Sunay Demircan Proje Nedir?



Yüklə 353,68 Kb.
səhifə1/4
tarix23.01.2018
ölçüsü353,68 Kb.
#40121
  1   2   3   4



Sunay Demircan


  • Proje Nedir?

  • Proje Döngüsü Yönetimi ve Mantıksal Çerçeve Yaklaşımı

  • Projeler Nasıl ve Neden Katılımcı Hazırlanmalı?

  • Proje Yönetimi

  • Risk Yönetimi

  • Ekip Yönetimi

  • Destekleyiciler ve Ortaklarla İlişkiler

  • İzleme & Değerlendirme

  • AB Hibe Programlarında Proje Ön Teklif Bilgi Notu

  • Proje Hazırlamanın 10 Altın kuralı

Giriş
Proje temel olarak değiştirilmek istenilen bir durumun nasıl değiştirileceğine dair bize yol gösteren, rehberlik yapan bir araçtır. Değiştirilmek istenen durum çoğu kez bize sıkıntı yaratan bir sorundur. Sorunu ortadan kaldırırken veya etkisini hafifletirken atacağımız adımlar ve bu adımları atarken izleyeceğimiz yol, ihtiyaç duyduğumuz destekler... bunların tümünü bir paket içine sistematik olarak yerleştirdiğimizde, bu pakete kısaca proje diyebiliriz.
Aslına bakarsanız proje hayatımızın her anında vardır. Kendimize veya ailemize dair kurguladığımız gelecek planları içinde pek çok küçük-büyük proje bulunur. Nasıl bir işte çalışmak istediğimiz, nasıl bir kentte yaşamak istediğimiz, nasıl bir aileye sahip olmak istediğimiz... bu gibi hayallere proje dilinde hedef diyoruz. Bizi bu hedeflere taşıyan daha küçük ara hedeflere sonuç diyoruz ve bu sonuçlara bizi ulaştıran adımlara da faaliyet.
Değiştirmek istenilen durum çok farklı olabilir. Ama temeldeki mantık her zaman aynıdır: Başlangıç noktasında bir mevcut durum vardır, bir de projenin süresi sonunda elde etmeyi/ulaşmayı tasarladığımız durum. Her iki durum arası bir değişim sürecidir ve bu süreci istediğimiz şekilde değiştirebilmek için süreci yönetmeyi planlarız. Daha doğrusu değişimi istediğimiz şekilde gerçekleştirebilmek için, başlangıç durumuna (mevcut durum) yaptığımız her bir müdahaleyi akıllıca ve stratejik bir yaklaşımla yönetme gereğini duyarız. Aksi halde proje sonunda başarılı bir sonuç elde edilemerz. Projelerde başarılı sonuç, hedeflenen sürede, hedeflenen araçlarla (para, insan kaynağı, ekipman, vb.) hedeflenen değişimi gerçekleştirmektir. İnşaat projelerinde bu değişimin %100 gerçekleştirilmesi beklenir. Bir köprü veya okul veya tünel projesinde proje bittiğinde inşaat tamamen bitmemişse hedefe %85 ulaşıldı diye bir sonuçla projeyi bitirme şansınız yoktur. Tünel bitmedikçe o dağın ulaşıma yönelik bir sorun olma durumu sürüyor demektir.

Ancak sosyal projelerde bu durum farklıdır. Bir eğitim projesinde bir mahallede yaşayan 40 yaş üstü 500 kişinin okuma yazma öğrenmesi hedefinizi proje bittiğinde 400 kişi ile sonuçlandırabilirseniz bu projenin tümden başarısız olduğunu göstermez, hatta dışsal koşulların sonuçlar üzerine olan etkileri kabul edilebilir ölçülerdeyse bu oran önemli bir başarı olarak da kabul edilebilir.


Dolayısıyla projelerin doğaları gereği içerikleri, ulaştıkları sonuçların yarattıkları etkileri farklı olabilir, farklı olmayan şey projelerin mantıklarıdır. İster ayakkabı fabrikası kurun, ister köprü, ister sağlık kampanyası yapın, temelde bir tek proje mantığı vardır, bu kılavuzda da o temel, “ortak” mantık anlayışının içeriğini anlatmaya çalışacağız.
Umarım bu notlar, hayallerini gerçekleştirmek isteyenlere soyut fikirlerden somut gerçeklere geçerken kullanabilecekleri pratik ip uçları sunma konusunda yardımcı olabilecektir.


Proje nedir?

Proje, belirli bir zaman ve bütçe çerçevesinde, belirli bir amaca ulaşmayı sağlayacak



sonuçları üretmek üzere insani ve fiziksel kaynakların bir araya getirildiği planlanmış

faaliyetlerin bütünü olarak tanımlanır.

Proje:


  • Faaliyetleri belirli bir hedefe yönlendirir;




  • Zaman ve kaynak planlamasına olanak sağlar;




  • İzleme ve değerlendirmeye olanak sağlar;




  • Kaynak bulunmasına yardımcı olur;




  • Hedefe ulaşılmasının önündeki risklere ve engellere ilişkin bilgi sahibi olunmasını ve önlem alınabilmesine olanak sağlar;




  • Fikrin anlatımını ve faaliyetlere katılımı kolaylaştırır;




  • Sonuçların uzun vadede etkisini (sürdürülebilirlik) artırır.

Projeler, değiştirmek istedikleri durumun büyüklüğü ve tabiatına bağlı olarak farklı biçimlerde olabilirler. Bir köyde, 10 kadar ev kadınına konserve yapımı konusunda verilecek bir eğitim çalışması proje olabilecekken, ülke çapında sürdürülecek eğitim reformu girişimi de bir projedir. Projelerin ölçekleri büyüdükçe içlerinde daha fazla hedef ve farklı alanlardan değiştirilecek durumlar belirlenebilir.


Örneğin Güneydoğu Anadolu Projesi içinde sağlık, çevre, eğitim, enerji, tarım gibi pek çok alt başlığın olduğu, geniş ölçekli bir projedir. Bu gibi birden çok projeyi bir araya getirip, entegre bir müdahale süreci oluşturulduğunda, artık bunun adına proje değil, program demek daha doğru olur.

Proje Döngüsü Yönetimi

Proje Döngüsü Yönetimi (PDY), bir fikrin ortaya çıkmasıyla, projenin tamamlanmasına kadar geçen süre içindeki tüm aşamaları ifade eder. PDY temel olarak altı aşamada gelişen bir döngüsel sistemi tanımlar:


1. Proje fikrinin belirlenmesi: Projeye ilişkin ilk fikirlerin ortaya konduğu ön tasarım aşaması.

2. Fikrin analiz edilmesi: Projenin teknik ve operasyonel açıdan detaylı olarak

tasarlandığı aşama.



3. Projenin planlanması: Bir önceki aşamada elde edilen verilerin bir tabloda (Mantıksal Çerçeve Tablosu) mantıksal bir düzene koyulması.

4. Kaynak bulunması: Projenin uygulanması için finansal ve insan kaynaklarının elde edilmesi

5. Projenin uygulanması: Projede öngörülen faaliyetlerin hayata geçirilmesi,

denetlenmesi ve değerlendirilmesi aşaması.



6. Projenin İzlenmesi ve Değerlendirmesi: Proje çalışmalarının ve elde edilen sonuçların gözden geçirilmesi ve değerlendirilmesi aşaması. Bu değerlendirmeler sonraki proje hazırlıklarına esas teşkil edebilecektir.


Yukardaki şekilde yer alan döngü, her aşamanın bir diğerine zemin oluşturduğu süreklilik gösteren bir süreçtir. Örneğin, proje fikrinin oluşturulduğunda (aşama 1) elde edilen bilgiler, proje tasarımı/analizler sürecine (aşama 2) temel oluşturur. Aşama 3 ise daha önce birbirini izleyen iki aşama sırasında üretilen bilginin projenin hayata geçirilebilirliğini ve sürdürülebilirliğini farklı perspektifler doğrultusunda sağlayıp sağlamadığını gözden geçirir.


Birinci, ikinci ve üçüncü aşamalar, bir projenin kurgusunun yapıldığı aşamalardır. Bu aşamalarda yapılan tasarım doğru ve tutarlı ise daha sonraki aşamalar başarılı bir biçimde tamamlanabilir.


Bu notların içeriği de, proje döngüsü içinde yer alan aşamaların her birinde nasıl yol alınması gerektiği ve bu süreçlerde dikkat edilecek konulara dair önerileri paylaşmak olacaktır.

I. Aşama: Proje Fikrinin Belirlenmesi:
Proje fikri genelde mevcut durumda bize rahatsızlık veren, değiştirmeyi tasarladığımız bir duruma dair neler yapabileceğimizle ilgili fikirlerdir. Çevremizde sorun olarak gördüğümüz ve çözmeyi düşündüğümüz olgular bizi proje hazırlamaya doğru götürür. Evimizin akıtan çatısı, sokakta satıcılık yapan çocukların sayısında artış ya da tarım topraklarının tuzlanarak verimliliğin düşüşü gibi pek çok sorun bize proje fikri verebilir.

Daha iyileştirmek veya değiştirmek için önümüzdeki duruma dair tüm tasarılarımız ve fikirlerimiz bu aşamada elimizdeki işlenmemiş bilgiler demeti olarak durur. Bu bilgiler hep birlikte ilerki aşamalarda analiz edilerek, proje mantığı çerçevesinde bir sisteme yerleştirilecekler ve olabilirlikleri test edilecektir. Fikrin belirlenmesinde mevcut durumun iyi biliniyor olması önemlidir. Bu da bizi II. aşamayı oluşturan analizler bölümüne götürür.



II. Aşama: Analizler

Mevcut Durum Analizi

Proje hazırlarken ilk adım olarak, çalışma alanlarınızda sorun olarak gördüğünüz konuları sıralayarak başlayabilirsiniz. Kurumunuzun bu sorunlara yönelik geliştirdiği yaklaşımlar neler olabilir? Hangi sorun sizi en çok rahatsız ediyor? Hangi sorunu çözmek için çalışmak, proje geliştirmek istiyorsunuz?

Bu soruların yanıtlarını bulduktan sonra, üzerinde proje yapıp, çözmeye niyetlendiğimiz sorunumuza ait mevcut durumu hep birlikte değerlendirmemiz gerekiyor.
Proje hazırlamaya başlarken iki adet fotoğrafı duvara asmakla işe girişebiliriz.

Birinci fotoğraf mevcut durumu gösterir. Bu fotoğrafta sorunun tüm hatlarıyla, mümkün olduğunca net olarak belirlenmiş olması tercih edilir.

Bu fotoğrafın net olabilmesi için sorulacak temel sorular şunlardır:


    1. Mevcut duruma dair yeterli, doğru ve güvenilir verimiz var mı?

    2. Mevcut durumu değerlendirirken farklı ilgi gruplarını sürece dâhil edebildik mi?



Dikkat!

Mevcut durumda net olmayan fotoğraf üzerine proje kurgulamak, zemin etüdü yapmadan bir alana bina inşa etmek gibidir. Projenizin küçük sarsıntılarda yıkılma şansı yüksek olur. Sağlam zemin üzerine projeyi oturtabilmek için sorunun kaynaklandığı mevcut duruma çok iyi hâkim olmak gerekir.

İkinci fotoğraf ise projenin sonunda bizi ulaştıracak olduğu görüntüleri içeren fotoğraftır ki buna proje hedefi denir. Bu fotoğraf biraz mevcut durum üzerine kurgulanır. Bizim sorunu değiştirebilme kapasitemiz, sorunun değişebilme özelliği, elimizdeki kaynaklar, varsayımlar ve zaman gibi faktörler bu resmin belirlenmesinde yardımcı olurlar.


Hedef fotoğrafı, mevcut durum fotoğrafında değişmesini arzu ettiğimiz görüntüyü içerir. Ancak, arzu etmek burada yeterli değildir, aynı zamanda proje sonunda elde edeceğimiz görüntünün elde edilebileceğine inanmamız ve başkalarını da inandırabilmemiz gerekir. Bu nedenle projelerin amaçları mutlaka ulaşılabilir ve gerçekçi olmalıdır.
Hedef fotoğrafının mevcut durum fotoğrafına göre çok büyük değişiklikler içermiyor oluşu zayıf bir proje tasarlanmış anlamını taşımaz. Bu yanılgı çoğu kez proje hazırlayanları gerçekçi hedefler belirlemekten alıkoyar. Unutulmamalıdır ki, küçük değişiklikler öngören, küçük projeler bizi sonunda büyük değişikliği içere nihai hedefimize (ideal fotoğrafa) taşıyan önemli araçlardır.
Bir proje için yola çıkarken şu sorulara bizi tatmin edebilecek cevaplarımızın olması gerekir.


  • Değiştirmeyi düşündüğümüz bir durum / sorun var ve bu sorun bizi doğrudan etkiliyor/ilgilendiriyor.

  • Sorun bizi dolaylı etkilese dahi, sorunun çözümünde doğrudan etkilenen taraflarla ortaklıklar kurup, çözüm için birlikte yola çıktık.

  • Biz müdahale etmezsek sorun daha da büyüyecek.

  • Örgüt/kurum içinde ve ortaklarımızla birlikte soruna ve çözümüne yönelik algımız ortak.

  • Sorunun çözümü için önermeler geliştirip, uygulamaya geçme konusunda kendimizi ne kadar yeterli / yetkin hissediyoruz?

  • Sorundan benzer şekilde rahatsız olanlar bizim çözüm önerimizi ve müdahalemizi destekliyorlar mı?

  • Kurumsal misyonumuz, yani kurumunuzun kuruluş amacı sorunun çözümü için öngörülen müdahalelerle örtüşüyor.

  • Projeyi “sadece” kaynak bulduğumuz için yapmıyoruz.

Mevcut duruma dair “çok kaba olarak” şöyle bir örnek verebiliriz:


Güllühisar, daha çok son 10 yılda göçle gelen ailelerin yerleşerek oluşturdukları, ciddi altyapı sorunları olan, tümüyle kaçak yapılarla dolmuş, İstanbul’da bir semttir. Güllühisarda yaşanan sorunları şu şekilde özetlemek olasıdır:


  • Güllühisar’da ciddi boyutlarda yoksulluk ve işsizlik var (yetişkinlerin %30’u sabit gelirli ve sosyal güvenlik kapsamında bir işe sahip, kalanlar işsiz veya geçici işçi). Gelir düzeyleri kişi başına yılda 1500 ABD Doları civarında.

  • Eğitim düzeyi düşük (Nüfusun sadece %11’i lise ve üniversite mezunu). Özellikle kadınlarda okuryazarlık çok düşük.

  • Altyapı yetersiz, kanalizasyon yok, şehrin tüm evsel atıkları açık kanallardan akıyor.

  • Belediyenin öncelikleri farklı, belediye bütçesini daha çok kentteki futbol takımına ve Belediyeye ait TV ye aktarıyor.

  • Şehrin içinden açıkta akan kanalzasyon içme suyu kaynaklarına karışıyor

  • Hijyenik içme suyu yok, salgın hastalık var (her yıl 1000 kadar çocuk dizanteri, hepatit ve kolera oluyor).

  • Gelir düzeyine bağlı olarak çocuklarda beslenme yetersizliği görülüyor (anneler bilinçsiz)

  • Sağlık ocağı ve sağlık taraması yok (bölgedeki bir lastik fabrikasının sağlık heyeti var)

  • Kayıtlara göre 0-5 yaş grubundaki çocuk ölümleri son bir yıl içinde %10 oranında artmış



Bir duruma ait mevcut durum analizi kuşkusuz yukarda verilen basit ipuçlarının çok daha ötesinde detaylara sahip olmalıdır. Ancak, belirttiğimiz gibi bu sadece bir çalışma için fikir vermesi amacıyla oluşturulmuş, basit ve kısa bir mevcut durum resmidir.

Sorun Analizi
Sorun analizi, temel sorunların ne olduğunu tanımlamayı ve bu sorunlar arasında neden-sonuç ilişkisini kurmayı içerir. Bu analizin temel amacı, yalnızca sorunların görünen belirtilerini değil, ama aynı zamanda “en temeldeki nedenlerin” belirlenmesini ve proje tasarımında yanıt verilmesini sağlamaktır. Açık ve kapsamlı bir sorun analizi, bir dizi uygun ve odaklanmış proje hedeflerini geliştirmek için uygun bir zemin sağlar.
Sorun analizine başladığımızda, kendimize sormamız gereken çok temel birkaç soru vardır:

Değiştirmek istediğimiz, ya da sorun olarak gördüğümüz şey nedir? Önce bunu tanımlayıp, tam adını koymamız gerekiyor.

Bu sorunun kaynağı ya da kaynakları nelerdir?

Sorunlar arasında neden-sonuç ilişkisi kuruldu mu?


Sorun analizi sırasında neler yapacaksınız?

  • Konu ile ilgili görülen sorunları ve varlığı istenmeyen durumları gelişigüzel sıralayın.

  • Bu sorunlar arasından size göre en önemli olanı seçin.

  • Tanımladığınız diğer sorunları neden-sonuç ilişkisi içinde seçtiğiniz sorunla ilişkilendirin. Seçili sorunu ortaya çıkaran nedenleri aşağıya, sorunun yarattığı sonuçları da yukarı yerleştirin.

  • Şemada yer alan sorunların hepsi gerçek olmalı, hayali ya da gelecekte ortaya çıkması beklenen sorunlar olmamalıdır. Her sorunun doğru şekilde ifade edilmiş olması önemlidir.

Sorun analizinde kullanılan temel araçlardan biri de sorun ağacıdır. Sorun ağacı sorunların hiyerarşik bir sıra içinde bir birleriyle ilişkilendirilerek sıralandığı bir tablodur. Sorun ağacında yukarda sonuçlar yer alır, aşağı doğru da bu sonuçları doğuran nedenler. Her bir neden birden çok sonuç doğurabileceği gibi, bir sonucun birden çok nedeni olabilir kuşkusuz. Dolayısıyla tüm bu ilişkiler bir şema üzerinde gösterilir ve buna sorun ağacı denir. Aşağıda yer alan boş sorun ağacı, tüm sorun ağaçlarının mutlaka bu biçimde olması gerektiği anlamını taşımaz. Sorunların bir birleriyle ilişkileri karmaşıklaştıkça, doğal olarak ağaç daha çok dallanacak ve karmaşık hale gelecektir.




Çoğu kez projeler sorunların sonuçları üzerine odaklanırlar. Örneğin kıyılarda atıkları toplamak sonuç odaklı faaliyettir, tıpkı baş ağrısı için ağrı kesici almak gibi. Atıkların kaynağına müdahale yapılmadıkça kıyıdaki kirlilik sorunu sürecektir.


Sonuç odaklı projeler sorunu geçici olarak ortadan kaldırsa dahi, kaynağa müdahale olmadığı için bir süre sonra sorun yeniden ortaya çıkacaktır. Dolayısı ile bu tip projeler her ne kadar ilk başlarda etkili gibi görünseler de, sonuç olarak kaynak savurganlığının ötesine geçemez.
Bu nedenle bizi rahatsız eden sorunlara “neden?” sorusunu sormamız gerekir. “Neden?” sorusunun karşısında alınan her yanıt bizi biraz daha sorunun kaynağına ulaştıracaktır.
Dikkat! “Neden?” sorusu önemli olmakla birlikte, sürekli soruldukça, sürekli verilecek bir soru da ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle, müdahaleye yönelik olarak etki alanımız, gücümüzün bittiği yerden itibaren soru sormayı bırakmamız gerekir. Aksi halde sorunların küresel ölçekteki nedenleriyle kendimizi bir anda karşı karşıya bulabilmek işten bile değildir.
Dolayısıyla projeye başlarken sağlıklı bir mevcut durum fotoğrafı elde ettikten sonra, bu fotoğraf üzerinde ortaya çıkan soruna dair bir sorun analizi yapmamız gerekir. Sorun analizini yaparken mutlaka farklı paydaşların bir araya gelmelerinde fayda var. Kendi başımıza yapacağımız analiz soruna tek yanlı bakmamızı sağlar, hiç aklımıza gelemeyecek nedenler ve sonuçlarla proje başladıktan sonra karşılaşma gibi ciddi bir riskin de en güçlü nedenidir.
Şimdi, Güllühisar örneği üzerinden elimizdeki sorunları hiyerarşik bir yapı içinde sorun ağacına sıralayalım:

Sorun ağacının bir grup çalışması sonucunda hazırlanmasında fayda vardır. Yukardaki ağaçtan da görüleceği gibi, her bir kutunun üzerindeki cümle bir altındakinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır ve bir üstünde de kendi yarattığı sonuca dair bir cümle bulunur. Buradaki temel ilke, en yukarda nihai sonucun yer almasıdır. Sorun ağacının sebep-sonuç ilişkisini oluştururken en kolay yöntemlerden biri, elimizdeki soruna “neden?” sorusunu sorarak o cümlenin altına yazılacak olan neden cümlesinin tespit edilmesi sağlanır. “İçme suyu hijyenik değil” neden? “kanalizasyon sızıntısı var” gibi. Eğer aynı soruna birden fazla sorun kaynaklık ediyor ise bunları seçili olan sorunun altına yan yana yerleştirilir.

Paydaşlar (Çıkar Grubu, İlgi Grubu) Analizi:
Temel sorunları ve bunların arasındaki neden-sonuç ilşkilerini tamamladıktan sonra, bu

sorunların gerçekte en çok kimi etkilediğini, sorunlara yanıt verirken ve çözümlere

ulaşırken farklı paydaşların rollerinin ve çıkarlarının neler olduğunu incelemek gerekir.

Bazı durumlarda sorun analizini yapmadan önce ön bir paydaş analizi yapmak

gerekebilir. Örneğin, paydaşlar arasında birbiriyle çatışan güçlü çıkar ilişkileri olma

olasılığı varsa, bu ilişkilerin sorun analizine katkıları olabilir ve sorun analizinin tarafsız

olabilmesi için de önceden bilinmesi gerekir.

Paydaşlar analizi “Kimin sorunu?” ve soruna yönelik bir bir müdahale stratejisi

geliştirildiğinde “Kim yararlanacak” sorularının sorulmasıdır. Bu nedenle Paydaşlar

Analizi proje tasarımının en önemli ögelerinden birini oluşturur.


İlgi sahipleri/paydaşlar kimlerdir? Son yıllarda sıkça kullanılan bu terim, çözmeye çalıştığınız sorun ya da proje konunuzla doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili olan grupları ifade eder. Bu grupları şu şekilde sınıflandırabiliriz:


  • Sorunu doğrudan yaşayanlar/ çözümden olumlu fayda sağlayacak olanlar

  • Potansiyel yandaş, destekçiler

  • Potansiyel karşıtlar, projeden zarar görme riski taşıyanlar

  • Etkin proje tarafı olabilecek gruplar

Bunlar kişiler olabileceği gibi kurumlar ya da gruplar da olabilir.


İlgi sahibi/paydaşlar analizine başladığınızda, ilk olarak yukarıdaki gruplara giren kişileri ya da kurumları listelemeniz gerekir.
İlgi sahipleri/paydaşların ihtiyaçlarını ve beklentilerini, sorunun çözümündeki katkılarının ne olacağını (zayıf ve güçlü yanlarını) belirleyin.
Sonra, ilgi sahiplerinin projenizden alacağı faydaları ve görecekleri zararları karşılarına yazınız
En sonunda da, bu grupların aralarındaki ilişkileri belirtin. Örneğin, projeden yarar elde etmesi olası iki grup arasında farklı nedenlerden ötürü, geçmişten gelen sorunlar olabilir ve bu projenin başarısını etkileyebilir.
Paydaşlar: Proje ile ilişkisi olan kişiler, gruplar, kurumlar ya da kuruluşların

hepsi projenin paydaşları olarak tanımlanır. Paydaşlar doğrudan ya da dolaylı

biçimde proje sürecinden olumlu ya da olumsuz biçimde etkilenecek

olanlardır.

Birincil Paydaşlar: Projeden doğrudan olumlu ya da olumsuz etkilenecek

olanlardır. Projenin temel yararlanıcıları olan hedef gruplar ve nihai

yararlanıcılar olarak bu gurupta yer alır.

İkincil Paydaşlar: Birincil paydaşlara hizmet sunumunda aracılık edecek

olanlardır. Bunlar, fon kuruluşları, uygulama, izleme ve destekçi

kuruluşlardır.

Temel Paydaşlar: Değişimi yaratacak olan kuruluşlar

Paydaşlar çözülmek istenen sorunun niteliğine bağlı olarak değişirler. Örneğin kişiler

yaş, cinsiyet, eğitim, etnik köken, din, ve meslek olarak birbirlerinden farlılık gösterirler;

hane halkları, hane halkı reisinin cinsiyeti, medeni durum, gelir, iş durumlarına göre

farklılaşırlar; topluluklar ise yer, sahip olunan kaynaklar, altyapıya ve hizmetlere erişim

açısından farklılaşırlar.


Paydaşlar analizi nasıl gerçekleştirilir?

Paydaşlar analizine bütün olası paydaşların listesi oluşturularak başlanır. Çocuklar,

engelliler gibi alt-gruplar ve kadınların algıları mutlaka içerilmelidir. Listede yer alan her

ilgili grup özel bir kategoriye yerleştirilir ve proje içindeki rolü tanımlanır. Birincil ve

ikincil paydaşlar arasında farklılaştırma yapılır.

Paydaşlar Özellikler Beklentiler/Çıkarlar/


Paydaş

Özellikler

.Sosyal, ekonomik

.Cinsiyet farklılığı

.Statü, kurum

davranışlar

Çıkarlar ve Beklentiler

. çıkarlar

.hedefler

. beklentiler

Potansiyeller ve Zayıflıklar

. Kaynak

. Bilgi, deneyim

. Potansiyel katkı

Sorunun çözümü için önermeleri





























































Yüklə 353,68 Kb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2022
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə