ZâDU'l-meâd muhtasari

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 2.3 Mb.
səhifə6/26
tarix03.11.2017
ölçüsü2.3 Mb.
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   26

4. Hz. Peygamber'in Sehiv Secdesi İle İlgili
Uygulamaları


Hz. Peygamber'in: "Ben de sizin gibi bir insanım. Sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Unuttuğum zaman bana hatırlatınız."180 buyurduğu sabittir.

Allah Resûlü, bir çok kez yanılmıştır. Yanıldığında kimi za­man selam vermeden önce, kimi zaman da selamdan sonra iki secde yapmıştır. Buhârî ve Müslim'de Abdullah b. Buhay­ne'­den şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlullah, öğle namazında iki rekatı kıldıktan sonra arada oturmadan kalktı. Namazını bitirince iki secde yaptı, sonra selam verdi.181 Müttefekun aleyh olan bir başka hadiste, son oturuşta iken selam vermeden önce iki secde yaptığı, her secdede tekbir aldığı rivâyet edilmektedir.182

Hz. Peygamber, (bir defasında) zevalden (güneşin batı tarafına yönelmesinden sonra) güneş batımına kadar olan vakitteki namazlardan birini -öğle veya ikindi- kıldırırken iki rekatta selam verdi. Sonra konuştu. Daha sonra namazı tamamladı. Daha sonra da iki secde yaptı.183

İmam Ahmed'in naklettiğine göre Resûl-i Ekrem, bir gün namaz kıldı, selam verip ayrıldı. Oysa namazın bir rekatı kalmıştı. Talha b. Ubeydullah derhal ona yetişti. Geri dönüp mescide girdi ve Bilal'e emredip namaz için kâmet getirtip. Cemaâte namaz kıldırdı.184 Bir keresinde öğle namazını beş rekat kıldırdı. Bunun üzerine sebebi soruldu. O da selam verdikten sonra iki secde yaptı. Bu hadis müttefekun aleyhtir.185

Allah Resûlü, ikindi namazını üç rekat kıldırdı, sonra evine girdi. Cemaat durumu ona hatırlattı. Bunun üzerine dışarı çıktı. Onlara bir rekat kıldırdı sonra selam verdi. Selamdan sonra iki secde yaptı, sonra selam verdi. Hz. Peygamber'in yanıldığı namazlardan bilinenlerin tamamı bu beşidir.

5. Hz. Peygamber'in Namaz Sonrası Uygulamaları


Hz. Peygamber, selam verince üç kez istiğfar eder186 ve son­ra şöyle derdi: "Allahümme ente's-selâmü ve minke's-se­lâm. Tebârakte yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm.187 Yani Allah'ım! Se­lâm sensin. Yalnız Sen'dendir selâmet. Çok Yücesin, ey celâl ve ikrâm sahibi!" Bunu söyleyecek kadar kıbleye dönük olarak bekler, hemen cemaate yönelirdi. Buhârî ve Müslim'in naklettiğine göre İbn Mesûd: "Allah Elçisi'nin solundan çıkıp gittiğini çok gördüm." demiştir.188 Müslim'in ayrıca naklettiğine göre, Enes, Hz. Peygamber'in sağ tarafından ayrıldığını söylemektedir. Abdullah b. Ömer, Resûlullah'ın namazdan sağından ve solundan ayrıldığını gördüğünü söylemektedir. Sonra yüzünü cemaate çevirir, cemaatin sadece bir tarafına özel davranmazdı.

Hz. Peygamber, her farz namazın ardında şöyle derdi: "Lâ ilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü'l-mülkü ve le­hü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr. Yani, Bir olan Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur, O'nun hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Hamd O'na mahsustur. O'nun her şeye gücü yeter." İbn Hibbân Sahîh'inde Hz. Peygamber'in bu duayı on kez söylenmesini emrettiğini nakletmiştir. Ebû Hâtim Sahîh'inde Hz. Peygamber'in: "Allahümme eslıh lî dînî ellezî ceal­te­hû ısmete emrî, ve eslıh lî dünyâye elletî cealte fîhâ me­âyiş. Allahümme innî eûzü birızâke minsehatik. Ve eûzü bi­afvike minnikmetik. Ve eûzü bike minke. Lâ mânia limâ e'tayte ve lâ mu'tiye limâ mena'te. Ve lâ yenfeu ze'l-ceddi min­ke'l-ceddü. Yani, Allah'ım! Halimin düzelmesine vesile kıl­dığın dinimi benim için ıslah et. Geçinme kaynaklarımı kendisinde yarattığın dünyamı benim için ıslah et. Allah'ım! Gazabın­dan hoşnutluğuna sığınırım. Azabından affına sığınırım. Sen­den yine sana sığınırım. Senin verdiğine hiçbir şey/kimse engel olamaz. Senin vermedini de hiçbir kimse veremez. Hiç kimseye sahip olduğu makam ve serveti, Sana karşı koyup fayda veremez."

Allah Resûlü, Muâz'a her namazın arkasında: "Allahüm­me eı'nnî alâzikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetik. Yani, Al­lah'ım! Seni zikredebilmem, Sana şükredebilmem ve Sana iyi kulluk edebilmem için bana yardım et!" şeklinde dua etmesini tavsiye etmiştir. "Namazın arkası" sözünde, selamdan önce ve­ya sonra olma ihtimali söz konusudur. Fakat Şeyhu'l-İslâm İbn Teymiyye, bunun selamdan önce olmasını tercih etmiş ve sebebini de şöyle izah etmiştir: "Hayvanın arkası" örneğinde oldu­ğu gibi, her şeyin arkası, o şeydendir, demektir."

6. Hz. Peygamber'in Namazda Sütre Edinmesi


Hz. Peygamber, duvara doğru namaz kılacağı zaman duvardan uzak durmazdı. Bir oduna veya bir direğe yahut bir ağa­ca doğru namaz kılacağı zaman, o şeyi sağ veya sol kaşı hizasına alırdı. Yolculukta yahut açık alanda bulunduğunda yere mızrak/kargı diker, ona doğru namaz kılardı. Böylece bu mızrak onun sütresi olurdu.

7. Hz. Peygamber'in Kıldığı Nâfile Namazlar


Hz. Peygamber, mukim iken daima on rekat (sünnet) namaz kılmıştır. Bunlar da İbn Ömer'in Allah Resûlü'nden öğrendiğini söylediği şu on rekattır: Öğle namazından önce iki rekat, öğleden sonra iki rekat; akşam namazından sonra evinde iki rekat; yatsı namazından sonra evinde iki rekat ve sabah namazından önce iki rekat. Bu rivâyet Buhârî'de nakledilmektedir.189 Hafsa ve İbn Ömer'den nakledildiğine göre, Cuma namazından sonra kıldıklarını evinde kılardı. Bu hadisi Buhârî ve Müslim rivâyet etmiştir.190 Zorunlu bir durum olmadıkça farz namazları mescidde kılması Hz. Peygamber'in adeti olduğu gibi, sünnetleri ve nafile namazları da zorunlu/bir mazeret olmadıkça evinde kılması onun adetiydi. Allah Resûlü'nün bu uygulamasını şu hadis desteklemektedir: "Ey insanlar! Namazlarınızı evlerinizde kılınız. Çünkü, farz namazlar hariç, kişinin namazının en faziletli olanı evinde kıldığı namazdır."191

Sabah namazının sünneti ile vitir namazına çok daha fazla dikkat ederdi. Nitekim, yolculukta bu iki namazdan başka sünnet kıldığı nakledilmemiştir. İbn Teymiyye şöyle demiştir: "Sabah namazının sünneti, amelin başlangıcı, vitir namazı ise, sonu mesabesindedir. Bu nedenle Allah Elçisi, söz konusu namazlarda ihlâs sûrelerini (Kâfirûn ve İhlâs) okurdu. Bu iki sûre, ilim-amel, marifet-irâde ve inanç-niyet birlikteliğini (tev­hid) bünyelerinde toplamıştır."



İhlâs sûresi, inanç ve marifet birliğini ifade ederek mutlak ortaklığın her çeşidini ortadan kaldıran ehadiyet; hiçbir şekilde noksanlığın ilişemediği bütün kemal sıfatlarını ifade eden sa­me­diyet; istiğnâ, ehadiyet ve samediyyetin gerektirdiği doğma ve doğurmadan uzak olma, teşbih ve benzerliği nefyetmeyi içeren denginin olmaması gibi Rab Teâlâ için ispat edilmesi gereken nitelikleri içermektedir. Bu esaslar, sahip olan insanı diğer bütün dalâlet ve şirk fırkalarından ayıran ilmî-itikâdî tevhidin buluştuğu noktalardır. Bu nedenle İhlâs sûresi, Allah'ın bütün kemal sıfatlarını ispat etmeyi ve her türlü noksanlığı O'ndan nefyetmeyi içermektedir. Kâfirûn sûresi, kendini okuyanı amelî, irâdeye dayalı ve maksatlı şirkten kurtardığı gibi, İhlâs sûresi de kendisini inanarak okuyanı, ilmî şirkten kurtarır.

İrâdeye dayalı amelî şirk, insanlar nefsin arzu ve isteklerine uyduklarından dolayı, nefislere daha galip gelmektedir. Bir takım maksatlara ulaşmak için birçokları, zararlı ve batıl olduğunu bildikleri halde bu şirki işlemektedirler. Bu şirki nefislerden izale edip söküp atmak, ilmî şirkten temizlenmekten daha zor ve çetindir. Zira, ilmî şirkin temizlenmesi, bilgi ve delille olur. Böyle bir şirk içinde bulunan kimsenin, bir şeyi olduğundan başka bir şekilde bilme imkanı yoktur. İrâdeye dayalı maksatlı şirk böyle değildir. Zira bu şirkin içinde bulunan kimse, isteklerinin baskısı ile şehvet ve öfkenin nefsini otoritesi altına alması nedeniyle ilmin, bâtıl ve zararlı olduğunu gösterdiği şey­leri yapar. Bundan dolayı amelî şirki ortadan kaldıran Kâ­firûn sûresinde, İhlâs sûresinde olmayan tekid ve tekrar vardır.

İşte bu sebeple Hz. Peygamber, iki rekat tavaf namazında da bu iki sûreyi okurdu. Çünkü bu sûreler, ihlâs ve tevhîd sûreleridir. Allah Elçisi, bu sûrelerle günlük ameline/işine başlar, onlarla son buldururdu. Tevhîd'in sembolü olan hacda da bu iki sûreyi okurdu.

İmam Mâlik'in Hz. Aişe'den rivâyetine göre, Allah Resûlü, geceleyin on bir rekat namaz kılardı. Bunlardan bir rekatını vitir olarak kılardı. Namazını bitirince, müezzin ezan okuyup kendisini çağırmaya gelinceye kadar sağ yanı üzerine yatardı. Müezzin gelince kalkar ve kısa iki rekat namaz kılardı. Hz. Aişe, Allah Resûlü, bu yatışın sünnet olduğu için değil, gece boyunca yorulup istirahat etmek için yatardı, demiştir. Hz. Peygamber'in sağ yanı üzere yatışında şu incelik zikredilmiştir: Kalp, sol taraftadır. İnsan sol yanı üzerine uyuyunca, uykusu ağırlaşır. Bu durum Peygamber için de böyledir. Resûlullah, uykusu ağırlaşıp sabah namazından kendisini alıkoymaması için dinlenmek ve uykuya dayanmak amacıyla sağ tarafına yatmayı tercih etmiştir.

Buhârî ve Müslim'de nakledildiğine göre, Kâsım b. Muham­med Hz. Aişe'nin şöyle dediğini duymuştur: "Resûlullah'ın gece kıldığı namaz, on rekattı. Bir rekatı vitir olarak kılar sonra sabah namazının iki rekat sünnetini kılardı."192

Hz. Peygamber, gece namazında bazen gizli, bazen açıktan okur; bazen kıyamı uzatır, bazen kısa tutardı. Vitir namazını çoğunlukla gecenin sonunda, bazen başında, bazen de ortasında kılardı.

Allah Resûlü, yolculukta, gece ve gündüz, devesi üzerinde hayvan nereye yönelirse o tarafa doğru nafile namaz kılardı. Hayvan üzerinde îmâ ile rükû ve secde ederdi. Secdede, rükûdan daha çok eğilirdi. Ahmed b. Hanbel ve Ebû Dâvûd'un naklettiklerine göre, Hz. Peygamber, devesi üzerinde nafile namaz kılmak istediğinde kıbleye yönelir, namaz için tekbir alır, sonra hayvanını salıverirdi. Sonra da hayvan nereye yönelirse o tarafa doğru namaz kılardı.193

Allah Elçisi, yolculuktan döndüğü zaman iki rekat namaz -buna kuşluk namazı ismini vermişlerdir.- kılardı. Çünkü insanlar, onu hem yolculuktan döndükten sonra hem de Mekke'nin Fethi'nde kuşluk vaktinde namaz kılarken görmüşlerdir.194 Ancak, Sahîh'de Hz. Aişe'nin de açıkladığı gibi, Hz. Peygamber, bu namazı kuşluk vaktinde düzenli olarak kılmamıştır. Bu, mer­fû hadislerin ve sahabe sözlerinin toplamından anlaşılmaktadır.




Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   26
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə