1-Özet ders notlari sayfa 2-Dİn ve diNİn kaynağI ( ortak ) yahudiLİK, hriSTİyanlik ve müSLÜmanlik



Yüklə 0,79 Mb.
səhifə6/19
tarix04.11.2017
ölçüsü0,79 Mb.
#30501
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   19

Şimdi soruyoruz:Bu muhteşem kainatın içindeki mahlukatın yaratılışını sebeplere,tabiata,kendi kendine oluşa vermek mi akla daha uygun,yoksa bunların bütününe hükmeden,bilerek yapan,kudret sahibi bir ALLAH’a vermek mi daha uygundur?Tercih sizindir!...

ALLAH’I NİÇİN GÖREMİYORUZ?

1)-Allah’ı bu dünyada gözümüzle göremediğimiz doğrudur.Acaba görsek daha mı iyi olurdu?Elbette olmazdı.Çünkü BU DÜNYA BİR İMTİHAN MEYDANIDIR;DENEME VE SINAMA YERİDİR.Allah’ı gözümüzle görseydik O’na inanmanın bir imtihan olma değeri kalmazdı.Çünkü açıkça göründüğü için,herkes ister istemez inanmak zorunda kalırdı.Aklımızı çalıştırarak,düşünerek,birtakım bilimsel yollardan O’na inanmanın hiçbir önemi kalmazdı.

Her gece yıldızlar gökyüzüne ışıklı reklam levhaları gibi “ALLAH BİRDİR” yazsalardı,kim O’nu inkar edebilirdi ki.Herkes mecburen O’na inanmak zorunda kalırdı.Fakat bu inancın,insanı deneme ve sınama değeri kalmazdı.Aynen şunun gibi:Ben sizi sınav yapıyorum.Siz daha yazılıdayken ben cevapları tahtaya yazsam bu sınavın hiç “Başarıyı ölçme değeri”kalır mı?işte gözümüzle göremediğimiz YÜCE YARATICI’yı,aklımızla anlamak,düşünce ve duygularımızla bulmak en önemli ve değerli bir ibadettir.

Nasıl ki bir elmanın tadını dilimizle,bir gülün kokusunu burnumuzla,bir kuşun cıvıltısını kulağımızla duyarsak, Allah’ın varlığını da AKIL GÖZÜMÜZLE anlayabiliriz.

“AKLIMIZIN İLK GÖREVİ O AKLI BİZE VERENİ BULMAKTIR”

2)-Görme kapasitemizin sınırlı oluşu.Bu da Allah’ı görmemize bir engeldir.(Ör:Çayın içindekişekeri,sütün içindekiyağı,duygularımızı,sıcaklığı,soğukluğu,elektriği v.s. göremediğimiz halde kimse bunların varlığından şüphe etmiyor.Bir de mesela karıncanın okulumuzun büyüklüğünü o küçücük gözleriyle kavrayamayacağını örnek verebiliriz).

ALLAH’IN SIFATLARI

A)-Zati Sıfatlar:Sadece Allah’ın kendi zatını ilgilendiren(yani sadece kendi zatına ait olan sıfatlardır ve şunlardır;

1-Vücud:Allah’ın var olması

2-Kıdem:Allah’ın varlığının başlangıcının olmaması.

3-Beka:Allah’ın varlığının sonunun olmaması.

4-Vahdaniyet:Allah’ın varlığının bir ve tek olması.

5-Muhalefetün lil havadis:Allah’ın sonradan yaratılmış varlıklara benzememesi.

6-Kıyam bi nefsihi:Allah’ın varlığının kendinden olması.Var olmak için başka bir şeye muhtaç olmaması.

B)-Subuti Sıfatlar:Esası Allah’a ait olmakla birlikte kısmen diğer varlıklarda da bulunan sıfatlardır ve şunlardır:

1-Hayat:Allah’ın canlı ve diri olması

2-İlim:Allah’ın her şeyi bilmesi.

3-Semi’:Allah’ın her şeyi işitmesi.

4-Basar:Allah’ın her şeyi görmesi.

5-Tekvin:Allah’ın her şeyi yaratması.

6-İrade:İrade:Alah’ın dileme sıfatı.

7-Kelam:Allah’ın konuşma sıfatı.

8-Kudret:Allah’ın her şeye gücü yetmesi.

MELEKLERE IMAN


İslam’da iman esaslarından biri de Allah’ın meleklerine iman etmektir. Meleklere iman, İslam’ın amentüsü içinde en önemli şartlardan birini teşkil eder. Çünkü Allah’ın vahyini peygamberlere ileten, kainatın nizamını yine Allah’ın emriyle sağlayan ilahi vasıtalar sadece meleklerdir.

O halde Allah’ın vahyini ve O’nun yüce peygamberlerinin varlığını anca Allah’ın melekleri sayesinde öğreniyoruz. Bundan dolayı peygamberlere inanmadan önce onlara peygamberliği getiren meleğin varlığına inanmak lazımdır. Bunun için meleğin varlığına iman, peygamberliğe iman demektir. Meleği inkar ise, Allah’ın peygamberlerini inkar anlamını taşır. İşte bu sebepledir ki meleklere iman Allah’a imandan hemen sonra zikredilmiştir.

Gerçekten de Allah’a imandan sonra inanılacak ilk varlık meleklerdir. Çünkü Allah ile onun yarattığı insan nesli arasındaki haberleşmeyi sağlayan Allah’ın melekleridir. Allah ilahi emirlerini meleklere bildirmiştir, melekler peygamberlere bildirmiştir, peygamberler de insanlara tebliğ etmişlerdir. Bundan dolayı da ruhani varlık olan meleklere iman, Allah’a imandan hemen sonra zikredilmiştir.



DELİLLER (=İspatı)

Meleklerin varlığına en büyük delilimiz Kuran-ı Kerim’dir. Kuran-ı Kerim meleklerden çeşitli şekillerde bahsetmiştir:

1-(Bakara:34):Onu hatırla ki, meleklere “Adem’e secde edin” demiştik de bütün melekler secde etmişlerdi. Ancak iblis secde etmekten yüz çevirip kibirlendi.

2-(Nahl:69):Göklerde ve yerde olan canlılarla melekler, kibirlenmeyerek hep Allah’a secde ederler.

3-(Şura:5): Melekler, hamd ile Rablerini tesbih ediyorlar ve yeryüzünde bulunanlar için mağfiret diliyorlar.

Ayrıca Hz.Peygamber Efendimiz(s.a.v) de , melekleri gördüğünü beyan ederek onların varlığını bize haber vermiştir.

Gözümüzle göremediğimiz, laboratuara sokamadığımız şeylere inanmamak insan aklının kabul etmediği şeyler olduğu gibi, müspet ilimler de bu işi uygun görmez. Çünkü gözümüzle görmediğimiz şeyleri inkar edecek olursak önce aklımızdan, ruhumuzdan inkara başlamamız gerekecektir. Zira onları da gözümüzle göremiyoruz.

Netice olarak diyebiliriz ki ; melekler de, aklımız, ruhumuz, vicdanımız gibi vardır. Sadece bizim gözlerimiz onları göremez. Çünkü onlar nurani varlıklardır. Fakat peygamberler görmüşler ve Cebrail’in elçiliği ile Allah’ın vahyine mazhar olmuşlardır.


MELEKLERİN ÖZELLİKLERİ:
Melekler nurdan yaratılmış varlıklardır. Erkeklik-dişilik, yemek-içmek, evlenmek, uyumak, yorulmak, usanmak, gençlik,

ihtiyarlık gibi insana ait hallerden uzaktırlar. Güzel kokulardan, güzel söz ve hareketlerden, Kuran dinlemekten, ilim meclislerinde Allah’ın zikredildiği yerlerde bulunmaktan hoşlanırlar. Soğan, sarımsak... gibi kötü kokulardan hoşlanmadıkları, yapılan fena bir hareketin, söylenen kötü bir sözün, dinin örtülmesini emrettiği bir tarafın açılmasının omlara eziyet verdiği hadisi şeriflerde bildirilmiştir.


Melekler, insanlar gibi hem iyilik hem kötülük yapabilecek kabiliyette olmadıkları için daima hayır üzeredirler.

(Tahrim:66): “Allah’ın kendilerine emrettiği şeylere asla isyan etmezler, neye de memur edilirlerse yaparlar”. Onların bu itaatları, yaratılışlarındaki nuraniyet ve safiyetin icabıdır. Şerre ve kötülüğe kabiliyetleri yoktur.
Melekler, biran içinde en uzak mesafelere gidebilir, verilen vazife ne kadar ağır olursa olsun yaparlar ve diledikleri şekle girebilirler. Bütün bunlar Cenab-ı Hakk’ın onları bu kabiliyette yaratması, izin ve müsaadesiyledir.
Meleklerin kanatları vardır. Fakat ruhani birer varlık olan meleklerin kanatlarını, kuşlara benzetmek yanlıştır. Meleklerin kanatlarının nasıl olduğunu biz bilemeyiz.

Melekler gaybı bilmezler. Sadece Allah’ın kendilerine bildirdiği kadarını bilirler.


MELEKLERİN SAYISI

Meleklerin sayısını Allah’tan başka hiç kimse bilemez. Bildiğimiz sadece pek çok oluşlarıdır.



MELEKLERİN GÖREVLERİ
1-Cebrail: Allah(c.c) ile peygamberleri arasında elçilik yapmaktır. Bütün kitaplar ve vahiyler Cebrail(a.s) vasıtasıyla İndirilmiştir.
2-Azrail: Eceli gelenlerin ruhlarının bedenlerinden alınması, yani öldürülmesi bu meleğe aittir
3-Mikail: Mahlukatın rızıkları, kainatta vaki olacak hadiseler, hastalık, şifa, rahmet, bereket ve benzerlerinin kullara ulaştırılması gibi işlerle

görevlendirilmiştir.

4-İsrafil: Önce kıyametin kopması, sonra da tekrar diriliş için olmak üzere iki defa sur üflemekle görevlidir.
5-Hamele-i Arş: Arşı taşıyan meleklerdir. (Mü’min;7: “Arşı yüklenen, bir de onun etrafında bulunan melekler, Rablerini hamd ile tenzih ve hesbih ederler. Ona iman ederler. Mü’minlerin de bağışlanmasını isterler”.
6-Kiramen Katibin: İnsanların amellerini, kıyamette kendilerine sağdan, soldan veya arkadan verilecek defterlere yazmayla görevlidirler. Bunlardan biri sağdadır sevapları yazar; diğeri soldadır günahları tespit eder. Sağdaki soldakinin amiri durumundadır. Bu melekler insanın her yaptığını, her işlediğini tespit ederler. O kadar ki, kıyamette kitap dağıtımı neticesi, dünyada her yaptığını onda bulan insan. “Bu kitaba ne olmuş, küçük-büyük hiç bir şey bırakmayıp saymış”, demekten kendini alamaz.

7-Hafaza Melekleri: İnsanları gözetleyip koruyan meleklerdir.


8-Münker ve Nekir Melekleri: Bu iki melek, ölen her insana kabirde sual sormakla mükelleftir.

Sualler: Rabbin kim?, Peygamberin kim?, Dinin nedir? Gibi...

9-Hazene-i Cennet ve Cehennem: Bunlar cennet ve cehennemin bekçileri durumundadırlar. Kafirler cehenneme vardıklarında onları bu melekler karşılayacak ve “Size içinizden Rabbinizin ayetlerini karşınızda okuyan, sizi bu gününüze kavuşmakla tehdit eden peygamberler gelmedi mi? diyeceklerdir. (Zümer:71)

Cennet bekçileri ise, cennete girenleri karşılayacak ve onlara: “Selam ve selamet size, tertemiz geldiniz. Artık hepiniz, ebedi kalmak üzere girin buraya diyeceklerdir. (Zümer:73)


MELEKLERE İNANMANIN PRATİK HAYATTAKİ DEĞERİ
1-Meleklerin varlığına inanan kişi, yüce ve gizli kuvvetlerin gözetimi altında olduğunu, Kiramen Katibin adı verilen meleklerin, yaptığı her işi bir film şeridi, bir teyp bandı gibi kaydettiklerini bilir ve bu şuurla sürekli iyi ve güzel şeyler işlemeye yönelir.

2-Melekleri kendisi için örnek alan kişi, onlar gibi olmaya gayret ederek Allah katındaki derecesini yükseltmeye çalışır. Melekleşmenin zevkine erer.

3-Meleklere inanan şahıs, kendisini iyiliğe çağıran her sese kulak verir. Çünkü bu ses meleğin sesidir. Şeytan ise insanı kötülüğe çağırır. Müslüman, şeytanın şüphe ve kuruntularından kurtulup, meleğin sesine kulak vermekle sorumludur.

4-Meleklere inanan kimse, meleklerin darlık ve sıkıntılı anlarda inananların yardımına yetişeceğini bildiğinden, sıkıntılı anlarında ümidini kaybetmez.

5-Meleklere inanan kişi, sahip olduğu güzel ahlak ile insanlar arasında seçkinleşerek, Cenab-ı Hakk’ın yeryüzündeki “halifesi” olmanın şuuruna varır.
MELEKLERLE İNSANLAR ARASINDAKİ ÜSTÜNLÜK

1-İnsanların peygamberleri meleklerin peygamberlerinden üstündür. Allah-ü Teala, insanlar arasından peygamberler seçtiği gibi meleklerden de seçmiş, onları diğer meleklerden üstün kılmıştır. Peygamber Efendimiz(s.a.v)’in ise yaratılmışların tamamının en faziletlisi olduğu hususunda şüphe yoktur.

2-Allah Teala, insan için Kuran’da “halife” tabirini kullanmıştır.Halbuki melekler hakkında böyle bir şeref vaki olmamıştır.

3-Adem(a.s) bütün meleklerden daha bilgili idi. Bilgili olanın bilgili olmayana üstün oluşu hakkında ihtilaf yoktur. (Zümer;9: “De ki hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”)

4-Bütün meleklere, Hz.Adem’e secde etmeleri Allah(c.c) tarafından emredilmiş ve bütün melekler bu emre uyarak Hz.Adem’e secde etmişlerdir. Eğer melekler üstün olsaydı, kendilerinden daha aşağı olana hürmet ve ta’zim etmiş olurlardı.

5-Meleklerin en faziletlisi olan Cebrail(a.s),Allah Teala ile insan peygamberleri arasında elçilik vazifesi görmüştür. Elçi olanın ise elçi olarak gönderilenden üstün olması düşünülemez.

6-Meleklerin peygamberleri insanların peygamber olmayanlarından üstündür. Çünkü onlar da peygamberdir. Peygamber olanla olmayan arasında mutlaka bir derece farkı vardır.

7-İnsanların, Salih mü’minleri, müttakiler, sıddikler şehidler, ilmiyle amil olan alimler... meleklerin peygamber olmayanlarından üstün ve efdaldirler.

8-Meleklerin peygamber olmayanları, insanların kafir, münafık, inanç yönünden bozuk, büyük günahlarda ısrar eden, amelsiz ve ahlaksız olanlarından üstündür.

Kaynak: Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kaynak Kitabı (Uludağ Ün. İlahiyat Fak. Yayınları)
K I T A P L A R A I M A N
İman esaslarından üçüncüsü olan kitaplara iman , Allah Teala tarafından Peygamberlerine bir takım kitaplar gönderildiğini ve bu kitaplarda bulunan şeylerin hepsinin doğru ve gerçek oldu- ğunu kabul etmek , inanmak demektir.
Bir insan , Allah’ın Peygamberlerine indirdiği ilahi kitaplara inanmadıkça Müslüman olamaz. Fakat bu ilahi kitaplardan bazı- ları ya tamamen kaybolmuş , elimizde onlardan hiç bir eser kal- mamıştır. (Mesela : Hz. Adem ve Şit Peygamberlerin sayfaları gibi) ; veya elimizde bozulmuş ve ilahi kitap olma özelliğini kaybetmiş olarak vardır.(Mesela :Tevrat , Zebur , İncil gibi) , veyahut ta Allah’ın vahyettiği şekilde orijinalliğini korumuş , hiç bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. (Mesela:Kuran-ı Kerim).
Öyleyse biz : Bozulmuş olan kitapların şu andaki şekillerine değil , Allah’tan gelen ve bozulmamış olan ilk şekline inanıyoruz.

İLAHİ KİTAPLAR 2 KISMA AYRILIR:
A)-Küçük kitaplar : Bunlara “sayfalar” manasına SUHUF denir. Bunlar kitap denemeyecek kadar küçük boyuttadırlar. Toplam 100 sayfadır ve

dağılımı şöyledir:

1-Hz. Adem (A.S)’a  10 sayfa

2-Hz. Şit (A.S)’a  50 sayfa

3-Hz. İdris (A.S)’a  30 sayfa

4-Hz. İbrahim (A.S)’a  10 sayfa

B)-Büyük kitaplar: Dört tane büyük kitap vardır:

1-Tevrat  Hz. Musa (A.S)’a

2-Zebur  Hz. Davud(A.S)’a

3-İncil  Hz. İsa (A.S)’a



4-Kur’an  Hz. Muhammed (S.A.V) Efendimiz’e indirilmiştir.

Yüklə 0,79 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   19




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin