Alulbeyt Yayınları: 07



Yüklə 10.66 Mb.
səhifə1/84
tarix03.08.2018
ölçüsü10.66 Mb.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   84

Alulbeyt Yayınları: 07

Eserin Adı

Gureru’l-Hikem ve Dureru’l-Kelim



Yazarı

Ebulfetih Abdulvahid Amidi



Çeviri

Komisyon


Hz. Ali’den (a.s) HİKMETLİ İNCİLER

Komisyonda Bulunan Hocalarımız

( Turgut Atam, Latif Yılmaztekin, Metin Atam, Ali İrfan, Serdar Aytekin, Zeynelabidin Solhan, Ersan Baydemir, Rahmi Onurşan, Ehet Solhan)

Bu ölümsüz eser, İmam Ali (a.s) aşığı gençlerimiz tarafından basılmıştır.

ÖNSÖZ

Bu Kitap Üzerinde Çalışmamın Nedeni


Uzun bir süredir saygıdeğer ahlak üstadı Allame Abdulvahid Temimî Âmidî'nin derlediği çok muhtevalı, faydalı ve Nehcü'l-Belaga'nın seviyesinde olduğu söylenebilecek Gureru'l-Hikem ve Dureru'l-Kelim adlı eseri okuyordum. Kitabın oldukça dolu, edebî içerikli ve düzenli olduğunu gördüm. Kitaptaki ilgi çekici eşsiz konuları birbirinden ayırmak için uzun bir zamana ihtiyaç vardı. Örneğin; cihat, dünya, takva, ilim, alimler, savaş, cephe, ömür fırsatı, kabir, kıyamet vb. gibi rivayetlere ulaşmak isteyen birinin saatlerce, hatta günlerce uğraşması gerekirdi. Bu nedenle kitaptaki rivayetleri konularına göre ayırmanın gerekli olacağını düşündüm. Allah'ın yardımıyla tashih ve tatbik işlemlerinden sonra konuları ayırdım. Oldukça akıcı sayılabilecek bir tercüme ve kısa açıklamalar yaparak bu eseri imanlı kardeşlerimin istifadesine sunuyorum. Ümit ederim ki hem yazara, hem de okuyucuya faydalı olsun; dünya ve ahirette kurtuluşumuza neden olsun.

Âmidî Kimdir?


Değerli araştırmacı ve büyük muhaddis Kummî, el-Kuna ve'l-Elqab'da; "Âmidî; fazilet sahibi, alim, muhaddis ve İmamiye Şiî'si bir şahsiyettir" der ve şöyle devam eder: "Kısacası, bir grup fazilet sahibi alim, onu İmamiye'nin büyük alimlerinden saymıştır. İbn-i Şehrâşub, bunlardan biridir. O, el-Menaqıb adlı eserin giriş bölümünde, önemli kitaplar arasında bu kitapların senetlerini beyan ederken şöyle der: 'Âmidî, Gureru'l-Hikem'deki rivayetleri nakletmek için bana izin verdi. Mevla el-Mustazafî el-Bihar, ona ve kitabına itimat etmiş, onu İmamiye'den saymış ve kitabından nakiller yapmıştır… Kısacası o, İmamiye alimlerindendir.'"

Muhaddis-i Kummî, Âmidî'nin vefat tarihini Hicrî Kamerî 510 olarak yazmıştır. Müstedrek'te ise şöyle yazılıdır: "Onun seyitlerden olmadığı meşhurdur." Bazıları onun da Seyit Razî gibi seyitlerden olduğunu zannettikleri için bu ibare kullanılmıştır. Aynı eserde daha sonra şöyle yazılıdır: "Kısacası, bir grup fazilet sahibi, onu İmamiye'nin büyük alimlerinden saymıştır." Bazıları onun Sünnî olduğunu sanabilir endişesiyle, Merhum Muhaddis Kummî, Fevaidu'r-Razeviye adlı eserinde (s.360) şunları yazmıştır: "Engin ve derin ilmi olan ve ravileri çok inceleyen Riyazu'l-Ulema müellifi, Âmidî'ye Sünnî olma ihtimalini vermiştir. Aksine, bir grup fazilet sahibi, onu İmamiye alimlerinden saymıştır."

Muhaddis Kummî, Âmidî'nin Fırat ve Dicle arasındaki büyük şehirlerden birinden olduğunu yazar. İbn-i Şehrâşub, Maalimu'l-Ulema adlı eserinde (s.81) şöyle yazar: "Gureru'l-Hikem ve Dureru'l-Kelim adlı kitap, Abdulvahid b. Muhammed… 'indir. Mezkur kitapta Müminlerin Emiri Hz. Ali'nin sözlerini zikreder."

Yine, Riyazu'l-Ulema'da (c.3, s.281) şöyle yazılıdır: "Şeyh Ebulfetih Abdulvahid'in, Müminlerin Emiri Hz. Ali'nin sözlerini içeren Gureru'l-Hikem ve Dureru'l-Kelim adlı bir eseri vardır. Bu eser, Hindistan ve Sayda'da basılmıştır. Kendisi İbn-i Şehrâşub'un üstatlarındandır. Muhakkik Cemaluddin el-Hansarî, bu kitaba şerh yazmıştır."

Başkaları ise Âmidî hakkında şunları söylemiştir: Onun azametine, İbn-i Şehrâşub'un Menaqıb-ı Ali b. Ebî Talib adlı eserinin giriş bölümünde yazdığı şu cümle yeterlidir: "Âmidî, Gureru'l-Hikem'den rivayet nakletmem için bana izin verdi."[1]

Gureru'l-Hikem ve Dureru'l-Kelim


Merhum Muhaddis Kummî, bu kitabın özelliğini şöyle anlatır: "Bu kitap, hikmetli sözleri içeren kalın ve büyük bir kitaptır. Alfabetik olarak yazılmıştır. Kulağa hoş gelmesi, kalplere ve zihinlere etki etmesi için hikmetlerin sonu kafiyeli olarak biter. Allah, ona (bu kitabı derleyen Âmidî'ye) hayırlı mükâfat versin."[2]

ez-Zeria'da (c.16, s.38) şöyle yazılıdır: "Ali b. Ebu Talib'in (a.s) sözlerinden derlenen Gureru'l-Hikem, Şeyh Ebulfetih Abdulvahid'e aittir. Kitabın arkasında yazdığına göre onun ölüm tarihi Hicrî Kamerî 510'dur. Şeyh Mahmud el-Âmulî ye göre bu kitap1007 yılında Beyrut'ta yazılmıştır. Nitekim, Mucemu'l-Metbuat adlı eserinde de buna değinmiştir. Bu kitapta Hz. Ali'nin (a.s) hikmetli sözleri ve nasihatleri alfabetik sıraya göre toplanmıştır. Müellif, Reşiduddin Muhammed b. Ali b. Şehrâşub es-Servî'nin (ö.588 h.k.) üstatlarındandır."

Bu kitabın önemi hakkında rical kitaplarında bu gibi tabirler çok gelmiştir. Bütün bunlar, onu derleyen kimsenin hadis ilminin büyüklerinden olduğunu ortaya koymaktadır.


Bu Kitap Üzerinde Yapılan Çalışmalar


"Bu kitap üzerinde nasıl bir çalışma yapıldı ki, onu diğerlerine göre ayrıcalıklı hâle getirmiştir?" diye sorulabilir. Bu konunun aydınlanması için birkaç noktaya dikkatinizi çekiyorum:

1- Bu kitabın hadisleri başka nüshalarıyla defalarca karşılaştırılmıştır. Bu yüzden bu nüshanın en doğru nüsha olduğu iddiası yapılabilir. Çünkü Gureru'l-Hikem'in el yazması ve matbaa baskısı nüshalarının karşılaştırılması yanı sıra, bazen de Nehcü'l-Belâga, Biharu'l-Envar ve Nasih'le de karşılaştırılmıştır.

2- Rivayetler, değerli araştırmacı Cemal Hansarî'nin şerhine (üniversite nüshası) numaralandırılmıştır. Böylece hem Gureru'l-Hikem kitabının aslı (elinizdeki kitabı okumak, Gureru'l-Hikem'i okumak anlamına gelse de) korunmuş olur ve tümüyle unutulmaz; hem de kitaptaki hadisleri görmek isteyenler bu büyük insanın şerhinden de faydalanma imkânı bulabilirler.

3- Bazı rivayetlerin başında iki numara vardır. Bu, o rivayetin başka bir yerde tam olarak aktarıldığı anlamına gelmektedir.

4- Bazı konularda aynı anlama gelen çeşitli tabirler kullanılmış olabilir. Örneğin; "dünya" konusunda "el-âcil, el-fâniye, el-fait"; "metih" konusunda "el-itra, es-sena, el-tezkiye; "kardeşlik ve kardeşler" konusunda da "er-refakat" vb. gibi tabirler kullanılmıştır. Bunlar genellikle bir konu altında toplanmışlardır.

5- Rivayetlerin çoğu çeşitli konu başlıkları altında toplandığı için aranan herhangi bir kelime bulunamadığı takdirde aynı anlama gelen başka bir kelimeye müracaat edilmelidir.

6- Bazıları bu işin merhum muhaddis Ermevî tarafından düzenlendiğini düşünebilir. Ama araştırma ehli bir kimse her iki kitaba da müracaat edecek olsa, aradaki farkı açıkça görecektir:

a) Muhaddis Ermevî çok emek sarf etmesine ve emeği takdire şâyan olmasına rağmen, tüm yaptıkları bir fihristten öteye geçmemiştir.

b) Bu kitapta rivayetlere harekeler konmuştur; ama onun kitabında bu, yapılmamıştır.

c) Daha sonra eklenen altı cildin dışında onun kitabında tercüme ve şerh yoktur; oysa birçok rivayetin tercüme ve şerhe ihtiyacı vardır. Hatta bazı rivayetler, Allame Hansarî'ye (r.a) kapalı kalmış, bu yüzden bazı rivayetlere beş-altı ihtimal vermiştir. Halbuki kaynaklarına inilecek olsaydı, o rivayetlere birden fazla ihtimal verilmezdi.

d) Bu kitaptaki konular, onun kaleme aldığı kitaptakinden daha fazladır. Araştırma ehli bir kimse bunu hemen anlar.

Son olarak şunu da hatırlatmak gerekir ki, alanlarında uzman bazı kimseler, üstatlar ve fazilet sahibi saygıdeğer şahsiyetler bir kısım rivayetlerde daha çok uygunluk görebilir. Ancak dikkat etmek gerekir ki, böyle bir çalışma çok zor olduğu gibi dakik olmayı da gerektirir. Gaflet edilmiş ya da o anda küçük bir münasebet onu o baptan çıkarmış olabilir. Nitekim, daha işin başlangıcında naçizane üç arkadaşımdan yardım talebinde bulundum. Onlar da iki ay emek sarf etmelerine rağmen bir şey hâsıl olmadı. Bu yüzden onları bir kenara bırakarak işe en baştan kendim başladım. Allah yardım etti ve ben de herkesin faydalanabileceği bu eseri nihayet tamamlayabildim.

"En sevdiğim kardeşim, ayıbımı bana hediye edendir" rivayeti gereği, bu eserde herhangi bir kusur, eksiklik görür de bildirirseniz, ben de daha sonraki baskılarda bu hataları gideririm.

Bu kitabın Gureru'l-Hikem'in tamamını kapsaması için kitabın orijinalindeki hutbeyi de teberrük olsun diye aynen getiriyorum. Ümit ederim ki, bu kitaptan Âmidî'nin pak ve mutahhar ruhu da sevap alır.

Hamd Allah'a mahsustur. Ondan yardım diliyor ve ona tevekkül ediyoruz.

Seyit Hüseyin Şeyhu'l-İslamî Tuveyserkânî



Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   84


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə