H. Fırat (Not 1: Parentez içindeki rakamlar kitabın orjinal sayfa numarasıdır. Sayfa numaraları o sayfanın sonunu işaretler)



Yüklə 1,44 Mb.
səhifə6/111
tarix18.05.2018
ölçüsü1,44 Mb.
#50702
növüYazı
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   111

Kapitalist dünya ekonomisi bugün bir borç denizi içinde yüzüyor ve işin aslında son yıllardaki nispi canlanmasını da buna borçludur. Borç denilince genellikle bağımlı ülkelerin aşırı yükü akla gelir. Oysa gelişmiş kapitalist ülkelerin iç piyasalarında daha büyük ve sistemi aynı ölçüde tehdit eden firma borçları da büyük bir sorundur ve dünya mali sistemindeki hassas durumun bir öteki temel nedenidir. Örneğin, 1987 yılında, bağımlı ülkelerin toplam borçları 1 trilyon dolar tutarken, yalnızca ABD’de mali olmayan şirketlerin borçları 1,5 trilyon doları bulmaktaydı. Buna bunalım döneminde dünyanın en borçlu ülkesi durumuna gelmiş bulunan ABD’nin devasa devlet borçları da ayrıca eklenmelidir.

Öte yandan, bunalımın ağır sonuçları başlıca kapitalist merkezler arasında her alandaki iktisadi rekabeti kızıştırmakta, bu ise gerisin geri bunalımı ağırlaştırıcı etkilere yolaçmaktadır. Yine de, özellikle borsa krizleri esnasında daha açık görülebildiği gibi, genel bir çöküş tehlikesine karşı emperyalist ülke hükümetleri bugün hâlâ bazı ortak ve birbirini tamamlayıcı politikalar izleyebilmektedirler. Fakat muhteme(23)len ilerde, rekabetin daha da sertleştiği koşullarda, bu işbirliği bugünkü kadar kolay gerçekleşmeyecektir ve bu ise bunalımın seyrini ağırlaştıracaktır.

Kapitalist dünya ekonomisinin bunalımı, doğal olarak, bağımlı ülkelerde daha aşırı ve yıkıcı sonuçlarla yaşanmaktadır. Öncelikle belirtilmelidir ki, savaş sonrası genel büyümenin sonuçları geri ve bağımlı ülkelerde hızlı bir kapitalist gelişme olarak yaşanmış olsa bile, bu gelişmenin kendine özgü yapısı bu ülkelere ağır bir toplumsal fatura çıkarmıştır. Emperyalist ülkelerin istikrar ve nispi refahla övündükleri savaş sonrası dönem, geri ülkelerde ağır toplumsal sorunlar, aşırı bir iç ve dış sömürü, açlık, yoksulluk, konutsuzluk, cehalet, işsizlik, toplumsal çalkantılar, siyasal istikrarsızlıklar, siyasal baskılar, kanlı askeri rejimler karmaşası olarak yaşanmış ve bu iktisadi-toplumsal zemin doğal olarak sert sınıf çatışmalarını ve devrimci mücadeleleri de beslemiştir.

Bu yönüyle ele alındığında, kapitalist dünya sistemi, savaş sonrası dönemde sistemin bağımlı bölgelerinde sürekli bir bunalım içinde olmuştur. Emperyalist metropollerin savaş sonrası dönemin nispi refahına, bir yönüyle de geri ve bağımlı ülkelerin acı ve sefaleti üzerinden ulaştıklarını belirtmek bile gereksizdir.

Emperyalist metropollerde 1970’lerde patlak veren iktisadi bunalım geri ve bağımlı ülkelerin durumunu daha da ağırlaştırdı. Kapitalist dünya ekonomisi zincirinin halkaları olarak bu ülkeler bunalımın tüm sonuçlarını elbette dolaysız olarak yaşadılar. Fakat bunalımın bu ülkelere etkisi bunun da ötesinde oldu. Kapitalist dünya ekonomisinin eşit olmayan ilişkilere dayalı yapısı ve işleyişi ile emperyalist hükümetlerin uluslararası iktisadi ve mali kuruluşlarla koordineli olarak izlediği politikalar, bunalımın metropollerdeki faturasının önemli ölçüde geri ülkelere aktarılmasını sağladı. İMF yönetimindeki “istikrar politikaları” bunun aracı oldu;(24)dünya borç ve kredi sistemi buna hizmet etti. Bu ise beklenebileceği gibi bağımlı ülkelerde bunalımın yükünü ve sonuçlarını katmerleştirdi.

Burada bunalımla birlikte belirginleşen bir başka gerçeğe de değinilmelidir. Batı burjuvazisi teknolojik gelişmede elde ettiği tartışmasız başarıyı uzun yıllar bir ideolojik silah olarak kullandı. Bugünkü bunalım, bu yolla körüklenen efsaneleri de yıkmıştır. Teknik gelişme ile işgücünden tasarruf, kapitalizmin hiç de yeni olmayan temel bir eğilimidir. Fakat tam da bu yolla işsizliği sürekli büyütmek ise, kapitalizmin özünde yatan ve yine hiç de yeni olmayan temel çelişmelerinden biridir. OECD ülkelerinde yer yer % 10’u bulan, toplam olarak 25-30 milyon arasında oynayan büyük işsizlik oranı, bugün bu çelişmeyi bütün haşmetiyle sergiliyor.

Öte yandan, teknolojik gelişmelerin de yardımıyla daha hızlı ve daha yoğun bir üretim, özel mülkiyet ve üretim anarşisi koşullarında, biraz erken ya da geç, ama mutlaka bir yeni aşırı-üretim bunalımıyla tıknefes olmak demektir -işte kapitalizmin özünde yatan bir öteki temel çelişme! Sürmekte olan bunalım bu çelişmeyi apaçık sergileyerek, teknolojik yeniliklere dayandırılan efsaneyi bu yönüyle de yıkmıştır.

-IV-

Dünya kapitalist sisteminin bugünkü iktisadi bunalımına, emperyalist sistemin iç bölünmesi ve rekabetinde ifadesini bulan, başlangıcı ise yaklaşık olarak iktisadi bunalımın başlangıcına denk gelen bir hegemonya bunalımı eşlik etmektedir. Tıpkı iktisadi bunalımın kendisi gibi, ‘50’li ve ‘60’lı yıllardaki kapitalist gelişmenin (fakat kuşkusuz bu gelişmenin her zaman olduğu gibi farklı kapitalist ülkeler arasında eşitsiz olarak yaşanmış olmasının) ürünü olan bu iç bölünme ve rekabet, kapitalist bunalımdan beslenmekte ve(25)gerisin geri onu beslemektedir.

19. yüzyılın ilk üç çeyreği, “dünyanın atölyesi” olmak sayesinde dünya pazarının da egemeni olan İngiltere’nin egemenliği dönemiydi. Pax Britanica olarak adlandırılan bu dönem; yeni emperyalist merkezlerin belirmesi (Almanya ve ABD), hızlı bir gelişme ile İngiltere’ye yetişmeleri ve yeni bir emperyalist paylaşım mücadelesine girişmeleri ile, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında son buldu.

20. yüzyıla geçişle birlikte sertleşen dünya hegemonyasına yönelik emperyalistler arası rekabet ve çatışma, birinci emperyalist paylaşım savaşıyla sonuçlandı. Yeneni de yenileni de güçsüz düşüren bu savaşın sonuçta kârlı çıkan tek emperyalist ülkesi, ABD oldu. Fakat Almanya’yı köleleştiren Versay Antlaşması’na rağmen kapitalist dünya üzerinde hegemonya kurmak mücadelesi sonuçlanmamış olarak kaldı. İki savaş arası dönem kapitalist dünyada bölünme, bloklaşma ve her alanda süren sert bir rekabet ve çatışma yılları olarak yaşandı ve sonuçta İkinci Dünya Savaşı’yla noktalandı.


Yüklə 1,44 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   111




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin