TüRKÇe turkçe I cümlede Anlam ve Cümlede Anlatım



Yüklə 1.39 Mb.
səhifə10/19
tarix14.08.2018
ölçüsü1.39 Mb.
1   ...   6   7   8   9   10   11   12   13   ...   19

yetiştirmek

E) Orduyu güçlendirmek

Selçuklular, eyaletlere idareci olarak atadıkları şehzadelerin yanında devlet ve askerlik işlerinde tecrübeli "Atabey" d9nen kimseleri görevlendirmişlerdir. Böylece şehzadelerin devlet yönetimiyle ilgili konularda yetiştirilmesi amaçlanmıştır.

(C^vap D)



56-

-GENEL YETENEK GENEL KÜLTÜR DERGİSİ-


3. Türk-İslam devletlerinde, köyde yaşayanlarla ilgili olarak;

  1. Ürün üzerinden vergi verme

  2. Elindeki toprağa, ona işleyebildiği sürece sahip
    olma

  3. Ölüm halinde, erkek evlada toprağı işleme
    olanağı tanıma

uygulamalarından hangisi ya da hangileri vardır? (99 DMS ÖL)

A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) II ve III E) I, II ve III



5. Türklerin İslamiyet'e hizmetleri hangi dönemde önem kazanmıştır? (99 DMS ÖL)

  1. Dört Halife Devri

  2. Emeviler

  3. Abbasiler

  4. Gazneliler

E) Karahanlılar

Abbasiler Türklerle yakın ilişkiye girmiş ve Türkler bu dönemde Müslüman olmuştur.

(Cevap C)


Verilen üç bilgi de Türk - İslam devletlerinde köyde yaşayanlarla ilgili uygulamadır. Türk - İslam devletlerinde köyde yaşayanlar ürün üzerinden vergi verirler (öşür vergisi). Toprağa işleyebildiği sürece sahip olurlardı. Ölüm halinde toprağı işleme hakkı erkek evlada geçerdi.

(Cevap E)



o

UJ

o 6. Eski Türk devletlerinde, kamu yararını korumakla

— görevli olan devlet otoritesi her şeyden üstün

« tutulmuştur.


4. Karahanlılarda Hassa Ordusu küçük yaşta esir edilen veya para ile satın alınan gençlerden oluşturuldu.

Hassa Ordusu'nun oluşturulma biçiminin Osmanlılarda aşağıdakilerden hangisinde temel olduğu savunulabilir? (99 DMS ÖL)

  1. iltizam sistemine

  2. Tımar sistemine

  3. Devşirme sistemine

  4. Eyalet sistemine

E) Merkezi devlet sistemine

Karahanlılardaki Hassa ordusu ile Osmanlılardaki devşirme sistemi arasında benzerlik vardır. Devşirme sisteminde, esir edilen çocuklar veya ailelerin rızasıyla alınan çocuklar Türk ailelerin yanında yetiştirilir. Daha sonra Acemioğlanlar Ocağına alınırlardı.

(Cevap C)

Aşağıdaki Türk-İslam devletlerinin hangisinde, hükümdar din işlerini halifeye bırakarak devlet işlerini tümüyle kendi üzerine almakla bu eski Türk geleneğini tekrar başlatmıştır? (99 DMS L)


  1. Osmanlılar

  2. Gazneliler

  3. Karahanlılar

  4. Memluklar

E) Selçuklular

İslamiyetle birlikte görülen ilk değişme, hükümdarların halife tarafından onaylanması zorunluluğudur. Halife adına "hutbe" okutulur ve paralarda halifenin adı geçerdi. Bu durum Büyük Selçuklu Devleti'ne kadar böyle olmuştur. Selçuklular, eski Türk'lerdeki geleneklerini koruyarak, hükümdarlık yetkisini Allah'tan aldıklarını kabul etmişler ve halifeyi sadece din başkanı olarak görmüşlerdir.

(Cevap E)

-TARIH-

57


7. Türk-İslam devletlerinde kişiler;


  1. Otlak

  2. Yaylak

  3. Bahçe

  4. Orman

alanlarından hangilerine sahip olabilmişlerdir? (99 DMSL)

A) Yalnız I B) Yalnız II

C) Yalnız III D) I ve II

E) III ve IV

Türk - İslam devletlerinde otlak, yaylak ve ormanlar kamu malı olup devlete aittir. Bu alanlar özel mülkiyet alanının dışında olup kişisel amaç için kullanılamaz. Ancak bahçeler özel mülkiyet içerisindedir.

(Cevap C)



m

"o

tr

UJ

Q

8. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah döneminde :

  1. Yeni bir mezhep olan Batınilerin vezir ■;
    Nizamülmülk'ü öldürmeleri :!

  2. Bağdat'a Nizamiye medresesinin kurulması •

  3. Medreselerde din bilimlerinin yanında pozitif
    bilimlerin de okutulması

  4. Yeni bir takvim düzenlenmesi

gelişmelerinden hangisi sosyal hayatı olumlu yönde etkilemiştir? (2000 DMS)

9. Türk-İslam dünyasında pozitif bilimler kiminle başlamıştır? (2002 KPSS)

  1. Vasiti

  2. İbn Heysem

  3. Farabi

  4. Ömer Hayam
    D) İbn Rüşd

Farabi (870-950) İslam felsefesini kurmuştur. Aristo'yıı İslam toplumuna tanıtmıştır. Avrupa'da kendisine Alfarabius adı verilmiştir. Türk-İslam dünyasında pozitif bilimler Farabi ile başlamıştır.

(Cevap C)

10.1. Bitki motifleri


  1. Hayvan resimleri

  2. Yazı

Selçuklu mimarisinde yukarıdakilerden hangileri süsleme amacıyla kullanılmıştır? (2003 KPSS)

B) Yalnız I D) II ve III

A) Yalnız I C) Yalniz IIE

E) I, II ve III

İslam dininin insan resmi yapmayı yasaklaması

yüzünden hayvan figürleri bitki motifleri ve yazı

Selçuklular zamanında süsleme amacıyla
kullanılmıştır.

(Cevap E)




A) IV

C) l-ll-lll E) I-II-III-IV

B) l-ll D) II-III-IV


Melikşah döneminde verilen gelişmelerden l.'si sosyal hayatı olumsuz yönde etkilenmiştir. II, III ve IV. gelişmeler sosyal hayatı olumlu yönde etkilemiştir.

(Cevap D)



11. Aşağıdakilerden hangisi ilk Türk İslam devletlerinde toprak yönetimi ile ilgili bir kavram degildir? (2005 KPSS)

  1. İkta

  2. Has

  3. Zeamet

  4. Ocaklık

E) Ulak

58-

-GENEL YETENEK GENEL KÜLTÜR DERGİSİ-


Ulak: Türk İslam devletlerinde bugünkü postacının karşılığı olarak haberci, haber veren kimse anlamında "ulak" terimi kullanılmıştır. İkta: Ordu görevlilerine ve devlet memurlarına hizmet ve maaşlarına karşılık verilen toprağın geliridir. İkta sahipleri gelirlerin bir kısmını kendilerine ayırırlar geri kalanıyla da "sipahi" denilen atlı asker beslemek zorundaydı. Has arazisi: Geliri hükümdara ayrılan topraklardır. Hükümdar bu toprakları yakınlarına verebiliyordu. Zeamet: Yıllık geliri 20 bin ile 100 bin akçe arasındaki topraklardır. Eyalet merkezlerinde bulunan hazine ve tımar defterini tutanlara, sancaklardaki alay beylerine, kale komutanlarına, divan katiplerine, eyalet askerlerinin subaylarına ve kadı gibi ikinci derece memurlara verilirdi. Ocaklık: Gelirleri kale muhafızları ve tersane giderlerine ayrılan topraklardı.

(Cevap E)

o

o

LU



-COĞRAFYA-

59









DEPREM




COĞRAFYA | Türkiye'nin Fiziki Coğrafyası

TÜRKİYE'NİN YER ŞEKİLLERİ

Türkiye çok engebeli ve yüksekliği fazla olan geniş bir ülkedir. Ortalama yüksekliği 1132 m'dir.





30 25 20-15" 10"

5-

0



Türkiye arazisinin yükseklik basamakları (% olarak)

Türkiye arazisinin yarısından fazlası 1000-2000 m arasında yükseltiye sahiptir. 0-500 m arasındaki alçak yerler ise ülke yüzölçümünün %17'sini kaplar.

Türkiye arazisinin yüksek olmasının iki nedeni vardır.


  • Alp orojenik kuşağında bulunan Kuzey ve
    Güney Ânadolu'daki yüksekliğinin fazla olması
    ve geniş alan kaplaması

  • Alp orojenezinde sonraki epirojenik hareketlerle
    Anadolu yarımadasının bütün olarak yükselmiş
    olması

A-TÜRKİYE'NİNDAĞLARI

Türkiye'deki dağlar üç grup altında toplanır. 1-KıvrımDağlar:

Türkiye jeomorfolojisinde en etkili dağlar Alp-Himalaya kıvrım sistemine bağlı olan dağlardır. Alp-Himalaya kıvrım kuşağına dahil dağlar Türkiye'de kuzeyde ve güneyde olmak üzere iki kuşak şeklinde uzanır. Kuzey Anadolu kıvrım dağları kuşağı; Trakya'dan başlayıp İstanbul Boğazı'ndan doğuya geçerek Gürcistan sınırına kadar iki sıra halinde devam eder.

Denize yakın olanları; Yıldız, Küre, Canik, Giresun ve Rize dağları olarak kıyıya paralel şekilde uzanır.Bu sıranın gerisinde bulunan ikinci sıra ise

Marmara Denizi'nin doğusundan başlar. Bunlar Köroğlu, llgaz, Çamlıbel, Çimen, Mescit, Yalnızçam dağlarıdır. Bu dağlar birinci sıraya paralel şekilde uzanır.

Kıvrım dağlarının güney kanadına Toroslar adı verilir.

Batı Toroslar; bu dağlar batıda Ege adalarıyla, Güney Batı Anadolu'dan başlayarak Antalya Körfezi'nin iki yakasına uzanır.

Orta Toroslar; Teke Yarımadası'nda kıyıya dik olarak uzanan bu dağlar, Antalya Körfezi'nde kıyıdan uzaklaşır ve körfezin doğusundan itibaren doğuya doğru kıyıya paralel olarak uzanır.

« Doğu Toroslar; Van gölü yönünde devam eder. o 2- Kırık Dağları

Kıvrılma özelliği olmayan kırılgan tabakalar orojenik hareketler sırasında çok sayıda kırılmaya uğrar. Kırılan bloklardan bir kısmı yukarıda kalırken bir kısmı aşağıda kalır.

Graben; Kırılma sonucunda alçakta kalan kesimlere graben denir.

Türkiye'deki grabenler Menderes ve Gediz ovaları, Hatay Çukurluğu'dur.



Horst: Kırılma sonucunda yüksekte kalan kesimlere horst denir.

Türkiye'deki horstlar Aydın Dağları, Yunt dağı, Bozdağlar ve Mandra dağıdır.

Graben (Çöküntü)

Horst (Yükselti)



60-

-GENEL YETENEK GENEL KULTUR DERGISI-


3- Volkan Dağlar:

Orojenik kökenli olmayan dağlardır. Yer altında bulunan magmanın yeryüzüne çıkarak soğuması sonucu oluşurlar. Ülkemizde volkan dağlarının çoğu gençtir. Magma yer kabuğundaki zayıf noktalar ve kırık hatları boyunca yeryüzüne çıkar.

Buralardan çıkan materyalin bir kısmı bacanın çevresinde birikerek yükselir ve volkan konilerini oluşturur.

* Kıvrım ve Kırık dağlar sıra dağlar şeklinde uzanırken, volkanik dağlar genellikle tek koniler şeklinde oluşurlar.



Türkiye'deki volkanik dağlar

- Van Gölü kuzeyi volkan dağları: Büyük Ağrı, Küçük


Ağrı, Tendürek, Süphan ve Nemrut dağlarıdır.

- Tuz Gölü güneyindeki volkan konileri: Erciyes


Dağı, Melendiz Dağı, Hasan Dağı, Karacadağ,
Meke Dağı ve Karadağ'dır.

- Ege bölgesinde, Kula'da volkanik arazi


bulunmaktadır.

B- TÜRKİYE'NİN OVALARI

Ovalar, çevresine göre alçakta bulunan ve akarsular tarafından derin yarılmamış olan geniş düzlüklerdir. Ancak ovaların denizden yükseklikleri birbirinden çok farklıdır. Ovaların bir kısmı (Çukurova, Çarşamba ve Bafra ovaları) denizin hemen kenarındadır. Diğer yandan çok yüksekte bulunan ovalarımız da vardır. Erzurum Ovası 1950 m, Yüksekova ise 2000 m den daha yüksektedir.

Türkiye'deki ovalar, oluşumlarına göre aşağıdaki şekilde gruplandırılır.


  • Tektonik ovalar

  • Karstik ovalar

  • Delta ovaları

  • Dağ eteği ovaları

  • Göl yeri ovaları

  • Akarsu boyu ovaları

Tektonik ovalar: Türkiye arazisi, 3. zaman ve 4. zaman başlarındaki tektonik hareketlerden çok etkilenmiştir. Gerek dağ oluşumu hareketleri, gerekse daha sonraki topyekün yükselme hareketleri, Türkiye'de arazinin çok engebeli olmasına yol açmıştır. Bu nedenle yükselen yerlerin arasında çöken alanlar oluşmuştur. İşte bu çukurluklar daha sonra akarsuların taşıdığı alüvyonlarla dolarak, tektonik kökenli ovaları

z: o

22 uj

S

oluşturmuşlardır. Muş, Erzurum, Erzincan ve Bursa ovaları, bu tür ovalara örnek olarak verilebilir.

Delta ovaları: Deniz kıyısında oluşmuş bulunan alüvyal ovalardır. Akarsularla denize kadar taşınmış olan kum, mil, kil gibi alüvyonlardan oluşan bu ovalar, ülkemizin verimli tarım alanlarıdır. En önemli delta ovaları; Çukurova, Bafra ve Çarşamba deltalarıdır.

Gö! yeri ovaları: 3. zamanın ikinci yarısında (Neojen'de), özellikle Orta Anadolu'da çok sayıda göller vardı. Bu göllerin çekilmesi veya küçülmesi sonucu ortaya çıkan çukur alanlar, daha sonra çevreden taşınan materyallerle dolmuş ve buralarda ovalar oluşmuştur. Tuz Gölü, Akşehir Gölü, Eber Gölü, Sultan Sazlığı gibi göller ve bataklıklar, ovaların ortasında kalmış su birikintileridir. Karstik ovalar (polyeler): Kireç taşı (kalker) nın çözünmesi sonucu oluşmuş bulunan ovalardır. Küçük erime çukurları (dolinler) nın birleşmesiyle çukurluklar giderek büyür. Dolinler, uvalaya bunlar da polyeye dönüşerek karstik ovalar oluşur. Karstik ovalar en çok Akdeniz Bölgesi'nin batı yarısında (Göller yöresinde ve Teke yarımadasında) bulunmaktadır. Muğla Ovası, Elmalı Ovası ve Kestel Ovası tipik birer karstik ovadır. Ayrıca Korkuteli, Gembos, Yellice, Şuhut, Güngörmez, Karabedir polyeleri de birer karstik ovadır.

Büyüklükleri, oluşumları ve yükseklikleri birbirinden çok farklı olan ovalar, bulundukları yerlere göre iki grup altında toplanabilir.


  • Kıyı ovaları

  • İç ovalar

KIYI OVALARI

Türkiye'nin üç tarafı denizlerle çevrilidir. 8000 km'den daha uzun kıyısı vardır. Bu kadar uzun kıyılardan, çok sayıdaki akarsular denize ulaşır. Bu akarsuların denize ulaştığı yerde deltalar oluşur. İşte bu deltalar, Türkiye'nin başlıca kıyı ovalarıdır. Başlıca delta ovalarımız şunlardır: Seyhan ve Ceyhan deltaları, Çarşamba deltası, Bafra deltası, Sakarya deltası, Göksu deltası (Silifke Ovası), Bakırçay deltası (Dikili Ovası), Gediz deltası (Menemen Ovası), Küçük Menderes deltası (Selçuk Ovası) ve Büyük Menderes deltası (Balat ovası) dır. Delta ovaları dışında da kıyı ovaları vardır. Bunlar kıyı boyu düzlükleridir. Mersin-Erdemli arası ile Manavgat çevresindeki kıyı düzlükleri bu tür ovalara örnek olarak gösterilebilir.



-COGRAFYA-

61



İÇ OVALAR

Geniş bir ülke olan Türkiye'nin iç kesimlerinde de çok sayıda ova vardır. Bu ovaların çoğu tektonik kökenlidir. Bu ovalar kırık hatları (fay hatları) üzerinde sıralar halinde bulunur. Bunların bir kısmı Kuzey Anadolu Fay Kuşağı üzerinde yer almıştır. Doğuda Pasinler Ovası'ndan batıda İzmit Körfezine kadar uzanan kırık hattı üzerinde bulunur (Pasinler (Hasankale), Erzurum, Erzincan, Suşehri, Niksar, Erbaa, Taşova, Lâdik, Merzifon, Suluova, Tosya, Çerkeş, Bolu, Düzce, Adapazarı ve Sapanca ovaları).

Tektonik kökenli iç ovaların bir kısmı da Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunur. Bunların başlıcaları: Muş, Uluova, Bingöl, Ardahan, Iğdır, Afşin-Elbistan ve Bulanıkovalarıdır.

Tektonik ovaların büyük bir kısmı ise Orta Anadolu Bölgesi'nde yeralır. Buradaki ovalar: Konya, Ereğli, Eskişehir, Kayseri, Develi ve Ankara ovalarıdır. Konya ovası bunların en büyüğü ve en önemlisidir.



Akdeniz Bölgesi'nde tektonik ovaların önemlileri şöyle belirtilebilir: Amik, Burdur, Tefenni, Isparta (Atabey), Gelendost ovaları. Marmara Bölgesi'ndeki tektonik ovaların başlıcaları; Adapazarı, Bursa, Karacabey, M. Kemalpaşa ve Balıkesir ovalarıdır.

Ege Bölgesi'ndeki tektonik ovaların özellikleri diğer ovalardan farklıdır. Bunlar grabenier içerisinde, sıra haiinde bulunan ovalardır.

Bakırçay vadisindeki ovalar batıdan doğuya doğru; Bergama, Soma ve Kırkağaç ovalarıdır.

Gediz vadisinde; Manisa, Akhisar, Turgutlu, Salihli ve Alaşehir ovaiarı yeralır.

Küçük Menderes vadisindeki ovalar ise şunlardır: Torbalı, Tire, Bayındır ve Ödemiş ovaları.

En güneydeki graben olan Büyük Menderes oluğunda yeralan ovalar: Söke, Koçarlı, Aydın, Yenipazar, Nazilli ve Sarayköy ovalarıdır.



Ovaların Türkiye Ekonomisine Etkileri

  • Tarım, büyük ölçüde ovalarda yapılır.

  • Ovalar düz oldukları için, ulaşım yönünden
    olumlu özelliklere sahiptir.

  • Ovalar yerleşme yönünden de uygun yerlerdir.
    (Depreme dayanıklılık düzeyi bakımından uygun
    yerler değildir.)

Önemli yerleşim birimleri tarıma elverişli, düz, alçak ve uygun iklim koşullarına sahip bulunmaları

nedeniyle ovaların ortalarında ya da kenarlarında kurulmuştur. Türkiye'de nüfusunun büyük bir kısmı ovalarda toplanmıştır.



C-TÜRKİYE'NİN PLATOLARI

Plato akarsular tarafından derin yarılmış geniş ve yüksek düzlüklerdir.Türkiye'de platolar genellikle bazı yerlerde toplanmış durumdadır. Bunlar;



  1. Tuz gölü çevresindeki platolar: Bunlar; gölün
    güneyinde Obruk, batısında Cihanbeyli, kuzeyinde
    ise Haymana, kuzeydoğusunda Bozok platosudur.
    Haymana ve Cihanbeyli platoları üzerindeki arazi
    tahıl ekim alanları ve mera olarak
    değerlendirilmektedir.

  2. Orta toroslar üzerindeki platolar: Taşeli platosu
    ile onun yakınında bulunan küçük platolardır.
    Türkiye'nin güneye uzanan kısmında bulunan Taşeü
    platosu, kalker arazi üzerinde gelişmiştir. Üzerinde
    çok sayıda dolinlerin ve ovaların bulunduğu plato,
    ekonomik olarak sınırlı zamanlarda sadece
    hayvancılığın yapılabildiği yerlerdir. Tarım toprağının
    az olduğu platonun yüzeyinde bitki örtüsü oldukça
    zayıftır. Ancak platoya gömülmüş bulunan
    akarsuların genişleyen vadi tabanlarında tarım
    yapılabilmektedir.

3. Güneydoğu Anadolu'nun batı kesiminde
bulunan platolar:
Fırat ve Dicle ırmakları ve kolları
tarafından yarılmış geniş düzlüklerdir. Bunlar batıda
Gaziantep, doğuda Şanlıurfa platosudur.

Bu platolardaki ırmaklar platolara 150-200m kadar gömülmüş olarak akarlar. Bu nedenle, bu sulardan tarımsal yönden yararlanma zordur. Bu yüzden GAP projesi düzenlenmiştir.



4. Doğu Anadolu platoları: Kuzeydoğuda Erzurum-
Kars ve Ardahan platolarıdır. Bu platolarda hakim
olan yazları yağışlı karasal iklim, yaz aylarında uzun
boylu çayırlarm yetişmesine ortam hazırlamaktadır.
2500 m'nin üzerinde yükseltiye sahip olan platolarda
ekonomik faaliyet olarak hayvancılık ön plana
çıkmıştır.

5. İstanbul boğazı çevresindeki platolar: Bu

platolar boğazın iki yakasında bulunan Kocaeli-Çatalca platolarıdır. Bu platoların yükseltileri 100-200 m arasında değişen alçak platolardır. Platoların yüzeyi akarsular tarafından yarılmıştır. Alçak olan platoların akarsular tarafından derin olarak yarılmış olması, yöredeki ulaşımı olumsuz şekilde etkilemektedir.



62-

-GENEL YETENEK GENEL KÜLTÜR DERGİSİ-




6. İç Batı Anadolu eşiği üzerindeki platolar:

Akarsular tarafından yarılmış, yer yer engebeli eğimli ve geniş olmayan arazi parçalarıdır.



KARSTİKTOPOĞRAFYA

Kireçtaşı, jips ve kaya tuzu gibi minarelerin suda kolayca eriyebildiği kayalara karstik alanlar denir. Türkiye'nin 1/5'i karstik alanlarla kaplıdır.

Akdeniz Bölgesi'nin Batı ve orta bölümü ile Güney Ege ve Kuzeydoğu Anadolu Bölümü bu özelliktedir. Ayrıca Sivas, Çankırı ve Erzincan yöreleri de karstik alanlara örnek olarak gösterilir. Karstik alanlar yeraltı suları açısından çok zengindir. Böyle alanlarda akarsular buharlaşmanın çok olduğu yaz aylarında yeraltı suları (kaynak suları) ile beslendiği için akımlarında çok büyük değişiklikler olmaz.

Kalkere bağlı karstik alan |;:;!| Jipse bağlı karstik alan



Karstik şekillerin oluşabilmesi için

  • Eriyebilen kayaların yeterli kalınlıkta olması

  • İklimin yeterli ölçüde nemli olması

  • Bitki örtüsünün az olması veya olmaması

  • Bölgenin yeterince yüksek olması gerekir.

Karstik Aşındırma Şekilleri






Kimyasal tortul (karstik) kayaların ana maizemeyi oluşturduğu alanlarda yerüstü ve yeraltı sularının, karstik kayaları eriterek oluşturduğu şekiilerdir. Karstik aşındırma şekilleri madde eksilmesine bağlı olarak meydana geldiği için çukur şekillerdir.

1. Dolin: Karstik alanların en yaygın şekillerinden birisidir. Kapalı çanaklar şeklinde görülen bu şekillerden bir bölümünün içi su ile doludur. Bunlara dolin gölleri denir.

Akdeniz bölgesinde Göller Yöresi'nde, Geyik ve



1Z.

o >


Bolkar dağları ile Aladağlar üzerinde ve Obruk platosunda çok sayıda dolin bulunmaktadır.



  1. Uvala: Dolinlerin yan yana birleşmesiyle oluşan
    daha büyük çukur şekillere denir.

  2. Polye: Kapalı çanaklar şeklinde oluşan karstik
    şekillerin en büyükleri olup bir ova görünüşündedir.

Antalya ve Burdur çevresindeki Elmalı, Korkuteli ve Kestel ovaları birer polyedir.

Polyelerin tabanları alüvyonlarla örtülü olduğundan polyeler karstik bölgelerin tarım alanlarını oluşturur.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   6   7   8   9   10   11   12   13   ...   19


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə