2. sosyal hayattan,siyasi hayattan,düşünce hayatından,teknolojik hayattan

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 388.88 Kb.
səhifə1/5
tarix31.10.2017
ölçüsü388.88 Kb.
  1   2   3   4   5

SAYFA 11 

ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

1. D,Y,D 

2.sosyal hayattan,siyasi hayattan,düşünce hayatından,teknolojik hayattan 

Sayfa 12 

Hazırlık Çalışması 

EDEBİYAT SAYFA 12 

4. ETKİNLİK 

Tanzimat fermanı 3 kasım 1839 da Gülhane parkında padişah,diğer devlet büyükleri,ulema,lonca ve esnaf temsilcileri ve halkın "Gülhane Hattı Humayunu" adıyla Mustafa reşit paşa tarafından okundu.Bu fermanla Osmanlı devletinde İslam hukuku ve geleneksel kurumların bıraktığı hızlı bir değişim süreci başladı 

 

SAYFA 13 



 

3.SORU:Yenileşme kavramı, var olanın çağın gereksinim ve özelliklerine göre yeniden düzenlenmesidir. 

4.SORU:Burada yenilik kavramak en uygun hareket konağı restore ettirip,ihtiyaca göre eklemeler yapmaktır.Çünkü konağı,yıkıp yerine yeni bir bina yapmak yenilik değil,köklü bir değişimdir. 

 

SAYFA 15 



1. METİN 

 

1.On dokuzuncu asır şiirindeki 9,13,14,15,16,17,20,21 ve 22. beyitler ortaçağa özgü dünya görüşünü yansıtmaktadır.diğer beyitlerde ise şair,modern dünyada yaşananları dile getirmiştir.Modern dünyaya ait ifadelerin bulunması Sadullah Paşa'nın döneminin zihniyetinden etkilendiğini göstermektedir.Sadullah paşa ortaçağdan beri süregelen inanışları da bilmekle beraber modern dünyaya da kayıtsız kalmamıştır. 



2.Şair,tercihini modern dünya görüşünden yana kullanmaktadır.çünkü modern dünya aklı ve deneyi baz alarak bilinmezlere veya yanlış bilinenlere ışık tutmuştur. 

3.Verilen beyitler Sadullah paşanın "insan hakları", "eşitlik", ve "basın-yayın","bilimsellik" ile olan ilgisini göstermektedir. 

4.Ziya paşanın yakınması Doğu medeniyetinin geri kalmışlığı ve cehaleti ile ilgilidir.Buna rağmen batı,sürekli gelişmiş ve bilimin öncülüğünde güçlü bir medeniyet kurmaya başlamıştır.Bu durumda hem aydınların hem de toplumun Batı'ya yönelmesine sebep olmuştur 

 

2.METİN 



 

1.Ziya paşa Osmanlı devletinin İstanbul’un fethiyle başlayan yükselme dönemi ile 19.yüzyıldaki çöküş dönemini karşılaştırmaktadır.bu karşılaştırma ihtişamlı bir devletin nasıl çöküşe gittiğini göstermektedir. 

2.---- 

 

1.ETKİNLİK 



1.Osmanlı devletinde yönetim kurumlarıyla birlikte askeri kurumlarında gerilemesinin en büyük sebebi,bilim ve teknik alanda meydana gelen değişiklik ve gelişmeleri takip edemeyiştir.bu sebeple çağın gerisine düşmeye başlayan Osmanlı devletinde askeri başarısızlıklar görülmeye başlamıştır.Gerilemenin görüldüğü ilk alan olan askeri alan,yeniliklerin de başlangıç merkezi olmuştur. 

3.Osmanlı devletindeki yenilikler öncelikle askeri alanda yapılmıştır. 

4.Tanzimat fermanı 3 kasım 1839 da "Gülhane Parkı'nda" padişah,diğer devlet büyükleri,ulema,lonca ve esnaf temsilcileri ve Mustafa Reşit paşa tarafından ilan edilmiştir. 

5.Tanzimat’ı ortaya çıkaran nedenleri iç ve dış faktörler olarak iki kısma ele alabiliriz.İç faktörler Tanzimat’ın bir sonuç olarak ortaya çıktığı Osmanlı batılaşma hareketlerini anlatırken genel olarak üzerinde durulan hususlardır. Dış faktörler ise cereyan eden hadiselerdir.Osmanlının sahip olduğu üstünlüğünü kaybedip devlet kurum ve kanunlarının asrın ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olmaması ,devletin maddi ve manevi gücünü kaybetmiş olması bunun sonucunda her sahada yenilgiye uğraması yeniden ve geniş bir ıslahat hareketini zorunlu kılıyordu. 

 

SAYFA 18 



ANLAMA YORUMLAMA 

1.On dokuzuncu Asır adlı manzuma kaside nazım şeklinin özellikleriyle yazılmış , doğu-batı teması üzerine kurulmuş,döneminin Osmanlı Türkçesi dil özelliklerini taşıyan bir eserdir.Osmanlı devletinin gerileme sebepleri adlı metin parçası ise düz yazı şekliyle kaleme alınmış doğu-batı teması üzerine kurulu bir makaledir.Bunlardan hareketle yenileşme döneminin bilim,teknik,gelişme gibi kavramlarının her iki metinde de ele alındığı görülmektedir. 

2.Tablonun içi sırayla;Bilim,Hukuk,Teknik,Rön esans,Reform,Povitiz m 

3.Osmanlı devletinde modernleşme hareketleri yapılan yenilikler göz önüne alınırsa yönetici sınıf tarafından gerçekleştirilmiştir.Çünkü devletin devamlılığının tehlikeye girdiğini,bu sebeple başta askeri alan olmak üzere birçok yenilik yapılması gerektiğini görenler devlet yöneticileri olmuştur. 

4.Tanzimat fermanının ilan edilmesinde iç etkenlerin de rolü olmasına karşın dış etkenler çok daha baskındır. 

5.Günümüzde sosyal,siyasi,kültürel alanda çağın gereklerine uygun yenilikler yapılmaktadır. 

 

SAYFA 19 



ÖLÇME DEĞERLENDİRME 

1. D, D, Y 

2.Abdülmecit= Tanzimat fermanı 

ll.Mahmut=Yeniçeri ocağının kaldırılması 

Baron De Tott= Hendesehane 

3. cevap : E şıkkı 

 

SAYFA 20 



1.ÜNİTE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 

1.cevap: E 

2......sosyal,siyasi ve tarihi....... 

3.burada soru hatalı çünkü edebi eser seçeneklerde verilenlerin tamamıyla ilişkili. 

4.Temel sebep,bilim ve teknik sayesinde modernleşen batı ordularının osmanlı ordularından üstün hale gelmesidir. 

 

Sayfa 23 



1.ETKİNLİK 

***Askeri alanda Nizam-ı Cedid ordusu oluşturuldu. lll. Selim tahttan indirildi.Nizam-ı Cedid ordusu dağıtıldı ve yenilgiyi destekleyen devlet adamları ve kişiler cezalandırıldı. 

 

 

2.ETKİNLİK 



***Devlet yöneticileri tarafından istenmiştir. 

 

3.ETKİNLİK 



***İlk Türkçe gazete 1831'de çıkan Takvim-i Vekayi'dir.Tanzimat döneminde çıkan ilk gazete ise Ceride-i Havadistir. Ceride-i Havadis bir meslek gazetesi olan Vekayi-i Tıbbiye izledi.Yeni Türk nesrinin doğmasında en büyük rolü oynayan en önemli görevi yüklenen başlıca gazete ve dergiler:Takvim-i Vekayi(1831),Ceride-i Havadis(1840) gibi resmi gazetelerle Namık kemalin yayınladığı İbret (1871),Hadika(1872)Ali Suvai’nin yönettiği Muhbir(1866)Ahmet Mithat'ın çıkardığı Devir (1872) 

 

4.ETKİNLİK 



***Gazete ile birlikte makale fıkra gibi türlerle roman hikaye ve tiyatro gibi türlerde Tanzimat'la birlikte ortaya çıkmıştır. 

 

5.ETKİNLİK 



***Surlar içinde İstanbul,Osmanlı sosyal yaşamının geleneksel yapısını koruyan ve yaşatan kısacası Türk İstanbul'un canlı bir merkezidir.Beyoğlu ise eskiden beri gayrimüslimlerin zorunlu ikamet yeri olarak Batılı bir yaşamı sürdüren ,Batı'dan gelen yeniliklerin görüldüğü ilk yer olma özelliğine sahip bir yerdir. 

 

 



soru 1:nizam-ı cedit ordusu kuruldu. 

*giderlerini karşılamak için nizam-ı cedit hazinesi kuruldu. 

*tersane ıslah edildi. 

*avrupa'nın önemli merkezlerinde sürekli elçilikler açıldı. 

*resmi devlet matbaası kuruldu. 

*Frasnsızca devletin ilk resmi yabancı dili olarak kabul edildi. 

*merkeze bağlı eyaleteler yeniden düzenlendi. 

 

bu yenilikler askeri,mali,kültürel alanları kapsamaktadır 



soru 2:can güvenliği,ırz,namus ve malın korunmasında yenilikler yapılmıştır. 

askeri alandan askerlerle ilgili yenilikler yapılmıştır. 

 

soru 3:evet kapsar.yapılan yenilikler birşekilde halkıda etkilemiştir.Fermanın içerdiği yenilikler halkın karşılaştığı sorunlara çözüm yolu getirir. 



 

sayfa 25 ve 26 cevapları 

soru 1:*ceride-i havadis 

*tercüman-ıahval 

*tasvir-i efkar 

*muhbir 


*ibret 

 

soru 2:devletin ,milletin gelişmesini ve kalkınmasını sağlar. 



ilim tüm insanların hizmetine sunulur 

halkı bilinçlendir. 

 

soru 3:gazete o devrin en önemli iletişim aracıydı.Bu devirde yapılan yenilikler halk tarafından şüpeyle karşılanmıştır.Halkın aydınlatılması,dünya ve ülkeden haberler vermek için gazate ihtiyacı duyulmuş ve gazete ortaya çıkmıştır. 



 

soru 4:yeni edebi türler:makale,roman,tiyatro,hi kaye,anı,tenkit(eleş tiri)türleridir. 

 

gazeteyle ilişkisi:bu türler halkın alışması için gazetelerde yayınlanmıştır.Bu yüzden aralarında ilişki vardır. 



 

soru5:halkı aydınlatmak,onlara ders vermek için çıkarıldığını söyleyebiliriz.Ortaya çıkan yeni edebi türler ve fikirler halka ulaştırılır.Halk biliçlenir. 

 

soru 6:evet kurulur.Tanzimat döneminde batıya yçneliş vardır.Bu dönemde yaşayan edebiyatçıların pek çoğu Batı dilini özellikle Fransızcayı çok iyi biliyorlardı. 



 

 

 



anlama yorumlama 

soru 1:tanzimat döneminde halka faydalı olacak konular işlenmiş.Bu devrin edebiyatçıları haklı bilgilendirmek,eğitmek istemişler.Bu nedenle eserlerinde üslüp kaysıgı yoktur.yani bu dönemle ilişkilendirilemez. 

 

soru 2:tanzimat fermanı halka okunmak için yazılmıştır.paragraflar halinde yazılan fermanda ifadeler açık cümleler kısadır.mecaz ve yan anlamalara yer verilmez. 



 

gazetede ise cümleler daha uzundur.mecaz ve yan anlamlar bunlunabilir.Halkı aydınlatmak için yazılır. 

 

soru 3:Abdülmecit ve Abdülaziz batı tarzında giyinmişlerdirdaha modern elbiseleri vardır.Kavuğun yerini fes,kaftanın yerini ceket almıştır.Geleneksel giyime sahip padişahların sakalları varken batılaşmayı benimsemiş padişahların sadece bıyıkları vardır. 



 

soru 4:televizyon ve internet almıştır. 

 

SAYFA 27 - 28 



1-) Boşluk doldurmalar : D,Y,Y 

2-) gazete,roman,tiyatro 

3-) Eşleştirmeler bu şekilde olacak 

 

1 & 3 



2 & 2 

3 & 1 


 

4-) E 


5-) Askeri alanda yapılmıştır. Öncelikle bu alanda yapılmıştır.SAYFA 28 HAZIRLIK ÇALIŞMALARI 

 

1-) Halka yönelik uygulamalar vardır, kralın yetkileri kısıtlanmıştır. 



İkiside yenilikçi ve özgürlükçüdür. 

 

2-) yok 



 

3-) Makale,gezi yazısı,fıkra çünkü bunlar gazetede kullanılmıştır. 

 

SAYFA 29 - 30 



 

2.ETKINLIK 

Şemalı sorunun cevabı 

Cevap - 1 

Birbiriyle bağlı konular metinde verilmek istenen mesajı ortaya çıkarırlar. 

 

Cevap - 2 



Anlam birliği şu şekilde oluşturulur: 

Birtakım heceler bir araya gelerek kelimeleri oluşturur. Bu kelimeler cümleleri cümleler paragrafları paragraflar da verilmek istenen iletiyi meydana getirir. Tercüman-ıAhval ve Musavat metinlerinde paragraflar metinleri meydana getirmiştir. 

 

1-) Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi Ana düşüncesi : Gazete 



Müsavat Ana düşünce : Kanun önünde eşitlik 

2-) Resim,müzik tiyatro 

3-) Toplumun yaşayışı ve gerçekliği metni yazan kişiyide etkiler. 

Kişi bu metinde yaşananları yazdığı için bu kavramlar ana düşünceyi etkiler. 

4-) a.Ali Suavi kanun önünde herkesin eşit olduğunu savunur. Şinasi'de bu gazetenin önemini ve gazatelerin Türkçe yazılması gereksinimi olmasını savunur. 

b.Halkı bilinçlendirmek amacıyla. 

c) ulaşamayabilirlerdi. Çünkü roman veya tiyatro daha çok sanat yapmak için yazılan erlerdir. İki yazar ise halka bilgi vermeyi amaçlamışlardır. Bu şekilde ki eserlerde ise dil süslü ve sanatlıdır. Şiirsel bir anlatım görülür. Bu yüzden roman veya tiyatro eserleriyle halka bilgi zor bir olaydır. 

5- Kanun à kanuni vazife 

Devlet-i Aliyye à kazanılmış hak 

Milli Eğitim Bakanlığı Meclisi à Mazbata (tutanak) 

Vekiller meclisinde à izin 

 

1.tablo 



hükümet >politika gazeteleri 

vekiller meclisi >bilim kuvveti 

medeni millet >matbaa 

 

2.tablo 



eşitlik > hak 

kanun > hukuk 

islam hukuku > kanunsal haklar 

kanun > zengin fakir 

 

6-) Öğretici metinlerdir. 



7-) a.Tutarlı hükümler vermiştir, bazı kelimeler anlaşılabilir değildir. 

b Vardır. Çünkü ortaya çıktığı zaman kullanılan dil metinde kullanılır. 

8-) Batı kültüründe gelişen Türkçe tanzimatla geldiği için vardır. 

9-) Resmi dil değişse bile kullanılan dilin değiştirilmesi zaman almıştır. 

10-) Metin Türleri : Makale 

Metinlerin yazıldıkları tarih : 1860 

Metnin bağlı olduğu gelenek : Tanzimat edebiyat geleneği yapı şekli divan edebiyatı 

 

11-) Edebiyatta tanzimat edebiyatıyla ortaya çıkan yeni türdür.Önemli bir eserdir ve öğreticidir. 



 

12- a) Ali suavi eserinde eşitlik kavramını verdiği örneklerle somutlaştırmıştır. “ bir hamal ile en üst 

düzey bir memurun gerektiğinde hukuk önünde muhakameedilebileceğini belirtmesi örnek olarak gösterilebilir.” 

b) Şinasinin metninde ise hürriyet kavramı gazete çıkarmak isteyenlerin hakkı olduğu ifade edilerek somutlaştırılmıştır. 

13- Tercüman-ı Ahval Muk. Tema: hürriyettir. Müsavatta ise tema: eşitliktir. 

Benzerlik ve farklılıkları: 

• İki temada gazete yazısında ortaya konmuştur. 

• Temaları anlatmak için metnin türüne uygun bir dil anlatım kullanılmıştır. 

• İki temada Tanzimat döneminde ortaya çıkmıştır. 

• Daha önce bu temayla ilgili hiçbir eser yazılmamıştır. 

• Tercüman-ı Ahval mukaddimesi gazetenin giriş yazısıdır. Diğeri ise bir makaledir. 

14- Yazarlar hakkındaki bilgi internette zaten mevcut. 

15- Elde edilen bilgiler ışığında iki yazar hakkında karşılaştırma yapılabilir. 

3. Metin Sayfa 33’teki sorular: 

1- Atatürkçü düşüncede çağdaşlaşma uygarlaşma ve batılılaşma kavramları birbirleriyle bağlantılıdır. Çağdaşlaşma ülkenin refaha kavuşması için yapılan etkinliklerin tümüdür. Bu kavramla körü körüne taklit hedeflenemez. Ülkenin ilerlemesi için batılı ülkelerden alınan yenilikler ülkenin değerleriyle birleştirildikten sonra kullanılmalıdır. Bu kavramlar Atatürkçü düşüncede birbirlerinden ayrılamazlar. 

2- Metne göre çağdaşlaşma Türk toplumu için vazgeçilmez bir idealdir. Bu idealin dayandığı temel “Büyük davamız en uygar ve en refaha kavuşmuş millet olarak varlığımızı yükseltmektir.” Şeklinde ifade edilmiştir. 

3- Tanzimat döneminden itibaren gerçekleştirilen yeniliklerle Atatürk ilke ve inkılapları çağdaşlaşma ve uygarlaşmanın “ siyasal sosyal kültürel ve ekonomik yönlerini” kapsadığını söyleyebiliriz. 

 

Musavat isimli metinde: 



kanun à her vatandaşın eşit olması 

mahkeme à eşit yargılanma 

Devlet-i Aliyye à kazanılmış hak 

Bu kavram ve ifadeler bize Tanzimat fermanı ile birlikte gelmiştir. Bu kavram ve ifadeler Avrupa devletlerinin oluşturdukları sosyal siyasi dini ve ekonomik yapının bir sonucudur. Osmanlı Devleti’nde bu kavram ve ifadeler ile ilgili Avrupalılar gibi bir düzenleme yapılmamıştır. Bunların Osmanlı Devleti’nde uygulamaya konulması eski ve yeni arasında bir ikiliğin oluşmasına neden olmuştur. 

 

3. Etkinlik: 



 

Terimler: 

Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ kaznılmış hak, Devlet-i Aliyye, Tanzimat hükümet meclis gazete mazbata “ 

Müsavat: “ müsavat, kanun İslam hukuku, kamusal hak “ 

 

Kavramlar: 



Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ halk vazife adalet “ 

Müsavat: “ sınıf, adalet, ilim, fazilet, görev, şeref, zenginlik “ 

 

Günlük hayatla ilgili kelimeler: 



Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ menfaat, milletler, dil , fikir, hal dili, tarife hacet olmak vs.” 

Müsavat: “ sınıf, zümre, hamal, memur, kişi, şahıs vs. “ 

 

Bütün bu kavram, terim ve gün****k kelimeler yazarın topluma iletmek istediği iletinin yapıtaşlarıdır. Bunlar olmadan metnin iletisi okuyucuya sağlıklı bir şekilde ulaşamaz. Yine bu kavram ve terimlere bakarak dönemin zihniyetinin öğretici metinlere nasıl yansıdığını anlayabiliriz. 



 

6- Metinlerde öğretici, açıklayıcı ve kanıtlayıcı anlatım kullanılmıştır. 

a. Öğretici anlatım: 

• Açıklama, bilgi verme amacıyla yazılırlar. 

• Bu tür metinlerde söz sanatlarına ve süslü anlatımlara yer verilmez. 

• Her okuyanda aynı etkiyi uyandırır. 

b. Açıklayıcı anlatım 

• sorunu ortaya koyan cümlelerle anlatıma başlar. 

• Sorunu çözümleyen açıklamalar örnekler ve karşılaştırmalar ile devam eder. 

• Özetleyici ve yargı bildiren ifadelerle metin sonlandırılır. 

• Bu tür anlatımlarda kesin ve açık ifadeler olması gerekir. 

c. Kanıtlayıcı Anlatım: 

• İnandırma aydınlatma, bir başkasına kendi görüşünü kabul ettirme için yazılırlar. 

• Bu anlatım türünde kavram tanımlanır veya açıklanır. 

• Okuru etkilemek için bazı kelime öbeği veya cümleler aralıklarla metinde tekrar edilir. 

7- Her iki metinde de anlatım açık ve anlaşılabilirdir. Bunun nedeni iki metinin de öğretici metin olmasından kaynaklanır. Misalen: “madem ki bir sosyal toplulukta yaşayan halk bunca kanuni vazifelerle yükümlüdür elbette sözlü ve yazılı olarak kendi vatanının mefaatine dair fikir ileri sürmeyi kazanılmış haklarından sayar.” Diğer metin için: “ mesela bir hamal ile bir büyük memurun hukukça kanun önünde eşit tutulması hatta muhakeme bile olunması kısacası en sıradan kişinin hakkının kaybolmamasıdır. Öğretici metin olmasından dolayı anlatım açık ve anlaşılırdır. Yani metnin türü ile anlatım biçimi arasında bağlantı vardır. 

8- Tanzimat, kazanılmış hak, gazete, müsavat, kanun, kamusal hak, sınıf, hürriyet, adalet yenileşme vb. 

9- Metinlerde kullanılan dil yaşadığı döneme göre sadedir. Değerlendirme yapacak olursak, Naima’nın eserinde, birden fazla kelimelerle oluşturulmuş tamlamalar, Arapça ve farsça sözcükler görebiliriz. Diğer metinler Naima’nın eserine göre daha sadedir ancak günümüz Türkçesi ile inceleyecek olursak Tanzimat dönemi eserlerini anlamakta güçlük çekebiliriz. 

10- Tercüman-ı ahval ve müsavat öğretici metin olup, Tanzimat döneminde yazıldığı bariz bir şekilde ortadadır. 

11- Gazeteler kültür,sanat, siyaset, günlük yaşam kısaca hayatımızın her alanından bize bilgiler sunan bir kaynaktır. Gazete insanı direkt olarak etkisi altına alan bir iletişim aracıdır. Onun dili sade ve süssüz olduğu için her okuyan metni anlayabilir. Bu sebepten gazetelerin etkisi günümüzde bile inkar edilemez. 

12- a) Ali suavi eserinde eşitlik kavramını verdiği örneklerle somutlaştırmıştır. “ bir hamal ile en üst düzey bir memurun gerektiğinde hukuk önünde muhakame edilebileceğini belirtmesi örnek olarak gösterilebilir.” 

b) Şinasinin metninde ise hürriyet kavramı gazete çıkarmak isteyenlerin hakkı olduğu ifade edilerek somutlaştırılmıştır. 

13- Tercüman-ı Ahval Muk. Tema: hürriyettir. Müsavatta ise tema: eşitliktir. 

Benzerlik ve farklılıkları: 

• İki temada gazete yazısında ortaya konmuştur. 

• Temaları anlatmak için metnin türüne uygun bir dil anlatım kullanılmıştır. 

• İki temada Tanzimat döneminde ortaya çıkmıştır. 

• Daha önce bu temayla ilgili hiçbir eser yazılmamıştır. 

• Tercüman-ı Ahval mukaddimesi gazetenin giriş yazısıdır. Diğeri ise bir makaledir. 

14- Yazarlar hakkındaki bilgi internette zaten mevcut. 

15- Elde edilen bilgiler ışığında iki yazar hakkında karşılaştırma yapılabilir. 

 

 



3. Metin Sayfa 33’teki sorular: 

 

1- Atatürkçü düşüncede çağdaşlaşma uygarlaşma ve batılılaşma kavramları birbirleriyle bağlantılıdır. Çağdaşlaşma ülkenin refaha kavuşması için yapılan etkinliklerin tümüdür. Bu kavramla körü körüne taklit hedeflenemez. Ülkenin ilerlemesi için batılı ülkelerden alınan yenilikler ülkenin değerleriyle birleştirildikten sonra kullanılmalıdır. Bu kavramlar Atatürkçü düşüncede birbirlerinden ayrılamazlar. 



2- Metne göre çağdaşlaşma Türk toplumu için vazgeçilmez bir idealdir. Bu idealin dayandığı temel “Büyük davamız en uygar ve en refaha kavuşmuş millet olarak varlığımızı yükseltmektir.” Şeklinde ifade edilmiştir. 

3- Tanzimat döneminden itibaren gerçekleştirilen yeniliklerle Atatürk ilke ve inkılapları çağdaşlaşma ve uygarlaşmanın “ siyasal sosyal kültürel ve ekonomik yönlerini” kapsadığını söyleyebiliriz. 

 

 

 



sayfa 34 

 

ANLAMA YORUMLAMA 



 

1)HAK,ÖZGÜRLÜK EŞİTLİK BATILILAŞMA KANUN - BATILI AVRUPA DEVLETLERİ 

 

2)makale deneme ..gibi öğretici metinler bilgi vermek için yazıldığından dolayı halk aydınlanır 



 

 

SAYFA 34 



 

3.SORU 


a) 

tanzimat dönemi öğretici metinler 

*makale fıkra tenkit vb... 

*siyasi milli sosyal eşitlik hak hukuk 

*türkçe daha sade ve akıcı 

*bireysellik ve toplum ön planda 

*gazete 

*halka hitap ediyor 

 

b)içerik ve işlenen konular yenidir. 



c)tanzimat edebiyatının en büyük özelliği doğduda yaşayıp batılı düşünmüşlerdir tezatlık vardır 

ç)eskiden amaç taklit etmek değil ilerlemekti.ama şimdiki tam tersi ilerlemek yerine taklit etmek 

 

4) çağdaşlaşma hareketli bir kavramdır 



 

 

sayfa 35 



 

Ölçme ve Değerlendirme 

 

1)d d y 


2)a 

3)doğu-batı 

4)c 

5)her an çağdaşlaşma olması gerekir 



 

 

1- Kafiye redif vs. eklemek uzun sürecek o yüzden bu soruyu size bırakıyorum. 



2- Terkibent devrin söyleyiş tarzından çok farklıdır. Şiirin şekli ve dili tamamen eski şiir geleneğiyle ilgilidir. Tanzimat dönemi sanatçıları halkı eğitmek istedikleri için genel olarak halkın anlayacağı kelime ve ifadelere yer verirler. Bu şiirde şair tümüyle süslü ve sanatlı şiir dilini kullanmıştır. 

3- Birimler birbirine beyitlerle bağlanmışlardır. Bu birimler bir araya gelerek şiirin temasını oluşturmaktadır. Şiirin bütün beyitlerinde neredeyse birbirine yakın anlamlar işlenmiştir. Sadece şiirin son dizesinde dünyayı anlamanın akılla olmayacağını belirterek tezatlık oluşturulmuştur. 

2. Etkinlik: 

Ziya Paşa’nın Terkibibenti: Şiirin birimleri beyittir. Kafiye ve redifler vardır. Bu birimler birleşerek temayı ortaya çıkarır. 

 

Terkibibentin Yapısal Özellikleri: 



 

a) bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir. 

b) Her bent, sayısı 5-10 arasında değişen beyitlerden oluşur. 

c) Bent sayısı 5-10 arasındadır 

d) Genellikle talihten şikayet, dini, tasavvufi ve felsefi konular işlenmiştir. 

Bu yapısal özellikler divan şiirinin ana damarıdır. Yukarıda ki eserlerde bu özellikleri yapılarında barındırmaktadırlar. 

4- 9. Beyit hariç diğer beyitler bir şekilde sosyal yapı ve tarihi değerler ile ilişkilidir. 

5- Tema: bu dünyanın insanları sınamak için yaratılmış olduğu ve akılla bu dünyanın tam anlamıyla kavranamayacağıdır. Şiirin yazıldığı dönemde bazı şairler iki arada bir derede kalmışlardır. Eski ile yeni çatışması içine düşmüşlerdir. Bu yüzden bazı şairler hak adalet hürriyet gibi kavramlar üzerine şiir yazarken, bazıları da bu şekilde felsefi konularda şiirler yazarak eski geleneği devam ettirmeye çalışmışlardır. 

6- Ziya Paşa terkibibentinde tasavvufi bir konuyu işlemiştir. Bu dünyanın insanı sınamak için yaratıldığını, ve insanın sadece kalbiyle anlayabileceğini belirtmiştir. Bağdatlı Ruhi ise aşk temasını işlemiştir. Bu yüzden iki eser arasında büyük farklılıklar vardır. 

7- Ziya Paşanın terkibibentinin teması günümüzde de geçerli olabilir. Şair aklı kullanarak bu dünyanın anlaşılamayacağını belirtmiştir. Bu kuram günümüzde de geçerlidir. Akıl bazı şeyleri kavrayabilir. Bu yüzden akıl günümüzde ne kadar önemli görünse de kalple birleşmeden pek bir anlam ifade etmez. 

8- ilk beyitte insanların birbirlerini kıskanmalarından bahsedilmiştir. Cahil insanlar yarasaya benzetilmiş ve bu kişilerin bilgili ve olgun kişileri kıskandıkları söylenmiştir. Akıllı insanlar ise ışığa benzetilerek bu kişilerin çevrelerini aydınlattıkları belirtilmeye çalışılmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devletinde cahil insanlar önemli yerleri işgal ettikleri için yazar devlet büyüklerine atıfta bulunmuştur. İkinci beyitte akıl iyi ile kötüyü tartan bir teraziye benzetilmiştir. Beyin şeklen de vücudun en ufak organlarından olmasına rağmen yaptığı iş boyutuyla tamamıyla ters orantılıdır. İnsan dünyayı aklıyla kavrar o olmadan ceza ve mükafat sisteminin tamamen dışında kalır şair dünyayı anlamanın ne kadar zor olduğunu belirtmek için anlamı terazide tartılamayacak kadar ağır bir varlık gibi düşünerek somutlaştırmıştır. İnsan dünyayı akılla kavramaya çalışırken bile dünyanın kavranamayacağını anlatarak beyitin anlamını tasavvufi yoruma açık hale getirmiştir. 



Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə