Bankalar kanunlari


Üzerindeki Kredilerin Dökümü



Yüklə 2,92 Mb.
səhifə79/83
tarix31.10.2017
ölçüsü2,92 Mb.
növüYazı
1   ...   75   76   77   78   79   80   81   82   83

Üzerindeki Kredilerin Dökümü

(Milyon TL.)




Firma Adı


Takipteki

Alacak

Miktarı



İlgili

Olduğu


Hesap

Hesaba


Alınış

Tarihi

Ayrılan

Karşılık



Miktarı

1-













2-













3-













4-













.













.













.













.













n












TOPLAM


Ek: 3
19.10.1988 Tarihinden İtibaren Yeniden Ödeme

Planına Bağlanan ve Krediler Hesabında Gösterilen

Alacaklar (Milyon TL.)

Firma Adı

Yeniden


Ödeme

Planına


Bağlanan

Alacak


Miktarı

İtfa


Tablosu

ve

Faiz



Miktarı

İtfa


Planına

Göre


Tahsilatın

Yapılıp


Yapılmadığı

ve Şekli


Teminatın

Cinsi


Ve

Miktarı

İlgili

Olduğu


Hesap

Ayrılan


Karşılık

Miktarı

Firmanın

Başka


Kredisinin

Bulunup


Bulunmadığı

Varsa


Miktarı

1-






















2-






















3-






















4-






















5-






















.






















.






















.






















.






















.






















n





















TOPLAM


4.5.1.2. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca Yayımlanan 23.10.1989 tarih ve 73205 sayılı Genelge ile Değişik 19.10.1988 tarih ve 79239 sayılı Genelge’de Değişiklik Yapan 14.10.1992 tarih ve 49769 sayılı Genelge
23.10.1989 tarih ve 73205 sayılı Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Genelgesi’nin “Bankalarca Tesisi Gereken Karşılıklar Hakkında 88/12937 Sayılı Karar”a ilişkin Müsteşarlığımız Sirkülerinin 1’inci maddesinin 4’üncü paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bilindiği üzere, yeniden ödeme plânına bağlanan alacaklar özel bir dikkati gerektirmektedir. Bu çerçevede, 19.10.1988 tarihinden itibaren yeniden ödeme plânına bağlanan alacakların kredi değerliliğini yitirmiş olduğu varsayıldığından, bu alacakların da özel takibe alınarak karşılık ayrılması gerekmektedir. Ancak, bankaca kredi değerliliğinin yitirilmediğinin, denetçi bulunan bankalarda denetçilerce, denetçi bulunmayan bankalarda Yönetim Kurulu’nca oybirliği ile kabul edildiğinin tevsiki halinde, bu alacakların takibe alınması ve bunlar için karşılık ayrılmasına gerek bulunmamaktadır.”
4.5.1.3. Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca Yayımlanan 23.10.1989 tarih ve 73205 sayılı, 14.10.1992 tarih ve 49769 sayılı Genelge ile Değişik 19.10.1988 tarih ve 79239 sayılı Genelge’de Değişiklik Yapan 05.07.1995 tarih ve 28330 sayılı Genelge
Bankalarca Tesisi Gereken Karşılıklar Hakkında 88/12937 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve söz konusu Karar’a ilişkin 4 sayılı Tebliğ ile ilgili 19.10.1988 tarihli Müşteşarlığımız Genelgesi’nin 23.10.1989 tarihli ve 14.10.1992 tarihli Genelgeler ile değişik “Yeniden Ödeme Planına Bağlanan Alacaklar” başlıklı 1 inci maddesinin 4 üncü paragrafından, “Ancak, bankaca kredi değerliliğinin yitirilmediğinin, denetçi bulunan bankalarda denetçilerce, denetçi bulunmayan bankalarda yönetim kurulunca oybirliği ile kabul edildiğinin tevsiki halinde, bu alacakların takibe alınması ve bunlar için karşılık ayrılmasına gerek bulunmamaktadır.” cümlesi çıkarılmıştır.
19.10.1988 tarihli Genelge’nin “Kredi Değerliliğinin Yitirilmesi” başlıklı 2 nci maddesinin 4 üncü ve 5 inci paragrafları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;
“Kredi değerliliğinin yitirildiğinin saptanmasında, çok sayıda kredi müşterisinin varlığı ve kredi büyüklüklerinin farklılığı nedeniyle, Karar’ın amacı gözönünde bulundurularak, bankadan kullandığı kredilerin toplamı Bankalar Kanunu’nun 46 ncı maddesinin 2 nci fıkrası hükmü uyarınca Hazine Müsteşarlığı’nca tespit ve ilan olunan tutarı aşan kredi müşterilerinin ele alınması ve bu müşterilerle ilgili olarak yukarıda belirtilen risk doğurucu tüm faktörlerin beraberce değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirmeler, bankaların bu konuyla görevli birimleri tarafından yapılacak ve bunun sonucuna göre alacağın özel takibe alınıp alınmayacağına karar verilecektir.
Diğer taraftan, kredi değerliliği incelemelerinde kullanılmak üzere, toplam kredi kullanımları 4 üncü paragrafda belirtilen tutarı aşan kredi müşterilerinden üçer aylık dönemler itibariyle hesap vaziyeti alınması gereği açıktır.”
19.10.1988 tarihli Genelge’nin 23.10.1989 tarihli Genelge ile değişik “Gayrinakdi Krediler” başlıklı 4 üncü maddesinin 2 nci paragrafı, 23.10.1989 tarihli Genelge’nin 3 üncü maddesi ve Genelge eki tablolar yürürlükten kaldırılmıştır.

II. BÖLÜM

ÖDÜNÇ PARA VERME İŞLERİ İLE İLİGİLİ YASAL DÜZENLEMELER

1. Murabaha Nizamnamesi*

1865

Birinci Madde- Devr-i şehri ile edane ve istidane mal-ı eytamı ve Kuyruklu tabir olunan senedi hamil olan sarrafanın ikraz ettikleri akçe faizleri hakkında mevzu olan nizamât bilaistisna meridir; şunun bunun ikraz eyledikleri akçe güzeştesi ayda yüzde biri tecavüz etmemesi binikiyüzaltmışsekiz senesinde neşrolunan nizam icabından olarak bundan ziyade faiz işletmek olmak devletçe memnudur.

İkinci Madde- Dain ile medyun arasında yapılmış olan senede hadd-i nizamiyesinden ziyade mukavelesi olduğu surette işbu mukavele Ticaret Mahkemesinde muteber tutulmayıp hadd-i mezkûre tenzil edilecetir. Ve fakat yukarda zikrolunan Murabaha Nizamnamesi’nin Memalik-i Mahrusada neşir tarihi olan binikiyüzaltmışsekiz senesinden evvel vuku bulan istikrazatta yüzde birden ziyade faiz mukavale olunmuş olduğu takdirde tarih-i mezkûre kadar mukavele ve senette gösterilmiş olan faiz tamamı ile hesap olunacak ve o tarihten sonra da miktar-ı nizamisine tenzil kılınacaktır.

Üçüncü Madde- Nizamı haddinden ziyade faizin miktarı borç senedinde zikredilmiş değilse ve anaparaya zam olunupda borçlu tarafından geçerli deliller yani senet veya mektup veyahut muteber defter ibraz ile veyahut daine mübeyyin tekâlifi ile ziyade faizin anaparaya zam olunmuş olduğu hakim tarafından sabit olursa o halde madde-i atiyenin ahkâmına göre muamele edilecektir.

Dördüncü Madde- Düyunu mutazammın senet dain ve duyun arasında cereyan eden muhasebeden mezkûrenin bittiği tarihten yani mezkûr senet tecdid-i düyun sebebiyle yani evvelce medyunun diğer senedi olup da vadesinin sona ermesinden sonra faiz zammı ile yeniden tanzim olunmuş ise o halde eski senet tarihinden itibaren yürütülmüş olan faizden miktar-ı fahişin nihayet on seneliği tenzil olunarak küsurunun tahsiline hüküm olunacaktır. Fakat işbu on sene müddet Murabaha fermanının neşir tarihi olan 1868 senesini tecavüz edemeyecektir. Ve eğer hesap olunan işbu on senelik fahiş miktar anapara ile nizamen kabul ve tasdik olunan faiz miktarından fazla zuhur ederse fazlanın borçtan çıkarılması gerekli olacaktır.

Hatta dayinin yine aynı borçludan cihet-i saireden dolayı diğer matlubu olsa dahi işbu evvel matluba mahsup olunamayacaktır.



Beşinci Madde- Borçlu ile alacaklı arasında itirazsız hesab-ı kati olup anapara ve faizi kâmilen tediye edilmiş olan düyun için haddi-i nizamından ziyade faiz alınıp verilmiş ise iade-i hesabile faizinin tenzili caiz olmayacaktır.

Altıncı Madde- Faizden başka ahaliden şubaşılık aidatı namı ile ve diğer adlarla akçe alınmak katiyyen memnu olduğundan, böyle şeyler etmiş olduğu tebeyyün ederse hükümetçe kabul olunmayacağı gibi bundan böyle cüret edenler hakkında kanunen icra-i ceza kılınacaktır.


* Prof. Dr. Haydar Kazgan, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Türk Bankacılık Tarihi (Türkiye Bankalar Birliği 1997)




Yüklə 2,92 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   75   76   77   78   79   80   81   82   83




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə