Davet Mektubu Genel Bilgiler



Yüklə 0,87 Mb.
səhifə6/13
tarix31.10.2017
ölçüsü0,87 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   13

Kaynaklar

Borders, L. D. (1991). A systematic approach to peer group supervision. Journal of Counseling & Development, 69(3), 248-252. doi:10.1002/j.1556-6676.1991.tb01497.x

Borders, L. D., Brown, J. B., & Purgason, L. L. (2015). Triadic supervision with practicum and internship counseling students: A peer supervision approach. The Clinical Supervisor, 34(2), 232-248. doi:10.1080/07325223.2015.1027024

Borders, L. D., Welfare, L. E., Greason, P. B., Paladino, D. A., Mobley, A. K., Villalba, J. A., & Wester, K. L. (2012), Individual and triadic and group: Supervisee and supervisor perceptions of each modality. Counselor Education and Supervision, 51, 281–295. doi:10.1002/j.1556-6978.2012.00021.x

Hill, C. E., Thompson, B. J., & Williams, E. N. (1997). A guide to conducting Consensual Qualitative Research. The Counseling Psychologist, 25(4), 517-572. doi: 10.1177/0011000097254001

PSİKOLOJİK DANIŞMA SÜRECİNDE KARŞILAŞILAN ETİK PROBLEMLER: ÜNİVERSİTE ÖRNEĞİ

Funda BARUTÇU YILDIRIM 1


Problem Durumu

Etik, insan davranışlarının doğru-yanlış olarak sınıflandırılmasını sağlayan felsefenin bir alt dalıdır (Koocher ve Keith-Spiegel, 2008, White 1988). Psikoloji alanında ise etik, hizmeti alanı, vereni ve süreci korumak; bu alanda çalışan profesyonellere yol gösterici olmak, mesleğe özgü ortak bir dil geliştirmek, meslek alanlarının bütünlüğünü korumak, toplumun mesleğe güven duymasını sağlamak gibi işlevlere sahiptir (Fisher, 2009). Dinamik bir yapısı olan etik ilkeler, ihtiyaçlar, uygulamalar ve gelişmeler nedeniyle zaman içerisinde değişip güncellenmektedir. Bu nedenle etik problemlerin, uygulamaların ve ihtiyaçların belirli aralıklarla tespit edilmesi gerekmektedir. Ancak Türkiye’de bu konuda yapılan uygulama ve araştırmaların çok az sayıda olması bu tespiti güçleştirmektedir.


Araştırmanın Amacı

Bu çalışmanın amacı, üniversitede psikolojik danışma sürecinde karşılaşılan etik problemleri, çözüm yöntemlerini ve kaynaklarını, etik problemlerin önlenmesi ya da daha etkin bir şekilde baş edilebilmesi için duyulan ihtiyaçları belirlemektir.


Yöntem

Nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseninin kullanıldığı bu çalışmanın ulaşılabilir popülasyonunu, bir devlet üniversitesinde psikolojik danışma ve rehberlik hizmeti veren 13 ruh sağlığı çalışanı; örneklemini ise araştırmaya katılmayı kabul eden 8 (5 kadın, 3 erkek) ruh sağlığı çalışanı oluşturmaktadır. Katılımcıların 4’ü psikolojik danışman, 4’ü ise klinik psikologdur. Meslekteki deneyim süreleri 4 ile 27 yıl (ort.=11,63, ss=5,58 ), araştırmanın yapıldığı üniversitedeki deneyim süreleri ise 4 ile 18 yıl arasında (ort.=9.07, ss=5,55) değişmektedir. Katılımcıların bir haftada gördükleri ortalama danışan sayısı 12’dir. Katılımcıların 1’i yüksek lisans, 3’ü doktora mezunudur, 4’ü ise doktoralarına devam etmektedir.

Bu çalışmada veriler iki bölümden oluşan yarı yapılandırılmış mülakat formu ile toplanmıştır. İlk bölümde demografik bilgilere, ikinci bölümde ise alınan etik eğitimine, karşılaşılan etik problemlere, baş etmek için kullanılan yöntemlere, etik problemlerin çözümünün önündeki engellere ve bu alanda duydukları ihtiyaçlara ilişkin sorular sorulmaktadır. Görüşme öncesi katılımcılardan gönüllü katılım formlarını imzalamaları istenmiştir. Onay alındıktan sonra görüşmeler ses kayıt cihazı ile kaydedilmiştir. Yaklaşık yarım saat süren, yazılarak çözümlemesi yapılan görüşmelerden elde edilen nitel veriler içerik analizi ile incelenmiştir.

Bulgular
Çalışma bulgularına göre katılımcılardan birinin lisans, ikisinin doktora düzeyinde içeriği tamamen etik ilkeler olan bir ders aldığı görülmüştür. Ancak katılımcıların tamamı eğitimlerinin farklı aşamalarında derslerinin parçası olarak etik ile ilgili bilgilendirilmişlerdir. Altı katılımcı etik hakkında kurumsal olarak bilgilendirilmezken, iki katılımcıya meslektaşları tarafından sözel etik bilgilendirilmesi yapılmıştır. Katılımcıların çoğu üniversite ortamının diğer çalışma ortamlarına göre daha az etik sorunla karşılaşılan bir alan olduğunu ve çok ciddi

bir etik ikilem yaşamadıklarını ifade etmişlerdir. Katılımcıların karşılaştıkları etik problemler arasında ailelerin ve öğretim üyelerinin danışanlar hakkında bilgi talep etmesi, danışanların romantik duygu beslemesi, sosyal ilişki/sosyal medya talebi, yetkin hissedilmeyen konularda (cinsel taciz, cinsel yönelim, intihar vb.) danışma sürecinin devam ettirilmesi, mahkemeden gelen talepler, kültürel farklılıklar ve kişisel değer yargılarına ilişkin yaşanan sorunlar yer almaktadır. Teknoloji kullanımının danışma sürecinde yaratabileceği etik problemler sorulduğunda en fazla gizlilik ilkesinin ihlaline ilişkin kaygılar dile getirilmiştir ancak buna dair bir deneyim paylaşılmamıştır. Katılımcılara etik ikilemde kaldıklarında izledikleri yöntemler ve kullandıkları kaynaklar sorulmuştur. Bütün katılımcılar etik ikilemde kaldıklarında öncelikli olarak etik duruşuna ve bilgisine güvendikleri meslektaşlarına danışmayı tercih etmektedirler. Kullanılan diğer yöntemler ise hocalar danışmak, yöneticilere danışmak, yazılı etik kurallara bakmak, danışanın yararını sağlayan, ona en az zarar veren seçeneği seçmek şeklinde sıralanabilir. Kaynak olarak meslektaşların ön plana çıktığı, yazılı kaynakların çok az kullanıldığı görülmektedir. Katılımcılardan derneklerin (Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği ve Türk Psikologlar Deneği) hazırladıkları etik dokümanlarını değerlendirmeleri istenmiştir. Katılımcıların çoğu, dokümanların daha net, spesifik ve kapsamlı olması gerektiğini belirtmişlerdir. Etik problemlerin çözümünün önündeki engeller sorulduğunda ise meslek yasasının ve odasının eksikliği, mesleki sınırların net olmaması, eğitim içeriklerinin ve eğitimi verenlerin yetersizliği, eğitimde etiğin öneminin yeterince vurgulanmaması, adalet sistemine güvensizlik, vicdani, etik bakış açısının olmaması, hizmet alanların yeterince bilgili olmaması, mesleki çatışmalardan kaçınma, dışsal faktörlere bağlı gelişen ahlak sistemi, öz kontrolün olmaması gibi engeller ifade edilmiştir. Etik problemlerle daha etkin baş edebilmek için nelere ihtiyaç duydukları da sorulmuştur; gelen yanıtlar meslek yasası, meslek yasası çıkarılırken alanda çalışanların görüşlerinin alınması, zorunlu etik dersi, süpervizyon, konsültasyon, yazılı işlevsel etik kitapçığı, etik ile ilgili araştırmalar, etik ikilemlerin tartışıldığı çalıştaylar, dernek desteği, bilim felsefesinin öğretilmesi şeklinde olmuştur.



Sonuç ve Öneriler
Bu çalışmanın sonucunda veri toplanan üniversitedeki psikolog ve psikolojik danışmanların çok ciddi ve çok fazla etik problem yaşamadığı, sınırların, kuralların ve uygulamaların belirgin olduğu, kaynaklara erişimlerinin daha kolay olduğu görülmüştür. Bu çalışmada tek bir üniversiteden veri toplandığından üniversitelerde yaşanan etik problemler hakkında daha detaylı ve kapsamlı bilgi edinilmesi için bu çalışmanın farklı üniversitelerde de uygulanması önerilmektedir. Ayrıca diğer uygulama alanlarındaki etik problemlerin ve ihtiyaçların tespiti için bu çalışmanın ilk ve orta öğretim okullarında, özel psikolojik danışma hizmeti veren kurumlarda, mahkemeler, bakanlıklar gibi devlet kurumlarında da uygulanması önerilmektedir.
Kaynakça
Fisher, C. B. (2009). Decoding the ethics code: A practical guide for psychologists. (2. Baskı). Thousand Oaks, CA: Sage.

Koocher, G. P., ve Keith-Spiegel, P. (2008). Ethics in psychology and the mental health professions: Standards and cases. (2. Baskı). New York: Oxford University Press

White, T. I. (1988). Right and wrong: A brief guide to understanding ethics. Englewood Cliffs, NJ: Prentice-Hall.
BİREYLE PSİKOLOJİK DANIŞMA UYGULAMASI DERSİNE İLİŞKİN ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİNİN İNCELENMESİ

Gülşen BÜYÜKŞAHİN ÇEVİK1



Problem
Psikolojik danışman eğitiminde bireyle psikolojik danışma uygulamaları dersi önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle bu derse ilişkin verilen süpervizyon eğitimi sürecinin psikolojik danışman adayının eğitiminde önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu nedenle bu derse ilişkin öğrenci görüşlerinin incelenmesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda bu araştırmanın amacı bireyle psikolojik danışma uygulaması dersine ilişkin öğrenci görüşlerinden yola çıkılarak karşılaşılan problemler ve geliştirdiği becerilere ilişkin bir değerlendirme yapmaktır. Yapılan çalışmalara bakıldığında psikolojik danışman eğitimine ve süpervizyon eğitiminin önemine vurgu yapan birçok çalışma bulunmaktadır (Daniels & Larson, 2001; Fitch & Marshall, 2002; Vallance, 2004; Aladağ ve Bektaş, 2007; Bernard & Goodyear, 2009; Büyükgöze-Kavas, 2011; Özyürek, 2012; Koç, 2013; Meydan, 2014).
Yöntem

Bu araştırma nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak yapılmıştır. Araştırmada görüşmeler bire bir araştırmacı tarafından gerçekleştirilerek katılımcılara görüşme formunda yer alan sorular sorulmuş ve verilen yanıtlar kayıt altına alınarak daha sonra bu kayıtlar bilgisayar ortamına aktarılmıştır. Araştırmada verilerin analizi nitel araştırma yöntemlerinde kullanılan içerik analizi ve betimleyici analiz yoluyla elde edilmiştir.


Veri Toplama Aracı

Araştırmacı tarafından hazırlanan “yarı yapılandırılmış görüşme formu” kullanılarak araştırmanın verileri toplanmıştır.


Çalışma Grubu

Bu çalışmanın çalışma grubunu Adıyaman Üniversitesi’nde bireyle psikolojik danışma uygulaması dersi alan 22’si kız 28’i erkek olmak üzere toplam 50 (yaş=22.80, Ss=1.17, ranj= 20-27) öğrenci oluşturmuştur.


Bulgular

Araştırma bulgularına göre, bireyle psikolojik danışma uygulaması dersine ilişkin karşılaşılan problemlerin başında “danışmanın çekileceği yer sorunu” yer almaktadır. Bunu “danışma oturumlarının yazılması” ve “danışanı bulma” probleminin yer aldığı görülmüştür. Öğrencilerin çoğunluğunun psikolojik danışmayı yapılandırmada, problemi oluşturmada, sonlandırmada ve karşı cinsle danışma yapmakta zorlandıkları ortaya çıkmıştır. Bireyle psikolojik danışma dersinin en fazla etkin dinleme becerilerine, duygu ve içerik yansıtma, özetleme ve empati kurma becerilerini olumlu etkilediği ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin çoğunluğu bireyle psikolojik danışma uygulaması dersi kapsamında alınan derslerin yeterli olmadığını düşündüğü ortaya çıkmıştır.




Sonuç ve Öneriler

Araştırma sonucunda rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğrencilerinin bireyle psikolojik danışma uygulaması dersine ilişkin çeşitli problemlerinin yanı sıra etkin dinleme, duygu ve içerik yansıtma, empati kurma gibi becerilerinin de artığı görülmüştür. Dolayısıyla karşılaşılan problemler ve psikolojik danışmaya ilişkin becerilerin artırılmasına yönelik süpervizyon eğitimleri ve uygulamalara yönelik ders çeşitliliğinin artırılması önerilebilir.


Kaynaklar

Aladağ, M. & Bektaş, D. Y. (2007). Psikolojik danışman eğitiminde psikolojik danışma becerilerinin kazandırılması. IX. Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Çeşme, İzmir.

Bernard. J. M. & Goodyear, R. K. (2009). Fundamentals of clinical supervision. Needham Heights, MA: Allyn & Bacon.

Büyükgöze-Kavas, A. (2011). Bireysel ve grupla psikolojik danışma uygulamalarına yönelik bir değerlendirme, Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 9(2), 411-432

Daniels, J. A. & Larson, L. M. (2001). The impact of performance feedback on counseling self-efficacy and counselor anxiety. Counselor Education and Supervision, 41, 120 130.

Koç, İ. (2013). Kişiler arası süreci hatırlama tekniğine dayalı süpervizyonun psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma becerilerine, özyeterlik ve kaygı düzeylerine etkisi, Yayımlanmamış Doktora tezi, Ege Üniversitesi, İzmir, Türkiye.

Meydan, B. (2014).Psikolojik danışma uygulamalarına yönelik bir süpervizyon modeli: mikro beceri süpervizyon modeli, Ege Eğitim Dergisi, (15) 2: 358–374

Özyürek, R. (2012). Okullarda psikolojik danışma ve rehberlik uygulamaları el kitabı, Pegem Akademi. Ankara.

Vallance, K. (2004). Exploring counsellor perceptions of the impact of counseling supervision on clients. British Journal of Guidance and Counseling, 32(4), 559-574.

OKULLARDA GÜNCEL SORUNLAR, ETKİLİ MÜDAHALELER” BAŞLIKLI PROJE KAPSAMINDA

OKUL PSİKOLOJİK DANIŞMANLARININ ÖZ YETERLİĞİ

Ahmet ALTINOK1

Ömer ÖZER2

Ezgi Ekin ŞAHİN3

Ferhat BAYOĞLU4

A.Aykut CEYHAN5



Problem Durumu

Günümüzde, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda okul rehberlik servislerine duyulan gereksinim her geçen gün artmaktadır. Bu çerçevede, okullarda görev yapan okul psikolojik danışmanlarının mesleki eğitimleri sonrasında da yeterliliklerini artırmaya yönelik eğitimler büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, TÜBİTAK tarafından 2016 yılı için “TÜBİTAK 4005 – Bilim ve Toplum Yenilikçi Eğitim Uygulamaları Programı” çerçevesinde desteklenen “Okullarda Güncel Sorunlar, Etkili Müdahaleler” başlıklı proje kapsamında okul psikolojik danışmanlarına verilen beş günlük eğitim programının etkililiğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.



Yöntem

Projenin etkililiği, deneme öncesi modellerinden tek grup ön test-son test kontrol grupsuz deneysel desen çerçevesinde incelenmiştir. Projenin çalışma grubunu, Eskişehir il sınırları içerisinde görev yapan 38 okul psikolojik danışmanı oluşturmaktadır. Proje çerçevesinde katılımcılara iki farklı grup halinde (birinci grup 20 kişi ve ikinci grup 18 kişi) beş günlük eğitim programı beş araştırmacı tarafından verilmiştir. Eğitim programının içeriğinde “ergenlik, ergenlik sorunları, bilişsel davranışçı terapi temel kavramlar-müdahaleler-stratejiler, psikolojik danışma sürecinde ilk görüşme, sosyal kaygı, kendini kabul, problemli internet kullanımı, krize müdahale becerileri, grup sürecini geliştirme-yönetme-değerlendirme” konuları yer almıştır. Programın etkililiğini belirlemek üzere proje başlangıcında ve sonrasında katılımcılara “Psikolojik Danışma Öz-Yeterlik Ölçeği” uygulanmıştır. Proje eğitimi öncesinde ve sonrasında yapılan ölçümler arasındaki farkın anlamlılığını test etmek için Wilcoxon İşaretli Sıralar testi kullanılmıştır.


Bulgular

Proje eğitimi başlangıcında ve sonrasında elde edilen öntest ve sontest puanları arasındaki değişim incelendiğinde, rehber öğretmenlerin/okul psikolojik danışmanlarının psikolojik danışma öz-yeterliğinin hem ilk grupta (z1=-3.51, p<.01) hem de ikinci grupta (z2=-3.34, p<.01) anlamlı bir biçimde arttığı belirlenmiştir.



Sonuç ve Öneriler

Probleme dayalı öğretim yoluyla okul psikolojik danışmanlarına verilen eğitimin psikolojik danışmanların öz-yeterlik düzeylerinde önemli bir artış sağladığı ortaya çıkmıştır. Proje kapsamında verilen eğitim programının sınırlılıklarına rağmen okul psikolojik danışmanlarının öz-yeterliklerinde artış sağlanmış olması dikkate değerdir. Bu çerçevede, bu araştırmada izlenen program ve benzer programların alanda çalışan okul psikolojik danışmanlarına sıklıkla verilmesi ve bu tür meslek sonrası eğitim programlarının geliştirilmesinin oldukça yararlı olacağı değerlendirilmektedir.



Anahtar Kelimeler: TÜBİTAK-4005 Projesi, Okullarda Güncel Sorunlar, Psikolojik Danışma Öz-Yeterliği


KRİZE MÜDAHALE UYGULAMA PROGRAMI EĞİTİMİNİN ETKİNLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Fazilet Eda YILMAZ1

Demet ÖZCAN2

Figen ŞAHİN3

Problem Durumu

Türkiye içinde bulunduğu coğrafya, yaşam koşulları, doğal ve insan kaynaklı afetlere maruz kalma sıklığı nedeniyle travmatik yaşantı riskinin yüksek olduğu bir ülkedir. Riskin yüksek olmasına karşın travmatik yaşantıların etkilerini en aza indirmek için sunulan hizmetlerin yeterliliği ve etkililiği düşündürücü boyuttadır (Şavur ve Arslan Tomas, 2010). Örgüt yaşamını tehdit eden olağandışı durumların denetim altında tutulması ve etkisinin azaltılması krize müdahale ve planlamanın başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesine bağlıdır. (Aksoy ve Aksoy, 2003; Can, 1997). Okulların kriz durumlarına yeterli ve etkili müdahalede bulunabilmesi ve krizden en az zararla çıkabilmesi önemli bir krize müdahale becerisi gerektirmektedir. Okul sistemindeki tüm paydaşların önemli bir bölümünü etkileyebilecek nitelikte ve bireysel müdahalenin yanısıra toplu müdahaleyi de gerektiren kriz durumlarına müdahalede eğitimli ve yetkin rehber öğretmenlerin varlığı, kriz sonrası kurumların normalleşme sürecini hızlandırması bakımından önem arz etmektedir.


Gerek yasal mevzuatta yüklenen sorumluluklar gerekse okuldaki konumlarından dolayı, öncelikle okul yöneticileri ve rehber öğretmenlerin kriz durumunda ne yapılması gerektiği konusunda bilgili ve yetkin olması beklenmektedir. (Erkan, 1996).
Belirtilen ihtiyaçlarla kurumsal sorumluluğumuzun farkındalığı ile Kadıköy RAM olarak 2015- 2016 öğretim yılında İlçe Kriz Müdahale Ekibi oluşturulmuştur. Bu ekibe konuyla ilgili geliştirilen “Krize Müdahale Uygulama Eğitimi” bir program halinde verilmiştir. Bu eğitimle ilçemiz okul ve kurumlarında krize müdahale ekiplerinin oluşturulması/aktif hale getirilmesi, olası krizlerde normalleşme sürecini sağlamada bireylere ve kurumlara destek verilmesi ve önleyici müdahaleleri planlama konusunda uzman personelin yetiştirilmesi amaçlanmıştır.

Bu araştırmanın amacı, okul içindeki rehber öğretmenlerin, karşılan kriz durumlarına hazır olma ve müdahale etmesine yardımcı olacak “krize müdahale uygulama becerisi” kazandırmak amacıyla geliştirilen eğitim programının etkililiğini değerlendirmektir.


Yöntem

Bu araştırma krize müdahale uygulama programı kapsamında eğitim alan rehber öğretmenlere uygulanan ön test ve son testlerin etki analizini ölçmeye yönelik bir araştırma olması nedeniyle deneysel desene göre tasarlanmıştır. Bir eğitim programının gereği olarak bir araya getirilmiş kişilerle yürütüldüğü için kontrol grubu oluşturulamamıştır. Bu nedenle araştırma tek grup ön-son test modeline göre gerçekleştirilmiştir (Frankel ve Wallen, 2003; 272). Araştırmada bağımsız değişken olan krize müdahale uygulayıcı programının, bağımlı değişken olan rehber öğretmenlerin krize müdahale becerilerini nasıl etkilediği belirlenmek istenmiştir.



Çalışma grubu

Bu araştırmanın çalışma grubu, Kadıköy İlçesinde görev yapan rehber öğretmenlerden gönüllülük esasına dayalı 13’ü kadın, 7’si erkek olarak belirlenen, 20 kişiden oluşmaktadır.



Veri toplama araçları

Veri toplamada araştırmacılar tarafından oluşturulan Krize Müdahale Programı Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Form, eğitim programının katılımcılar tarafından bir bütün olarak değerlendirilebilmesini sağlamak amacıyla araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir. Beşli likert özelliğine sahip form eğitimin niteliği ile ilgili düşüncelerin alınmasına olanak tanıyan 24 maddeden oluşmaktadır. Tersine maddelerin olmadığı formdan elde edilen puanın fazlalığı bireylerin krize müdahale becerilerini olumlu yönde değerlendirdikleri anlamına gelmektedir.



Uygulama

Uygulamanın birinci aşamasında araştırmacılar tarafından krize müdahale ile ilgili alan yazın incelenmiş, konu ile ilgili çalışan uzmanlardan görüşler alınarak eğitim programının içeriği hazırlanmıştır. İkinci aşamada, program krize müdahale konusunda çalışan akademik personel tarafından 154 saatlik bir eğitimle rehber öğretmenlere verilmiştir. Programın eğitiminde, 8 akademik, 4 alanda aktif çalışan personel olmak üzere 12 kişi görev almıştır. Uygulamada araştırmacılar tarafından yapılan ön test-son test ile programın etkililiği test edilmiştir.




Verilerin Analizi

Verilerin analizinde SPSS 20.0 sürümünden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, çalışma grubunun 20 rehber öğretmenden az olması nedeniyle normal dağılım gösteren evreni temsil edemediği için (Akhun, 1986) ve kullanılan ölçek sıralamaya dayalı olduğu (Siegel, 1977) için parametrik olmayan istatistikten yararlanılmıştır. Çalışma grubunun ön test ve son test toplam puanlarını karşılaştırmak için parametrik olmayan istatistiğin tekniklerinden bağımlı gruplar için kullanılan Wilcoxon Eşleştirilmiş İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Tüm analizler için istatistiksel anlamlılık düzeyi .05 kabul edilmiştir.


Bulgular

Araştırma sonucunda, Krize Müdahale Uygulama Eğitimi alan Rehber Öğretmenlerin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır (z=-3,92, p<0,01). Eğitim puanlarda yükselişe neden olmuştur. Bu durumda, krize müdahale uygulama eğitiminin katılan rehber öğretmenlerin krize müdahale uygulama yeterliklerini arttırmada önemli bir etkiye sahip olduğu söylenebilir.


Sonuç ve Öneriler

Araştırma sonucunda, uygulama programı eğitiminin rehber öğretmenlerin krize müdahale konusunda uygulama becerilerini arttırdığı görülmüştür. Afet ve kriz durumlarında, ekip üyesi olarak psikolojik danışmanların önleme, planlama, müdahale ve iyileşme aşamasında önemli bir rolü bulunmaktadır (Baker ve Doğan, 2014). Bu beklentinin karşılanabilmesi ve rehber öğretmenlerin krize müdahale ve psikolojik destek hizmetleri konusunda donanımlı olmalarının sağlanması için bu tür eğitim programlarının standart hale getirilerek yaygınlaştırılması alan için önemli bir katkı sağlayacaktır.


Kaynakça

Akhun, İ. (1986). İstatistiğin manidarlığı ve örneklem. Ankara: Yayınevi.

Can, H. (1997). Organizasyon ve Yönetim. Ankara: Siyasal Kitabevi.

Genç, F. N. (2008). Kriz İletişimi: Marmara Depremi Örneği. Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Dergisi, 5(3), 161-175.

Siegel, S. (1977). Davranış bilimleri için parametrik olmayan istatistik . Topseven Y.(Çev.). Ankara: DTCF Yayınları.

Erkan, S. (1996). Krize Müdahale Planı, Eğitim Yönetimi Yıl 2. Sayı -l. ss.547-554

Erdur Baker, Ö.,Doğan, T.(2014). Afetler, Krizler, Travmalar ve Psikolojik İlkyardım. Ankara: Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Yayınları.

Şavur, E. ve Arslan Tomas, S. (2010). Terör Olayları Sonrasında Psikososyal Destek Hizmetleri Kriz Dergisi 18 (1): 45-58.



POZİTİF PSİKOLOJİYE DAYALI GRUPLA KARİYER DANIŞMANLIĞI UYGULAMASI: BİR PİLOT ÇALIŞMA
Aslı AŞÇIOĞLU ÖNAL1

Binnur YEŞİLYAPRAK2




Problem Durumu

Pozitif psikoloji ve pozitif psikoterapi yaklaşımları ile birlikte, psikolojik danışma hizmetleri danışanların yalnızca sorunlarından bahsettiği uygulamalar olmaktan uzaklaşmaya başlamıştır (Seligman, Rashid ve Parks, 2006). Pozitif psikoloji temel alınarak yürütülen müdahale çalışmalarında; danışanların özellikle olumlu kişilik özelikleri, duyguları, bilişleri ya da davranışları üzerinde durularak iyi oluş düzeyleri arttırılmaya çalışılmaktadır (Bolier ve diğ., 2013). Psikolojik danışma uygulamalarında yaygınlaşmaya başlayan bu yaklaşımın, yurt dışında özellikle iş hayatına atılmış danışanların mutluluk düzeylerinin ya da iş doyumlarının arttırılmasına yönelik kariyer danışmanlığı uygulamalarında sıklıkla kullanıldığı görülmektedir (Chancellor ve diğ., 2015; Kaplan ve diğ., 2014). Son yıllarda; çalışan bireylerin yanı sıra, üniversite öğrencilerinin kariyer özyeterliği ya da kariyer uyumu düzeylerini arttırmaya yönelik çalışmalarda da söz konusu yaklaşımın tekniklerinden yararlanılabileceği vurgulanmaya başlanmıştır (Panc, 2015; Strachan, 2008). Türkiye’de yürütülen araştırmalarda; büyük ölçüde, çalışan bireylerin pozitif psikolojik özellikleri ile iş tatmini ya da iş performansı arasındaki ilişkilerin incelenmesine odaklanılmakta olup araştırma sonuçları değişkenler arasında olumlu yönde ilişki olduğunu göstermektedir (Akçay, 2012; Erkuş ve Fındıklı, 2013). Bu durumda danışanların, henüz iş hayatına atılmadan önce pozitif psikolojik özelliklerinin farkına vararak kariyer süreçlerini yapılandırmalarına katkı sağlayacak uygulamalarla desteklenmeleri önem kazanmaktadır.




Yüklə 0,87 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   13




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2020
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə