ZâDU'l-meâd muhtasari


Hz. Peygamber'in Bayram Namazları



Yüklə 2,3 Mb.
səhifə8/26
tarix03.11.2017
ölçüsü2,3 Mb.
#29908
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   26

10. Hz. Peygamber'in Bayram Namazları


Hz. Peygamber, bayram namazlarını, Medine'nin doğu kapısında bulunan musallada (namazgah) kılardı. Bayram namazlarına çıkarken en güzel elbisesini giyerdi. Bayramlarda guslettiğine dair sahih hadis mevcuttur.

Ramazan bayramına çıkmadan önce, sayısı tek olmak üzere, birkaç hurma yerdi. Kurban bayramında ise, musalladan dönünceye kadar hiçbir şey yemez, daha sonra kesilen kurbandan yerdi.

Kurban bayram namazını erken kıldırır; Ramazan bayram namazını ise geciktirirdi. Musallaya varınca ezansız, kâmetsiz ve: "es-salâtü câmiaten, yani haydin cemaatle namaza!" vb. sözleri söyletmeden doğrudan namaza başlar, iki rekat namaz kıldırırdı: Birinci rekatta başlangıç (iftitah) tekbiriyle birlikte peş peşe yedi tekbir alır, her iki tekbir arasında çok az bir süre susardı. Tekbirler arasında belli bir zikir/dua söylediği nakledilmemiştir. Fakat, İbn Mesûd'un bu aralarda Allah'a hamd ettiği, O'na övgüde bulunduğu ve Hz. Peygamber'e salat ü selam getirdiği rivâyet edilmektedir. Allah Resûlü, tekbir(ler)i tamamlayınca Fâtiha'yı ve Kâf sûresini okurdu. Bazen de A'lâ sûresini okur, sonra tekbir alır ve rükû ederdi. Secdeleri bitirince ikinci rekata kalkar peş peşe beş tekbir alırdı. Sonra Fâtiha ve ardından Kamer sûresini okurdu. Bazen de Ğâşiye sûresini okurdu. Bunların dışında başka sûreler okuduğuna dair, hiçbir sahih rivâyet yoktur. Zâid tekbirden önce kıraat ettiğine ilişkin bir ri­vâyet de sabit olmamıştır. Aksine tekbir, her iki rekatta da ilk yaptığı şeydi. Tirmizî, Kesîr b. Abdullah kanalıyla, Hz. Peygam­ber'in, bayram namazlarının ilk rekatında kıraatten önce yedi, ikinci rekatta yine kıraatten önce beş tekbir aldığını rivâyet etmektedir.206 Tirmizî diyor ki: Bu hadisi Muhammed'e, ya­ni Buhârî'ye sordum. O da: "Bu konuda bu hadisten daha sahihi yoktur. Benim görüşüm de budur." cevabını verdi.

Hz. Peygamber, namazı bitirince, cemaat saflarında otururken onlara karşı dönüp ayakta kendilerine vaaz eder, tavsiyelerde bulunurdu.

Buharî ve Müslim tarafından rivâyet edilen bir hadiste Câbir şöyle demektedir: "Bir bayram namazında Allah Resûlü ile beraber bulundum. Önce ezansız ve kâmetsiz olarak hutbeye geçmeden namazı kıldırdı. Sonra Bilal'e dayanarak ayağa kalktı. Sonra insanlara takva ile hareket etmelerini emredip, O'nun emirlerine uymaya teşvik etti. Cemaate vaaz ve nasihat ettikten sonra yürüdü, kadınların yanlarına gitti. Onlara da vaaz ve nasihat etti."207

İbn Mâce Sünen'inde Peygamberimizin müezzini Sa'd'dan rivâyet ettiğine göre, Allah Elçisi bayram hutbelerinde çokça tekbir getirirdi.208 Ancak bu hadis, Hz. Peygamber'in bayram hutbesine tekbirle başladığına delil olmaz. Bütün hutbelerine Al­lah'a hamd ile başlardı. Zira o şöyle buyurmuştur: "Allah'a hamd ile başlanılmayan her önemli iş eksiktir."209

Hz. Peygamber, bayram namazına katılan kimseleri hutbeyi dinlemek için oturmakla gitmek arasında serbest bırakmıştır. Bayram Cuma'ya denk geldiğinde onlara bayram namazıyla yetinebileceklerine dair ruhsat vermiştir. Bayramdan önce ve sonra herhangi bir namaz kılmak onun adeti değildi.

Musallaya bir yoldan gider, bir başka yoldan da dönerdi. Yolda gördüklerine selam verir, o esnada yollarda ihtiyacı olan­ların ihtiyacını giderir, İslâm'ın şiarlarını açıktan yapar, çeşitli yerlere şahitlik eder ve benzeri hükümleri yapardı.



Kurban bayramında arife günü sabah namazından başlamak üzere en son teşrik gününün ikindi namazına kadar şu şekilde tekbir getirirdi: "Allahu ekber Allahu ekber lâ ilâhe illal­lahu vallahu ekber Allahu ekber ve lillahi'l-hamd. Ya­ni Allah en büyüktür, Allah en büyüktür. Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Allah en büyüktür, Allah en büyüktür ve hamd yal­nız Allah'adır." 210

11. Hz.Peygamber'in Güneş Tutulması Esnasında
Kıl­dığı Namaz


Güneş tutulunca Hz. Peygamber, hızlıca mescide gitti, öne geçip iki rekat namaz kıldı: Birinci rekatta açıktan Fâtiha ve uzunca bir sûreyi okudu. Sonra rükûa eğildi ve uzunca bir rükû yaptı. Sonra başını rükûdan kaldırdı ve kıyamı uzattı ve: "Semiallahülimen hamideh. Rabbenâ leke'l-hamd. Yani Allah kendisine hamd eden kulunu işitti. Rabbimiz hamd yalnızca Sana'dır." deyip sonra kıraate başladı. Bu kıyam, birinci kıyamdan daha az süreli idi. Sonra birinci rükûdan daha kısa bir rükû yaptı, sonra başını kaldırdı, sonra uzunca bir secde yaptı. İkinci rekatı birinci rekat gibi yaptı. Böylece her rekatta iki rükû, iki de secde yapılmış oldu. Daha sonra dönüp etkili bir hutbe okudu. Bu hutbesinden bize kadar intikal eden sözleri şöyledir: "Şüphesiz, güneş ve ay Allah'ın âyetlerinden (delillerinden) iki âyettir. Bunlar, hiç kimsenin ölümü veya dirisi için tutulmazlar. Tutulduklarını görünce Allah'a dua edin, tekbir getirin, namaz kılın ve sadaka verin. Bana vahyolundu ki, sizler kabirlerde imtihan edileceksiniz. Herhangi birinize gelip: 'Bu adam hakkında ne biliyorsun?' diye soracaklar. Mümin -veya kesin inançlı kişi-: 'Allah'ın elçisi Muhammed'dir. Bize açık deliller ve hidâyet getirdi. Biz de inandık ve itaat ettik.' diye cevap verecektir. Ona: 'Rahat uyu! Senin gerçek inanan olduğunu anladık.' denilecek. Münâfık -veya şüphe eden kişi-: 'Bilmiyorum. İnsanların bir şeyler dediğini işittim, ben de söyledim.' diyecektir."211 Sahih ve sabit olan görüşe göre, Hz. Peygamber güneş tutulması namazını sadece bir kez kılmıştır. Bu da oğlu İbrahim'in öldüğü güne denk gelmişti.

12. Hz. Peygamber'in Yağmur Duası İle İlgili
Uygula­ma­ları


Hz. Peygamber'in pek çok şekilde yağmur duasında bulunduğu sabittir: Birincisi: Cuma günü hutbe esnasında minberde yağmur duasında bulunmuştur ve şöyle dua etmiştir: "Allahümme eğisnâ, Allahümme eğisnâ, Allahümme's-qı­nâ. Yani, Allah'ım bize yardım et! Allah'ım bize yardım et! Allah'ım bize yağmur ver!" İkincisi: İnsanlara musallaya (namazgaha) çıkıp yağmur duasında bulunacağı bir gün vaadetti. Oraya varınca ellerini kaldırarak yalvarır ve dua eder şekilde konuşma/hutbe okumaya başladı. Sonra cemaate ezansız, kâmetsiz ve bunların dışında bir şey olmaksızın bayram namazı gibi iki rekat namaz kıldırdı. Her iki rekatta da açıktan okudu. Birinci rekatta Fâtiha ve A'lâ sûrelerini, ikincisinde ise Ğâşiye sûresini okudu. Üçüncüsü: Hz. Peygamber Cuma dışında bir günde Medine minberinde sade bir yağmur duasında bulundu. Bu yağmur duasında herhangi bir namaz kıldırdığı rivâyet edilmemiştir. Dördüncüsü: Mescide otururken yağmur duasında bulundu. Ellerini semaya kaldırıp Allah'a dua etti.212

Yüklə 2,3 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   4   5   6   7   8   9   10   11   ...   26




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin