Karagün dostuyum (II) tasavvufda aşk ve göNÜl yazan: Nusret Tura Uşşâkî İstanbul 1965



Yüklə 0.81 Mb.
səhifə9/9
tarix30.06.2018
ölçüsü0.81 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9

Sâmiha Ayverdi’nin sözlerinden seçmeler:

Efendim! Ben şu olayım, bu olayım, iyi olayım, kötü olayım… Yalnız kabul eyle ki Senin kulun olayım. İdrâkim beni buraya kadar getirdi. Şunu da öğrendim ki afv-ü mağfiretin, lütf-ü âtıfetin, aşk-ü muhabbetin biz kulların içindir.

•••

Bir tebessüm vardır ki sâde sana gösterilir.



Bir ünsiyyet vardır ki yalnız seninle çift olunur.

Bir sır vardır ki senden başkasına söylenmez.

Senden başka mahremi olmayan kimse, bu gizlilikleri sana ifşâ ediyorsa kabahat sayma, hoş gör!

•••


Bir çiçeğin bile açması için bünyesinde ne uzun, ne hesaplı hazırlıklar yaptın. İçten kaynayan bir faaliyet devresine lüzum göterdin.

Madem ki bir tohumun sürüp gelişmesi, madem ki kokusunu ve çeşnisini yayması hoşuna gitmeyecekti, niçin onu kemâle erdirmeden kurutmadın? Filiz halinde iken yapraklarını dökmedin?

•••

Ey benim Rabbim! Niçin benim gönlümde yanmak ve yakmak kudretini bahşettiğin bir ateş külçesi koydun da ağzıma kilit vurdun. Ve «Bu aramızdaki sevişmedir, kimseye söyleme» dedin.



Afv et ALLAH’ım! Şimdi anlıyorum ki, delilere, akılsızlara hazine verilse kıymetini bilmez, az zamanda israf eder, dağıtır. Çocuklara evlilik sırları târif edilmez, hastalara aşk şarabı içirilmez. Zaif mideler kaymağı ve balığı hazmedemezler, mektep talebesine yüzlerce lira harçlık verilmez, ateşle barut bir araya konmaz… Tekrar yalvarırım Sana, ben Nusret kulunu affet!

•••


Hacı Bektaş Veli Cenâb-ı Hakkı rüyasıda görmüş, «Sana eren yol hangisidir?» diye sormuş.

- Kendinden geçince erişirsin. Sen çık aradan, kalsın yaradan, demiş.

•••

Hakk yolunda yürüyenler memnun olmalıdırlar ve şükür etmelidirler ki, evvelâ Hakk onları isteyici oldu, o isteyip çekmeseydi, kul da ona yol alamazdı.



•••

Namaz kılarken yerde senden başka kul olmadığını düşün. Karşında da ALLAH’dan başka kudret, kuvvet sahibi bulunmadığını idrâk et. Hakkın tecellisini gönlünde bulursan daha iyi.

•••

Efendimiz, huzuru kalb ile olmayan namaz, namaz değildir demiş. Nafile ve lüzumsuz şeylerle meşgul olmak âdemiyyeti öldürür, şeytanlığı kuvvetlendirir.



Namazı bedenî bir hareket ve idman olarak eda edersen kalbin huzurunu temin edemezsin. Gaflettesin, ruhun ise ölü demektir. İbadetin putadır. Gönlün ise kilisedir. Kâbe değildir. Dervişler için râbıta bu cihetten faydalıdır.

•••


İnananın cemâli, güzelliği sözündedir. Kemali harekâtındadır.

•••


Dervişlerle oturup konuşan insan kazanır. Onlarla alay edenin, sözlerine inanmayanın kalbinden iman nuru silinir.

•••


Bir şey istemek için yapılan ibadet makbul değildir.

•••


Cenâb-ı ALLAH bir kulundan kendisini gizlerse ona kimse şefaat edemez. Hidayet yok demektir.

•••


Ahmet Yesevî Hazretlerine tevhidi sordular. O da dervişe kocaman 10 kiloluk bir küp şekeri gösterdi, sordu:

- Bu nedir?

- Şeker!

(Hazret o şekeri 40-50 parçaya ayırarak parçalar gösterdi ve sordu)

- Bu nedir?

- At, fare, kedi, kutu.

(Hepsini un gibi dövdürdü, sordu)

- Bu nedir?

- Şeker.

- İşte her şeyin aslına bak, istihalelere, şekillere bakıp aldanma. Tevhid budur.

•••

Muhiddin Arabî Hz. «Fâni olan, insanın vücûdu değil cehlidir. Vücûd aynı vücûddur» dedi.



Ahmed Yesevî Hz. «Her hangi işte olursan ol Azrail geldiği zaman o işi bırakıp huzur aramaya kalkarsan, heyecandan kendini şaşırırsın. Doğruluktan ayrılma» dedi.

Eğer bir şey verirsen anla ki, sen memursun. Veren ALLAH’dır. Vermekten imtina edersen, mâni olan ALLAH’dır, sen mazursun.

•••

Evliya ve enbiya hazretleri mâdem ki, Hakkın tecelliyatına mazhar olmuşlardır, kendi varlıklarını O’nun zâtında yetiştirmişlerdir, o halde onun âletidirler. Âletin yaptığı iş ise kendisinden değildir. Sâhibinindir.



Nitekim yazı yazan kalemin ihtiyarı kâtibin elindedir.

İşte mucize ve kerametin dedin, mânâları zahir oldu.

•••

Terki dünya ve ukba sünnet, muhabbeti mevlâ farzdır.



•••

Âdemden güneşi, güneşten arzı ve diğer yıldızları, arzdan da ayı peyk olarak yarattın. Bunlara birer vazife verdin. Hepsi insan vücûduna hizmetle mükelleftirler.

İnsanda, kemâlâtını idrâk eden gönüllerde saltanat otağını kurdun, «Damarlarınızdan yakınım» dedin. Ne olur? Bu mahremiyetten haberi olmayanları da hoş gör. Bunların firkat ve hasret ateşinde kalmalarını kâfi gör. Seni göremiyen gözler zâten kördürler, senin sesini duymayanlar zâten sağırdırlar. Bunlar da, bizim gaflet senelerimizdeki noksanlığımız gibi ham ve çocuk kalmışlardır. Mağfiret eyle cümlemize.

Henüz doğan ve bu âleme yeni gelen bir yavruyu gülerek, severek karşılarız. Çünkü o da bizim gibi doğmuştur. Bizim gibi yaşayacak, gam ve sevinç dalgaları arasında bocalayacak, nihayet göçüp gidecek. O da bizim geçtiğimiz yollardan geçip gidecek. O bizim dert ortağımızdır. O doğarken tanımadığı bir âleme geldiği için acemilik çeker. Babadan ana rahmine intikal ettiği zamanda dar yollardan geçerek geniş âleme geçmişti. Anasındaki dar muhitten bu âleme geçtiği için ilk heyecan devresi geçtikten sonra gülecektir. Çünkü geldiği yer ferahdır. Öldükten sonra da daha ferah, üşümesi, terlemesi, acıkması, yorulması olmayan bir âleme, sonsuzluğa kavuşacaktır.

Öz ve son olarak sizlere şunu anlatarak bu kitaba son veriyoruz. Kendi mertebenizi kendiniz bilin. Yüksek makamlara urûc etmeye çalışın.


  1. Şerîatte kulluğun icapları yapılır. Hakk'ı göklerde ve uzaklarda zannederler. Müslümanlar bu yolda yavaş veya hızlı yürürler. İslâm'ın beş şartını kendi zanlarına göre yaparlar. Vazifelerinin bunları yapmakla bittiğine inanırlar.

Bunların gidişlerine (seyri ilâllah = ALLAH'a doğru gidiş) derler. Günahtan kaçmak, sevap kazanmak için çalışırlar. Herkesi küçük, kendilerini de ibâdet yapmaları dolayısiyle makbul bir kul zannederler. Benlikçi ve tenkitçidirler.

Şeriat ahkâmını sarıklı hocalar öğretir. İlâhi aşktan haberleri yoktur. (İnsan benim sırrımdır. Ben de onun sırrıyım) müjdelerini kavrayamazlar.

Hristiyanlara nazaran islâmlar ne kadar azlıksa, islâmlara nazaran tarikat ehli de o kadar azdır.

Tarikat ehline nazaran hakikat ehli ne kadar azsa, hakikat ehline nazaran mârifet ehli o kadar azdır. Hakk ile Hakk olan bu kimseler de o kadar azdır.

Bazı şeriat ehli namaz kıldıklarını zannederler, gönüllerdeki putlarla ALLAH'ın huzurunda olduklarından ibâdetleri yüzlerine çarpılarak iade edildiğinin farkında değillerdir.


  1. Tarikat ehli nazarında, Hz. ALLAH ile kendileri arasında mürşid bulunur. Cibrillik yapar; onun sözü Hakk sözü gibidir. Gidiş süratleri, şeriat ehlinden fazladır. Bunların yolu da ALLAH'a gidiştir. Bu gidiş kendilerinin yokluğu mânâsınadır.

Bir şişenin suyunu boşaltırsanız içeri hava dolar. Dervişin gönlü içindeki mâsivâ putları atılırsa da Hakkın tecelli nûrları dolar. İlim ve irfânları artar. Tarikat ilmini öğreten zâta «Şeyh» derler. Nefisle mücadele burada başlar. Gönüldeki ihtiras ve gaflet putlarını kırarak câmi haline getirirler ki, dördüncü mertebede o gönüle «gönül kâbesi»derler. Fena fillâh mertebesi burada son bulur.

  1. Hakikat ehlinin gönüllerinde Hakk'ın tecelliyatının şimşekleri çakar. Yavaş yavaş ilâhi sırlar âşikâr olur. Bu makam âşıklar mekânıdır. Füze süratiyle hız alırlar. Bunların gidişine (Seyri billâh = ALLAH ile beraber olmak) derler.

Çocuk doğarken ağlar, etrafındakiler güler. Ölürken de kendisi gülmeli, etrafındakileri ağlatmalıdır. Ölürken ağlayan kabahatli insan ne fena insandır ki etrafındakiler de, «o öldü de kurtulduk» diye gülerler.

Geçmişi ve geleceği düşünmezler. Cehennem korkusu, Cennet arzusu bunlar için değildir. Likaa ve huzur isterler. Rab ile kendileri arasındaki perdeler bire inmiştir. Hattâ o da çok incelmiştir.

Hakikat ilminin hocası aşktır. Nefis mağlûp olmuştur. Bunların katreleri ummâna varmış, benlik zerrelerini güneşle dâim bulmuşlardır. Cibril-i aklın «Yanarım ben, gidemem» dediği makama bunlar uça uça, seve seve giderler. «Beka billah» mertebesinin zevki de burada başlar.


  1. Mârifet, bir güneştir. Artık gizli kapaklı kalmamıştır. Nefisle ruh arkadaş olmuşlardır. Buradan avdet, âleme rahmet olarak Hikmet Kitabıyla bir dönüştür.

Âşıklık perdesi yırtılmıştır. Mâşûk Hz. ayân olmuştur. Gözünden gören, kulağından işiten, elinden tutan Hakktır. Kulluk perdesi kalkmıştır. Aradaki nebi ve mürselin varlığı da zâil olmuştur. Mârifet ehlinin gönülleri, Hakkın Cemâline mukabil düşmüş temiz bir ayna gibidir.

Bunlar halkın istidat sahiplerini uyandırırlar. Gönüllerinin çeşmesinden akan mârifet şarabiyle açları doyururlar. İlâhi sırların anahtarları bunlardadır. Bunların istemesi Hakkın «kün» emri gibidir. Kâinât kitabını okuyan ve okutan bunların gönülleridir. Habibullahın habibi olmuşlardır. Mâşûk mertebesidir.

Hz. Ali'nin (Görmediğim ALLAH'a secde etmem), (Ben ba altındaki noktayım) dediği, seyrânı zatî mertebesidir. Ânı dâim sırrı bu mertebede tecelli eder ki bu, makamları kaplayan makamsızlık, mekânları çevreleyen mekânsızlık mertebesidir.

Burada doğmak, ölmek yoktur. Ezel ve Ebed uçlarının birleştiği vücûd dairesinin tek noktası bunların gönlüdür. Bize yazmak kuvvetini veren Mevlâmıza hamdü senâlarımızla, size de idrâk kabiliyeti vermesini niyaz eylerim.

Kurbu Hâs mertebesinde olanlar, her şeyi hoş karşılarlar. Onlar her şeye razı ve her şey de onlardan razı ve hoşnuddurlar.

•••


Göz kırpacak kadar geçen zaman zarfında dâhi senden gâfil olmayandan, sen nasıl gâfil oluyorsun?

•••


O her nefes alışında bile seni lûtfü ihsanında ayırmaz.

•••


Tam derviş uzaklık ve yakınlık bilmez. Çünkü ikilik şirktir.

Dervişlikte ALLAH’dan başkasına ihtiyaç hissetmeyene fakir derler ki, dünyanın zengini onlardır. Çünkü ALLAH’la her nefes beraberdirler.

•••

Efendimiz: «Ben tevhid ilmini evvelkilerden ve sonra geleceklerden daha iyi bilirim. Siz ve onlar da dünya ilmini benden iyi bilirsiniz» buyurmuşlarıdır.



•••

Enbiya ve evliya Hz. ALLAH’ın âletidirler. Aletin yaptığı her iş ise ustasının merhametindendir.

•••

Hacı Bektaş Veli rüyasında Hz. ALLAH’ı görmüş. Ve demiş ki:



- Ya Rab! Sana nasıl ulaşayım?

- Kendinden geç. Cevabını almış.

•••

Gezen, er bulur. Duran, er olur.



•••

Terki dünya sünnet, muhabbet-i Mevlâ farzdır.

•••

Bir kuş semâlarda uçacak kuvvete sahip olmasa da arzdaki tuzaklardan kurtulacak kadar yükselmesi kâfidir.



Bir derviş bir çok kemalâta sâhip olmasa da Pazar ehli olmaktan kurtulması da bir muvaffakiyettir.

•••


Bizi sen nesl-i âdemden gelen bir kabzai Hakk sanma

Bizi beş damlacık âbı muhabbetten dahi sanma

Biz al bir âşıkı âvâreyiz kim her seher ağlarız

Serâpâ ruh olup geldik habîb-i Mustafâ’yız biz

Gehi nâlân, gehi şâdân, gehi hasta, gehi gamlı

Beşer şekli libâs olmuş mücessem nurı Hakkız biz

Bizi yer ve içer gördün deme, bu da bir evhamlı

Hüdâ’nın abd-ı hâssıyız onunla pür nevayız biz

Ararken hâlime haldaş, gözümde kalmadı tek yaş

Hakir görme bizi kim zülfikârı Murtazâ’yız biz

Vücûd mülkünde bir kenz-i hafiyiz, sırrı Yezdânız

Tende cânız, cânda cânan, gizliyiz, çünkü sultanız

Fakiriz, dertliyiz gerçi bu sûretle kuluz amma

Cihânda nesl-i pâkiz biz gönülde nûri beyzâyız

Adım Nusret işim hizmet, garibiz sûretâ amma

Tabibi âşikanız hem harîmi kibryâyız biz

•••

Herkese merhem ol, diken olma. Bütün yüzler bile şükür için ağızlarını açsalar, yine kul Hakka şükürlerini yapmış sayılamazlar. Hakkın lütuflarının karşılığını vermekten kullar âcizdirler.



Nice kıymetli taşlar vardı ki, cifelerin boynundadır. Nice değersiz taşlar da vardır ki, mahbubebin gerdanında güzel ve değerli görünür. Şüphe bile uyandırmaz.

Kilisede taş da taşdır. Karşısında hürmetle duranlarla alay eder. Camilerdeki taş da taşdır ama mütevazi duruşu ile size secde eder. Sokakta üzerine bastığımız taş da taştır. Veliler üzerinden geçerken âdeta inler. Vazifesinin ulviyetine inanmıştır. Hâline şükreder. Helâlardaki taş da bir başka vazifededir. Fakat Kâbe’de kıble yerinde duranlardan habersizdir.

•••

Çoluk çocuğun elinde ise altın bile altınlığını kaybeder. Oyuncak sanılır. Tâ ki sarrafın eline geçe.



•••

Ölmeden evvel ölmüş, gönlünü fâni sevgilerin tesirinden kurtarmış olan ehlullahın her hareketi ALLAH’dandır. Onlar kâtip elindeki kalem gibidirler. Âleti Hakkdırlar. Âriflerden ne zuhur ederse onu Hakkdan bil! Yerinde söylenmediğini zannettiğin sözleri bile mânâsız ve cevhersiz görsen de alay etme. Anlayamadığını bil.

•••

Hz. Bektaşi Veli, Sarı Saltuk Hazretleri ile ilk temasında «maksudunu istihsal etmek için hangi velii vasılı bulmak istiyorsan o ben’im» buyurmuşlar, kendilerini âşikâr etmişlerdir.



•••

Âdemin gönlü öyle bir vuslathanedir ki ricâl, gaybiyye oraya girerler, çıkarlar. Tâ ki sende ölü, donmuş, gaflet uykusunda olmayasın, nefsinin inkâriyle taşlaşmış olmayasın.

•••

İbadetin en faydalısı ehlullah ile sohbettir.



•••

Rahmân olan ALLAH Kur’ân’ı sevgililerine tâlim etti. Bunları ara, bul.

•••

Bir kâmil, câmi kapısında şeytanı gördü. «Ne beklliyorsun?» diye sordu.



- İçerde bir zahid var. Onu baştan çıkaracağım. Yanındaki ârif zattan çekiniyorum. Ondan uzaklaşmasını bekliyorum, demiş.

•••


Hz. Bektaşi veliye sordular:

- Hakk’a giden yolun sonu neresidir?

- Hakka varınca yol biter. Bir de Seyri fillah-Hakkda seyir- vardır ki, onun sonu yoktur. Kendinden geçince Hakka vâsıl olursun. Fakat esrar ve mârifet âleminin sonu gelmez.

•••


Âriflerin uykusu câhillerin ibadetinden hayırlıdır.

Âriflerin iftarı câhillerin orucundan hayırlıdır.

Âriflerin tebessümü câhillerin ağlamasından hayırlıdır.

Âriflerin lâtifesi câhillerin ciddiyetinden hayırlıdır.

•••

Kerîm, yemez verir, Behil, yer vermez.



Sahî, yer verir, Şâkî yer vermez.

Leîm, yemez vermez, verene mâni olur.

•••

Eğer sana gönül darlığı geliyorsa, fenalığa gönlünde yer verdiğindendir. Yoksa gönlün daralmaz. İki cihanla da alâkalanma. Herkesin incinmesinden sana ne? Mesd isen, seni incideni de incitme.



•••

Gönül vesveseli iken namaz kılan, Kur’ân okuyan kimseden daha iyidir. Oturduğu halde kendi aczini, ALLAH’ın azametini düşünen kimse.

•••

Hacı Bektaş Veli’den sordular: En iyi, en güzel yer neresidir?



- Dervişin gönlüdür. Ârif sınıfına geçen o dervişin, dünyadan ve dünyadakilerden haberi kalmamıştır. Huzûra varmıştır.

Tam bir yokluk, aczu meskenet ile huzurunda bulunmamızı emrediyor ki tek varlığın kendisine mahsus olduğunu bütün kulları anlasın.

Aziz kardeşlerim, bundan başka bir yol daha yoktur. Her katre ve her zerre devirlerini yaparlarken, insanı kâmili kıble ettiklerini her göz göremez.

Biz insanalara yakışır mı ki, Rabbimizin huzurunda iken emrimize tahsis olunanlarla alâkadar olalım. Gönül aynamızı kirletelim. İşte bizi Hakka ulaştıracak tek kısa yol, aşk yoludur.

Muhabbetle fâni olan, mâşûka kavuşmuş demektir. Hazreti ALLAH cümlemizi muvaffak buyursun, âmin…

- SON –


Terzi Baba Baskısı olan kitaplar.
1. Necdet Divanı:

2. Hacc Divanı:

3. İrfan Mektebi, Hakk Yolu’nun Seyr defteri:

4. Lübb’ül Lübb Özün Özü, (Osmanlıca’dan çeviri):

5. Salât- Namaz ve Ezan-ı muhammedi’de Bazı

Hakikatler: “İngilizce, İspanyolca”

6. İslâm’da Mübarek Geceler, bayramlar ve

Hakikatleri: (Fransızca)

7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs’i):

8. Tuhfetu’l Uşşâkiyye, (Osmanlıca’dan çeviri):

9. Sûre-i Rahmân ve Rahmâniyyet:

10. Kelime-i Tevhid, değişik yönleriyle:

11. Vâhy ve Cebrâil:

12. Terzi Baba (1) ve Necm Sûresi:

13. (13) On üç ve Hakikat-i İlâhiyye:

14. İrfan Mektebi, “Hakk Yolu”nun seyr defteri ve

şerhi

15. 6 Pey-(1) Hz. Âdem Safiyyullah (a.s.)



16. Divân (3)

19. Sûre-i Feth ve fethin hakikat-i.

21. 6 Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah (a.s.)

22. Sûre-i Yûsuf ve dervişlik:

24. 6 Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah (a.s.)

35. Fâtiha Sûresi:

39. Terzi Baba: (2)

41. İnci tezgâhı:

49. 36-Yâ’sîn, Sûresi:

51. 81-Tekvir, Sûresi:

52. 89-Fecr, Sûresi:

59. 6 Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah (a.s.)

60. 6 Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah (a.s.)

61. 6 Pey-(6) Hz. Muhammed (s.a.v.)

67. 67-Mülk Sûresi:

91. Terzi Baba (7) Biismi has “Selâm” (13)

------------------------------

Terzi Baba kitapları sıra listesi
(Gönülden Esintiler)

1. Necdet Divanı:

2. Hacc Divanı:

3. İrfan Mektebi, Hakk Yolu’nun Seyr defteri:

4. Lübb’ül Lübb Özün Özü, (Osmanlıca’dan çeviri):

5. Salât- Namaz ve Ezan-ı muhammedi’de Bazı

hakikatler: “İngilizce, İspanyolca”

6. İslâm’da Mübarek Geceler, bayramlar ve

Hakikatleri: (Fransızca)

7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs’i):

8. Tuhfetu’l Uşşâkiyye, (Osmanlıca’dan çeviri):

9. Sûre-i Rahmân ve Rahmâniyyet:

10. Kelime-i Tevhid, değişik yönleriyle:

11. Vâhy ve Cebrâil:

12. Terzi Baba (1) ve Necm Sûresi:

13. (13) On üç ve Hakikat-i İlâhiyye:

14. İrfan mektebi, “Hakk yolu”nun seyr defteri ve

şerhi


15. 6 Pey-(1) Hz. Âdem Safiyyullah (a.s.)

16. Divân (3)

17. Kevkeb. Kayan yıldızlar.

18. Peygamberimizi rû’ya-da görmek.

19. Sûre-i Feth ve fethin hakikat-i.

20. Terzi Baba Umre (2009)

21. 6 Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah (a.s.)

22. Sûre-i Yûsuf ve dervişlik:

23. Değmez dosyası:

24. 6 Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah (a.s.)

25. -1-Köle ve incir dosyası:

26. Bir zuhûrât’ın düşündürdükleri:

27. -2-Genç ve elmas dosyası:

28. Kûr’ân’da Tesbîh ve Zikr:

29. Karınca, Neml Sûresi:

30. Meryem Sûresi:

31. Kehf Sûresi:

32. 3-Terzi Baba İstişare dosyası:

33. Terzi Baba Umre dosyası: (2010)

34. -3-Bakara dosyası:

35. Fâtiha Sûresi:

36. Bakara Sûresi:

37. Necm Sûresi:

38. İsrâ Sûresi:

39. Terzi Baba: (2)

40. Âl-i İmrân Sûresi:

41. İnci tezgâhı:

42. 4-Nisâ Sûresi:

43. 5-Mâide Sûresi:

44. 7-A’raf Sûresi:

45. 14-İbrâhîm Sûresi:

46. İngilizce, Salât-Namaz:

47. İspanyolca, Salât-Namaz:

48. Fransızca İrfan mektebi:

49. 36-Yâ’sîn, Sûresi:

50. 76-İnsân, Sûresi:

51. 81-Tekvir, Sûresi:

52. 89-Fecr, Sûresi:

53. Hazmi Tura:

54. 95-Beled-Tîn, Sûresi:

55. 28- Kasas, Sûresi:

56. İrfan-Mek-Şer-Fransızca-Baba:

57. 20-TÂ HÂ Sûresi:

58. Mirat-ül-İrfan-ve-şerhi:

59. 6 Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah (a.s.)

60. 6 Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah (a.s.)

61. 6 Pey-(6) Hz. Muhammed (s.a.v.)

62. -4-Bir ressam hikâyesi:

63. İnci mercan tezgâhı

64. Ölüm hakkında:

65. Reşehatt’an bölümler:

66. Risâle-i Gavsiyye:

67. 067-Mülk Sûresi:

68. 1-Namaz Sûrereleri:

69. 2-Namaz Sûrereleri:

70. Yahova Şahitleri:

71. Mü-Geceler-Fran-les-nuits:

72. Îman bahsi:

73. Celâl Cemâl Celâl:

74. 2012 Umre dosyası:

75. Gülşen-i Râz şerhi:

76. -5-Doğdular, yaşadılar hikâyesi:

77. Aşk ve muhabbet yolu:

78. A’yân-ı sâbite. Kazâ ve kader:

79- Terzi Baba-(4) İstişare dosyası.

80- Terzi Baba-(5) İstişare dosyası.

81- Hayal vâdîsi’nin çıkmaz sokakları:

82- Mektuplarda yolculuk-M.Nusret-Tura.

83- 2013 Umre dosyası.

84- Nusret Tura-Vecizeler ve ata sözleri.

85- Nusret Tura-Tasavvufta aşk ve gönül.

86- Terzi Baba-(6) İstişare dosyası.

87- Terzi Baba-İlâhiler derleme.

88- Nusret Tura-Divanı.

89- 6-Her şey merkezinde hikâyesi.

90- İnsân-ı Kâmil A.K.C. Cild (1) şerhi.

91- Terzi Baba (7) Biismi has “Selâm” (13)

92- İnsân-ı Kâmil A.K.C. Cild (2) şerhi.

93- 7. İngilizce. İslâm, İmân, İhsân, İkân, (Cibril Hadîs’i):

94- Mescid-i Dırarr-Kubbet-ul Kara.

95- Terzi Baba-(8) (19/53)

96- 41-Fussilet Sûresi.

97- 2015 Umre dosyası.

98- Solan bahçenin kuruyan gülleri.

99- Terzi Baba-(9) İstişare dosyası.

100-14-İrfan mektebi ve şerhi-İspanyolca.

101- Bosna Hersek dosyası.

102-14-İrfan mektebi ve şerhi-İngilizce.

-------------------------
Altı peygamber serisi:
15. 6 Pey-(1) Hz. Âdem Safiyyullah (a.s.)

21. 6 Pey-(2) Hz. Nûh Neciyyullah: (a.s.)

24. 6 Pey-(3) Hz. İbrâhîm Halîlûllah: (a.s.)

59. 6 Pey-(4) Hz. Mûsâ Kelîlmullah: (a.s.)

60. 6 Pey-(5) Hz. Îsâ Rûhullah: (a.s.)

61. 6 Pey-(6) Hz. Muhammed: (s.a.v.)

-------------------------
Terzi Baba kitapları serisi:
12- 1-Terzi Baba-(1)

39- 2-Terzi Baba-(2)

32- 3-Terzi Baba-(3) İstişare dosyası.

79- 4-Terzi Baba-(4) İstişare dosyası.

80- 5-Terzi Baba-(5) İstişare dosyası.

86- 6-Terzi Baba-(6) İstişare dosyası.

91- 7-Terzi Baba (7) Biismi has “Selâm” (13)

95- 8-Terzi Baba-(8) “19-53”

99- 9-Terzi Baba-(9) İstişare dosyası.
-------------------------
Bir hikâye birçok yorum serisi.
25. -1-Köle ve incir dosyası:

27. -2-Genç ve elmas dosyası:

34. -3-Bakara dosyası:

61. -4-Bir ressam hikâyesi:

76. -5-Doğdular, yaşadılar hikâyesi:

89. -6-Her şey merkezinde hikâyesi.

-------------------------

Dîvanlar serisi:
1. Necdet Divanı:

2. Hacc Divanı:

16. Divân (3)

87- Terzi Baba-İlâhiler derleme.

88- Nusret Tura-Divanı.

-------------------------


İbretlik dosyalar serisi:
17. Kevkeb. Kayan yıldızlar.

23. Değmez dosyası:

73. Celâl Cemâl Celâl:

81- Hayal vâdîsi’nin çıkmaz sokakları:

94- Mescid-i Dırarr-Kubbet-ul Kara.

98- Solan bahçenin kuruyan gülleri.

------------------------
Mektuplar ve zuhuratlar serisi:

Terzi Baba İnternet dosyaları:
------------------------

Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

1-2- 3-4-5- 6-7- 8- 9- 10-
Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

11- 12- 13- 14- 15- 16-17- 18- 19-20-


Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar .

21- 22-23- 24-25- 26-27- 28-29-30-


Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

31-32-33- 34-35- 36- 37- 38- 39-40-


Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

41- 42-43- 44-45- 46-47-48- 49-50-


Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

51-52- 53-54-55- 56-57- 58-59- 60-


Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

61- 62-63-65-66- 67-68- 69-70-


Terzi-Baba-Mektuplar ve zuhuratlar.

71-72-73-74-75-76-77-78-79-80-


Kitaplar devam ediyor şu an Yekün= (102/80=182


KAYNAKÇA

1. KÛR’ÂN VE HADîS :

2. VEHB : Hakk’ın hibe yoluyla verdiği ilim.

3. KESB : Çalışılarak kazanılan ilim.

4. NAKİL : Muhtelif eserlerden, Mesnevi’i şerif,

İnsân-ı Kâmil, Fusûsu’l Hikem ve

Sohbetlemizden müşahede ile toplanan ilim.

NECDET ARDIÇ

Büro : Ertuğrul mah.

Hüseyin Pehlivan caddesi no. 29/5

Servet Apt.

59 100 Tekirdağ.

Ev : 100 yıl Mahallesi uğur Mumcu Cad.

Ata Kent sitesi A Blok kat 3 D. 13.

59 100 Tekirdağ

Tel (ev) : (0282) 261 43 18

Cep : (0533) 774 39 37


Veb sayfası: Amerika: <http:// necdetardic. org/
Veb sayfası: Amerika: <www.necdetardic.info>
Veb sayfası: Almanya:

Radyo adresi (form): <terzibaba13.org>

İnternet, MSN Adresi:

Necdet Ardıç <terzibaba13@gmail.com


------------------------------------------------------------------

1


2


3


4




Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə