Soru: 1-Tevhidi Şirkten Ayırt Etmede Ölçü Nedir?


Soru: 19- "VE İTRETİM" TABİRİ Mİ DOĞRUDUR, YOKSA "VE SÜNNETİM" TABİRİ Mİ?



Yüklə 0,64 Mb.
səhifə14/29
tarix17.08.2018
ölçüsü0,64 Mb.
#71622
1   ...   10   11   12   13   14   15   16   17   ...   29

Soru: 19- "VE İTRETİM" TABİRİ Mİ DOĞRUDUR, YOKSA "VE SÜNNETİM" TABİRİ Mİ?


Muhaddisler, meşhur Sekaleyn hadisini iki şekilde nakletmiş, hadis kaynaklarında ona yer vermişlerdir. Şimdi hangisinin daha doğru olduğuna bakalım:

       a) "Allah'ın kitabı ve itretim Ehlibeyt."

       b) "Allah'ın kitabı ve sünnetim."

Cevap: Hz. Peygamber'den (s.a.a) nakledilen sabit ve sahih hadis "ve Ehlibeyt'im" lafzıdır. "Ehlibeyt'im" yerine "sünnetim" lafzının geçtiği rivayet, senet açısından batıldır, kabul edilemez. Buna mukabil "ve Ehlibeyt'im" tabirinin geçtiği hadis, senet açısından sıhhatin en üst seviyesindedir.


"Ve Ehlibeyt'im" Hadisinin Senedi


Bu metni iki büyük muhaddis nakletmiştir:

1- Müslim kendi Sahih'inde Zeyd b. Erkam'dan şöyle nakleder:

Allah Resulü (s.a.a) bir gün Mekke ve Medine arasındaki Hum göletinin yanında bir hutbe okudu ve bu hutbede Allah'a hamd u senada bulunduktan ve insanlara nasihat ettikten sonra şöyle buyurdu:

"Bilin ki ey insanlar! Şüphesiz ben de bir insanım. Yakında Rabbimin elçisi bana gelecek ve ben de onun davetine icabet edeceğim. Ben sizin aranızda iki değerli şey bırakıyorum. Onların birincisi, içinde hidayet ve nur bulunan Allah'ın kitabıdır. O hâlde Allah'ın kitabını tutun ve ona sarılın."

Hz. Peygamber, insanları Allah'ın kitabına sarılmaya terğib ve teşvik ettikten sonra şöyle buyurdu:

"(Ve ikincisi ise) Ehlibeyt'imdir. Sizlere Ehlibeyt'im hakkında Allah'ı hatırlatırım. Sizlere Ehlibeyt'im hakkında Allah'ı hatırlatırım. Sizlere Ehlibeyt'im hakkında Allah'ı hatırlatırım."[1]

Bu metni Daremî de kendi Sünen'inde nakletmiştir.[2] Hemen belirtmeliyiz ki, her iki naklin senedi güneş gibi açık ve ortadadır ve hiçbirinin senedinde en ufak bir şek ve şüphe bulunmamaktadır.

2- Tirmizî, bu metni "itretim ve Ehlibeyt'im" lafzıyla nakletmiştir. Hadisin metni şöyledir:

"Ben sizin aranızda, sarıldığınız müddetçe benden sonra asla sapmayacağınız iki şey bırakıyorum. Biri diğerinden daha büyüktür. (Bu iki şey) gök ile yer arasında sarkıtılmış bir ip olan Allah'ın kitabı ve itretim Ehlibeyt'imdir. Bu ikisi havuzda yanıma gelinceye kadar asla birbirinden ayrılmazlar. O hâlde o ikisine karşı nasıl davrandığınıza iyi bakın."[3]

Görüldüğü gibi "Sihah" ve "Sünen" yazarlarından olan Müslim ve Tirmizî, bu hadisi "Ehlibeyt" lafzıyla nakletmiştir. Bu da, bizim görüşümüzü ispatlamaya yeter.

Ayrıca her ikisinin senedi de, tartışma götürmeyecek kadar sağlam ve muteberdir.

 

[1]- Sahih-i Müslim, c.4, s.1803, h. 2408. Abdulbaki basımı.



[2]- Daremî Sünen, c.2, s.431-432.

[3]- Sünen-i Tirmizî, c.5, s.663, hadis: 37788


"Ve Sünnetim" Metninin Senedi


"Ehlibeyt'im" lafzı yerine "sünnetim" lafzının yer aldığı rivayet, senedinin zayıf olmasının yanında Emevîle-rin uşakları tarafından uydurulduğu ortada olan uydurulmuş bir hadistir.

1- Hâkim Nişaburî el-Mûstedrek adlı kitabında aşağıdaki senetle mezkûr metni nakletmiştir:

İsmail b. Ebî Üveys,

Ebî Ûveys'ten, o

Sevr b. Zeyd ed-Deylemî den, o

İkrime'den, o da

İbn-i Abbas'tan nakleder; Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu:

"Ey insanlar! Şüphesiz ben sizin aranızda iki değerli şey bırakmış bulunuyorum. Onlara sarıldığınız müddetçe asla sapmazsınız: Allah'ın kitabı ve Peygamberi'nin sünneti."[1]

Bu metnin senedinin afeti, senedin başında yer alan baba ve oğuldur. Bu iki kişi, İsmail b. Ebî Üveys ile Ebu Üveys'dir. Bu baba ve oğlun güvenilir oldukları söylenmediği gibi yalan söylemek ve hadis uydurmakla da suçlanmışlardır.

 

[1]- Hâkim, el-Mûstedrek, c.1, s.93.


Bu İkisi Hakkında Rical Âlimlerinin Söyledikleri


Hafız Mezzî, Tehzib'ul Kemal adlı kitabında İsmail ve babası hakkında rical ilminin araştırmacılarından şöyle nakletmektedir: "Yahya b. Muin (ki rical ilminin büyük âlimlerindendir) şöyle diyor: 'Ebu Üveys ve oğlu zayıftırlar.' Yine Yahya b. Muin'den şöyle dediği nakledilmiştir: 'Bu iki kişi, hadis çalarlar.' Yine İbn-i Muin, Ebu Üveys'in oğlu hakkında, 'Ona güvenilmez.' demiştir."

"Nesaî, oğul hakkında, 'O zayıftır ve güvenilir değildir.' demiştir. Ebu'l-Kasım Lalekaî şöyle demiştir: Nesaî onun aleyhinde çok şey söylemiştir ve hadisinin terk edilmesi gerektiğini ifade etmiştir."

"Rical âlimlerinden olan İbn-i Adiy şöyle demiştir: İbn-i Ebî Üveys, dayısı Malik'ten hiç kimsenin kabul etmediği ilginç hadisler rivayet etmiştir."[1]

İbn-i Hacer, Feth'ul-Barî adlı eserinin önsözünde şöyle demiştir: "Nesaî'nin kendisi hakkındaki cerhinden dolayı İbn-i Ebî Üveys'in hadisine asla itibar edilmez."[2]

Hafız Seyyid Ahmed b. Sıddık, "Feth'ul-Melik'il-A-liyy" adlı kitabında, Seleme b. Şeyb'den şöyle nakletmektedir: "İsmail b. Ebî Üveys'ten şöyle dediğini işittim: Medine ehli bir konuda iki gruba ayrılınca, ben hadis uyduruyorum."[3]

Buna göre oğul (İsmail b. Ebî Üveys) hadis uydurmakla suçlanmıştır. Nitekim İbn-i Muin, onun yalancı olduğunu söylemişti. Bundan da öte, onun naklettiği hadisler Sahih-i Müslim, Tirmizî ve diğer sahih kitapların hiçbirinde nakledilmemiştir.

Baba (Ebu Üveys) hakkında ise Ebu Hatem Râzî'nin el-Cerhu ve't-Ta'dil adlı kitabında söylemiş olduğu şu söz yeterlidir: "Onun naklettiği hadis yazılır, ama delil ve hüccet olarak kabul edilmez. Hadisi sağlam ve güçlü değildir."[4]

Yine Ebu Hatem, İbn-i Muin'den, Ebu Üveys'in güvenilir olmadığını nakletmiştir.

Dolayısıyla, senedinde bu iki kişinin bulunduğu rivayet ("ve sünnetim" hadisi) sahih değildir. Kaldı ki bu rivayet, sahih ve sabit olan öteki hadisle muhalefet içindedir.

Dikkat edilmesi gereken bir konu da, bu hadisi nakleden Hâkim Nişaburî'nin, hadisin zayıflığını itiraf etmiş olmasıdır. Bu yüzden hadisin senedini düzeltmeye kalkışmamıştır. Sadece içeriğinin sıhhati hususunda bir şahit zikretmiştir ki, o şahit de senet açısından zayıftır ve itibar edilecek gibi değildir. Bu açıdan hadisi güçlendireceği yerde onu daha da zayıf kılmaktadır.

Şimdi, Hâkim Nişaburî'nin zayıf şahidine bir bakalım:

 

[1]- Hafız Mezzî, Tehzib'ul-Kemal, c.3, s.127



[2]- İbn-i Hacer Askalanî, Feth'ul-Barî'nin Önsözü, s.391, Dar'ul-Marife basımı

[3]- Hafız Seyyid Ahmed, Feth'ul-Melik'il-Aliyy, s.15

[4]- Ebu Hatem Razî, el-Cerh-u ve't-Ta'dil, c.5, s.92.


Yüklə 0,64 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   10   11   12   13   14   15   16   17   ...   29




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin