Savaş YÖnetiMİ ve yönetiMİn merkeziLEŞmesi



Yüklə 0.75 Mb.
səhifə13/14
tarix12.08.2018
ölçüsü0.75 Mb.
1   ...   6   7   8   9   10   11   12   13   14

Memurini Muhakemat Heyeti ve Encümeni: Şûrayı Devlet’in Meclisçe İkame Edilmesi

Eski tarz personel yönetimine karşı bir uygulama kaim kurum

Memurin muhakemat kanunu

Basın

İcra Vekilleri Heyeti Kararı ile İstanbul’da yayınlanan gazetelerin Anadolu’ya girişine izin verilmiştir. 5 Haziran’da Karagöz Gazetesi’nin, 3 Temmuz’da Güleryüz Gazetesi, 8 Ağustos’ta Tevhid-i Efkâr Gazetesi’nin, 8 Eylül’de Tercüman-ı Hakikat Gazetesi’nin, 30 Ekim’de Yeni Şark Gazetesi’nin Anadolu’da yayınlanmasına izin verilmiştir.

2 Ocak’ta komünizm propagandası yaparak Ethem Bey kuvvetlerine karşı asker sevkinin gerçekleştirilmesini önlemek gerekçesiyle, Resmi Türkiye Komünist Fırkası yayın organı Yeni Dünya Gazetesi matbaası tahrip edilmiş; gazete kapatılmış ve imtiyaz sahibi Arif Oruç ve arkadaşları tutuklanmıştır. 9 Ekim’de İcra Vekilleri Heyeti Kararı ile Arif Oruç serbest bırakılmış ve 2 Aralık’ta gazete Ankara’da yeniden yayımlanmaya başlanmıştır.

1921 yılı içinde bir çok yeni gazete ve dergi yayın hayatına başlamıştır. Sebilürreşat Mecmuası 19 Ocak’ta Ankara’da, İstikbal Gazetesi 26 Ocak’ta Trabzon’da ve Payidaht Gazetesi İstanbul’da, 21 Şubat’ta Anadolu yanlısı Vahdet Gazetesi İstanbul’da, 15 Nisan’da Dergâh Mecmuası İstanbul’da, 5 Mayıs’ta Güleryüz Mecmuası İstanbul’da, yayımlanmaya başlanmıştır. Adana’nın boşaltılmasının ardından 9 Aralık’ta Yeni Adana Gazetesi, haftada üç gün olmak üzere yeniden yayımlanmaya başlanmıştır. Ankara’da 23 Aralık 1921’de Aka Gündüz’ün yönetiminde Hakikî Peyamı Sabah adlı bir gazete yayımlanmaya başlanmıştır.



Milli Marş. Burdur Mebusu Mehmet Akif Bey’in yazdığı İstiklâl Marşı, 12 Mart’ta 108 sayılı Heyeti Umumiye Kararı ile milli marş olarak kabul edilmiştir.167

Himaye-i Etfal Cemiyeti. Himaye-i Etfal Cemiyeti, İstanbul’da kurulmuş bir cemiyettir. 17 Ocak’ta İstanbul Hükümeti tarafından menâfi-i umûmiyeye hâdim cemiyetler arasına alınmıştır. Himaye-i Etfal Cemiyeti, Ankara’da 30 Haziran’da kurulmuştur. Kadınların da üye olabileceği cemiyetin onursal başkanı Mustafa Kemal Paşa olmuştur. Cemiyetin başkanlığını İstanbul Mebusu Muhtar Bey, sekreterliğini ise, Bolu Mebusu Fuat Bey üstlenmiştir. Erzurumlu Nafiz Bey ve Yunus Nadi Bey başkanvekilliği görevlerine getirilmiştir.

Hilâl-i Ahmer Cemiyeti. Cemiyet, 1921 yılında artan yardımlarıyla Milli Mücadeleyi aktif olarak desteklemiştir. Hilâl-i Ahmer Cemiyeti’nin İstanbul’da bulunan Genel Merkezi, 4 Kasım’da Ankara Murahhaslığının yetkilerini arttırmış; Dr.Adnan Bey, Dr.İsmail Besim Paşa ve Ömer Lûtfi Bey’i murahhas olarak tayin etmiştir.

İnkişaf-ı İçtimaiye Cemiyeti. Peyamı Sabah Gazetesi yazarı Ali Kemal’in de kurucuları arasında bulunduğu ve İstanbul’da kurulan Cemiyet, teşebbüs-ü şahsi görüşünü savunuyordu.

** Hitit Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Araştırma Görevlisi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yönetim Bilimleri Bütünleşik Doktora Öğrencisi7

1 Mustafa Kemal Paşa’nın 1 Aralık 1921 tarihinde Heyeti Vekilenin Salâhiyet ve Vazifesine dair kanun teklifi görüşmelerinde yaptığı konuşmadan alınmıştır. BMM ZC, C: 14, İ: 120

2 Şimşir III, s.304-305

3 2 Haziran’da İngiltere’de Avam Kamarası’nda yapılan bir oturumda Türkiye ile yapılacak barışın gecikmesinin maliyetleri gündeme getirilmiştir. Sir F.Banbury, Türkiye ile yapılacak barış anlaşmasındaki gecikmenin İngiltere'nin ticari ve mali çıkarlarını olumsuz yönde etkilediğini Başbakan'ın dikkatine sunmuştur. Aynı gün Winston Churchill de, Başbakan'a gönderdiği mektupta, Ortadoğu sorununun çözümünde ellerindeki imkanları yitirmek üzere olduklarını söylemiştir. Bkz. KSG. 14 Haziran’da ise İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon, İngiltere’nin Paris Büyükelçisine gönderdiği yazıda "Kemalistlerin zafer kazanması halinde, Müttefiklerin Suriye, Irak ve Filistin'deki durumları tehlikeye girecek, ... Orta Doğuda barış umudu kalmayacaktır." demiştir. Bkz. Şimşir III. İngiltere’nin Orta Doğu’daki dengeler için Türk-Yunan Savaşını desteklediği görülürken, Fransa, yine Orta Doğu’daki çıkarları için Türkiye ile barış yapmayı tercih etme noktasına gelmiştir. Belçika’nın İstanbul Orta Elçisi Michotte de Welle, 11 Temmuz 1921 tarihli raporunda önceden Yunanistan'ı destekleyen Fransızların bu politika değişikliğini eleştirmiş ve Yunanistan'ın İngiltere'ye yanaşması üzerine Fransa'nın Orta Doğu'da sarsılan nüfuzunu korumak için bağımsız Türkiye'nin kurulmasına taraftar olmuştur demiştir. Bkz. KSG.

4 KSG, s.367

5 Jaeschke 1, s. 139

6 Kâzım Karabekir, İstiklâl Harbimiz, s.

7 Yüksek Komiserlerle ilgili bilgiler Bilâl Şimşir, İngiliz Belgelerinde Atatürk, Cilt III ve Cilt IV’ten derlenmiştir. 1919 ve 1920 yılına ait veriler ilgili yılların zamandizinlerinden alınmıştır.

8 Ahmet Yaramış, “Mısır’da İngiliz Sömürgecilik Anlayışı: Cromer Örneği (1883-1907)”,

9 Şimşir III, s.4

10

11 Prof.Dr. Engin Berber, “Yunan İşgali, Geldikleri gibi Gidemediler”, NTV Tarih, 4 Mayıs 2009

12 Prof.Dr. Engin Berber, a.g.k.

13 Prof.Dr. Engin Berber, a.g.k.

14 Bekir Sami Bey, Avrupa dönüşünde “Durumumuz ümit edildiğinden daha iyidir.” (4 Aralık 1921) demiştir. KSG

15 Kâzım Karabekir, İstiklâl Harbimiz, 2.Cilt, YKY, İstanbul, s. 1022

16 Kâzım Karabekir, İstiklâl Harbimiz, 2.Cilt, YKY, İstanbul, s. 1025

17 Hariciye Vekâleti Vekili Dr.Ahmet Muhtar Bey’in 18 Şubat 1921 tarihinde Meclis gizli oturumunda yaptığı konuşma bunu doğrular niteliktedir. Daha önce Taşnaklara karşı birlikte savaşılmışken, Ahmet Muhtar Bey, Sovyetlerin Ermenileri koruduğunu, Taşnakların yeniden iktidara gelmesinin faydalı olacağını söylemektedir. Kâzım Karabekir, Şark politikasındaki değişikliği İtilâf Devletlerinin gücüne bağlamaktadır: “Bizi Kafkas Konfederasyonuna sevk eden elin kuvvetine bakmalı ki 18 Şubat’ta Erivan ve Eçmiyazin’de Taşnaklar da ihtilâl yapıyor. Yanın saatlik müsademe Ermeni Bolşevik hükûmetini düşürerek Taşnak hükûmetini ilan ediyorlar. ... Ankara Hükûmeti Bolşeviklerle taarruzla bu himayeyi kabul ve Kafkas Konfederasyonunu tahayyül ile bana emir veriyor, Ermenistan’da mukabil ihtilâl ile hükûmeti yine Taşnaklar ele alarak işimizi kolaylaştırıyorlar, yani Ruslara taarruz için yolumuzu açıyorlar. Ve bu işlerde bizim Londra Konferansımıza davetimiz esnasında vukubuluyor.” Kâzım Karabekir, İstiklâl Harbimiz, 2.Cilt, YKY, İstanbul, s.1023

18 Bilâl Şimşir, a.g.k., s.22

19 Bilâl Şimşir, a.g.k., s.30

20 Bilâl Şimşir, a.g.k., s.23

21 Malta Valisi Lord Plumer, 12 Şubat’ta İngiliz makamlarına 115 Türk tutsağı olduğunu bildirmiş; İngiliz Yüksek Komiserliği 109 Türk tutsağın ismini Hariciye Nezâretine vermiş ve Londra Konferansı’ndaki görüşmeler 118 Türk tutsak üzerinden yapılmıştır.

22 Müttefik Mahkemesinde yargılanacaklara dair İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold, 24 Kasım 1920 tarihinde 58 kişilik ve İngiliz Başkumandanı General Harington, 7 Ocak 1921 tarihinde 11 kişilik birer liste hazırlamıştır. Bilâl Şimşir, a.g.k., s.268-271. Yılın sonuna kadar Yüksek Komiserlik delil toplama çalışmalarına devam etmiştir.

23 Bilâl Şimşir, a.g.k., s.445

24 İngiltere’nin sürgünleri ayırdıkları sınıflar için bkz. Bilâl Şimşir, a.g.k., s.436-441

25 İngiltere’nin 11 Mart’taki önerisinde 21 olan İngiliz tutsak sayısı 16 Mart’ta 22 olmuş ve anlaşma metnine 22 kişi adlarıyla birlikte eklenmiştir. İngilizlerin talep ettikleri tutsaklar aradan bir ay geçtikten sonra 7 fazlayla 29 olacaktır. Bu durum, anlaşma metninin İngiltere’ye tanıdığı bir ayrıcalıktan kaynaklanmaktadır. İngiltere, hangi tutsaklarının Anadolu’da olduğunu tam olarak bilmediğinden, sonradan öğrendiği tutsakları da anlaşmaya ekleyebileceği tutsaklar için anlaşmada bir açık kapı bırakmıştır. Ayrıca, anlaşmada serbest bırakılan 64 Türk tutsağı yanında İstanbul’a gitmeleri şartıyla 4 tutsağında serbest bırakılması öngörülmüştür. Bilâl Şimşir, a.g.k., s.456

26 İngiltere’nin eline koz vermemek amacıyla esirlerin toptan kurtarılması bir politika olarak benimsenmekle birlikte, tümüne de sahip çıkıldığı söylenemez. 28 Mayıs’ta Edirne Mebusu Şeref Bey ve arkadaşlarının Malta tutuklularına yardım yapılmasına ilişkin takrirleri, bir kısmının Türkiye’nin felaketinden sorumlu olduğu gerekçesiyle kabul edilmemiştir.

27 Mustafa Kemal Atatürk, Söylev II, s.431

28 Bilâl Şimşir, a.g.k., s.486

29 Bilâl Şimşir, a.g.k., s.488

30 Bilâl Şimşir, a.g.k., s.490-493

31 Bilâl Şimşir, a.g.k., s.17

32 Bilâl Şimşir, a.g.k., s.509

33 Bilâl Şimşir, a.g.k., s.512

34 KSG, IV, s.125

35 BMM ZC, C: 9, İ: 11, Birinci Celse

36 KSG, s.450

37 BMM ZC, C: 9, İ: 11, Birinci Celse, s.205

38 “Sovyetler’de İç Savaş” ve “Tek Ülkede Sosyalizm”, Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi, 3.Cilt (1918-1945), İletişim Yayınları, s.582-607, s.684-735

39 A.g.k, s.593. “Savaş komünizmi, …, 1921 yılı içinde giderek büyüyen ekonomik sorunlarını çözmede etkili olamadı. Sanayi ya tamamen devre dışı kalmış ya da ayda ancak birkaç gün çalışan işletmelerden oluşuyordu. İşçilerin önemli bir bölümü askere alınmış, pek çoğu da hiç değilse beslenmenin mümkün olduğu kırsal alanlara taşınmış, şehirler boşalmıştı. Büyük sanayi savaş öncesi üretim düzeyinin 1/7’sine düşmüştü. Tarımda da üretim 1913 düzeyinin çok altına inmiş durumdaydı. Çiftçiler kendi gereksinimlerini bile zor karşılar durumdaydılar. Küçük sanayi üretiminin 2/3 oranında azalmış olduğu hesaplanıyordu, demiryolu ulaşımı çökmüştü. Rusya ekonomik bakımdan onlarca yıl geriye dönmüştü. … “1921 baharında ekonomi siyasete dönüştü: Kronstadt” diyen Lenin durumun bilincindeydi.” A.g.k., s.606.

40 Oğuz Aytepe, “Milli Mücadele’de Bilecik Görüşmesi”, Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi, Sayı 33-34, Mayıs-Kasım 2004, s.23-31

41 Tablo, Takvimi Vekayi, Sayı 3988, Hakimiyeti Milliye (25 Ekim 1920), Zeki Sarıhan, agk, Cilt III, s. 252’dan derleyen Nuray Ertürk Keskin’in “1920: Bağımsız ve Halka Doğru Yönetim” makalesinden ve 1921 yılı zamandizininde ilgili tarihlerde belirtilen kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

42 KSG, 17 Eylül 1921

43 Hakimiyeti Milliye Gazetesinin 15 Aralık 1921 tarihli sayısında yer alan “İstanbul Hükümeti Yeni Patriği tanımıyor” başlıklı haberin transkripsiyonu için bkz. Esat Arslan, “Kurtuluş Savaşında Yunan-Fener Patrikhanesi Birlikteliğine Karşı Örgütlü Bir Yaklaşım ‘Türk Ortodoks Kilisesi’”, Ek 2

44 BCA: 30..10.0.0/131.936..3./1143 (3 Ekim 1921)

45 Mustafa Kemal Paşa, 1 Mart’taki açış nutkunda Büyük Millet Meclisi’nin, 12’si Malta’da tutuklu, 68’i İstanbul Meclis-i Mebusanı’dan gelen, 270’i Büyük Millet Meclisi’ne seçilen yeni âza olmak üzere toplam 350 kişi ile açıldığını söylemiştir. Ancak, Ahmet Demirel, Mustafa Kemal Paşa’nın açış nutkunda Meclis’e hiç katılmadan mebusluk sıfatı sona eren 49 mebus ile Meclis’te bir süre görev yaptıktan sonra ayrılan 27 mebusu hesaba katmadığını tespit ederek, 1 Mart’a kadar 270’i yeni seçilen, 80’i Meclisi Mebusan kökenliler de dahil olmak üzere 358 kişinin Meclis’e katıldığını belirtmiştir. Sadece mebuslukları devam eden âzalar göz önünde bulundurulduğunda sayı, Mustafa Kemal Paşa’nın belirttiği gibi 350’dir. Bunlardan 12 tane Malta sürgünü de dahil olmak üzere 19’unun mebuslukları onaylandığı halde izinli sayılarak henüz Meclis’e katılmamıştır ve dolayısıyla Meclis içtimalarına katılabilecek 331 âza mevcuttur. Bkz. Ahmet Demirel, BMM-İG, s.92.

46 Rıdvan Akın, Teşkilâtı Esasiye Kanunu’nun kamu hukukunda egemenliğin millete geçtiğini belirten ilk belge olduğunu ifade etmiştir. Akın, TBMM Devleti, s.201

47 Cem Eroğul, “1908 Devrimi’ni İzleyen Anayasa Değişiklikleri”, http://siyaset.politics.ankara.edu.tr/eski/yayinlar/erogul/2008-1.pdf, s.5

48 “Kanuni Esasi”, Şeref Gözübüyük ve Suna Kili, Türk Anayasa Metinleri (1839-1980), 2.Baskı, Ankara, 1982; Mümtaz Soysal, s.36-37

49 1909 Anayasa Değişiklikleri ile Meclisi Vükelanın Meclisi Mebusana karşı “müştereken ve münferiden” sorumluluğu kabul edilmiş olmasına rağmen, Meclis’in feshiyle Heyeti Vükela Kanuni Esasi’nin ilk halinde olduğu gibi Padişah’a karşı sorumlu hale gelmiştir. Heyeti Vükela’nın sorumluluğuna ilişkin bkz. Cem Eroğul, s.7 ve Mümtaz Soysal, s.36, 37

50 Mutlakiyete dönüş saptaması için bkz. Sina Akşin, İstanbul Hükümetleri ve Milli Mücadele Cilt I [Mutlakiyete Dönüş 1918-1919], Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, İkinci Baskı, 2004, s.610

51 Bülent Tanör, Kurtuluş Kuruluş, Cumhuriyet Kitapları, Ankara, 8.Baskı, 2007, s.118

52 Rıdvan Akın, BMM Devleti, s.217-222

53 Tarık Zafer Tunaya, Siyasal Kurumlar ve Anayasa Hukuku, İstanbul, 1980, s.393

54 Rıdvan Akın, BMM Devleti, s.219

55 Rıdvan Akın, Türkiye’deki ulusal kurtuluş mücadelesinin 20.yüzyıldaki diğer ulusal kurtuluş mücadelerinden temel farkının, meşruluk ve hukukilik zemininde yapılmış olmasında aranması gerektiğini ifade etmiştir. Rıdvan Akın, TBMM Devleti, s.216

56 Özbudun, Anayasa, s.24-26’ya referansla Rıdvan Akın, TBMM Devleti, s.206

57 Nutuk, 30 Ocak 1921

58 Karabekir 1, s.1040-1041

59 Rıdvan Akın, TBMM Devleti, s.207. Rıdvan Akın’nın Halkçılığı bir ideoloji olarak tanımlamasına karşın, Halkçılık’ın ancak bir ideolojinin birleşenlerinden biri olarak adlandırılabileceğine dayanılarak Halkçılık düşünsel öğelerden biri olarak adlandırılmıştır.

60 Birinci Meclis’teki Halkçılık tartışmaları için bkz. İsmail Özer, “Mustafa Kemal Atatürk’ün Halkçılık Anlayışı ve I.TBMM’de Halkçılık Tartışmaları”, Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, I, 2011, s.47-77

61 Rıdvan Akın, TBMM Devleti, s.207-208. Türkiye Halk Hükümeti ibaresinin maddeden çıkarılmasına ise, 1921 yılında komünizm propadangası ile suçlanacak Bursa Mebusu Şeyh Servet Efendi itiraz etmişti. 22 Ocak 1921’de Şeyh Servet Efendi’nin İstiklâl Mahkemesi üyeliğine son verilmiş; 1 Şubat 1921’de Halk İştirakiyun Fırkası ile gizli Türkiye Komünist Fırkası’nın irtibatını sağlayan kişilerden biri olduğu söylenmiştir.

62 Burak Erdenir, “Mustafa Kemal Atatürk ve J.J.Rousseau’nun Düşüncelerinin Karşılaştırılması”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Sayı 40, Cilt XIV, Mart 1998

63 Mustafa Kemal Paşa, 1 Aralık 1921 tarihli uzun konuşmasında J.J.Rousseau’ya atıfla yaptığı söz konusu Halk Hükümeti’ni tarif etmiş ve savunmuştur. BMM ZC, C: 14, İ: 120, s.321-444

64 BMM GCZ, İ: 142, Üçüncü Celse, bkz. Karesi Mebusu Vehbi Bey’in sözleri.

65 Rıdvan Akın, “1920’ler Anadolu’sunda Yerel Demokrasi Girişimi: İdare-i Kurâ ve Nevahi Kanunu Layihası”, Toplumsal Tarih, s.33

66 BMM ZC, C:12; Rıdvan Akın, “1920’ler Anadolu’sunda Yerel Demokrasi Girişimi …”, s.33

67 M.Tuncer Karamustafaoğlu, Yasama Meclisinde Komisyonlar, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, No: 201, Ajans-Türk Matbaası, Ankara, 1962, s.

68 A.g.k., s.

69 Tarık Zafer Tunaya’dan aktaran Ahmet Demirel, Birinci Meclis’te Muhalefet-İkinci Grup, İletişim Yayınları, İstanbul, 4.Baskı, 2007, s.155

70 “Kara Avrupası parlamentarizminde sürekli çalışan komisyonları, 1792-1795 arası Konvansiyon komitelerine, Fransız yürütme gücünün gerçek kaynağı haline gelişine kadar geri götürebiliriz. Robespierre’in düşmesinden sonra kurulan 16 komite, hem kanun teklif etme, hem de bu kanunları bizzat yürütme erkini ellerinde bulundurmuşlardı. Böylece birkaç yıl içinde sürekli komiteler (komisyonlar) düzeni yürütme gücünün bunların eline geçmesine neden olacaktı. 1795’den sonra sürekli komiteler kaldırılmış, her bir kanun tasarısı için ayrı bir komite kurma yoluna başvurulmuştur.” Rıdvan Akın, TBMM Devleti (1920-1923)-Birinci Meclis Döneminde Devlet Erkleri ve İdare, İletişim Yayınları, İstanbul, 2001, s.74

71 Yaşar Özüçetin ve H.Mehmet Dağıstan, “Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nun Müzakereleri ve Kabulü”, Tarihin Peşinde, Sayı: 5, 2011, s.251-281

72 Ethem Bey’in iktidar mücadelesinin anlaşılması için şu kaynaklardan yararlanılmıştır: Hüseyin Aykol, Çerkes Ethem (Gerçek Yaşam Öyküsü), Phoenix Yayınevi, Ankara, 2011, 2.Baskı; Cemal Şener, Çerkes Ethem Olayı, Ant Yayınları, İstanbul, 1994, 7.Baskı; Yalçın Küçük, Türkiye Üzerine Tezler, Cilt 2, Tekin Yayınları, İstanbul, 2003; Zeki Sarıhan, Çerkez Ethem’in İhaneti, Kaynak Yayınları, İstanbul, 1998. 711, 640

73 Yeşil Ordu Cemiyeti’nin yayın organı olarak kurulan Yeni Dünya Gazetesi, resmi Türkiye Komünist Fırkası’nın kurulması ile Eskişehir’den Ankara’ya taşınmış ve Seyyare Yeni Dünya Gazetesi adını alarak resmi TKF’nin yayın organı olmuştur. Hüseyin Aykol, a.g.e., s.

74 Resmi TKF’nin kurulmasının ardından Yeşil Ordu Cemiyeti’nde bulunan bazı isimler Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası’nı kurmuşlardır. Hüseyin Aykol, a.g.e, s.

75 BMM ZC, C: 13, İ: 83 (29 Eylül 1921); Düstur Tertip 3, Sayı 2, s.145

76 BMM GCZ, İ: 87, Birinci Celse (5 Ekim 1921)

77 BMM GCZ, İ: 115, İkinci Celse (22 Kasım 1921)

78 Erkânı Harbiyei Umumiye Vekâleti Vekilliğine Birinci Ferik Fevzi Paşa'nın intihabına dair müzakere için bkz. BMM ZC, C: 10, İ: 37, Birinci Celse (28 Mayıs 1921)

79 Bütçe açığından İcra Vekilleri Heyeti’nin teşkilâtlanmayı arttırması sorumlu tutulmuş; 14 Mayıs’taki Meclis gizli oturumunda Teşkilâtı Esasiye Kanunu'nun bazı mahallerde tatbik edilmesiyle bütçede tasarrufa gidilebileceği savunulmuş; müstakil livaların mülhak liva kadrosuyla, vilâyet merkezlerinin liva kadrosu ile idare olunması idare olunması önerilmiştir.

80 BMM ZC, C: 8, İ: 154, Birinci Celse (21 Şubat 1921); BMM ZC, C: 9, İ: 20, Birinci Celse (13 Nisan 1921); BMM ZC, C: 10, İ: 34, İkinci Celse (16 Mayıs 1921).

81 Mustafa Kemal Paşa’nın konuşması BMM ZC, C: 1, İ: 2’den aktaran BMM ZC, C: 7, İ: 130

82 Rıdvan Akın, BMM Devleti, s.333

83 Ordunun durumuyla ilgili tartışmalar için bkz. BMM GZC, İ: 59, İkinci ve Üçüncü Celseler (2 Ağustos 1921)

84 Kanun’un Latin Alfabesine çevrilmiş haliyle tam metni için bkz. Cenk Reyhan, “Yerel Yönetim Metinleri (XX)-1913 Tarihli Vilâyat Genel İdaresi Geçici Kanunu”, Çağdaş Yerel Yönetimler, Cilt 9, Sayı 1, Ocak 2000, s.129-154. Kanun’un nasıl bir idari reform olarak adlandırılabileceği tartışmaları için bkz. Atilla Nalbant, Üniter Devlet, İstanbul, 1997, s.125-129.

85 Nuray Ertürk-Keskin, Türkiye’de Devletin Toprak Üzerinde Örgütlenmesi, Tan Kitabevi Yayınları, Ankara, 2009, s.274, 281

86 Toprak üzerindeki örgütlenmedeki niteliksel dönüşümler için bkz. Nuray Ertürk Keskin, Türkiye’de Devletin Toprak Üzerinde Örgütlenmesi, Tan Kitabevi Yayınları, Ankara, 2009.

87 Selahaddin Aslan Korkud, “Osmanlı İmparatorluğu’nda 1909’dan 1918 Arasında İdare Teşkilat ve Amirleri Hakkında Bir İnceleme”, Türk İdare Dergisi, 36/293-294, 1965, s.3-19’dan aktaran a.g.k., s.274

88 “Mülhak livalık, o birimin tüzel kişiliği ve yerel meclisi olmaması nedeniyle istenmeyen bir statüdür. Bu durumdan hoşnut olmayan yerel iktidar odakları / egemen güçler, bağlı oldukları vilayetten ayrılarak müstakil olmak, tüzel kişilik kazanmak istemişlerdir.” A.g.k., s.276

89 A.g.k., s.274. Değişimin niteliğini daha iyi anlamak için vilayet, mülhak liva ve müstakil liva arasındaki farka bakmak gerekir. “Yönetsel bölüşümün ilk kademesi olan vilayet, hem merkezi yönetimin taşra uzantısı hem de tüzel kişiliğe sahip bir yerel yönetim birimidir. Mülhak livalar, genel idare, jandarma ve yerel yönetim bakımından bir vilayete bağlı olarak yönetilen, ayrı bir tüzel kişiliği ve yerel meclisi olmayan yönetim birimleridir. Bunların hususi (özel) bütçeleri bağlı oldukları vilayetin hesabına devredilmektedir. Müstakil liva ise, bağlı olduğu vilayet ile ilişkisi kesilerek doğrudan merkeze bağlanan, genel ve yerel idare bakımından vilayetle eşdeğer kılınan yönetim birimidir.” A.g.k., s.272


Dostları ilə paylaş:
1   ...   6   7   8   9   10   11   12   13   14


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə