Allame murtaza askerî ehl-i BEYT VE ehl-i SÜnnet ekolleri Mütercim: Cafer bendiderya ismail bendiderya


Hz. Peygamber'in (s.a.a) Ağlamayı Yasakladığı İddia Edilen Rivayetin Kaynağı



Yüklə 1,44 Mb.
səhifə12/70
tarix29.10.2017
ölçüsü1,44 Mb.
#19784
1   ...   8   9   10   11   12   13   14   15   ...   70

Hz. Peygamber'in (s.a.a) Ağlamayı Yasakladığı İddia Edilen Rivayetin Kaynağı


Sahih-i Müslim'le Sünen-i Nesâî'de Abdullah b. Ömer'den rivayetle Hafsa'nın, babası Ömer'e ağladığını ve bunun üzerine Ömer'in, "Sakin ol kızım, Allah'ın Peygamberi'nin, 'Ölüye ağlamak, onu azaba sokar.' buyurduğunu bilmiyor musun?" dediğini yazar.[126] Bir başka rivayette de yine Ömer'den naklen Hz. Peygamber'in (s.a.a) şöyle buyurduğu geçer: Ölü, kendisine ağlanıp feryat edildiği için mezarında azap çeker.[127] Bir başka rivayette de yine Ömer'in oğlundan şöyle nakledilir: Halife Ömer yaralanınca, kendisinden geçmiş ve ağlama sesleri yükselmişti. Kendisine gelince, "Hz. Peygamber'in, ağlama ve feryatların ölüyü azaba soktuğu şeklindeki buyruğunu bilmiyor musunuz?" dedi.[128] Bu rivayetlere cevabımız şudur: Bu rivayetlerdeki yanlış, daha doğrusu yanlış anlama, bizzat Ümmü'l-Müminin Âişe tarafından düzeltilmiştir: Bu konuda nakledilen şu rivayetlere dikkatinizi çekiyoruz: Sahihi Buharî, Müslim ve Sünen-i Nesâî'de İbn Abbâs'tan naklolunan bir hadiste özetle şöyle geçer: Biz Medine'ye ulaştıktan sonra çok geçmeden Halife Ömer'i yaraladılar. Bu sırada Süheyb, "Eyvah kardeşim, eyvah dostum!" diye figan ederek içeriye girdi.

Ömer'in oğlu "Peygamber'in; yakınlarının ağlamasının ölüyü rahatsız edeceğini buyurduğunu duymadın mı?" dedi. Ben kalkıp Âişe'nin yanına gittim ve bu rivayeti kendisine ileterek doğruluk derecesini sordum. Âişe "Hayır." dedi, "Vallahi doğru değil! Allah Resulü (s.a.a) hiçbir zaman ölüye ağlamanın onun azabına sebep olacağını buyurmuş değildir. Hz. Peygamber "Yüce Allah, yakınlarının ona ağlaması, kâfir ölünün azabını artırır, güldüren de, ağlatan da Allah'tır. Kimse bir başkasının günahını yüklenecek değildir." buyurmuşlardır. Kâsım b. Muhammed de şöyle rivayet eder:

Ömer'le oğlu Abdullah'ın söylediği sözü Âişe duyunca, "Öyle birinden duymuşsunuz ki ne yalan söyler, ne iftira atar; ama kulağı yanlış duymuş onun!" dedi.[129]  Sahih-i Buharî'de, Müslim'de, Sünen-i Tirmizî'de ve Mâlik'in Muvattâ'sında Hişâm b. Urve'nin kavliyle, babasından şöyle bir rivayet geçer: Ömer'in oğlunun söylediği sözü Âişe'ye aktararak, "Yakınlarının ona ağlaması ölünün azabını artırır." dediğini söylediler. Bunun üzerine Âişe şöyle dedi: "Yüce Allah Ebu Abdurrahman'ı (Abdullah b. Ömer) affetsin, bir şey duymuş, ama iyi anlayamamış.

Duyduğu şeyin aslı şudur: Bir gün Yahudi bir ölünün cenazesi mezarlığa götürüldüğünde, yakınlarının ona ağladığını gören Hz. Resulullah, (s.a.a) o cemaate hitaben, 'O azap çektiği hâlde siz ona ağlamaktasınız!' buyurdular."[130] İmâm Nevevî (öl. 676) Sahih-i Müslim'e yazdığı şerhte Hz. Resulullah'ın (s.a.a) ölüye ağlamayı reddettiğine dâir gelen bütün rivayetlerin sadece Ömer'le, oğlu Abdullah tarafından nakledildiğini ve bu rivayetlerin Ümmü'l-Müminin Âişe tarafından kesinlikle reddedilerek yanlışlık ve unutkanlık eseri böyle bir şeyin ortaya çıktığını vurgulandığını yazar.[131] Ömer'in Ağlayanlara Mani Olmak İstemesi Üzerine Hz. Resulullah'ın (s.a.a) Rahatsız Olup Ömer'i Hemen Engellemesi Sünen-i Neseî'yle İbn Mâce ve Müsned-i Ahmed'de Mesleme b. Ezrak'tan nakille şöyle geçer: Ebu Hüreyre'den şöyle duydum: Peygamber'in yakınlarından biri vefat etti. Kadınlar toplanıp ona ağladılar. Ömer, onları engellemek ve ağlayanları oradan uzaklaştırmak için ayağa kalkınca, Hz. Peygamber, "Ey Ömer! Onları kendi hâllerine bırak! Gözler yaşlı, yürekler buruktur şimdi. Çünkü sevdikleri birini henüz kaybetmiştir onlar!"[132] diye buyurdu. Yine Müsned-i Ahmed'de Vahab b. Kiysân'dan ve -o da- Muhammed b. Ömer'den naklen Mesleme b. Ezrak'ın ona şöyle dediği geçer: Abdullah b. Ömer'le çarşıda oturmuştuk. Bir cenazenin mezarlığa götürüldüğünü gördük, yakınları ağlaşıyorlardı. Abdullah b. Ömer onları azarlayarak üzerlerine yürümeye kalkışınca, onu sakinleştirerek, "Böyle söyleme." dedim ve ardından Ebu Hüreyre'den duyduğum şu rivayeti kendisine anlattım: Mervân b. Hakem'in yakınlarından bir hanım ölmüştü; Mervân, ölüye ağlayanları engelliyor ve oradan uzaklaştırmaya çalışıyordu. Ben -Ebu Hüreyre- Ey Abdulmelik'in babası! Onları kendi hâllerine bırak. Ben bizzat bir olaya şahit oldum. Hz. Peygamber'in de bulunduğu bir yerde bir cenaze kaldırılırken yakınları ağlaşmış ve Ömer ağlayan kadınlara hiddetlenerek onları önlemeye yeltenmişti. Ama Hz. Peygamber (s.a.a) hemen müdahalede bulunarak, "Ey Hattab oğlu! Onları kendi hâllerine bırak, gözleri yaşlı, kalpleri yaslıdır; sevdikleri birini henüz kaybetmiştir onlar!" diye buyurdu. Ömer'in oğlu Abdullah, "Sen bunu bizzat Ebu Hüreyre’den mi duydun?" diye sordu, "Evet." dedim. Bunun üzerine, "Allah ve Peygamber'i elbette ki daha iyi bilir." dedi.[133]


 Bu Rivayetlerin Ortaya Koyduğu Sonuç


Bu rivayetlerin birinci bölümünden çıkarılan neticede, can vermekte olana, ölüye ve şehide, hatta ölünün mezarı başında ona ağlamak, asla Hz. Resul-i Ekrem'in (s.a.a) sünnetine aykırı değildir; hatta Hz. Peygamber'in kendisi bunlardan birçoğunu bizzat yapmışlardır. Yukarıdaki rivayetlerin 2. bölümünde ise Hz. Resulullah (s.a.a) efendimizin, sevgili şehit torunu Hz. Hüseyin'e (a.s) defalarca ağladığını görmekteyiz ki bu aynı zamanda 1. bölümün de mevzuuna girmekte ve Hz. Peygamber'in sünneti sayılmaktadır. Hz. Resulullah'ın (s.a.a) ölen için ağlamayı yasakladığı iddia olunan üçüncü kısımdaki rivayetler ise, görüldüğü üzere sadece halife Hattab oğlu Ömer'le onun oğlu Abdullah'a münhasır rivayetlerdir ki, onların da söz konusu rivayetleri yanlış duyup aktardıklarını bizzat Ümmü'l-Müminin Âişe'nin açıklamalarında gördük. Âişe meselenin aslını açıklamakta ve Ebu Hüreyre'yle İbn Abbâs gibi diğer sahabelerin rivayetlerinde de olduğu gibi olay şu şekilde netleşmektedir: İkinci Halife'yle oğlunun, ölüye ağlamanın nehyedildiğine dair Hz. Peygamber-i Ekrem'e (s.a.a) isnatta bulunduğu rivayet yanlıştır. Ölmekten korkan biri için veya ölmüş birinin mezarı başında ağlamak Hz. Resulullah'ın (s.a.a) sünnetine aykırı değildir. Şehitlerin efendisi Hz. İmam Hüseyin'e ağlamak, Hz. Resulullah'ın (s.a.a) sünnetidir. Buraya kadar Allah'ın inayet ve lütfüyle, bazı rivayetlerin yol açtığı ihtilâflardan örnekler vermeğe çalıştık. Şimdi kimi ayetlere getirilen tevillerin yol açtığı ihtilâflardan bazı örnekler sunmaya çalışacağız.

Yüklə 1,44 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   8   9   10   11   12   13   14   15   ...   70




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin