Hakküc Son mesaj Gönderen: hakküc



Yüklə 478,17 Kb.
səhifə1/5
tarix11.09.2018
ölçüsü478,17 Kb.
#80183
növüYazı
  1   2   3   4   5
    Bu səhifədəki naviqasiya:
  • "dirik"

Başlatan hakküc - Son mesaj Gönderen: hakküc

Benim yazımda özellikle vurgulamak istediğim, Nişanyanın içerik konusunda yanılıp yanılmadığı değildi. Vurgulamak istediğim yalnızca Nişanyanın yeterli araştırma yapmadan sulta koymasıdır. Aşağıda yine kendi öz söylemini veriyorum:

“Şöyle anlatayım da hayal gücünüzü kullanın. Bugünkü Türkçede sonu –n ile biten onsekiz tane tek heceli fiil var: anmak, banmak, binmek, dinmek, dönmek, inmek, kanmak, konmak, onmak, sanmak, sinmek, sönmek, sunmak, sünmek, tınmak, yanmak, yenmek, yunmak. Bunların ikisi (banmak, yenmek) geçişli fiil, yani BİRŞEYİ şeyetmek anlamını taşıyor. Onbeşi geçişsiz, yani kendi kendine yapılan, nesnesi olmayan fiiller. Sunmak şimdi geçişli kullanılıyor ama o da eskiden geçişsizdi, “uzanmak” demekti, etti onaltı. O iki tane istisnanın da burada anlatması uzun sürecek tuhaflıkları var.“

Kısa yazısındaki diğer yanlışları dışında ki, hangisini anlatalım, kendi diktiği kurallara göre en azından „donmak“ kılgısını da almalıydı ve böylece bu yüklemlerin toplam sayısı savunduğu gibi 18 değil en azından 19 olur.



Sayın beegliklig
Ayrıca sizin yazınızı büyük bir ilgi ve zevkle okudum ve yazınızla ilgili bir kaç sorum var.

-Dil gelişirken, yeni sözcükler türerken ya da olan sözcükler evrim geçirirken, bütün bu olgular yalnızca ses organlarının özelliklerine göre mi biçimlenir.

-Dildeki gelişmelerde toplumun düşün ve tinsel yapısı ve özellikle mantıksal çözümlere ulaşması etkili olur mu?

Bunu „utanmak“ kılgısında incelersek:


„utanmak“ öznel (1) bir kılgıdır. „utamak“ diye bir biçimi yok ve mantıksal olarak da bir anlam vermiyor. Aynı eylem nesneye yüklenince, ortaya „kınamak“ yada „utandırmak“ gibi bütünüyle ayrı biçimler ortaya çıkıyor.
Ve „kınamak“ kılgısını öznel (refleksiv) çatıya dönüştürmeye kalksak, ortaya edilgen çatı „kınanmak“ çıkıyor. Bunun gerçekten geñiz n'si /-ñ/  ile bir ilgisi var mı?

Bu kılgının nesnel biçimi „utamak“ yoksa, yada artık kullanılmıyorsa, bunda etkili olan


nedir ? Ses organlarının yapılanması mı, ya da mantıksal çözüme ulaşma çabası mı?

Dipçe:
öznel (1)


Tümce içerisinde özneyi etkileyen yüklemler refleksiv yahut dönüşümlü yerine öznel olarak tanımlanabilir mi? Çünki refleks sözcüğü ardındaki _iv takısı bir gün başımıza bela olacak. Dönüşümlü tanımı ise neye, nereye dönüşüyor, tam açıklamıyor.

 

 



 

Başlatan Temirbek - Son mesaj Gönderen: hakküc

Ad biçimi---------------Önad (sıfat) olarak kullanış biçimi

teknoloji---------------teknolojik


ekonomi---------------ekonomik
alkol---------------alkolik
trajedi---------------trajik
politika---------------politik
diplomasi---------------diplomatik
enerji---------------enerjik
karizma---------------karizmatik
sosyoloji---------------sosyolojik
kriz---------------kritik
kozmos---------------kozmik
astronomi---------------astronomik
platon---------------platonik
problem---------------problematik
fantasi---------------fantastik
roman---------------romantik
psikoloji---------------psikolojik
sembol---------------sembolik
strateji---------------stratejik
biyoloji---------------biyolojik
turist---------------turistik
tip---------------tipik
etnos---------------etnik
yukarda verdiğim örneklerde açıkça ortaya çıkan şu: Türkçede ne idüğü belirsiz bir _tik, _ik, _k ardılı kullanılıyor, Türkçenin birincil özelliği olan sesli uyumunu da paralıyor.
Bu açık mı, yoksa daha tartışmaya gerek var mı?

Türkçe bağlayıcı ve tanımlayıcı bir önadı istiyor ve bunu gerekli görüyor.


Nedir bağlayıcı ve tanımlayıcı önad?
Türkçede önadlar
a-yerleşmiş biçimiyle:yeşil araba, sıcak çay, pahalı kumaş, gibi

b-bağlayıcı ve tanımlayıcı biçimde:geleneksel şenlik, dinsel görev, kimyasal çözelti, duygusal davranış biçiminde kullanılıyor.

-b-kümesinin kullanımı önceden değişikti.
geleneksel (ananevi) şenlik
dinsel (dini) görev
kimyasal (kimyevi) çözelti
duygusal (hissi) davranış
Arapçadan alınan bu kural, Türkçeyi Türkçe yapan en büyük özelliklerden biri olan,
kök değişmezliğini çarpıtır ve bu olumsuz etkiyle Türkçeyi bozar.
Kısacası Türkçede kökler değişmez. Örnekler;
Madde (maddi sorun), mana (manevi sorun), kimya (kimyevi çözelti) millet (milli takım) gibi yeni oluşumlar Türkçenin işlemesini ve yapılanmasını bozar, anlaşılmaza dönüştürür. Yabancı dillerden sözcük almak hadi neyse, bazı durumlarda bu göz ardı edilebilir. Ama bir dil başka dillerden dil kuralı almaya başladığı an bitmiştir. Tamam millet sözcüğünü aldık kullanıyoruz, ama millet sözcüğünün arapça bağlama kuralına uygun olarak milli biçimine dönüşmesi Türkçenin işleyişini bozuyor.

Bağlayıcı ve tanımlayıcı önad neden gerekli?


Anlatım ayrıcalığı ve derinliği için. Aşağıdaki örnekler aynı şeyleri anlatmaz.

ekonomi sorunu ---------------ekonomik sorun


strateji ortağı ---------------stratejik ortak
sosyoloji uzmanı ---------------sosyolojik uzman
roman okuyucusu ---------------romantik okuyucu
turist oteli ---------------turistik otel
demokrasi açılımı---------------demokratik açılım
millet takımı---------------milli takım
enerji ilişkileri--------------- enerjik ilişkiler

Birinci sıra bileşik addır, iki adın birleşmesiyle türemiş yeni bir addır.


İkinci sıra ise, önad ve ad tamlamasıdır. Adın önada dönüşmesi sağlanmıştır. Türkçede bunu yapabilecek _s*2l (sel, _sal) ardılından başka bir şey var mı?

Sorarsanız eğer, peki şimdi turistsel hotel mi diyeceğiz? Buna verilecek tek yanıt şu:


Bunu turist sözcüğünü dile yerleştiriken düşünecektik. Bir yabancı dilden gelen sözcük bir
hastalık gibi dilin bütün bedenini sarıyor. Turdan, turist oluşur, turistik oluşur.
Soziusdan, sosyal, sosyolojik ve de ayrıca sosyo-politik, sosyo-ekonomik gibi kulak paralayıcı (berbat!) türevler oluşur.
Sorarsanız eğer, peki şimdi Yasal (kanuni) Sultan Süleyman mı diyeceğiz? Buna verilecek yanıt ise şu: zaten bu söylem tarihe geçmiş bir yanlışlık. (Kanuni) Sultan Süleyman tanımlaması (Legal) Sultan Süleyman değildir. Ama arapça bağlama yerine (kanuncu = yasacı) Sultan Süleyman denilseydi, daha doğru olmaz mıydı?

Şimdi benim kendime sorduğum soru şu. Tamam yer yer ve zaman zaman bu ardılın (_s*2l) Türkçedeki varlığı tartışılıyor. Bu güzel. Güzel de, bunca uzman, bunca Türkçe sevdalısı bunu tartışırken, (ağaçlara bakarken), aynı cengaverliği, aynı uğraşıyı neden yukardaki örnek verdiğim ardıllarda göstermiyor? Tartışmasız ki, bu yabancı ardıllar Türkçeyi daha kötü tırmalıyor. Bu onları rahatsız etmiyor mu?



 

 

 3 

 Genel Konular / Genel tartışma, konuşma / Ynt: En az üç betik ( Önem sırasına göre)

 : Ocak 13, 2010, 07:42:35 pm 


 

Başlatan ZaferÖztürk - Son mesaj Gönderen: ZaferÖztürk Başlatan ZaferÖztürk - Son mesaj Gönderen: ZaferÖztürk

Değerli arkadaşlar, daha aydınlık yarınlar için, çağdaş, özgürce, geniş açıyla bakabilen, geçmiş ve gelecekle sağlıklı bağlantı kurarak olabilecekleri öngörebilen, iyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı ayırabilen ve tam anlamı ile bilgiyle donanarak kendini yetiştirmiş saygın, saygılı ve özgüvenli bireyler için,'' Okumalı, bilgiyi akılla dokumalıyız.'
Sevgili Yiğit Tulga arkadaşımın çok önemsediğim uyarısı aşağıdadır.''Ortaklaşa anlayarak, dilimiz döndüğünce, usumuz erdiğince imeceye katılmalı. Halaya durur gibi tüm toplumsal konulara karışmalıyız. Yalnızca kendi günlerimizin kaygılarıyla değil yüzlerce yıl ötesinin çocukları adına yaşamalı, dayanışmalı; işimizi, emeğimizi çağlar aşırmaya adamalıyız.''

Okuduğum her yeni kitap bana ne kadar eksik olduğumu anımsatmakta...


Uzun süredir okuma ve bilinçlenme için uğraş vermekteyim. Kimi kütüphaneler kurmaya, kimi de okuma bilincini aşılamaya çabalıyorum.

Sizden en az üç kitap sormamın nedenlerini sıralarsam:


-İnsanlara kendini sorgulatma...
-Kütüphane kurarken önerilen kitapları dikkate alma...
-Önerilen kitaplardan okumadıklarımı okuma...-
Ardından bu bilgileri paylaşarak çevremdekilerin de bundan yarar sağlaması...
Tüm sonucu daha sonra bildireceğim.
Kitap üzerine İstatistik bilgiler bize ayna tutuyor, aşağıdaki bilgiler alıntıdır.''
- Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken, Türkiye'de bu rakam 2000 - 3000 civarında basılmaktadır.
- Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 ABD doları, Türkiye'de ise bu rakam 10 ABD dolarının altındadır.
- Türkiye'de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor. - Japonya'da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye'de sadece 23 milyon. - Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu'nda, kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada.
- Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7. Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor.
- Türkiye'de yüksek öğrenim görenlerin oranı 1965'e göre 14 kat arttı. Ama Yüksek Öğrenim mezunlarının kitap okuma oranı 1965'in de altında kaldı. Dünyada Bir Yılda Ders Kitapları Hariç Basılan Kitap Sayısı Amerika 72 000 Almanya 65 000 İngiltere 48 000 Fransa 39 000 Brezilya 13 000 Türkiye 6 031
'' http://istatistikler.net/okuma.html
Yukarıdaki oranları yukarı çekmek olası, önce bizden başlayalım, daha sonra dayanışalım, işyerlerimize kütüphaneler kuralım, el ele gönül gönüle verelim!
Elinizden kitap, yüreğinizden sevgi eksik olmasın!Şen ve esen kalın. Zafer Öztürk Değerli arkadaşlar, daha aydınlık yarınlar için, çağdaş, özgürce, geniş açıyla bakabilen, geçmiş ve gelecekle sağlıklı bağlantı kurarak olabilecekleri öngörebilen, iyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı ayırabilen ve tam anlamı ile bilgiyle donanarak kendini yetiştirmiş saygın, saygılı ve özgüvenli bireyler için,'' Okumalı, bilgiyi akılla dokumalıyız.'
Sevgili Yiğit Tulga arkadaşımın çok önemsediğim uyarısı aşağıdadır.''Ortaklaşa anlayarak, dilimiz döndüğünce, usumuz erdiğince imeceye katılmalı. Halaya durur gibi tüm toplumsal konulara karışmalıyız. Yalnızca kendi günlerimizin kaygılarıyla değil yüzlerce yıl ötesinin çocukları adına yaşamalı, dayanışmalı; işimizi, emeğimizi çağlar aşırmaya adamalıyız.''

Okuduğum her yeni kitap bana ne kadar eksik olduğumu anımsatmakta...


Uzun süredir okuma ve bilinçlenme için uğraş vermekteyim. Kimi kütüphaneler kurmaya, kimi de okuma bilincini aşılamaya çabalıyorum.

Sizden en az üç kitap sormamın nedenlerini sıralarsam:


-İnsanlara kendini sorgulatma...
-Kütüphane kurarken önerilen kitapları dikkate alma...
-Önerilen kitaplardan okumadıklarımı okuma...-
Ardından bu bilgileri paylaşarak çevremdekilerin de bundan yarar sağlaması...
Tüm sonucu daha sonra bildireceğim.
Kitap üzerine İstatistik bilgiler bize ayna tutuyor, aşağıdaki bilgiler alıntıdır.''
- Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama 100.000 tirajla basılırken, Türkiye'de bu rakam 2000 - 3000 civarında basılmaktadır.
- Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 100 ABD doları, Türkiye'de ise bu rakam 10 ABD dolarının altındadır.
- Türkiye'de her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor. - Japonya'da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. Türkiye'de sadece 23 milyon. - Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu'nda, kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 173 ülke arasında 86. sırada.
- Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7. Türkiye'de ise yılda 12 bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor.
- Türkiye'de yüksek öğrenim görenlerin oranı 1965'e göre 14 kat arttı. Ama Yüksek Öğrenim mezunlarının kitap okuma oranı 1965'in de altında kaldı. Dünyada Bir Yılda Ders Kitapları Hariç Basılan Kitap Sayısı Amerika 72 000 Almanya 65 000 İngiltere 48 000 Fransa 39 000 Brezilya 13 000 Türkiye 6 031
'' http://istatistikler.net/okuma.html
Yukarıdaki oranları yukarı çekmek olası, önce bizden başlayalım, daha sonra dayanışalım, işyerlerimize kütüphaneler kuralım, el ele gönül gönüle verelim!
Elinizden kitap, yüreğinizden sevgi eksik olmasın!Şen ve esen kalın. Zafer Öztürk

   

 

 4 

 Sözcük Türetme-Tartışma / Köken tartışmaları / Ynt: Sayın Nişanyanla ilgili

 : Ocak 12, 2010, 08:59:02 pm 


 

Başlatan hakküc - Son mesaj Gönderen: D. Can Aktan Başlatan hakküc - Son mesaj Gönderen: D. Can Aktan

Beegliklig'iñ dédiklerini Nişanyan'a sorduydum. Baña geñiz n'si ile olan eylemlerdeki ñ sesiniñ herhangi bir işlevi olmadığını söylemişti. Beegliklig'iñ dédiklerini Nişanyan'a sorduydum. Baña geñiz n'si ile olan eylemlerdeki ñ sesiniñ herhangi bir işlevi olmadığını söylemişti.

   

 

 5 

 Türk Dili Araştırmaları / Derleme ilen tarama çalışmaları / Hayvan = Dirik

 : Ocak 12, 2010, 08:02:33 pm 


 

Başlatan Baturalptürk - Son mesaj Gönderen: Baturalptürk Başlatan Baturalptürk - Son mesaj Gönderen: Baturalptürk

Hayvan bilindiği gibi Arapça kökenli bir Türkçe sözcük. Şöyle bir bakındım, karşılık bulmakta zorlanılan, halihazırda da yerleşik bir anlamdaşı olmayan bir sözcük:

*TDK Güncel Türkçe Sözlüğü'nde "dirik" diye bir kelime bulunmuyor, ancak "diriksel" kelimesinin anlamına bakınca orada diriğin de anlamı belirebiliyor aslında:



diriksel    
sf. biy. Diri ile, canlı ile ilgili, canlılar üzerinde olan, diril.
Güncel Türkçe Sözlük

* dirik   Fr. Animal


BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

Buradaki Tıp Terimleri Kılavuzu da TDK sitesindendir.


animal (le): hayvan

Öyleyse önce bu sözcüğü önce Güncel Türkçe Sözlük'e aldırabilmek için TDK'ye e-postalar göndermek gerekiyor. Sözlüğe alındıktan sonra iş bitmiş demektir. Hayvan bilindiği gibi Arapça kökenli bir Türkçe sözcük. Şöyle bir bakındım, karşılık bulmakta zorlanılan, halihazırda da yerleşik bir anlamdaşı olmayan bir sözcük:

*TDK Güncel Türkçe Sözlüğü'nde "dirik" diye bir kelime bulunmuyor, ancak "diriksel" kelimesinin anlamına bakınca orada diriğin de anlamı belirebiliyor aslında:

diriksel    
sf. biy. Diri ile, canlı ile ilgili, canlılar üzerinde olan, diril.
Güncel Türkçe Sözlük

* dirik   Fr. Animal


BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu

Buradaki Tıp Terimleri Kılavuzu da TDK sitesindendir.


animal (le): hayvan

Öyleyse önce bu sözcüğü önce Güncel Türkçe Sözlük'e aldırabilmek için TDK'ye e-postalar göndermek gerekiyor. Sözlüğe alındıktan sonra iş bitmiş demektir.



   

 

 6 

 Sözcük Türetme-Tartışma / Sözcük türetme çalışmaları, öneriler / Ynt: inşaat

 : Ocak 11, 2010, 09:45:57 pm 


 

Başlatan Cəfər - Son mesaj Gönderen: beegliklig Başlatan Cəfər - Son mesaj Gönderen: beegliklig

İnşaat, Arapça naşa'a "doğmak, ortaya çıkmak" kökünden gelir. Aynı kökten > naş'at "neşet, doğma, türeme, ortaya çıkma", inşa "ortaya çıkarma" Osmanlıca çoğulu inşaat "yapılanlar, ortaya çıkarılanlar". Arapça'da olmayan, Türkçe'ye has bir türetimdir.

Eski Uygurcada yapıg "bina 2) bünye" demektir. Günümüzdeki biçimi kullandığımız bir söz olan yapı "bina 2) bünye"



yap- "katmak, eklemek, inşâ etmek" 2) "örtmek, kaplamak" kılgısından türmiş olan yapı ile kökteş olması hasebiyle yapı işleri ya da yapıcılık (inşâcılık) denebilir. İnşaat, Arapça naşa'a "doğmak, ortaya çıkmak" kökünden gelir. Aynı kökten > naş'at "neşet, doğma, türeme, ortaya çıkma", inşa "ortaya çıkarma" Osmanlıca çoğulu inşaat "yapılanlar, ortaya çıkarılanlar". Arapça'da olmayan, Türkçe'ye has bir türetimdir.

Eski Uygurcada yapıg "bina 2) bünye" demektir. Günümüzdeki biçimi kullandığımız bir söz olan yapı "bina 2) bünye"



yap- "katmak, eklemek, inşâ etmek" 2) "örtmek, kaplamak" kılgısından türmiş olan yapı ile kökteş olması hasebiyle yapı işleri ya da yapıcılık (inşâcılık) denebilir.

   

 

 7 

 Sözcük Türetme-Tartışma / Köken tartışmaları / Ynt: Sayın Nişanyanla ilgili

 : Ocak 11, 2010, 09:33:30 pm 


 

Başlatan hakküc - Son mesaj Gönderen: beegliklig Başlatan hakküc - Son mesaj Gönderen: beegliklig

Nişanyan, bir konuda yanılmış. Sonu /-n/ ile biten iki türde kılgı (fiil) vardır Türkçede, birinci öbek (grup) kılgının köküne eklenen dönüşlülük eki (refleksif ek) diğeri ise geñiz n'si /-ñ/ 'dir.
 
Söz gelimi; sun- "sunmak, 2) eli ile uzatmak" slında dönüşlü ek almış bir biçimdir. Kılgının yalın biçimi *su- / *- "zamanda veya mekanda uzamak, yer kaplamak, devam etmek" olmalıdır, bu kılgıyı dönüşlü yaptığımızda > sun- "uzanmak, kendi kendine su-mak" anlamına gelir. Aynı kılgının bir diğer dönüşüğü (varyantı) sün- "sünmek, uzamak". Aynı kökten, geçişli çatıda sür- "zamanda ya da mekanda devam ettirmek, ilerlemek" var, bu kökten türetilmiş olan süre "müddet" örnek verilebilir.

Bu gibi, dönüşlülük eki almış kılgılar çok daha fazladır, yıkan-, sürün-, bakın- vb...

Bunların dışında kalanların ise büyük bölümü geñiz n'si iledir. Nişanyan'ın listede verdiği onmak esâsında oñmak "iyileşmek, şifâ bulmak" biçiminde /-ñ/ iledir. Aynı kılgının ettirgen biçimi > oñar- "iyileştirmek, işler hâle getirmek, tâmir etmek, oñarmak"

Nişanyan, pekçok hatâlı örnek vermiş, ban- dönüşlüdür, muhtemel bir *ba- "suya dalmak, suya girmek, suya sokmak" kılgısının dönüşlü biçimidir, yâni "kendi kendine dalmak, daldırmak", aynı kılgının pekişik (intensif) biçimi bat- "batmak, suya gömülmek" olmalıdır.

Nişanyan'ın listede verdiği pekçok örnek de esâsen /-ñ/'lidir. Anmak değil añ- "zikretmek, yâd etmek, aklına getirmek, añmak", yenmek değil esâsı yeñ- "galebe çalmak, üstün gelmek, yeñmek"tir. Nişanyan, bir konuda yanılmış. Sonu /-n/ ile biten iki türde kılgı (fiil) vardır Türkçede, birinci öbek (grup) kılgının köküne eklenen dönüşlülük eki (refleksif ek) diğeri ise geñiz n'si /-ñ/ 'dir.
 
Söz gelimi; sun- "sunmak, 2) eli ile uzatmak" slında dönüşlü ek almış bir biçimdir. Kılgının yalın biçimi *su- / *- "zamanda veya mekanda uzamak, yer kaplamak, devam etmek" olmalıdır, bu kılgıyı dönüşlü yaptığımızda > sun- "uzanmak, kendi kendine su-mak" anlamına gelir. Aynı kılgının bir diğer dönüşüğü (varyantı) sün- "sünmek, uzamak". Aynı kökten, geçişli çatıda sür- "zamanda ya da mekanda devam ettirmek, ilerlemek" var, bu kökten türetilmiş olan süre "müddet" örnek verilebilir.

Bu gibi, dönüşlülük eki almış kılgılar çok daha fazladır, yıkan-, sürün-, bakın- vb...

Bunların dışında kalanların ise büyük bölümü geñiz n'si iledir. Nişanyan'ın listede verdiği onmak esâsında oñmak "iyileşmek, şifâ bulmak" biçiminde /-ñ/ iledir. Aynı kılgının ettirgen biçimi > oñar- "iyileştirmek, işler hâle getirmek, tâmir etmek, oñarmak"

Nişanyan, pekçok hatâlı örnek vermiş, ban- dönüşlüdür, muhtemel bir *ba- "suya dalmak, suya girmek, suya sokmak" kılgısının dönüşlü biçimidir, yâni "kendi kendine dalmak, daldırmak", aynı kılgının pekişik (intensif) biçimi bat- "batmak, suya gömülmek" olmalıdır.

Nişanyan'ın listede verdiği pekçok örnek de esâsen /-ñ/'lidir. Anmak değil añ- "zikretmek, yâd etmek, aklına getirmek, añmak", yenmek değil esâsı yeñ- "galebe çalmak, üstün gelmek, yeñmek"tir.


   

 

 8 

 Türk Dili Araştırmaları / Araştırmalar, kişisel çalışmalar / Ynt: Türkçede ardılların (takıların) gösterimi için öneri.

 : Ocak 11, 2010, 08:53:44 pm 


 

Başlatan hakküc - Son mesaj Gönderen: beegliklig Başlatan hakküc - Son mesaj Gönderen: beegliklig

Türkçe eklerin gösterimi, Türkbilim betiklerindeki gibi olmalıdır kanımca. Bu gösterim biçimi;

Söz konusu ek, adlara geliyorsa, önüne + (artı) belgisi konur, kılgılara (fiillere) geliyorsa önüne - (eksi) belgisi getirilir. Adlara da, kılgılara da gelebilen bir ek ise +/- belgileri (işâretleri) konur.

Ekin, geldiği söz ile bitişirken aldığı seslerin gösterimi;

X (büyük çarpı) ; ı, i, u, ü anlamına gelir.

+lXk > (+lık, +lik, +luk, +lük) anlamına gelir. Örnekler; güzellik, ekmeklik, tuzluk

+sXz > (+sız, +siz, +suz, +süz) alamına gelir. Örnekler; parasız, evsiz, yolsuz

-Xm > (-ım, -im, -um, -üm) anlamına gelir. Örnekler; alım, satım, bilim

-gX > Örnekler; sevgi, algı, vergi

Hem a, hem e gösterimi için büyük a yazılır. Örnek > -gA > ; bilge, yazga vb.

Hem t, hem d gösterimi için büyük d yazılır. Örnek > Türkçedeki yer eki (lokatif ek) +DA > +de, +da, +te, +ta > evde, okulda, sokakta, çölde vb.

Bu gösterimi benimsersek, Türkbilim betiklerinde kullanılan dizgeye (sisteme) de uyum sağlayabiliriz. Türkçe eklerin gösterimi, Türkbilim betiklerindeki gibi olmalıdır kanımca. Bu gösterim biçimi;

Söz konusu ek, adlara geliyorsa, önüne + (artı) belgisi konur, kılgılara (fiillere) geliyorsa önüne - (eksi) belgisi getirilir. Adlara da, kılgılara da gelebilen bir ek ise +/- belgileri (işâretleri) konur.

Ekin, geldiği söz ile bitişirken aldığı seslerin gösterimi;

X (büyük çarpı) ; ı, i, u, ü anlamına gelir.

+lXk > (+lık, +lik, +luk, +lük) anlamına gelir. Örnekler; güzellik, ekmeklik, tuzluk

+sXz > (+sız, +siz, +suz, +süz) alamına gelir. Örnekler; parasız, evsiz, yolsuz

-Xm > (-ım, -im, -um, -üm) anlamına gelir. Örnekler; alım, satım, bilim

-gX > Örnekler; sevgi, algı, vergi

Hem a, hem e gösterimi için büyük a yazılır. Örnek > -gA > ; bilge, yazga vb.

Hem t, hem d gösterimi için büyük d yazılır. Örnek > Türkçedeki yer eki (lokatif ek) +DA > +de, +da, +te, +ta > evde, okulda, sokakta, çölde vb.

Bu gösterimi benimsersek, Türkbilim betiklerinde kullanılan dizgeye (sisteme) de uyum sağlayabiliriz.


   

 

 9 

 Genel Konular / Genel tartışma, konuşma / En az üç betik ( Önem sırasına göre)

 : Ocak 11, 2010, 09:29:45 am 


 

Başlatan ZaferÖztürk - Son mesaj Gönderen: ZaferÖztürk Başlatan ZaferÖztürk - Son mesaj Gönderen: ZaferÖztürk

Uğrola
Bir kütüphanede olmazsa olmaz diye düşündüğünüz,  sizi siz yaparken çok etkili olduğunu düşündüğünüz en az üç betiği öncelik sırasına göre bildirmenizi diliyorum.
 
Şen ve esen kalın.

Zafer Öztürk Uğrola


Bir kütüphanede olmazsa olmaz diye düşündüğünüz,  sizi siz yaparken çok etkili olduğunu düşündüğünüz en az üç betiği öncelik sırasına göre bildirmenizi diliyorum.
 
Şen ve esen kalın.

Zafer Öztürk



   

 

 10 

 Sözcük Türetme-Tartışma / Sözcük diriltme önerileri / Ynt: Ynt: NAVıGASYON

 : Ocak 10, 2010, 10:35:45 am 


 

Başlatan Temirbek - Son mesaj Gönderen: SanalBaba Başlatan Temirbek - Son mesaj Gönderen: SanalBaba

Uğrola,

Sizlerime bir öneri daha sunacağım: Uğrola,

Sizlerime bir öneri daha sunacağım:

Alıntı


yerlenmek   
Tahta ve kalas, yel ya da güneş etkisiyle yarılmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


--------------------------------------------------------------------------------
yerlenmek   
Yerleşmek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


--------------------------------------------------------------------------------
yerlenmek   
Yerleşmek, yurt edinmek.

Tarama Sözlüğü 1972


yerletici.....navigator


yerlenmek....yurtlanmak
yerleteç........yer gösterici
yerlendirici....self navigator

itü. (ile türevleri)

olabilir.

Uğrola


Alıntı

yerlenmek   


Tahta ve kalas, yel ya da güneş etkisiyle yarılmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


--------------------------------------------------------------------------------
yerlenmek   
Yerleşmek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


--------------------------------------------------------------------------------
yerlenmek   
Yerleşmek, yurt edinmek.

Tarama Sözlüğü 1972


yerletici.....navigator


yerlenmek....yurtlanmak
yerleteç........yer gösterici
yerlendirici....self navigator

itü. (ile türevleri)

olabilir.

Uğrola


 

Başlatan SanalBaba - Son mesaj Gönderen: SanalBaba

Uğrola,

Başta köken bilgisini edindiklerimiz, bildiklerimiz olmak üzere tüm sözcük varlığımız bu sözlükte yerlenecek (yer alacak).


Önerdiklerimiz yerlenecek, eytişlerdeki (lehçelerdeki, Türk dillerimizdeki) sözcükler yerlenecek, köken bilgisi ile ilintili görüşler yerlenecek, Derleme ulayı (ve) Tarama Sözlükleri' ndeki sözcükler yerlenecek. İşte bu yüzden adını "BAY SÖZLÜK" koydum. Türkçemizin en görklü, görkemli, bay (varsıl, zengin) sözlüğü bizimkisi (TVT Sözlüğü) olacak. Uzun oğur (zaman) alacak olsa da bu uğurda bilece çalışılacak.

Dilsiz ulus olunamaz demiştik; dilsiz budun (kavim, ırk) da olunamaz! Tüm Türklerimiz ile kucaklaşacağımız güne anıklanıyorsak, işte bu sözlük o kutlu günün çağlarını kavuracak kıvılcımın ilk çıngısı olacak...

Türk savaşkandır, türektir; türegendir!...
Adı da buradan gelir, diye inanırız; günay (tarih) da bunu çokça kanıtlamıştır.

O kutlu günü biz göremesek bile, bizden türeyenler görecek.

Şimdiden sonra da buna inanalım, buna savaşalım.

Uğrola


 

 

 12 

 Yerliğimiz ile ilgili / Yerliğimiz ile ilgili tüm yazılar / Ynt: Sözcük giriciler aranıyor

 : Ocak 09, 2010, 05:22:13 pm 


 

Başlatan SanalBaba - Son mesaj Gönderen: hakküc Başlatan SanalBaba - Son mesaj Gönderen: hakküc

Uğurola,

yapılacak işin kapsamını biraz daha açıklayabilir misin?


Sağol Uğurola,

yapılacak işin kapsamını biraz daha açıklayabilir misin?


Sağol

   

Yüklə 478,17 Kb.

Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin