Seçme nükteler



Yüklə 1,3 Mb.
səhifə17/50
tarix28.07.2018
ölçüsü1,3 Mb.
#61439
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   ...   50

128-HAMAMDA ŞARKI SÖYLEME


Nasrettin hoca kendi kendine sesinin çok güzel olduğunu zannederek sevinirmiş.

Bir gün hamam gitmiş. Hamamın kubbesinde yankı bulan sesini çok beğenmiş.

Ancak bir gün de minareye çıkıp ezan okumuş. Okumuş okumasına da değil cemaat kendisi bile sesini beğenmemiş. Cemaate dönüp demiş ki;

—Aziz cemaat! Minareye birde hamam yaptırsanız iyi olacak. Yoksa sesim hamamda çıktığı gibi güzel çıkmıyor.



129-DOSTLUĞUMUZ BELLİ OLSUN


Nemrut, Hz. İbrahim Aleyhisselâm’ı ateşe attırdığında küçücük bir karınca ağzı ile ateşi söndürmek için su taşıyormuş.

Onun bu çabasını görenler şaşırıp sormuşlar;

—Bu halinle Nemrut’un ateşini nasıl söndüreceksin?

Karınca;


—Bende biliyorum, taşıdığım birkaç damla su ile göklere yükselen dev ateşi söndürmek mümkün değildir. Allah dilerse “Dostum” dediği İbrahim Halîlullah’ı korur. O’na ateşi güllük gülistanlık yapar. Ben görevimi yapmış olayım. Üstelik dostluğumuz belli olsun” demiş.

130-TABUT YAPILACAK


Marangoza kızan zâlim Kral ona;

—Beni iyi dinle! Bu gece tam yüz sandık çakacaksın. Sandıklar sabaha kadar hazır olmazsa seni şehir meydanında asacağım” demiş.

Çaresiz kalan zavallı marangoz, korku ve telaşla hemen çalışmaya koyulmuş. Vakit süratle geçiyor ama iş bir türlü ilerlemiyormuş.

Sabahın köründe kapı zili duyulmuş. Marangoz can korkusu ile titremeye başlamış. Bir türlü kapıyı açamamış.

Zili çalan adam kapı açılmayınca sesini yükselterek bağırmış;

—Usta! Usta! Çabuk kalk! Kral öldü tabut yapacaksın.”


İster bey ol ister paşa



Âdem gibi bin yıl yaşa

Ecel gelir bir gün başa

Kara yere girmez misin?”
Kimseye bâki değil, mülk-ü devlet, sim-ü zer49,

Harap olmuş bir gönle girmektir hüner”
Şair ne güzel söylemiş;

‘’Dünyasına, dünyasına,



Dünya benimdir diyenin

Dün gittik dün, yasına”

131-İMAM-I AZAM KAÇ TANE


Bilginleri veya bilgiç geçinenleri çok olan bir ilimizde bir adama sormuşlar;

—Üstad! Sizce İmam-ı A’zam kaç tanedir.

Adam;

—Benim bildiğim ve kitaplarda okuduğum tek İmam-ı A’zam vardır. O da mezhep imamımız İmam-ı A’zam Ebu Hanife Hazretleridir. Ama bizim buralarda her kapıdan bir İmam-ı A’zam çıkar” demiş.



132-FATİH’İN PİRİNÇ ALMASI


Sürekli İstanbul’un fethini hayal eden, “Ya İstanbul beni alır, ya da ben İstanbul’u” diyen genç padişah II. Mehmet bir taraftan askeri güç ve hazırlıkları tamamlar.

Diğer yandan da bir gün tebdil-i kıyafet yaparak halkın moral gücünü, manevi desteğini ölçmek ve nabzını tutmak için çarşı-pazar dolaşmaya çıkar.

Çarşıda ilk uğradığı dükkândan pirinç, şeker vs. almak ister. Dükkân sahibi tanımadığı genç Padişaha;

—Beyim! Bunları size veremem. Bugün ben siftah yaptım. Yan komşuma git. O henüz siftah yapmadı” karşılığını verir.

Genç Padişah ikinci dükkâna girer ve şeker, pirinç vs. almak ister.

O da;


—Ben bugün çoluk çocuğumun nafakasını kazandım. Şu komşuna git. Belki de ona hiç müşteri gelmemiş, siftah yapmamıştır. Ne olur! Bu alacaklarınızı ondan alınız.” der.

Genç Padişah üçüncü, dördüncü, beşinci dükkân derken baştan sonra bütün çarşıyı dolaşır, uğradığı her esnaf komşusunu tavsiye eder. Neticede ilk uğradığı dükkâna döner.

Her esnafın, “Ben siftah yaptım, komşuma git ondan alış veriş yap” derken kendinden önce komşusunu düşünmesi Genç Padişahı çok duygulandırır. “Böyle bir milletle değil İstanbul’u Dünya’yı bile fethedebilirim.” diyerek İstanbul’un fethine girişir ve fetih gerçekleşir.
Girmeden tefrika bir millete düşman giremez.

Toplu vurdukça yürekler onu, top sindiremez.

Değil mi cephemizin, sinesinde iman bir,

Sevinme bir, gaye aynı vicdan bir,

Değil mi sinede birdir çarpan yürek yılmaz

Cihan yıkılsa emin ol, bu cephe sarsılmaz

M. Akif ERSOY

133-SENİ ŞİKÂYET EDECEĞİM


Kanunî Sultan Süleyman Mohaç Meydan Muharebesine giderken yolunu kesen ihtiyar kadın, atının dizgisini sıkıca tutarak;

—Sultanım! Sultanım! Seni şikâyet edeceğim”der.

Atının üzerinden yaşlı kadına bakan Kanunî;

—Anneciğim! Ben koskoca Osmanlı İmparatorluğunun cihan sultanıyım. Beni kime, hem de niye şikâyet edeceksin.”diye sorar.

Bunun üzerine Kanunî’nin atının dizgisini sımsıkı tutup çeken yaşlı kadın sesini yükselterek;

—Oğul! Oğul! Seni her iki dünyanın sahibi ve padişahı olan Yüce Allah’a şikâyet edeceğim. Gece yola revan olan akıncıların yol kenarındaki ekin tarlalarımı çiğnemişler ve ekinlerimi telef etmişler. Üzerinde kul hakkı olanlara Allah nusretini nasip etmez. Hakkımın ödenmesini istiyorum” der.

Bu sözler hem koca hünkârı hem de akıncıları duygulandırır. Kanunî hemen atından inerek yaşlı kadının ellerine sarılıp helallik ister. Neticede O’nun hayır duası ile sefere devam edilir.

134-BULAŞIKLI AHMET


Tebdil-i kıyafetle sokakları denetleyen Fatih, bir çöp sepetinin yanında hıçkırıkla ağlayan bir delikanlıya rastlar. Niçin ağladığını sorar. Ancak Fatih’i tanımayan delikanlı;

—Git beyim git! Sen benim derdimi anlayamazsın.”der.

Saraya ulaşan Fatih, hemen muhafızlarını gönderip o gencin huzura getirilmesini emreder.

Fatih’in huzuruna çıkarılan genç, mahcubiyetini özür dileyerek arz eder.

Fatih, o genç delikanlıya tekrar sorar;

—Söyle bakalım! Bu denli seni üzen ve ağlatan derdin nedir?

Delikanlı derki;

Efendim! İsmim Ahmet’tir. Devlet-i Âlinin hazinesinden karşılanan bir yetimhanede bulaşıkçılık yapıyorum. Her gün gözümün önünde ekmek kırıntıları ve yemek artıkları çöp sepetine atılıyor. Kendi kendime;

—Acaba yediği nimete karşı bu kadar nankör olan, kendisine emanet edilen fakir ve yetimlerin gıdasını hoyratça çöplüğe atan bir milletin geleceği nasıl olur diye düşünüyor ve buna ağlıyorum” demiş.

Bunun üzerine Fatih;

—Çöp sepetine atılan ekmek kırıntılarının ve yemek artıklarının bile, devleti, toplumu felakete, fakirliğe dûçar edeceğini düşünecek kadar hassas bir ruha sahip olan o bulaşıkçı genci saraya almış, okutmuş, eğitmiş, yetiştirmiş, daha sonra da Vezir, hatta Vezir-i A’zam yapmış. İşte bu bulaşıkçı Ahmet, tarihte okuduğumuz, Girit’i fetheden, Otranto seferine çıkan, nice toprakların Devlet-i Âli’nin topraklarına katılmasını sağlayan Gedik Ahmet Paşa’dır.


Yüklə 1,3 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   13   14   15   16   17   18   19   20   ...   50




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin