BiRİNCİ oturum açılma Saati: 10. 48 Başkan : Sait AÇBA BaşkanvekiLİ : Mehmet Atlan karapaşAOĞlu (Bursa)



Yüklə 2.83 Mb.
səhifə36/38
tarix30.12.2018
ölçüsü2.83 Mb.
1   ...   30   31   32   33   34   35   36   37   38

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

Buyurun Sayın Özyürek.

MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin) – Sayın Başkan, bu son derece önemli bir konu. El konulan bankalardaki küçük yatırımcıların hakları, bir anlamda, bütünüyle gasp edildi.

Şimdi, özellikle Demirbank örneğinden hareket edersek, Demirbank Fona alındı biliyorsunuz; daha sonra, belli bir bedelle, bir İngiliz bankasına satıldı. Şimdi, bu Fona alınma mekanizması değil de, bizim üzerinde durduğumuz tasfiye mekanizması öngörülmüş olsaydı, bu tasfiye bedelinden küçük yatırımcılara da bir pay düşecekti; ama, şimdi biz diyoruz ki, sizin yasal olarak hiçbir hakkınız yok.

Şimdi, pek çok bankada buna benzer hak kaybı, hak gaspı oldu. Tabiî, Demirbankla ilgili bir başka skandal da şu: Biliyorsunuz, el konulmadan önce, şu anda bu bankayı satın almış olan İngiliz bankası 1,5 milyar dolara bu bankayı almak üzere hazırdı ve bazı görüşmeler cereyan ediyordu; fakat, sonra bir bu bankaya el konuldu, bir süre sonra da, aynı İngiliz bankası, geldi, Demirbankı 350 milyon dolara satın aldı. Yani, bu bir skandaldır. Bizim burada getirdiğimiz önergenin esası, küçük yatırımın hakkını korumak ve küçük yatırımcıya kaybettiği paraları için bir telafi mekanizmasını harekete geçirmektir. Eğer arkadaşlarımız ilgi gösterirse mutlu oluruz.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) – Ben de ilave bir açıklama yapayım.

BAŞKAN – Buyurun efendim.

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) – Yani, küçük yatırımcının mağduriyetinin giderilmesi, sermaye piyasasına duyulan, daha doğrusu, sarsılmış olan güvenin yeniden kazandırılması gerekçelerinin yanında, bir de haksızlığın önlenmesi açısından bir düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Şöyle bir haksızlık: Örneğin, bir yabancı, bir İngiliz, başka bir ülke yurttaşı Türk bankasına geliyor, sıcakpara çerçevesinde parasını yatırıyor, TL’ye çeviriyor, şu ya bu şekilde orada bir ticarî mevduat hesabı açıyor ve o banka batıyor o yabancı ülke yurttaşının o parasını garanti ediyoruz. Banka batıyor; ama, onu ödüyoruz. Ama, öte yandan, belki kıdem tazminatını yatırmış, emeklilik ikramiyesini yatırmış, belki çocuğuna düğün yapacak, altınını, bileziğini bozdurmuş, ha şuradan bir şey kazanabilir miyim düşüncesiyle gitmiş hisse senedi almış Türkiye Cumhuriyeti yurttaşını korumuyoruz. Bir yabancı ülke yurttaşının ticarî mevduatını koruyoruz, parasını veriyoruz, kendi yurttaşımızı korumuyoruz. Haksızlıktır bu. Bu haksızlığın da giderilmesi açısından son derece önemli gördüğüm için bu düşünceyi sizinle paylaştım.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Efendim, madde niteliğindeki önergeye hükümet katılıyor mu?

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Ankara) – Hayır, katılmıyoruz.

BAŞKAN – Hükümetin katılmadığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.

Madde niteliğindeki müteakip önergeyi okutuyorum:

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığına

Görüşülmekte olan Bankacılık Kanun Tasarısına aşağıdaki geçici maddenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.



Akif Hamzaçebi

Trabzon


Mustafa Özyürek

Mersin


Kemal Kılıçdaroğlu

İstanbul


Enis Tütüncü

Tekirdağ


“Geçici Madde.- TC Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kurumlarından emekli olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul ve Fon Kurulu üyeliklerine atananlardan TC Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmelerini isteyenler göreve başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren TC Emekli Sandığı ile ilişkilendirilir. Bu süreye ait emekli kesenek ve karşılıkları genel esaslara göre TC Emekli Sandığına ödenir.”

BAŞKAN – Madde niteliğindeki bu önergeyle ilgili olarak söz talep edenler? Yok.

Sayın Bakanım, önergeye katılıyor musunuz?

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Ankara) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Hükümetin katıldığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Geçici madde olarak işlenmiştir.

Müteakip önergeyi okutuyorum:

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığına

Görüşülmekte olan Bankacılık Kanun Tasarısına aşağıdaki geçici maddenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

Halil Aydoğan

Afyonkarahisar
“Geçici Madde.- 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklar.”

Geçici Madde.- 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birlikler, personeli için kurulmuş bulunan sandıkların iştirakçileri ile malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasından aylık veya gelir bağlanmış olanlar ile bunların hak sahipleri herhangi bir işleme gerek kalmaksızın bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde Sosyal Sigortalar Kurumuna devredilerek 506 sayılı Kanun kapsamına alınır. Devir tarihi itibariyle sandık iştirakçileri 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılır. Devre esas olmak üzere, bakanlık, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Kurum, sandık iştirakçileri istihdam eden kuruluş ve sandığı temsilen birer üyenin katılımıyla oluşturulacak komisyonca her bir sandık için, sandıktan ayrılan iştirakçiler de dahil olmak üzere, devir tarihi itibariyle devredilen kişilerle ilgili olarak sandıkların 506 sayılı Kanun kapsamındaki gelir ve giderleri dikkate alınarak yükümlülüğün peşin değeri hesaplanır.

Peşin değerin aktüaryel hesabında kullanılacak teknik faiz oranı olarak 30.6.2005 tarihi itibariyle en uzun vadeli iskontolu Yeni Türk Lirası cinsinden ihraç edilmiş devlet içborçlanma senedinin ihraç anındaki nominal faiz oranının orta vadeli programda açıklanan tüketici fiyat endeksi yıl sonu enflasyon hedefi kullanılarak reel hale getirilen faiz oranı esas alınarak belirlenir. Belirlenen peşin değer onbeş yıldan fazla olmamak üzere yıllık eşit taksitlerle her yıl için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen devlet iç borçlanma senetlerinin yıllık ortalama nominal faizi üzerinden sandıklardan ve bu sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlardan müteselsilen kurumca 506 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Devir işlemi tamamlanıncaya kadar sandık iştirakçilerine sağlanan sosyal sigorta yardımları ile iştirakçilerin primlerinin tahsiline ilgili sandık mevzuatı hükümlerine göre sandıklarca devam edilir. Bu madde kapsamındaki yükümlülüklerin devrinden sonra sandıklar 506 sayılı Kanunun öngördüğü sosyal sigorta haklarının ve ödemelerinin üzerinde sağladıkları sosyal sigorta haklarına ve ödemelerine devam edebilirler. Devir alınan iştirakçilerin hizmet yılları ve primlerini ödemek ve ödenmiş olmak suretiyle 506 sayılı Kanuna göre emsallerine uygun olarak intibaklarının yapılması da dahil olmak üzere bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar komisyonunun önerisi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenir. Söz konusu sandıklar ve sandık iştirakçilerini istihdam eden kuruluşlar ile kurum bu madde uygulamasına ilişkin tüm işlemler nedeniyle doğacak her türlü vergi resim ve harçtan muaftır.

BAŞKAN – Önerge üzerinde Sayın Kılıçdaroğlu.

Buyurun.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul) – Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

İlke olarak yapılan düzenleme doğru bir düzenleme; ama, şu anda sandıklardan Sosyal Sigortalar Kurumunun sağladığı aylığa göre daha yüksek aylık alanlar, sandıklar Sosyal Sigortalar Kurumuna devredildikten sonra daha düşük aylık alacaklar. Belki, şu söylenebilir; burada bir madde var, ikinci sayfada “506 sayılı Kanunun öngördüğü rakamlardan daha yüksek bir sosyal hak ödemesine devam edebilirler sandıklar” deniyor; ama, geliri kesilen bir sandık bu fark, ödemeyi hangi tarihe kadar yapacak o belli değil; dolayısıyla, bir hak kaybı, en azından, orta vadede ortaya çıkacaktır ve ondan sonra büyüyecektir. Bunu da komisyonun bilgisine sunmayı görev biliyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

Hükümet katılıyor mu bu önergeye?

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Devamla) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Hükümetin katıldığı madde niteliğindeki bu önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Bir önerge daha var, onu da okutuyorum:

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığına

Görüşülmekte olan Bankacılık Kanunu Tasarısına aşağıdaki geçici maddenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

Ali Osman Sali

Balıkesir
Geçici Madde. – Bu Kanun ile yapılan yeni düzenleme sebebiyle kurumda görev unvanları değişmeyenler aynı unvanlı kadrolarına atanmış sayılırlar. Bu şekilde atanan personele atandıkları tarihteki eski pozisyonlarına ilişkin olarak almakta oldukları aylık ücret, fazla mesai ücreti hariç ikramiye ve benzeri haklarla yapılan ödemelerin toplam net tutarı atandıkları yeni kadrolarına ilişkin olarak yapılan her türlü ödemelerin fazla mesai ücreti ve performansa dayalı ödül hariç toplam net tutarından fazla olması halinde aradaki fark, atandıkları kadroda kaldıkları sürece herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaksızın her ay tazminat olarak ödenir. İsteğe bağlı olarak atandıkları kadro unvanında herhangi bir değişiklik olanla ile başka kurumlara geçenlere fark tazminatı ödenmesine son verilir. Görev unvanları değişinler veya kaldırılanlar kurumda bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde durumlarına uygun yeni bir kadroya atanır. Atama işlemi yapılıncaya kadar kurumca ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilirler. Bunlar yeni bir kadroya atanıncaya kadar eski görev unvanlarına ait aylık ücret, fazla mesai ücreti hariç, ikramiye ve benzeri adlarla yapılan ödemeleri almaya devam ederler. Ataması yapılan personelin aylık ücretleriyle her türlü malî ve sosyal haklarında meydana gelen farklar hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görev yapmakta olan kurul başkan ve üyelerinin üyelikleri görev sürelerinin sonuna kadar devam eder. Kurul başkan ve üyelerinin ücretleri ile her türlü malî ve sosyal haklarında görevde bulundukları sürece bu Kanunda yapılan düzenlemeler sebebiyle meydana gelen farklar hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.

Yukarıdaki hükümler fon kurulu başkan ve üyeleri ile bu Kanuna ekli iki sayılı cetvelde belirtilen kadrolara atanacak personel hakkında da uygulanır. Kamu kurum ve kuruluşları ile Merkez Bankası personeliyken kurulda veya fonda görev alanlar istekleri halinde ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde talepte bulunmaları kaydıyla geldikleri kurumlarda durumları uygun bir göreve atanırlar. Bu takdirde kurumda veya fonda geçirdikleri süreler tabi oldukları kanun hükümlerine göre hizmetlerinde değerlendirilir.

BAŞKAN – Önergeyle ilgili söz talebi?.. Yok.

Sayın Bakanım, bu madde niteliğindeki önergeye katılıyor musunuz?

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Devamla) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Katılıyoruz.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

Bir önergemiz daha okutuyorum:

Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığına

Görüşmekte olan Bankacılık Kanunu Tasarısına aşağıdaki geçici maddenin eklenmesini arz ve teklif ederiz.

Geçici Madde. – 11.1.1954 tarihli ve 6219 sayılı Türkiye Vakıflar Bankası Türk Anonim Ortaklığı Kanununun 6 ncı maddesiyle 15 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 6.- Hisse senetleri a, b, c ve d gruplarına ayrılmış olup, nama yazılıdır.

Madde 15.- Bankanın idare meclisi, genel müdürüyle birlikte toplam 9 üyeden oluşur. Her grubun idare meclisinde sahip olacağı üye sayısı banka ana sözleşmesinde gösterilir. A grubu üyelerinden biri Vakıflar Genel Müdürlüğüne temsil etmek üzere Başbakan tarafından, a grubunun diğer üyeleri de b, c ve d grubu üyeleri genel kurulca seçilir.

Halil Aydoğan

Afyonkarahisar
BAŞKAN – Önerge üzerinde Sayın Hamzaçebi.

Buyurun.


MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Şimdi, öncelikle maddeyle ilgili olarak önerge sahibi Sayın Aydoğan’dan bir bilgi alırsak uygun olur, ona göre bir değerlendirme yaparız diye düşünüyorum. Peşinen şu konuları da çok kısaca söylersem belki açıklamanız onları da kapsayacak şekilde olabilir.

Vakıflar Bankasının en büyük hissedarı Vakıflar Genel Müdürlüğüdür ve bildiğim kadarıyla bugüne kadar Türkiye Vakıflar Bankasının hisselerinin özelleştirilmesinde, aslında özelleştirme kelimesini kullanmak bile burada doğru değil aslında, halka açılmasında, halka sunulmasında diyelim bir hukuk sorun vardır. Vakıf mülkiyetinin özel mülkiyetten farklı olması nedeniyle bu bankanın hisse senetleri halka arz edilememiştir. Bu önerge bu sorunu mu aşıyor? Bunu değerlendirirseniz memnun olurum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN – Halil Bey, buyurun.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Şimdi, esasen, ben, Vakıflar Bankası hisselerinden de bilgi vereyim, o süreci geçti; ama, ekonomik kriz veya ona yakın bir dönemde banka, maalesef, uygun bir ortam bulup halka arz edilemedi veya blok satışı yapılamadı. Vakıflar Bankasının yüzde 75 sermayesi mazbut ve mülhak vakıflara ait, mülhak vakıflar Vakıflar Genel Müdürlüğünün denetiminde sermaye artırımlarında sermayesini koyamadığı için Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, sermaye artırımına katılan vakıfları kastediyorum, yüzde 55’i mazbut vakıfların, yüzde 20’si mülhak vakıfların, yüzde 25’i de Vakıflar Bankası Emekli ve Yardım Sandığı var, onun, yani hisse yapısı bu. Şimdi, buradan hareketle, mesela, Vakıflar Genel Müdürlüğünün, yani, normal vakıfların sermayesine katılamaması nedeniyle Vakıflar Genel Müdürlüğü bu sermaye katılımlarına katıldığı için, mesela, bunların özelleştirilmesinde bir sorun yok; ama, diğerinde de sorun olmadı; ama, uygulama itibariyle, yani, halka açılma yoluyla satılabilir; yani, ben, burada bir engel olmadığını biliyorum, en azından onu söyleyebilirim şu aşamada. Buradaki işlem ise, halka arz yoluyla satış, eskiden hisse senetleri a, b, c hisse senetleriyken şimdi d hisse senetleri oluşturuluyor ve bu d hisse senetlerinden halka arz yoluyla satış planlanıyor.

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Bu rüçhan hakkı kısıtlanarak mı?..

HALİL AYDOĞAN (Devamla) – Onun detaylarını doğrusu ben de bilmiyorum; ama, öğrenir, sizleri daha detaylı bilgilendiririm.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

Buyurun Sayın Hamzaçebi.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Şimdi, rüçhan hakkı son derece önemli, esasında onu burada bilerek karar vermek durumundayız diye düşünüyorum. Şu an yüzde 55’i mazbut vakıfların, yüzde 20’si mülhak vakıfların, yüzde 25’i de, yuvarlak, sandığın olan bir mülkiyet yapısını şu maddeyle değiştiriyoruz. Öyle anlıyorum. Bu mülkiyet yapısından yeni oluşturulan d grubu hisseleri halka arz edilecek. D grubu hisselerinin toplam sermaye içerisindeki payı nedir acaba?

BAŞKAN – Cevabı Sayın Bakandan alalım.

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Ankara) – Şimdi, burada, Vakıfbankla ilgili Vakıfbank yönetiminin planı şöyle: Bu d grubu hisseler yeni hisseler; yani, daha önceki hisselerin satışı değil, yeni senetleri üretiliyor ve a, b, c hisseleri olduğu yerde dururken, diyelim ki 100 adet hisse varsa bir 15 tane daha üretir, bu 15 tane yeni hisse satılıyor, dilution yapılıyor burada, geri kalan usul yüzde kaçı açılacak, ne olacak, bu artık şirket ana sözleşmesiyle ilgili…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Yani, sonuçta bu yeni oluşturulan hisse grubunun halka arzıyla birlikte mazbut vakıfların, mülhak vakıfların sermayedeki payı azalacak. Bu operasyon bunu getiriyor, gayet açık ve net; yani…

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Ankara) – Azalacak; ama, satılanlar o hisseler değil. Yeni hissedar alınacak.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Bakanım, benim sorduğum soru şu: Yeni bir grup hisse olduğu belli, tasarı hükmü onu getiriyor; ama, sonuçta bunun halka arzıyla mazbut ve mülhak vakıfların rüçhan hakkını elinden alıyorsunuz. Mazbut, mülhak ve sandığın rüçhan hakkını elinden alıyorsunuz; bu, hukuka aykırı, böyle bir şey olamaz.

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Ankara) – Onu hukukçular çok detaylı inceledi diye biliyorum.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Detaylı inceleyen hukukçulardan bilgi alalım. Rüçhan elinden alınmaktadır.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Burada rüçhan hakkını kısıtlayıcı herhangi bir şey yok.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Halka arz dediğiniz zaman rüçhan hakkı elinden alındı, halka arz diyorsunuz.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Onlar da alabilirler, fiyat teklifi verebilirler.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Efendim, bakın, d grubu nama yazılıdır diyorsunuz; yani, nasıl halka arz bu? Hepsi nama da, yeni oluşturulan d grubu da nama yazılı.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Bankada öyledir üstat.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Halka arz deyince İMKB’de satılmayacak mı bu? Yani, İMKB’de alınıp satılan hisse senetleri…

BAŞKAN – Efendim, Sayın Tamaylıgil’den bir açıklama alalım.

Buyurun.


BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Şimdi, benim ilk başta sorduğum soru da buydu; halka arz yaparken bir sermaye artırımı kararı alınır, o sermaye artırımı kararında mevcut ortaklar rüçhan haklarını kullanmaktan kısıtlanarak artırılan sermaye halka satılır. Burada böyle bir karar alındığı ve uygulandığı zaman da, üstadın söylediği çok net bir doğruluktur; çünkü, mevcut ortakların payı sermaye içinde azalır; yani, bu azalır; ama, buradaki uygulama da aynı paraleldedir. Sermayedeki payı şu an yüzde 55 ise, ne kadar açacaksanız, 50’ye mi düşer, 45’e mi; yani, oradaki hesap o orantıyla çıkar ve azalır hisseleri; siz haklarını kısıtlamış oluyorsunuz yani.

BAŞKAN – Ama, diğer ortakların da rüçhan hakları var diyorlar.

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Rüçhan hakkı yok, rüçhan hakkı kısıtlaması var burada Başkanım.

BAŞKAN – Niye; ihraç ederim, ortaklar alırsa alır, almazsa almaz.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Rüçhan hakkında önce ortaklara sorarsınız, onlar alacaksa alır…

BAŞKAN – Almazsa şayet piyasaya verir.

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Bedelli sermaye artışı yaparsınız Başkanım o zaman. Emisyon primi yaratmak amacıyla yapılan bir satış.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Şimdi, bakın, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve bunun içindeki mazbut ve mülhak vakıflar yüzde 75’ine sahip dedik. Vakıflar Genel Müdürlüğü zaten bu hisseleri alacak olsa böyle bir sermaye artırımına giderek halka arz yolunu tercih etmez. Neden?

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Ankara) – Buna zaten genel kurul karar verecek.

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Sermaye artışı yapar.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Hayır, yapacak olsa öyle karar alır, onu söylemek istiyorum. Yani, bu kararı da veren Vakıflar Bankası Yönetim Kurulunda veya genel kurulunda en ağırlıklı hissedar ve temsilci Vakıflar Genel Müdürlüğüdür. Vakıflar Genel Müdürlüğü sizin dediklerinizi yapacak olsa, dediğiniz türde sermaye artırımlarına gider zaten. Vakıflar Genel Müdürlüğü burada tercih olarak, politika olarak halka arzı tercih etmiş, dolayısıyla, rüçhan hakkını kullanmak istememiştir; yani, konu bu kadar açıktır.

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Peki, genel kurulda alınmış bir karar mı?

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Tabiî ki.

BİHLUN TAMAYLIGİL (İstanbul) – Böyle bir karar var mı?

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Bana verilen böyle bir karar yok; ama, ben, ne varsa yarın size tedarik eder veririm; ama, fiilî olarak düşündüğünüz zaman Vakıflar Genel Müdürlüğü tek temsilcidir, yüzde 75’i temsil eder, o hayır dedikten sonra da böyle bir karar buraya getirilip sunulamaz zaten, mümkün değil.

BAŞKAN – Akif Bey, buyurun.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Peki, ben bir soru sormak istiyorum. Vakıflar Genel Müdürünün değişiminin acaba bu konuyla ilgisi var mıdır; çünkü…

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Pardon, Vakıflar Bankası Genel Müdürü var, Vakıflar Genel Müdürü var, ikisi ayrı. Ben, Vakıflar Genel Müdürlüğünden bahsediyorum ben, bankadan değil.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Yani, onu anladım, ben başka bir şey söylüyorum. Sizin dediğinizi anladım, ben onun dışında başka bir şey söylüyorum.

BAŞKAN – Akif Bey demek istiyor ki, Vakıflar Bankası Genel Müdürü bu operasyona karşı çıkıyorsa, ondan dolayı mı aldınız görevden?

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Bu düzenleme de Vakıflar Bankasını ilgilendiriyor, sonuçta Vakıflar Bankası rüçhan hakkını, daha doğrusu Vakıflar Genel Müdürlüğü rüçhan hakkını kullanmamaya karar verdi diyorsunuz. Bu, çok önemli bir gelişme.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Ben şunu diyorum üstat…

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Sayın Aydoğan, ben dediğinizi anladım, ben ticaret hukukunu da birazcık bilen biriyim; yani, ortaklıklar, kimler nerede hisse sahibi…

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Ben, böyle bir imada bulunmadım.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Yani, tekrar açıklama ihtiyacınız benim anlamadığım gibi bir varsayıma dayanıyor. Ben, dediğinizi gayet iyi anladım.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Hassasiyet gösteriyorsunuz, ben onu söylemeyecek kadar nezaket sahibiyim.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Buyurun o zaman.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Yok üstat.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Peki.

Şimdi, Vakıflar Genel Müdürlüğünün rüçhan hakkını kullanmamak suretiyle bu bankanın değerinde, öz varlığında olan payından fedakârlık etmesi, vazgeçmesi mümkün müdür değerli arkadaşlar? Bu operasyon onu getirir.

HALİL AYDOĞAN (Afyonkarahisar) – Bedel karşılığı.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Nerede bedel onu bilmiyoruz.

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Ankara) – Halka açılacak.

MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (Trabzon) – Ama, neden, kullanacak belki. Bugüne kadar bu ortaklık yapısı neden değişmemiş, neden hep yüzde 75’i hep Vakıflarda kalmış?

BAŞKAN – Arkadaşlar, müsaade ederseniz, yeterince tartışma oldu.

Sayın Bakan, katılıyor mu?

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Ankara) – Katılıyoruz.

BAŞKAN – Pardon, söz talebi vardı.

Buyurun.

ENİS TÜTÜNCÜ (Tekirdağ) – Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu konuda aramızda bulunan Türk Bankalar Birliğinden iki değerli hukukçu var, bir hukukçu mantığıyla acaba bu konularda bizi aydınlatabilirler mi; nasıl bir uygulama olabilir?

İkinci olarak da, daha önce dile getirilen bir konuya, izin verirseniz Başkan, hemen kısaca değinmek istiyorum. Şimdi, aslında Vakıfbankın Genel Müdürü Ahmet Kaçar geçtiğimiz hafta Türkiye rekoru olan 750 milyon dolarlık uygun vade ve faizli bir seküritizasyon kredisine imza attığı gün akşamı istifa etti; istifa etti ya da istifa ettirildi. Şimdi, bu neden oldu? Acaba bu şeyle ilgili midir bu; tabiî ki, bilmece sormanın anlamı yok; ama, basında şöyle bir şey yer aldı: AKP’li bir milletvekilinin mağazalarına kredi vermediği için ve Adalet Bakanlığının maaşlarının Vakıfbanktan alınarak başka bir bankayla anlaşma yapıldığı haberleri ortaya çıktı. Bu haberler doğru mudur, bu çerçevede Sayın Bakan belki buna yanıt veremeyebilir; ama, her halûkârda bu konunun, bu sorunun yanıtını en kısa sürede yazılı da olsa bize vermesini rica ediyorum.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

Sayın Bakanım, katıldığınız bu önergeye.

DEVLET BAKANI ALİ BABACAN (Ankara) – Önergeye katılıyorum ve hukukçular tarafından da bunun incelendiğini daha önce yönetim bana söylemişti ve bu aylardır zaten planlanan bir iş. Bunun yönetim değişikliğiyle, yani genel müdür değişikliğiyle de falan alakasının olduğunu hiç zannetmiyorum; çünkü, eski yönetim zamanında bize gelip anlatmışlardı arkadaşlar, böyle böyle düşünüyoruz diye.

Sayın Tütüncü’nün sorusuna gelince, açıkçası gazetelerden Ahmet Beyin istifa ettiğini ve yeni bir genel müdür atandığını hep beraber gördük.

BAŞKAN – Teşekkür ederiz.

Sayın Bakanlığın katıldığı önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.



Dostları ilə paylaş:
1   ...   30   31   32   33   34   35   36   37   38


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə