Hazırlayan; Bekir Peker, Mustafa Karabal ve Musa karakaya etiK(moral) LİderliK

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 0.63 Mb.
səhifə1/9
tarix03.05.2018
ölçüsü0.63 Mb.
  1   2   3   4   5   6   7   8   9



 









Hazırlayan; Bekir Peker, Mustafa Karabal ve Musa KARAKAYA

ETİK(MORAL) LİDERLİK

Etik

İnsanlık tarihi boyunca insanlar ve toplumlar birlikte hareket etme ve yaşama ihtiyacı hissetmiş, bunun sonucu olarak da toplumsal yaşantı normları veya kuralları ortaya konmuştur. Yalnız başına insanın zayıf, güçsüz ve korkak olmasından ve kişisel olarak gerçekleştirilemeyecek ihtiyaçlarını giderebilmek amacıyla; ilk çağlardan itibaren, aynı durumda bulunan insanlar arasında gruplar oluşmuş, bunları yönetecek ve belirlenen hedeflere ulaştıracak liderlere de ihtiyaç duyulmuştur. İnsanların bir araya gelmelerinde güvenlik, statü, kendine saygı, sevgi, güç ve amaçlara ulaşabilmek yatar.

İnsanları belirli hedeflere götürebilmek için bu hedeflere ulaşmada onların kişisel arzu, ihtiyaç ve çıkarlarını takip edip bir grup etrafında toplayarak güçlerini, cesaretlerini, arzu ve enerjilerini artırmak, hatta oluşan grubun çıkarlarını belirleyerek milli duyguların, müşterek sosyal, ahlaksal ve dinsel değerlerin meydana çıkmasını sağlayacak liderlere ihtiyaç hissedilmiştir. İnsan gruplarının oluşturulması ve harekete geçirilmesi ise her insanda bulunmayan ayrı bir beceri ve ikna kabiliyeti gerektirmektedir.

Son asırlarda özellikle de 21. asırda insanlığın tamamen yerleşik düzene geçmesi ve teknoloji ile birlikte dünyanın küreselleşmesinden sonra örgütsel yapı ve bunun sonucunda sosyalleşme daha çok ön plana çıkmış, örgütlerde veya toplumlarda bulunan insanlar (izleyenler, işgörenler) arasında yönetsel açıdan birlikteliğin sağlanması ihtiyaç olarak görülmüştür. Bu birlikteliğin sağlanması için ise liderlik teorileri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada dünyada ve ülkemizde yeni ortaya konan etik kavramına, liderlik ve  lider tanımlarına, bu bağlamda etik liderlik yaklaşımına yer verilecektir.

Etik

Etik kavramı konusunda kesin bir tanım yapılamamakla birlikte konu üzerinde bir çok düşünceler ortaya konmuş, sonuç değişik tanım ve tariflere ulaşılmıştır. Tarif verilmesi gerekir ise etik ile ilgili olarak;

*Lamberton ve Minor’a göre; geçmiş ve bugüne ilişkin doğru ve yanlış ölçülerin anlatımı (Aydın, 2001: 3),

*Çalışlar’a göre; İnsanların töresel ya da ahlaksal ilişkilerini, davranış biçimlerini ve görüşlerini araştıran bir felsefe dalı (Aydın, 2001: 3),

*İnal’a göre; insanların kurduğu bireysel ve toplumsal ilişkilerinin temelini oluşturan değerleri, normları ve kuralları, doğru-yanlış ya da iyi-kötü gibi ahlaksal açıdan araştıran bir felsefe disiplini (Aydın, 2001: 6),

*Russel’e göre; bir topluluğun ortak isteklerini bireylere benimsetme girişimi (Aydın, 2001: 7),

*Bütün etkinlik ve amaçların yerli yerine konulması; neyin yapılacağı ya da yapılmayacağının; neyin isteneceği ya da istenmeyeceğinin; neye sahip olunacağı ya da olunamayacağının bilinmesi (Aydın, 2001: 8), söylenebilir.

Akarsu’ya göre; günlük dilde çoğu zaman ahlak veya ahlakilik anlamında kullanılan etik; töre gibi, ahlak gibi bireylerin birbirlerine karşı davranış kurallarını, birbirleri ile ilişkilerini içermektedir. Aralarındaki fark; ahlak ve töreler zamana, yere, topluma göre değişmesine rağmen etik evrenseldir, insana insan olarak yönelmek, ırk, renk, cins, din, mezhep, sınıf ayırımı yapmaksızın herkese aynı davranmak, herkese saygı ve insan hakları açısından yaklaşmaktır (Yaylacı, 2002: 1).

Hitt’e göre; daha geniş bakış açısı ile bakıldığında etik, bütün etkinlik ve amaçların yerli yerine konulması, neyin yapılacağı ya da yapılamayacağının; neyin isteneceği ya da istenemeyeceğinin, neye sahip olunacağı ya da olunamayacağının bilinmesidir (Yaylacı, 2002: 1).

Dünyada küreselleşmenin gelişiyle iş hayatında, eğitimde, politikada, medyada ve sağlıkta bazı etik sorunlar ortaya çıkmış, bununla birlikte siyasal kirlenme, vergi kaçırma, rüşvet, işi yavaşlatma ve işgörenlerin değerlendirilmesinde yanlı davranılması gibi konular tartışılır olmuştur. Bu ise; başta okul yöneticisi ve öğretmenin yaşadığı etik baş dönmesi, sonuçta aile, öğrenci, örgüt ve toplumun aynı baş dönmesi sonucunu yaşamasına yol açmaktadır (Çelik, 2000: 89).

İnal’a göre; bir toplum içinde farklı ulusal, dinsel, etnik, cinsel kimlikler olması, farklı ahlak anlayışlarını gündeme getirmekte; etikte ise daha evrensel ve genel geçerliğe sahip “istenilir iyi” kavramı gündeme gelmektedir (Aydın, 2001: 7). Bunun sonucu olarak da her bir örgüt, topluluk ve kurum için etik değerler, normlar oluşmuştur.

Günümüzde her bir meslek için etik kural ve değerler gündeme gelmekte, mesleklerin standartlarının yanında etik ilkeler de ortaya konmaktadır. Politikada, tıpta, hukukta, kitle iletişimde, bilim ve araştırmada, psikolojik danışma ve rehberlikte, kamu yönetiminde, sporda, eğitimde, emniyet teşkilatında, yönetimde etik gibi örnekler verilebilir (Aydın, 2001: 78-135),

Eğitim örgütlerinde yaşanan yolsuzluklar ve diğer etik dışı davranışların önüne geçilmesi durumunda diğer alanlarda da etkisini gösterecektir. Bunun için ise etik duyarlığa sahip insanların yetişmesi gerekmektedir (Çelik, 2000: 89).

Liderlik

Liderlik değişik şekillerde tanımlanabilir. Bunlar arasında;

*Bir grup insanı belirli amaçlar etrafında toplayabilme bu amaçları gerçekleştirebilmek için onları harekete geçirme yetenek ve bilgilerinin toplamı (Eren, 1998: 342),

*Amaçlara ulaşabilmek için bir grubu etkileyebilme yeteneği,

*Belirli hedeflere ulaşmak için kişi ve grupları eşgüdümleme ve isteklendirme yeteneği,

*Belirli şartlar altında kişisel veya grup amaçlarını gerçekleştirmek üzere bir kimsenin başkalarının faaliyetlerini etkilemesi ve yönlendirmesi süreci (Sabuncuoğlu ve Tüz, 1998: 173),

*Ortak amaçlar için birleşen insanları, amaçları gerçekleştirmek için güdüleme ve etkileme süreci ve her şeyden önce bir sanat (Öncü, 2002: 1),

*Belli amaçları başarmaya doğru, birey ve küme olarak insanların davranışını etkilemeyi içeren bir etkinlik (Öncü, 2002: 1),

*Belli bir durumda bireylerin ya da bir kümenin amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik çabaların etkileme süreci (Öncü, 2002: 1),

*Belli bir durumda, grubun görevlerini başarmasına gönüllü katkıda bulunmaları için grup üyelerine bireysel etkiyi akılcı ve kararlı bir yaklaşım süreci (Öncü, 2002: 1),

*Bulunulan toplum veya topluluklarda zaman ve şartlar göz önünde tutularak bireyleri örgütün amaçlarına yönlendirebilme süreci,

*Örgütün çalışanlarını, amaçlar doğrultusunda, bulunulan şart ve ortamlara göre yönlendirme becerisi,

*Ortak amaçlar altında birleşmiş bireylerin, değişen şartlara göre güdülenme ve etkileme süreci,liderliğin tanımı olarak sayılabilir.

Ünlü Amerikan başkanı Eisenhower liderlik konusunu tarif ederken bir parça ip kullanırdı. İpi masaya uzun uzadıya yatırır sonra da eliyle ipi çeker ve şöyle derdi “İpi nereye çekerseniz gelir ama onu itmeye çalışırsanız hiçbir şey olmaz.” (Besimler, 2002: 1).

Lider ise;

*Başkalarını belirli amaçlar doğrultusunda davranışa sevk eden kişi (Sabuncuoğlu ve Tüz, 1998: 173),

*Bağlı bulunduğu grubun amaçlarını belirleyen ve amaçlar doğrultusunda grup üyelerini etkileyen ve davranışa yönelten kişi (Sabuncuoğlu ve Tüz, 1998: 173-174),

*Grup üyesi olan ancak örgütleme, planlama, ikna etme ve harekete geçirme yetenekleri olan kimse (Eren, 1998: 343),

*Grup üyeleri tarafından hissedilen ancak açıklığa kavuşmamış olan ortak düşünce ve arzuları benimsenebilir amaç biçiminde ortaya koyan ve grup üyelerinin potansiyel güçlerini bu amaç etrafında faaliyete getiren kimse (Besimler, 2002: 1), olarak tanımlanabilir.

Liderlik ve lider ile ilgili tanımlamalarda dikkati çeken dört unsur söz konusudur. Bunlar; örgüt, bu örgüte bağlı işgörenler, amaçlar ve örgütte işgörenleri amaçlara sevk edecek bir kişidir.

Bütün örgütler veya kişiler için tek bir yetenek kalıbı veya kişisel özellikler listesi yoktur. Liderlik toplumdan topluma, örgütten örgüte, gruptan gruba, görevden göreve, durumdan duruma değişik kişilik özellikleri istemektedir. Bundan dolayı çeşitli liderlik biçemleri geliştirilmiş ve çeşitli liderlik tipleri ortaya konmuştur. Bu liderlik türlerinden biri de Etik Liderliktir.

Etik Liderlik

Sergiovanni’ye göre; etik liderlik, moral güce dayanarak astlarını etkilemeye yönelik bir liderlik biçimi olarak tanımlanmakta, etik liderliğin en belirgin özelliği ise liderliğinin güç kaynağının moral güce dayanması ifade edilmektedir. Greenfield’e göre ise, etik lider; öğretmenler üzerinde güçlü bir etki oluşturan, kendisine ve işine yönelik olarak moral bir bakış açısına sahip olan ve öğretmenlerin iş amaçlarını gerçekleştirmelerine yardım eden kişidir (Çelik, 2000: 90).

Her meslek ve örgüt için ortak sayılabilecek etik ilkeler ve bu ilkelerin dayandığı genel normlar vardır. Lider konumundaki yöneticiler için bunları;


1.Adalet

2.Eşitlik

3.Dürüstlük ve doğruluk

4.Tarafsızlık

5.Sorumluluk

6.İnsan Haklarına saygı

7.Hümanizm

8.Örgütsel bağlılık

9.Hukukun üstünlüğü

10.Sevgi


11.Hoşgörü

12.Laiklik

13.Saygı

14.Tutumluluk (İnsan ve madde kaynakları)

15.Demokrasi

16.Olumlu insan ilişkileri

17.Açıklık

18.Hak ve özgürlükler



19.Emeğin hakkını verme şeklinde sıralayabiliriz (Aydın, 2001: 47-59).



Etik Liderliğin Temelleri

Cherrington’a göre; iş ortamındaki etik incelendiğinde; karşımıza işgörenlerin etik açıdan işe verdikleri önem ve işi yapmalarından dolayı duydukları etik duygu (haz) çıkmaktadır. İşin etik önemi; toplum için hizmet etme ve bir ürünün gerçekleşmesine katkıda bulunma gibi, etik bir zorunluluğu gerektiren bireysel duygulara, etik duygu ise; daha iyi iş yapma ve performans kalitesine dayanır (Çelik, 2000: 90).

Carlson ve Perrewe’ye göre etiksel lider, işgörenlerin etiksel davranışlarını değerlendirmeyi liderlik becerilerine ek olarak bulundurur; bu becerilerin etiksel davranışlarla bütünleştirilmesini sağlar. Salt liderlik davranışları göstermekle etkili lider olunamayacağı; liderin vizyonu formüle etmesi ve uygulaması açısından göstereceği davranışlara inanmış olması muhakkaktır. Bazı davranışlar, liderlik için ön koşul niteliği taşıyan davranışlardır. Muhtemelen bu davranışları gösteren lider daha arzu edilebilir sonuçlara ulaşır. Etiksel yönelimli örgütlerde lider, güçlü bir etiksel yönelim gösterir (davranışlarında dürüstlük ve bütünlüğü sağlaması, izleyenlerle daha güvenli ilişki kurabilmesi gibi) (Çelik, 2000: 91).

Liderin kişiliği yanında sahip olduğu değerleri de örgütteki davranışlarını yansıtır. Etiksel davranışlar, etiksel kurumlaşma üzerinde etkide bulunur. Örneğin, etiksel yönelimi olmayan bir lider, belki başarılı bir dönüşümcü lider olabilir. Ancak etiksel bir örgüt oluşturamadığı için muhtemelen kendini izleyenlere kabul ettirmede başarısız olur. Bir lider yaptığı bir şeye inanmadığı zaman, uygulamada izleyenlerine ilham veremez ve dolayısıyla etik ölçütlerin geliştirilmesinde etkili olamaz. Etiksel lider, eylem ve kararlarında etiksel sorumluluk almalıdır. Bu da liderin karar alırken ve iletişim kurarken üzerinde bulunan yetkiyi  değil etkiyi kullanmasını gündeme getirmektedir. Örgütsel iletişimin başarısı da işgörenlerin iletişim biçimini etiksel ölçütlere uygun bulmasına bağlanabilir. Bunu sağlayacak kişi de etiksel davranan liderdir (Çelik, 2000: 91-92).

Badaracco’ya göre; ortak hedeflere birlikte ulaşma çok az düşünülen bir yoldur. Yetişme farklılığı, dini inançlar, etnik köken ve eğitim biçimi, iki işgörenin bile bakış açısını farklılaştırabilmektedir. Örgütün diğer üyelerinin ikilemli bakış açılarını uyumlaştırmak, yönetici için ciddi bir etiksel sorundur (Çelik, 2000: 92).

Badaracco’ya göre; bugünkü iş ortamında grupsal davranışı üç çeşit saptama yaparak belirleyebiliriz. Birincisi kişisel kimlikle ilgilidir. Kişisel kimliği belirlemek için “Ben kimim?” sorusu sorulur. İkinci tip belirleme örgütsel olduğu kadar kişisel özellik de taşır. Bu belirlemede örgütteki grupların karakteri tanımlanır. İkinci belirlemede “Biz kimiz?” sorusu sorulur. Üçüncü belirleme oldukça karmaşıktır ve bu belirleme bir örgütün toplumdaki rolünü yansıtır. Üçüncü tip belirlemede  “Örgüt kimdir?” sorusu sorulur. Yöneticiler bu kimlik belirleme sürecinde doğrudan doğruya karar vermeye dönük daha güçlü ve duyarlı yönlendirme yapmayı öğrenecektir (Çelik, 2000: 92-93).

Her örgüt kendi işgörenine kendi ahlak ilkelerini benimsetir. Bu çerçevede örgütler yazılı ya da yazılı olmayan ahlaki ilkeler ve öneriler belirler. Bu ahlaki öneriler dizisinden birisi de Laczniak’ın belirlediği 14 ahlak ilkesidir (Çelik, 2000: 93).


Laczniak'ın Ahlak Önerisi



1.Ahlaki çatışmalar ve seçenekler, örgütün karar verme doğasında vardır.

2.Ahlaki kurallar kanunlardan daha etkilidir.

3.Ahlaki eylemlerde herkesin hoşuna giden tek bir ölçüt yoktur, yönetici özel uygulama kararlarını kendisi verebilmelidir.

4.Yöneticiler çok geniş ve herkes tarafından bilinen ahlaki ölçütler oluşturmalıdırlar.

5.Yöneticiler, örgütsel tartışmalarda ve durum analizlerinde daha çok ahlaki duygusallıktan yararlanmalıdırlar.

6.Ahlaki eylemleri şekillendiren bazı çatışmalar ve farklılıklar vardır. Öncelikle bireysel, örgütsel, mesleksel ve sosyal değerler iyi belirlenmelidir.

7.Bireysel değerler en son ölçütlerdir, ancak ahlaki davranışların nedenlerini belirlemede yeterli değildir.

8.Ahlaki değerler, karar verme sürecine ilişkin bir fikir birliği oluşturmakla birlikte, verimlilik analizlerinde yanıltıcı sonuçlar verebilir.

9.Örgütün moral düzeyi, üst yönetim açısından çok önemlidir.

10. Alt kademe yöneticileri ahlaki değerlere daha çok önem verirken, üst kademe yöneticileri ahlaki olmayan  eylemleri normal görebilirler.

11.Yöneticiler kendi ahlaki değerlerini grubun ahlaki değerlerinden daha önemli görürler.

12.Etkili etiksel şifreler, anlaşılır ve açık olmalıdır.

13.İşgörenler cezalandırıcı olmamalı, örgütün etiksel yolsuzluğunu belirleyici bir mekanizma oluşturulmalıdır.

14.Her örgüt yüksek düzey yöneticilerini atarken, örgütsel etkinlikleri etiksel açıdan destekleme sorumluluğunu yüklenebilecek yöneticiler atamalıdır.

Etiksel etkinin temelinde altı ilke bulunmaktadır. Bu ilkeler liderin karar verme sürecindeki referans noktalarını oluşturur. Liderlerin bilmesi gereken etik ilkeler şunlardır (Çelik, 2000: 93-94):

1.Yüksek etiksel şifreli değerler ve inançlar, davranışları ve konuşma biçimini etkiler.

2.Etiksel gelişmenin cesaretlendirilmesi, ileri düzeydeki tartışma ve çatışmaların daha özgür bir ortamda oluşmasını sağlar.

3.Lider, örgütteki informal grupların varlığına gerek duymadan etiksel davranışların doğruluğunu öğrenebilir.

4.Lider, etiksel olmayan davranışların gelişmesini önleyebilir.

5.Lider, etiksel olmayan davranışlar üzerinde asla ısrar etmez ve bu davranışları uygulamaya çalışmaz.

6.Etik ilkeler, liderin yaşamında sürekli başvurması gereken rehber ilkelerdir.

Havel’e göre; etik liderlik merkezinin kurucusu olan Bill Grace, 4 V modelini geliştirmiştir. Bu modelin temel boyutları değerler (values), vizyon (vision), ses (voice) ve erdem (virtue) olarak belirlenmiştir (Çelik, 2000: 95).


Örgütsel Etiğin Kurumsallaştırılması

Etik kurallarının günlük iş hayatını kapsayacak şekilde formallaştırılması ve açıklayıcı hale getirilmesi, etik anlamları kurumsallaştırır. Örgütsel etiğin kurumsallaştırılmasında psikolojik sözleşme, örgütsel sözleşme ve etiksel yönelimli kültür, başarıyı etkileyen kilit öğeler olarak görülebilir (Çelik, 2000: 95).



Carlson ve Perreve’ye göre; psikolojik sözleşme, örgüt ile birey arasında yazılı olmayan, karşılıklı beklentiler setidir. Bu tip sözleşme, her iki tarafın karşılıklı beklentilerine dayanır. Örgütsel sözleşme, örgütün etiksel davranışına ilişkin, bireysel ve örgütsel beklentileri arasındaki bağlılığı yansıtır. Etiksel lider, bu psikolojik sözleşmeyi güçlendiren liderdir (Çelik, 2000: 95).

Psikolojik sözleşme, işverenle işgören arasında karşılıklı beklentilerin sınırlarını belirlemektedir. İşgörenler; yönetimden, işgörenlere adaletli davranması, uygun çalışma koşullarının sağlanmasını, ortalama ne kadar çalışacağının açıkça ortaya konulmasını ve başarıya ortak etmesini beklemekle birlikte; işveren, işgörenlerden iyi performans göstermelerini, kurallara uymalarını ve örgüte sadık olmalarını bekler (Robbins, 1994: 112).

Gönüllülük, davranış beklentilerinin açıklığa kavuşturulması ve kişisel sorumluluğun artırılması yoluyla verilecek etiksel destek, herkesi daha güçlü bir etiksel davranışa doğru yönlendirir (Çelik, 2000: 96).



Etik İlkelerden Sapma ve Etik Dışı Davranışlar

Covey’e göre; etik ilkelerden sapmaya yol açabilecek üç önemli yanılgı vardır.



1.Örgüt Kültürü: İş görenin davranışlarına yön verir ve doğruyu yanlıştan ayırt edebilecek ahlaki ilkeler setini oluşturur. Herkes çalıştığı kurumun kültürü içinde tuttuğu yolun doğru olduğuna inanır. Ancak işgören, örgütünden dışarı çıkıp gerçek dünya ile karşılaştığı zaman, hiç de doğru yolda olmadığını anlayabilir.

2.Alt Kültür: Örgütsel ortamda çalışan kişi, belli bir alt grubun üyesi olur. Her alt grubun ya da informal grubun kendine özgü gerçeği olabilir. Bir alt grup, güçlü bir alt kültür oluşturmuş ise bu grup diğer grup üyelerini etkileyebilir. İkna gücü yüksek olan alt grup, diğer alt grupları ve genel olarak formal örgütü etkileyebilir. Böylece doğru, güçlü alt grubun doğrusuna göre biçim kazanır.

3.Kişilik ve Felsefe: Olağanüstü önem verdiğimiz duygusal duygular veya güçlü kişilik, bizim gerçeğe ilişkin bakış açımızı değiştirebilir. Aynı zamanda felsefi derinlik içinde sunulan etkili düşünce sistemleri de doğrularımızı değiştirebilir (Çelik, 2000: 96-97).

Covey’e göre; etiksel lider değerlerle ilkeler arasındaki ayırımı iyi yapmalıdır. Çoğu yönetici, değerlerle ilkelerin aynı şey olduklarını düşünür. Örgütsel kültürü güçlü olan örgütler değerlerle yönetilir. Örgütsel değerlerin örgütün dışındaki evrensel ilkelere dayanması gerekir (Çelik, 2000: 97).

Geleneksel liderlik düşüncesinin esas koşulu, hiyerarşik olarak yukarı doğru sadakat gösterilmesi ve aşağı doğru sadakat göstermenin zorunlu olmadığıdır. Aslında astlara karşı sadık olmak, bir liderin işlevi olarak görülmez; çünkü muhtemelen bu durum liderin otoritesini engelleyecektir. Oysa ki, etik lider astlara gösterilen sadakatin her zaman üstlere gösterilen sadakatten fazla olması gerektiğine inanır. Başka bir deyişle etik lider,üstlerinden çok astlarına karşı sadık olmak zorundadır. Çünkü etik liderin astları üzerinde güvenilir bir kişi olduğunu kanıtlaması gerekir. Etik liderlikte iyi bir karakter yapısına sahip olma, teknik yeterlikten daha çok önem taşımaktadır (Çelik, 2000: 98).

Etik liderin yöneticilik görevini yerine getirirken verdikleri kararlarda, uygulamalarda, eylem ve işlemlerinde ve insanlarla ilişkilerinde kaçınmaları gereken etik dışı davranışlar vardır. Bunlar;



Dostları ilə paylaş:
  1   2   3   4   5   6   7   8   9
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə