Kur'an hayat nizami recep Şensin a11/I



Yüklə 12,84 Kb.
tarix23.12.2017
ölçüsü12,84 Kb.

KUR'AN HAYAT NİZAMI

Recep ŞENSİN



A11/I

Kur'an-ı Kerim, merhametlilerin en merhametlisi ve bir o kadar da azabı şedid olan Allah'ın biz kullarına öğüt almak ve hayatımıza tatbik etmek için indirdiği eşsiz bir kitaptır. Şüphesiz Allah bu kitabı insan fıtratına uygun ve uygulanabilir biçimde indirmiştir. Zamanın şartlarına ve herhangi bir sistemin normlarına göre değişiklik arz etmez, eğilip bükülmez.

Kur’an ahkamı ütopik bir alem, ikinci bir defa dünyaya hakim olamayacak siyasi bir görüş, tekrarı olmayan bir tiyatro oyunu değildir. Yunan ve Bizans gibi ölü bir kültür hiç değildir. Bu anlayışlardan birini benimseyen müslüman yenilmeye, kapitalizm ve emperyalizm gibi dünya görüşlerinin karşısında erimeye mahkumdur. Çünkü müslümanlar kendi doğrularına göre yaşamayı hedeflerinin önüne koymadıkça başkalarının dümen suyunda savrulacak demektir. İşte müslümanların her konuda yöneleceği adeta başdanışmanı olması gereken Kur’an, insanlığı kasıp kavuran bu görüşleri ortadan kaldırmak için nazil olmuştur. Rabbimiz İbrahim suresinin ilk ayetinde “Bu Kur-an'ı insanları Rablerinin izniyle karanlıktan aydınlığa, her şeye galip ve hamde layık olan Allah'ın yoluna çıkarman için sana indirdik.” buyuruyor.

Hayatlarını nura çevirmek isteyen müslümanların yegane kaynağı Kur’an’dır. Evlenmeden insan ilişkilerine, borç hukukundan ceza hukukuna, anne babaya saygıdan adil düzene kadar her türlü konuyu ihtiva eden Kur’an insanlığa en ideal hayat şartlarını sunmaktadır. Çünkü bu kuralları insanı yaratan onun gerek ruh yapısını gerekse fiziksel yapısını en iyi şekilde bilen Allah koymuştur. Dünya sahnesine bakıldığında İslam'ın getirdiği düzenin refah seviyesini hiçbir beşeri sistem getirememiştir. Yeter ki müslümanlar Kur’an'ın emir ve yasaklarını hayatlarına geçirebilsinler. Rabbimizin Nisa Suresi 175. ayetinde “Allah'a iman edip ona sımsıkı sarılanları kendisinden bir rahmete ve lütfa kavuşturacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir.” müjdesine yalnızca O'nun hükümlerine boyun eğerek, hayatımıza rehber olarak Kur’an'ı alarak erişebiliriz.

İslam'ın koymuş olduğu toplumsal kanunlar (muamelat) her insan tarafından makbul karşılanacak tabir-i caizse kulağa hoş gelen ve günümüz insanlığının mumla aradığı kurallardır. Bugün hangi aile İsra Suresi’nin 32. ayetinde buyrulduğu gibi “Zinaya yaklaşmayın” ikazına muhtaç değil? Müslüman, Yahudi, Hristiyan, Mecusi aileler kız erkek fark etmeksizin çocuklarını bu tehlikeden korumak için çaba sarf etmiyor mu? Bugün hangi baba Araf suresinin 31. Ayetinde emredildiği gibi “yiyiniz, içiniz israf etmeyiniz” ayetini harcama politikalarının ana unsuru haline getirmiyor? Bugün hangi tüketici insan Bakara suresinin 188. Ayetinde emredildiği gibi “Aranızda mallarınızı haksız yere yemeyin.” ayetine muhtaç değil? Haksız kazancın zirveye ulaşmasının sonucu olan sömürgecilik dünyayı yaşanmaz hale getirmiyor mu? Bugün hangi devletin bireyleri Nisa suresinin 135. Ayetinde zikredildiği gibi “Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınız aleyhinde olsa bile adaleti titizlikle ayaktan tutun.” hükmünü reddedebilir? Bu saydığım örneklerdeki incelikleri, refahı, adaleti hangi beşeri sistem bırakın pratiğe dökmeyi iddia dahi edebilir? Görüldüğü üzere aile düzeninden adalete, ekonomiden insan ilişkilerine dair zirve örneklerle dolu kitabımız anneden babaya, yöneticiden çocuğa her kesim için rehber ve mürşittir. Ve bizim hatasız olarak kabul ettiğimiz, sorgusuz boyun eğdiğimiz tek mürşit Kur’an’dır.

Hayat kitabı olarak kabul ettiğimiz Kur’an'ı sadece dini hayatımıza hitap eden bir kitap olarak değerlendirmemiz en büyük yanlışlarımızdandır. Aile kurumuna dair hüküm koyan Kur’an devlet kurumuna dair de hüküm koymuştur. Dünyadan kendimizi soyutlamamızı istememiştir. Cenneti vaat eden bir din nasıl olurda Cennet'in kazanılacağı tek yer olan dünyayı ihmal etmemizi ister? Dünya hayatımızı ifrata düşmeden ve tefrite kaçmadan nasıl idame edeceğimizi de yine kitabımızdan öğreniyoruz. Müslümanın ibadetini nasıl yapılacağını Kur’an belirlediği gibi sosyal hayatını, ticari hayatını da Kur’an belirlemeli. Çünkü Kur’an bütün olarak hayata işlendiği zaman istenen sonucu verecektir. Örneğin Kur’an'ın bir emri olduğu için zekat veren müslüman zorunlu(!) olduğu için bankadan faizle kredi çekiyorsa verdiği zekat içtimai anlamda işlevini yitirecektir. Çünkü zekat ibadetten ziyade İslam toplumunun ekonomik yapısını oluşturan temel taşlardandır. Bu biraz İslam’dan biraz da kapitalizmden alarak yapılan çorbadır ki bu da Müslüman için gıda zehirlenmesi demektir. Bazılarınız faizle kredi çekmenin zorunlu(!) şartlarda sorun teşkil etmeyeceğini savunabilir. Ama unutma Müslüman kardeşim seni o zorunlu duruma sokan Allah’tır. Sen de bu zorunlu durumdan yalnızca O'nun emirlerine boyun eğerek kurtulabilirsin. Ve emin ol ki senin bu itaatine karşılık olarak Rahman'ın rahmeti sana tecelli edecektir. Rabbimiz Muhammed suresinin 7. ayetinde “Eğer siz Allah'ın dinine yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlamlaştırır.” buyuruyor. Fikrimce bu ayet her Mü'min için temel olmalıdır. Karşılaştığın zorluk ne kadar ağır olursa olsun seni ne kadar sıkıntılı duruma düşürürse düşürsün senin yaslanacağın, boyun eğeceğin tek otorite Allah’tır. Kur’andır. Çünkü Allah önceki ayette kendi dinine yardım edenleri kendi dininin emirlerine yaslananlara yardım edeceğini söylüyor. Allah’tan başka sözünde daha sadık olan kim vardır? Hayatımızda zuhur eden her problemin formülü zikrettiğim Muhammed suresinin 7. ayetidir. Diğer bir formül ise sadece sinirli olduğumuz anlarda dilimizden düşen ''La havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim'' ''Allahtan başka güç ve kudret yoktur''. Müthiş bir meydan okuma...



Dara düştüğümüzde bizi ne kapitalizmin bankaları ne de emperyalizmin oyunları kurtarabilir. Sadece ve sadece yerlerin ve göklerin yaratıcısı olan Allah kurtarabilir. Allah'ın yardımını kazanmanın tek yolu ise kitabına sımsıkı sarılmak ve hayatımıza geçirmektir. Ve unutmayın Allah'a boyun eğerseniz İbrahim'i ateşten, Nuh'u tufandan, Yunus'u balıktan, Bedir’de ashabı zalimlerden ve ceddimizi Çanakkale’de yedi düvelden koruyan Allah elbette bizi de koruyacaktır.
Kataloq: FileUpload -> op40662 -> File

Yüklə 12,84 Kb.

Dostları ilə paylaş:




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə