Üa möheaöıslerı odası aylık japırpıdır



Yüklə 1,26 Mb.
səhifə1/10
tarix27.10.2017
ölçüsü1,26 Mb.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10

mod nüa möheaöıslerı odası
aylık japırpıdır

LiLI 25. SAYI 299, KASİM-ARALIK 1984

anın önde gelen imalatçı
arı, imal ettikleri otomobil,
ve iş makinalarında

ullanmakladır, çünk

Siz de rulman siparişlerinizde başlıca sanayicilerin
araçlarına taktığı kalitedeki rulmanı tercih ediniz.

TİMKEN

TESCiL EDİLMİŞ ALAMETİ FARİKA

KONİK MAKARALI RULMANLARI

Timken rulmanları sıraladığımız ülke-
lerde üretilmekte ve dünyanın her
yerinde satılmaktadır: Avustralya,
Brezilya, Kanada, İngiltere, Fransa,
Güney Afrika ve Amerika Birleşik

Devletleri. (Amerika Birleşik
Devletleri lisansı altında.)

DİSTRİBÜTÖRLER:

BURLA Makina Ticareti ve Yatırım A.Ş., Voyvoda Caddesi 61-65, Karaköy, İstanbul, Tel: 155 59 50 telex- 24135 BURL TR
ALKO Türk Ticaret Adi Komandit Şirketi, Taksim Tarlabaşı Caddesi No. 26, P.O. Box 692, Beyoğlu, İstanbul,
Tel: 150 26 50 / 150 51 34, telex: 24121 ALKO TR

SAHİBİ : Makina Mühendisleri Odası adına

ismet Rıza CEBİ

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

Müfit AKYOS

YAYIN KURULU

Reşat ERLEVENT, Ömer TURAN, Metin
YAZMAN. Metin CANITEZ, Muammer BERGE,
Atılay ARSAN

YAZI YAYIN KOŞULLARI

Yazılar, dosya kâğıdına, daktilo ile seyrek satirli
yazılmış, iki kopya olarak; yazı özeti, yazarın U ısa
özgeçmişi, adresleri ve telefonları ile birlikte gön-
derilmelidir. Yazı eki olan fotoğraflar, net ve temiz
olmalı, grafik ve şekiller basım için aydınger ya da
beyaz kâğıda rapido ile çizilmelidir.

özgün ve derleme yazılarda, varsa, yararlanılan kay-
naklar; çeviri yazılarda, çevirinin yapıldığı kaynak
belirtilmelidir.

Gönderilen yazılar, yayınlansın ya da yayınlanmasın
yazarına geri verilmez, özgün ve derleme yazılarda-
ki fikir ve görüşler yazarına, çeviriden doğacak so-
rumluluk ise çevirene aittir.

ı

Yayın Kurulu, gönderilen yazılar üzerinde gerekil
gördüğü düzeltmeyi yapmaya yetkilidir.

Gönderilen yazılar, daha önce başka bir yayın orga-
nında yayınlanmamış olmalıdır.

Dergide yayınlanan yazılara, bir dergi sayfası için,
özgün ve derleme yazılarda 3.000.—TL; çeviri yazı-
larda 2.OOO.—TL. net ödeme yapılır.

Dergideki yazılar, kaynak gösterilmek koşuluyla,
başka yayın organlarında yayınlanabilir.


ABONE KOŞULLARI

Makina Mühendisleri Odası'nın Türkiye'deki üyele-
rine parasız gönderilir. Sayısı 200.—TL; Yıllık abo-
ne 2.000.— TL; 6 aylık 1.100.— TL, mühendislik
eğitimi yapan öğrencilere % 50 indftim yapılır. Yurt
dışı yıllık abone 35 ABD Doları.

YÖNETİM YERİ

Konur Sokak No. 4/4 Kızılay - Ankara
Tel: 18 23 74- 18 38 26

REKLAM FiYATLAR! VE KOŞULLARI

ön Kapak
ön iç Kapak
Arka Kapak
Arka iç Kapak
iç Sayfa
1/2 Sayfa
1/4 Sayfa
1/8 Sayfa

150.000 —TL.
100.000.—TL.
110.000.—TL.


90.000 .-T L.

60.000.—TL.

30.000.—TL.

15.000.—TL.
8.000.—TL.

Derginin sayfa boyutları 20 x 27 cm.'dir. Reklam
filmlerinin hazırlanmasında bu boyutlar (yalnız
ön kapak için 17,5 x 14 cm.) göz önifeıe alınır, iç ve
dış kapaklarda, renkli baskı istenebilir. Ek renk
kullanıldığında, her bir ek renk için 20.000.—TL.
ek ödeme yapılır. Renk süzümü istenirse, ayrıca
15.000.—TL. ödenir.

Reklam bedelleri, fatura tarihinden başlayarak en
geç on beş gün içinde, Türkiye iş Bankası, Ankara
Yenişehir Şubesindeki 8987 No'lu hesaba yatırılır.

DİZGİ. FİLM, MONTAJ, BASKI

MAYA Matbaacılık Yayıncılık Ltd. şti.

Esat Cad. 44 Tel: 18 01 53 Ankara

Basıldığı Tarih: Aralık 1984, Baskı Say ısı: 18500

mühendis
vemakina

AYLIK TEKNİK DERGİ SAYI:299 KASIM-ARALIK1984

İÇİNDEKİLER

SUNUŞ 2

TÜRKİYE'DE TEKSTİL MÜHENDİSLİĞİNİN

SORUNLARI 3

Y. Doç. Dr. HalilRiftıtALPAY

TEL ÇEKME HADDELERİNE

GENEL BİR BAKIŞ 6

Doç. Dr. Levon ÇAPAN

TAKIM TEZGAHLARININ BİLGİSAYARLI

NÜMERİK KONTROLÜ 9

Yük. Müh. Aykut DALGIÇ

KESME SIVISI BOZULMA KONTROLÜ 13

Çev. Yük. Müh. Şükrü KISAKÜREK

SANAYİDE KAPASİTE KULLANIMI-İSTİHDAM

iLiŞKiLERi 16

A. Hikmet YURT

TASARIM DOSYASI 22

Çev. Ömer TURAN

ODA'DAN 24

Okurlarımızın yeni yılını kutlar,esenlikler dileriz. . .

Değerli Okuyucularımız,

Geçmişte, her iki yılda bir düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz "Sanayi Kongrelerimizi (1960-1962-1964-
1972-1974-1976 yıllarında yapılan) ne yazıkki son yıllarda düzenleyemedik.

Asıl görevlerimiz arasında gördüğümüz bu tür etkinliklerimizle oluşturduğumuz ortamlarda, üniversite, sana-
yi, bireysel araştırmacılar ve meslek odalarında birbirinden kopuk gelişen bilgi üretimlerini, deneyimleri
ve işlenmemiş verileri sistematik olarak bir araya getirme ve toplum yararına sunmak olanaklarını yarat-
mak amaçlanmaktadır.

Sanayi Kongresi düzeyinde bir etkinliği, -Ulusal Tekstil Sempozyumu- Bursa Bölge Temsilciliğimizin üstün
çabalarıyla 26-30 Kasım 1984 tarihlerinde gerçekleştirmiş olmanın kıvancını sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Benzer bir etkinlik 17 yıl önce 22-24 Mayıs 1967 tarihlerinde yine Odamızca "Türkiye Birinci Tekstil
Endüstrisi Kongresi" adıyla Bursa Sümerbank Merinos Fabrikasında düzenlenmişti.

Odamızın 30. Kuruluş Yılı Kutlama etkinlikleri kapsamında yer alan bu Sempozyumu sizlere duyurmak
için Dergimizin kapağını bu konuya ayırdık ve sempozyumda sunulan bir bildiriye de yer verdik.

Sempozyumda sunulan tüm bildiriler bir araya getirilerek, 113 nolu Oda yayını olarak satışa sunuldu.
Ayrıca Sempozyum süresince tekstil yan sanayiini yansıtan bir de sergi düzenlendi

1984 yılının bu son sayısını sizlere sunarken Dergi Yayın Programımıza, planladığı gibi gerçekleştirmemize
katkıda bulunan tüm meslekdaşlarımıza ve emeği geçen çalışanlarımıza teşekkür ederiz.

Yayın Kurulu

MÜHENDiS VE MAKlNA DERGiSi CiLT 25 SAYI 299 KASIM -ARALIK 1984


MÜHENDİS VE MAKİNA DERGİSİ CİLT 25 SAYI 299 KASIM-ARALIK 1984


Türkiye'de tekstil

mühendisliğinin

sorunları

Y. Doç. Dr. Haffl Rifat ALPAY
Uludağ Üniversitesi
Tekstil Bölümü
BURSA


Bu yazı 26-30 Kasım 1984 tarihlerinde Bursa
Temsilciüğimizce Bursa'da düzenlenen Ulusal Tekstil
Sempozyumunda sunulan bildirileri kapsayan
113 No'lu Oda yayınımızdan kısaltılarak alındı.

Ülkemizde üniversite düzeyinde Tekstil Mühendisliği
eğitimi oldukça yenidir. Böyle olunca elbette eğitimde ve
daha sonra endüstride bir takım sorunlar ortaya çıkmakta-
dır.

Çok yeni olması yüzünden henüz tecrübe kazanmaya
başlayan Tekstil Mühendisliği eğitimimizin sorunları olması
doğal karşılanmalıdır.

îlk zamanlar Tekstil Fabrikalarında görev yapan deği-
şik dallardaki Mühendisler kendilerini çalıştıkları bölümle-
rin gerektirdiği şekilde yetiştirmek durumunda kalmışlar-
dır.

Tekstil Mühendisliği kendisine özgü bir eğitimi gerektir-
mekte olup, bu sahada bilimsel yöntemlerin ağırlık kazandı-
ğı da bir gerçektir. Hammaddenin alınıp, mamul kumaş ve
daha sonra da konfeksiyon haline getirildiği çok uzun bir
süreç olan Tekstil Teknolojisinin iplik, dokuma, örme, ter-
biye ve konfeksiyon gibi çeşitli aşamalarını içeren uzmanlık
dallan bulunmaktadır. Bu dalların her birisi başlı başına bi-
rer çalışma sahası olarak moden teknolojideki en son geliş-
melerin uygulanmasıyla çok hızlı bir değişme ve ilerleme
durumundadırlar.

Uluslararası pazarlann acımasız rekabet koşullarında
mücadeleyi sürdürebilmek için modem tekstil Teknolojisini
yerleştirmek ve yenilikleri sürekli izlemek zorundayız.

Modem Tekstil Teknolojisinin gelişimi olağanüstü hız-
lanmıştır. Tekstil makineleri artık klasik üretim teknolojisin-
den çok uzaklaşmışlardır. Bunlar makine, elektronik ve
kimya mühendisliklerindeki en yüksek seviyenin tekstile
uygulanmasıyla sürekli gelişmektedirler, öte yandan döviz
getirmesi bugün için kesin olan Tekstil endüstrisine büyük
yatırımlar yapılmaktadır.

Teknolojik sorunlarımızı bizim mühendislerimizin hal-
letmesini istemek en doğal hakkımız olmasına rağmen uy-

gulamada ortaya bir takım aksaklıklar Clkmakta,

da başında, fakülteyi yeni bitiren bir mühendisin endüstriye
gittiği zaman uyum gösterememesi gelmektedir.

Dört yıllık klasik bir mühendislik öğreniminden sonra
iş yerine gidince ne yapacağını şaşıran, makineleri ve aletle-
ri tanımayan, işverenin, ustanın, teknisyenin ve işçinin dili-
ni anlamayan, bu yüzden de hem kendisi bunalıma düşen,
hem de üniversiteye karşı bir şüphe ve güvensizlik yaratan
genç mühendisleri sorumlu tutabilir miyiz?


ülkemizde mühendislik eğitimnin dört yıllık olduğu ve
üniversitelerimizde yürütüldüğü bilinen bir husustur. Dört
yıllık mühendislik eğitiminin ilk iki senesinde temel mühen-
dislik dersleri ağırlık taşırken son iki yılda meslek dersleri
okutulmaktadır. Mühendislik eğitimi bu süre içerisinde hem
teorik esaslann, hem de laboratuvar, atelye ve staj uygula-
malarının bir bütün olarak Öğrenciye kazandırılmasını amaç-
lamaktadır. Bu amaçlara göre genç mühendis adayının ilk
sınıflarda aldığı matematik, fizik ve kimya esaslı bilgilere
üst sınıflardaki teknolojik uygulamaları oturtması, başarılı
olması için şarttır.

Ancak hızlı teknolojik gelişmelerin izlenmesi için atel-
ye ve laboratuvarlarda, çok pahalı makine ve araç-gerecin
sağlanması mühendislik eğitimimizin en büyük sorununu
olu şturmak tadır.

Her yeni çıkan makine ve aletin hemen okula getirilip
öğrenciye uygulama yaptırılması en zengin ülkelerde bile
olanaksızdır. Kaldı ki ülkemizde bunların eskisinin temini
bile mümkün olmamaktadır. O zaman soruna daha değişik
çözümler aramak durumunda kalmaktayız.

tik akla gelen çözüm, stajlara ağırlık verilmesi ve öğren-
cinin işletmelerde yapacağı pratik çalışmaları hakkıyla yü-
rüterek modern teknolojiyi yerinde ve endüstri ortamı için-
de görmesini sağlamaktır. Böylelikle her yeni makineden bir
tane okula satın almamız gerekmiyeceği gibi, mühendis ada-
yının teknolojik gelişmeyi sanki endüstrinin diğer öğelerin-
den soyutlanmış gibi görmesinin de önüne geçilecektir.

Mühendisin okuldan mezun olduktan sonra gelişmeleri
izlememesi durumunda 4-5 sene gibi bir müddet içerisinde
sahip olduğu teknolojik bilgilerin büyük kısmının geçerli-
liğini yitirmesi sözkonusudur. Mühendislerimizin ne yazıkki
bir çoğu yabancı dil bilmedikleri için bu tehlike ile karşı
karşıya kalmaktadırlar.

Bu bakımdan önerimiz mezun olan mühendislerimizin
üniversite ile ilişkilerini yoğun biçimde sürdürmeleridir.
Böylelikle onlar yayınlan izleme konusunda karşılaştıkları
zorluklan halledebilecekleri gibi, öğretim kurumu da onla-
rın sorunlannı öğrenecek, neler eksik, neler gereksiz, hangi
konulara ağırlık verilmeli gibi sorularına cevap almış olacak-
tır. Eleştirinin yine üniversiteden yetişmiş elemanlardan gel-
mesi eğitimi endüstriye ayak uydurabilmesi için çok büyük
önem taşımaktatır. Klasik, içine kapanık bir öğrenim ku-
ruluşu değil endüstri ile her sahada işbirliği yapan dinamik
bir eğitim kurumu olmak yetişecek mühendislerin sorunlan-
nı büyük ölçüde azaltacaktır.

Burada karşımıza, üniversite-Sanayi işbirliği konusu
çıkmaktadır, işletmelerin bu konuyla ilgili birçok şikayet-
leri mevcuttur. Bunlar esas olarak;

  • Yeni mezun mühendisin işletmedeki makineleri ta-
    nımadığı ve bunlar hakkında bilgisi olmadığı,

  • Teknolojik sorunlar karşısına ne yapacağını şaşırdığı,

  • Teknisyen, ustabaşı, işçi gibi beraber çalışmak zo-

3

runda olduğu kişilerle sağlıklı bir iletişim kuramadığı,

Hiç bir konuda çoğunlukla pratiği olmadığı gibi


aslında sadece deneyimsizlik başlığı altında toplayabileceği-
miz husulardır.

Aslında stajlarını hakkıyla yapmış olan yeni mühendisle-
rimiz bu sorunlan kısa zamanda hallederek kendilerini ka-
bul ettirmektedirler.


Diğer bir husus da mühendisin işletmeye gider gitmez
eline anahtarı alıp hemen makinalan söküp takmasının bek-
lenmesidir. Kanımızca bu da doğru değildir. Bunun için bel-
li bir uyum sağlama süresine ihtiyaç vardır, işletmeye yeni
başlayan bir mühendise "Bunca yıl üniversitede okudun. Bir
makinayı sökemiyorsun. Arızanın nasıl giderileceğini bil-
miyorsun. Sen ne işe yararsın?..." gibi sözlerle saldırmak bü-
yük bir haksızlıktır. Böyle davranışlara maruz kalan genç
mühendis kendine olan güvenini kaybetmekte, meslekten
soğumakta ve geleceği olumsuz biçimde etkilenmektedir.

Büyük çalışma hırsına sahip bu kişiler kendilerine küçük bir
şans bile verilmeden sanayinin dışına itilmektedirler. Bu itil-
me esasen daha staj dönemlerinde başlamaktadır. Fabrika-
lardan yaz stajlarını tamamladıktan sonra dönen bir çok
öğrencimizde mesleğe karşı bir ilgisizlik, soğukluk ve hayal
kırıklığı görüyoruz. Bu, derslerdeki ilgi ve başarılarını da et-
kiliyor. Yine de yetenekli bir mühendis kısa zamanda içinde
bulunduğu koşullara uyum sağlıyacak ve kendini kabul etti-
recektir. Esasını zaten bildiği teknolojik sistemleri kavraya-
rak, meseleleri halletmeye başlıyacaktır. Ancak görülen
odur ki, genç mühendislere deneme şansı genellikle verilme-
mektedir. Okulu yeni bitirmiş bir mühendis çoğunlukla genç
bir elemanın yönetimine girmek istemiyen kişiler tarafından
kasıtlı bir biçimde endüstrinin dışına itilmektedir. Bunun
bir sonucu olarak toplumumuzda halâ teknik eleman açığı
bulunduğu halde, mesleğinden başka işlerle uğraşan bir
çok mühendis mevcuttur. Bu, ülkemiz açısından maddi ve
manevi büyük kayıplara yol açan bir durumdur.

Bu önlemler arasında, genel mühendislik dallarından
sonra verilecek, "özel lisansüstü eğitimleri" ile yüksek sevi-
yeli teknik elemanların yetiştirilmesi düşünülebilir, üniversi-
telerimizde bulunan fen bilimleri enstitülerinde bu amaçla
birden çok mühendislik dallan bir araya getirilerek belli
teknolojileri her yönüyle kavrayacak elemanları yetiştirmek
mümkündür, örneğin; Tekstil Teknolojisi - Makina - Elekt-
ronik Mühendisliklerinin bilgilerine sahip uzmanlara duyu-
lan ihtiyaç ülkemizde çok artmıştır. Mühendislik dallan ara-
sında koordinasyon kurularak, kombine teknolojilerden an-
lıyan elemanları yetiştirmede geç kalınmamalıdır.


Yüksek lisans ve doktora seviyesinde hazırlanan özel
programlardan sonra, bu elemanların yine bu program çer-
çevesinde gelişmiş ülkelerin üst seviyedeki endüstri kuru-
luşlarında yapacaktan staj ve uygulama çalışmaları yepyeni
bir mühendislik düzeyini ülkemize kazandırabilir.

Akademik amaçlarla yetiştirilmekte olan lisansüstü öğ-
rencilerinin de enyeni programlardan yararlandırılması, bun-
ların yetiştirecekleri mühendislerin en son yenilikleri bilen
kişiler olmasını sağlıyacak tır.

Özellikle laboratuvar imkanlan sön derece kısıtlı oldu-
ğu için kamu ve özel kuruluşlardan yararlanacak çalışma-
larını sürdüren Tekstil Mühendisliğini iyi bir eğitim yapabil-
mesi için, sanayinin mutlaka desteğini alması şarttır.

Unutulmamalıdır ki yetişen Tekstil Mühendislerinden
yararlanacak olanlar yine Tekstil kuruluşlarıdır. Onun için
görünüşte pratik ve ekonomik bir yararı olduğuna inanılma-



Yüklə 1,26 Mb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   10




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə