Masraf yansitmalarinin kdv karşisindaki durumu



Yüklə 492,2 Kb.
səhifə2/5
tarix25.01.2019
ölçüsü492,2 Kb.
#101851
1   2   3   4   5

Örneğin, kira geliri 11.000 YTL, indirimine izin verilen ve belgelendirilen gider toplamı 5.000 YTL ise, bu giderin ancak 11.000 – 2.300 = 8.700 YTL’ye isabet eden kısmı ;
(8.700 : 11.000 ) x 5.000 = 3.954,54 YTL olacaktır.
Bu durumda, vergi matrahı, gayrisafi hasılattan once istisna tutarının daha sonra da gider tutarının düşülmesi suretiyle hesaplanacaktır.

Kanunkoyucu, gayrimenkul sermaye iratlarının vergilendirilmesi ile ilgili olarak Gelir Vergisi Kanunu’na koyduğu ve ‘’ Emsal Kira Bedeli Uygulaması ‘’ adı verilen otokontrol müessesesi ile, beyan edilecek kira gelirinin, bazı istisnaları ( boş kalan gayrimenkullerin muhafazaları maksadiyle bedelsiz olarak başkalarının ikametine bırakılması, binaların mal sahiplerinin usul, füru veya kardeşlerinin ikametine tahsis edilmesi 3. Mal sahibi ile birlikte akrabaların da aynı evde veya dairede ikamet etmesi, Genel bütçeye dahil daireler ve katma bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan kiralamalar) dışında, kiraya verilen gayrimenkulün emlak vergisine esas değerinin % 5’inden daha az olamayacağını hükme bağlamıştır. Bu sınırın altında beyan edilen gelirlerle ilgili vergi tarhiyatı, bu sınır üzerinden yapılmaktadır.

Gayrimenkul sermaye iratlarının vergilendirilmesi ile ilgili bir diğer önemli uygulama da istisna uygulamasıdır. Kanunkoyucu, binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hasılatın 2.300 YTL’sini (2007 yılı gelirleri için) gelir vergisinden istisna kılmıştır. (İstisna tutarı 2008 yılında elde edilecek gelirler için 2.400 YTL olarak belirlenmiştir.). Bir gayrimenkule birden fazla kişinin ortaklaşa sahip oldukları durumda, her bir ortak istisna tutarından ayrı ayrı yararlanabilmektedir. Geliri istisna tutarını aşmayan mükelleflerin yıllık gelir vergisi beyannamesi vermelerine gerek bulunmamaktadır. Ancak, ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ile gelirleri bunlar tarafından bildirilecek olanların istisnadan yararlanmaları mümkün değildir.
Öte yandan, Kanunkoyucu, 2007 yılı için, binaların, başkaca beyan edilecek geliri olmayan gerçek kişiler tarafından mesken olarak kiraya verilmesinde, beyan sınırı olarak istisna tutarı olan 2.300 YTL’yi ; işyeri olarak kiraya verilmesinde, beyan sınırı olarak 19.000 YTL’yi kabul etmiştir. Ayrıca, binaların işyeri olarak kiraya verilmesinden sağlanacak gelirler üzerinden, kirayı ödeyen tarafından % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılmasını hükme bağlamıştır. Bu tevkifat kiranın brüt tutarı üzerinden yapılmaktadır. Kira gelirinin yıllık beyanname ile beyan edildiği durumlarda bu tevkifat yıllık beyaname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmektedir.
Gelir Vergisi Kanunu’nda, bu tevkifatı yapmakla yükümlü olanlar, kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri,iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, ticaret ve meslek erbabı, gerçek usulde vergilendirilen zirai kazanç mükellefleri olarak sayılmıştır.
Yukarıdaki açıklamaların bir özeti olarak, gerçek kişiler tarafından,
         işyeri olarak kiraya verilen binalardan 2007 yılında elde edilen brüt ( tevkifat öncesi tutar) kira tutarı 19.000 YTL’yi ,

         mesken olarak kiraya verilen binalardan 2007 yılında elde edilen kira geliri 2.300 YTL’yi


aşmıyorsa, bu gelirler Mart 2008 ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmeyecektir. Başka gelirler dolayısıyla beyanname verildiği durumlarda da bu kira gelirleri yıllık beyannameye dahil edilmeyecektir.
2007 yılında hem işyeri ve hem de mesken kira geliri bulunan bir gerçek kişi, bunlardan birinin belirtilen tutarı aşması halinde o gelirini, her ikisinin de aşması halinde her iki gelirini de yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edecek ve beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, işyeri kira bedeli üzerinden yıl içinde tevkif suretiyle ödenen gelir vergisini mahsup edecektir. Her iki gelirin de belirtilen tutarları aşmaması halinde ise, bu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecektir.
III.6 Menkul sermaye iratları
Bu bölümde, menkul seermaye iratlarının beyanı ile ilgili yükümlülükler, gelir türleri itibarıyla açıklanmaktadır.
III.6.1 Hisse senedi kar payları
Gerçek kişilerce 2007 yılında elde edilen hisse senedi kar paylarının beyanında, kar payının dayanağı olan kurum kazancının hangi yıla ait kazanç olduğu önem arzetmektedir. Daha açık bir ifade ile, Kanunkoyucu, ne zaman dağıtılırsa dağıtılsın, 31.12.2002 tarihine kadarki kurum kazançları ile bu tarihten sonraki hesap dönemlerine ait kurum kazançlarının gerçek kişi ortakların elinde vergilendirilmesini farklı iki yönteme bağlamıştır.
a. 2003 ve sonraki yıllara ilişkin kurum kazancının dağıtılması halinde
Eğer, kişilerin 2007 yılında elde ettikleri kar payının dayanağı 2003 ve sonraki yıllara ilişkin kurum kazancı ise, bu takdirde, kar payının yarısı vergiden istisna edilecek, kalan yarısının da varsa tevkif suretiyle vergilendirilmiş bulunan diğer menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile birlikte toplamının 19.000 YTL’yi aşıp aşmadığına bakılacaktır. Aşması halinde bu tutar, Mart 2008 ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir. Beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, kar payının dağıtılması sırasında dağıtan kurum tarafından yapılan % 15 oranındaki tevkifatın tamamı mahsup edilecektir.
Örneğin, ortağı olduğu anonim şirketten 2007 yılı Eylül ayında brüt 36.000 YTL kar payı alan bir gerçek kişi, tutarın yarısının (18.000 YTL), beyan sınırı olan 19.000 YTL’yi aşmıyor olması sebebiyle Mart 2008 ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan etmeyecektir.
b. 2002 ve önceki yıllara ilişkin kurum kazancının dağıtılması halinde
GVK’nun Geçici 62 nci maddesi hükmü gereğince,
a)       31.12.1998 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerine ait kazançların dağıtılması halinde, bu kazançlar elde eden gerçek kişiler yönünden gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu kazançların dağıtılması halinde kar payını elde eden gerçek kişi ortak beyanname vermeyecektir.

b)       01.01.1999-31.12.2002 tarihlerini kapsayan dönemde sona eren hesap dönemlerine ait olup kurumlar vergisinden istisna edilen kurum kazançlarının ve

c) GVK’nun Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tâbi tutulmuş kurum kazançlarının

dağıtılması halinde, bu kar payları üzerinden gelir vergisi tevklifatı yapılmayacaktır. Gerçek kişilerce

elde edilecek kar payının tutarına, bu tutarın 1/9’u eklendikten sonra, bulunan tutarın yarısı vergiye

tâbi gelir olarak dikkate alınacak, bu tutarın 18.000 YTL’yi aşması halinde yıllık beyanname

verilecektir. Beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden de beyan edilen tutarın 1/5’I

mahsup edilecektir.



Örneğin, ortağı olduğu anonim şirketin 2001 yılında kurumlar vergisinden istisna edilmiş bulunan kazancının 2007 yılında dağıtılması sonucunda 63.000 YTL kar payı elde eden ( bu kar payları üzerinden tevkifat yapılmamaktadır) bir gerçek kişi, once bu tutara 1/9 unu ekleyecek sonra da bulduğu tutarın yarısının beyan sınırını aşıp aşmadığına bakacaktır.

 63.000 + (63.000 : 9) = 70.000

70.000 : 2 = 35.000

35.000 YTL’nin 2007 yılı için beyan sınırı olan 19.000 YTL’yi aşıyor olması sebebiyle bu tutar Mart 2008 ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir. Beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi olan 7.745 YTL’den beyan edilen gelirin 1/5’I ( 7.000 YTL) düşülecektir.

Bu durumda ortak tarafından ödenecek gelir vergisinin tutarı 745 YTL olacaktır.
III.6.2 Hisse senedi alım satım kazançları
Gerçek kişiler tarafından 2007 yılında elde edilen hisse senedi alım satım kazançlarının beyanında, hisse senedinin iktisap tarihi ve IMKB’de işlem görüp görmemesi önemli olmaktadır.

Daha açık bir ifade ile, 01.01.2006 tarihinden önce iktisap edilen ve İMKB’de işlem görenlerden üç aydan fazla süre elde tutulanların satışından sağlanan kazançlar tutarı ne olursa olsun, değer artış kazancı sayılmamaktadır ve beyana tabi değildir.

Üç aylık sure, İMKB’de işlem görmeyen ve fakat tam mükellef kurumlara ait olan hisse senetleri için bir yıl olarak dikkate alınacaktır. Yani, 01.01.2006 tarihinden önce iktisap edilen, tam mükellef kurumlara ait olan hisse senetlerinin (İMKB’de işlem görmeyen) bir yıldan fazla süre elde tutulduktan sonra 2007 yılında satışından sağlanan kazançlar da yine tutarı ne olursa değer artış kazancı sayılmamakta ve beyana tabi bulunmamaktadır.

Belirtilen bu sürelerden kısa sure elde tutulan hisse senetlerinin satışından sağlanan kazançlar ise 15.000 YTL’yi aşması halinde sadece aşan tutar değer artış kazancı olarak beyana tabi bulunmaktadır. Kazancın safi tutarının 15.000 YTL’yi aşmaması halinde ise yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecektir.

Kazancın beyana tabi olan safi tutarının hesaplanmasında, elde tutulduğu sure içinde meydana gelen ÜFE artış oranı dikkate alınarak endeksleme yapılabilecektir. Satış için ödenen komisyonlar ve diğer masraflar da, kazancın safi tutarının hesaplanması sırasında dikkate alınabilecektir. Ancak, dikkate alınacak masraf ve komisyonlar, sadece , beyanı gereken gelirlerle ilgili masraf ve komisyonlar olacaktır. Yani, belirtilen sürelerden fazla süre elde tutulan ve bu sebeple kazancı beyana ve vergiye tabi olmayan bir hisse senedi için yapılan masraflar ve ödenen komisyonlar, beyana ve vergiye tabi bir alım satım kazancının safi tutarının tespitinde dikkate alınamayacaktır.

01.01.2006 tarihinden sonra iktisap edilen ve yine 2007 yılında bankalar ve aracı kurumlar vasıtasıyla elden çıkarılan hisse senetlerinin satışından sağlanan kazançlar üzerinden GVK’nun Geçici 67 nci maddesine göre % 10 oranında (Dar mükellefler için % 0) tevkifat yapılmaktadır. Bu şekilde tevkif suretiyle vergilendirilen kazançlar için, tutarı ne olursa olsun, Mart 2008 ayında, ayrıca yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecektir.


Ancak, 2007 yılı içinde yaptığı hisse senedi alım satım işlemlerinden zarar eden ve bu zararını aynı yıl içinde gideremeyen mükelleflerin 2008 yılı Mart ayında ihtiyari beyanname vermeleri ve kazanç ve zararlarını birbirine mahsup edebilecekleri bu beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden de yıl içinde tevkif suretiyle ödedikleri vergiyi mahsup edebilmeleri mümkün bulunmaktadır.



III.6.3 Hazine Bonosu, Devlet Tahvili ve Eurobond faiz gelirleri
a) Hazine tarafından 26.07.2001 tarihinden önce ve TL cinsinden ihraç edilmiş olan Hazine Bonosu ve Devlet Tahvillerden 2007 yılında elde edilmiş faiz gelirlerinin % 37,7 ‘si, indirim oranı uygulaması kapsamında düşülerek gelirin safi tutarı hesaplanacak ve kalan tutarın 19.000 YTL’yi aşıp aşmadığına bakılacaktır. Aşması halinde, indirim oranı uygulamasından artakalan tutar 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.
Örneğin, 2000 yılında TL cinsinden ihraç edilmiş olan Devlet Tahvilinden 2007 yılında 120.000 YTL faiz geliri elde eden bir kimse, önce, indirim oranı uygulamasıyla, gelirinin safi tutarını hesaplayacak,
120.000 – (120.000 x % 37,7 ) = 74.760 YTL
Daha sonra da hesaplanan bu tutarın 19.000 YTL’lik beyan sınırını aşıyor olması sebebiyle tamamını 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.

b) Hazine tarafından 26.07.2001 tarihinden önce ve yabancı para cinsinden ya da dövize, altına veya başka bir değere endeksli olarak ihraç edilmiş Hazine Bonosu, Devlet Tahvili ve Eurobondlardan 2007 yılında elde edilen faiz gelirlerinin 19.000 YTL’yi aşıp aşmadığına bakılacaktır. Aşması halinde, gelirin tamamı 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir. Bu gelirler için indirim oranı uygulaması söz konusu değildir.


Örneğin, 2000 yılında USD cinsinden ihraç edilmiş olan Eurobond’lardan 2007 yılında 80.000 YTL faiz geliri elde eden bir kimse, bu tutarın tamamını, 2007 yılı için belirlenmiş olan 19.000 YTL’lik beyan sınırını aşması sebebiyle, 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edecektir.

c) Hazine tarafından 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında Türk parası cinsinden ihraç edilmiş olan Hazine Bonosu ve Devlet Tahvillerinden 2007 yılında elde edilmiş olan faiz gelirlerinin, önce % 37,7’si indirim oranı uygulaması kapsamında düşülecek, daha sonra da bulunan tutardan 205.994,16 YTL istisna tutarı indirilecektir. İstisna sonrası kalan tutarın 19.000 YTL’yi aşması halinde, istisna uygulamasından artakalan tutar -25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.


Örneğin, 2002 yılında TL cinsinden ihraç edilmiş olan Hazine Bonosundan 2007 yılında 380.000 YTL faiz geliri elde eden bir kimse, önce bu gelirin safi tutarını hesaplayacaktır.
380.000 – ( 380.000 x % 37,7) = 236.740 YTL
İkinci aşamada, bulunan safi tutardan istisna tutarı düşülecektir.
236.740 – 205.994,16 = 30.745,84 YTL
Son aşamada ise istisna sonrası kalan tutarın 19.000 YTL’lik beyan sınırını aşıp aşmadığına bakılacaktır. Örneğimizde istisna sonrası bulunan tutar (30.745,84 YTL) beyan sınırının üzerinde olduğu için bu faiz geliri 1 -25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.

d) Hazine tarafından 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında sonra yabancı para cinsinden ya da dövize, altına veya başka bir değere endeksli olarak ihraç edilmiş Hazine Bonosu, Devlet Tahvili ve Eurobondlardan 2007 yılında elde edilen faiz gelirlerinden 205.994,16 YTL istisna tutarı düşülecek ve kalan tutarın 19.000 YTL’yi aşıp aşmadığına bakılacaktır. Aşması halinde, gelirin istisnadan sonra kalan kısmı 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir. Bu gelirleri için indirim oranı uygulaması yapılması mümkün değildir.


Örneğin, 2004 yılında USD cinsinden ihraç edilmiş olan Hazine Bonosundan 2007 yılında 250.000 YTL faiz geliri elde eden bir kimse, önce bu gelirinden istisna tutarını düşecek,
250.000 –205.994,16 = 44.005,84 YTL
Daha sonra ise, bulunan tutarın 19.000 YTL’lik beyan sınırını aşıp aşmadığına bakacaktır. Örneğimizde istisna sonrası bulunan tutar (44.005,84 YTL) beyan sınırının üzerinde olduğu için kişi 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.
e) Hazine tarafından 01.01.2006 tarihi ve sonrasında YTL ve yabancı para cinsinden ihraç edilen Hazine Bonosu, Devlet Tahvillerinden 2007 yılında elde edilen faiz gelirleri üzerinden % 10 oranında tevkifat uygulaması yapılmaktadır. Bu oran dar mükellef gerçek kişi ve kurumlara ödenenler için % 0’dır. Bu şekilde tevkif suretiyle vergilendirilmiş gelirler için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyeceği gibi başka gelirler dolayısıyla verilen beyannamelere de bu gelirler dahil edilmeyecektir.
f) 01.01.2006 tarihinden itibaren ihraç edilen Eurobondlardan 2007 yılında elde edilen faiz gelirleri için tevkifat uygulaması yapılmamaktadır. Bunların YTL karşılığının 19.000 YTL’yi aşıp aşmadığına bakılmakta, aşıyorsa tamamı 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmektedir.
İhraç tarihi 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında olan Eurobondlardan 2007 yılında elde edilen faiz gelirleri için ise 205.994,16 YTL tutarında istisna uygulaması yapılmaktadır. Ancak, yabancı para cinsinden ihraç edilmiş olmaları dolayısıyla bu gelirler için indirim oranı uygulaması yapılması mümkün bulunmamaktadır.
26.07.2001 tarihi ve öncesinde ihraç edilmiş olan Eurobondlardan 2007 yılında elde edilen faiz gelirleri için isitisna uygulaması yapılması da söz konusu değildir.

III.6.4 Hazine Bonosu, Devlet Tahvili ve Eurobond alım-satım kazançları
a) Hazinece 01.01.2006 tarihinden önce ihraç edilmiş Hazine Bonosu, Devlet Tahvili ve Eurobond’ların vadesinden önce satışından, gerçek kişilerce 2007 yılında sağlanan kazançların safi tutarının (endekslemeden sonra bulunan tutar) 15.000 YTL’yi aşması halinde, sadece aşan kısmın 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi zorunlu bulunmaktadır.
Eurobondların ve yabancı para cinsinden ya da yabancı paraya endeksli olarak ihraç edilmiş diğer menkul kıymetlerin tam mükellef gerçek kişilerce elden çıkarılmasından doğan kazancın, elden çıkarma karşılığında elde edilen yabancı para tutarının Türk Lirası karşılığından, bunların alımında ödenen yabancı para tutarının Türk Lirası karşılığı ve varsa satış giderlerinin düşülmesi sonucu hesaplanması gerekmektedir.
b) 4710 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 59 uncu madde hükmü ile, 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine Bonosu, Devlet Tahvili ve Eurobond faizleri ve alım satım kazançları, belirli sınırlar içinde, 2007 yılı sonuna kadar gelir vergisinden istisna edilmiştir. 2007 yılında elde edilen söz konusu faiz gelirleri ve alım satım kazançlarının toplamı için uygulanacak istisna tutarı, 205.994,16 YTL’dir.
Alım satıma konu olan Hazine Bonosu, Devlet Tahvili ve Eurobond’un 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında ihraç edilmiş olması halinde, elde edilen kazancın safi tutarından 205.994,16 YTL düşülecektir. Ancak, bu durumda, bir önceki paragrafta belirtilen 15.000 YTL’lik istisna tutarının ayrıca düşülmesi mümkün değildir.
c) 01.01.2006 tarihi ve sonrasında ihraç edilen edilmiş Hazine Bonosu ve Devlet Tahvillerinin vadesinden önce satışından 2007 yılında elde edilen alım-satım kazançları üzerinden % 10 oranında tevkifat uygulaması yapılmaktadır. Bu oran dar mükellef gerçek kişi ve kurumlara ödenenler için % 0’dır. Bu şekilde tevkif suretiyle vergilendirilmiş gelirler için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyeceği gibi başka gelirler dolayısıyla verilen beyannamelere de bu gelirler dahil edilmeyecektir.
Ancak, bu satıştan zarar doğmuş ve zarar 2007 yılında telafi edilememiş ise mükelleflerin ihtiyari beyanname verme hakları bulunmaktadır. Bu beyannamede yıl içinde yapılan satışlardan sağlanan net kazanç beyan edilecek ve kazancın elde edildiği tarihte geçerli olan tevkifat oranında vergi hesaplanacaktır. Bu şekilde hesaplanan vergiden de yıl içinde tevkif suretiyle ödenen vergi mahsup edilecektir. Mahsup edilemeyen tutarlar da mükellefe iade edilecektir.

d) 01.01.2006 tarihinden itibaren ihraç edilen Eurobondlardan elde edilen alım-satım kazançları üzerinden tevkifat uygulaması yapılmamaktadır. Bunlar için 2007 yılında bir istisna uygulaması da yapılmamaktadır. Bu sebeple de kazancın YTL karşılığının, elde tutma süresi içinde ÜFE artış oranının % 10’u aşması halinde endeksleme sonrası tutarı, 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.


İhraç tarihi 26.07.2001-31.12.2005 tarihleri arasında olan Eurobondlardan 2007 yılında elde edilen alım-satım kazançları için ise 205.994,16 YTL tutarında istisna uygulaması yapılmaktadır.
26.07.2001 tarihi ve öncesinde ihraç edilmiş olan Eurobondlardan 2007 yılında elde edilen alım-satım kazançları için istisna tutarı 15.000 YTL’dir.

III.6.5 Mevduat faizleri, repo kazançları, özel finans kurumu kar payları
GVK’nun Geçici 67 nci maddesi hükümleri gereğince, tam mükellef gerçek kişilerin 2007 yılında elde ettikleri ,
          Mevduat faizleri ( TL ve Döviz Tevdiat Hesaplarına Ödenen),

          Repo gelirleri,



          Özel finans kurumlarının ödedikleri kar payları
Üzerinden % 15 oranında tevkifat yapılmıştır.
Bu şekilde tevkif suretiyle vergilendirilen gelirler yıllık beyanname ile beyan edilmeyecektir.
III.6.6 Menkul kıymet yatırım fonu kar payları
Bilindiği gibi, GVK’nun 75 inci maddesinin 1 numaralı fıkrasında, Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonlarının katılma belgelerine ödenen kar paylarının da, kar payı olduğu hükme bağlanmıştır.
Menkul kıymet yatırım fonu katılma belgelerinin fona iadesinden sağlanan kazançlar, 01.10.2006 tarihinden itibaren tam mükellefler için % 10, dar mükellefler için ise % 0 oranında tevkifata tabidir. Sürekli olarak portföyünün en az % 51’i İMKB’de işlem gören hisse senetlerinden oluşan yatırım fonlarının, bir yıldan fazla süreyle elde tutulan katılma belgelerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar üzerinden tevkifat yapılmamaktadır.
Ancak, yine GVK’nun Geçici 67 inci maddesinde ( 8 numaralı fıkra) menkul kıymet yatırım fonu veya ortaklıklarının katılma belgelerinin ilgili fona iadesinden elde edilen gelirler ile hisse senetlerinin alım satımından elde edilen kazançlar için yıllık beyanname verilmeyeceği, diğer gelirler dolayısıyla beyanname verilmesi halinde de bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği hüküm altına alınmıştır. Ticarî işletmeye dahil olan bu nitelikteki gelirler, bu fıkra kapsamı dışında bırakılmıştır.
Bu nedenle, gerçek kişilerce 2007 yılında menkul kıymet yatırım fonu katılma belgelerinin fona iadesinden elde edilen gelirler için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecektir.

III.6.7 Alacak faizleri
Alacak faizleri, önce indirim oranı uygulamasına tabi tutularak % 37,7 ’si düşülecek kalan kısmın 900 YTL’yi aşıp aşmadığına bakılacaktır. Aşması halinde, indirim oranı uygulamasından sonra bulunan tutarın tamamı 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.
III.6.8 Yurt dışındaki bankalardan elde edilen mevduat faizleri
Yurt dışındaki bankalardan elde edilen mevduat faizi gelirlerinin 900 YTL’yi aşıp aşmadığına bakılacaktır. Aşması halinde tutarın tamamı 1-25 Mart 2008 tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecektir.


III.7 Diğer kazanç ve iratlar
Kanunkoyucu, Gelir Vergisi Kanunu’nda, ‘’ diğer kazanç ve iratlar ‘’ başlığı altında, iki farklı türde geliri, belirli koşullar altında beyana ve vergiye tabi kılmıştır. Bunlardan biri, değer artış kazançları, diğeri ise arızi kazançlardır.
III.7.1 Değer artış kazançları
Gelir Vergisi Kanunu’nda, aşağıda belirtilen mal ve hakların elden çıkarılmasından (satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulması ) doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak tanımlanmıştır.
         İvazsız olarak iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar.
         Arama, işletme ve imtiyaz hakları ve ruhsatları, alameti farika, marka, ticaret unvanı, her türlü teknik resim, desen, model, plan ile sinema ve televizyon filmleri, ses ve görüntü bantları, sanayi ve ticaret ve bilim alanlarında elde edilmiş bir tecrübeye ait bilgilerle gizli bir formül veya bir imalat usulü üzerindeki kullanma hakkı veya kullanma imtiyazı gibi hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar,
        Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanunî mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançlar,
        Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar,
        Faaliyeti durdurulan bir işletmenin kısmen veya tamamen elden çıkarılmasından doğan kazançlar,
        İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç), arazi, bina, maden suları, menba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı, voli mahalleri ve dalyanlar, gayrimenkul olarak tescil edilen haklar, gemi ve gemi payları ile bilumum motorlu tahmil ve tahliye vasıtalarının, iktisap tarihinden başlayarak dört yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar.

 

Kanunkoyucu, vergiye tabi değer artış kazançlarının çerçevesini bu şekilde çizdikten sonra, yine aynı Kanunda, çeşitli sosyal ve ekonomik sebeplerle, aşağıdaki belirtilen durumlarda değer artış kazancının hesaplanmayacağını ve vergilendirilmeyeceğini hükme bağlamıştır.



        Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü halinde, kanunî mirasçılar tarafından işletmenin faaliyetine devam olunması ve mirasçılar tarafından işletmeye dahil iktisadî kıymetlerin kayıtlı değerleriyle aynen devir alınması,

       Kazancı bilanço esasına göre tespit edilen ferdi bir işletmenin bilançosunun bir sermaye şirketine aktif ve pasifiyle bütün halinde devrolunması, devir alan şirketin bilançosuna aynen geçirilmesi ve devredilen ferdi işletmenin sahip veya sahiplerinin şirketten, devir bilançosuna göre hesaplanan öz sermayesi tutarında ortaklık payı alması,

       Kollektif ve adi komandit şirketlerin bir önceki bentte yazılı koşullar altında nev’i değiştirerek sermaye şirketi haline dönüşmesi .
Kanunkoyucu, değer artış kazancının safi tutarının hesaplanması sırasında, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirileceğini ve kur farkından doğan kazançların hesabında da, menkul kıymet veya iştirak hisselerinin iktisabına tahsis edilen yabancı sermayenin bu kıymet veya hisselerin iktisap tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruna göre hesaplanan Yeni Türk Lirası karşılığı ile bu kıymet veya hisselerin elden çıkarılması tarihindeki aynı miktar yabancı sermayenin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruna göre hesaplanan Yeni Türk Lirası karşılığı arasındaki farkın esas alınacağını hükme bağlamıştır. Ayrıca, mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, artış oranının % 10 ve üzerinde olduğu durumlarda , elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilebilecektir.

Öte yandan, 2007 yılında elde edilen değer artışı kazancının 15.000 YTL’lik kısmı, gelir vergisinden istisna edilmiştir. Bu sebeple, yukarıda sayılan mal ve hakların 2007 yılında elden çıkarılmasından sağlanan kazançların 15.000 YTL’yi aşmaması halinde, bu kazançlar için Mart 2008 ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek ; aşması halinde ise sadece aşan kısım yıllık beyanname ile beyan edilecektir.



III.7.2 Arızi kazançlar
Gelir Vergisi Kanunu’nda,

 

        Arızî olarak ticarî muamelelerin icrasından veya bu nitelikteki muamelelere tavassuttan elde edilen kazançlar,



        Ticarî veya ziraî bir işletmenin faaliyeti ile serbest meslek faaliyetinin durdurulması veya terk edilmesi, henüz başlamamış olan böyle bir faaliyete hiç girişilmemesi, ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen hâsılat,

        Gayrimenkullerin tahliyesi veya kiracılık hakkının devri karşılığında alınan tazminatlar ile peştemallıklar ,

        Arızî olarak yapılan serbest meslek faaliyetleri dolayısıyla tahsil edilen hâsılat,

        Gerçek usulde vergiye tâbi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar (zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların tahsili dahil).

        Dar mükellefiyete tâbi olanların Türkiye ile yabancı memleketler arasında arızi olarak yaptıkları ulaştırma işlerinden elde ettikleri kazançlar.

vergiye tâbi arızi kazanç olarak tanımlanmış ve bu kazançların vergiye tabi safi tutarının, satış bedelinden maliyet bedeli ve satış dolayısıyla yapılan giderler indirilmesi veya elde edilen hâsılattan tevsik edilmek kaydıyla yapılan giderler indirilmesi suretiyle hesaplanması hükme bağlanmıştır.

Kanunkoyucu, ayrıca, yukarıda vergiye tabi arızi kazanç olarak ilk dört sırada sayılan kazançların, 2007 yılı için, 15.000 YTL’sini vergiden istisna kılmıştır. Bu sebeple, 2007 yılında elde edilen söz konusu kazançlardan 15.000 YTL’yi aşmayanlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek, başka gelirler dolayısıyla beyanname verildiği durumlarda bu kazanç beyannameye dahil edilmeyecektir. Aşması halinde ise sadece aşan tutar yıllık beyanname ile beyan edilecektir.


Yüklə 492,2 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin