Kizilelma iletiŞİm rehberi II


IX. ADLİ İŞLERİN YÜRÜTÜLMESİ



Yüklə 0,93 Mb.
səhifə4/14
tarix21.11.2017
ölçüsü0,93 Mb.
#32439
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   14

IX. ADLİ İŞLERİN YÜRÜTÜLMESİ :
Kızılelma kasabası halkı arasında yardımlaşma ve dayanışma çok kuvvetlidir. Bu özellikleri çevre köylerde örnek gösterilmektedir. Herhangi bir kaza veya cenazede ve düğünde sımsıkı birbirlerine sarılırlar. Böyle topluluklara katılmayı bir gereklilik bilirler. Her şeyi paylaştıkları gibi haksızlıklarda da göz yummazlar.
Kızılelma kasabasında aileler arasında kan davasına varacak husumetli davalar yoktur. En sık görülen adli davalar evlenmek için kız kaçırma ve tarla sınır ihtilafıdır. Bu tür adli vakalar zaman zaman aileler arası nizalaşmalar ve münakaşalara yol açabilir.
Kızılelma’ın eski yönetimlerinde yani köyken, köylüler arasındaki bazı ihtilafları, Köy ihtiyar Heyeti bir karara bağlardı. Heyetin çözemeyeceği bir konu olursa jandarmaya haber verilirdi. Köyde kız kaçırma vakaları, adli sıradan vakalar olarak bilinir. Çoğunlukla % 98 köy muhtarı ve köyün ileri gelenleri tarafından anlaşma ile bu tür olaylar tatlıya bağlanır.
Belediye kurulduktan sonra bazı adliyelik vakalar da direkt olarak belediye başkanın ilgi ve denetimi altına alınmıştır. Evlenme konusu en sık gündemde olan vakalardır.
En uzun süre çözülmeyen adli davalar tarla sınır ihtilafı ve miras paylaşımı davalarıdır. Bunun da en büyük nedeni tabu kadastronun köy topraklarından geçmemiş olmasıdır.

Zaman zaman alışkanlık haline getirilip sürekli problem olan kasabalı insanlarda yok değildir. Son zamanlarda cenazesi olan bir ailenin bakkalını soymaya çalışan bir kasabalının traji komik öyküsü kaynaklara geçecek kadar önemli bir vakadır.


Kasabada yıllara göre değişen zaman zaman adam öldürme ve yaralama olayları da adliyenin kayıtlarında vardır. Hatta çok dikkat çeken gerçek sanılan bir senaryonun nasıl hazırlandığını sizlerle bu rehberde paylaşmak isterim.
1970 li yıllarda Deli lakaplı bir kasabalı Çal mevkiinde kendisini öldürülmüş süsü ve numarası vererek ortadan kaybolur. Aslında kaybolmaz Ankara da izini kaybettirir. Olayı ailesi gizlemektedir. Durum jandarmaya haber verilir. Jandarma araştırmalara başlar. Günlerce bir senaryo için zaman ve emek harcayan jandarma bu delinin ailesini sıkıştırmaya başlayınca, bu aile delinin ölmediğini ve saklandığını söylemek zorunda kalır. Deli lakaplı kişi ailesinin cezaevinde tutuklandığını duyunca gelir ve teslim olur. Bu kişi ölçüsüz şakasını bir müddet hapis yatarak öder.
Bu olay gibi daha onlarca traji komik adli vakalar kasabalıların başından geçmiştir. Ancak son zamanlarda bu tür olaylarda azalma görülmektedir.

X. TURİZM :

1) Kızılelma kasabası turzim yönünde dağ ve yayla turizmine müsait bir alan sahiptir. Kasabanın her tarafı kaynak suları ve düzlüklerle kaplıdır. Ören düzlüğü ile yayla ve dağ turizmine müsait Cami başı düz tepe bu yerlerin başında gelir.

Taşpınar mahallesi çevresi ormanlık alanları, yeşil zemini, bol kaynak suyu ve kolay ulaşımı ile piknik ve mesire yeri olarak çok uygundur.


  1. Düz tepe Kışla mahallesinde temiz bir atmosferde piknik ve şenlik yapmaya müsait geniş bir alandır. Yamaç paraşütçülüğü, tırmanmayı sevenlere ve Planetle uçmak isteyenlere uygun bir tepedir. Yamaç paraşütü için uygun bir zemine ve yüksekliğe sahiptir.



  1. Kaya Mezarları: Sıraca Tepede Tekke yanı da denilen yerde Devrent boğazında bulunur. Kasaba halkı zaman zaman gömü var diye buraları eşmişlerdir. Aynı zamanda çifte pınar içme suyu çok meşhurdur. Kışla mahallesini Çukura bağlayan yayla boğazının altında Kesme taşlar ve Taşların üzerinde bir takım işaretlere rastlanır. Ayrıca bir efsanesi olan Kışla mahallesindeki Sarıgöl de görülecek yerler arasında gelir.



  1. Bazı özel yerler de görülmesi için manzarası açısından değerlidir. Bunların başında Hayat deresi, Çamlık Şelalesi gelir. Albaşıoğlu deresinin Çillik Kaşı altı denilen yerde büyük bir uçurumdan aşağı akan bir şelale vardır.




    1. İDARİ DURUM :




  1. Kasabanın idari Durumu :

Bu bölümde kasabanın bilinen tarih sahnesindeki idari yapısı yöneten şahıslar bazında ele alınmıştır. Yapılan en araştırmalara göre Kızılelma köyünün ilk idarecileri(yöneticileri) Kışla mahallesinden olduğu söylenmektedir. Köy belediye oluncaya kadar köyü idare eden muhtarları söylenti sırasına göre şöyle sıralayabiliriz.

1) Hacı Velioğlu Raşit (KURU ) Kışla mahallesinden ilk muhtarlardan olduğu tevatür olarak söylenenlerdendir. Kendisi Devlet lakabı ile tanınan Resül dedemin de babasıdır.

2) İmamoğlu Mustafa ELMAS eski imamoğullarındandır. Acurlu mahallesindendir. Hasan ElMAS’ın babasıdır. İmamoğlu Halil İbrahim’in de dedesidir.

3) İmamoğlu Hasan ELMAS



  1. Ali ONBAŞI Eserli mahallesinden

  2. Kuru Mıstık Eserli mahallesinden (Fehmi Demirci nin dedesi)

  3. Mehmet Ali DEMİRCİ Taşpınar mahallesi

  4. Köloğlu İsmail ASLAN Çubuklu Mahallesi

  5. İdris DEMİRCİ Eserli mahallesi

  6. Sait YILMAZ Çukur mahallesi 30 yıl muhtarlık yapmıştır.

  7. İmamoğlu Halil İbrahim ELMAS Acurlu mahallesi

  8. Kara Ahmet YILMAZ Çukur mahallesi

  9. Turan DUMAN Çubuklu mahallesi 22 yıl muhtarlık yapmıştır.

14 ) Mustafa DEMİRCİ Kızılelma mahallesi ( 2000 – 2004 )

Kızılelma Belediyesi kurulduktan sonra üç idari mahalleye ayrılmıştır. Bu mahalleler 28 Mart 2004 yılı itibarıyla muhtarları şöyle oluşmuştur.




  1. Aslan ŞİMŞEK Kışla mahallesi muhtarı ikinci kez bu göreve seçilmiştir.

  2. Muammer DEMİRCİ Çubuklu Mahallesi muhtarı iki dönemdir devam ediyor.

  3. Ali ALTUN Kızılelma Merkez Muhtarı 2004 yılında seçilmiştir.

  1. Bugünkü Durum :

Kızılelma köyü 1990 lı yıllarda belediye olmak için karar verme zamanı gelmişti. 12.12. 1993 tarihinde yapılan bir halk oylaması ile köyün belde belediyesi olması yönünde bir karar alınmıştır. Bu karar kasabalıların mevcut yaşantısını uzun vadede değiştirecek bir karardır.


Yapılan demografik(Nufüs) ve fiziki çalışmalardan sonra içişleri Bakanlığının 96 / 4528 sayılı kararı ile Kızılelma köyünde “YENİKONAK” ismiyle bir belediye kurulmuştur.

Bu karar 7 Nisan 1996 tarihinde Resmi Gazetenin 22604 sayısında yürütme ve idare bölümünün sayfa 84 de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.


Kızılelma 1999 seçimlerinde ilk defa belediye başkanlığı seçimlerini yapmıştır. Bu seçimlerde belediye başkanını ve meclis üyelerini ilk defa seçmiştir. İlk defa seçilmiş başkan mazbatasını alarak görevine başlamıştır.
Kasaba daha sonra üç idari yapıya bölünmüştür. Bunlar sırasıyla: Kışla mahallesi, Kızılelma Merkez mahallesi, Çubuklu mahallesi muhtarlığıdır.


İKİNCİ BÖLÜM : YENİKONAK KASABASININ MAHALLELERİ

1999 Genel ve mahalli seçimlerinden sonra Belediye başkanı seçilmiş ve kasaba artık üç muhtarlık olarak mahallelere ayrılmıştır. Muhtarlar için daha sonra yerel ara seçimler yapılmış ve bunlar sırası ile Kızılelma merkez, Çubuklu, Kışla mahalleleri diye üç ayrı muhtarlık olarak idare edilmeye başlanmıştır. Şimdi sırası ile 2004 yılı itibarıyla bu mahalleleri yöneten muhtarlardan bahsedelim.


  1. Kızılelma Merkez Mahallesi :

Bu mahalleye kasabanın bazı semtleri dahil değildir. Acurlu, Alçak, Şeytanlı, Eserli, Çukur, Bolatlı semtleri Merkez mahalleye bağlıdır. Yaklaşık 275 hane kadar kasabalı bu mahalle sınırları içerisinde ikamet etmektedir. Belediye binası ve merkezide bu mahallede Bolatlı semtinde bulunmaktadır. Kasabanın merkezi sayılabilir. Kasaba nüfusunun çoğunluğu bu mahallede ikamet etmektedir.

İki tane iki sınıflı ilkokul binası vardır. Eserli, Çukur ve Çubuklu Olmak üzere üç adet cami vardır. 3 tane kahve dört tane market bu mahallededir.


Ali ALTUN : ilk kez muhtar olan Ali ALTUN 28 Mart Mahalli İdareler Genel seçimlerinde muhtar adayı olmuş ve ilk seçimi kazanmıştır. Üç aday arasından Kızılelma halkı Ali ALTUN’ u muhtar olarak seçmiştir. İlk bir hafta içerisinde mazbatasını alan Ali ALTUN Merkez Muhtarı olarak görevine başlamıştır.
18.08 1975 yılında Kızılelma(Kızılelma) da doğdu. İlköğretimini doğduğu kasabada bitirdi. Ortaöğretimine 1987-1988 Öğretim yılında Akkuş İ.H. Lisesinde başladı. Bu okuldan 1995 yılında mezun oldu. Okul yıllarında çevre köy ve kasabalarda Karakucak Yağlı güreşleri yapardı.



  1. Kışla Mahallesi :

Kışla merkez, Kayaaltı, Çetleğen üç semt bu mahallemize bağlıdır. İki sınıflı bir okul binası, lojmanlı, bir camisi, köy mektebi, her mahallenin ayrı bir mezarlığı vardır. Bu mahallede yaklaşık 175 hane yaşamaktadır. Bu mahalledeki insanların büyük çoğunluğu Ünye, Ankara ve İstanbul’a göç etmişlerdir. Bir adet bakkal ve bir adet kışları çalışan kahvesi vardır. Fındık ürünü yukarı mahallere göre daha verimlidir. Irmak kenarına daha yakın olduğu için bazı ürünler erken çıkar.
1999 ara seçimlerinde seçilen Aslan ŞİMŞEK mahalle muhtarıdır. 28 Mart 2004 seçimlerinde yeniden muhtar seçilen Aslan ŞİMŞEK bu görevini halen sürdürmektedir

ASLAN ŞİMŞEK

20. 05. 1968 yılında Kızılelma (Kızılelma) Kasabası Akkuş ta doğdu. Çocukluğu doğduğu bu mahallede geçti. İlköğretime Kızılelama – Kışla Mahallesi İlköğretim okulunda başladı. Bu okulu bitirdikten sonra bir ara işçilik için gurbete çıktı.

Lakap olarak Çavuşoğlu Hasan’ın Aslan olarak bilinir. Köylük arası yerlerde ve civar kasabalarda yapılan düğün ve festivallerde karakucak yağlı güreş pehlivanı olarak güreşler yapmaktadır. Zaman zaman düğün ve davetlerde gençleri eğlendirmek için amatör olarak saz çalar ve yöresel türküler söyler.

Evli olan muhtarımız halen Kışla mahallesinin muhtarlığını yapmaktadır.



  1. Çubuklu Mahallesi :

Çubuklu, Taşpınar, Şıhmır, Kuyumcular semtlerinin birleşiminden oluşur. Bir adet camisi, iki adet okulu iki adet semt mescidi vardır. Yaklaşık 225 hane olan mahalle de hayli nüfus yaşamaktadır. Şıhmır mahallesi kaynak suları bakımından oldukça zenginidir.



MUAMMER DEMİRCİ

.0101.1959 Yılında Kızılelma (Kızıılelma) kasabası – Akkuş doğumludur. Çocukluğu doğup büyüdüğü köyünde geçmiştir. İlköğrenimini Kızılelma köyü ilköğretiminde tamamladıktan sonra orta öğretim için Akkuş lisesine devam etmiştir. Daha sonra Akkuş Lisesini bitirmiştir. Lise mezunu olan muhtarımızın uğraşları arasında yolcu nakliyesi ve şoförlük mesleğini icra etmektedir.

Çubuklu mahallesinin ilk seçilmiş muhtarı Muammer DEMİRCİ dir. 28 Mart 2004 seçimlerinde ikinci kez Muammer DEMİRCİ muhtar seçilmiştir. Muammer DEMİRCİ bu görevini halen sürdürmektedir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM : YENİKONAK KASABASININ KÜLTÜR YAPISI
Kızılelma eski bir tarihi geçmişe sahiptir. Karadeniz’in tipik bir kültür miras özelliğini içerisinde barındırır. Kızılelma halkının yaşam biçiminde Karadeniz ikliminin ve Türk İslam örf ve adetlerinin yansımalarını görmek mümkündür. Bu kültür öğelerine yöresel karakterleri de eklemek gerekir.

Kızılelma halkı misafirperverdir. Yabancılara karşı hürmet ve saygı gösterirler. Fakir ailelere herkes elinden geldiğince yardım eder. Bayramlarda erkekler camiye giderken, kadınlar da cami avlusunda toplanırlar, bayram vaazı ve hutbesini dinlerler. Erkeklerin bayram namazını kılmasını müteakip yer sofraları açılır, kadınların önceden hazırladığı, yiyecek, tatlı, börek, çörek ve katmerler sergiye konur. Erkekler bayramlaştıktan sonra bir intizam içinde bu sofradan ikram alırlar. Daha sonra cami avlusundaki mezarlıklara Kuran okumasını bilenler çağrılır ve kabirlerin başında ayetler, sureler okunur. Dualar edilir. Onların ruhlarına bağışlanır.

Bayram yerinde hep birlikte yenilip içilip dua edilir. Kızılelma halkının tutucu ve bağnaz bir sosyal ve kültürel yapısı veya yaşantısı yoktur. Kızılelmalılar bu özelliklerini koruyarak günümüze kadar gelmesini bilmişlerdir.

Kızılelma halkı yeniliklere ve fantezilere kültürel etkinliklere, gelişmelere açık olduğu kadar gelenek ve göreneklerine de bağlı bir halk olması ile tanınır.

Kasaba halkının büyük bir kısmı gurbette olduğundan Türkiye de oluşan hayat şartları ve yeniliklerde en çok etkilenen gençlik olmuştur. Son zamanlarda bu değişmelerin yansımalarını düğün ve davetlerde görmek mümkündür.

Kızılelma halkı fantezi kültür ve gelişmeleri gelenek ve görenekleri ile birlikte yaşayarak geliştirmiştir. Nişan, düğün , bayramlar, cenazeler ve davetlerde bu değişiklikleri fark etmek çok kolaydır. Eskiden bir düğün veya cenaze olunca Kızılelmalı kendiliğinden köy merkezinde toplanırdı. Son yıllarda düğünlere davetiye gelmeden gitmez oldular. Bazı gelenek ve göreneklerinin hala giysilerinde yemelerinde içmelerinde yaşamaya devam ettirdiklerini görmekteyiz. Kızılelma’ ta kültürel faaliyet olarak söylenebilecek ne varsa onları sırası ile şöylece yazabiliriz.




  1. Kızılelma’ta Sık Söylenen Türkülerimiz:

Kızılelma kasabasında geçmiş yıllarda gurbetçilik fazla yaygın değildi. Kasabalı halk ve gençler çoğunlukla hayvancılık ve tarla, bağ bahçe işleri ile uğraşırlardı. İnsanlar bu işlerle meşgul olurken bazı türküler ve maniler söylerlerdi. Gençler ve kasabalı kızlar koyunlarını ve hayvanlarını otlatırken kırda bayırda, düğünde dernekte şu türküleri çok sık söylerlerdi.Kızılelma kasabamızın azımsanmayacak kadar folklorik malzemesi vardır. Akkuş ilçemiz ve yöremizde söylenen türkülerin hepsi kasabamızda biraz farklı da olsa söylenir ve sazla çalınır. Amatör olarak yöresel davul zurna çalan Cemal ( Kelek) Duman, Kavalın Mustafa Altun, Hasanın İsmail ( Davul), sazla çalıp söyleyenlerimiz de vardır. Adem KARAKAŞ, Aslan ŞİMŞEK, Yaşar TOSUN, Adem DUMAN ( Köstünün ),

Geçmişte Efilo Havası olarak bilinen yöresel türküler kasaba halkı arasında yaygın olarak söylenirdi.


  1. OY BİR SİGARA VER BANA ( Yanmada güzelim, yanıyorum ben)

  2. Kel Tepenin Taşlarını koyun mu Sandın?

  3. Sarı avu Çiçek açmış ...

  4. Ordu’ nun Dereleri Aksa Yukarı Aksa

  5. Hekimoğlu ( Aynalı Martin Yaptırdım Narinim )

  6. Dam Başında Pıtırak..

  7. Şu Akkuş’un Gürgenleri

  8. Kara Kara Kazanlar...

  9. Kızılcıklar Oldu mu?

  10. Şu Niksar’a varsalar, Öğretmeni Bulsalar.

  11. Bir Omuzdan Bir Omuza

  12. Vira Vira Vay..

Yöremizde sık söylenen ve çoğu manilerden oluşan bu türkülerden birkaçının sözleri şöyledir.

EFİLO HAVASI”

Başındaki yazmayı solmaz mı sandın,

Ben askere gitmeynen gelmez mi sandın.

Başındaki yazmayı kime dokuttun,

Gönderdiğim mektupları kime okuttun.

Neler diyorlar aslan yarim neler diyorlar.

Senle beni şu köyde çok görüyorlar.

......


İçmem de sevdiğim bir yudum içmem,

Yedi yerimden kurşun yesem senden vazgeçmem.

..........

Kasabamızda ve yöremizde en meşhur Efilo Türküsü olarak “ OY BİR SİGARA VER BANA” söylenir.

Oy bir sigara ver bana da

Haydi bak dumana dumana.

Oy düşmanlar geldi yol da

Haydi küçüğüm gelmez imana

Nakarat

Oy gel eyleme sevdiğim

Ben yine gelirim.

Ahret hakkın helal eyle

Belki de ölürüm.

Oy kayalardan kayarım da

Haydi yoktur benim ayarım.

Oy ben bu dertten ölürsem

Haydi kaderime sayarım.

Nakarat
AKKUŞ’UN GÖRGENLERİ

Şu Akkuş’un gürgenleri yıkılmadı mı?

Yar üstüne yar seven sıkılmadı mı?

Şu karşı ki tarlayı kime kazdırdın?

Gönderdiğin mektupları kime yazdırdın?

Şu Akkuş’un başında kar var duman yok,

Şu benim sevdiğim de din var iman yok.

..............

Şu karşı ki tarlayı kime sürdürdün?

Sen sılada ben gurbette beni öldürdün.

Kel Tepenin taşlarını koyun mu sandın

Sevip sevip ayrılmayı oyun mu sandın.

...............

Irmaklardan geçerken taştan kayarsın,

Sen sözünde durmazsın geri cayarsın.




  1. Kızılelma’ta Sık Söylenen Maniler:

Genç kızlar ve oğlanlar hayvanlarını otlatırken, tarlada bağda bahçede çalışırken boş zamanlarında ve uzun kış gecelerinde mani söyleme yarışları yaparlardı. Birbirlerine karşılıklı maniler söyleyerek atışırlardı. Kasabamızda ve yöremizde söylenen manilerde genellikle aşk, sevda ve gurbet konularını işlerken bağ bahçe ve hayvancılıkla ilgili de maniler söylenir. Yazılı bir kaynakta bu maniler kayıtlı olmadığı için rehbere yazılan maniler değişik yörelerde başka biçimlerde söylenebilir. Ben sadece insanlardan dinlediğim kadarıyla yetinmek zorunda kaldım. Bunların başında çok söylenen maniler şunlardır.


Patatesi haşlayalım Elbisemin moruna Altın yüzük var benim

Soymaya başlayalım Varmam köylü oğluna Parmağıma dar benim

Eğer izin verirseniz Dokuz bilezik taksa Şu Kızılelma’nın içinde

Manilere başlayalım. Yine girmem koluna Orta boylu yar benim


Gel başıma tacım ol, Irak düşer taşlarım Alma beni taş ile

Umudum ol gücüm ol, Kurumaz göz yaşlarım Gözü dolu yaş ile

Bugünlük yarim ol da Bizde kışlar çetindir Ben nerelere gideyim

Yarın, bürgün bacım ol. Kız koynunda kışlarım Bu sevdalı baş ile


Evleri üç katlı Öküz düvene gerek A benim aslan yarim

Dış kapısı kanatlı Aşık divana gerek Bağrıma yaslan yarim

İstedim de vermedi Bedenim riya kara Samanlığın yanında

Baban gavur inatlı Gönlüm sevene gerek Bana bir seslen yarim


Kız gelin gavur gelin, Salın sallan dön de gel Altını Bozdurayım

Bu ince tavır gelin, Sen ellerden önde gel Gerdana dizdireyim

O sırma saçlarını Bu gün başım kalaba İpeklice mendil ver,

Sinemde savur gelin... Bir münasip günde gel. Cebimde gezdireyim.


Bahçelerde pırasa Mani mani maniniz Almayı bıçakladım,

Dallarına kar yağsa Mani bilmez biriniz. Çatıyı saçakladım,

Kızlar kocasız kalsa Bir mani de siz söyleyin Anasının yanında

Erkeklere yalvarsa Çürüdü mü diliniz. Kızını kuçakladım.


Elma dalda bir iki Hay tuluma tuluma Akkuş’un gürgenleri,

Saydım saydım on iki Peynir koydum tuluma Boyumdan uzun,

On iki içindeki kız Söylersen mani söyle Yar gözümün önünde,

Kömür gözlü benimki Köpek gibi uluma. Bir salkım üzüm.


Masanın üstünde roman Maydanoz ot değil mi? Açma pencereyi,

Okurum zaman zaman Yaprağı dört değil mi? Esmesin yeller,

Kız seni alacağım Sevdiğimi eller aldı. Seni sevdiğimi,

Yaşın dolduğu zaman O bana dert değil mi? Duymasın Kimseler.


Oy dağlar ulu dağlar Zeytin kara ben kara Başındaki yazmayı

Çeşmeli sulu dağlar Zeytine vermem para Sarıya mı boyadın,

Burada bir yiğit ölmüş Gel yarim konuşalım Sararıp solmuşsun,

Gök gürler, bulut ağlar. Onbire çeyrek kala Sevdaya mı uğradın.


Kara kara kazanlar Kirazın kurusuna Beyaz giyme üşürsün,

Kara yazı yazanlar Çıkalım yarısına Güzellikte meşhursun

Cennet yüzü görmesin Bizim muhtar evlenmiş Güzellik başa bela

Aramızı bozanlar. Bakalım karısına. Herkesle konuşursun.


Armuttan kayacağım Karpuz bıçaklanır mı? Derelerin uzunu ,

Sallan gel bakacağım Dibi kucaklanır mı? Kıramadım buzunu,

Yarime nazar değmiş Anasının yanında Andır kalsın çemberin,

Nazarlık takacağım. Kızı kucaklanır mı? Göremedim yüzünü.

Kızılelmanın harmanı İnin dereye bakın Dere içi gidelim,

Yandan eser rüzgarı Yılan mektup okuyor Koyun kuzu güdelim,

Kızılelmanın kızları Varmayın Şoförlere İkimizi bir görmüşler,

Serhoş eder adamı Benzin mazot kokuyor. Nasıl inkar edelim.


Zalim kasap elinden Maviler giyip gök yüzü olmanı Derelerde yan direk,

Ne çeker dertli koyun, Yeşiller giyip doğa olmanı Suyu nerden indirek

Bu sevdadan ölürsem, Sarılar giyip çiçek olmanı Kuşlar dilden bilmiyor

Adımı dertli koyun. Beyazlar giyip gelin olmanı isterim. Yare selam gönderek


Orak attım tarlaya Asmadan üzüm aldım Eminem huylu musun,

Parıl parıl parlaya Salkım dizim aldım Minare boylu musun,

Nerde güzel var ise, Ağlama uyuz manici Her gelen seni soruyor,

Gelsin bizim tarlaya Sana da emzik aldım. Gümüş hamaylu musun?


Armudun dibi kuyu Trenin vagonu yok Eminem atar mısın?

Uyu sevdiğim uyu İçinde düzeni yok Şeftali satar mısın?

Sana sarhoş diyorlar Bütün kızlar toplanmış Geceler çok uzamış,

İçtiğin üzüm suyu Aysemden güzeli yok. Benimle yatar mısın?


Mani benim ezberim Tarlada darı mıyım? Kestaneyi budarlar

Kan ağlıyor gözlerim Kıyıda çalımıyım Işkın vermesin diye,

Ben o yarin yolunu Ne bakıyorsun sümüklü Biz de burdan kovarlar,

Ölene denk gözlerim Ben sana varır mıyım. Güzel sevmesin diye.


Kara biber yer misin? Dağ başında ısırgan Halı dokurum halı,

Ağzım yandı der misin? Kafir misin ? Müslüman, Bitmiyor deseni,

Bu Rehberi açınca Gel seni bir kez öpeyim Şu halılar çıkalı,

M. Ali Hoca yazdı der misin? Vallahi, billahi ısırmam. Kızların benzi sarı.


Tarlasında kara lahana, Bisikleti aynalı Sırtındaki yeleğe,

Gece geldim yemeye Şu oğlana varmalı, Gocuk diyorlar gocuk,

Kızında gözüm var, Oğlan iyi ama Askerlik yapmayana,

Utanıyorum demeye. Anası olmamalı. Çocuk diyorlar çocuk.


Dam üstünde bıtırak , Elinde bir çiçek sevecek Irmaktan geçemiyorum,

Gelin kızlar oturak, Sevecek sevmeyecek, Düş gördüm seçemiyorum,

Oturmaktan ne çıkar Söyle bana güzel kız, Sen benden geçtin ama,

Gelin olup kurtulak Çiçek nereden bilecek. Ben senden geçemiyorum.


Elma dalda asılsın Kara tavuk kaçıyor, Saca koydum bazlama,

Güzel arkadaşım nasılsın? Kanadın açıyor. Yarim beni nazlama,

Bizim bu arkadaşlığımız, Bıldır ki sevdiğim kız, Ben gurbete gidersem,

Romanlara yazılsın. Bu yıl benden kaçıyor. Gelir diye gözleme,


Kar yağar şöyle böyle Manici başı mısın? Fındık dalı saramış

Derdin neyse söyle. Cebrail taşı mısın? Yaprakları kararmış,

Derdimde ne varmış? Bir mani de ben söylesem Yarim beni kaybetmiş,

Kötü kaderim böyle. Cebinde taşır mısın? Ankaralar da ararmış.


3) Kızılelma’ta Sık Söylenen Bazı Sözcükler:


  • et – Tahiyyatü, baltayı getür, ben keseyim sen götür.

  • Tebbet yedâ hoca gitti sılaya gelmez bir aya.

  • Kara biber acı biber beni unutursan kahrından geber.

  • Subhaneke sümbül teke, nallı horoz, çullu domuz, anan keçi, baban teke,


Akıtma : Mısır unu veya buğday unundan hamur bir tarafı sacda pişirilir. Diğer tarafı da kerpiç taşta pişirilir.

Aşlık : Süt mısırı fırında kurutulduktan sonra değirmende yardırılarak kırılır, elde edilen mısır kırmasına denir.

Bacı : Kız kardeş ve nine anlamında kullanılır.

Bakrak : Sitilde denilen bakraca denir.

Bayak : Az önce anlamına demin demektir.

Bazlama : Kızgın bir sac üzerine hamuru yayarak pişirilmesine bazlama denir. Mısır veya buğday unundan yapılır ve sıcak olarak üzerine tere yağı sürülerek yenir.

Bıldır : Geçen sene, geçen yıl demektir.

Bileki Taşı : Ekmek pişirmek için taştan yontulmuş şekilli ve düzenli bir taştır.

Böğülce: Taze ve yeşil fasulye demektir.

Bölebüt : Armut ve elmanın haşlanarak pişirilmesine denir.

Bulamaç : Mısır veya buğday unundan pişirilerek yapılan bir çeşit yemektir. Üzerine eritilmiş yağ veya pekmez dökülerek yenebilir. Aynı zamanda ayranlanarak yenir.

Buymak: Soğuktan üşümek anlamına kullanılır.

Bokça : Üç delik açılarak bir maya tespit edilerek oynanan oyundur. Yakan taş oynu da denir. Bir ebe dikilerek oynanır.

Yüklə 0,93 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   ...   14




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin