İstanbul tekniK ÜNİversitesi


İş Sağlığı Ve Güvenliği Temel İlkeleri



Yüklə 226,68 Kb.
səhifə3/5
tarix23.01.2018
ölçüsü226,68 Kb.
1   2   3   4   5

2.3.İş Sağlığı Ve Güvenliği Temel İlkeleri


İş sağlığı ve güvenliği (İSG) yönetiminin içinde çeşitli yönetim adımları yer almaktadır. Risk değerlendirmesi (RD) ise Şekil 2.2’de gösterildiği üzere bu adımlar arasında önemli bir yere sahiptir. Ayrıca bu adımlar İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri (İSG- YS)’nin iyi bilinen ilkeleri ile uyumludur. Bu bölüm RD’nin diğer İSG yönetimi adımları ile nasıl etkileşim halinde bulunduğu üzerine yoğunlaşmıştır. Yönetimin en büyük sorumluluğu İSG yönetiminin ilke ve hedeflerini belirlemektir. Ayrıca yönetim, işletmedeki tüm çalışanlar için İSG vazifelerini, sorumluluklarını ve ilgili faaliyetleri organize etmelidir.9




Şekil 2. 2:İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri
İSG yönetimi, işyeri şartlarının RD’si üzerine temellendirilmiştir. İşyerinde oluşabilecek belirli risklere karşı düzeltici ve önleyici tedbirler alınmalıdır. Doğru önlemlerin alınması, sadece tehlikelerin ve sonucunda ortaya çıkabilecek risklerin doğru ve eksiksiz belirlenmesi ile mümkün olabilir.10


Şekil 2. 3: İşyeri Risk Değerlendirmesi
Hem Türkiye’de hem de Avrupa’da yürürlükte olan İSG mevzuatı, çalışma alanı ve yapılan işle ilgili olası sağlık ve güvenlik tehlikelerini belirlemenin işverenin yükümlülüğü olduğu ilkesinden hareketle hazırlanmıştır. Bu durumda, eğer tehlikeler ortadan kaldırılamıyor ise işveren sağlığa yönelik olası etkileri değerlendirmek, hastalık ve kazaların önüne geçebilmek için gereken kontrol önlemlerini almalıdır. RD, halihazırdaki tüm kontrol önlemlerinin yeterliliğini de hesaba katmak suretiyle, tehlikelerden kaynaklanan risklerin değerlendirilmesi ve kabul edilir olup olmadıklarına karar verme işlemi olarak tanımlanmıştır.11
İşçilerin sağlığının korunması ve geliştirilmesi, toplumun sağlığına yönelik çalışmalar içinde önemli ve vazgeçilmez bir yer tutmaktadır. İşçi sağlığının boyutlarını da ortaya koyan şu temel ilkeler sıralanabilir (Gökpınar, 2004).

  • Temel görev, koruyucu hizmetlerdir,

  • İş ile onun sağlık yönü birbirinden ayrılamaz,

  • Öncelikle üzerinde durulması gereken insandır. Üretim ikinci plandadır,

  • İşçi sağlığı iş güvenliği, her işte çalışanların sağlığı ile ilgilidir,

  • İşçi sağlığı iş güvenliği, yalnızca iş kazalarıyla meslek hastalıklarından oluşmamaktadır,

  • İş kazalarıyla meslek hastalıkları önlenebilir nitelikte olgulardır,

  • Dolayısıyla meslek hastalıklarının varlıkları, gerekli önlemlerin alınmadığının göstergesidir,

  • Yalnızca çalışanın sağlığının korunması değil, geliştirilmesi de amaçlanmalıdır,

  • Çalışmaları ve çalışmayan (işsizlik, grev vb) dönemler birbirinden ayrılmaz,

  • İşçi ve ailesinin sağlığı arasında doğrudan bağlantılar vardır,

  • İşçi sağlığı iş güvenliği birbirinden ayrılmaz,

  • İşçi sağlığı iş güvenliği, çok-bilimli (multi-disipline) bir konudur,

  • Tıp bilimleri ile ilgilidir,

  • Mühendislik bilimleri ile ilgilidir,

  • Sosyal bilimler ile ilgilidir,

  • İşçi sağlığı iş güvenliği bir ekip hizmetidir. Bu çok-bilimli karakterinin bir uzantısı olarak, eş güdüm halinde ve çok sayıda uzmandan oluşan bir hizmetin sunulması zorunluluk olmaktadır,

  • İşçi sağlığı hizmetlerinde kurumlar arası işbirliği zorunludur,

  • İşçi sağlığı iş güvenliği tüzesinin odak noktasında işyeri hekimi bulunmaktadır,

  • İş hukuku tüzesi bir bütündür,

  • Hukuka saygı bir bütündür,

  • Konunun ekonomik boyutu, hizmet planlayıcılarından sunucularına kadar herkesi ilgilendirir,

  • Bireysel çabalarla ve tek bir işyerinde “mükemmeli yaratma” düşüş ile istenilen sonuç elde edilmez,

  • Bilim ve teknoloji alanındaki hızlı gelişmeler, çalışan sağlığı alanındaki bilgilerin de sürekli olarak yenilenmesini getirmekte, dolayısıyla sürekli eğitimi zorunlu kılmaktadır,

  • İşçi sağlığı iş güvenliğinde, araştırma, istatistik ve tarama çalışmaları çok önemli bir yer tutar,

  • İşçilerin sağlığını korumak ve geliştirmek, temelde bir işveren yükümlülüğüdür,

İşçi sağlığı iş güvenliği hizmetlerinin başarısı, bundan yarar sağlayanların sahiplenmesi ile doğru orantılıdır. İSG yönetim sistemi oluşturmak için dünyada uygulanan başlıca standartlar şunlardır:




  • QS 9000, BS 8800(Guide To Occupational Health and Safety Management Systems),

  • ILO (International Labor Organisation)

  • İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi Rehberi: 2001,

  • ISA 2000,

  • NPR 4001,

  • OSHAAS/NSZ 4360,

  • OSHA AS/NSZ 4804,

  • OHSAS (Occupational Health and Safety Assessment Series) 18001,

  • OHSAS 18002 Uygulama Rehberi (OHSAS 18001’e destek amaçlı).

Bunların içinde en yaygın olarak kullanılan OHSAS 18001 standardı, Türk Standartlar Enstitüsü tarafından TS 18001 “İş Sağılığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri – Şartlar” olarak yayınlanmıştır. Standart en son 2008 yılında güncellenmiştir.


Bu yönetim sistemleri birbirleriyle büyük paralellik arz ettiği için güncel TS 18001 standardı, OHSAS olarak da dünyada yaygın olduğu için bu bölümde ve takip eden bölümlerde örnek olarak ele alınacaktır. TS 18001 İSG Yönetim Sisteminin temel elemanların işlevi genel olarak şu şekilde özetlenebilir:

  • İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) hedeflerine ve performansına ilişkin geliştirme karar süreçlerini içermektedir.

  • Planlama: Tehlikelere dair açıklama, risk değerlendirme ve risk kontrolü süreçlerini içermektedir.

  • Uygulama ve İşletme: Çalışanların eğitimi, bilinçlendirilmesi, görüşlerinin alınması, değerlendirilmesi ve gerekli dokümantasyon sistemi aşamalarını içermektedir.

  • Kontrol ve Düzeltici Faaliyet: Performans ölçümü, kayıtlar ve kayıtların yönetimi adımlarını içermektedir.

  • Yönetimin Gözden Geçirmesi: Üst yönetim kadrosunun kendi belirlediği aralıklarla oluşturulan sistemin cini ifade etmektedir.


2.4.İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Temel Riskler
İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili temel riskler denildiğinde akla ilk olarak iş kazaları ve meslek hastalıkları gelmektedir. İş kazaları ve meslek hastalıkları hem çalışanlar hem de işverenler için maddi ve manevi olmak üzere çeşitli zararlara yol açmaktadır. Bu zararlar çalışan için hayatını ve sağlığını tehdit etme şeklinde iken, işveren için de verimliliği, rekabeti ve karlılığı doğrudan etkileyen önemli bir maliyet unsurudur. İş kazaları ve meslek hastalıklarını sıfıra indirmek mümkün ve gerçekçi değildir. Fakat minimumlaştırmak mümkündür. Bunun için iş kazası ve meslek hastalıklarının nedenlerinin tespit edilmesi, bu nedenlere göre tedbirlerin alınması ve çalışanlara gerekli eğitimin verilmesi gibi iş sağlığı ve güvenliğinin temel gerekleri yerine getirilmelidir12.
İş kazaları ve meslek hastalıklarının sonuçları, bunları en alt düzeye indirmeye yönelik iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları toplumsal, sosyal ve ekonomik açıdan büyük öneme sahiptir.
2.4.1.İş Kazası
İş kazası çeşitli kurum ve yazarlar tarafından çeşitli şekillerde tanımlanmıştır. Genel anlamıyla kaza; dikkatsizlik, bilgisizlik, ehliyetsizlik, ihmal ve tedbirsizlik gibi nedenlerle arzu edilmeden ve ansızın, beklenmedik bir anda oluşan, insana, hayvana, eşyaya ya da doğaya zarar veren bir olaydır. Eğer kaza, işyerinde, iş yapılırken ve çalışanın işi ile ilgili bir nedenle oluşmuşsa iş kazası olarak nitelendirilmektedir. İş kazasında önemli olan, çalışanın hemen ya da sonradan bedensel ve ruhsal açıdan bir rahatsızlıkla karşılaşmasıdır.

ILO’ya göre iş kazası, “belirli bir zarara ya da yaralanmaya neden olan, beklenmeyen ve önceden planlanmamış bir olay”; WHO tanımına göre “önceden planlanmamış, çoğu kez kişisel yaralanmalara, üretimin bir süre durmasına yol açan bir olaydır”. Başka bir tanıma göre ise iş kazası; güvenliksiz fizik-mekanik koşullarla, güvenliksiz kişisel davranışlardan meydana gelen kazalardır.

Öte yandan iş kazaları, çalışanın yaşayışı ve sağlığı için bir tehdit olması yanında, işletmede malzeme kayıpları, makine ve donanımın zararlanması, zaman kaybı gibi çeşitli kayıplara da neden olurlar. Yapılan araştırmalara göre iş kazalarının % 98’i önlenebilir özelliktedir.
2010 yılında meydana gelen 62.901 iş kazasının faaliyet gruplarına göre dağılımında kömür ve linyit çıkartılması 8.150 iş kazası (%12,96) ile birinci, fabrik ve metal ürünleri 6.918 iş kazası (%11) ile ikinci, ana metal sanayi 4.621 iş kazası (%7,35) ile üçüncü sırada yer almaktadır. Fabrika metal ürünler ile ana metal sanayinin birleşik yorumlanması durumunda ise metal sanayi birinci sıraya yerleşmektedir. Birbirine çok yakın faaliyet grupları birlikte düşünüldüğünde, önceki yıllarda Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine yansıdığı gibi iş kazalarında inşaat, metalden eşya imalatı ve kömür madenciliğinin yine ön sıralarda yer aldığı, taşımacılık ve ticaret faaliyet guruplarındaki ölümlerin de önemli bir yer tuttuğu anlaşılmaktadır13.
2010 yılında en fazla ölüm yaşanan faaliyet grupları arasında ise toplam 475 kişi (%32) ile inşaat faaliyetleri birinci sırada, 133 (%9,21) kişi ile kara ve boru hattı taşımacılığı ikinci sırada ve 124 kişi (%8,58) ile madencilik faaliyetleri üçüncü sırada gelmektedir. 2012 yılında ise 2036 iş kazası ve 173 meslek hastalığı şeklinde gerçekleşmiştir. İstatistikler inşaat, nakliyat, madencilik ve metal başta olmak üzere bazı sektörlerde ölümlü iş kazası oranlarının diğer sektörlerden yüksek olduğunu ve bu sektörlerde özel önlemler alınması gerekliliğini ortaya koymaktadır14.



Şekil 2. 4: SGK Verilerine Göre İş Kazalarının Saatlere Göre Dağılımı

2.4.2. Meslek Hastalığı
Meslek hastalığı, “çalışanın işverenin emir ve talimatı altında çalışmaktayken, işin niteliğine göre yinelenen bir nedenle ya da işin yürütüm koşulları nedeniyle maruz kaldığı bedeni ya da ruhi arıza” biçiminde tanımlanmaktadır. Sigortalının sırf belirli bir mesleği yapmasından ötürü veya üretimden kaynaklanan nedenlerle hastalanması halidir.

Ülkemizde iş kazası ve meslek hastalığının yasal tanımı, önce 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nda (m.11) ve daha sonra 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda (SSGSSK) yapılmıştır. SSGSSK m.13.’e göre;

1. Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

2. İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,

3. Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

4. Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

5. Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen ve sonradan bedence ve ruhça arızaya uğratan olaydır.

Meslek hastalığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 14. maddesinde; “sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir” şeklinde tanımlanmıştır. Ayrıca aynı maddede, bu kanuna göre tespit edilmiş olan hastalıklar listesi dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması üzerine çıkabilecek uyuşmazlıkların, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu'nca karara bağlanacağı da belirtilmektedir.




Şekil 2. 5: Meslek Hastalıkları Sayısı
Sosyal Güvenlik Kurumu istatistiklerine göre ülkemizde 2010 yılında 62.903 iş kazası ve 533 meslek hastalığı vakası görülmüştür. 10’u meslek hastalığı sonucu, 1.444’ü iş kazası sonucu toplam 1.454 çalışan yaşamını yitirmiştir. 1.976 çalışan iş kazası sonucu, 109 çalışan da meslek hastalığı sonucu, toplamda 2.085 çalışan sürekli iş göremez durumuna düşmüştür. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) rakamlarına göre; dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon 200 bin insan, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitiriyor. Yaklaşık 270 milyon iş kazası gerçekleşiyor, 160 milyon insan meslek hastalığına yakalanıyor. İş kazalarında rekor ise inşaat sektöründedir. İş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu toplam 1.466.146 gün (ayaktan) geçici iş görmezlik oluşmuş ve çalışanlar 49.878 günü hastanede geçirmişlerdir. 1997-2011 yılları arasındaki meslek hastalıkları sayısı tekil 2.1’de verilmektedir15.
Tablo 2. 1:5510 Sayılı Kanunun 4-1/a Maddesi Kapsamındaki Aktif Sigortalıların Sürekli İş Göremezlik Sebebinin İş Kazası ve Meslek Hastalığına Göre Dağılımı, 2008-2012

Sürekli iş göremezlik sebebi



İş kazası



Meslek hastalığı



Toplam



2008

1.452

242

1.694

2009

1.668

217

1.885

2010

1.976

109

2.085

2011

2.093

123

2.216

2012

2.036

173

2.209



2.5.Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Uygulamaları

Üretim sürecinde sağlık ve güvenlik konusundaki faaliyetler 19 yy. başlarına kadar belirli bir disiplin altına olmadan yürütülmekte idi. Başta sendikaların olduğu çeşitli kuruluşlar, çalışma koşullarında sanayileşmenin getirmiş olduğu olumsuzlukların önlenmesi amacı ile İSG çalışmalarını standartlar haline getirmeye başladılar. Bu konuda en önemli kuruluşlardan biri de ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) ‘dur.

1919 yılında faaliyetine başlayan ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) “Milletler Cemiyeti” ne bağlı olarak bu konuda önemli çalışmalar yapar ve 1946 yılında ise Birleşmiş Milletler ile imzaladığı anlaşma sonucu bir uzmanlık kuruluşu durumuna gelir. ILO ile Dünya Sağlık Örgütü ve bu kuruluşlarla işbirliği yapan birçok kuruluş, İSG yönünden önemli çalışmalar gerçekleştirir16.

ILO tarafından İSG konusunda yürütülen çalışmaların başında tüm üye ülkelerde uygulanmak üzere 3 / 06 / 1981 tarihinde yayımlanan “İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çalışma Ortamına İlişkin 155 Sayılı Sözleşme” ile 7 / 06 / 1985 tarihinde yayımlanan “İş Sağlığı Hizmetlerine İlişkin 161 Sayılı ILO Sözleşmesi” gelmektedir.

155 sayılı sözleşme 5038 sayılı kanun ile yürürlüğe girmiş ve 13 / 01 / 2004 tarih ve 25345 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanmıştır. 161 sayılı sözleşme ise 5039 sayılı kanun ile yürürlüğe girmiş ve 13 / 01 / 2004 tarih ve 25345 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanmıştır.17

155 Sayılı ILO sözleşmesi 4. Maddesinde “Her üye, ulusal koşullar ve uygulamaya göre ve en fazla temsil kabiliyetine sahip çalışan ve işveren kuruluşlarına danışarak iş güvenliği, iş sağlığı ve çalışma ortamına ilişkin tutarlı bir ulusal politika geliştirecek, uygulayacak ve periyodik olarak gözden geçirecektir. Bu politikanın amacı, işle bağlantılı olan veya işin yürütümü sırasında ortaya çıkan kaza ve yaralanmaları, çalışma ortamında bulunan tehlike nedenlerini mümkün olduğu ölçüde asgariye indirerek önlemek olacaktır” hükmü ile üye her ülkenin kendi ulusal şartları doğrultusunda bir İSG politikası oluşturması ve geliştirmesi gereği vurgulanmaktadır.

Türkiye ILO’ ya 1932 yılında üye olmuştur. ILO Ankara Ofisi ise 1976 açılarak faaliyetine başlamıştır. Dolayısı ile ILO tarafından yayımlanan ve yürütülen çalışmalar Türkiye’de de kabul görmüş ve uygulamaya konulmuştur; ancak Türkiye’ de bu konudaki düzenlemelerin tanımlanması, esasların ortaya konması ve ilgili yasa ve yönetmeliklerce ifade edilmesi AB uyum sürecinde yoğunluk kazanmıştır.

İş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi ile ilgili dünyada uygulanan standartlar, kanunlar ve dokümantasyonları hazırlayan organizasyonlardan bazıları şunlardır18:



  • American Petroleum Institute (API)

  • National Fire Protection Association (NFPA)

  • American Society of Mechanical Engineers (ASME)

  • Standards New Zealand (SNZ)

  • British Standards Institute (BSI)

  • Occupational Safety and Health Administration (OHSA)

  • Occupational Safety and Health Service

  • NZ Chemical Industry Council

  • Standards Australia

  • International Organization for Standardization (ISO)

Bu çeşitli standart çalışmaları sonucunda OHSAS 18001 sistemi uygun bulunmuş ve genel kabul görmüştür. Türkiye’de de TS 18001 standardı olarak uygulanan bu standardın gelişimi Ofluoğlu ve Sarıkaya tarafından şu şekilde açıklanmaktadır:

Kılavuz niteliğindeki ilk sağlık ve güvenlik standardı olan "BS 8800 Mesleki Sağlık ve Güvenlik Yönetim Sistem Rehberi" 1996'da BSI tarafından yayınlanmıştır. Bu ilk standart kurumların belgelendirilmesine yönelik bir temel teşkil etmemekteydi. Müteakip tarihlerde başka belgelendirme kuruluşları da bu konuda standartlar yayınladılar, ancak yayınlanan bu standartlar BS 8800'u temel almalarına rağmen birbirlerinden içerik ve uygulama bakımından farklılıklar göstermekteydi. Bunun üzerine İngiltere’de BSI öncülüğünde uluslararası kabul edilebilecek bir sağlık ve güvenlik standardı hazırlanmasına yönelik bir komisyon toplanması kararlaştırılmış ve bu komisyonun çalışmaları sonucunda 1999 yılında OHSAS 18001 standardı oluşturulmuştur. Hazırlanan bu standart, 2001 yılında TSE (Türk Standartları Enstitüsü) tarafından kabul edilerek TS-18001 olarak yayımlanmıştır19.
2.6.6331 Kanun’un Genel Değerlendirmesi
Kanunun amacı iş yerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için iş veren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.
Ülkemiz, dünya sıralamasında 16. büyük ekonomi ve büyüme hızı ile dünya kamuoyunun, endüstrisinin ve yatırımcıların dikkatini çekmektedir. Ülkemiz çalışma hayatında, işverenlerimizin uluslararası pazarda rekabet gücünün artmasında, çalışanların sağlığı ve güvenliğinin payı oldukça önemli. Bu anlamda “İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu” çalışma hayatında mevcut en önemli eksikliğimiz olarak uluslararası platformlarda karşımıza çıkmaktadır.
Kanunun uygulama kapsamı dışında (istisna) tutulan işyerleri aşağıda sıralanmıştır:

• Fabrika, bakım merkezi, dikimevi ve benzeri iş yerindekiler hariç TSK, genel kolluk kuvvetleri, MİT faaliyetleri,

• Afet ve acil durum birimlerinin müdahale faaliyetleri,

• Ev hizmetleri,

• Çalışan istihdam etmeksizin kendi nam ve hesabına mal ve hizmet üretimi yapanlar,

• Hükümlü ve tutuklulara yönelik infaz hizmetleri sırasında, iyileştirme kapsamında yapılan işyurdu, eğitim, güvenlik ve meslek edindirme faaliyetleri


Dışındaki; Kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanacaktır.
2.7.İNŞAAT SEKTÖRÜ
İnşaat sektörü proje bazlı bir sektör olması nedeniyle diğer sektörlerden farklı özelliklere sahiptir. O nedenle bu bölümde inşaat sektörüne özel başlıca tehlikeler ve kaza nedenleri ile ilgili kısa bilgi verilecektir.
2.7.1. Dünya İnşaat Sektöründe İstihdam ve İşgücünün Özellikleri
İnşaat sektörü birçok ülkede özel bir yeteneği olmayan kırsal kesim çalışanları için önemli bir seçenek oluşturmaktadır. Yapılan bir çalışmaya göre 1960 ve 1980 yılları arasında, Brezilya‟nın hızlı bir Şehirleşme yaşadığı zamanlarda, yaklaşık 30 milyon kişi Şehirlerde yaşamak üzere kırsal bölgeleri terk etmiştir. Yine aynı çalışmada belirtildiği üzere 1985‟te Sao Paulo ve Rio de Janerio‟da inşaat sektöründeki iş gücünün sırasıyla %98 ve %94‟ünü göçmenler oluşturmaktaydı20.

Yıldırım (2006) tezinde bu konuya çeşitli örneklerle daha ayrıntılı değinilmiştir. Bu bağlamda dünya inşaat sektöründe istihdam sonuç olarak Şunları söyleyebiliriz. Canlanan inşaat endüstrisi tarım arazilerinden gelen fazla çalışanları kullanmaktadır. Gelişen tarımsal üretkenlikten dolayı yerlerinden olanlar için, bir gelir elde etmek amacıyla Şehirlerdeki inşaat işlerinde çalışmak tek yol olmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde, kırsaldan Şehre göçenler için çoğunlukla inşaat sektörü istihdam sağlamaktadır. Gelişmiş ülkelerde ise tarımsal çalışan havuzundan çalışan çeken endüstri, benzer bir rol üstlenmektedir21.


Kırsal kesimden gelen bu çalışanlar eğitim seviyeleri düşük ve kalifiye olmayan elemanlardan oluşmaktadır. Ayrıca bu çalışanlar için para kazanmanın tek yolu inşaat işlerinde çalışmaktır. Bu koşullarda istihdam sağlayan inşaat sektöründe iş sağlığı ve güvenliğine önem verilmemektedir.

2.7.2. İnşaat Sektörünün Özellikleri ve Çalışma Koşulları
İnşaat işleri ev, işyeri, fabrika, hastane, yol, köprü, tünel, stadyum, rıhtım, havaalanı gibi her çeşit inşaatın yapımı, bakımı, onarımı, yenilenmesi, değiştirilmesi, yıkılması işlerinin tamamıdır. İnşaat çalışanları genellikle sürekli aynı işyerinde çalışmaktan ziyade sık sık iş değiştirmek, çalıştıkları her işte ancak birkaç haftayla birkaç ay arasında bulunmak zorunda kalan çalışanlardır. Bu durum çalışan ve iş açısından çeşitli olumsuzlukları içerir. Çalışanların eğitim ve güvenlik algı düzeyleri ve işyerlerinin güvenlik anlayışları değişken olabilir. Çoğu zaman inşaat çalışanları yılın tamamını çalışarak geçiremezler. Bunu telafi etmek için sıklıkla fazla mesai, aşırı çalışma gibi zor koşullarla yüz yüze kalırlar. Deneyimsiz oldukları işleri yapmak zorunda kalabilirler. Bu nedenle; aslında bir takım çalışması olması gereken inşaat işleri, sağlık ve güvenlik açısından pek çok riskleri barındırır hale gelir. İnşaatlar, farklı meslek gruplarının bir arada bulunduğu iş alanlarıdır.

Tablo 2. 2:Bazı İnşaat Meslekleri Ve Çalışanları


Kazan ustaları

Demir ve çelik çalışanları

Duvar ustaları

Ameleler

Marangozlar

Bakım çalışanları

Elektrikçiler

Öğütücüler

Asansör kurucuları

İnşaat makinaları operatörleri

Camcılar

Boyacılar, duvar kağıdı kaplayıcılar

Atık temizleyenler(asbest, kuşun vs)

Tesisatçılar

Mozaikçiler, betoncular

Çatı ustaları

Sıvacılar

Sac metal çalışanları

Yalıtım çalışanları

Tünel çalışanları

Yılmaz (2009) konu ile ilgili yapmış olduğu çalışmada inşat sektörünün özelliklerini aşağıdaki Şekilde sıralamıştır:



  • İnşaat işleri, genelde kısa süreli olup, çok dinamiktir.

  • Şantiyeler sürekli olmayıp değişken ve geçicidir.

  • Üretim genelde tekrarlanamaz nitelikte olup, çalışma koşulları, işyerine göre değişmektedir.

  • İnşaat sektöründe branşlaşma çok fazla olup, her branşın kendine özgü riskleri vardır.

  • İnşaat işyerlerinde birden fazla taşeron çalışmaktadır.

  • Şantiyeler pek çok riski aynı anda barındırmaktadır.

  • İşin devamı sürecinde çalışanlar değiştiği gibi, üretilen inşaatın ulaştığı seviyeler itibariyle, riskler de değişir.

  • Sektör pek çok alt sektörün ve özel uzmanlıkların bir araya gelmesini gerektirdiğinden taşeron kullanımı bir zorunluluktur ve yaygındır. Bu durum iş sağlığı ve güvenliği açısından da, her taşeronun ve çalışanlarının Şantiye koşullarına uyumunun sağlanmasını gerektirir.

  • Şantiyeler çoğu zaman merkezi yerlerden uzaktadır. Merkezden uzaklık, denetim ve tedbir alınmasını, müdahale edilmesini zorlaştırır.

  • Çalışanlar ve malzemeler sürekli hareket halindedirler ve bu hareketler sistematik değildir.

  • Çalışma alanı geniş ve dağınık olabilmektedir.

  • İşler çoğunlukla farklı organizasyon ve iş disiplinine sahip çeşitli taşeronlar tarafından gerçekleştirilir.

  • Çekirdek kadro dışında her projede yeni çalışanlar ve personel görev alır.

  • Her şantiyenin coğrafyası, büyüklüğü, istihdam kapasitesi, teknik koşulları dolayısıyla riskleri farklıdır. Bu nedenle her Şantiye kendi koşullarını belirler.

  • İnşaat sektörü beşinci risk grubunda yer alıp, ağır ve tehlikeli işler kapsamındadır.

İnşaat sektöründe kimyasal zararlar genellikle havada, gaz, toz, buhar, duman halinde bulunur ve solunumla alınırlar. Bazıları ciltten de emilirler. Sıvı, yarı sıvı (tutkallar, yapıştırıcılar, katran) veya toz(çimento) formda bulunabilirler. Su ve gıdalarla ağızdan alınabilir, sigarayla birlikte solunabilirler. Oluşturdukları hastalık örnekleri ise( “Meslek Hastalıkları ve İşle İlgili Hastalıklar Tanı Rehberi” ve “Çalışma Yaşamında Sağlık Gözetimi Rehberi”) ;



  • Silikoz; kum püskürtme, tünel yapımı, kaya delme işlemleri,

  • Asbestosis; izolasyon, tesisat, yıkım işleri,

  • Bronşit; kaynakçılık,

  • Cilt alerjileri; çimentoyla yapılan işler,

  • Sinir sistemi hastalıkları; organik çözücüler ve kurşun maruziyeti.

Asbest maruziyeti olan izolasyon çalışanlarında, kaynakçılarda ve ağaç işleriyle uğraşanlarda akciğer kanseri ölümleri fazladır. Köprü tamircilerinde, boyacılarda kurşun zehirlenmesi görülür. Bazı havalı çekiç operatörlerinde ve titreşim oluşturan alet ve makineleri kullananlarda ”beyaz parmak” sendromu görülür. İş stresi, işsizlik korkusu, sosyal izolasyon, kalıcı olmayan çalışma koşulları gibi işle ilgili sorunlar inşaat çalışanlarında alkolizmi kolaylaştırıcı olabilir.



Tablo 2. 3: Bazı İnşaat Mesleklerinde Birincil Riskler


Meslek

Risk

Tuğla ve taş ustası

Çimento dermatifi, ayakta çalışma, ağır yük

Seramik ustaları

Yapıştırıcı buharları, dermatitler, ayakta çalışma

Marangozlar

Ahşap tozu, ağır yük, tekrarlı hareketler

Sıvacılar

Sıva tozları, iskelede çalışma, ağır yük, ayakta çalışma

Elektrikçiler

Lehim dumanındaki ağır metaller, ayakta çalışma, ağır yük, asbest

Elektrik santrali yapım ve tamircileri

Lehim dumanındaki ağır metaller, ağır yük, asbest

Boyacılar

Solvent buharları, toksik metaller

Duvar kağıdı ustaları

Tutkal buharları, ayakta çalışma

Tesisatçılar

Kurşun duman ve partikülleri, kaynak dumanları, asbest

Buhar kazanı ustaları

Kaynak dumanları, asbest

Halı kaplamacılar

Diz travması, ayakta çalışma, tutkal ve buharları

Karo ustaları

Yapıştırıcılar, toz, diz travması

Mozaik zımparacılar

Ayakta çalışma, silika tozu

Camcılar

Ayakta çalışma, yaralanma

İzolasyon çalışanları

Asbest, sentetik lifler, ayakta çalışma

Demiryolu inşaatçıları

Silika, sıcak soğuk

Çatı ustaları

Katran, sıcak, yüksekte çalışma

Kaynakçılar

Kaynak emisyonları

Lehimciler

Metal dumanları, kurşun, kadminyum

Kazıcılar, deliciler

Silika, gürültü, vibrasyon

Havalı çekik kullananlar

Silika, gürültü, vibrasyon

Kazık makinesi operatörleri

Silika, vibrasyon

Vinç operatörleri

Gürültü, lubrikan yağlar

Vinç kulesi operatörleri

Stres, izolasyon

Eksavatör, kepçe operatörleri

Silika, histoplazmozis, vibrasyon, sıcak, gürültü

Grayder, dozer, kazıcı operatörleri

Silika, gürültü, vibrasyon,sıcak

Asfalt çalışanları

Asfalt emisyonları, sıcak, dizel egzosu

Kamyon be traktör şoförleri

Vibrasyon, dizel egzosu

Yakım çalışanları

Asbest, kurşun, toz, gürültü

İnşaat sektörünün en önemli özelliklerinden biri de teknolojik uygulamalar ne kadar ilerlese de şantiye tipi üretimden vazgeçmenin mümkün olmamasıdır. Şantiyede işler genelde ağır ve tehlikelidir. Büyük inşaat firmalarınca yapılan altyapı işlerinde teknolojik imkânlardan yararlanılması, bu şartları biraz olsun hafifletebilmektedir.

Fiziksel zararlar, her inşaatta görülürler. Gürültü, sıcak ve soğuk, radyasyon, vibrasyon, barometrik basınç bunlardandır. İnşaat sektöründe makineleşme arttıkça gürültü sorununun boyutları da artmaktadır. Tüm vücut titreşimi, havalı çekiç ve diğer büyük makineleri kullananlar için önemli bir sorundur. Çatı ustalarında güneş ve sıcak katrana bağlı sıcak stresi riski yüksektir. UV radyasyonun ana kaynağı güneş ve elektrik kaynağıdır. İyonizen radyasyon ihtimali düşüktür. Ancak, temel kazma, tünel yapımı gibi işlerde radon gazı maruziyeti söz konusu olabilir.
Zorlanma ve burkulmalar, en sık görülen hasarlardır. Travmatik yaralanma, tekrarlanan hareketler, ayakta ve aşırı çalışma gibi nedenlerle tendinit, karpal tünel sendromu, bel ağrısı gibi kronik fiziksel sorunlar sık yaşanır. İş kazaları yönünden inşaat sektörü, en yüksek riskli meslek gruplarından biridir. (Meslek Hastalıkları ve İşle İlgili Hastalıklar Tanı Rehberi” ve “Çalışma Yaşamında Sağlık Gözetimi Rehberi)
Tablo 2. 4: İnşaat Sektöründe Görülen Bazı Sağlık Zararları

Kimyasal

Kas-iskelet

Güvenlik

Asit

Yapıştırıcılar, Tutkallar

Alkali

Asbest


Asfalt

Karbon Monoksit

Berilyum

Çimento


Temizlik Ürünleri

Katran


Toz

Epoksi Reçinesi

Gaz

İzosyanallar



Kurşun

Yapay Mineral Lifler

Metaller

Boyalar, Cilalar

Silika

Solventler



Tinerler

Kaynak Dumanı Ve Gazları

Ahşap Tozları


Aşırı Zorlanma: Sırt Hasarları, Burkulma Ve Zorlanmalar, Omuz, Dirsek, Bilek Problemleri

Uygunsuz Malzeme

Ayakta Çalışma

Tekrarlı Hareketler

Fiziksel

Soğuk


Ergonomik

Sıcak


Gürültü

Oksijen Eksikliği

Radyasyon

Stres


Güneş

Vibrasyon

Biyolojik

Sürüngenler, Kümes Hayvanları

Histoplazmazis

Bakteriler Ve Örümcekler, İyme Hastalığı

Küfler, Mantarlar

Protonozlar



Bina Yıkımı

Kapalı Alanlar

Vinç Kullanma

Uyuşturucu Ve Alkol

Elektrik

Patlayıcılar

Düşmeler

Yangın Ve Patlama

Motorlu Taşıtlar

Ağır Ekipman

İskeleler

Yangın Ve Patlamalar

Basınçlı Gazlar

Hava Koşulları




Biyolojik zararlar, enfeksiyöz mikroorganizmalar, biyolojik kaynaklı toksik etkenler ve hayvan saldırılarıdır. Örneğin kazı çalışanlarında histoplazmozis görülebilir. Kapalı ortamda yapılan çalışmalarda, grip, tüberküloz bulaşması olabilir. Sıtma, sarıhumma, Lyme hastalığı, sektörün bilinen diğer enfeksiyöz sorunlarıdır. Sarmaşık, meşe, sumak, ısırgan gibi bitkilerden kaynaklanan toksinler, ciltte tahrişe neden olabilir. Bazı ağaç tozları kanserojen, bazıları alerjendir. Arı, eşek arısı, yılan, karınca gibi bazı hayvan sokmaları görülebilir.22


İnşaat sektöründe genellikle inşaatın en kısa zamanda bitirilmesi istenir ve bitirilmesi planlanan tarih, çalışma Şartları uygun olduğu takdirde, günde 24 saat çalışılacağı düşünülerek belirlenir. Ayrıca kiralık makinelerden daha çok faydalanmak, mevcut ekipmanla beraber işgücü takviyesiyle beraber daha fazla üretimde bulunmak, gündüz yapılacak işlerin önünü açmak için vardiya uygulaması gerekli görülmektedir. Vardiya uygulamasının görüldüğü inşaat türleri daha çok baraj, tünel ve yol şantiyeleridir. Vardiyanın uygulanabilmesi için gece karanlığında aydınlatma ile çalışılabilir olması gerekir. Bu da ancak ince işlerin yapılmadığı, yerleşim birimlerinden uzak, açık saha işlerinin yoğunlukta olduğu şantiyelerde söz konusudur23.
İnşaat sektöründe en sık karşılaşılan meslek hastalıkları aşağıdaki Tablo 2.5’de sıralanmıştır. Amacımız, işverene, çalışanlara ve İSG çalışan temsilcilerine en sık görülen meslek hastalıklarını tanıtarak, bu hastalıkların erken safhalarında tespit edilmesine yardımcı olmaktır. (Meslek Hastalıkları ve İşle İlgili Hastalıklar Tanı Rehberi” ve “Çalışma Yaşamında Sağlık Gözetimi Rehberi)

Tablo 2. 5: İnşaat Sektöründe En Sık Karşılaşılan Meslek Hastalıkları

Gürültüye bağlı işitme kaybı

Titreşime bağlı beyaz parmak hastalığı

Karpal tünel sendromu

Bel rahatsızlıkları, tüm vücut titreşimine bağlı rahatsızlıklar dahil

Tozdan kaynaklanan meslek hastalıkları

Asbestten kaynaklanan hastalıklar

Kimyasallardan kaynaklanan meslek hastalıkları

Mesleki cilt hastalıkları

Mesleki astım

Mesleki kanser

Tetanoz







Yüklə 226,68 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə