KirkçEŞme tesisleri

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 8.15 Mb.
səhifə99/140
tarix27.12.2018
ölçüsü8.15 Mb.
1   ...   95   96   97   98   99   100   101   102   ...   140

MERKEZEFENDİ

400

401

MERTEK

1960'lardan sonra blok apartmanların yapımıyla hızla büyüyen Merter'den iki görünüm. Fotoğraflar Ertan Uca, 1994



Genel Nüfus Sayımı verilerine göre, semtte yaşayan istanbul dışı doğumlular arasından 32 ayrı ilden gelen göçmenlerin tümünün, aynı illerden gelmiş nüfusun metropoliten alan ortalamasının üstünde bulunmasıdır. Bu 32 il doğumlu göçmenlerin toplamı Merter göçmen nüfusunun yüzde 53,28'idir. İstanbul'da aynı illerden gelmiş göçmen nüfusun metropoliten alan ortalaması ise yüzde 30,04'tür. Merter'de Ağrı, Bitlis, Denizli, Diyarbakır, Gaziantep, Konya, Muğla, Şanlıurfa doğumlular, aynı illerden gelenlerin metropoliten ortalamasının iki katından fazladır.

Nüfusun Sosyoekonomik Özellikleri: Merter'de eğitim düzeyi İstanbul'un birçok semtine oranla yüksektir. Kadın ve erkek nüfus arasında eğitim düzeyi farklılıkları da derin değildir. Ele alınan göstergelerin tümünde, Merter Mahallesi'ndeki nüfusun büyükşehir ortalamasının oldukça üzerinde bir eğitim düzeyine sahip olduğu görülmektedir. 6 ve daha yukarı yaşlardaki okul çağındaki toplam nüfus içerisinde okuma yazma bilmeyenlerin oranı büyükşehirde yüzde 9,5 iken, bu oran Merter'de (A. Nafiz Gürman Mahallesi'nde) sadece yüzde

Son Hafta Tuttuğu İş

Hamam • Ufak boyutlarda tutulmuş cilan tek bir hamamdır. Kubbelerle örtülü, dört halvetli bir sıcaklığa sahiptir. Merkez Efendi'nin bu hamamda, tekkesini kurarken keşfettiği şifalı su ile "hummalıları" tedavi ettiği rivayet edilir. Ayazma-çiletıane ilişkisinde olduğu gibi. burada da, muhtemelen kökü Osmanlı öncesine dayanan şifalı su geleneğinin bir Sufî-tabip tarafından yaşatılması söz konusudur, istanbul'daki Sünbülî şeyhlerinin 10 Muharrem sabahı, namazdan önce Merkez Efendi Hama-mı'nda toplanmaları, burada tarikat adabına riayet ederek topluca yıkandıktan sonra tören giysilerini giymiş olarak önce tekkenin cami-tevhidhanesinde sabah namazını eda etmeleri, daha sonra kafile halinde yürüyerek ve Kerbela şehitlerine mersiyeler okuyarak, Sünbülîliğin merkezi olan ve 10 Muharrem günü, öğle namazını müteakip büyük bir aşure cemiyetinin tertip edildiği Sünbül Efendi Tekkesi'ne gitmeleri gelenek haline gelmişti.

Bibi. Evliya, Seyahatname, I, ty, 272; Kut, Dergehname, 234, no. 60; Çetin, Tekkeler, 587; Aynur, Saliha Sultan, 36, no. 126; Âsitâne, 15; Ayvansarayî, Hadîka, I, 230-232; Osman Bey, Mecmua-i Cevâmi, I, 116-117, no. 167; Münib, Mecmua-i Tekâyâ, 15; tbsaiyat II, 21; Vassaf, Sefine, V, 273; Zâkir, Mecmua-i Tekâyâ, 4-5; Sicitt-i Osmanî, I, 45; Ziya, İstanbul ve Boğaziçi, I, 118 vd.; Konyalı, Mimar Sinan, 156, 159; T. Yazıcı. "Fatih'ten Sonra İstanbul'da ilk Halveti Şeyhleri: Çelebi Muhammed Cemaled-din, Sünbül Sinan ve Merkez Efendi", istanbul Enstitüsü Dergisi, II (1956), s. 87-113; A. Ça-lıkoğlu, Sünbül Efendi ve Merkez Efendi, ist., 1961; Öz, istanbul Camileri, I, 103; Sözen, Mimar Sinan, 373, 383; E. Esin, "Merkez Efendi (H. 870/1465 Sıraları-959/1551) ile Şah Sultan Hakkında Bir Haşiye", TM, XIX (1980), s. 65-92; Kuran, Mimar Sinan, 24, 256, 261, 287, 395; Mahmud Cemaleddin el-Hulvî, Lemezât-ıHulviyye, (yay. M. S. Tayşî), İst., 1993, 461-470, 476-477; Osmanlı Müellifleri, I, 150; Okan, istanbul Evliyaları, 31-44; N. Araz. Anadolu Evliyaları, İst., 1972 (3. bas.), s. 56-61; Bayrı, İstanbul Folkloru, 166-167.

M. BAHA TANMAN



MERKEZEFENDİ

İstanbul surlarının dışında, Mevlanakapı' nm batısında yer alan; doğusunda surlar ve Mevlanakapı, güneyinde Balıklı, batı ve kuzeybatısında E-5 ile çevrili semt ve Zeytinburnu îlçesi'ne bağlı bir mahalle.

Güneyde Silivrikapı, kuzeyde Mevlanakapı arasında uzanan geniş mezarlık alanıyla da (Merkezefendi Mezarlığı) tanınır. Şehri çevreleyen Teodosios Surları, 1453' te Osmanlıların istanbul'u fethine kadar şehrin sınırlarını belirlemekteydi. Fetihten sonra mevcut şehir kuruluşu muhafaza edilmekle beraber, surların dışında da iskân hareketleri başlamış; hemen tamamı Türklerle meskûn yeni seyrek yerleşim bölgeleri oluşturulmuştu. Merkezefendi bu yeni yerleşim bölgelerinden biri olup, şehrin batı yönünde, Mevlana Kapısı dışında kurulmuştur.

Semt adını, bu bölgede inşa edilmiş o-lan, "Merkez Efendi" lakaplı Şeyh Musa Musliheddin Efendi Tekkesi'nden almıştır (bak. Merkez Efendi Külliyesi), inşa kitabesi bulunmayan yapının 1514 tarihli

vakıflar kaydı, tekkenin olduğu kadar semtin de kuruluş tarihini belirlemekte yardımcı olmaktadır. Buna göre semt. 16. yy' in ortalarına doğru söz konusu tekke etrafında kurulup gelişmiş olmalıdır.

Evliya Çelebi bu semti, 500 civarında bağ ve bahçeli köşk ve haneleri olan, Merkez Efendi adında bir cami, 7 zaviye, l hamam ve l mevlevîhane ile bu mevlevîlıa-neye ait 70-80 kadar dükkânın yer aldığı, mamur ve doğal güzellikleri bulunan bir kasaba olarak tanıtmaktadır.

Bugün, İstanbul metropolünün ikinci planda kalmış, daha çok mezarlığıyla bilinen semtlerinden biri olan Merkezefendi, Anadolu'dan İstanbul'a göçle gelen nüfusun yerleşmesi için elverişli bir bölge olmuştur. Semtin doğusunu kaplayan mezarlıklardan batıya doğru gidilince yerleşim bölgesine varılır. Kuzeyde Mevlanakapı Caddesi'nin üstünde meslek liseleri, kuzeybatı köşesinde de, E-5'in kenarında Özel Tercüman Lisesi vardır. Balıklı Ermeni Mezarlığı'nın kuzeyinde kalan ana yerleşim bölgesi ızgara planıyla bu bölgede yerleşmenin yeni olduğunu kanıtlamaktadır.

NURİ SEÇGİN



MERMER KÖŞK

bak. SERDAB KÖŞKÜ



MERMER KULE

Marmara Denizi kıyısındaki surların batı ucunda Yedikule'nin güneyinde kara tarafındaki surlara kavuştuğu noktaya varmadan önceki son kule.

Mermer Kule'nin temelleri gerçekte denizdeydi. Zamanla kıyı şeridi toprakla dolduğundan içerde kalmıştır. Dört katlı kule binası, daha eski yapılardan derlenmiş devşirmelerle inşa edilmiştir. Bunlar arasında, geniş subasmanı üzerinde yükselen yivli pilastrlar ve yüzeylerinde bağlantı delikleri görülen taşlar sayılabilir. Kulenin üst bölümleri ise, alışılagelmiş Bizans tarzında tuğla ve taş sıralarından örülmüştür. Her iki yanda duvarların birleştiği köşelere küçük burç biçiminde çıkmalar eklenmiştir.

Mermer Kule, deniz surlarının orijinal parçası olmayıp, sonradan ilave edilmiştir, genellikle orta Bizans dönemine (8-12.



Mermer Kule

A. Eken,


Kartpostallarda İstanbul, ist., 1992

yy'lar) ait olduğu söylenirse de daha sonra yapılmış olmalıdır. Duvarlarında Pale-ologos ve Kantakuzenos ailelerine ait mo-nogramlar bulunduğu için 14. yy'ın sonlarında, I. Bayezid'in (Yıldırım) (hd 1389-1402) muhtemel bir kuşatmasına karşı önlem olarak, devşirme malzemelerle surların yenilenmesi sırasında inşa edilmiş olması kuvvetli bir ihtimaldir.



Bibi. F. Dirimtekin. Fetihten Önce Marmara Surları, İst., 1953, s. 50-51; U. Peschlow, "Mer-merkule-ein spâtbvzantinischer Palast in Kons-tantinopel", Studien zur byzantinischen Kunst, (Festschrift H. Hallensleben), Amster-dam, 1994.

ALBRECHT BERGER



MERTER

Kentin İstanbul yakasında, Bakırköy'ün kuzeydoğusunda, E-5 karayolunun kuzeyinde yer alan geniş bir bölgeye yayılmış semt. İstanbul'un birçok semtinde rastlandığı gibi, tek bir idari birime tekabül etmeyişi nedeniyle semtin coğrafi sınırlarını belirlemek güçtür. Bakırköy merkezinin kuzeyinde yer alan ve yakın tarihlerde ilçe statüsü kazanan Bahçelievler'in(-») bir bölümü ile onun doğusunda, 1970'lerin ortalarında Tozkoparan Mahallesi'nden ayrılan A. Nafiz Gürman Mahallesi (Mer-ter) konut ve sanayi kuruluşlarının birlikte yer aldıkları bir yöredir. Bakırköy îlçesi'ne bağlı A. Nafiz Gürman Mahallesi, Merter semtinin merkezini teşkil eder.

Kuruluşu 1960'larda, Ahmet Meıter'e ait Meıter Çiftliği diye bilinen geniş arazinin iskâna açılması ve Londra Asfaltı'mn hemen yanında üç büyük blok apartmanın inşasıyla başlayan Merter semti 1960-1970 arasında yeni blokların yapılmasıyla gelişmiştir, ilk kurulan apartman blokları, o zamana göre ileri teknolojiyle yapılmış, oldukça konforlu ve görece lüks sayılan binalardı. Kent merkezine uzak sayılmakla birlikte, temiz havalı, kırlık ve kentin kalabalığından uzak olmalarıyla, ilgi ve beğeni toplamışlardı. Semt giderek kuzey, kuzeydoğu ve kuzeybatı yönlerine doğru yayılmış; özel kişilerin, müheahhitlerin, konut kooperatiflerinin eski Londra Asfaltı' nm güneyinde inşa ettikleri yeni binalar, şimdiki E-5 üzerinde ilk yapılan blokların arkasında kalan geniş alanları kaplayarak çoğalmış; daha önce Tozkoparan

Mahallesi'ne bağlı olan, Merter evlerinin bulunduğu bölge A. Nafiz Gürman Mahallesi olarak ayrılmış, 1985 sonrasında semt, Bahçelievler'in sınırlarına dayanıp iç içe geçmiştir.

Adını bölge topraklarının ilk sahibi olan Merter ailesinden alan semt, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DtSK)(-*) genel merkezinin 1970'lerin başında buraya taşınmasından sonra çeşitli işçi olay ve hareketlerine sahne olmasıyla da tanınmış, aynı semtte oturan DiSK Genel Başkanı Kemal Türkler Temmuz 1980'de evinden çıkarken, dönemin terör olaylarının kurbanı olmuş, burada vurularak öldürülmüştür.

Merter'in merkezi sayılabilecek A. Nafiz Gürman Mahallesi'ne ait nüfus verileri ve diğer veriler semtin genel yapısı konusunda ipuçları vermektedir.

Bu verilere göre Merter'de nüfus artışı oldukça hızlıdır. 1970'te, bugün Merter'in koptuğu Tozkoparan Mahallesi ile birlikte Î6.535 olan semt nüfusu, Merter Tozko-paran'dan ayrıldığı için 1975'te 13-237'ye düşmüş, ancak 1985'te, 10 yılda 2,5 kata varan bir artışla 33.778'e yükselmiştir. Yine idari değişikliklerin sonucu olarak 1990' da 32.142'ye düşen A. Nafiz Gürman Ma-hallesi'nin nüfusuna, Merter semtinin yayıldığı çevre mahallelerin Merter semti sayılabilecek bölümlerinin nüfusu eklendiğinde, 50.000'e varan nüfuslu, büyük bir semt ortaya çıkar. Bu görece hızlı büyüme sürecine rağmen A. Nafiz Gürman (Merter) Mahallesi içinde İstanbul doğumluların oranı yüzde 40,9 düzeyinde bulunmaktadır. Bu oran metropoliten ortalamanın (yüzde 37,6) üzerindedir. Kuruluşunda, daha çok istanbul'un çeşidi yörelerinde yaşayan nüfusun daha muntazam ve konforlu konutları tercih ederek yerleştikleri Merter, sonraki yıllarda genişleyip yayıldıkça göçle gelen nüfus da almıştır. Merter'in Türkiye'nin neredeyse tüm illerinden göç aldığı görülmektedir, istanbul'daki düzensiz yapılaşmış (gecekondu) mahallelerinin çoğundan farklı olarak, Merter'de hiçbir göçmen grubunun sayıca belirgin bir üstünlüğe sahip olmadığı görülüyor. Merter'in nüfus yapısının diğer bir özelliği de, 1990

4,7 düzeyindedir. Bu açıdan erkek ve kadın nüfus arasında bir miktar farklılaşma görülmektedir. Erkeklerde okuma yazma bilmeyenlerin çağ nüfusu içindeki oranı yüzde 2,2 olup, büyükşehir ortalamasının (yüzde 4,7) 2,14 kat daha altında bir düzeydedir. Kadınlarda okuma yazma bilmeyenlerin toplam çağ nüfusuna oranı, yüzde 7,2 düzeyindedir. Bu büyükşehir ortalamasından (yüzde 14,7) 2,04 kat daha düşük bir değerdir.

Okullaşma oranlarına bakıldığında büyükşehir ortalamasını oldukça aşan değerlere rastlanıyor. Büyükşehirde toplam eğitim çağı nüfusunun yüzde 47,7'si sadece ilkokul mezunu düzeyinde iken, aynı oran Merter'de yüzde 36,2 düzeyinde kalmaktadır. Erkek nüfusta, büyükşehir ortalaması yüzde 49,4, A. Nafiz Gürman Mahallesi'nde yüzde 35,5 düzeyindedir. Kadınlarda, eğitimlerine ilkokulu bitirdikten sonra son vermiş olanların eğitim çağı nüfusuna oranı, büyükşehirde yüzde 45,9 düzeyinde iken, A. Nafiz Gürman Mahallesi'nde yüzde 36,8 düzeyinde kalmaktadır.

Ortaokul mezunları kategorisinden itibaren büyükşehir ortalamalarının olduk-



Merter Mahallesi ve İstanbul Genelinde İstihdam Yapıları

Merter Mahallesi'nde İstanbul Genelinde

Gözlenen % Ağırlık (a) Gözlenen Genel % Ağırlık (b)

İlmi ve teknik elemanlar, serbest meslek

sahipleri ve bunlarla ilgili diğer meslekler 17,31

2,90


Müteşebbisler, üst kademe yöneticileri 7,71

7,63


İdari personel ve benzeri çalışanlar 10,95

13,50


Satış ve ticaret personeli 23,56

8,44


9,82

Hizmet işlerinde çalışanlar

Tarım, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık ve avcılık işlerinde çalışanlar

4,90


0,31

27,49


46,20

Tarım dışı üretim faaliyetlerinde çalışanlar ve ulaşım makineleri kullananlar

İşsiz olup iş arayanlar

4,11


6,20

Kaynak: (a) Devlet istatistik Enstitüsü Başkanlıgı'nca İstanbul Ansiklopedisi için özel olarak hazırlanan "Mahalleler İtibariyle Döküm Tablolarından hesaplanmıştır.

(b) 1990 Genel Nüfus Saytım istanbul ili kitabı tablo 18'den hesaplanmıştır. Bu sayım sonuçlarına göre Merter'de son haftada bir iş tutan nüfus toplamı 6.619 kişi olup bunun 5.924'ü erkek, 695'i kadındır.

MERZİFONLU KARA MUSTAFA 402

403 MERZİFONLU KARA MUSTAFA

Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Külliyesi'nin avluyu "U" şeklinde çevreleyen medrese odalarının bir görünümü.



A. V. Çobanoğlu, 1988

ça üzerine çıkılıyor. Okul çağındaki toplam nüfus içinde ortaokul mezunlarının oranı, büyükşehirde yüzde 11,1, Merter' de yüzde 15,4 düzeyindedir. Ortaokul mezunu erkeklerin oram (yüzde 15,9), bü-yükşehir ortalamasının (yüzde 12,5) 3,4 puan üzerindedir. Kadınlarda ise aynı o-ran yüzde 14,9 düzeyindedir.

Merter ile büyükşehir eğitim düzeyleri arasında lise, lise dengi ve yüksekokul mezunları kategorilerinde de önemi farklılıklar bulunmaktadır. Büyükşehirde toplam okul çağı nüfusunun yüzde 9,8'i lise, yüzde 2,51'i lise dengi meslek okulu mezunu iken, aynı oranlar Merter'de sırasıyla yüzde 16,7 ve yüzde 4,2'dir. Lise ve üstü eğitim kurumu mezunu kadın nüfusa bakıldığında büyükşehir ortalaması ile aradaki makasın giderek açıldığı görülüyor. Büyükşehir genelinde okul çağı kadın nüfusun yüzde 9,3'ü lise mezunu iken, Merter'de bu oran sadece yüzde 17,2 düzeyindedir. Son olarak yüksekokul mezunu kadın nüfus açısından A. Nafiz Gürman Mahallesi, büyükşehir ortalamasının (yüzde 3,9) yaklaşık 2 kat üzerinde bir değere sahiptir. Merter'de yüksekokul mezunu kadınlar, okul çağındaki toplam kadın nüfusunun yüzde 7,45'ini oluşturmaktadır.

Eğitim düzeyinin göreli olarak yüksek oluşunun ve kadın ve erkekler arasında belirgin bir farklılaşma göstermeyişinin etkilerini, mahalledeki ekonomik açıdan aktif nüfusun metropoliten işgücüne katılma biçiminde de izlemek olanaklıdır.

Tablodan izlenebileceği üzere A. Nafiz Gürman Mahallesi'nde aktif nüfus sanayi ve tarım dışındaki işkollarında uzmanlaşmış bulunmaktadır, işsizlik oranı büyükşehir ortalamasının yüzde 50 altındadır. Tarım ve imalat sanayii dışında kalan tüm işkollarındaki istihdam yoğunluğu büyükşehir ortalamasının kayda değer biçimde üzerindedir. Bu sonuç, Merter'deki göreli olarak yüksekeğitim düzeyi ile tutarlıdır.

Beklenebileceği üzere, sanayi çalışanları Merter'de oldukça düşük bir ağırlığa sahip bulunmaktadır. 31 işkolunu içeren bu kategoride (tarım dışı üretim faaliyetlerinde çalışanlar ve ulaştırma makinesi kullananlar) istihdamın sektörün beceri yoğun alt dallarında yoğunlaştığı görülüyor. Örneğin tablodaki ana çalışma grupları ay-rmtılandırılırsa, mücevherciler ve kuyumcular, mürettipler, baskıcılar ve ciltçiler vb kategorilerde istanbul ortalamasının 3 katı değerler görülmektedir. Bu kategorilerin hemen tümünün uzun iş deneyimi, ön eğitim ve beceri gerektiren işkol-ları olduğu hatırlanmalıdır. Sıra işçileri ve mesleksizler kategorisinin ağırlığının da istanbul'daki genel ortalamanın iki kat altında olduğu görülmektedir.

MURAT GÜVENÇ

MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA KÜLLİYESİ

Eminönü Ilçesi'nde, Çarşıkapı'da, Divan-yolu Caddesi üzerinde yer alır.

Külliyenin banisi IV. Mehmed döneminde (1648-1687) önce kaptan-ı deıya, da-

ha sonra da sadrazam olarak görev yapmış bulunan Merzifonlu Kara Mustafa Pa-şa'dır. Sadrazamın 2. Viyana kuşatmasm-daki başarısızlığından dolayı 1095/1683' te idamı üzerine yarım kalan külliyenin inşası, dershane-mescit kapısı üzerindeki kitabeden anlaşıldığı üzere oğlu Ali Bey tarafından 1102/l690'da Mimar Hamdi'ye tamamlattırılmıştır.

Külliye darülhadis medresesi, dershane-mescit, sıbyan mektebi, sebil, dükkânlar, su deposu ve zamanla oluşan hazireden meydana gelmişti. Ayrı bir de kütüphanesinin olduğu bilinmektedir. 20. yy'ın başlarında harap olan külliye, medrese fonksiyonunu kaybetmiş ve yangınzedeler tarafından işgal edilmiştir. 1956-1957'de Divan-yolu Caddesi'nin genişletilmesi çalışmalarında dükkânlar yıkılarak ortadan kaldırılmış, sebil ve hazire ise yan sokağa taşınmıştır. 1960'ta Vakıflar İdaresi tarafından medrese ve sıbyan mektebi restore edilmiş, dershane-mescidin saçağı yenilenmiştir. Külliye yapılarından sebil büfe olarak kiraya verilmiş, medrese ve sıbyan mektebi de istanbul Fetih Cemiyeti ile Yahya Kemal Enstitüsü'ne tahsis edilmiş olup faaliyetine devam etmektedir.

Bir köşesi kesilmiş kareye yakın alan üzerinde yerleştirilmiş bulunan külliyede kuzeyde Divanyolu Caddesi üzerinde cephenin ortasında yuvarlak kemerli taç kapı yer alır. Revaklı avlunun batısı ve güneyinde "L" şeklinde sıralanan medrese odaları, kuzeydoğuda dershane-mescit, güneydoğuda sıbyan mektebi vardır. Sıbyan mektebi ile medrese odaları arasında su deposu, gusülhane ve tuvaletler bulunmaktadır. Dershane-mescidin bulunduğu köşede yeri değiştirilmiş olan sebil ile yanında hazire mevcuttur. Caddeye bakan ve yeniden düzenlenen cephede yapılan avlu duvarı üzerinde sebile geçişi sağlayan basık kemerli kapı ile 10 adet dikdörtgen açıklıklı pencere bulunmaktadır. Kuzeyde caddeye bakan avlu duvarı kesme küfeki taşından yapılmıştır, güneydoğudaki avlu duvarı ise iki sıra tuğla, bir sıra taştan oluşan almaşık örgüye sahiptir.



Dershane-Mescit: Avlunun kuzeydoğu köşesinde yer alan dershane-mescit sekizgen bir plana sahiptir. Kesme küfeki taşından inşa edilmiş olan yapının üzeri

Merzifonlu

Kara Mustafa

Paşa


Külliyesi'nin kuzeydoğusunda yer alan dershane-mescidin bir görünümü. Ali Hikmet Varlık. 1994

pandantiflerle geçişi sağlanan, dıştan sekizgen kasnaklı kubbe ile örtülmüştür.

Batı avlu zemininden yükseltilmiş olan giriş cephesi önde dört, yanlarda birer ol-maik üzere altı tane mukarnaslı başlıklı sütuna oturan sivri kemerli revak şeklinde düzenlenmiştir. Üzeri kurşun kaplı ahşap tavanlı revakta ortadaki kemer diğerlerine göre daha geniş ve yüksek ele alınmıştır. Revak kemerleri yine sivri kemerlerle yapıdaki konsollarla bağlanmıştır. Yalnızca sol köşede konsol yerine duvara dayalı bir sütun bulunmaktadır, içten ve dıştan basık kemerli olarak düzenlenen kapının kemer kilit taşında bir rozet ile kemer, köşe dolgularında rumîlerden oluşan bir süsleme görülür. Kemer üzerinde yer alan kitabe sülüs hatla yazılı olup yedi beyitten oluşmaktadır. Kitabeden, yarım kalan külliyenin Ali Bey tarafından Mimar Hamdi' ye tamamlattırıldığı anlaşılmaktadır.

Çift sıra pencere düzenine sahip olan yapıda alt sırada pencereler sivri hafifletme kemeri altında küfeki taşı alınlıklı, mermer söveli ve dikdörtgen açıklıklı olup, üst sıra pencereler ise sivri kemerli açıklıklara sahiptir. Yalnızca mihrabın sağında yer alan alt pencere kapatılmış ve dolap nişi haline getirilmiştir.

Kapı ekseninde olmayan mukarnaslı mihrap beş kenarlı niş şeklinde düzenlenmiş olup üzerinde tek satır halinde sülüs hatla yazılı olan mihrap ayeti bulunmaktadır. Oldukça harap durumda olan yapıda kubbe, mihrap ve dolap, kapı, pencere a-lınlıklaıında geç devirde yapıldığı anlaşılan bozulmuş kalem işleri bulunmaktadır.

Yapının doğu cephesinde dışta pencerenin sağında derin bir niş içinde mermer bilezikli kuyu vardır. Mihrap duvarında i-se durumu, tam olarak anlaşılamayan bazı izler bulunmaktadır.



Medrese Odaları: Dershane-mescidin karşısında avluyu "U" şeklinde çevreleyen ve on birimden oluşan revaklarm arkasında batı ve güney yönde iki kolda meydana gelen "L" şeklinde sıralanmış on tane medrese odası bulunmaktadır. Revak cepheleri kesme küfeki taşından olan yapının batı ve güney yönde dışa bakan cepheleri taş-tuğla almaşık örgüye sahiptir. Bak-lavalı başlıklı dokuz mermer sütuna oturan sivri kemerli revaklar ile medrese odaları

pandantiflerle geçişi sağlanan kubbelerle örtülmüştür. Medrese odalarından yalnızca köşe odası dikdörtgen planlı olup diğerleri karedir. Dikdörtgen olan bu mekân güneyde kubbe, kuzeyde giriş önünde beşik tonozlu bir örtüye sahiptir. Köşe odası tek kapı ile, diğer odalar basık kemerli bir kapı ve ikişer dikdörtgen pencere ile revağa açılmaktadır. Giriş karşısında ortada yuvarlak kemerli ocak nişi ve iki yanında birer dolap nişi bulunmaktadır. Ocak bacaları dışta küfeki taşından sekizgen gövdeli ve dört yönde duman açıklığına sahip olup üzeri dilimli kubbecikle örtülmüştür. Güney yönde yer alan kısa koldaki dolap nişleri açılarak pencere haline getirilmiştir. Yalnızca köşe odasında güneye açılan iki orijinal pencere bulunmaktadır. Pencereler dışta tuğladan yuvarlak kemerli olup küfeki taşından söveli ve dikdörtgen açıklıklıdır.

Avlu kapısının sağında, revak cephesinin üst köşesinde bir kuş evi bulunmaktadır. Altta üç konsola oturan ev üç cepheli ve iki sıra pencereli olarak düzenlenmiştir.

Avluda vaktiyle var olduğu bilinen ve her cephesi sivri kaş kemer biçiminde düzenlenmiş olan ongen mermer havuz bugün mevcut değildir. Revak kemerleri son restorasyondan sonra camekânla kapatılmış iken caddeye paralel olan kolda son yıllarda iki kemer içi duvarla örülerek kapatılmıştır.



Sıbyan Mektebi: Dershane-mescidin güneyinde yer alan sıbyan mektebi, dikdörtgen planlı olup üzeri ahşap tavanlı bir çatı ile örtülüdür. Medrese avlusuna bakan kuzey ve batı cepheleri kesme küfeki taşından, doğu ve güney cepheleri ise iki sıra tuğla, bir sıra kesme küfeki taşından o-luşan almaşık örgüye sahiptir. Medrese avlusundan kısmen tecrit edilmiş olan yapının güneydeki girişi önünde küçük bir av-

lusu vardır. Burada çarpık olan avlu duvarı üzerinde dıştan basık kemerli, içten lentolu küçük bir kapı ile sıbyan mektebine bağlantı sağlanmıştır. Mektebin avlu duvarına yaklaşan köşesi ile duvar arasında tuğladan yuvarlak kemerle bir bağlantı yapılmıştır.

Güney cephesinde ortada yer alan basık kemerli mermer söveli kapı ile mektebe geçilir. Güney ve doğu yönde çift sıra pencere düzenine sahip olan yapıda alt sıra pencereler tuğladan yuvarlak hafifletme kemerleri altında dikdörtgen açıklıklı, üst sıra pencereler ise tuğladan yuvarlak kemerli olarak düzenlenmiştir. Medrese avlusuna bakan batı cephesinde yalnızca üstte üç sivri kemerli pencere vardır. Altta sağır bırakılan batı ve kuzey duvarlarında ü-çer tane dolap nişi mevcut olan yapının zemini altıgen tuğlalarla kaplanmıştır. Son yıllarda medrese avlusuna bakan batı cephesinin ortasına dikdörtgen bir kapı açılmıştır.

Sebil: Divanyolu Caddesi üzerinde iken dershanenin doğu yönünden biraz geriye taşınan sebil mermerden beş cepheli olarak düzenlenmiş olup üzeri sekizgen kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür.

Bugün yeni düzenleme ile yapılmış o-lan caddeye bakan avlu duvarı üzerindeki basık kemerli kapıdan sonra solda yer alan ve yine beşik kemerli olarak düzenlenen mermer kapı ile sebile geçilir. Tonozlu olan girişin iki yanında birer derin niş vardır. Soldaki nişte bir kurna mevcuttur. Mukarnaslı başlıklara sahip altı mermer sütuna oturan sivri kemerli cephede kemer içleri boş bırakılmıştır. Başlıkların hizasında basık kemerli mermer levhalar vardır. Cephelerde merkezleri birbirine bağlanan eksenleri kaydırılmış altıgenlerle oluşan geometrik kompozisyonlu metal şebekeler bulunmaktadır. Her şebeke altta altı tane su verme açıklığına sahiptir.



Su Deposu, Tuvaletler, Gusülhane: Sıb-

yan mektebinin güneybatı köşesinde kesme küfeki taşından yapılmış olan bir su deposu bulunmaktadır. Kuzey cephesinde üstte sivri kemerli küçük açıklığı olan depo son yıllarda açılan bir kapı ile kalorifer dairesi haline getirilmiştir. Sıbyan mektebinin girişinin bulunduğu küçük avluya bakan doğu cephesi köşesinde altta vaktiyle çeşme olduğu anlaşılan sivri kemerli iki niş mevcuttur. Su deposunun güneyinde medrese avlusundan yuvarlak kemerli açıklıkla geçilen bölüm tuvaletler olarak düzenlenmiştir. Sıbyan mektebinin güneyindeki küçük avluya tuğladan yuvarlak kemerli açıklıkla bağlanan bölüm ise gusülhane olmalıdır.



Hazire: Vaktiyle Divanyolu Caddesi ü-zerinde dershane-mescidin kuzeyinde yer alan hazire yol genişletme çalışmaları sırasında dershane-mescidin doğusuna taşınmıştır. Kuzeyde sebile bitişik olan hazire kare bir alan kaplar. Her cephede mukarnaslı başlıklara sahip sütunlara oturan üçer sivri kemerli olarak düzenlenen hazire, üstte üzeri açık sekizgen bir kasnağa sahiptir. Dışa açılan cephesinde geometrik kompozisyonlu metal şebekeler bulunmaktadır. Merzifonlu Kara Mustafa Pa-şa'nın oğlu olan ve külliyeyi tamamlatan Ali Bey ve maktul Kaymak Mustafa Paşa' mn yattığı hazirede toplam yirmi yedi mezar bulunmaktadır.

Dükkânlar: Külliyenin Divanyolu Cad-desi'ne bakan kuzey cephesinde girişin sağında dört adet dükkân bulunmaktaydı. Üzerleri beşik tonozla örtülü olan bu dükkânlar 1956-1957'de caddenin genişletilmesi sırasında yıktırılmıştır. Ayrıca medresenin batı cephesinde de altı adet dükkânın olduğu ve bunların da aynı tarihlerde yıktırıldığı hakkında bilgiler vardır.


Dostları ilə paylaş:
1   ...   95   96   97   98   99   100   101   102   ...   140
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə