.11.

9 ÖGEL,a.g.e.,s.192

10 gös. yer.

11 Türk Ansiklopedisi,Cilt 5, MEB, İstanbul 1987, s.238.

12 ÖGEL,a.g.e., s.192.

13 Laszlo RAYSONI, Tarihte Türklük, TKAE, Ankara 1993, s.146.

14 RAYSONI,a.g.e.,s.151; İbrahim KAFESOĞLU, Türk Milli Kültürü, Boğaziçi Yay., İstanbul 1989, s.184.

15Türk Ansiklopedisi, Cilt 5,s.239-240

16 Gaziantep il Yıllığı, 1968, s.82

17Necdet SEVİNÇ,Gaziantep’te Yer Adları ve Türk Boyları, Türk Aşiretleri, Türk Oymakları,TDA Yay., Yayın No: 7, Aralık 1983- s.63.

18 ÖGEL,a.g.e.,s.190

19 ÖGEL,a.g.e.,s.194.

20 Türkiye’de Meskun Yerler Kılavuzu,c1,s.78,127,149,c2,s.1152.

Kataloq: library -> nadir eserler el yazmalari -> Dini -> Bektasi%20Kaynaklari
Bektasi%20Kaynaklari -> Kurban Bayramının Ekonomi Politiği Veya Şölenler, Bayramlar, Kurban Bayramı ve Sosyalizm
Bektasi%20Kaynaklari -> İstanbul barosu
Bektasi%20Kaynaklari -> Şehriban Şahin Bir Kamusal Din Olarak Türkiye’de ve Ulus Ötesi Sosyal Alanlarda İnşa Edilen Alevilik Giriş
Bektasi%20Kaynaklari -> Turnanın Semahı, Ezoterizmin Zamanı: Bektaşi ve Alevi Zaman Kavrayışla Aykan Erdemir Rabia Harmanşah Cogito Ezoterizm. Sayı: 46 / Bahar 2006
Bektasi%20Kaynaklari -> T. C. Firat üNİverstiESİ aleviLİK İnançlari ve teolojik temelleri (tunceli Örneğİ) Prof. Dr. Erkan Yar son rapor
Bektasi%20Kaynaklari -> AleviLİĞİn diNİ statüSÜ: DİN, mezhep, tarikat, heterodoksi, ortadoksi ya da metadoksi
Bektasi%20Kaynaklari -> DersiM/tunceli aleviLİĞİNİn yeniden iNŞasi
Bektasi%20Kaynaklari -> Alevi bektaşİ İnanç Sİstemi ve riTÜelleri
Bektasi%20Kaynaklari -> S. D.Ü. İLÂHİyat fakültesi GÜNÜMÜz aleviLİĞİnde eğİTİM Çaliştayi

Yüklə 30,74 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə