T. C. İStanbul cumhuriyet başsavciliğI (cmk' nun 250 Maddesiyle Görevli ve Yetkili Birim)


- "ERGENEKON" SORUŞTURMASI KAPSAMINDA ELE GEÇEN MALZEMELER



Yüklə 3,64 Mb.
səhifə6/50
tarix26.08.2018
ölçüsü3,64 Mb.
#74819
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   50

5- "ERGENEKON" SORUŞTURMASI KAPSAMINDA ELE GEÇEN MALZEMELER:

(39) adet el bombası, (2) adet içi boşaltılmış el bombası, (11) kg C-3 patlayıcı, (1160) gr tahrip kalıbı, (1) adet gaz bombası, (10) adet fünye, (5) adet işaret fişeği, (3) adet sis bombası, (21) adet TNT kalıbı, (1) adet yangın bombası, (84) adet kapsül, (24) adet ateşleme çakmağı, (50) metre infilak fitili, (35) adet çeşitli boylarda infilak fitili, (1) adet eğitim bombası, (2) adet demir çubuk içerisinde patlayıcı, 18 gr Emolite marka patlayıcı, 13cm uzunluğunda infilak kapsülü için irtibattık fitili, (3) adet GOLDEN ibareli plastik tüp içerisinde hidrolik asit, (3) adet uzun namlulu tüfek, (2) adet av tüfeği, (2) adet havalı tüfek, (21) adet tabanca, (3) adet kuru sıkı tabanca, (34) adet şarjör, (1074) adet dolu fişek, (73) adet av fişeği, (1) adet susturucu, (2) adet içi boşaltılmış havan mermisi, (9) adet içi boşaltılmış uçak savar mermisi, (1) adet kasatura, saniyeli fitil, çok sayıda demir bilye, bomba yapımında kullanılan malzemeler, telsiz, kasatura ve bıçak ele geçirilmiştir.

DEĞERLENDİRME

Bilindiği gibi 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanundan Farklı ve bağımsız bir örgüt tanımı ortaya koyarak bunu yaptırıma bağlamaktadır.

Kanunun 1. maddesinde "Terör; Cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutmak, yıldırmak, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biri ile Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, soysal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacı ile bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir. " Şeklinde tanımlanmıştır.

Yine aynı kanunun 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemleri ile 1. maddede belirtilen amaçlara yönelik olarak suç işlemek üzere , terör örgütü kuranlar, yönetenler ile bu örgüte üye olanlar Türk ceza Kanununun 314. maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Örgütün faaliyetini düzenleyenlerde örgütün yöneticisi olarak cezalandırılır. " Şeklinde yapılan düzenleme ile de terör örgütü kuran, yöneten ve üye olanlara ilişkin yaptırımlar ön görülmüştür. Dolayısıyla kanunun 7. maddesinde yer alan "terör örgütü" kurma, yönetme ve üye olma suçlarının emir/yasak kuralını 1. maddede yapılan terör tanımı oluşturmaktadır.

Bu söylenenler ışığında bir yapılanmanın "terör örgütü" olarak nitelendirilebilmesi için tamamının varlığı, aynı zamanda gerekli olan özellikler şunlardır:

1-yapılanmanın;




  1. A nayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek,

  2. devletin ülkesi ve Milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmak,

  3. Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek,

  4. devlet otoritesini zaafa uğratmak veyayıkmak veya ele geçirmek,

  5. Temel hak ve hürriyetleri yok etmejjT^ * •

f) Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak, Amaçlarından biri veya bir kaçına sahip olması gereklidir, (ideoloji)

2. Mevzuatımızda "terör suçları" örgütlü olarak işlenebilecek suçlar niteliğinde
olduğundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 220. Maddesi gereğince bu yapılanmanın üye
sayısının en az üç kişi olması gereklidir, (örgütlü yapı)


3. yapılanmanın yukarıda sayılan amaçlara ulaşabilmek için mutlaka cebir ve şiddet
kullanması gerekir. (Cebir ve şiddet)


Bu platformda "Ergenekon " isimli yapının 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunun 1 ve 7. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen kriterler açısından yapı hakkında soruşturma kapsamında gönderilen bilgi ve dokümanların incelenerek irdelemesini yapmak gerekirse:

İDEOLOJİ UNSURU

"Ergenekon" isimli yapılanmanın görünüşte devletin yeniden yapılandırılarak iktidara ulaşmak şeklinde özetlenebilecek bir amaca sahip olduğu, dokümanlarda görülmekle birlikte;

Yapılanmanın, amacına ulaşabilmek için "naylon terör guruları oluşturularak, terör dünyasına yön verilmesi", " ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasilerin engellenebilmesi için "suikast" inde kullanılabileceğine ilişkin bilgi " , "kişisel çıkarlar adına siyasete yönelmiş ve hedefe ulaşabilmek adına her şeyi mubah sayabilen siyasilerin engellenebilmesi için; geriye kalan tek yolun suikast" olduğuna ilişkin saptama, içte ve dışta ortak ve benzer idealler doğrultusunda faaliyet gösteren, ulusal ve uluslar arası, legal ve illegal örgütler ile işbirliğine yönelmenin kaçınılmaz bir zorunluluk" olduğuna ilişkin bilgi ve "karşı istihbarat örgütlerine geçen, yakalanan veya operasyon amacına aykırı hareket eden herhangi bir ajanı öldürmeyi" kabul eden anlayış göz önüne alındığında; "Ergenekon" yapılanmasının amaçlarına ulaşabilmek için salt demokratik ve yasal stratejilere yönelmeyeceği, nihai hedefinin "iktidar olmak" ile birlikte bu hedefine yasal olmayan yöntemlerle ulaşmayı planladığı görülmektedir.

Bu kapsamda "Ergenekon" yapılanmasının temel hedefinin yasal olmayan faaliyetleri ile Devlet otoritesini kendi amaçları doğrultusunda baskı altına almak, O' nu yönlendirmek şeklinde tezahür eden siyasal bir hedef olduğu söylenebilir.

ÖRGÜTLÜ YAPI

"Ergenekon " isimli yapılanmanın; belirlenen amaçlar etrafında insan sayısı olarak üç ten fazla kişinin bir araya geldiği, hiyerarşik, görev dağılımının yapıldığı, gizliliğin esas alındığı, iş bölümünün, faaliyet alanlarının sorumlulukların önceden tespit edildiği, eleman ve finansal kaynak temini, üyelerinin eğitimi gibi hususların açıkça ortaya konulduğu, yapılan iş bölümü çerçevesinde görevli gurupların faaliyet alanlarına ilişkin raporlar sunarak yapının hayata geçirildiği, profesyonel bir örgütlenme olduğu değerlendirilmektedir.

Bu doğrultuda örgütlü yapının tam olarak oluşturulduğu ve hayata geçirilen bahsetmek mümkün görülmektedir.

CEBİR VE ŞİDDET

  1. "Ergenekon" isimli yapılanmanın "Ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasilerin engellenebilmesi için" "suikast" inde kullanılabileceğine ilişkin bilgi, "kişisel çıkarlar adına siyasete yönelmiş ve hedefe ulaşabilmek adına her şeyi mubah sayabilen siyasilerin engellenebilmesi için; geriye kalan tek yolun suikast" olduğuna ilişkin bilgi, "karşı istihbarat örgütlerine geçen, yakalanan veya operasyon amacına aykırı hareket eden herhangi bir ajanı öldürmeyi" kabul eden anlayışı,

  2. "Ergenekon " soruşturması kapsamında ele geçirilen silah, mühimmat ve bomba yapımında kullanılan malzemeler,

c) soruşturma kapsamında ele geçirilen ve polisiye deneyimlere göre eylem öncesi



  1. soruşturma kapsamında gözaltına alınan bazı kişilerin ifadelerinde ve bu kişilere ait iletişim tespit bilgilerinde yer alan kamu oyunda bilinen bir takım kişilere yönelik suikast düzenlemesi planlarına ilişkin bilgiler,

  2. Soruşturma kapsamında İstanbul ili Ümraniye İlçesinde ele geçirilen (27) adet MKE ve yabancı menşeili savunma tipi el bombaları ile yine soruşturma kapsamında gözaltına alınan bir kişinin annesinin evinde yapılan aramada ele geçirilen (12) adet taaruz ve savunma tipi el bombalarının incelenmesinde aynı/yakın kafile ve stok numaralı bombaların kullanıldığı (18) olayın tespit edildiği, bunlardan (7) sinin şiddet içerikli eylemlerde kullanıldığına dair Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığının roporu dikkate alındığında,

  3. Soruşturma kapsamında 12.03.2008 tarihinde Ankara da tanık sıfatı ile dinlenen bir kişinin beyanlarında;

Bu soruşturma kapsamında gözaltına alınan bir takım kişilerle istanbul da bir villada buluştuklarını, bu şahısların kendilerine (3) adet el bombası verdiklerini, bu bombaları bir gazeteye atmaları karşılığında kendilerine para vermeyi vaat ettiklerini, bombalardan ikisini kendisinin, birini ise arkadaşının aldığını, daha sonra bu bombaların belirtilen gazeteye yönelik saldırı amaçlı atıldığını beyan ettiği görüldüğünden, netice ve kanaat

Ergenekon' isimli yapılanmanın 3713 sayılı Terörle Mücadele Konunu 1. ve 7. Maddelerinde ifade edilen örgütlü yapıya sahip bir örgütlenme olduğu kanaati oluşmuştur.

Ayrıca bu raporun 'Cebir ve şiddet' başlığı altında ifade edilen faaliyetler (Silah ve patlayıcı madde bulundurma, eylem hazırlıkları, bomba irtibat bilgileri), dikkate alındığında;

Soruşturmanın tamamına ve ele geçirilen delillerin tümüne vakıf olan Savcılığınızca Cebir ve şiddete ilişkin verilerin bu unsurun gerçekleşmesi olarak göz önüne alınması ile,

3713 Sayılı kanunun tanımladığı 'Terör Örgütü' niteliklerinin tamamlanacağı ve soruşturma konusu yapının 'Terör Örgütü' olarak nitelendirilebileceği değerlendirilmektedir." Şeklindeki raporunda, Emriyet Genel Müdürlüğü'nce de ERGENEKON YAPILANMASI'nın 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen özelliklere sahip bir terör örgütü olduğu belirtilmiştir.

D-DEVLETİN RESMİ KURUMLARINDAN ALINAN CEVAPLARA GÖRE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;





K endilerini "derin devlet" olarak niteleyen ERGENEKON yapılanmasının devletin
hiçbir resmi kurumuyla irtibat ve alakasının bulunmadığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve
yürürlükteki kanunların gizli-kapaklı bir oluşuma müsaade etmediği gibi kanunlann genel
yapısı irtibariyla da halihazırda devletin denetimi altında olmaksızın devletin yetkilerini
kullanacak hiçbir kurum ve kuruluşun bulunmadığı, bulunmasının da mümkün olmadığı
açıktır. ERGENEKON yapılanmasının devlet ve rejim için bir tehlike olduğu bizzat MİT
Müsteşarlığınca düzenlenen raporlarda belirtildiği, Genelkurmay Başkanlığı'nm yazısında da;
bazı kişilerin geçmişte üniforma giymiş olması halen Türk Silahlı Kuvvetlerini temsil ettiği
manasına gelmeyeceğini açıkça belirttiğinden ERGENEKON isimli oluşumun Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin hiçbir kurumuyla alakasının olmadığı, devlet içinde resmen böyle bir
yapının bulunmadığı, ancak ERGENEKON isimli yapılanmanın gizlice örgütlenerek,
kendilerine "derin devlet' süsü vererek, devletin tüm kurumlarına sızıp kendi amaçlan
doğrultusunda devlet idaresini illegal olarak kendi usullerince yönetmeye çalışmak olduğu, bu
amaçla kurduklan örgütün içinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hiyerarşik yapısını bozacak
şekilde "İstihbarat Dairesi Komutanlığı" , "Operasygğ^Dairesi Başkanlığı" adında özel
birimler oluşturduktan ve örgütün devletin içinde y^n^nm^^üışan illegal bir örgüt olduğu
sonucun^ttla^ılmıştır. jf 0 <^

'•-ÛÇt A c v

Yapılanmanın amaç ve yöntemlerine bakıldığında, genel olarak devletin kademelerine sızıp devleti ele geçirmek, harici olarak devlet kurumlarını Anayasal kurum ve kurallar dışında kontrol altına almak, devleti ve Anayasal düzeni kanunlarda olmayan yöntemlerle gizlice yönetmek ve bu konuda devlet yöneticilerini baskı altına almak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, bu hususta gerektiğinde kamu düzenini bozup ülkede kaos ve düzensizlik ortamı oluşturacak eylemler ve şok suikastler düzenlemek, askeri müdahale ortamı oluşturmak suretiyle, beğenmedikleri ülke yöneticilerini ve TBBM üyelerinin görevlerini yapmalarını engellemeye yönelik, terör yöntemlerini uygulayıp halkı Hükümete karşı silahlı isyana tahrik ve teşvik etmek suretiyle amaçlarına ulaşmayı planlayan ERGENEKON yapılanmasının 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda tarif edilen silahlı terör örgütü niteliğinde olduğu açıkça anlaşılmıştır.

Derin devlet tanımının aksine olarak ERGENEKON terör örgütünün soruşturma kapsamında elde edilen deliler ve belgelerinden devletin çıkar ve menfaatlerinden çok, kendi ideolojik görüşlerinin hakim olması ve devleti demokratik olmayan yollardan baskı, sindirme terör yöntemleri kullanılarak yönetmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca örgüt bu yolda etkin olabilmek ve gizli hakim güç konumunu sürdürebilmek için Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve türk Milletinin göz bebeği olan Türk Silahlı Kuvvetleri, MİT, Yargı, istihbarat birimleri, Emniyet teşkilatından başka siyasi partilere kadar sızmayı amaç edindikleri görülmektedir.

Amaçlarına ulaşabilmek için medyada söz sahibi olmayı ve bu alanda da hakimiyet kurabilmek için televizyon kanalları edinip, örgütün amaçlan doğrultusunda yapacaklan yayınlarla örgütün gizli ve illegal amaçlannı perdelemek için kullanmayı hedeflelemektedirler.

Bu konuda yöntem olarak, örgütün kontrolü altında bulunan medya organlannca ERGENEKON terör örgütünün bizzat yaptırdığı sansasyonel eylem ve Silerden her seferinde devletin güvenlik güçleri veya başka gruplann sorumlu gösterilmesi suretiyle de dezenformasyon yapılarak gerçek suçlulan ve ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜNÜ kamufle edip kamuoyunu yanıltarak ve gerektiğinde delilleri karartarak eylem ve fiillerinin devamını sağlamaya yardımcı olmayı, böylece istedikleri olan kaos, kargaşa ve güvensizlik ortamı oluşturmak, ekonomik kiriz ve iç çatışma çıkanp devlette ve kamu düzeninde zaaf oluşturarak hukuksuzluk ortamına zemin hazırlayıp nihayetinde de illegal olarak yürütme organını ele geçirmeyi amaçladıklan dosyada mevcut delilerden anlaşılmıştır.

3-ÖRGÜTÜN TEMEL DOKÜMANLARI:

Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle örgütün yapısının belirtilen özellikleri gösterdiği ve ERGENEKON dokümanmdaki tüm hususlann örgüt tarafından bizzat gerçekleştirilmesi için prensip kararlannda geçen tüm konularla alakalı ayrıntılı çalışma raporlannm düzenlendiği, bu raporlann örgüt tarafından kabul edilmesine müteakip uygulamaya konulduğu anlaşılmaktadır. ERGENEKON terör örgütünün amaçlannı, örgütlenme şeklini, örgüt içi kurallar ve sivil yapılanma unsurlan ile diğer alanlardaki yapılacak örgütlenmenin ana dokümanlarda anlatıldığı görülmektedir.



A-"ERGENEKON'un YENİDEN YAPILANMASI (REORGANİZESİ)" dokümanı (29/Ekim/1999 tarihli):

Aşağıda kısaca "Ergenekon" dokümanı olarak anılacak olan bu doküman şüpheliler Veli KÜÇÜK ve ve Doğu PERİNÇEK ile Tuncay GÜNEY'de ele geçirilmiştir. Dokümanın kapak kısmında "ERGENEKON ANALİZ, YENİ YAPILANMA YÖNETİM VE GELİŞTİRME PROJESİ" "İstanbul/29 Ekim 1999" yazdığı ve 25 sayfadan oluştuğu



"ERGENEKON" dokümanının örgütün amaçlannı, hedeflerini, yöntemlerini, prensiplerini, yapılanmasını, örgüt mensuplannın profillerini, örgütün gelir kaynaklannı ve yönetim kadrolanm aynntısıyla düzenleyen bir belge olduğu görülmektedir.

"ERGENEKON" dokümanı (7) ayn bölüm ve her bölümde çok sayıda alt başlıktan oluşmaktadır.

"ERGENEKON" dokümanı sadece şüpheliler Veli KÜÇÜK, Doğu PERİNÇEK ve Tuncay GÜNEY'den ele geçirilmiştir.

Tuncay GÜNEY 2001 yılında yakalandığı zaman kaydedilen ve dosyada bulunan görüntülü anlatımlannda, "ERGENEKON" dokümanım Veli KÜÇÜK'ün talimatıyla Doğu PERİNÇEK, Hasan YALÇIN, Deniz BİLGE ve emekli Albay Suphi KARAMAN ile birlikte Bilecik'te hazırladıklannı beyan etmektedir.

Şüpheli Veli KÜÇÜK ise ikametinde ele geçirilen "ERGENEKON" dokümanı ile ilgili, "bu dokümanın nereden geldiğini bilmediğini, bir iki yıl önce odasını karıştırırken fark ettiğini, fakat hiç açıp okumadığını" beyan etmiştir.

Konu ile ilgili Doğu PERİNÇEK alman ifadesinde; "bu olayın da 2001 yılında CIA işbirliği ile kurulan bir tezgah olduğunu" beyan etmiş ve sorulara cevap vermek yerine ifadeyi alan görevlileri, "CIA tertibinin içinde bulunmakla suçlamıştır.

Veli KÜÇÜK'ten ele geçirilen "ERGENEKON" dokümanının son sayfasında yazı metnin bittiği yerde "En içten saygı ve şükranlanmızla" yazısının hemen altına "Strateji grubu" yazdığı, fakat bu yazının üzerinin mavi tükenmez kalemle karalandığı, Doğu PERİNÇEK ve Tuncay GÜNEY'den ele geçirilen "ERGENEKON" belgelerinde ki bu kısmın aynı şekilde karalanmış fakat fotokopi olduklan görülmüştür. Dolayısıyla Doğu PERİNÇEK ve Tuncay GÜNEY' den ele geçirilen "ERGENEKON" belgelerinin Veli KÜÇÜK' ten fotokopi çekilmek suretiyle çoğaltıldığı ve asıl belgenin Veli Küçük'te ele geçen belge olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda şahıslann aynı amaç doğrultusunda birlikteliğini ve diğer taraftan söz konusu belgenin "Strateji grubu" olarak adlandınlan bir çalışma grubu tarafından hazırlandığı ortaya koymaktadır.
"ERGENEKON" dokümanının "AMAÇ" başlığı altında; "Bu çalışmanın amacı; ... Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren ERGENEKON'un reorganizasyonuna katkıda bulunabilmektir." şeklinde yazdığı görülmüştür.
Diğer taraftan şüpheli şahıslardan el konulan belgeler içerisinde "Özel Kuvvetler Mesaj Formu" "Kara Kuvvetleri Mesaj Formu" "Derin Ergenekon" şeklinde dokümanların olduğu, bunlann yanı sıra Tük Silahlı Kuvvetleri başlıklı belgelerin olduğu, aynca bir çok dokümanda Tük Silahlı Kuvvetleri ibaresinin geçtiği tespit edilmiştir.



Konuyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının verdiği ve yukanda aynen verilen cevapta, yapılan incelemeler sonucu belgelerde Tük Silahlı Kuvvetleri'ne ait olduğu görüntüsü verecek emarelere rastlanıldığı, bu tür uygulama ve çalışmalann Tük Silahlı Kuvvetleri 'ni yıpratmaya yönelik planlı ve kasıtlı işlemler olduğu ve söz konusu belgelerin Tük Silahlı Kuvvetleri'ne ait belgelerin yazım teknikleri taklit edilerek veya bilgisayar teknikleriyle kurgulanarak oluşturulduğu bildirilmiştir.

Dolayısıyla "ERGENEKON" terör örgütü amaçlannı daha iyi ve hızlı gerçekleştirebilmek, örgüte kolay adam temin edebilmek ve örgüt adına gerçekleştirdikleri eylemleri devlet adına yaptırdıklanna inandırmak için "ERGENEKON" terör örgütünün Tük Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren illegal bir yapılanmaymış gibi lanse ettikleri, böylelikle bir taraftan kendilerini daha güçlü göstermeye çalışırken diğer taraftan da Cumhuriyetimizin ve Milletimizin göz bebeği olan Tük Silahlı Kuvvetleri 'ni planlı ve kasıtlı olarak kamuoyunda yıprattıklan anlaşılmıştır.
B- "DEVLETİN YENİDEN YAPILANMASI ÜZERİNE" BAŞLIKLI DOKÜMAN (25/KASIM/1999 tarihli)

"Devletin Yeniden Yapılandınlması üzerine" isimli 11 sayfalık doküman şüpheliler Doğu PERİNÇEK ile Tuncay GÜNEY'den ele geçirilmiş olup kapak kısmında "DEVLETİN YENİDEN YAPILANMASI ÜZERİNE" "25 KASIM 1999" yazmaktadır.


Bu belgenin "I DURUM VE AMAÇ' başlığı altında;

"Cumhuriyet'in yeniden yapılanması için silahlı gücünün olduğu, bütün meselenin, yeniden yapılanmanın diğer ayaklarını teşkil eden Meclis, Hükümet, Yargı ve Halk örgütlenmesi olduğu..." belirtilmiştir.
"2 DÜNYA MERKEZLERİNDEN BAĞIMSIZ YAPTIRIM GÜCÜ' başlığı altında; "Bugün Türkiye'nin, karşılaştığı sorunların ancak güçlü bir ordu ile çözülebileceği, Türkiye'nin bağımsızlık ve birliği ordunun bağımsızlık ve birliğinde düğümlendiği ..." belirtilmiştir.
"3 DEVLETİN YENİDEN YAPILANMASI İÇİN ÜÇ GÖREV başlığı altında;

"Birincisi : Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet egemenliği ve bağımsız karar mekanizmasını yeniden örgütlemek ve halka dayandırmak olduğu,

ikincisi : Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünya merkezlerinden bağımsız bir yaptırım gücüne kavuşabilmesi için, bağımsız bir özel savaş, bağımsız bir ulusal istihbarat teşkilatı oluşturması gerektiği, ayrıca ulusal savunma sanayi inşasına hız vermesi gerektiği,

Üçüncüsü : ilk iki maddenin gereği olarak Atatürk'ün bölge merkezli dış politikasının canlandırılması... " gerektiği belirtilmiştir.
"4 CUMHURİYET DEVRİMİ HÜKÜMETİ İÇİN SEFERBERLİK" başlığı

altında;


"Türkiye 'nin sorunlarının, bugünkü iktidarları yönlendirerek çözülemeyecek kadar ağırlaştığı, 28 Şubat'ın bir tür üçüncü meşrutiyet rolü oynadığı, meşrutiyetin arkasından Cumhuriyetin gelmesinin kaçınılmaz olduğu ve bugün de öyle olduğu,
Cumhuriyet Devrimi Hükümetinin kurulmasının kaçınılmaz olduğu, bu hedefe ulaşmak içinde, ideolojik hegemonya ve halk örgütlenmesinin gerçekleştirilmesi gerektiği..." belirtilmiştir.
"//. ORDUNUN CUMHURİYET DEVRİMİ MEVZİSİNDEKİ KONUMUNUN SA ĞLAMLAŞTIRILMASF başlığı içersinde;

"6. Cumhuriyet Hükümeti - Ulusal Güvenlik İlişkisi alt başlığı altında;

"Emperyalist sistemin son dönemlerde hemen hemen bir çok ülkede tekelleşmenin de ötesinde mafyalaştığı, iktidarların mafya karakterinal^fSiTâi^ümrelerin eline geçtiği,

Bu mafya yönetimlerinin toplumu kozmapolitizm yanında tarikatlarla ve ortaçağ hurafesiyle kontrol altında tuttuğu, ayrıca özelleştirilmiş istihbarat örgütleri ve özel savaş aygıtlarıyla halk üzerindeki diktatörlüklerini sürdürdükleri,

Türkiye 'de de Kemalist Devrimin yıkıma uğratıldığı elli yıldan beri aynı sürecin yaşandığı, özellikle 12 Eylül 1980'den sonra Turgut ÖZAL - Çiller - Demirel - Mesut YILMAZ dönemlerinde, sistemin Mafya - Tarikat rejimine dönüştürüldüğü..." belirtilmiştir.
"7. Genelkurmay Başkanlığı - Ulusal Güvenlik İlişkisi" başlığı altında;

"Genelkurmay Başkanlığının Ulasal güvenliğin silahla sağlanmasında birinci derecede sorumlu komuta makamı olduğu, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki herhangi bir yeniden yapılanma çalışmasının doğrudan Genelkurmay Başkanlığının komutası altında olması... " gerektiği belirtilmiştir.
"8. Dayanıklılığın Temel İlkeleri" başlığı altında;

"Dayanıklı bir yeniden yapılanmanın iki temel ilkesinin olduğu,

birincisinin; toplumun geniş kesimlerinde, sinir merkezlerinde, örgütlerde ve

kurumlarda kök salmış oralardan beslenen ve desteklenen bir teşkilatlanma ve faaliyet

olduğu,

ikincisinin; siyaset, ekonomi, kültür ve benzer düzlemlerdeki yasal çalışma olanaklarının azami değerlendirilmesi olduğu..." belirtilmiştir.
"III. ÖNCÜ ÖRGÜTLENME' başlığı içerside;

"9. Milli Teşkilatın Öncü Örgütlenmesi" alt başlığı altında;

"Cumhuriyet iktidarının kurulması sürecinde, ideolojik hegemonyanın gerçekleştirilmesi ile halk örgütlenmesinin inşasının birlikte yürütüleceği, bu iki görevin strateji ve taktiğini belirleyecek ve eş güdüm içinde yürütülmesini sağlayacak bir ONCU ÖRGÜTLENME gerektiği,

Bu öncü örgütlenmenin sivil ve asker öncülerden oluşacağı, öncü örgütlenmenin bir ya da birden fazla partinin oluşturduğu bir güç birliği olabileceği..." belirtilmiştir.
"IV. CUMHURİYETİN İDEOLOJİK HEGEMONYASININ YENİDEN ÖRGÜTLENMESİ" başlığı içersinde;

"10. Cumhuriyet aydınlarının örgütlenmesi ve harekete geçirilmesF alt başlığı

altında;


"Cumhuriyetin kendi aydınlarının uygun örgütlerde, araştırma kurumlarında ve akademik çevrelerde örgütlemesi gerektiği... " belirtilmiştir.
"11. Teori ve Program Merkezi: Avrasya Enstitüsü" başlığı altında;

"Sivil ve askeri öncülerin, hem de kitle önderlerinin eğitilmesi gerektiği, bunun içinde program ve siyaset üretilmesi gerektiği, bu faaliyetlerin kurulacak bir teori ve program merkeziyle olabileceği, bu merkezin de "Avrasya Enstitüsü" adı altında kurulabileceği..." belirtilmiştir.
"13. Cumhuriyet Devriminin sanat yaratıcılığının örgütlenmesi" başlığı altında; "Cumhuriyet Devrimi hükümetinin kurulabilmesi için yeni devrimci yükselişin sanat kurumlarının oluşturulması ve örgütlenmesi gerektiği... " belirtilmiştir.



"Cumhuriyetin ideolojik hegemonyası ve kamuoyuna önderlik etmesi için doğrudan önderlik ettiği gazete, televizyon, radyo ve dergilerin örgütlenmesi gerektiği... " belirtilmiştir.
"V. HALKIN ÖRGÜTLENMESİ" başlığı içersinde; "15. Kitlelerin örgütlenmesi" alt başlığı altında;

"Halkın örgütlenmesinin iki yolla olacağı, bunlardan birincisinin; siyasal iktidar amaçlı öncü örgütlenme ile olacağı,

İkincisinin ise; öncü örgütlenmenin halka önderlik etmesini sağlayacak olan halk örgütleri olduğu, bunların ise işçi ve memur sendikaları, esnaf, sanatkar, tabip, mühendis, mimar ve avukat odaları gibi kuruluşların olacağı,

Bunların yanı sıra Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD), Çağdaş Yaşam Derneği (ÇYDD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) gibi ideolojik yönelişli örgütlerle olacağı, ayrıca gençliğin kitlesel örgütlenmesi ile gerçekleştirileceği..." belirtilmiştir.
"SONUÇ" başlığı altında ise;

"Yeniden yapılanma için çok önemli saplamaların yapıldığı Türkiye haklının 21. yüzyılın başında ikinci büyük atılımı gerçekleştireceği, bunun içinde tarihin derinliklerinden gelen birikimin çok iyi değerlendirilmesi gerektiği... " belirtilmiştir.
Yüklə 3,64 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   50




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin