GeliŞİm psikolojiSİ



Yüklə 0.56 Mb.
səhifə1/8
tarix03.05.2018
ölçüsü0.56 Mb.
  1   2   3   4   5   6   7   8

GELİŞİM PSİKOLOJİSİ
Psikolojinin konusu, canlı varlıkların duyuş, düşünüş ve davranışlarıdır. Psikolojinin amacı da duyuş, düşünüş ve davranışların bağlı bulunduğu kanunları bulmaktır.
Psikoloji, başkaları tarafından görülebilir davranışları olduğu kadar, başkaları tarafından doğrudan gözlenemeyecek olan iç yaşantıları da kapsar. Aslında gözlenebilen davranışlar ve iç yaşantılar, ayrılmaz bir şekilde birbirine bağlıdır.
Ayrıca psikoloji, toplumsal ve fiziksel çevresi içinde davranmakta olan insanı, çeşitli ilişkileri ile inceleyen bir bilim olarak anlatılabilir.
Gelişim psikolojisi, bireyi doğuştan yaşlılığın sonuna kadar bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal açılardan gelişimini inceleyen bir psikoloji bilimsel akademik dalıdır.
Klinik psikoloji, psikolojik sorunları, davranış bozuklukları olan kişilere hizmet verirler. Önce duygusal bozukluklara psikopatolojik açıdan tanı koyarlar ve bunları psikoterapi ile tedavi ederler. Yoğun psikoterapiye gereksinimi olan kişiler, genellikle klinik psikologlara gönderilirler.
Danışma psikologları, daha çok ruh sağlığı uzmanları gibi çalışırlar. Davranış bozuklukları olan kişilere olduğu kadar, bir takım sorunları olan normal kişilere, hatta ruh sağlığı üstün olanlara, kendilerini daha iyi tanıma, daha anlamlı bir yaşam sürme, okul yada meslek seçimi gibi önemli bir karar alma hususlarında psikolojik yardım sağlarlar.
Bir pozitif bilim olmak amacı güden psikolojide ‘’insanlar nasıl olmalıdır’’ değil, ‘’insanlar nasıldırlar’’ sorusunun cevabı bulunmaya çalışılır.
İNSANIN GELİŞİMİ

Çocuk zaman ilerledikçe hem büyür, hem de gelişir. Büyüme nicesel artış (boy, kilo) anlamına gelir. Gelişme büyümeye göre daha kapsamlı bir kavram olup büyümeyi de içine alır.


Bir çocuğun gelişmesinden söz edildiği zaman onun hem boyunun uzaması hem de yetişkinlerde bulunan güçleri elde etmeye, onların görünüşüne göre ilerlemesi kast olunur. Çocuk büyüyünce, onun bedensel ve psikolojik fonksiyonlarında ilerleme görülür. Çocuk, daha iyi anlar, daha uyumsal davranışlarda bulunur ve duygularını daha iyi kontrol eder.
Bireyin olgunlaşması kısmen öğrenme, kısmen de olgunlaşma yoluyla olur. Olgunlaşma zamanla adeta kendiliğinden meydana gelen anatomik ve fizyolojik gelişmelerdir. Bu tür gelişmede kalıtımın rolü büyük olur. İnsanın hayatının başlangıcında gelişme, daha ziyade olgunlaşma yoluyla olur. Öğrenme ise, bir davranışı yapamazken yapar hale gelmedir. İnsan gelişiminde olgunlaşma ve öğrenme iç içe oluşur. Yani, çocuğun hem olgunlaşması hem de birçok şeyleri görerek, yaparak ve işiterek öğrenmesi lazım.
Başlıca Gelişme Kanunları:


  1. Gelişme sürekli bir oluşumdur. İnsan yaşadığı sürece gelişmeye devam eder.

  2. Gelişmenin hızı her dönemde aynı değildir. Gelişmenin hızlı olduğu dönem hayatın ilk yıllarıdır. İnsan hayatında zaman ilerledikçe gelişme hızı azalır.

  3. İnsanın değişik yanlarının gelişimi değişik zamanlarda hızlanır.

  4. Yetenek ve becerilerin gelişimi belli bir sıra izler.

  5. Gelişmede belli yönelimler vardır. Büyüme baştan ayaklara doğru bir sıra izler. İçten dışarı, merkezden etrafa doğru giden bir yönelim dikkati çeker. Çocuk önce büyük, kaba hareketleri, daha sonra da ince ve dakik hareketleri yapabilir duruma gelir.

  6. Gelişimi hem iç hem de iç faktörler etkiler. Canlı varlıklar her an değişmekte yani gelişmektedir. Bu gelişme hem kalıtım, genel sağlık durumu ve duygusal durum gibi iç, hem de besin ve iklim gibi dış etmenlerle uyarılmaktadır. Bu yüzden insan davranışlarının nedenlerini kolaylıkla bulmak mümkün olmamaktadır.

  7. Gelişimin çeşitli yanları birebirini etkiler. İnsan gelişimi çok yanlı ve karmaşıktır. Bedensel gelişimin zihinsel gelişime yararlı bir temel oluşturduğu, zihinsel gelişimin ise duygusal, sosyal gelişimi kolaylaştırmakta olduğu görülmüştür.

GELİŞİM ÖDEVLERİ

Her an bir şeyler öğrenmek ve yeni yönlerde gelişmek insanoğlunun karşısına çıkan görevlerin belki de en önemlisidir. Doğuştan ölüme kadar olan yaşam süresinin her döneminde insanın durumu, rolü ve görevleri biraz değişmekte, onun bu yeni koşullara uyabilmesi için yeni şeyler öğrenmesi, bazı alışkanlıklarını bırakması, yeni bir takım beceriler kazanması gerekmektedir.


İnsan doğduğu andan itibaren hayatının sonuna kadar sırasıyla bir şeyleri öğrenmek zorundadır. Hayatının ilk yıllarında çocuk yürümeyi, konuşmayı, ana sütünden sonra katı gıdaya alışmayı; daha sonra büyükleri ve arkadaşlarıyla geçinmeyi; okul çağında okumayı, yazmayı, hesaplamayı; daha sonra delikanlılık ve genç kızlık niteliklerini kazanmayı; sonra bir meslek alanına hazırlanmayı; yetişkin olunca evlenmeyi, aile geçindirmeyi, çocuk yetiştirmeyi; nihayet yaşlılıkta emeklilik hayatına başarı ile intibak etmeyi ve belki de 30–40 yıl birlikte yaşadığı eşini kaybedince yalnız yaşamayı öğrenme görevleri ile karşılaşır. Her an yeni şeyler öğrenmek insan için kaçınılmazdır.
Hayatın her döneminde kazanılması gereken bu yeni davranış biçimlerine, alışkanlık sistemlerine gelişim ödevleri denir.
Yaşamın herhangi bir anında insan, bir yada birkaç gelişme ödevi üzerinde çalışmaktadır. İnsan çoğu zaman bunu farkında olmadan yapar. Gelişim ödevinin bir özelliği de, bir günde, bir gecede gerçekleştirilememeleridir. Herhangi bir gelişim ödevinin gerçekleştirilmesi belki en azından 6 ayda başarılabilir. Başarılı olduğu zaman bile bu gelişme ödevlerinden çoğu, kişiyi yıllarca uğraştırabilir. Kişi, bir gelişme ödevine başladığının, yada bunun son bulduğunun, çoğu zaman farkına varmaz.
Genel olarak gelişme çağlarının sınırlarını kesin olarak belirtmek mümkün değildir. Bir gelişme çağının bitimi ile ondan sonra gelen çağın başlangıcı önemi küçümsenemeyecek biçimde birbirine girişir. Bir çocuğun kesin olarak ne zaman süt çağından çıkıp oyun çocuğu sayılacağını kestirmek bir hayli güçtür. Gelişme güç fark edilebilen, değişmelerle yavaş yavaş meydana gelir. Genel olarak hayatın belli dönemlerine özgü bir takım gelişme ödevlerinin bulunduğu görülür. Hayatın başından sonuna kadar olan süreci 8 bölüme ayırarak inceleyebiliriz.
SÜT ÇAĞI

Süt çağı doğuştan 2. yaşa kadar olan zamanı kapsar. Bu çağ çocuğun ne hızlı geliştiği dönemdir. Gelişme hızı bu çağdan itibaren azalmaya başlar. Bu çağda çocuk ana-babasına, etrafındaki yetişkinlere tamamıyla bağımlı bir durumdayken, bu çağın sonuna doğru yarı bağımsız hale gelir. Bu dönemde çocuk, aile üyeleri ile sevgi ilişkileri kurar.


Süt çağında karşılaşılan başlıca gelime ödevleri şunlardır:

  1. Doğuş sonrası çevresel değişikliklere uyum

  2. Nefes almaya alışma

  3. Emmeyi öğrenme.

  4. Belli dönemlerde uyumayı ve uyanık kalmayı öğrenme.

  5. Belli zamanlarda dışarı çıkma alışkanlığı kazanma.

  6. Katı gıdaya alışma.


OYUN ÇAĞI

Aşağı yukarı 2. yaştan 5-8 yaşına kadar olan zamana ilk çocukluk yada oyun çağı denir. Bu yaşta büyüme ve fizyolojik süreçler kararlılık kazanır. Çocuk yetişkin dünyasına yönelmiş olur. Kendi başına oynayabilir ve bazı işleri görebilir duruma gelir. Çocuğun günlük yaşamı bir hayli düzene girmiş olur.

Başlıca gelişme ödevleri:


  1. Yürümeyi ve koşmayı öğrenme.

  2. Konuşmayı öğrenme.

  3. Kendi kendine yemeyi öğrenme.

  4. Tuvalet alışkanlığı kazanması

  5. Göz ve el faaliyetleri arasında işbirliği ve ahenk kurabilme

  6. Çevresini kontrol edebilmede ve isteklerini yapabilmede gerekli araçları kullanabilmek

  7. Cinsellik farklılıklarını ve cinsellik ahlakını öğrenme.

  8. Kendi kendine giyinmeyi öğrenme.

  9. Sevilmeyi, sevmeyi ve sevgiyi paylaşmayı öğrenme.

  10. Sevgiyi gösterme yollarını öğrenme.

  11. Kardeşleri ve ana-babasıyla uygun ilişkiler kurabilmek.

  12. Yanlış ve doğru konusunda kültürel kavramları öğrenme ve bir vicdan duygusu geliştirme


OKUL ÇAĞI

Bu çağ 5-8 yaşlarından, 10-12 yaşlarına kadar olan zamanı kapsar ve aşağı yukarı ilköğretime giden çocukları içine alır. Bu yaşlarda çocuk okulda ve mahallede bir takım sosyal ilişkiler kurmaktadır. Sinirsel ve kassal beceri gerektiren bedensel oyunlara dalmışlardır. Okula gitmekle yetişkinlerin zihinsel kavramları, mantığı, sembolizmi ve iletişim yollarını kavrama çabası içindedir. Bu çağın sonuna doğru çocuk her üç alanda da kendine özgü bir stil ve düzeye ulaşırlar.


Başlıca gelişim görevleri:

  1. Büyük ve küçük kasları kullanmayı öğrenme.

  2. Çeşitli oyunlarda beceri kazanma.

  3. Kurumsal kurallara uyarak yaşamayı öğrenme.

  4. Yaşıtlar dünyasında oynama ve yaşamaya alışma.

  5. Ev dışında başka yetişkinlerle ilişki kurabilme

  6. Bedenini kendine özgü nitelikleri ile tanıma ve kabul etme

  7. Kendi cinsi ile özdeşleşebilme, kendi cinsini uygun rolleri benimseme

  8. Bedenine bakma ve temizlik alışkanlıkları kazanma

  9. Akran standartları ile yaşamanın, yetişkin standartlarına göre yaşamadan daha önemli olduğunu benimseme

  10. Kendi davranışlarının sorunluluğunu yüklenebilme

  11. Okuma, yazma, hesaplama gibi temek akademik beceriler kazanma

  12. Zaman kavramlarını öğrenme

  13. Somuttan soyuta doğru uslamlama gücü kazanma


ERGENLİK ÖNCESİ

Bu çağ kızlarda daha erken, erkeklerde biraz daha geç olmak üzere 9-14 yaşlarını kapsar. Bu çağın başlangıcında gelişme hızı bir hayli azalmıştır. Çocuklara huysuzluk, terslik olaylarına rastlanır. Bu çağın sonuna doğru gelişme hızlanır.


Başlıca gelişme görevleri:

  1. Akranlarınca önem verilen oyunlarda beceri kazanmaya çalışmak.

  2. Bedene iyi bakım alışkanlıkları kazanmak ve beden fonksiyonlarına karşı sağlıklı bir tutum geliştirmek

  3. Cinsellik konusunda ilgilerini gizli tutmayı öğrenmek

  4. Soyut düşünme ve doğrudan doğruya yaşanmamış fikirleri semboller yoluyla kavrayabilme gücünün gelişmesi

  5. Kendi değerler sistemi içinde doğru ve yanlış kavramlarını geliştirme

  6. Dilin yazılı sembollerini ustaca kullanabilme.

  7. Yetişkinlerle gayri şahsi düzeyde ilişkiler kurabilme

  8. Fiziksel ve sosyal çevreye çeşitli biçimde uyum yollarını öğrenebilme

  9. Genel ilkeleri soyut durumlara uygulayabilme

  10. Akranlar grubunun standartlarını benimseme ve kendi cinsinden olan yaşıtları ile özdeşleşme

  11. Küçük kasları ilgilendiren beceriler kazanma

  12. Kendine özgü bir değerler sistemi araştırma


ERGENLİK ÇAĞI

13-20 yaşları arasını kapsayan bir geçiş dönemidir. Hızlı bir büyüme zamanıdır. Bedendeki bezlerin hormon adı verilen salgıları önemli gelişmelere yol açar. Bu gelişmeler sayesinde birey, çocukluktan çıkıp fizyolojik ve anatomik yönden bir yetişkinin niteliklerini kazanır.


Başlıca gelişme ödevleri:

  1. Hızla değişen ve oranları değişen bedene uyum gösterme

  2. Yaşıtlar aleminde bir yer edinebilme

  3. Bir meslek seçme ve buna hazırlanmaya başlama

  4. Ekonomik bağımsızlığı güvence altına alma. Hayatını kazanabileceği bir meslek sahibi olma yoluna girme.

  5. Aileden bağımsızlığını kazanma

  6. Yetişkinin sosyal statüsüne erişme

  7. Evlenmeye ve aile kurmaya hazırlanma

  8. Uygun bir hayat felsefesi ile birlikte kişisel değer duygusunu oluşturma


GENÇ YETİŞKİNLİK ÇAĞI

18- 35 yaşlar arasıdır.

Başlıca gelişim ödevleri:


  1. Bir eş seçme

  2. Evlendiği kişi ile hayatını sürdürebilme

  3. Ana baba olma

  4. Çocuk yetiştirme

  5. Ev idare edebilme

  6. Geçim sağlayacak bir iş sahibi olma

  7. Sosyal sorumluluklarını karşılayabilme

  8. Durumuna uygun bir sosyal gruba katılma


ORTA YAŞLILIK ÇAĞI

35-60 yaşlar arasını kapsar.


Başlıca gelişim ödevleri

  1. Yetişkinlere özgü sosyal ve ulusal sorumluluklarını yükümlenebilme

  2. Ekonomik yaşam koşullarını kurup sürdürme

  3. Ergenlik çağındaki çocuklarına, sorumlu vatandaşlar olarak yetişmelerinde gereken rehberliği yağma

  4. Kendileri için uygun boş zaman meşgaleleri geliştirme

  5. Kendine özgü bir kişi olarak eşi ile ilişki kurabilme

  6. Orta yaşlarda kendini gösteren fizyolojik değişikliklere uyum gösterme

  7. Yaşlanan ana babalarına uyum gösterebilme


YAŞLILIK ÇAĞI

60 yaşından hayatının sonuna kadar olan dönemdir.


Başlıca gelişim ödevleri:

  1. Azalan güç ve çabuk bozulan sağlık durumuna uyum gösterebilme

  2. Emeklilik durumuna ve azalan gelire uyum gösterme

  3. Ölen bir eş ile meydana gelen duruma ve yalnızlığa alışma

  4. Kendi yaşıtları çevresine uyum gösterme

  5. Bu çağda devam eden sosyal ve ulusal görevlerini karşılayabilme

  6. Kendi durumuna uygun fiziksel yaşama koşullarını düzene koyma.


İNSANIN NORMAL GELİŞİMİ
DOĞUM ÖNCESİ GELİŞİM
İnsanlarda gebelik süresi yaklaşık dokuz aydır. Gebelik erkeğin sperminin kadının yumurtasını döllemesiyle başlar ve doğumla sona erer. Gebelik süresi üç evrede incelenmektedir. Bunlar;

1) Zigot(dölüt)devresi,

2) Embriyo devresi,

3) Fetüs devresi.


1-Zigot (Dölüt)Devresi (0-2 HAFTA): Spermin yumurtayı döllemesiyle oluşan ilk hücreye zigot denir. Zigot dört gün içinde bölünerek fallop borularından ilerler ve döl yatağına ulaşır.4. ve 8. günler arasında zigot döl duvarına yerleşmeye başlar. Bu yerleşme işlemi 13 günde tamamlanır.
2-Embriyo Devresi (2-8 HAFTA): Bu devrede çocuğun temel yapısı oluşur. Embriyo evresinin ilk günlerinde plesanta, göbek kordonu ve amniotik sıvı olgunlaşır ve işlevini yerine getirmeye başlar. Plesanta, zigotun döl yatağına yerleşmesini, bebeğin kan dolaşımını ve beslenmesini sağlar. Ortalama olarak 50cm uzunluğunda olan göbek kordonu plesanta ile bebek arasındaki besin, oksijen ve atıkların geçmesini sağlar. Amniotik sıvı ise, bebeğin döl yatağına yapışmasını önler ve rahat hareket etmesine olanak tanır.

Gebeliğin 3. ve 4. haftalarında  kalp ve sinir sistemi olgunlaşmaya başlar.

6. haftada kulaklar ve süt dişlerinin yerleri  oluşmaya başlar.

6-8 haftalar arasında cinsiyet ayrımı oluşur ve buna bağlı olarak da üreme organları oluşmaya başlar.

8. hafta sonunda bebeğin temel organları işlevini gerçekleştirmeye başlar ve bebek insan görünümünü alır.

Bu evrede ayrıca üç ayrı hücre tabakası gelişir:

En dıştaki tabaka  Ektoterm: Sinir sistemi ve deri.

Ortadaki tabaka  Mezoderm: İskelet ve kaslar.

En içteki tabaka Endoderm: Sindirim sistemi ve yaşam için önemli olan organlar.
3-Fetüs Devresi (9-38 HAFTA): Doğum öncesi gelişimin en son ve en uzun evresidir.4. ve 5. aylarda fetüsün ağırlığı 10 kat artar. Göz kapakları, tırnaklar ve saçlar oluşur. Fetüs 20.haftadan sonra genellikle etkindir ve son aylarda ilk aylara göre daha çok kilo alır. 28.haftada boşaltım sistemi olgunlaşır. Bu haftada doğan çocukların döl yatağı dışında yaşama olasılığın vardır. Fakat özel bir bakıma gereksinim duyarlar. 38.haftadan sonra fetüs, artık döl yatağı dışında yaşayabilecek duruma gelir ve doğar.



Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə