A-uyun-u Ehbar-i Rıza a


BÖLÜM İMAM RIZA (A.S)’IN HZ. FATIMA (A.S)’IN EVLENMESİ HAKKINDAKİ SÖZLERİ



Yüklə 1,73 Mb.
səhifə17/46
tarix08.01.2019
ölçüsü1,73 Mb.
#92993
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   ...   46

21. BÖLÜM




İMAM RIZA (A.S)’IN HZ. FATIMA (A.S)’IN EVLENMESİ HAKKINDAKİ SÖZLERİ



1- Muhammed bin Sâbık şöyle diyor: İmam Rıza (a.s) buyurdu: “Babam, babası Cafer bin Muhammed (a.s)’dan, o da babasından ve o da ceddinden İmam Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğunu nakletti: Evlenmeye karar vermiştim ama, bu konuyu Peygamber (s.a.a)’e açmaya cüret edemiyordum. Bir süre bu mevzu gece gündüz hep aklımdaydı. Nihayet bir gün Resul-u Ekrem’in huzuruna vardığımda hazret “Ya Ali!” diye buyurdular. Ben de: “Buyurun ey Allah’ın elçisi!” Dedim. Resulullah (s.a.a); “Evlenmeye rağbetin var mı? diye sordu. Ben de cevaben: “Allah Resulü daha iyi bilir” dedim. Resulullah (s.a.a)’in Kureyş hanımlarından birini benimle evlendireceğini zannettim. Fatıma (a.s) ile evlenme fırsatını kaçırmaktan endişeliydim. Hiçbir şeyden haberim olmadığı bir halde hazret beni yanına çağırdılar, ben de Ümmü Seleme’nin evinde huzurlarına vardım. Bana bakınca yüzü parladı (sevindi) ve tebessüm etti; öyle ki, dişlerinin parladığını gördüm. Hazret bana:

“Ey Ali, müjde! Allah (c.c) beni mahzun etmekte olan senin evlenme işini kendi üzerine aldı” diye buyurdu. Ben: “Bu iş nasıl oldu ey Allah’ın resulü, dediğimde şöyle buyurdular: “Cebrâil (a.s) cennet sümbülü ve cennet karanfili ile bana geldi ve onları bana verdi. Ben onları alıp kokladım ve Cebrâil’e; ey Cebrâil, ne münasebetten dolayıdır, diye sordum. Cebrâil şöyle dedi: Allah Teala cennette bulunan meleklere ve diğer cennet ehline bütün cennetleri; ağaç, nehir, meyve ve saraylarıyla beraber süsleyip donatmalarını emretti. Cennet rüzgârlarına çeşitli ıtırların kokusuyla esmelerini emretti. Cennet hurilerine de “tâha”, tâsin” ve “hâ mim ayn sin kâf” ile başlayan sureleri okumalarını emir buyurdu. Daha sonra bir münadiye şöyle nida etmesini emretti: “Ey benim meleklerim ve ey cennetimin sakinleri! Şahit olun ki, Muhammed (s.a.a)’in kızı Fâtıma’yı, Ali bin Ebu Talip ile evlendirdim. Bu işten dolayı hoşnut ve razıyım; bu ikisi birbirlerinindir.”

Sonra Allah, melekler için de belagatta üstüne olmayan “Rahil” adlı meleğe bir hutbe okumasını emretti. O da yer ve gök ehlinin okuyamadığı bir hutbe okudu. Ardından bir münadiye şöyle seslenmesini emretti: “Ey benim meleklerim ve ey cennetimin sakinleri! Muhammed (s.a.a)’in habibi Ali bin Ebu Talip (a.s)’ı ve Muhammed (s.a.a)’in kızı Fâtıma’yı tebrik edin. Çünkü ben, onlara hayır ve bereket verdim.” Rahil; “Ey rabbim, dedi. Cennette ve katında gördüğümüzden başka onlara verdiğin bereket nedir?” Allah Teala şöyle buyurdu: “Onlara ihsan ettiğim bereketimden bazıları şudur ki, onları sevgim üzere bir araya topluyor ve yaratıklarıma hüccetim olarak kılıyorum. İzzet ve celalime andolsun ki, onlardan öyle bir nesil ve evlatlar vücuda getireceğim ki, onları yeryüzünde hazinedarlarım ve hikmetimin madenleri kılacağım; peygamber ve resullerden sonra da onlarla yaratıklarıma delil göstereceğim.”

Öyleyse müjde ey Ali! Ben de Allah Teala’nın evlendirmesi üzerine kızım Fâtıma’yı seninle evlendirdim. Allah’ın onun için razı olduğuna ben de razıyım. Şimdi eşinin elinden tutuver ki, sen ona benden daha layıksın. Cebrâil bana haber verdi ki cennet ve cennet ehli, sizi çok arzuluyorlar. Eğer Allah, sizin neslinizden halka hüccet karar kılmak istemeseydi cennet ve cennet ehlinin sizinle ilgili bu isteklerini kabul ederdi. Sen ne iyi bir kardeş, ne iyi bir dâmat ve de iyi bir dostsun! Allah’ın hoşnutluğu sana yeter.

Bu sırada Ali (a.s) şöyle dedi: “Allah’ım! Bana verdiğin nimete şükretmemi bana ilham et!” (Neml/19) Resul-u Ekrem de amin dedi.1

Bu hadis (Arapça metindeki tarikle), diğer yolla da Hz. Ali bin Ebu Talip (a.s)’dan nakledilmiş, başlangıcında da şöyle denilmiştir: “Hazret buyurdu: Fâtıma (a.s) ile evlenmeye karar vermiştim ama, konuyu Peygamber (s.a.a)’e açmaya cüret edemiyordum...(hadisin sonuna kadar da aynı olarak devam eder).

Yukarıdaki hadisin bir başka rivayet yolu da var ki “Medinet’ül İlm” kitabında zikretmiştim.

2- Hüseyin bin Halit, İmam Rıza (a.s)’dan, o da muhterem babalarından ve onlar da Ali (a.s)’dan şöyle buyurduğunu naklederler: “Resulullah bana buyurdular: Ey Ali! Kureyş büyüklerinden bir kısmı Fâtıma’nın seninle evlenmesi konusunda beni kınadılar ve dediler: “Biz onu senden istedik ama, sen vermedin; tutup Ali ile evlendirdin!” Ben de onlara dedim ki; Allah’a andolsun, bu işi ben yapmadım. Allah (c.c) onu size vermedi ve Ali ile evlendirdi. Cebrâil bana gelerek şöyle dedi: Ey Muhammed! Allah buyuruyor: “Eğer Ali’yi yaratmasaydım, Adem’den insanlığın sonuna kadar yeryüzünde kızın Fâtıma’ya eş olabilecek birisi bulunmazdı.”

Bu hadis (Arapça metindeki senetle) başka bir yolla da Ali bin Ebu Talip (a.s) vasıtasıyla Resulullah (s.a.a)’den nakledilmiştir. Bu konuda bana nakledilenleri “Mevlid-u Fâtıma” adlı kitapta yazmıştım.


22. BÖLÜM




İMAM RIZA (A.S)’IN İMAN VE İMANIN TARİFİ HAKKINDAKİ SÖZLERİ




1- Ebu Salt el-Herevî şöyle diyor: İmam Rıza (a.s) muhterem babaları vasıtasıyla Ali bin Ebu Talip (a.s)’dan Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletti: “İman; kalple tanımak, dille ikrar etmek ve azalarla da amel etmekten ibarettir.”

2- Yine, başka bir senetle İmam Rıza (a.s)’dan, onun da babalarının dilinden Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: İman kalple tanımak, dille ikrar etmek ve azalarla da amel etmektir.

3- Ebu Salt-i Herevî şöyle diyor: İmam Rıza (a.s)’a “İman nedir?” diye sorduğumda şöyle buyurdular: “İman; kalple inanmak, dille ikrar ve azalarla da amel etmektir. İman ancak bu şekildedir.”

4- Yine, başka bir senetle İmam Rıza (a.s)’dan, o da muhterem babaları vasıtasıyla Resulullah (s.a.a)’den şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “İman; kalple tanımak, dille ikrar etmek ve azalarla amel etmektir.”

5- Yine, başka bir senetle İmam Rıza (a.s)’dan, o da babalarının dilinden Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “İman; kalple tanımak, dille ikrar etmek ve azalarla amel etmektir....”

6- Muhammed bin Abdullah bin Tâhir de şöyle diyor: Babamın başı ucunda durmuştum. Ebu Salt-i Herevî, İshak bin Rahveyh ve Ahmed bin Muhammed bin Hanbel de oradaydılar. Babam onlara “Her biriniz bana bir hadis nakledin” dedi. Ebu Salt şöyle dedi: Ali bin Mûsa er-Rıza (a.s) ki, gerçekten de ismi gibi hoşnut olunan ve beğenilen birisiydi, babası Mûsa bin Cafer (a.s)’dan, o da babası Cafer bin Muhammed (a.s)’dan, o da babası Muhammed bin Ali (a.s)’dan, o da babası Ali bin Hüseyin (a.s)’dan, o da babası Hüseyin bin Ali (a.s)’dan, o da babası Ali bin Ebu Talip (a.s)’dan Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletti: “İman söz ve amelden ibarettir..



Yüklə 1,73 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   ...   46




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin