ÜSTÜn yetenekli Çocuklar



Yüklə 2,52 Mb.
səhifə31/43
tarix15.01.2018
ölçüsü2,52 Mb.
#37978
1   ...   27   28   29   30   31   32   33   34   ...   43

Üstün yetenekli öğrencilerin eğitimine yönelik elverişsiz koşullara rağmen, belirgin bazı girişimlerde de bulunulmuştur. 1962 yılında oldukça yetenekli olan bu öğrenciler için ortaokullarda özel sınıflar oluşturulmuştur. Ancak bu uygulama kısa zamanda amacından sapmış ve politik güce sahip gruplara yakın kişilerin çocuklarını bu sınıflara yerleştirmek istemeleri nedeni ile uygulama yarıda bırakılmıştır. 1992 ve 1993 yıllarında üstün yetenekli öğrenciler için iki özel okul açılmıştır. Bu okulardan sadece İnanç Okulu (Akarsu, 1992) yoksul üstün yetenekli öğrenciler için yatılı okul olarak Bakanlık tarafından kabul edilmiş, ama Bakanlık daha sonra onay ve desteğini geri çekmiştir. Üstün yeteneklilerin eğitimine yönelik onay girişiminde bulunan diğer okul ise bu onayı hiç alamamıştır. Yeni kurulmaya başlayan bilim ve sanat merkezleri dışında üstün yeteneklilerin ihtiyacına cevap verecek hiçbir kurum, okul ya da organizasyon bulunmamaktadır. Seçerek öğrenci alan ortaöğretim okulları, devlet fen liseleri ve konservatuarlar belli bir dereceye kadar belirli yeteneklere sahip öğrencilere eğitim imkanı sağlarlar.

Üstün yetenekli gençlerin aileleri 1993 yılında Türkiye Üstün Yetenekli Çocuklar Eğitim Vakfı’nı (TUYCEV) kurmuşlardır. Okul öncesi ve ilköğretim okullarındaki çocuklara hafta sonları küçük grup aktiviteleri sağlayan Vakıf, destek olan üyeler ve katılımcı ailelerinden toplanan ücretlerle finanse edilmektedir.


AMAÇ

Üstün yetenekli öğrencilere devlet okullarında ulaşmak üzere uygulanan çeşitli batı modellerinde karşılaşılan zorlukları göz önüne alan Milli Eğitim Bakanlığı, bunun yerine, üstün yeteneklilerin ihtiyaçlarına bilim ve sanata ilişkin zenginleştirici aktivitelerle hizmet verecek merkezler kurma yoluna gitmiştir. İlk merkez 1995 yılında Ankara’da açılmış ve daha çok oradaki bir devlet okulunun tamamlayıcı öğretim birimi olarak işlev görmüştür. İkinci merkez Bilim ve Sanat Merkezi adı ile İstanbul’da kurulmuştur. Bu merkez MEB Ankara merkezde görevli bazı kişilerle, İstanbul’daki adanmış bir grup eğitimci, idareci, öğretmen ve işadamlarının girişimleri ve aktif katılımları sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu makalenin amacı BİLSEM’in faaliyetlerinin düzenlenmesi, gerçekleştirilmesi ve değerlendirilmesinde kullanılan öğrenme modeli ve kuramsal altyapısı hakkında bilgi vermektir.


KISA GEÇMİŞ

Yukarıda anlatıldığı gibi, Türkiye’de oldukça merkezi bir yapı gösteren eğitim sisteminin tekeli, her türlü eğitim-öğrenim faaliyeti için yerel ve merkez MEB birimlerinden resmi onay almayı gerektirir. Bu faaliyetlerin tümü MEB’in denetimi altındadır. Dolayısı ile BİLSEM’in kurulması için ilk adım merkezin kuruluşu, yönetsel yapısı, öğrenci seçimi, öğrenme faaliyetleri ve değerlendirme süreçlerine ilişkin kural ve kanunların hazırlanması ve bunların yasal onay için teslim edilmesiydi. Detaylı döküman Bakanın kendisi tarafından onaylandı ve BİLSEM resmi olarak 1997 yılında kuruldu.

BİLSEM için tahsis edilen bina İstanbul’un Anadolu yakasındaki Ataşehir’dedir. Ataşehir, orta ile orta-üstü sınıfı temsil eden ailelerin yaşadığı yeni gelişmekte olan bir yerleşim alanıdır. Ataşehir’in hemen yanında bulunan Küçükbakkalköy ise, nüfusunun büyük kısmı düşük sosyo-ekonomik seviyeden ailelerin yaşadığı bir gecekondu yerleşim birimidir. BİLSEM’e kabul edilen öğrenciler bu iki farklı sosyo-ekonomik seviyeyi temsil eden gruplardan gelmektedir. BİLSEM faaliyetleri için kullanılacak binanın öncelikle restorasyona ihtiyacı olmuştur. BİLSEM’e gönüllü destek veren mimar ve mühendislerin yardımı ile mimari düzenleme planı hazırlanmıştır. Bu kişiler yönetim kurulu üyeleri ve BİLSEM’in yöneticisi ile işbirliği içinde çalışmışlardır. Mali destek İstanbul valisinden gelmiş ve anlaşmalı şirket binayı 1999 yılı başında tamamlamıştır.

BİLSEM, MEB Özel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün doğrudan denetimi altında çalışan bir devlet kuruluşudur. Merkez bağımsız bir yönetim kurulu tarafından idare edilmektedir. Yönetim kurulunda Ankara merkez birimden, MEB İstanbul Ofisinden, İstanbul’daki işadamlarını temsilen birer kişi, koordinatör ve BİLSEM yöneticisi bulunmaktadır. İdari Kurul her üç ayda bir düzenli olarak toplanır. Yönetici, kurulu da alınan kararların yürürlüğe konmasından sorumludur. Projenin finansmanı MEB Özel Eğitim Genel Müdürlüğü, MEB İstanbul yerel idaresi, aileler ve sponsorlar tarafından paylaşılmaktadır.

Başlangıç aşamasında, önerilen aktivitelerin hazırlıklarının tamamlanması, iş çevresi, firmalar, yardımda bulunan diğer kişiler, bilim ve sanat kuruluşları ile iletişimin sağlanması ve örnek projelerin hazırlanması amacı ile beş öğretmenin yeterli olacağı düşünülmüştür. 1996-1998 yılları arasında bir grup hizmet içi eğitim programı uygulanmış ve 35 aday arasından beş öğretmen seçilerek, MEB tarafından koordinatör öğretmen olarak tayin edilmiştir. Bu öğretmenlerin seçimi ve uygulanan eğitim programları, amaçlar ve bunların gerçekleştirilmesi aşağıda özetlenmiştir:
I. Genel Kapsamlı ALMUS Semineri

MEB’in Ankara, İstanbul ve Bayburt şubelerinin personeli, Ankara’daki Yasemin Kaya Bilim ve Sanat Merkezi’nden ve İstanbul’daki okullardan gelen öğretmenler, az sayıda müfredat geliştirme, ölçme ve danışmanlık konusunda uzman eğitimciden oluşan 55 kişilik bir grup, beş günlük bir dönemde, Türkiye’nin doğusunda bulunan Tokat’ın Almus beldesinde “yaparak yaşayarak öğrenme” (experiental learning) üzerine bir seminere katılmışlardır. Seminerin şekli, ilgili hazırlıklar ve uygulamaların tümü yazar tarafından yapılmıştır. Temel iki amaç vardır:

a BİLSEM’e alınacak olan öğretmenleri gözlemleme, değerlendirme ve seçme.

b BİLSEM için önerilen öğrenme modelini ilk olarak öğretmenlerle deneme.

Seminere katılan öğretmenlerin bir proje düzenleme, uygulama ve değerlendirme konusunda herhangi bir ön bilgileri bulunmamaktaydı. İlerde öğretim görecek üstün yetenekli öğrencilerin yetişkin versiyonları olarak öğretmenlere, içinde bulunulan çevrede, alanları ile ilgili bir ihtiyaca yönelik problem bulmaları ve bu probleme cevap verecek küçük ölçekli bir proje geliştirilmeleri görevi verildi. Öğretmenler proje geliştirmeye yönelik çalışmaları kılavuz, form ve örnek çalışma kağıtlarından yararlanarak kendileri öğrendiler. Öğretmenler beş gruba ayrıldılar. Her bir grubun proje önerisinin hazırlanmasına da yardımcı olan bir grup lideri vardı. Gruplar projelerini sergilediler ve diğer gruplar bu projelerin değerlendirilmesini değerlendirme formunu doldurarak yaptılar. Bireysel performansların ve semineri düzenleyen yazar ile beş asistanın değerlendirilmesi için grup liderlerinden bir gözlem ve değerlendirme formu doldurmaları istendi. Sonuçlar, BİLSEM’de tam zamanlı olarak koordinasyon faaliyetlerinde görev alacak beş öğretmenin seçimi için son kararın verilmesinde kullanıldı. Almus Seminer’i, öğretmenlerin günlük çalışma hayatında karşılaşılan problemlerin çözümü için oluşturulan fizibilite rapor önerilerinin benzerlerini oluşturulmalarını sağlarken, daha sonraki iki seminerde ise sadece küçük bir öğretmen ve idareci grubu önerilen projelerin nasıl uygulanacağını öğrenmiştir. Katılımcılara birbirlerini tanımaları ve sosyal, zihinsel ve fiziksel becerilerini ortaya çıkarmaları amacı ile dış mekanlarda faaliyetler de düzenlenmiştir. Seminerin değerlendirme sonuçları BİLSEM için önerilen öğrenme modelinin geçerliliği için bir belirteç olarak alınmıştır.

II. BURGAZADA Proje Geliştirme Semineri

MEB temsilcileri, BİLSEM çalışanları, küçük bir grup Boğaziçi Üniversitesi Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü son sınıf öğrencileri ve iş dünyasından iki temsilciden oluşan bir grup, İstanbul Prenses Adaları’ndan biri olan Burgaz Ada’da, 3 günlük bir seminere katıldı. Bu hizmet-içi eğitim seminerinin amacı bilim, sistematik düşünme, problem çözme, proje geliştirme, planlama, etkinlik ve etkililik kavramlarının geliştirilmesiydi. Öğretmenlere bilim, teknoloji, ekonomi ve eğitimin ilişkilendirilmesi sonucu oluşan fayda ve maliyet durumlarını makro seviyede görme şansı verildi.
III. İstanbul’da Projenin Uygulanmasına Yönelik Workshop

MEB temsilcileri dışındaki aynı katılımcılar, beş gruba ayrılarak, BİLSEM öğrencilerinden beklenene benzer, ufak çaplı bir proje geliştirme çalışmasında bulundular. Gruplar kendi küçük grup projelerinin gelişimine yönelik rapor vermek üzere altı haftalık bir sürede her hafta bir kere olmak üzere toplandılar. Workshop sonunda ortaya çıkan somut projeler sergilendi.

Almus seminerinin sponsorluğunu MEB, Burgazada Semineri ve Istanbul Workshop’unun sponsorluğunu ise İstanbul’daki 3G Vakfı yapmıştır.
ÖĞRENCİ SEÇİMİ

BİLSEM faaliyetlerine seçilecek öğrenciler 8–18 yaş arasında İstanbul’da devlet okullarına devam eden öğrencilerdir. Gün içinde öğrenciler kendi okullarında eğitimlerini sürdürürler. BİLSEM’e okul saatleri sonrasında, hafta sonlarında ve yaz tatillerinde gelirler. Seçim işlemi aşağıdaki basamaklardan oluşmaktadır:

a) Belirlenmiş kriterler doğrultusunda hazırlanmış formların doldurulması yolu ile öğretmenler ve aileler tarafından aday gösterilme

b) ÖSYM, Ankara tarafından hazırlanan genel yetenek tarama testinin uygulanması

c) Özel beceriler için kullanılan çeşitli ölçekler:

• Dil


• Matematik

• Sosyal Bilimler

• Fen Bilgisi

• Yaratıcılık

• Sanat

• Müzik


d) BİLSEM çalışanlarının üniversitelerden çağrılan alan uzmanları ile işbirliği içinde yaptıkları mülakat ve gözlemler

e) Son seçim üniversiteli uzmanlar ve BİLSEM çalışanlarından oluşan bir komite tarafından yapılmaktadır. Genel yetenek testi, özel beceri ölçekleri ve gözlemlerden elde edilen bileşik sonuçlara göre yapılan sıralama ile son liste oluşturulur. Merkezin hedeflerine ulaşması, devlet ve özel kaynaklardan mali destek alması sonucunda öğrenci sayısının artması umut edilmektedir.


İŞLEM

Öğrencilerin haftada en az 6 saat ve dört aylık bir dönemde ise toplam en az 96 saatlik bir süreyi BİLSEM faaliyetleri ile aktif olarak ilgilenerek geçirmeleri beklenmektedir. Gruplar oluşturulduktan, projeler tanımlandıktan, mentorlar belirlendikten sonra öğrencilerin gerekli görülen zamanı BİLSEM’de geçirmeleri gerekmemektedir. Yukarıda belirtilen saatler çalışma başında geçmesi gereken süreyi ifade etmektedir.

Grup çalışmasının programı tüm üyelerin kabul etmesi şartı ile günün, haftanın veya ayın herhangi bir zamanı belirlenerek oluşturulabilir. Çalışma zamanı ve yeri proje tarafından belirlenmekte ve grup tarafından karalaştırılmaktadır. BİLSEM personeli tüm koordinasyon ve denetim işlerinden sorumludur.
BİLSEM ÖĞRENME MODELİ

BİLSEM’de kullanılacak olan öğrenme modeli birçok iyi bilinmiş eğitim ilkesini bir araya getirmektedir. Ulusal eğitim sisteminden kaynaklanan mevcut sıkıntılar en aza indirilmeye çalışılırken, küresel toplumun ortaya çıkardığı ihtiyaç ve talepler dikkate alınmaktadır.

Bu bir bir yaparak yaşayarak öğrenme modelidir. Öğrencilerin tüm alanlara ilişkin gerçek hayat problemleri ve konuları bulmaları ve bunlara yetişkin bir grup liderinin liderliğinde, küçük takımlar halinde proje çalışması şeklinde ele almaları beklenmektedir. Öğrenciler düzenlemeleri yapar, gerekli tüm basamakları, işbirliğini, işlemleri ve aktiviteleri tamamlarlar. Gruplar ortak bir ilgi alanına sahip dört ile sekiz kişi arasında oluşturulmaktadır. BİLSEM’deki koordinatör öğretmenler öğrencileri, grupları, grup liderlerini, mentorları, daha büyük toplumdaki kuruluş ve kişileri eşleştirmekle sorumludurlar. Öğretmenler ölçme ve değerlendirmenin de içinde yer aldığı faaliyet takibinden de sorumludurlar.

Modelde önceden programlanmış bir eğitim-öğretim bulunmamaktadır. Projelerin takibi sırasında belirlenen öğrenim ihtiyaçlarına yol göstermek üzere BİLSEM öğretmenlerine veya kurum dışı uzmanlara baş vurulur. Temel hedef öğrencilere proje geliştirme, uygulama ve değerlendirme basamaklarını kendilerinin yaparak öğrenmelerini sağlamaktır. Merkezde kütüphane, labaratuvarlar, uygulamalı sanat salonları, seminer odaları, bilgisayar hizmetleri ve proje çalışmaları için gerekli tüm malzemeler bulunmaktadır. Projelerin içeriğine bağlı olarak farklı çalışma alanları da kullanılabilir.

Proje formatına dönüştürülecek olan konular veya problemler bilim, teknoloji, ticaret, yönetim, üretim hizmetleri, güzel sanatlar, uygulamalı sanatlar, müzik, edebiyat veya spor alanlarından herhangi biri ile bağlantılı olabilir. Projeye ilişkin planlamaların, uygulamaların, raporlandırılmaların tümü, aynı zamanda iş için finansal, teknik ve lojistik destek ve fon bulma konusunda da kısmi sorumluluğa sahip olan grup üyeleri tarafından yapılmaktadır.

Öğrenme faaliyetlerinin düzenlenmesi, BİLSEM öğrenme modelinin boyutlarını oluşturan beş farklı amacın yerine getirilmesine hizmet etmektedir:


1. Bireysel Boyut

Başlangıç seviyesinde öğrenciler çevrelerini gözlemleme, üstesinden gelinecek konular, zorluklar, eksiklikler, hatalar bulma ve bu fikirlerini bir problem olarak ifade etme becerilerini geliştirirler. Aynı zamanda bu konulara ilişkin alternatif çözümler arayarak, yaratıcı yeteneklerini kullanırlar. Bireysel öğrenmenin ikinci aşaması öğrencileri, fikirlerini gruba sunma, grup projesi hakkında ortak bir karara varma ve daha sonra aktif olarak grup üyeleri ve proje ile bağlantılı kişilerle işbirliği içinde yapılan çalışmanın farklı açılarına katılmaya yöneltir. Gruba düzenli geri gönütün sağlanması, BİLSEM çalışanlarının da içinde yer aldığı diğer grupları bilgilendirme ve çalışmanın gelişiminin sürekli değerlendirilmesi öğrenciler tarafından geliştirilmesi beklenen becerilerdir.


2. Grup Boyutu

Takım halinde çalışma, diğer üyelerle ve proje ile ilgili dışardan kişilerle işbirliği içinde olma; grup halinde sorumluluk alma, konuya ilişkin araştırma başlatma; projeyi planlama, uygulama ve değerlendirme öğrencilerin grup içinde gelişen becerileridir. Akranlardan öğrenme, her bir üyenin güçlü ve zayıf yönlerini keşfetme, bireysel destek ortamı sağlama, kendini gerçekleştirme ve sinerjiden yararlanma grup çalışmasının yan ürünleridir.

3. Proje Boyutu

BİLSEM öğrenme modelinin düzenlenmesinin en temel hedeflerinden biri, Türk kültürünün en büyük eksikliklerinden biri olarak görülebilen genç öğrencilerin düşünmeleri ve planlı bir şekilde çalışmalarının gelişiminine fırsat verilmesidir. Bu nedenden dolayı da tüm öğrenme faaliyetleri “gerçek hayat projeleri” kavramı ile ilişkilendirilmiştir. Öğrencilerin projenin amacını ve hedeflerini açık ve işlevsel bir şekilde ifade etmeleri, yer, zaman, araç-gereç, makine ve insan gücü ihtiyacına göre yapılan gerçekçi maliyet tahminlerinin yer aldığı bir faaliyet planı hazırlamaları beklenmektedir. Çalışmaya ilişkin düzenli gelişim raporlarının tutulması, kalite kontrol mekanizmalarının oluşturulması, son değerlendirme dökümanının oluşturulması ve yazılması için gerekli veri ve kanıtların toplanması en çok gelişmesi istenen becerilerdendir.


4. Bilim, Sanat ve İş Boyutu

Üstün yetenek ve ileri becerilere sahibi genç bireyler her toplumun serveti durumundadır. Ülkedeki her kurum, daha da özel ele alındığında bilim adamı, sanatçı, yönetici ve iş adamlarının tümü bu yetenek havuzuna destek olarak ülkelerinin gelişimine katkıda bulunabilirler. Kendi alanlarındaki potansiyel liderlerle işbirliği içinde bulunmak da hem kendileri hem de muhtemel işçileri olacak bu gençlerin geleceği için iyi bir yatırımdır. Oldukça küçük maliyetlerle, iş dünyasının öğrencilerin yaratıcılıklarından, problem çözme becerilerinden yararlanmaları sağlanmaktadır. Bu şekilde öğrenciler yapay okul çevresi yerine, gerçek hayat şartlarının yer aldığı durumlar karşısında deneyim kazanarak öğrenme fırsatı bulabilirler.

Dış çevredeki kişi ve kuruluşlardan gelecek yardımlar usül öğretme, araç ve gereç, mekan, ulaşım, yiyecek, barınma veya daha genel olarak fon ve sponsorluk sağlama şeklinde olabilir.
5. Üstün Yeteneklilerin Eğitimi Boyutu

Bu model MEB ve öğretmenlerin, oniki milyon okul çağı çocuğuna eğitim vermeye çalışan katı eğitim sisteminde herhangi bir değişiklik yapmasına gerek kalmadan, oldukça geniş bir üstün yetenekli öğrenci grubuna ulaşmalarını sağlamaktadır. Model geniş kapsamlı düzenleme faaliyetleri de içinde olmak üzere birçok çalışmayı öğrencilere bırakmaktadır. Konu/proje seçimlerinde ve takip edilecek süreç/işlem basamaklarında farklılaşmalara gidilebilir. Öğretimin zenginleştirilmesi belli bilgi ve becerilerin öğretilmesi, liderlik fırsatları, yaratıcılık için ortam yaratılması, işbirliği içine yöneltme ve de en son ama en önemsiz olmayan ne yapıldığına, nasıl yapıldığına ve sonuçta ortaya çıkan çıktıya değer vermeye yönelik tavrın geliştirilmesi yolu ile sağlanmaktadır. Bu yetenekler, beceriler ve deneyimlere bir kere sahip olan üstün yetenekli öğrencilerin, kendi çevrelerine yardım ederek kendi gelişimlerini sürdürmeleri beklenmektedir.

Önerilen model genel olarak Van Tassel-Baska (1994, pp. 10-12) tarafından açıklanan süreç/ürün müfredat modeline bir örnek olarak sınıflandırılabilir. Bu modelde öğrenciler problemin tanımlanması ve çözümlenmesine yönelik çalışmalarında doğrudan yetişkin uygulayıcılar ile diyalog kurarlar. Öğrenciler aktif olarak araştırma konusu oluşturma, literatür taraması yapma, deneysel bir yöntem seçme ve çalışma planlarını bir öneri şeklinde sunma faaliyetleri ile ilgilenmektedirler. Bu şekilde öğrenciler bilimsel sorgulamadaki işlem becerilerinin gelişimine odaklanarak, yüksek kalitede ürün geliştirmeye uğraşırlar.

Üstün yetenekli öğrencilere okul dışı bir çevrede fırsatlar sağlama açısından model Avustralya ve İsrail’deki uygulamalarla benzerlik gösterir. Avusturya’dan Braggett (1993) birbirlerine yakın çevrede bulunan bazı okullardaki öğrencilerden kümelendirme yöntemi ile üstün yetenekli öğrenciler havuzu oluşturulduğunu belirtmiştir. Part time bir düzende faaliyet gösteren bu çalışmada öğrencileri zenginleştiren ve gelişmelerini sağlayan faaliyetlere yer verilmektedir. Okullar çalışma masraflarını paylaşır ve bireysel olarak ulaşmaları zor olan uzmanlık faaliyetlerini öğrencilere sağlama fırsatını bulurlar. Bu küme grupları felsefe, bilgisayar, matematik, video-film üretimi, şiir, edebiyat, fizyoloji, jeoloji, biyoloji ve müzelerin korunması gibi farklı alanlarda olabilir. Batı Avustralya’da öğrencilerin kümeler halinde gruplandırılması kavramı daha da geliştirilmiş ve eyalet girişimi olarak uygulanmıştır. The Primary Extension and Challenge (PEAC) programı PEAC merkezlerinde üstün yetenekli öğrenciler için farklı deneyimler sunar. Geniş bir konu yelpazesi bulunan programdaki dersler, bölgede yaşayan öğrencilerin isteklerine bağlı olarak seneden seneye değişen farklı temalar üzerinde oluşturulmuştur. Braggett aynı makalesinde PEAC derslerinin, sağladıkları ilgi, yarattıkları motivasyon, verdikleri ek bilgiler ve geliştirdikleri olumlu davranışlarla hem öğrenciler hem de öğretmenler için geçerli olduklarını ispatladıklarını belirtmiştir.

Çeşitli kaynaklardan mentorların kullanılması yönünden BİLSEM modeli İsrail’deki mentorlük programlarına benzetilebilir. Zorman (1993) üniversiteler, araştırma enstitüleri ve Sanayiciler Topluluğu’nun, belirli bir alanda üniversite seçme sınavına girmek yerine bağımsız bir proje araştırmasında çalışmayı tercih eden yüksek okul öğrencilerine mesleki danışmanlık şeklinde mentorlük hizmetleri önerirdiklerini dile getirmiştir. Öğrenciler, öğretmenleri ile birlikte, projeleri oluşturur ve kendilerine bireysel destek verebilecek bir uzmanın bulunması için çalışmaya başlarlar.

Projesinin başlangıç sermayesinin sağlanmasında ise, BİLSEM Almanya’da kullanılan “Hamburg Model”inden (Goldstein, 1993) bir strateji uyarlamıştır. Hamburg Üniversitesi’nde görevli matematikçi ve psikologlardan oluşan bir grup, matematik konusunda başarılı olan öğrencilere, altıncı sınıfın sonunda, yıllık bölgesel bir araştırma planı geliştirmiştir. Programa seçilen öğrenciler, her hafta konuları değişen zorlayıcı ve düşündürücü matematik problemleri üzerinde, küçük gruplar halinde çalışırlar. Uzman ortaokul matematik öğretmenleri, üniversitedeki matematik öğrencileri ve üniversitedeki matematikçiler bu programda öğretici olarak görev alırlar. Başlangıçta Federal Alman Hükümetinin fonları ile başlayan program, üç yıllık sürenin sonunda ailelerden gelen yardım ile kendi kendini destekleyen bir yapı almıştır.


SONUÇ

Türkiye’de üstün yetenekli öğrencilerin eğitimine ilişkin uygulamaların belirsiz bir yol izlediği görünmektedir. Son dönemde çeşitli bölgelerde MEB tarafından başlatılan ve yazarın gerçekçi bir model haline getirdiği bilim ve sanat merkezleri açma fikri, uzun dönemdir göz ardı edilen üstün yetenekli öğrenciler için bir fırsat olabilir. BİLSEM öğrenme modeli ve bağlantılı hazırlık çalışmaları, özel olarak İstanbul bilim ve sanat merkezi için düzenlenmiştir. 1999 yılındaki deprem hem binanın tamamlanmasında hem de MEB’in önceliklerinin değişmesinde ertelemelere neden olarak bir kez daha üstün yeteneklilere karşı çalışmıştır. İstanbuldaki fon yetersizliği nedeni ile, BİLSEM henüz öğrenci kabul etmeye başlamamıştır. En azından Bayburt, Bursa, Trabzon, Isparta, Tekirdağ ve Sinop olmak üzere altı farklı ilden modele ilgi gösterilmiş ve MEB’den merkez açmak üzere yasal izin alınmıştır. Bu modeli temel alan pilot uygulama, Doğu Anadolu’daki az gelişmiş bölgelerden biri olan Bayburt’ta 1999 yılında 22, 2000 yılında ise 35 öğrenci ile çalışmalarına başlamıştır. İstanbul’daki BİLSEM çalışanları mimari, malzeme, öğretim materyalleri geliştirme ve öğretmen eğitimi konularında yardımcı olmuşlardır. Pilot uygulamanın değerlendirme çalışmaları henüz tamamlanmamıştır.


Çeviren: Teni Karaman

Gifted and Talented International, 15 (2) 2000, 124-129

KAYNAKÇA

Akarsu, F. (1992). Inanc Lycee-A provision for the intellectually gifted children of economically disadvantaged families. In F. J. Monks, M. W. Katzko, & H. W. van Boxtel (Eds.) Education of the gifted in Europe:Theoretical and research issues (pp.139-140).Amsterdam:Swets & Zeitlinger B.V.

Akarsu,F. (2000). Transition and education: A case study of the process of change in Turkey. In K. Mazurek, M. A. Winzer, C. Majorek. ((Eds.), Education in a global society : A comparative perspective. (pp.315-327). Allyn and Bacon.

Braggett, E.J. (1993). Programs and practices for identifying and nurturing giftedness and talent in Australia and New Zealand. In K. A. Heller, F. J. Monks & A. H. Passow (Eds.), International handbook of research and development of giftedness and talent. (pp.815-832). Oxford:Pergamon Press.

Goldstein, D., Wagner H. (1993). After school programs, competitions, school olympics, and summer programs. In K. A. Heller, F. J. Monks & H. Passow (Eds.), International handbook of research and development of giftedness and talent. (pp. 593-604). Oxford: Pergamon Press

VanTassel-Baska, Joyce. (1994). Comprehensive curriculum for the gifted learners. Second edition. MA: Allyn And Bacon.

Zorman, R. (1993). Mentoring and role modeling programs for the gifted. (Eds.), In K. A. Heller, F. J. Monks & H. Passow (Eds.), International handbook of research and development of giftedness and talent. (pp.727-741). Oxford: Pergamon Press.

Üstün Yetenekli Çocuklara Verilen Değerler Eğitiminde Öğretmenin Rolü

Murat GÖKDERE*

Salih ÇEPNİ**

Özet- Bu çalışmada temel olarak üstün yeteneklilik ve üstün yetenekli çocuklara yönelik değer eğitimi üzerinde durulmuştur. Çalışma kapsamında üstün yeteneklilik, üstün yetenekli çocukların özelliklerinin değerler açısından önemi, üstün yetenekli çocuklara değer eğitimi niçin, nasıl ve hangi özelliklere sahip öğretmenler tarafından verilmeli hususları literatür destekli olarak tartışılmıştır. Yapılan tartışmalar ışığında üstün yetenekli çocukların eğitim programlarının hedefleri belirlenirken değer eğitimi boyutunun dikkate alınmasının bu çocuklardan azamî verimin alınmasında etkili olacağı sonucuna ulaşılmıştır. Oluşturmacı yaklaşımın ilkelerinin üstün yeteneklilerin eğitim ilkeleri ile paralellik göstermesi nedeniyle üstün yetenekli çocukların değer eğitiminde bu yaklaşımın esas alınması kazanımları artıracaktır. Oluşturmacı yaklaşımın esas alınması durumunda öğretmenin görev ve sorumlulukları artacaktır. Bu sebeple de üstün yeteneklilerin öğretmenlerinin seçiminde uluslar arası uygulamalar dikkate alınmalıdır.


Yüklə 2,52 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   27   28   29   30   31   32   33   34   ...   43




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin