Esas no: 2010/283 29. 03. 2012 esas hakkinda mütalaa



Yüklə 4.82 Mb.
səhifə68/83
tarix18.01.2018
ölçüsü4.82 Mb.
1   ...   64   65   66   67   68   69   70   71   ...   83

221-)sanık ERHAN KUBAT

Sanığın suç tarihinde Kara Harp Akademisi Öğretim Elemanı olduğu,

Balyoz Güvenlik Harekat Planına işlerlik kazandırmak için plana dahil olan jandarma unsurlarınca Sakal ve Çarşaf Eylem Planlarının hazırlandığı, bu iki plan için Fatih ve Beyazıt Camilerinin hedef seçildiği, ancak bu hedef seçme işlemi öncesinde bu iki cami ile birlikte İsmailağa cami ve Eyüp camilerinin de hedef olabilecek şekilde incelendikleri, adı geçen dört cami ile ilgili hedef olabilirliklerine yönelik detaylı keşif ve gözlem çalışmalarının yapıldığı, ortaya çıkan netice sonrasında ise Fatih ve Beyazıt camilerinin bombalı eylemler için tüm şartlar bakımından diğer iki camiden daha elverişli olduklarını gösterir kanaat bildirildiği, netice itibariyle Beyazıt ve Fatih Camilerine yönelik Sakal ve Çarşaf eylem planlarının hazırlandığı anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖREVLENDİRME ÇİZELGESİ isimli belge incelendiğinde, İsmailağa camisi için Ahmet Hacıoğlu’nun ekip liderliğinde Kahraman Dikmen, Cüneyt Küsmez ve Ali Demir’in, Beyazıt camisi için Hüseyin Özçoban’ın liderliğinde Yusuf Kelleli, Aziz Yılmaz ve Oğuz Türksoyu’nun, Fatih Camisi için Hüseyin Topuz’un ekip liderliğinde Özgür Ecevit Taşçı ve Erdinç Atik’in, Eyüp Camisi için Hakan Sargın’ın liderliğinde Nail İlbey ve Mustafa Koç’un, gerekli gözlem ve keşif çalışmalarını yapmak üzere görevlendirildikleri, görevlendirme işleminin sanık Erhan Kubat tarafından yapılarak söz konusu belgenin tanzim edildiği, sanığın grupların koordinasyonundan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.

Beyazıt Camisi ile ilgili dosyada mevcut GÖZLEM FORMU, GÖZLEM FORMU 2, GÖZLEM FORMU 3, HEDEF ANALİZİ, KEŞİF FORMU, KEŞİF SONUÇ RAPORU (BEYAZIT), TAMAMLANAN GÖZLEM VE KEŞİF SONUÇLARI isimli belgeler, Fatih Camisi ile ilgili dosyada mevcut GÖZLEM FORMU1, GÖZLEM FORMU2, GÖZLEM FORMU3, GÖZLEM-KEŞİF SONUÇLARI, KEŞİF FORMU, KEŞİF SONUÇ RAPORU isimli belgeler, Eyüp Camisi ile ilgili dosyada mevcut GÖZLEM FORMU EYÜP 2, KEŞİF FORMU, KEŞİF SONUÇ RAPORU isimli belgeler, İsmailağa Camisi ile ilgili dosyada mevcut GÖZLEM FORMU, GÖZLEM VE KEŞİF SONUÇLARI, KEŞİF FORMU, KEŞİF SONUÇ RAPORU isimli belgeler incelendiğinde, sanığın yapmış olduğu görevlendirme neticesinde adı geçen camilerin eylem yapılabilecek konumda olup olmadıklarının tespitine yönelik ayrıntılı gözlem ve keşif çalışmalarının yapıldığı ve sonucunda söz konusu belgelerin ilgilileri tarafından tanzim edildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut KARAR MATRİSİ isimli belge incelendiğinde, yukarıda isimleri geçen belgelerde yer alan gözlem ve keşif raporları neticesinde, sanığın adı geçen camileri vatandaş, tesis güvenliği, kolluk kuvveti, ulaşım imkanı(sızma), sıyrılma hususlarında olumlu veya olumsuz olarak sınıflandırdığı anlaşılmıştır.

Yine dosyada mevcut isimleri yukarıda da zikredilen Beyazıt camisi ile ilgili GÖZLEM FORMU 3, HEDEF ANALİZİ isimli belgeler, İsmailağa camisi ile ilgili GÖZLEM FORMU isimli belgenin kullanıcı yollarında sanığa ait olduğu anlaşılan E.KUBAT kullanıcı isminin yer aldığı anlaşılmıştır.

Sanığın Fatih ve Beyazıt camilerine yönelik eylem planları oluşturulmadan önce bu planlar için elverişli hedeflerin belirlenmesi amacıyla gerekli keşif ve gözlem çalışmalarını yapmaları için İsmailağa camisi için Ahmet Hacıoğlu, Kahraman Dikmen, Cüneyt Küsmez ve Ali Demir’i, Beyazıt camisi için Hüseyin Özçoban, Yusuf Kelleli, Aziz Yılmaz ve Oğuz Türksoyu’nu, Fatih Camisi için Hüseyin Topuz, Özgür Ecevit Taşçı ve Erdinç Atik’i, Eyüp Camisi için Hakan Sargın, Nail İlbey ve Mustafa Koç’u görevlendirdiği, adı geçenlerin bu görevlendirme doğrultusunda camiler ile ilgili ayrıntılı gözlem ve keşif çalışmaları yaptıkları ve bu çalışmalar neticesinde hazırladıkları raporları sanık Erhan Kubat’a ilettikleri, sanığın da kendisine gelen raporlar doğrultusunda bu raporların özeti mahiyetinde olan tabloyu oluşturduğu, bu faaliyetler neticesinde hedef olarak Fatih ve Beyazıt Camilerinin hedef olarak seçildiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki savunmasında özetle;”Bana yöneltilen iddianame ve ek klasörlerdeki suçlamaların tamamını ve buna mesnet teşkil eden polis tespit tutanaklarını kesinlikle ve şiddetle reddediyorum. Üzerime atılı iddia ve suçlamalar Gölcük Donanma Komutanlığında el konulduğu belirtilen dijital verilere dayanmaktadır. Burada sözde görevlendirme çizelgesi ve karar matrisi çizelgelerinin tarafımdan tanzim edildiği iddia edilmektedir. Bu çizelgelerle hiçbir ilgili, hiçbir bilgim, ilgim, görgüm ve iradem yoktur.sahte görevlendirme çizelgesi ve karar matrisini ben hazırlamadım. Bunlardan hiçbir şekilde haberim olmamıştır. Bunlar bana ait veya benim nüfuzum altında bulunan bir yerde de ele geçirilmemişlerdir. İddianamede ve Gölcük’te el konulan dijital verilerde şahsımla illiyet bağı olan herhangi bir delil veya bunun yerinde geçebilecek herhangi bir iz veya emare bulunmamaktadır. Şahsıma isnat edilen suçlamaya ilişkin fiili hiçbir hareketimin mevcut olmadığının sabit olması sebebi ile şahsıma bu iftirayı atanların ortaya çıkarılması için gerekli işlemlerin başlatılmasını, tahliyeme karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Erhan Kubat üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.



222-) sanık AHMET HACIOĞLU

Sanığın suç tarihinde Akademi Öğrencisi olduğu,

Dosyada mevcut GÖREVLENDİRME ÇİZELGESİ isimli belge incelendiğinde, İsmailağa camisi için sanık Ahmet Hacıoğlu’nun ekip liderliğinde Kahraman Dikmen, Cüneyt Küsmez ve Ali Demir’in, cami ile ilgili gerekli gözlem ve keşif çalışmalarını yapmak üzere görevlendirildikleri, görevlendirme işleminin sanık Erhan Kubat tarafından yapıldığı, sanığın adı geçen grubun lideri olduğu ve aynı zamanda Erhan Kubat’ın yardımcılığını yaptığı anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖZLEM FORMU, GÖZLEM VE KEŞİF SONUÇLARI, KEŞİF FORMU, KEŞİF SONUÇ RAPORU isimli belgeler incelendiğinde, sanığın kendisine bağlı Kahraman Dikmen, Cüneyt Küsmez ve Ali Demir ile birlikte İsmailağa Cemaatinin toplandığı ve merkezi durumunda bulunan bu caminin tarikat mensuplarının hareketlerinin izlenmesi ve yoğunluk zamanlarının tespit edilmesi konusunda gözlem, hedef bölgenin fiziki ve sosyal yapısının incelenmesi ile çevre kontrolünün yapılarak alınacak tedbirlerin yerinde tespiti konusunda keşif faaliyetleri icra ettikleri, yapılan gözlem ve keşif faaliyetlerine ilişkin GÖZLEM VE KEŞİF SONUÇLARI, KEŞİF FORMU, KEŞİF SONUÇ RAPORU isimli belgeleri tanzim ederek grup koordinatörü olarak görevlendirilen Erhan Kubat’a ulaştırdığı, sanık Ahmet Hacıoğlu ve grubunun yaptıkları gözlem ve keşif çalışmaları sonucunda İsmailağa camisinin yapılacak bir eylem planı için uygun olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

Yine dosyada mevcut olup Cumhuriyet Çalışma Grubu ile ilgili olduğu anlaşılan PERSONEL İSİM LİSTE isimli belge içerisinde V.B isimli şahsın liderliğindeki hücrenin personeli olarak belirtildiği anlaşılmıştır.

Sanığın Erhan Kubat’ın koordinatörlüğünde, İsmailağa camisinin yapılacak bir eylem için uygun olup olmadığını belirlemekle görevlendirilen grubun lideri olarak faaliyet yürüttüğü, yapılan gözlem ve keşif çalışmaları neticesinde bu işlemlere ilişkin rapor tanzim ettiği ve ettirdiği, bu raporlar ve adı geçen caminin eylem için elverişsiz olduğunu bildirir raporu Erhan Kubat’a gönderdiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle ;”Üzerime atılı olan ve tek bir somut delile dayanmayan tüm suçlamaları reddediyorum. Söz konusu sanal/dijital sahte yazılar, sahte olarak üretilmiştir. Anılan sahte sanal yazılar tamamen şahsımı mağdur etmek ve iftira atmak maksadıyla hazırlanmıştır. Üstelik bunların bana aidiyetini gösteren herhangi bir bulgu da dosyada mevcut değildir. İddianamede bahsi geçen hiçbir seminere katılmadım. Anılan sahte sanal yazıları ben hazırlamadım, bunlardan hiçbir şekilde haberim olmadı, ilk kez Cumhuriyet Savcılığındaki sorgum sırasında gördüm. Bu sahte sanal yazılar benden ele geçirilmemiş ve bunlarla beni ilişkilendirebilecek en küçük bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu iddiaları şiddetle reddediyorum, bu iddialar üzerime atılan bir iftaradır, suç tasniidir, delil uydurmadır.Hakkımda beraat kararı verilmesini arz ve talep ediyorum.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Ahmet Hacıoğlu üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.



223-) sanık ABDULLAH CÜNEYT KÜSMEZ

Sanığın suç tarihinde Kara Harp Okulunda Öğrenci olduğu,

Dosyada mevcut GÖREVLENDİRME ÇİZELGESİ isimli belge incelendiğinde, sanığın Ahmet Hacıoğlu’nun ekip liderliğinde Kahraman Dikmen ve Ali Demir ile birlikte İsmailağa cami ile ilgili gerekli gözlem ve keşif çalışmalarını yapmak üzere görevlendirildiği, görevlendirme işleminin sanık Erhan Kubat tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖZLEM FORMU, GÖZLEM VE KEŞİF SONUÇLARI, KEŞİF FORMU, KEŞİF SONUÇ RAPORU isimli belgeler incelendiğinde, sanığın Ahmet Hacıoğlu’na bağlı olarak Kahraman Dikmen ve Ali Demir ile birlikte İsmailağa Cemaatinin toplandığı ve merkezi durumunda bulunan bu caminin tarikat mensuplarının hareketlerinin izlenmesi ve yoğunluk zamanlarının tespit edilmesi konusunda gözlem, hedef bölgenin fiziki ve sosyal yapısının incelenmesi ile çevre kontrolünün yapılarak alınacak tedbirlerin yerinde tespiti konusunda keşif faaliyetleri icra ettiği, yapılan gözlem faaliyetine GÖZLEM FORMU isimli belgeyi tanzim ettiği sanığın da iştirak ettiği gözlem ve keşif çalışmaları sonucunda İsmailağa camisinin yapılacak bir eylem planı için uygun olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖREVLENDİRMELER isimli belge incelendiğinde, sanığın İstanbul ilinde hassas tesislerde görevlendirilecek personel olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

Sanığın, İsmailağa camisinin yapılacak bir eylem için uygun olup olmadığını belirlemekle görevlendirilen ve Ahmet Hacıoğlu liderliğinde faaliyet yürüten grup içerisinde yer aldığı, İsmailağa camisi ile ilgili gözlem ve keşif çalışmalarına iştirak ettiği, ayrıca sanığın plan kapsamında hassas tesislerde de görevlendirilmek üzere belirlendiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle; “İddianamede hakkımda isnat edilen suç eylemine ve iddia edilen suç eyleminden yola çıkılarak tarafıma yönelik yapılan değerlendirme ve kanaatleri kabul etmiyorum ve reddediyorum. 23 yıllık meslek hayatımın hiçbir safhasında ve döneminde bir jandarma kolluk görevlisi olarak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti Yasaları ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti emirlerine muhalif herhangi bir faaliyetin içerisinde olmadığım gibi yanında, arkasında, önünde yani hiçbir tarafında olmadım.3 dijital yazıya dayanılarak şahsıma yöneltilen bu suçlamayı bir kez daha kesinlikle reddediyorum.. 5-7 Mart 2003 tarihinde 1. Ordu Komutanlığında yapıldığı belirtilen seminere katılmadım. Bu seminer ile ilgili öncesinde, esnasında ve sonrasında hiçbir görev almadım. Bu konu ile ilgili şahsıma ne yazılı ne de sözlü hiçbir görev tevdi edilmediği gibi tebellüğ de etmedim. İlk defa iddianamede isimlerini duyduğum ve balyoz, oraj, suga, çarşaf, sakal, tırpan, oraj, yumruk, kürek, testere, urgan, döküm adı verilen ve bunların adı altında hazırlandığı iddia edilen ve hala da ne olduğunu anlamadığım bu yazıların varlığından, 17 Ağustos 2011 tarihine kadar yani tutuklandığım tarihe kadar haberim olmadı.Beraatımı saygılarımla talep ediyorum."şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Abdullah Cüneyt Küsmez üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.



224-225-) sanıklar OĞUZ TÜRKSOYU-AZİZ YILMAZ

Sanık Oğuz Türksoyu'n suç tarihinde Kara Harp Akademisinde Öğrenci olduğu,

Sanık Aziz Yılmaz'ın suç tarihinde Kara Harp Akademisinde öğrenci olduğu,

Dosyada mevcut GÖREVLENDİRME ÇİZELGESİ isimli belge incelendiğinde, Beyazıt Camisinin yapılacak bir eylem için uygun olup olmadığının tespiti için Hüseyin Özçoban liderliğindeki grupta sanıklar Oğuz Türksoyu ve Aziz Yılmaz’ın da yer aldıkları, Erhan Kubat tarafından caminin gerekli gözlem ve keşif çalışmalarını yapmak üzere görevlendirildikleri anlaşılmıştır.

Beyazıt Camisi ile ilgili dosyada mevcut GÖZLEM FORMU, GÖZLEM FORMU 2, GÖZLEM FORMU 3, HEDEF ANALİZİ, KEŞİF FORMU, KEŞİF SONUÇ RAPORU (BEYAZIT), TAMAMLANAN GÖZLEM VE KEŞİF SONUÇLARI isimli belgeler incelendiğinde, sanıkların Beyazıt Camii ve çevresinin yapısal ve çevresel özelliklerinin gözlemlenmesi, Beyazıt Camii ve çevresindeki toplumsal hareketliliğin gözlemlenmesi ve yoğunluk zamanlarının tespit edilmesi, Beyazıt Camii bölgesindeki ulaşım imkan ve yollarının tespiti ile camii ve çevresinde bulunan sosyal çevrenin gözlemlenmesi konularında gözlem faaliyetleri icra ettikleri, yapılan gözlem faaliyetleri neticesinde hedefin yapısal ve çevresel özellikleri sebebiyle her türlü faaliyet yapılabilecek bir konumda olduğu, gözlem mahallinin gizlenme ve kamuflaja uygun olduğu, ancak sivil polislere dikkat edilmesi gerektiği, bölgeye toplu taşım ve araç ile ulaşımın mümkün olduğu, keşif yapılırken mutlaka sızma ve sıyrılma güzergahlarının adımlanarak intikal sürelerinin hesaplanması ve buna göre harekat tasarısının hazırlanması gerektiğini belirtir GÖZLEM FORMU, GÖZLEM FORMU 2, GÖZLEM FORMU 3 isimli ayrıntılı gözlem raporları hazırlayarak grup lideri Hüseyin Özçoban’a verdikleri, sanıkların yaptıkları gözlem neticesinde hazırladıkları raporlar doğrultusunda cuma namazı öncesi camii avlusunun yeterince kalabalık olması ve polisin çok kısa sürede müdahale imkanına karşı faaliyeti icra edenlere çok kolay ve çabuk hedeften sıyrılma imkanı sunması nedeniyle, malzemenin camii avlusu içerisinde bulunan şadırvana konulmasını, bölgeye intikallerin kiralanacak araçlarla sağlanmasını, araçlar kiralanırken maske isim ve kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle personelin isimlerinin deşifre edilmemesini teklif eder ve caminin eyleme uygunluğunu bildirir raporu hazırladığı anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut KİLİT GÖREVLERE ATANACAK PERSONEL LİSTESİ isimli belge incelendiğinde, sanık Oğuz Türksoyu’nun plan kapsamında sakıncalı personeli belirlemekle görevlendirildiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖREVLENDİRİLECEK PERSONEL LİSTESİ isimli belge incelendiğinde, sanık Aziz Yılmaz’ın İstanbul ilinde hassas tesislerde görevlendirilmek üzere belirlendiği anlaşılmıştır.

Sanıkların Beyazıt Camine yönelik planlanan Sakal eylem planı hazırlanmadan önce caminin eyleme uygunluğunun belirlenmesi faaliyetlerinde görevli oldukları anlaşılmıştır.

Sanık Aziz Yılmaz yargılama aşamasındaki savunmasında özetle ; “İddia edilen dijital verileri ben hazırlamadım ve basında yer alıncaya kadarda hiç görmedim. Söz konusu dijital verilerdeki görevlendirmelerden haberim olduğuna, kabul ettiğime veya dijital verileri benim hazırladığıma dair herhangi bir somut iz, emare, imza, elektronik imza, belge, tanık, iletişim kaydı ve benzeri delil bulunmamaktadır. Zaten olması da mümkün değildir. Bu dijital veriler kim olduklarını bilmediğim komplocularca hazırlanmıştır.Hakkımdaki suçlamalara dayanak olabilecek hukuki geçerliliği olan hiçbir delil yoktur. Olması da mümkün değildir benimle ilgili iddia edilen dijital verilerin hepsi sahtedir, düzmecedir, ben suçlu değilim, bana yönelik suçlamaların tamamını ve polis tarafından hazırlanan tespit tutanaklarını reddediyorum. Bu sahte dijital verileri üretip mağduriyetime sebep olanların bulunup yargılanmasını tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Oğuz Türksoyu yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle ; “İddianame, ek klasörler ve polis tespit tutanağındaki hakkımda isnat edilen suç eylemini ve iddia edilen suç eyleminden yola çıkılarak tarafıma yönelik yapılan değerlendirme ve kanaatleri kabul etmiyorum ve reddediyorum.Hakkımdaki suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. İsnat edilen fiil benim yapacağım şeyler değildir. Suçsuzum, bu haksızlığın geç kalmış da olsa düzeltileceğine olan inancımı muhafaza ediyor, tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum."şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanıklar Aziz Yılmaz ve Oğuz Türksoyu üzerlerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş iseler de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldıkları ve üzerlerine atılı bulunan suçu işledikleri kanaatine varılmıştır.

226-) sanık ÖZGÜR ECEVİT TAŞÇI

Dosyada mevcut GÖREVLENDİRME ÇİZELGESİ isimli belge incelendiğinde, Fatih Camisinin yapılacak bir eylem için uygun olup olmadığının tespiti için Hüseyin Topuz liderliğindeki grupta Erdinç Atik ile birlikte yer aldığı, Erhan Kubat tarafından caminin gerekli gözlem ve keşif çalışmalarını yapmak üzere görevlendirildikleri anlaşılmıştır.

Fatih Camisi ile ilgili dosyada mevcut GÖZLEM FORMU1, GÖZLEM FORMU2, GÖZLEM FORMU3, GÖZLEM-KEŞİF SONUÇLARI, KEŞİF FORMU, KEŞİF SONUÇ RAPORU isimli belgeler incelendiğinde, sanığın Erdinç Atik ile birlikte Fatih Camii’nin yapısal ve çevresel özelliklerinin gözlemlenmesi, Fatih camii ve çevresindeki toplumsal hareketliliğin gözlemlenmesi ve yoğunluk zamanlarının tespit edilmesi, Fatih camii ve çevresindeki toplumsal hareketliliğin gözlemlenmesi ve yoğunluk zamanlarının tespit edilmesi konularında gözlem faaliyetleri icra ettiği ve camiinin geniş bir alana yayılmış bir yapısının olduğu, her yönden camiye girişin olduğu, tarihi yönü ve ana ulaşım yolları üzerinde olması sebebiyle ticari, kültürel ve sosyal bir yoğunluğun olduğu, gözlem yapılan yerin kalabalık ve yoğun olması sebebiyle her türlü faaliyet için gizlenme ve kamuflaj olanağına sahip olduğunu bildirir raporlar tanzim ettiği, yine Erdinç Atik ile birlikte hedef bölgenin fiziki ve sosyal yapısının incelenmesi ile çevre kontrolünün yapılarak alınacak tedbirlerin yerinde tespiti konusunda keşif faaliyetine iştirak ettiği, icra ettiği ve esas yoğunluğun camii içerisinde sağlanabilmesi nedeniyle malzemenin camii içerisine konulması, bölgeye araçlar ile gelinecekse yaklaşma ve sıyrılma güzergahının Batı yönü olması, toplu taşım ile gelinecekse Doğu’dan yaklaşma Batı’dan sıyrılmanın uygun olacağını bildirir raporu hazırladığı ve nihayet Fatih Camii ve Külliyesi’nin geniş alana yayılmış, dört yöne açılan çok sayıda kapıları ile her yönden girişe ve çıkışa müsait bir yapısı, tarihi niteliği ve ana ulaşım yolu üzerinde olması ve bu nedenle çevresinde sosyal, kültürel ve ticari bir yoğunluğun oluşması, gözlem mahallinin, kalabalık ve hareketli bir bölge olması ve her türlü faaliyet için gizleme ve kamuflaj olanağı sunması, faaliyet yapan elemanların kalabalığın içerisinde kolaylıkla kendini kamufle edebilme olanağına sahip olması nedenleriyle bölgenin faaliyet için uygun olduğunun değerlendirildiği, hedefin batısının sıyrılma istikameti olarak seçilmesi, araçla da yaklaşılacaksa yine bu istikametten yaklaşılabileceği, toplu taşım araçları ile gelinecekse hedefe doğudan yaklaşmanın uygun olacağı, cami iç ve dış avlusunun geniş olmasından ötürü kalabalığın bu iki yerde dağıldığı, yoğunluğun en çok cami içinde olması sebebiyle malzemenin cami içine koyulmasının teklif edildiğini belirtir raporu yine Erdinç Atik ile birlikte tanzim ettiği, hazırlanan raporları grup lideri Hüseyin Topuz’a ulaştırdığı anlaşılmıştır.

Sanığın Fatih Camiine yönelik planlanan Çarşaf Eylem Planı hazırlanmadan önce caminin eyleme uygun olup olmadığını belirlemek üzere gözlem ve keşif faaliyetleri yürüterek bu konuda ayrıntılı raporlar hazırladığı, sanığın Erdinç Atik ile birlikte hazırladığı bu gözlem ve keşif raporları doğrultusunda Fatih Camisinin bir eylem için uygun hedef olduğuna karar verildiği ve Çarşaf eylem planına konu olduğu anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle ;“Bilgim ve iradem dışında hazırlanan dijital verilerde sadece ismimin yer alması nedeniyle tarafıma isnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum. Tarafımdan düzenlendiği iddia edilen dijital veriler içerisindeki gözlem ve keşif formlarında, gözlem ve keşif tarihi bulunmaması nedeniyle hangi tarihte nerede olduğumu ispatlama olanağım bulunmamaktadır.Daha önce savunmasını yapan ve suçlanmama konu olan belgelerdeki tutarsızlıkları ortaya koyan tüm sanıkların savunmalarına katılıyor. Beraatimi talep ediyorum.“şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Özgür Ecevit Taşçı üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.



227-)sanık NAİL İLBEY

Sanığın suç tarihinde İstanbul Jandarma Bölük Komutanlığı Akademi'de görevli olduğu,

Dosyada mevcut GÖREVLENDİRME ÇİZELGESİ isimli belge incelendiğinde, Eyüp Camisinin yapılacak bir eylem için uygun olup olmadığının tespiti için Hakan Sargın liderliğindeki grupta Mustafa Koç ile birlikte yer aldığı, Erhan Kubat tarafından caminin gerekli gözlem ve keşif çalışmalarını yapmak üzere görevlendirildikleri anlaşılmıştır.

Eyüp Camisi ile ilgili dosyada mevcut GÖZLEM FORMU EYÜP 2, KEŞİF FORMU, KEŞİF SONUÇ RAPORU isimli belgeler incelendiğinde, Eyüp camii ve çevresindeki toplumsal hareketliliğin gözlemlenmesi ve yoğunluk zamanlarının tespit edilmesi konusunda yapılan gözlem faaliyetine iştirak ettiği ve gözlem sonucunda gözlem mahallinin dar ve aşırı kalabalık olmasının hedef içerisinde hareket serbestliğini kısıtlayacağı ve faaliyetlerin daha kolay fark edilebileceğini belirtir raporu tanzim ettiği, yine hedef bölgenin fiziki ve sosyal yapısının incelenmesi ile çevre kontrolünün yapılarak alınacak tedbirlerin yerinde tespiti konusunda keşif faaliyeti icra ettiği ve bu keşif sonucunda muhtemel eylemler için ortamın uygun olmadığı, bölgenin eylem sonrasında gizleme sağlamadığı, insan kalabalığı ve trafik sıkışıklığının eylem sonrasında timlerin hareket kabiliyetini zorlayabileceği ve risk teşkil edebileceğini belirtir raporu tanzim ettiği, ayrıca Eyüp camii’nin icra edilecek tedhiş faaliyeti için uygunluğunun incelenmesi ile ilgili olup caminin dar bir alanda yapılanması, giriş–çıkış kapılarının yeterince geniş olmaması, aşırı insan yoğunluğunun etkisi ile camiiye giriş çıkışın ve camii içerisindeki hareketin kısıtlanması ve olabilecek bir olaya derhal müdahale edebilecek ve 150m. yakınında bulunan ilçe emniyet müdürlüğündeki kuvvetlerle 1-2 dk. içerisinde takviye edilebilecek bir polis emniyet kuvvetinin hemen yakınında hazır bulundurulması nedenleriyle bölgenin faaliyet için uygun olmadığını belirtir keşif sonuç raporunu tanzim ettiği anlaşılmıştır.

Dosyada mevcut GÖREVLENDİRİLECEK PERSONEL LİSTESİ isimli belge incelendiğinde, sanık Nail İlbey’in sıkıyönetim ilan edilmesi halinde İstanbul ilinde hasar tespit tim komutanı olarak görevlendirilmek üzere belirlendiği anlaşılmıştır.

Sanığın Sakal ve Çarşaf Eylem Planları hazırlanmadan önce uygun hedef belirlemek amacıyla görevlendirilen gruplar içerisinde faaliyet yürüttüğü, bu görev kapsamında gözlem ve keşif çalışmaları icra ettiği, Eyüp Camiine yönelik yaptığı gözlem ve keşif neticesinde hedefin eylem için uygun olmadığını belirtir raporlar tanzim ettiği, ayrıca sıkıyönetim ilanı halinde de farklı bir görev ile görevlendirildiği anlaşılmıştır.

Sanık yargılama aşamasındaki Savunmasında özetle ;“Sahte dijital verilere dayanan hakkımdaki tüm suçlamaları ve adımın iradem dışında geçirildiği tüm dijital verileri kesinlikle reddediyorum. Bunların şahsım ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Tamamı şahsıma yapılmış iftira ve sahtecilikten ibarettir. Ben suçsuzum. Sayın Mahkeme Heyeti bir caminin keşfini yapmakla itham edilmek, milli ve manevi duyguları güçlü ailemi ve beni çok derinden yaralamış, bu iftira toplum nezdinde emsalsiz bir itibar kaybına neden olmuştur.Beraatimi talep ediyorum.”şeklinde beyanda bulunmuştur.

Sanık Nail İlbey üzerine atılı bulunan suçlamaları kabul etmemiş ise de;dosyada bulunan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda,Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren iskat veya men etmeye teşebbüs amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri hiyerarşik yapısı dışında,sanık Çetin Doğan liderliğinde kurulmuş yapılanma içerisinde yer aldığı ve üzerine atılı bulunan suçu işlediği kanaatine varılmıştır.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   64   65   66   67   68   69   70   71   ...   83


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə