Savaş YÖnetiMİ ve yönetiMİn merkeziLEŞmesi



Yüklə 0.75 Mb.
səhifə7/14
tarix12.08.2018
ölçüsü0.75 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   14

İsyanlar, Fırkalar ve Gruplar

Meclis dışında meydana gelen isyanlar, Meclis içinde ve dışında kurulan fırka ve grupların her biri iç savaşın bir ayağını oluşturur. İsyanlar, iç savaşın bir parçası olarak Büyük Millet Meclisi’nde merkezileşen siyasal iktidara bir başkaldırıdır. Fırka ve gruplar ise, Büyük Millet Meclisi’nin içinden bir iktidar arayışı olarak yorumlanabilir.



Ocak Ayı: Ethem Bey ve Halk Zümresi

1921 yılı Ocak ayı, önemli bir iktidar mücadelesine sahne olmuştur. Söz konusu iktidar mücadelesinin birçok boyutu ve tarafı olmakla birlikte, karşı tarafı tekleştirici ve netleştirici bir özelliği olduğu; merkezi iktidarı lider, yönetsel organ, siyasal ve ideolojik doğrultu konusunda belirlediği söylenebilir.

İktidar mücadelesinin tarafları 1921 yılı Ocak ayında tasfiye edilen kişi ve kurumlarda kendini gösterir. Mücadelenin en güçlü tarafı Birinci Kuvayı Seyyare Kumandanı Ethem Bey’dir.72 Ethem Bey, en önemli iktidar kozunu askeri birliklerini düzenli orduya, yani Büyük Millet Meclisi ordusuna katmayı reddederek kullanmaya çalışmıştır. 2 Ocak’ta Büyük Millet Meclisi ile temasının son bulduğunu bildiren Ethem Bey kuvvetlerine karşı, aynı gün Garp Cephesi Birlikleri askeri harekât başlatmıştır. Ethem Bey, aynı zamanda, 1920 yılında kurulan Yeşil Ordu Cemiyeti’nin üyesidir. Ethem Bey kuvvetlerine karşı askeri harekâtın başlatıldığı 2 Ocak’ta daha önceden Yeşil Ordu Cemiyeti’nin yayın organı olan Yeni Dünya Gazetesi’nin matbaası, komünizm propagandası yapmak ve Ethem kuvvetleri üzerine asker sevkine engel olmak için bildiri basmak gerekçesiyle tahrip edilmiş; gazetenin sahibi Arif Oruç tutuklanmıştır.73 Ethem Bey kuvvetlerine karşı başlatılan harekâttan hemen sonra, 8 Ocak’ta bir ay kadar sürecek komünist tevfikâtı başlatılmıştır. Büyük Millet Meclisi içinde faaliyet gösteren Halk İştirakiyun Fırkası üyesi dört kişi 8 Ocak’ta tutuklanmıştır.74 Komünist tevfikâtının başladığı gün, Mustafa Kemal Paşa, Ethem Bey, kardeşi Tevfik Bey, kardeşi Saruhan Mebusu Reşit Bey, Diyarbekir Mebusu Hacı Şükrü Bey’in Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti ve ordusuna karşı giriştikleri isyana dair Meclis’te beyanatta bulunmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın beyanatının hemen ardından 88 sayılı Heyeti Umumiye Kararı ile, Saruhan Mebusu Reşit Bey'in mebusluğu, Ethem Bey ve Tevfik Beyle ortak davranarak vatana ihanet ettiği gerekçesiyle ekseriyetle düşürülmüştür. Ethem Bey kuvvetlerinin isyanı 22 Ocak’ta bastırılmıştır. Aynı gün, Meclis’in gizli oturumunda komünizm sorunu tartışılmaktadır. Tartışma, Halk İştirakiyun Fırkası üyesi de olan Tokad Mebusu Dr.Nazım Bey ve Bursa Mebusu Şeyh Servet Efendi’nin komünizm propagandası yaptıklarına dair Merkez Ordusu Kumandanı Nureddin Paşa’dan gelen telgraflar üzerinden yaşanmıştır. 1 Şubat’ta Dr.Nâzım Bey ve Afyon Mebusu Mehmed Şükrü Bey, Hakimiyeti Milliye Gazetesi’ne gönderdikleri yazıda Türkiye Halk İştirakiyun Fırkası’nın çalışmalarını durdurduklarını açıklayacaklardır. Mebusluğu düşürülecek Dr.Nâzım Bey, Hükümet'in dağıtma emrine rağmen Yeşilordu Cemiyeti'ni devam ettirmek, gizli bir komünist örgüt yönetmek, Hükümet'i devirmeye teşebbüs etmek ve Ethem Bey ile işbirliği yapmak suçlarından yargılanmak üzere 12 Nisan’da Ankara İstiklâl Mahkemesi tarafından tutuklanacak ve 9 Mayıs’ta cezası kesinleştirilecektir. Ankara İstiklâl Mahkemesi kararını, taklibi hükümet maddesine dayandırmıştır.75 Bu karardan anlaşıldığı üzere Ethem Bey ve onunla işbirliği içinde olduğu iddia edilen Halk Zümresi’nin isyanı, Büyük Millet Meclisi Hükümeti’ne karşı görülmüştür.

Ethem Bey ve Halk İştirakiyun Fırkası tasfiye edilirken, 11 Ocak’ta Mustafa Suphi ve Ethem Nejat, Anadolu’ya geçmek için Şark Cephesi Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa ile görüşmekte ve Anadoyu’ya geçiş yolu aramaktaydı. Meclis’te komünizm sorunun tartışıldığı 22 Ocak günü, Halk İştirakiyun Fırkası ile gizli Türkiye Komünist Fırkası birlikte değerlendirilmekte ve Mustafa Kemal Paşa, Kâzım Karabekir Paşa’nın Mustafa Suphi için gereken tedbirleri aldığını söylemekteydi. Mustafa Suphi ve 14 arkadaşı, Sovyetler Birliği’ne gitmek üzere Trabzon’dan ayrıldıkları sırada öldürüleceklerdir.

Ocak ayı tasfiyeleriyle birlikte Mustafa Kemal Paşa reisliğini güçlendirmiş; Büyük Millet Meclisi ülkede milli mücadelenin tek hakim gücü olduğunu göstermiş ve siyasal-ideolojik doğrultusunu biraz daha netleştirmiştir. Büyük Millet Meclisi’nin siyasal ve ideolojik doğrultusunun içinde Bolşevizan unsurların olmayacağı kesinleşmiştir.

Koçgiri İsyanı

1921 yılına damgasını vuran isyan, 5/6 Mart’ta Sivas’ın İmranlı ve Ümraniye kasabalarında başlayan Koçgiri Aşireti İsyanı olmuştur. İsyan, bölgesel ve etnik bir iktidar arayışı olarak karşımıza çıkar. Sivas-Divriği dolaylarında yerleşik bulunan Koçgiri Aşireti'nin ileri gelenleri, 11 Mart ve 8 Nisan’da Ankara Hükümeti’ne çektikleri iki telgraf ile bölgede mümtaz bir vilayet kurulmasını, vali olarak da yerli Kürtlerden birinin atanmasını istemişlerdir. Mesele Meclis’e geldiğinde Dersim mebusları tarafından Dersim meselesi olarak adlandırılacaktır.76 Dersim sancağı başta olmak üzere, Londra Konferansı esnasında gönderilen bağlılık telgrafları dışında Kürt illerinin Büyük Millet Meclisi'ne ademi itimatlarını bildirip bildirmedikleri, bölgedeki idaresizlik ve bölgenin etnik yapısı 3 Ekim’de Meclis’te tartışılacaktır.

Koçgiri Aşireti İsyanı’na, isyan Meclis Genel Kuruluna gelmeden İcra Vekilleri Heyeti Kararları ile müdahale edilmiştir. 10 Mart’ta Koçgiri isyanı nedeniyle Elâzığ vilayeti, Erzincan sancağı ve Sivas vilayetinin Divriği ve Zara livalarında İcra Vekilleri Heyeti Kararı ile idarei örfi (sıkıyönetim) ilan edilmiş; 13 Mart’ta yine İcra Vekilleri Heyeti Kararı ile Koçgiri isyanını bertaraf etmek için Merkez Ordusu Kumandanı Nureddin Paşa’nın yetkileri arttırılmıştır. 14 Mart’ta Merkez Ordusu seferberlik ilan etmiş ve Nureddin Paşa, yayımladığı gizli bir emir ile isyancılara 48 gün mühlet tanımış ve Sivas’ta bir Divanı Harp kurulduğunu haber vermiştir. İsyanın şiddetlenmesi üzerine Sivas vilayeti de örfi idare kapsamına alınmıştır. Merkez Ordusu Kumandanı Nureddin Paşa, 11 Nisan’da Koçgiri Aşireti birliklerine karşı askeri harekât emri vermiştir. Askeri harekât, Başkumandanlık, Müdafaai Milliye Vekâleti ve Erkânı Harbiye Riyaseti’nin bilgisi dahilinde gerçekleştirilmiştir.77 Nureddin Paşa, 24 Mayıs’ta Erkânı Harbiye Riyaseti’ne verdiği bilgi notunda İmranlı tenkil hareketinin bitmek üzere olduğunu, 500 isyancının öldürüldüğünü bildirmiş ve Koçgiri Aşireti’ne bağlı köylerin tehcir ettirilmesi önerisini dile getirmiştir. Ayaklanmanın önderlerinden Haydar Bey'in kardeşi Alişir Bey ve 32 arkadaşının 17 Haziran’da teslim olması ile Koçgiri İsyanı bastırılmış ve teslim olan 500'den fazla kişi yargılanmak üzere Sivas'a gönderilmiştir.

Koçgiri İsyanı, Ağustos ayında Meclis’in gündemine gelmiştir. 11 Ağustos’ta Karahisarı Şarki Mebusu İsmail Şükrü Bey ve Erzurum Mebusu Durak Bey başta olmak üzere mebuslar, Koçgiri Aşireti isyanına yapılan müdahale ve sonrasında Dersim'e gönderilen heyeti tahkikiyenin şeklini eleştirmişlerdir. 3 Ekim’de Erzincan Mebusu Emin Bey, Ümraniye'de yapılan mezalimin Büyük Millet Meclisi namına yapıldığını ve Meclis'te tartışılması gerektiğini belirtmiştir. Tartışmalar neticesinde, Merkez Ordusu Kumandanı Nureddin Paşa'nın, asayişsizliğin ve yapılan kanunsuz işlerin kaynağı olarak görevden alınması istenmiştir. Ancak, Mustafa Kemal Paşa, Nureddin Paşa’nın görevden alınmasının İcra Vekilleri Heyeti’ne karşı bir ademi itimat olacağını ve Büyük Millet Meclisi’ni harice karşı güç duruma düşüreceğini ifade ederek böyle bir kararın alınmaması gerektiğini belirtmiştir. 6 Ekim’de Koçgiri İsyanını araştırmak amacıyla Dersim’e beş kişiden oluşan bir heyetin gitmesine karar verilmiş ve aynı gün Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey'in verdiği takrir kabul edilerek, Koçgiri hâdisesinin sebeblerini incelemeye gidecek Heyetin gönderilmesine kadar Divanı Harb ve İstiklâl Mahkemelerince hiçbir muamele yapılmamasına karar verilmiştir. Tahkik Heyeti’nde görev üstlenmenin ağırlığı nedeniyle mebusların âzalığı kabul etmemeleri ve edenlerin de istifa etmesi nedeniyle, Tahkik Heyeti’nin belirlenmesi uzun müddet almıştır. 20 Ekim’de üçüncü intihab sonucunda Bolu Mebusu Yusuf İzzet Paşa, Amasya Mebusu Ragıb Bey, Karahisarı Sahib Mebusu Hulûsi Bey, Kastamonu Mebusu Abdülkadir Kemâli Bey ve Sinob Mebusu Hakkı Hami Bey Tahkik Heyeti âzalığına seçilmiştir. 12 Kasım’da Tahkik Heyeti Sivas’a varacaktır.



İcra Vekilleri Heyeti

İcra Vekilleri Heyeti, Büyük Millet Meclisi’nin kuruluş felsefesi ve Teşkilâtı Esasiye Kanunu itibariyle ayrı bir icrai organ değildir. Ancak, 1921 yılı boyunca İcra Vekilleri Heyeti tarafından alınan Kararlara baktığımızda, Kararların sayısı ve kapsamı itibariyle yer yer Kanunlar ve Heyeti Umumiye Kararları kadar önemli olduğunu, hatta bu Kararlar ile Heyetin Teşkilâtı Esasiye Kanunu tarafından kendine verilen görev ve yetkileri aştığını görürüz. Bu durum, Büyük Millet Meclisi’nin konvansiyon niteliğini korumakla beraber, İcra Vekilleri Heyeti’nin ayrı bir icrai organ olarak belirginleşmeye başladığını gösterir. Bu nedenle, iktidarın niteliğini ve içinden geçmekte olduğu dönüşümü kavramak için 1921 yılı içinde özel olarak İcra Vekilleri Heyeti’ni incelemek gerekir.



İcra Vekilleri Heyetleri

İcra Vekilleri Heyeti, kanunen ferdan ferda seçilir ve istifa eder; müştereken mesuliyet, istifa ve intihap söz konusu değildir. Ancak, İcra Vekilleri arasındaki görüş ayrılıklarına, kimi müzakerelerde vekillerin birbirini eleştirmesine rağmen, fiilen İcra Vekilleri Heyeti, 1921 yılı içinde bir Kabine (Bakanlar Kurulu) gibi çalışmıştır. Merkezileşmenin yürütmedeki tezahürü olarak ele alınabilecek bu usul, özellikle Vekâletlere tevkil müzakerelerinde Meclis’in gündemine gelecektir.78



1921 yılına girildiğinde, 2 Mayıs 1920 tarihinde göreve başlayan İcra Vekilleri Heyeti görevine devam etmekteydi.


I.BMM İcra Vekilleri Heyeti (2 Mayıs 1920-16 Mayıs 1921)

Vekâlet

Vekil

Açıklama

İcra Vekilleri Heyeti Riyaseti

Mustafa Kemal Paşa (Ankara) (3 Mayıs 1920-24 Ocak 1921)

Teşkilâtı Esasiye Kanunu'nun 9.maddesine istinaden İcra Vekilleri Heyeti Reisliğinin, Büyük Millet Meclisi Riyasetinden ayrılması ve ayrı bir kişi tarafından üstlenilmesi nedeniyle görevinden ayrılmıştır. Ancak, madde gereği Büyük Millet Meclisi Reisi olarak İcra Vekilleri Heyeti'nin tabii reisi olacaktır.

Fevzi Paşa (Kozan) (24 Ocak 1921-16 Mayıs 1921)

Teşkilâtı Esasiye Kanunu'nun 9.maddesine istinaden mevcut İcra Vekilleri Heyeti'nde yapılan oylamada İcra Vekilleri Heyeti Reisi seçilmiştir.

Mustafa Fehmi Efendi (Bursa) [vekaleten] (18 Nisan 1921)

İcra Vekilleri Heyeti'nde, Fevzi Paşa'nın cepheyi teftişten dönene kadar yerine Şer'iye Vekili Mustafa Fehmi Efendi'nin vekalet etmesine karar verilmiştir.

Müdafaai Milliye Vekâleti

Fevzi Paşa (Kozan) (2 Mayıs 1920)

 

Dahiliye Vekâleti (Emniyeti Umumiye, Posta ve Telgraf)

Refet Paşa (İzmir) (6 Eylül 1920-21 Mart 1921)

Refet Paşa, uzun bir süre daha göreve dönemeyeceğini belirterek 18 Mart 1921 tarihinde Dahiliye Vekâletinden istifa etmiş ve istifası 21 Mart 1921 tarihinde Meclis'te okunmuştur.

Dr.Adnan Bey [vekaleten]

 

Âta Bey (Niğde) (21 Nisan 1921)

Münhal bulunan Dahiliye Vekâleti'ne Âta Bey seçilmiştir.

Hariciye Vekâleti

Bekir Sami Bey (2 Mayıs 1920-8 Şubat 1921, 25 Nisan 1921-12 Mayıs 1921)

Londra Konferansı Murahhas Heyeti Başkanı olarak Londra'ya gittiği için görevi vekâleten Ahmet Muhtar Bey'e bırakmıştır. İngiltere, Fransa ve İtalya ile gizli akdettiği anlaşmaların İcra Vekilleri Heyeti'nde kabul edilmemesi üzerine 8 Mayıs 1921 tarihinde istifasını vermiş; istifası 12 Mayıs 1921 tarihinde Meclis'te kabul edilmiştir. İstifası üzerine İcra Vekilleri Heyeti, İcra Vekilleri Heyeti Reisi Fevzi Paşa'nın Hariciye Vekâleti'ne vekaleten bakmasını kararlaştırmış ve bir tezkere ile bu kararı Meclis'e bildirmiştir.

Ahmet Muhtar Bey (Trabzon) [vekaleten] (8 Şubat 1921-25 Nisan 1921)

Bekir Sami Bey'in Londra Murahhas Heyeti Başkanı olarak Londra'ya hareketi nedeniyle Hariciye Vekâleti Vekilliğine intihap olmuştur. Bekir Sami Bey, 25 Nisan 1921 tarihinde Ankara'ya ulaşmıştır.

Fevzi Paşa (Kozan) [vekaleten] (8 Mayıs 1921)

İcra Vekilleri Heyeti'nde, 8 Mayıs 1921 tarihinde Bekir Sami Bey'in istifasını vermesi üzerine alınan karar ile İcra Vekilleri Heyeti Reisi, Müdafaai Milliye Vekili olan Fevzi Paşa'nın Hariciye Vekâleti Vekilliğini üstlenmesine karar verilmiştir. Karar, 14 Mayıs 1921 tarihinde Meclis'e tebliğ edilmiştir.

Yusuf Kemal Bey (Kastamonu) (16 Mayıs 1921)

 

Adliye ve Mezahib Vekâleti

Celâleddin Arif Bey (Erzurum) (2 Mayıs 1920-24 Ocak 1921)

Celâleddin Arif Bey, 20 Ocak 1921 tarihinde kabul edilen Teşkilâtı Esasiye Kanunu'nun bazı maddelerine siyaseten ve vicdanen muhalif olduğu gerekçesiyle 24 Ocak 1921 tarihinde istifa etmiştir.

Yusuf Kemal Bey (Kastamonu) (30 Ocak 1921)

Celâleddin Arif Bey yerine Moskova'da bulunan Yusuf Kemal Bey seçilmiştir.

Hafız Mehmet Bey (Trabzon) [vekaleten] (3 Şubat 1921)

Yusuf Kemal Bey, Moskova'dan dönene kadar Adliye Vekâleti Vekilliğine Hafız Mehmet Bey seçilmiştir.

Nafıa Vekâleti

Ömer Lütfi Bey (Karahisarı Sahib) (2 Mayıs 1920)

 

Maliye ve Rüsumat, Defteri Hakani Vekâleti

Ferit Bey (İstanbul) (17 Temmuz 1920)

 

Sıhhiye ve Muavenatı İçtimaiye Vekâleti

Dr.Adnan Bey (2 Mayıs 1920)

 

Maarif Vekâleti

Hamdullah Suphi Bey (Antalya) (16 Aralık 1920)

 

İktisat Vekâleti (Ticaret, Sanayi, Ziraat, Orman ve Maadin)

Yusuf Kemal Bey (Kastamonu) (2 Mayıs 1920)

 

Mahmut Celâl Bey (Saruhan) [vekaleten] (10 Ağustos 1920-27 Şubat 1921) [asaleten] (27 Şubat 1921)

Mahmut Celâl Bey, 27 Şubat 1921 tarihinde vekaleten yürüttüğü İktisat Vekâletine intihap olunmuştur.

Şer'iye ve Evkaf Vekâleti

Mustafa Fehmi Efendi (Bursa) (2 Mayıs 1920)

 

Erkan-ı Harbiyei Umumiye Riyaseti

İsmet Paşa (Edirne) (3 Mayıs 1920-5 Ağustos 1921)

 


Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   ...   14


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə