1- ciN, Şeytan ve melekleriN Özellikleri, GÖrevleri, sifatlari


Mü'minin Şeytana Karşı Takınacağı Silahlar



Yüklə 0,58 Mb.
səhifə2/9
tarix12.01.2019
ölçüsü0,58 Mb.
#95587
1   2   3   4   5   6   7   8   9

Mü'minin Şeytana Karşı Takınacağı Silahlar
1- Her işin başında besmele çekmek.

2- Çokça zikir ve istiğfarda bulunmak.

3- Senden başka ilah yoktur. Sen münezzehsin, doğrusu Beri haksızlık edenler­denim, cümlesini çokça söylemek.

4- Yalnız başına ve temiz olmayan yerde uyuma.

5- Sabah ve akşam dua etmekte azimli ol.

6- Devamlı misvak kullan. Misvak melekleri sana yaklaştırır.

7- Namazı cemaatle kılmaya devam etmek.

8- Yatmadan önce abdest almak, Ayete'1-Kürsiyi ve Muvvazeteyni (Felak ve Nâs surelerini) okumak.

9- Mûsiki ve hoş olmayan şarkı dinlemekten vaz­geçmek.

10- Şeriatın emrettiği elbiseyi giyinmek ve evin dışında koku sürmekten sakınmak.

11- Euzû Besmele çekmek ve Kur'an okumak.

12- Tuvalete girerken Allah'a sığınmak için dua et­mek.

13- Rasûlüllah'a (s.a.v.) çokça salât ve selamda bu­lunmak.

14- Tevbe ve istiğfar etmek.

15- Gafir suresinin 13. ayeti ve Bakara'nın son ayet­lerini okumak.

16- Her sabah Yasin suresini okumak.

17- Hayız, nifas ve cünüplükten dolayı mazeret olma­dan gusletmeyi geciktirmemek.

18- İlimle -donanmak. Çünkü ilim kuvvetli bir kaledir.35[35]
Şeytan kötülüğe yönelttiği zaman dua silahına sarıl, şöyle dua et:
1. Rabbimiz sana tevekkül ettik. Sana yöneldik. Dönüşümüz sanadır.

2. Ey Allah'ım! Bizi inkâr edenlerle deneme. Bizi af­fet. Ey Rabbim! Sen güçlüsün ve hakimsin.

3. Ya Rabbi! Senden yardım istiyoruz. Yardım iste­yenlere Senden başka kim yardım eder.

4. Ya Rabbi! Senden eman diliyoruz. Sıkıntıda olan­ları Senden başka kim korur.

5. Ya Rabbi! Sana sığınıyoruz. Mağlup olanlara Sen­den başka kim yardım eder.

6. Ya Rabbi! Senden yardım istiyoruz. Zayıflara sen­den başka kim destek olur.

7. Ya Rabbi! Senden yardım etmeni istiyoruz. Zulme uğrayanlara Senden başka kim yardım eder.

8. Ya Rabbi! Senden şifa istiyoruz. Hastalara Senden başka kim şifa verir.36[36]
İnsan Kalbine Şeytanın Giriş Yolları
1. Cehalet

2. Gazap. Çünkü o, ateşten bir taştır. Şeytanın vesve­sesi için bir fırsattır.

3. Dünya sevgisi. Çünkü o, bütün hataların başıdır.

4. Uzun emel. Kalbin katılığıdır ve dünya malına al­danmaktır.

5. Hırs. Hırs, tamahı meydana getirir ve şecaat verir.

6. Cimrilik. Çünkü o, helakin kapısıdır.

7. Kibir. İbadetle bağdaşmayan Allah'ın nimetine karşı azgınlıktır.

8. Methedilmekten hoşlanmak. Bu da gurur kapısıdır.

9. Riya. O, nifakın aslıdır.

10. Kibir ve kendini beğenmek.

11. Sabırsız olmak ve sızlanmak. Bu imanın za'fıdır.

12. Hevaya uymak. Çünkü heva, gönlün arzu ettiğine çeker götürür ve şehvete boyun eğdirir.

13. Kötü zan. Tehlikeli ilişkilere sebep olur. Hükümleri zayıf temellere oturtur.

14. Başkalarını küçümsemek. Çünkü o, kin tarlasıdır ve kötülük kapısıdır.

15. Günahları küçümsemek. Bu durum günahlara de­vam etmeye sebep olur. Küçük günahlarda ısrarlı olmak büyük günahlardan sayılır.

16. Allah'ın hilesinden emin olmak. İnsanın umursa­mazlık ve fikrî dengesizliklere kapılmasını sağlar.

17. Allah'ın rahmetinden ümit kesmek. İnsanın rab-bine karşı günah işlemekte devam ettiği en büyük musibettir. Böyle olunca geniş olan yeryüzü ona daralır.37[37]
MELEKLERİ ve GÖREVLERİNİ TANIMAK
Melekler, Allah'ın nurdan yarattığı üstün kullarıdır. Allah'ın emirlerine karşı gelmezler ve emredilen şeyi yapar­lar. Güzel şekillere girebilirler. Evlenmezler ve çoluk çocuk sahibi olmazlar. Erkeklik ve dişilikleri yoktur. Yemezler ve içmezler. Binlerce yıldan beri onlar Allah'a tekbir getirirler, rükua varırlar ve secde ederler.38[38]
Meleklerin Tabiî Özellikleri
Sorumlu değillerdir. Onlara hiç kimse peygamber ol­arak gönderilmemiştir. Çünkü onlar itaat etmek için ya­ratılmışlardır. Onların tabiatında günah işlemek yoktur. On­lar masumdurlar.39[39]
Meleklerin Günah İşlemediklerinin Delilleri
1. Allah Teala şöyle buyurur:

"Allah'ın kendilerine verdiği emirlere başkaldırmaz ve kendilerine buyurulanlan yerine geti­rirler."40[40]



2. Yine Allah Teala şöyle buyurur: "Kendilerine ha­kim olan rablerinden korkarlar, emrolundukları şeyleri yaparlar."41[41]

Bir başka ayette ise; "emrolundukları şeyi yaparlar" duyurulmaktadır. Bu ayet emredilenlerin hepsinin yapılmasını ve bütün yasakların terkedilmesini kapsar. Çünkü bir şeyin yasaklanması onun terkedilmesini gerektirir.42[42]



3. Allah Teala şöyle buyurur: "Haşa! Hayır. Melek­ler şerefli kılınmış kullardır. Allah'dan önce söz söylemezler, ancak onun emri üzerine iş işlerler."43[43]

Bu ayetler meleklerin bütün yaptıklarının sadece ilahî emre uygun olduğunu gösterir. Belki de biz meleklerin insanlığı isyan etmekte tenkid etmelerinden onların masum olduklarını anlarız. Bu konuda Kur'an-ı Kerim'de: "Sen orada yeryüzünü ifsad eden ve kan döken birilerini mi yarata­caksın" buyurulmaktadır. Eğer onlar günah ehli olsalardı böyle söylemezlerdi.44[44]


Meleklerin Görevleri
Birincisi: Allah, peygamberler için meleklerden elçiler tayin etti.

Cebrail'in (a.s.) Allah'ın rasulü Muhammed'e (s.a.v.). gelişi buna Örnektir. Allah Teala şöyle buyurur: "Hamd gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah'a mahsustur. Yaratmada di­lediğini artırır. Doğrusu Allah herşeye kadir olandır."45[45]

İkincisi: İnsanoğlunun dostlarıdır.

Allah Teala her bir insana meleklerden ve cinlerden birer dost ve vekil kılmıştır. İbn Mes'ud (r.a.) Rasulüllah'm şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Sizden herbirinizin cin­lerden ve meleklerden vekili oldu."46[46]

Üçüncüsü: Değerli kâtiplerdir. Allah Teala şöyle buyurur:

"Sağında ve solunda onunla beraber oturan iki alıcı melek, yanında hazır birer gözcü olarak söylediği her sözü zaptederler."47[47]

Dördüncüsü: Kıymetli muhafızlardır.

Meleklerin vazifelerinden birisi de insanların hayatını ve amelini kaydetmeleridir. Allah Teala şöyle buyu­rur: "Oysa yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedir."48[48]

Beşincisi: Mü'minlerin kalbini huzura kavuşturmak ve onları müjdelemek.

Allah melekleri kullarına rahmet olarak kıyamet gününde kalplerini sükûnete erdirmek ve onları huzura kavuşturmak için indirir.

Cenab-ı Hak şöyle buyurur: "Rabbimiz Allah'dır deyip sonra da doğrulukta devam edenlere melekler, ölümleri anında: "Korkmayınız, üzülmeyiniz, size söz verilen cennetle sevinin" derler."49[49]

Altıncısı: Günah istemeksizin ibadet etmek.

Melekler daha önce zikrettiğimiz gibi Allah'a itaat etmek için yaratılmışlardır. Onları günah-işlemeye sevkeden hiçbir sebep yoktur. Onların günah işlemedikleri sabittir.

Bu konuda Allah Teala şöyle buyurur; "Kendilerine hakim olan Rabbinden korkarlar ve emrolundukları şeyleri yaparlar"50[50] ve Cenab-ı Hak: "Allah'ın kendile­rine verdiği emirlere başkaldırmazlar ve kendilerine buyurulanları yerine getirirler" buyurmaktadır.51[51]

Yedincisi: Arşı taşıyanlardır.

Meleklerin belli bir kısmı arşı taşımakla mükelleftirler. Onlar hayatları boyunca Rablerini teşbih ederler, Allah Teala: "Melekler onun çevresindedirler, o giin Rabbinin arşını onlardan başka sekiz tanesi yüklenir" buyurmaktadır.52[52]

Yine bir başka ayette: "Arşı yüklenen ve çevresinde bulunanlar rablerini överek teşbih ederler."53[53]

Hakim b. Hİzam'dan: "Rasûlüllah ashabı ile bera­berken birdenbire dedi ki:

"Benim işittiğimi sizde işitiyor musunuz?" Sahabe: "Hayır. Hiçbirşey duymuyoruz" dediler. Rasûlüllah: "Ben semadan birtakım sesler ve coşkular işitiyorum. Orada bir karış bile yer yoktur ki, secde eden ve ayakta du­ran bir melek bulunmamış olsun,"54[54]

Sekinzincisi: Cehennem askerleri ve onun bekçileridir.

Rivayete göre Cehennemde buranın işini gören görevliler vardı-r ki, bunlar meleklerdir. Cehennem ehlinin hali hakkında Allah Teala şöyle buyurur: "Cehennemde şöyle seslenirler: "Ey nöbetçi! Rabbin hiç değilse canımızı alsın. Nöbetçi: Siz böyle kalacaksınız. Andolsun ki, size gerçeği getirdik. Fakat çoğunuz gerçeği sevmiyorsunuz."55[55]

Allah Teala Cehennem askerlerinin sayısını bildir­miştir. Bu konuda şöyle buyurur: "İnsanın derisini kavu­rur» Orada ondokuz bekçi vardır. Cehennemin bekçilerini yalnız meleklerden kılmışızdm"56[56]

Belki de Rasulüllah'm İsra ve Mirac'da gördüğü sah­nelerin çoğunda, meleklerin diğer varlıklardan ayrıldığı vazi­feyi yerine getirme dikkat ve hassasiyetim anlayacağımız hu­suslar vardır.57[57]
MÜSLÜMANLARIN ÖZELLİKLERİ
Yüce Allah'ın kitabında geçtiği üzere mü'minlerin sıfatlarını önce zikredip sonra da onları açıklayacağız. Allah Teala şöyle buyurur:

"Rahman'ın kulları yeryüzünde mütevazi yürürler. Bilgisizler kendilerine takıldıkları zaman on­lara güzel ve yumuşak söz söylerler. Onlar, gecelerini Rableri için kıyama durarak ve secdeye vararak geçirirler. Onlar, Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır. Doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır" derler. On­lar, sarfettikleri zaman ne israf ederler ne de cimrilik, ikisi arasında orta bir yol tutarlar. Onlar Allah'ın yanında başka ilâh tutup ona yalvarmazlar. Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar. Zina etmez­ler. Bunları yapan günaha girmiş olur."58[58]

Yine Cenab-ı Hak: "Kim tevbe edip yararlı iş işlerse, şüphesiz o, Allah'a gereği gibi yönelmiş olur. Onlar yalan yere şehadet etmezler. Faydasız bir şeye rastladıkları zaman yüz çevirip vakarla geçerler. Ken­dilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman onlara karşı kör ve sağır davranmazlar. Onlar: Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bizi, Allah'a karşı gelmek­ten sakınanlara önder yap" derler. İşte onlar, sabrettik­lerinden ötürü cennetin en yüksek dereceleriyle mükafatlandırılırlar. Orada esenlik ve dirlik dilekle­riyle karşılanırlar."59[59]
Mü'minlerin En Önemli Özellikleri
Mü'minler için en büyük şeref Allah'ın onları kul­luğuna kabul etmesidir. Allah Teala İsra sûresinde şöyle buy­urur: "Kulunu geceleyin yürüten Allah'ın sânı ne yücedir.60[60]

Mü'minlerin dışındakiler ise, bu şerefe nail ola­mamışlardır. Üstelik Allah onları "Onlar hayvanlar gibi­dir. Hatta daha da aşağı"61[61] ayetiyle hayvanlarla beraber mütalaa etmiştir. Allah'a iman etmeyen herbir kişi en yüksek ilmî derecelere ulaşsalar bile cahiller ve hayvanlar seviyesindedirl er.62[62]


İman Ehlinin Önemli Sıfatları
İman- ehli, birtakım' sıfatlarla üstündür. En önemlilerini zikredelim.

Birincisi: Yeryüzünde mütevazi ve ağırbaşlı olarak yürürler. Yine onlar orta yolu tercih ederler. Orta yol (itidal), haddi aşmamak, peygamberlik ahlâkındandar.

Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurur: "Ey insanlar! Acele etmeyiniz. Çünkü iyilik süratte değildir."63[63]

Rasûlüllah'm (s.a.v.) sıfatı konusunda şöyle rivayet edilir: "Rasûlüllah eşit adımlarla ve yumuşak basarak yürür. Sanki O, yürürken yukarıdan aşağıya iniyorînuş gibi adımlarım geniş atardı. Bu mânâda şöyle buyurulur: "Rahmanın kulları yeryüzünde mütevazi yürürler."64[64] O mü'minler fesad çıkarmak ve günah işlemek için değil, bila­kis iyiliği emredip kötülükten sakındırmak suretiyle Allah'a itaat ederek hayatlarını devam ettirirler. Allah Teala şöyle buyurur: "Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Allah ögünüp kibirlenen hiç bir kimseyi sevmez." Bundan anlaşılan şudur ki, mü'minler güzellik, tevazu sahibi: ve va­karlı insanlardır. Onlar cehalet ve kötülükle karşılaşsalar bile diğer insanlara karşı kibirli davranmazlar.

İkincisi: Bu sıfatların en güzeli geceleri ibadetle, gündüzleri de süvari gibi çalışarak geçirmeleridir. "Onlar Ra-bleri için secdede ve kıyamdadırlar."

İbn Abbas der ki: "Bir kimse yatsı namazından sonra iki rekat veya daha fazla namaz kılarsa Allah için sabaha ka­dar secde ve kıyamda gecelemiş olur."

el-Kebir der ki: "Bir kimse akşam namazından sonra iki rekat, yatsı namazından sonra da dört rekat namaz kılarsa geceyi secdede ve kıyamda geçirmiş olur."65[65]

Mü'minlerin Özellikleri hakkında şu şiir söylenmiştir:

Gözlerine uyku girmesin,

Yanaklarından gözyaşları aksın.

Ey Allah'ın nefretine rağmen yaşayan,

Unutma ki, öleceksin ve hesap vereceksin. Allah'ın sevgili kulları, sevgisinde samimidirler. Onları beğendi ve seçkin kullar edindi. Onlara karanlık çöktüğü zaman Bunlar geceyi secdede ve kıyamda geçirirler. Az yediklerinden dolayı deri-kemik kalmışlardır. Helâl yiyecekten başka birşey bilmezler.

Üçüncüsü: "Onlar sarfettikleri zaman israf et­mezler."66[66]

en-Nehhas der ki: "Bu mânâda söylenen en güzel sözlerden birisi şudur: "Kim Allah'dan başkası için infak ederse israf etmiştir. Kim de Allah için vermekten kaçınırsa o kişi de cimridir. Yine kim de Allah rızasına uygun infakta bu­lunursa o kişi uygun ve adaletli bir iş yapmıştır."67[67]

Zevk için yemek yemeyen, Övünmek için giymeyen kişiler ne kadar iyi insanlardır. Onlar açlıklarını giderecek ve Rablerine ibadete güç bulacak kadar yemek yerler ve örtülmesi gereken yerlerini örtecek, soğuktan ve sıcaktan ko­ruyacak kadar elbise giyerler.

Emiru'l-Mü'minin Ömer b. Hattab şöyle dedi: "İnsanın arzu ettiği birşeyi satın alıp yemesi israf için yeterli­dir." Bu husus Rasûlüllah'ın (s.a.v.) şu hadisiyle doğrulanmaktadır: "Arzu edilen şeyin yenmesi dünyaya düşkünlüktür."68[68]

Lokman oğluna nasihatçı diliyle harcama konusunda ölçülü olmasını tavsiye eder: Bu konuda Allah Teala şöyle buyurur: "Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme.

Büsbütün de açılıp tutumsuz olma."69[69]

Ömer b. Hattab (r.a,) oğlu Asım'a şöyle nasihat edi­yor: "Ey oğlum! Karnını tam doyurma, yenisini almadan eski elbiseyi atma. Allah'ın rızık olarak verdiklerini karınlarına ve sırtlarına koyan topluluklardan olma."

Dördüncüsü: "Onlar Allah'ın yanında başka tanrı tutup ona yalvarmazlar."70[70]

Kâfirlerin sıfatlarının, Allah'a imanla bağdaşması mümkün değildir. Çünkü kâfirler putlara taparlar ve haksız yere insan kanına girerler. Kızların toprağa gömülmesi, zulüm, taşkınlık, ahde vefasızlık, emanete ihanet, hakkın gözetilmemesi, zinanın sevilmesi, içki içmek, laubalilik yap­mak suretiyle sağa sola laf atmak yaygın idi. Allah bu sıfatlardan mü'minleri temizlemiştir. Çünkü onlar. Rah­manın kullarıdır. Allah onların vasfını bilgili, şerefli, temiz ve iffetli olarak bildirmiştir.

Abdullah b. Mes'ud'dan: Rasûlüllah'a dedim ki:

“Ey Allah'ın Rasûlü! Allah yanında en büyük günah nedir? Rasûlüllah:

“Allah seni yarattığı halde ona şirk koşmandır. Abdullah b. Mes'ud:

“Sonra hangi günah? Rasûlüllah:

“Rızık endişesiyle çocuğunu öldürmendir. Abdullah b. Mes'ud:

“Sonra hangi günah? Rasûlüllah:

“Komşunun karısıyla zina etmendir."71[71]

Allah Teala şu ayeti indirerek bu hususu tasdik etmiştir: "Onlar Allah'ın yanında başka tanrı tutup ona yalvarmazlar. Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar. Zina etmezler. Bunları yapan günaha gir­miş, olur."72[72]

Beşincisi: "Onlar yalan yere şahitlik yapmaz. Faydasız birşeyle karşılaştıklarında yüz çevirip vakar­la geçerler."73[73]

Mü'minler yalancı olamazlar. Mü'minlerin ne kendi­lerinin ne de arkadaşlarının "lağv" (boşsöz) içinde olmaları doğru değildir. Lağv içerisine boş ve lüzumsuz olan herşey girer. Mesela vücutların tarif edildiği şiirler. İşi harama ka­dar götüren şarkılar gibi. O şiirlerde göğüsler, karınlar, kalçalar ve içkilerin faydaları anlatılmaktadır. Nitekim bun­ların hepsi insan tabiatını tahrik eder ve onu normal yoldan çıkarır. Veyahutta bunlar gizli olan şeyleri ifşa eder. Mesela bazıları şiirlerinde şöyle derler:

Altın renklidir. Yanaklarından Ateş kıvılcımlarının çıktığını sanırsın. Onunla oturup kalkma rezil olursun dediler. Keşke o sözünde dursun da ben rezil olayım.

Genç kız ve erkeklerin birçok kötülükleri dinlemesine ne dersin? Bu şiir ve şarkıların kalplere yaptığı tahribat, ok­ların açtığı yaradan daha fazladır.

Mü'minlerin emiri Ömer b. Hattab (r.a.) yalan yere şahidlik yapan kimseye 40 değnek vururdu. Yüzünü siyaha boyatır, başını tıraş ettirir ve caddelerde dolaştırırdı.

İlim ehlinin çoğu şöyle der: Yalancı şahidin şahidliği asla kabul edilmez. Eğer tevbe eder, huyunu güzelleştirirse, işi Allah'a kalmıştır.

Hasan el-Basrî der ki: Ayetteki "lağv" günah demek­tir. Bu her türlü kötülüğü içine alır. Ayetteki "kiramen" ise, yüz çevirenler, hoş görmeyenlerdir. Mü'minler "lağv" a teşvik etmez ve bu insanlarla oturup kalkmazlar. Altıncısı: Onlar dua ehlidirler.

Allah Teala şöyle buyurur: "Onlar: "Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzün aydınlığı olacak insanlar ihsan et ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder yap" derler. İşte onlar sabrettikle­rinden dolayı cennetin en yüksek dereceleriyle mükafatlandırılırlar. Orada esenlik ve dirlik dilekle­riyle karşılanırlar."74[74]

İnsan mal ve evladından dolayı tebrik edilince sevinç duyar. O kadar ki, yanındaki zevcesi arzu ettiği güzellik, iffet, bakış ve sakınma olarak her şeye sahip olur ve yanındaki aile ferdleri de itaat edip, din ve dünyaya ait görevlerinde yardımcı olurlarsa hiçbir erkek ve çocuk onu ilgilendirmez. Böylece onun gözü çevreyi gözetlemekten, vazgeçer ve gördüğü şeylere göz dikmez. İşte gözün aydın olması ve gönlün rahat etmesi bu demektir.

"Bizi sakınanlara önder yap" ayeti ile Allah'a davette takvanın şart olduğu anlaşılmaktadır. İşte davet edenin niye­ti budur.

Muvatta'da şu hadis rivayet edilir: "Ey topluluk, siz kendinize uyulan imamlarsanız."

İbn Ömer (r.a.) namazdaki duasında şöyle derdi: "Allah'ım bizi sakınanlara önder yap."

Sûfilerin şeyhi Ebu'l-Kâsım el-Kuşeyri der ki; İmamet dava ile değil dua iledir. Yani Allah'ın tevfiki ve O'nun kolaylık sağlaması ve iyiliği iledir. Yoksa herhangi bir kimsenin kendisi için bir şeyi iddia etmesiyle değildir. Nitekim Allah Teala şöyle buyurur: "Onları buyruğunuz altında insanları doğru yola götüren önderler yaptık."75[75]

Yedincisi: Onlar dünyada mutluluğa eren, ahirette de kazanç sahibi kişilerdir.

Allah Teala şöyle buyurur: "İşte onlar sabrettiklerin­den dolayı cennetin en yüksek dereceleriyle mükafatlandırılırlar." Allah kendilerinde bulunan bu sıfatlardan dolayı mü'minleri, cennet sakinleri diye nitelen­dirmiştir.76[76]


Mü'minlerin Özellikleri
Bu sıfatlar eksizsiz ll'dir. Tevazu, hilm, teheccüd kılmak, korku, israfı terketmek, az ile yetinmek, şirkten sıyrılmak, zina yapmamak, adam öldürmemek, tevbe etmek ve yalandan uzaklaşmak, günahlardan dolayı af dilemek ve nasihatları kabul etmek, Allah'a yakarışta bulunmaktır. Ayetteki "el-ğurfe" cennetin en üstün ve en faziletli yüksek yeridir.

Allah mü'minlere bahtiyarlık ve saadetler vermiştir. Allah Teala şöyle buyurur: "O mü'mînler Cennette esenlik ve dirlik dilekleriyle karşılanırlar."77[77]

Ayetteki Tehiyyet = Esenlik Allah'dan, Selâm - Dir­lik meleklerdendir. Denilir ki, Tehiyyet, devamlı kalış ve büyük mülktür. Denildiğine göre, her ikisi de aynı mânâdadır. Buna uygun olarak Allah Teala şöyle buyurur: "Ona kavuştukları gün mü'minlere yapılacak dirlik te­mennileri "Selam" demek olacaktır." (Ahzab: 44)

Gerçek mü'minler, Allah'a yakın olanlardır. Allah on­ları korur, gözetir ve onlara huzur, rahatlık verir. Şeytan onlara gidecek yol bulamadığı gibi onlar da şeytana gidecek yol bulamazlar.78[78]


TAKVA ÜZERE KURULAN EVLER
Herşeyin tam olduğu mesud ve bahtiyar ev, ideal bir müslüman evidir. Onun binası ilk günden itibaren Allah'a takva üzere atılp.n bir evdir. Bu evin temeli Kur1 an ve Sünnete uymak ola.ı ve her ikisinin hükmüne başvurup ihti­laf anında onların hükmüne razı olan evdir. Rabbimiz Allah Teala şöyle buyurur:

"Eğer bir şeyde çekişirseniz, onun halini Allah'a ve Peygamber'e bırakın."79[79]

Bunlar her yönden sade ve bütün hareketlerinde orta yolu tercih eden evlerdir. Bu durum maddi ve manevi yönü içine alır. Nitekim bu evler maddi açıdan sahte görünüşten uzak, israfın kaldırılıp orta yolun kabul edildiği evlerdir. Bu evlerde yenilen, içilen, giyilen, evin tezyinatı, ev eşyası olsun veya evde kullanılan diğer alet ve edavat olsun hepsinde is­raftan uzak olan evlerdir. Onlar şu ayeti dikkate alırlar: "Yiyiniz içiniz, sakın israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez."80[80]

Huzeyfe b. Yeman'dan: "Rasûlüllah bizi altın ve gümüş kaplardan yemekten ve içmekten nehyetti. Yine bizi ipek kumaş giymekten ve onlar üzerinde oturmaktan da neh­yetti."81[81]

Bundan, evi süslemenin, temizliğinin've güzelliğinin olmayacağını anlamak doğru değildir. Bundan maksat orta yoldur. Allah Teala şöyle buyurur: "De ki: Ey Muhammed!

Allah'ın kulları için yarattığı zinet ve temiz rızıkları haram kılan kimdir? Bunlar dünya hayatında inanan­larındır. Kıyamet gününde de yalnız onlar içindir. Bi­len kimseler için ayetlerimizi böylece uzun uzun açıklıyoruz."82[82]

Bir işi yerine getirmede sadelik ve fikirlerde itidal (orta yol), Rasûlüllah'm .(s.a.v.) bize öğrettiği İslamî metoddur. Aişe Rasûlüllah'm (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Rasûlüllah iki şey arasında muhayyer bırakıldığı za­man onlardan en kolayını tercih ederdi."

Yine o ev, temizliği seven ve ona dikkat eden örnek evdir. Allah Teala'nın şu ayetini dikkate alır: "Allah arınmak isteyenleri sever."83[83] İslam temizlik dini olarak kabul edilmiştir. Temizlik İslam'da ibadettir. Çünkü haşeratı Öldürmek, necasetten uzaklaşmak, kirleri yıkamak, tırnakları kesmek, koltuk altını traş etmek, etek traşı yapmak, cünüplükten, hayız ve nifastan dolayı yıkanmak bütün bun­ların hepsi temizliktendir.

Takvanın esası ihlasdır. İhlas, Allah'ın rızası içindir. Nitekim Allah gizli olan şeyleri bilir. Allah Teala şöyle buyu­rur: "Allah sır ve gizli olan şeyleri bilir" ve yirue Allah "gaybı en iyi bilendir." İhlas hayatta başarının temelidir ve amelle­rin kabul olmasının ve bu amellerin mükafatlandırılmasımn esasıdır. Bununla ilgili olarak Rasûlüllah şöyle buyurur:

"Ameller niyetlere göredir. Herbir kimsenin niyyeti vardır. Onun hicreti Allah ve Rasûlü'ne ise, hi­creti Allah'a ve Rasûlünedir. Bir kimsenin hicreti dünya için ise, o dünyaya kavuşur, kadın için ise, onu nikah eder. Onun hicreti hicret ettiği şeyedir."84[84]


Yüklə 0,58 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin