İÇİndekiler idari ve Mali İşler Daire Başkanlığı Hitaplı Yazılar



Yüklə 1,66 Mb.
səhifə11/21
tarix07.04.2018
ölçüsü1,66 Mb.
#47482
növüYazı
1   ...   7   8   9   10   11   12   13   14   ...   21

1-Yönerge taslaklarında geçen bazı kısaltmaların,(e-bütçe,Say2000i,OVP ve OVMP gibi) neyi ifade ettiğinin, madde başlığının “Tanımlar ve Kısaltmalar” olarak değiştirilerek Taslağın 3.maddesinde belirtilmesinin,


2-Ön Mali Kontrol İşlemleri Yönergesi” taslağının 10.maddesinin, sözleşmenin imzalanmasından sonra gönderilecek belgeler bölümünde yer verilen “teminata ilişkin alındının örneği” ifadesinin “kesin teminata ilişkin alındının örneği” şeklinde değiştirilmesinin,

3-Ön Mali Kontrol İşlemleri Yönergesi” taslağının 20.maddesinin sonuna, 31/05/2005 tarihli İç Kontrol ve Ön Mali Kontrole İlişkin Usul ve Esasların 27.maddesinin 2.fıkrasının ilave edilmesinin, uygun olacağı düşünülmektedir.
Bilgilerini rica ederim.


Ali Ramazan ACAR

I. Hukuk Müşaviri

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği
Sayı : B.09.1.TKG.061-647-03-01-07-206/ / /2007

Konu :
STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRESİ BAŞKANLIĞINA


İlgi: 05/03/2007 tarihli ve 842-01-61/424 sayılı yazıları.
I- Hakkında Hukuki Görüş Sorulan Mesele:
İlgi yazıda Fatma Çelik tarafından gönderilen 30/01/2007 tarihli dilekçe ile Çaykara Kadastro Müdürlüğünde çalışmakta iken doğum iznine ayrıldığı izin süresinin sezon sonuna tesadüf etmesi nedeniyle iş akdinin askıya alındığı, yeni dönemde ise işe başlatılmadığı, kendisine herhangi bir bildirimde de bulunulmadığı iddiaları ile kıdem tazminatı talebinde bulunulduğu söz konusu kişinin iddialarının Çaykara Kadastro Müdürlüğüne iletilerek bilgi istenildiği ve anılan Müdürlükten alınan bilgiler ışığında ise doğum iznine ayrılan Fatma Çelik’in izin sonrası işe başlamaması nedeniyle iş akdinin feshedildiğinin anlaşıldığı belirtilmekle birlikte konunu bir kere de Müşavirliğimizce incelenerek Müşavirliğimizin görüşünün bildirilmesi istenmiştir.
II- Görüş İsteyen birimin 26/12/2005 tarihli ve 2005/1614 sayılı Genelge Hükümlerine göre yaptığı inceleme ve neticesi:
İlgi yazıda mevzuat hükümleri çerçevesinde Başkanlıkları nezdinde ne gibi değerlendirmelerde bulunulduğu ve bu değerlendirmelere rağmen “hukuki” yönden hangi sebepten veya sebeplerden dolayı, ne gibi bir tereddüde düşülmüş olduğu ve neden dolayı “hukuki” görüş sormak ihtiyacı duyulduğu, anlaşılamamaktadır.
Hukuk Müşavirliğinden görüş istenilmesine ilişkin 2005/1614 sayılı Genelgede belirtilen usule ve esaslara uyulmadan görüş istenilmesine rağmen, bunun önemi ve sürüncemede kalmaması sebebiyle keyfiyet hukuki yönden incelenmiştir.
III- Konuyla ilgili Kanun ve diğer mevzuat hükümleri

Gerek, ilgilisi tarafından kıdem tazminatı istenmesine ilişkin dönem 1475 sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunduğu döneme tekabül ettiğinden ve gerekse 10/06/2003 tarihli ve 25134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunan 4857 sayılı İş Kanununun (yeni iş kanunu) 120 maddesi ile 25/08/1971 tarihli ve 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi hariç (Bilindiği üzere 14. madde kıdem tazminatı başlığı taşımakta ve kıdem tazminatı hususunu düzenlemektedir.) diğer maddelerinin yürürlükten kaldırıldığı ifade edilmiş olduğundan başka bir ifade ile 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesi halen yürürlükte bulunduğundan görüş istenmesine ilişkin olayın 1475 sayılı İş Kanunu hükümleri uyarınca çözümleneceği düşünülmektedir.


Keza 4857 sayılı İş Kanunundan Geçici 1. maddesinde “Diğer mevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıflar bu kanuna yapılmış sayılır.” Bu kanunun 120 nci maddesi ile yürürlükte bırakılan 1475 sayılı İş Kanununun 14 ncü maddesinin birinci fıkrasının 1 nci ve 2 nci bendi ile onbirinci fıkrasında, anılan Kanunun 16, 17 ve 26 ncı maddelerine yapılan atıflar, bu Kanunun 24, 25 ve 32 nci maddelerine yapılmış sayılır hükmü ile aynı Kanunun Geçici 1. maddesinde 1475 sayılı Kanuna göre halen yürürlükte bulunan tüzük ve yönetmeliklerin bu Kanun hükümlerine aykırı olmayan hükümleri yeni yönetmelikler çıkarılıncaya kadar yürürlükte kalır”hükmü yer almaktadır.

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği
Diğer taraftan Genel Müdürlüğümüzce vizeli Geçici işçi pozisyonlarında çalıştırılan elemanlar hakkında 10/12/1996 tarihli ve 1996/7 Genelge ve 10/03/1997 tarihli ve 13933 sayılı aynı genelgeye ek genelge çıkartılmıştır.
1996/7 sayılı Genelgenin 2. 8 – işten çıkma, çıkarılma, Tekrar işe alma başlıklı maddesinde “… önceki yıllar geçici olarak çalıştırılan işçilerin yeniden işe alınmasında, elden imza karşılığı veya adreslerine posta ile iadeli taahhütlü tebligat yapılarak tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde iş yerine başvurmaları istenecektir. Önceki yıllarda çalışan geçici işçi sayısının yeni işe alınacak işçi sayısından fazla olması durumunda kıdem, başarı ve yapılacak işin niteliği dikkate alınarak tebligat yapılacaktır. Önceki yıllar çalıştığı halde, bu maddeye göre yeniden işe çağrılmayan geçici işçinin kıdem tazminatını isteme hakkı doğacağından talebi Genel Müdürlüğe iletilecektir hükmü yer almaktadır.

1475 sayılı İş Kanunun Analık Halinde Çalıştırma Yasağı başlıklı 70 nci maddesi “Kadın işçilerin doğumdan önce 6 ve doğumdan sonra 6 hafta olmak üzere 12 haftalık süre için çalıştırılmaları yasaktır.

Ancak, bu süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse arttırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.

İsteği halinde kadın işçiye, doğumdan sonraki 6 haftadan sonra 6 aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre ücretli izin hakkının hesabında nazar alınmaz.” Hükmündedir.

Aynı Kanunun İşverenin Bildirimsiz Fesih Hakkı başlıklı 17’nci maddesinin I- Sağlık Sebepleri başlıklı bendi “a) işçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeble doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi,

b) İşçinin bulaşıcı veya işi ile bağdaşmayacak derecede tiksinti verici bir hastalığa tutulduğunun anlaşılması,

(a) fıkrasında sayılan sebepler dışında işçinin kendi kusuruna yükletilmeyen hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için hizmet aktini bildirimsiz fesih hakkı: Hastalık işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 13 üncü maddedeki bildirim önellerini altı hafta aşmasından doğar. Doğum, gebelik hallerinde bu süre 70 nci maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin işine gidemediği süreler için ücret işlemez.” Hükmündedir.

Doktrine baktığımızda mevsimlik çalışan işçinin kıdemi hususunda Prof. Dr. Nuri Çelik İş Hukuk Dersleri kitabında mevsimlik işlerde mevsim sonunda işveren işçiye yeni mevsimde işe olmayacağını ihbar ettiği takdirde hizmet akdi mevsiminin bitimiyle son bulur. İşveren böyle bir ihbarda bulunmazsa yeni mevsime kadar hizmet akdi askıya alınmış olur ve yeni mevsim başladığında işçi işe alınmazsa hizmet akdi yeni mevsim başında işe alınmamasıyla, bu tarihte bozulmuş olur.


Mevsimlik işçi yeni mevsimin başında yapılan tebligata rağmen gelmemişse ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz.
Yargıtay’a göre, mevsimlik işçiler için askı süresi kurul olarak birbirini takip eden iki mevsim arasındaki süre olmak gerekir.
T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği
Mevsimlik işlerde yapılan hizmet akitlerinin belirli süreliymiş gibi düzenlenmiş olması da bir önem taşımaz. Böyle bir çalışma düzeninde her mevsim sonu akitler son bulmayıp yeni çalışma sonuna kadar karşılıklı hak ve borçlar askıya alınır. Bu akitler ardı ardına zincirleme olarak yapıldığından belirsiz süreli hizmet akdine dönüşmüş sayılırlar.
İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için hizmet aktinin kanunda gösterilen fesih halleri (iş aktinin işveren tarafından İş Kanunun 17’ci maddesinin II’ci bendinde gösterilen nedenler dışında feshi veya işçi için iş aktinin İş Kanunun 16’ncı maddesine göre sona erdirilmesi hali) ya da kadın işçinin evlenmek üzere akti sona erdirmesi veya işçinin ölümü ile son bulmuş ve işçinin en az bir yıl çalışmış olması gereklidir.
IV- Değerlendirme
III- numaralı bölümde belirtilen mevzuat ve doktrin hükümleri ışığında görüşümüz istenen olayın değerlendirilmesinde:
Doğum izni biten Fatma Çelik’in kurumumuza başvurarak izninin bittiğini ve çalışma isteğini bildirmesi gerekirdi.
Söz konusu kişinin bugüne kadar böyle bir başvurusu olmadığından (ilgi yazı ve eki belgelerden başvurusunun olmadığı anlaşılmaktadır.) ve bu sebeple kendi isteği ile işten ayrılmış kabul edildiğinden, (doğum izninin bitimi çalışan döneme veya mevsim sonuna denk gelmesi durumu değiştirmeyecektir. Çünki mevsim sonuna gelse de doğum izninin bittiğini ve çalışmak iradesini belgelemesi gerekirdi ki, yeni dönem de hizmet akitleri imzalanırken kendisi de sözleşme imzalamak için kuruma telefon (uygulama da genelde telefonla haberdar edilmektedirler ve bu durum çalışmak isteyenler için sorun teşkil etmemektedir.) veya yazılı tebligat suretiyle çağrılsın) iş aktini kendisi feshetmiş olduğundan ve bu fesih hali kıdem tazminatı alabileceği fesih hallerinin hiç birisine girmediğinden adı geçenin kıdem tazminatı alamayacağı düşünülmektedir
V-Sonuç ve Görüş özeti:
Söz konusu kişinin bugüne kadar böyle bir başvurusu olmadığından (ilgi yazı ve eki belgelerden başvurusunun olmadığı anlaşılmaktadır.) ve bu sebeple kendi isteği ile işten ayrılmış kabul edildiğinden, (doğum izninin bitimi çalışan döneme veya mevsim sonuna denk gelmesi durumu değiştirmeyecektir. Çünki mevsim sonuna gelse de doğum izninin bittiğini ve çalışmak iradesini belgelemesi gerekirdi ki, yeni dönem de hizmet akitleri imzalanırken kendisi de sözleşme imzalamak için kuruma telefon (uygulama da genelde telefonla haberdar edilmektedirler ve bu durum başlayanlar için sorun teşkil etmemektedir.) veya yazılı tebligat suretiyle çağrılsın) iş aktini kendisi feshetmiş olduğundan ve bu fesih hali kıdem tazminatı alabileceği fesih hallerinin hiç birisine girmediğinden adı geçenin kıdem tazminatı alamayacağı düşünülmektedir.
Konu hakkında açıklanan hususlar dikkate alınarak takdir Başkanlığınıza ait olmak üzere mahalline talimat verilmesi hususunda
Bilgilerini rica ederim.
Ali Ramazan ACAR

I. Hukuk Müşaviri

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği
Sayı : B.09.1TKG061-647-03-01-07-305/ / /2007

Konu : 4/B sözleşmelilerin sendika üyelikleri




STRATEJİ GELİŞTİRME DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
İlgi : a) 14/03/2007 tarihli ve 526 sayılı yazınız,

b) 28/02/2007 tarihli ve 1539 sayılı yazı,

c) 31/05/2006 tarihli ve 2979 sayılı yazı,

d) 19/06/2006 tarihli ve 24366 sayılı yazı,

e) 21/03/2007 tarihli ve 11681 sayılı yazı,

f) 06/06/2006 tarihli ve 11795 sayılı yazı,

g) 03/04/2007 tarihli ve 2536 sayılı yazı.

I- Hakkında hukuki görüş sorulan mesele :

Başkanlığınızın ilgi (a) yazısı ekinde gönderilen, Tapu ve Kadastro Erzurum Bölge Müdürlüğünün Personel Dairesi Başkanlığına hitaplı ilgi (b) yazısında özetle;


Anılan bölge müdürlüğünün ilgi (c) yazılarıyla, Personel Dairesi Başkanlığına 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi kapsamında çalışan sözleşmeli personelin sendika aidatlarının kesilip kesilmeyeceği hususunu soru konusu ettiği, adı geçen başkanlığın ilgi (d) cevabi yazısıyla sözleşmeli personelin sendikaya üye olamayacağından bahisle aidat kesilmesinin de mümkün olmadığı yönünde görüş bildirdikleri,
Ancak, bölge müdürlükleri bünyesinde 4/B maddesi kapsamında çalışan sözleşmeli personelin, sendikaya üye oldukları ve Ankara 2.İş Mahkemesinin 28/11/2006 tarihli, E.2006/436 ve K.2006/651 sayılı “657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi kapsamında çalışan sözleşmeli personelin memur sendikalarına üye olabileceklerine ilişkin tespit kararına” istinaden sendika aidatlarının kesilmesini talep ettikleri,
21/03/2006 tarihli ve 5473 Sayılı Kanunun 1.maddesiyle getirilen Ek Madde 4- “25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikasına üye olup, kendisinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine, anılan kesintinin yapıldığı her ay için 5 YTL tutarında sendika ödeneği verilir….” hükmüne ve bahsolunan mahkeme tespit kararına göre, 4/B maddesi kapsamında çalışan sözleşmeli personelden sendika aidatının kesilmesi ve 5 YTL tutarındaki sendika ödeneğinin verilmesi gerektiği kanaatinin bildirildiği,

Bununla birlikte, 4/B maddesi kapsamında çalışan sözleşmeli personelden sendika aidatının kesilip kesilmeyeceği ve 5 YTL tutarındaki sendika ödeneğinin verilip verilmeyeceği hususunda görüşümüze başvurulduğu anlaşılmakla, gerekli inceleme yapılmıştır.


II- 26/12/2005 tarihli ve 2005/1614 sayılı genelge hükümlerine göre yapılan inceleme ve neticesi :
Konu hakkında Başkanlığınızca genelgeye istinaden görüşünüz bildirilmemiş, daha önce talimat veren Personel Dairesi Başkanlığına yeni durum intikal ettirilmemiş (görüş ve uygulama birliğinin sağlanması bakımından), ilgi (a) yazınız ekinde gönderilen belge örnekleri de eksik olduğundan sonradan tamamlatılmıştır.

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği

III-Konuyla ilgili Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer mevzuat hükümleri ile yargı kararları :

Bilindiği üzere, 21/03/2006 tarihli ve 5473 Sayılı Kanunun 1.maddesiyle getirilen Ek Madde 4, “25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu hükümleri uyarınca kamu görevlileri sendikasına üye olup, kendisinden üyelik ödentisi kesilen kamu görevlilerine, anılan kesintinin yapıldığı her ay için 5 YTL tutarında sendika ödeneği verilir….”,

657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4.maddesinin Sözleşmeli Personel başlıklı B bendi, “Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zarurî ve istinaî hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar kurulunca geçici olarak özleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir…” hükmündedir.

Yine, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 2 nci maddesinde, Bu kanun, ...genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda, kamu iktisadi teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır.”, 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, kamu görevlisi, “Kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışındaki bir kadro veya pozisyonunda daimi surette çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış kamu görevlilerini...ifade eder”,

Aynı kanunun 48 inci maddesinin (b) bendi ise, “Personel konularına ilişkin olarak karşılaşılacak sorunları Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşlerini alarak gidermeye Devlet Personel Başkanlığı yetkilidir.” hükmündedir.

Diğer taraftan, 06/06/1978 tarihli ve 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 5 inci maddesinde, “Sözleşme süreleri bütçe yılı ile sınırlıdır. Ancak zorunlu durumlarda Maliye Bakanlığının olumlu görüşü alınmak kaydıyla iki yıla kadar sözleşme yapılabilir” denilmekte olup, 7 nci maddesinin son fıkrasında ise, “Bu statüde çalışanların sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle Kurum tarafından; sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle çalışanlar tarafından; sözleşmenin feshedilmesi durumunda, iş sonu ödentisi verilmez” hükmüne yer verilmiştir.

Bir benzer konu hakkında Devlet Personel Başkanlığının 26/06/2006 tarihli ve 13259 sayılı görüşünde;

“…Genel Müdürlüğü emrinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre sözleşmeli statüde istihdam edilen personelin, kamu görevlileri sendikalarına ya da işçi sendikalarına üye olup olamayacaklarına ilişkin ilgi yazı incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 2 nci maddesinde, “... genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda, kamu iktisadi teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır” denilmekte olup, 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, kamu görevlisi, “Kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışındaki bir kadro veya pozisyonunda daimi surette çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış kamu görevlilerini ... ifade eder”, hükmü yer almaktadır.

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği

Diğer taraftan, 06/06/1978 tarihli ve 78/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 5 inci maddesinde, “Sözleşme süreleri Bütçe Yılı ile sınırlıdır. Ancak zorunlu durumlarda Maliye Bakanlığının olumlu görüşü alınmak kaydıyla iki yıla kadar sözleşme yapılabilir” denilmekte olup, 7 nci maddesinin son fıkrasında ise, “Bu statüde çalışanların sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle Kurum tarafından; sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle çalışanlar tarafından; sözleşmenin feshedilmesi durumunda, iş sonu ödentisi verilmez” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümler çerçevesinde İdare, sözleşme süresinin bitiminde veya daha önce sözleşmeyi feshedebileceği gibi bir sonraki yıl sözleşmeyi yenileyebilmektedir. Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesindeki “... (36 ncı maddenin II Teknik Hizmetler Sınıfında belirtilen görevlerde yukarıdaki fıkra uyarınca çalıştırılanlar için, işin geçici şartı aranmaz.) .....” şeklindeki düzenleme, bu şekilde çalışanların daimi statüde görev yaptıklarına değil, yürütülecek hizmetin devamlılığına işaret etmektedir.

Bu itibarla, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 3/a maddesiyle tanımlanmış “Kamu Görevlisi” kapsamına girmeyen, adaylık veya deneme süresine tabi olmayan ve daimi surette çalışması öngörülmeyen, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre istihdam edilen personelin, kamu görevlileri sendikalarına üye olamayacakları mütalaa edilmektedir.

Ayrıca, 657 sayılı Kanunun 4/B Maddesinde...hükmü yer almaktadır. Hal böyle olunca, işçi sayılmadıkları mezkur maddede açıkça ifade edilen söz konusu personelin, işçi sendikalarına da üye olmaları mümkün bulunmamaktadır.” belirtilmiştir.
Bunun yanında, benzer konu hakkında Maliye Bakanlığının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına hitaplı 28/05/2002 tarihli ve 11905 sayılı görüşünde de;
“…4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 2 nci maddesinde, mezkur Kanun hükümlerinin genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ilebunlara bağlı kuruluşlarda, kamu iktisadi teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya özel kanunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanacağı düzenlenmiş; 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde ise, kamu kurum ve kuruluşlarının işçi statüsü dışındaki bir kadro veya pozisyonunda daimi surette çalışan, adaylık veya deneme süresini tamamlamış personelin söz konusu Kanunun uygulanması bakımından “kamu görevlisi” sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Bu itibarla, adaylık veya deneme süresi olmayan ve daimi surette çalışma öngörülmeyen, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B ve 4/C maddelerine göre istihdam edilenlerin, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun kapsamında değerlendirilemeyeceği mütalaa edilmektedir.
Diğer taraftan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesindeki “36 ncı maddenin II- Teknik Hizmetler Sınıfında belirtilen görevlerde yukarıdaki fıkra uyarınca çalıştırılanlar için, işin geçici şartı aranmaz” şeklindeki düzenleme; bu şekilde çalışanların daimi statüde görev yaptıklarına değil, yürütülecek hizmetin devamlılığına işaret etmektedir. Hizmetin devamlı olması bu statüde çalışan personelin devamlı çalışmasını gerektirmemektedir. Zira, 06.06.1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar çerçevesinde idare, sözleşme süresinin bitiminde veya

T.C.

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliği
daha önce sözleşmeyi feshedebileceği gibi bir sonraki yıl sözleşmeyi yenileyebilmektedir. Bu şekilde sözleşmenin yenilenmesi halinde de sözleşmeli personele devamlı çalışma hakkı getirilmemektedir. İdarenin sözleşmeyi feshetme veya yenilememe hakkı devam etmektedir. Aynı haklara belli şartlar çerçevesinde sözleşmeli personel de sahip bulunmaktadır.

Hal böyle olunca, mezkur madde hükmüne göre istihdam edilenlerin daimi statüde görev yapan kamu görevlisi olarak değerlendirilmek suretiyle 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu kapsamında sayılmalarının mümkün olmadığı düşünülmektedir.” bildirilmiştir.



Buna karşılık, Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetler Kolu Kamu Görevlileri Sendikasının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı aleyhine açtığı tespit davasında, Ankara 2.İş Mahkemesinin 28/11/2006 tarihli, E.2006/436 ve K.2006/651 sayılı kararıyla “657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi kapsamında çalışan sözleşmeli personelin 4688 Sayılı Kanun doğrultusunda memur sendikalarına üye olabileceklerinin tespitine” hükmedilmiş olup, bu karara karşı ise temyiz yoluna başvurulmuştur.
Anılan mahkemenin tespit kararından anlaşılacağı üzere:
Davalı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, davacı sendikanın istemine;
4688 Sayılı Kanunun 48 inci maddesinin (b) bendinde belirtilen “Personel konularına ilişkin olarak karşılaşılacak sorunları Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görüşlerini alarak gidermeye Devlet Personel Başkanlığı yetkilidir.” şeklindeki hükme istinaden, 10/05/2006 tarihli ve 86860 sayılı yazılarıyla dava konusu hakkında Devlet Personel Dairesi Başkanlığından görüş sormuş, alınan 10/05/2006 tarihli ve 0736 sayılı cevabi yazıyla, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun 3/a maddesiyle tanımlanmış “Kamu Görevlisi” kapsamına girmeyen, adaylık veya deneme süresine tabi olmayan ve daimi surette çalışması öngörülmeyen, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesine göre istihdam edilen personelin, kamu görevlileri sendikalarına üye olamayacakları, yönünde görüş bildirildiğinden, olumsuz cevap vermiştir.
Son olarak, Personel Dairesi Başkanlığımızdan alınan ve ilişikte gönderilen ilgi (e) yazıyla özetle;
Devlet Personel Başkanlığının ilgi (f) görüşleri doğrultusunda, tüm merkez ve taşra birimlerimize ilgi (d) talimatlarıyla bu statüde çalışan personelimizin sendikaya üye olamayacaklarının duyurularak gereğinin yapılması yönünde bildirimde bulunulduğu,
Başkanlıklarınca takip edilen sendikal işlemlerin, Başbakanlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve diğer ilgili kurumların yayımladığı yönetmelik ve tebliğe göre yapıldığı, 4/B maddesine göre istihdam edilen personelin sendikalara üye olabileceklerine ilişkin herhangi bir tebliğin ulaşmadığı, neticede bu statüde çalışan personelimizin sendikaya üyeliklerinin kabul edilmediği, bildirilmiştir.
IV- Değerlendirme :
Başkanlığınızın ilgi (a) yazısı ekinde gönderilen, Tapu ve Kadastro Erzurum Bölge Müdürlüğünün Personel Dairesi Başkanlığına hitaplı ilgi (b) yazısında belirtilen hususların, yukarıda belirttiğimiz mevzuat hükümleri ve ilgili kurumların benzer konular hakkındaki görüşleri ve Personel Dairesi Başkanlığımızın ilgi (e) yazısının birlikte değerlendirilmesi neticesinde:

Yüklə 1,66 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   7   8   9   10   11   12   13   14   ...   21




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin