Borçlar hukuku



Yüklə 0,79 Mb.
səhifə4/9
tarix15.11.2017
ölçüsü0,79 Mb.
#31797
1   2   3   4   5   6   7   8   9

Geçici ödemeler


  • Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir.

  • Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.



  1. İlliyet (Nedensellik) bağı;

  1. Genel Olarak

  • Fiil ile zarar arasında ortaya çıkan neden-sonuç ilişkisi olarak tanımlanabilir. Bir zararın tazmini için zarar ile haksız fiil arasında illiyet bağı olmalıdır. Başka bir ifade ile ortaya çıkan zarar, haksız fiilin sonucunda doğmuş olmalıdır. İlliyet bağının varlığını ispat etmek ise davacıya düşen bir yüktür.

  • Hukuk sistemimiz haksız fiilde her hangi bir illiyet türüne değil, uygun illiyet bağının varlığını önemsemiştir. Uygun illiyet bağı türleri ise şunlardır;




  1. Türleri

    1. Ortak illiyet;

  • Tek başına sonucu doğurmaya elverişli olmayan fiillerin bir araya gelerek aynı sonucu birlikte doğurmalarıdır.

  • Örneğin bir göl kenarında bulunan onlarca fabrikanın her biri tek başına gölü kirletmeye yetmeyecek kadar az miktarda atık bırakmakta ama tümünün bıraktığı atık toplamda gölün kirlenmesi sonucu doğurmaktadır.

  • Ortak illiyette her bir fail fiilin ortaya çıkardığı sonuçtan müteselsil sorumlu tutulur.

  • Örnekte tüm atık bırakan fabrika sahipleri kirlenmenin ortaya çıkarttığı zarardan sorumlu olacaklardır.



    1. Yarışan illiyet;




  • Her biri tek başına sonucu doğurmaya elverişli fiillerden her biri isabet kaydetmiş ama sonucu doğuran fiilin hangisi olduğunun tespit edilemediği illiyet türüdür.

  • Örneğin Birbirlerinden habersiz ava çıkan A ve B, av zannıyla çalılığa ateş etmiş ve çalının arkasında oturmakta olan C'yi vurmuştur. A'nın silahından çıkan mermi C'nin başına, B'nin silahından çıkan mermi ise kalbine isabet etmiştir.

  • Burada C'nin ölümü beyne isabet eden mermiden mi yoksa kalbe isabet eden mermiden dolayı mı gerçekleşti tespit edilememiştir. İşte bu halde yarışan illiyet söz konusudur ve faillerin tamamı sonuçtan müteselsil sorumlu tutulur.




    1. Seçimlik İlliyet;




  • Her biri tek başına zararı doğurmaya elverişli fiillerden sadece biri sonucu doğurmuş ancak sonucu doğuranın hangi fiil olduğu belirlenememişse seçimlik illiyetten söz edilir. Seçimlik illiyet, sonucu açısından iki farklı biçimde ortaya çıkabilir.

  • Örneğin bir düğünde kutlama kastıyla havaya onlarca kişi ateş etmiş ve çıkan mermilerden biri ile damat vurulmuştur. Kurşunun kimin silahından çıktığı tespit edilememiş diye düşünüldüğünde hiç kimsenin sorumlu tutulamayacağını söylemek mümkündür.

  • Çünkü burada faillerin kendi aralarında bir anlaşma bulunmamaktadır yani olay kendiliğinden gelişmiştir. Fakat failler aralarında anlaşmış olsalardı tümü sorumlu tutulacaktır.

  • Örneğin on arkadaş içlerinden birine kötü davranan Z'ye gidip hesap soralım demişler ve Z'nin yanına gidip çıkan tartışmada Z'yi dövmüşlerdir. Z kendisine vurulan yumruklardan biri dolayısıyla ölmüştür. Bu durumda hangisinin yumruğunun ölüme sebebiyet verdiği belirlenemese de hepsi bu sonuçtan sorumlu tutulacaklardır. Çünkü birlikte hareket etmek konusunda aralarında anlaşma mevcuttur.




    1. Önüne geçilen illiyet;




  • Sonucu doğurmaya elverişli bir fiil henüz sonucu doğurmamışken başka bir fiilin ortaya çıkarak ondan önce aynı sonucu doğurmasıdır.

  • Örneğin A, B'nin ölmesine neden olacak miktarda ona zehir vermiş ve B kıvranırken kan davalısı C gelerek onu silahla vurmuştur.

  • Burada C'nin fiili, A'nın fiilinin önüne geçmiştir. Bu tür illiyette her fail kendi fiilinin ortaya çıkardığı sonuçtan sorumlu tutulur.

  • Örneğin yukarıdaki olayda A, adam öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulurken C, kasten adam öldürme suçu işlemiş sayılacaktır.

  • Haksız fiilden doğan borç TAZMİNAT borcudur. Bu nedenle de hem zararın ve hem de tazminatın hesaplanması gerekir.




  1. İlliyet Bağını Kesen Sebepler:

  1. Mücbir Sebep: Kişinin hâkimiyet alanı dışında meydana gelen zararlı sonuca mutlak ve kaçınılmaz şekilde sebebiyet veren, öngörülmesi ve kaçınılması mümkün olmayan olaydır. Deprem, sel, yıldırım, kasırga, savaş, genel grev ilanı örnek olarak gösterilebilir. Değerli arkadaşlarım mücbir sebep ile beklenmeyen hali karıştırmamak gerekir. Mücbir sebep kişinin faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen bir olaydır. Beklenmeyen hal de ise kişinin faaliyet ve işletmesi alanında meydana gelen bir durum söz konusudur. İş yerindeki kazanın patlaması, iş şartlarının kötü oluşundan dolayı işverenin fabrikasında grevin başlaması gibi.

  2. Üçüncü kinin ağır kusuru: Zararın doğumuna 3. kişinin ağır kusuru sebebiyet vermişse, failin fiili ile zarar arasındaki illiyet bağı kesilir.

Örneğin; A, polislerden kaçarken yoldan geçen taksici B’yi durdurup aracına binmiştir. Yolda A ile B arasında bir arbede çıkmıştır ve A’nın direksiyona müdahalesi üzerine B yoldan geçen C’ye çarpmıştır. C’nin uğradığı zararda A’nın ağır kusuru sebebiyle illiyet bağı kesilmiştir.

  1. Zarar görenin ağır kusuru: Fiil sebebiyle zarar görenin uğradığı zararda ağır kusuru varsa illiyet bağı kesilir. Örneğin; intihar etmek için yola atlayan bir kişinin normal hızla yolda gitmekte olan aracın önüne düşmesi gibi.



HAKSIZ FİİLDE ve RÜCU İSTEMİNDE ZAMANAŞIMI

  • Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

  • Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

  • Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.

  • Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu  kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

  • Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.



II-KUSURSUZ SORUMLULUK HALLERİ


  • Haksız fiil sorumluluğunda kural kusur sorumluluğudur.

  • Kanunumuz çeşitli ilkeleri göz önünde bulundurarak bazı hallerde kişinin haksız fiilden sorumlu tutulması için kusur şartını aramamıştır. Bu halleri borçlar hukukunda biz kusursuz sorumluluk halleri diye adlandırıyoruz.

  • Kanunun Kusursuz sorumluluk hallerini dayandırdığı ilkeler;




  1. Hakkaniyet ilkesi

  2. Dikkat ve Özen İlkesi

  3. Tehlike İlkesi



A) Hakkaniyet İlkesine Dayanan Sorumluluk

  • Bu ilke ayırt etme yeteneğinden yoksun yani tam ehliyetsiz kişilerin verdikleri zararlardan dolayı sorumlu olmaları ile ilgilidir.

  • Kanunumuz bu ilkeyi şu şekilde ifade etmiştir. ‘’Hakkaniyet gerektiriyorsa; hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir.’’

  • Fiil ehliyetinin sınıflandırılmasında kişinin ayırt etme gücünün olmadığı zaman kişi tam ehliyetsiz olarak nitelendirilir.

  • Bilindiği gibi tam ehliyetsiz kişiler haksız fiillerinden dolayı sorumlu değildirler.

  • Kural olarak ayırt etme gücünü kaybeden kişi kusur kabiliyetini de kaybeder. Dolayısıyla haksız fiilin unsurlarından biri olan ‘’kusur’’ eksik kalır.

  • İşte bu noktada kanun ayırt etme gücü olmayan kişinin vermiş olduğu zarardan sorumlu olmasını bazı durumlar için adalet ile bağdaşmayacağını düşünerek hakkaniyet sorumluluğunu düzenlemiştir.

  • Burada dikkat edilmesi gereken husus, ayırt etme gücünü olmayan kişinin maddi durumu durumudur.

  • Örneğin çok zengin bir akıl hastasının yoksul bir çiftçinin tüm mahsulünün tarlada yanmasına sebep olması halinde hâkim, zengin olan akıl hastasının servetinin bir kısmının (onun yokluğunu hissetmeyeceği kadar bir kısmını) yoksul çiftçinin zararlarına mahsuben ödenmesine karar vermesi hakkaniyet gereğidir.

Yüklə 0,79 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin