SiVİl topluma büTÜNCÜl yaklaşim – SİVİl toplum dergiSİ

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 12.28 Kb.
tarix17.01.2019
ölçüsü12.28 Kb.

Sivil toplumda deneysel bir çalışma: Bütün
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi’nin (STGM) önemli çalışma alanlarından biri Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının birbirlerini daha iyi tanımaları, sorunlara birlikte/bütüncül bakarak ortak çözümler üretmeleri için gerek duyulan diyalog ortamının sağlanması.
Bugüne kadar Türkiye’de sivil toplum kuruluşları kendi alanlarında oldukça başarılı işler yaptılar, fakat kendi alanları dışında ve yine kendi alanlarının dışında kalan ortak zeminde oldukça zayıf kaldılar. Hala ortak bir platform veya ortak sorunları, tecrübeleri paylaşıp farklı alanlarda çalışanlarla ilgili bilgi ve tanışıklık sağlamaya yarayacak iletişim kanalları kurulmuş değil.

STGM olarak, ortak bir zemin oluşturmak için yaşam hakkından1 yola çıkarak kadın, çevre ve insan haklarına ve bu hakların karşılıklı bağımlılığına odaklanmak istedik. Çevresel bozulma, yeterli miktarda ve kalitede doğal kaynaklara (su, toprak gibi) ve gıdaya ulaşabilme doğrudan yaşam hakkıyla ilgiliydi kuşkusuz. Yoksulluk (daha doğrusu yoksunluk) da, temel haklara yönelik, bir ortak kesen olarak “süreci etkileyen en güçlü vektör” olarak ortaya çıkıyordu. Dolayısıyla, masaya oturmadan önce, sürece çok farklı faktörlerin etki ettiğinin ön koşul olarak kabulü gerekiyordu. Bütüncül (entegre) bir bakışın da ötesinde, holistik bir bakışın gerektiğini düşündük. Yani süreç içindeki her bir faktörün kendi içinde değerlendirilmesi, bir birleriyle ilişkilerinin değerlendirilmesi ve sistemin dışındaki unsurlarla değerlendirilmesi.

Çalışmalarımız sırasında fark ettik ki sivil toplumda her bir alanda aktif olan unsurların kendi alanlarına yönelik “şöyle ya da böyle” bir fikirleri var. Alanı tanıyorlar ve o alana ait bir kişisel tasarımları var. Ancak, alandaki diğer sivil unsurlarla, yani farklı alanlar işgal edenlerle sahip oldukları ortak “kesişen” alanlarda, diğerinin alanına veya kim olduğuna yönelik bir fikir yok. İşin garibi fikir edinme kaygısı da yok. İnsan hakları ile çevrecinin alanları pek çok yerde kesişiyor. Ama her biri sorunu kendi işgal ettiği alana yönelik kişisel tasarımından yola çıkarak tanımlıyor.

Başlarken, öncelikle insan hakları, çevre ve kadın hakları konularında aktif olan sivil örgütlerin birbirlerini tanıyıp tanımadıklarını, ne kadar tanıdıklarını kendilerince gözlemleyebilmelerini sağlamak istedik. Bunun için de “Sivil Topluma Bütüncül Bakış” adı altında bir dizi buluşmanın yararlı olacağını düşündük ve ilkini 14-15 Aralık 2005 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirdik2. İlk olarak beş anahtar sunum yapıldı.


1. Haklar ekseninden çevreye bakış (İlhan Tekeli)

2. Haklar ekseninden insan haklarına bakış (Mithat Sancar)

3. Haklar ekseninden kadın haklarına bakış (Serpil Sancar)

4. Haklar ve yoksulluk ilişkisi (Ayşe Buğra)

5. UNDP İnsani Kalkınma Raporu (Yeşim Oruç)  

Toplantının ikinci kısmında ilginç bir yöntem denedik: Çevre örgütlerinden oluşan grup kadın haklarını; kadın hakları savunucularından oluşan grup insan haklarını ve insan hakları savunucuları grubu çevre haklarını savunmak üzere 3 grup oluşturuldu. Çalışma grupları “Türkiye’de konunuzla ilgili en temel üç sorun nedir?” sorusuna cevap verdikleri birer sunuş hazırladılar. Daha sonra sunuşlar yapılıp sonuçlar tartışıldı. Böylelikle ortaya “sarsıcı” sonuçlar çıktı. Toplantının sonunda yapılan tartışmanın genel/ortak sonucu şuydu: “Örgütler birbirlerini tanımıyorlar” “Diğer taraftan da tanımaya ve birbirlerini öğrenmeye çok ihtiyaç var”.


Toplantıya katılan bir sivil toplum temsilcisinin söylediği şu söz burada yazılmayı hak ediyor:

Bu toplantı sonucunda birbirimizi tanımadığımızı gördüm, o zaman kamuoyu bizi niye tanısın. Biz tekrar geriye dönüp kendimizden başlayarak nereye gideceğimiz sorusuna cevap arayacağız.”


STGM bu toplantıdan aldığı derslerle, benzer tartışma/tanışma platformlarını birkaç kentte daha denemeye kararlı. Bakalım ne kadar tanışıklık sağlayacağız? Öyle çok büyük amaçlarımız da yok, “birbirleriyle ortaklıklar oluştursunlar, işbirlikleri yapsınlar…” gibi. Biraz birbirimizden haberdar olsak yeter şimdilik. Gerisi gelir nasılsa.
Arzu Baykara

STGM Sivil Toplum Politikaları Sorumlusu
Sivil Toplum Dergisi Ocak- Haziran 2006 13-14’üncü sayıda yayımlanmıştır.


1 Yaşam hakkı, mutlak, doğuştan gelen haklardan biridir, ve hiç bir şekilde devredilemez ve kişinin elinden alınamaz.

2 Toplantıyla ilgili hazırlık metinlerini ve sonuç raporunu www.stgm.org.tr adresinde bulabilirsiniz.


Dostları ilə paylaş:
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə