KirkçEŞme tesisleri

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 8.15 Mb.
səhifə79/140
tarix27.12.2018
ölçüsü8.15 Mb.
1   ...   75   76   77   78   79   80   81   82   ...   140

MEDRESELER

322


323

MEDRESELER

lı yükseköğretiminde önemli bir aşamayı belirlemektedirler. Bu dönemde medreselerde yeni bir düzenleme yapılarak, e-ğitim kademeleri aşağıdan yukarıya doğru "haşiye-i tecrid" (yirmili), "miftah" (o-tuzlu), "telvih" (kırklı), "hariç" ve "dahil" (ellili) ve "sahn-ı seman" olarak sıralanmıştır. Sahn-ı seman medreseleri İslam bilimleri ve Arap edebiyatı konularında yükseköğretim yapan ve üst düzey kurum olma özelliğini 16. yy ortalanna kadar sürdürmüşlerdir. Süleymaniye Külliyesi'ndeki medreselerde Fatih döneminde oluşturulan sis-



Ekmekçizade Ahmed Paşa Medresesi

Nurdan Sözgen, 1994/TBTTVArşivi

lüzade'nin eserlerine dayanarak, istanbul medreseleri için iki liste hazırlamıştır (1841). Toplam 275 medresenin sıralandığı ilk liste kronolojiktir; Hadîkatü'l-Cevâmi'nin ve diğer kaynakların yanlış çevirisinden ileri gelen isim, tarih ve yer hataları, tekrarlar bulunmaktadır. Alfabetik olan diğer listede Hadîkatü'l-Cevâmi'je atıflar yapılmış fakat diğer medrese adlarının kaynakları belirtilmemiştir, ilk listedekine benzer yanlışlıklar alfabetik dizinde de yer almaktadır.

19- yy'ın ikinci yarısı ile 20. yy'ın ilk çeyreğinde hazırlanmış olan istanbul medreseleri listeleri, mevcut medreselerin yerlerinin belirlenmesine ve doğru teşhis e-dilmelerine yardımcı olmaktadır. Bu listelerden 1869'da, dönemin şeyhülislamının emriyle hazırlanmış olan Cetvel-i Meda-ris-i Asitane ve Bilâd-ı Selâse, M. S. Kütü-, koğlu tarafından yayımlanmıştır. Belgede 1869'da İstanbul'da bulunan medreselerin tam sayısı belirtilmemekte, işler durumda olan 166 medresenin adları, "ders-i am" sayısı, okutulan dersler ve her dersi izleyen öğrenci sayısı verilmektedir. Listede yer alan medreselerden löO'ı suriçinde, l'i Eyüp'te, l'i Tophane'de, l'i Beşiktaş'ta, 3'ü Üsküdar'dadır. Bugün mevcut oldukları halde listede yer almayan Üsküdar'daki Mihrimah Sultan, Çinili, Eyüp'teki Beşir Ağa, Zal Mahmud Paşa, Galata'daki Valide Kethadüsı Mehmed Efendi medreselerinin 1869'da harap durumda oldukları veya başka bir nedenle kullanılmadıkları anlaşılmaktadır.

İstanbul'da Mevcut Medreselerin Esamisi ve Dersaadet veBilâd-ı Selâse'de Vaki Medaris ve Derununda Sakin Nüfusun Mikdanm Mübeyyin Hülâsa, 19. yy'ın so-nu-20. yy'ın başında işler durumda olan medreselere ait listelerdi.

Darü'l-Hilafetü'l-Aliyye Medresesi(~») kurulmadan önce, 19l4'te İstanbul'da mevcut medreseler dolaşılıp, durum saptaması yapılmıştır, İstanbul Müftülüğü Şer'iyye Sicilleri Arşivi'nde Ders Vekâleti Medrese ve Müderris Defteri adıyla kayıtlı olan ve M. S. Kütükoğlu tarafından yayımlanan bu

belgeye göre, 1914'te İstanbul'da 185 medrese bulunuyordu. İlk yapıldığında medrese olup, daha sonra tekkeye çevrilen medreseler bu sayımda ele alınmamış, buna karşılık başka amaçla yapılıp daha sonra medreseye dönüştürülen ve medrese olarak kullanılmakta olan yapılar katılmıştır.

Defterdeki ayrıntılı saptamalarda medreselerin hücre sayısı ve şadırvan, hela, çamaşırhane, gusülhane gibi işlevsel birimleri belirtilmiş, aydınlanma, havalanma, nem sorunları hakkında gözlemlerde bulunulmuştur. Çevresi açık, gerekli donatıları bulunan, sağlam medreseler ile onarım sonunda iyi duruma gelebilecek medreselerin korunması; yapılar arasına sıkışmış, avlusu dar, iyi aydınlanmayan, sağlık koşullan uygun görülmeyen, donatıları yetersiz, harap medreselerin yıkılması önerilmiştir. 1914 tespitlerine dayanarak hazırlanan ve Darü'l-Hilafetü'l- Aliyye öğretiminin hangi medreselerde, kaç öğrenci alınarak yapılacağını gösteren diğer bir liste Ceride-i ilmiye'nin "Islah-ı Medarise Dair Nüsha-i Fevkalâde" adlı sayısında yayımlanmıştır. 1918'de Ders Vekâleti Medrese ve Müderris Defteri'ne yapıların o tarihteki durumlarını açıklayan gözlemler yapılarak işlenmiştir. Saptamalardan anlaşıldığına göre, 1918'de birçok medrese yanmış, sağlam olanların çoğuna yangınzedeler sığınmıştır.

Medreselerin plan ve görünüşleriyle ilgili olarak, Osmanlı döneminden kalan grafik belgeler çok sınırlıdır. Minyatür tekniğinde yapılmış olan kent görünümleri ve suyolları haritaları özellikle bugün yıkılmış veya değişmiş olan medreseler hakkında genel bir fikir vermektedir. Köprülü Suyolları Haritası 1950'lerde yıkılmış o-lan Kemankeş Kara Mustafa Paşa ve 19. yy'da yol genişletilmesi sırasında kesilen Köprülü Medresesi'nin eski durumları hakkında bilgi sağlamaktadır.

Üzerinde medreselerin gösterildiği kent planlarının yapımı geçen yüzyıldan geriye gitmemektedir. F. Kauffer'in(->) 1776 tarihli haritasında külliye ve yapı adalarının belirtilmesiyle yetinilmiştir. 1863 tarih-

li Stolpe haritası medreselerin konumlan açısından yardımcı olmamaktadır.

1870'lerde hazırlanan ve E. H. Ayver-di tarafından yayımlanan taşbaskı 19. Asırda İstanbul Haritası'nâz, geçen yüzyılın üçüncü çeyreğinde suriçi İstanbul' unda mevcut medreselerden 91'i yerleri ve sınırları belirtilerek gösterilmiştir. Halen mevcut medreselerden bazılarının (örneğin Mehmed Ağa, Siyavuş Paşa, Kuyucu Murad Paşa, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Cedid Mehmed Efendi) bu haritada yer almaması, söz konusu haritanın yapıldığı dönem için tam bir tespit niteliği taşımadığını düşündürmektedir. Türkiye Sigortacılar Daire-i Merkeziyesi'nce J. Pervi-titch'e hazırlatılan İstanbul Sigorta Harita-sz'nda medreseler 1/500 ve 1/1.000 ölçekte, yapım malzemeleri (ağaç, kagir) belirtilerek gösterilmiştir. Haritalar 1920' ler-den başlayarak 1940'ların sonlarına kadar uzanan bir süre içinde yapıldığından, kimi yok olan birçok medreseyi veya izleri göstermesi bakımından değerli bir kaynaktır. Ayrıca bugün mevcut olmakla birlikte kendileri veya çevreleri çok değişikliğe uğrayan birçok medrese (örneğin Ke-penekçi Sinan, Ankaravî Mehmed Efendi) Pervititch patfalarında bozulmadan önceki durumlarıyla incelenebilmektedir.



Medreselerin Kent İçindeki Dağılımı

Bugün İstanbul'da mevcut medreselerin kent içindeki dağılımlarına genel olarak bakıldığında, suriçinde büyük bir yoğunluk kazandıkları, sur dışında ise daha az sayıda olmakla birlikte Eyüp ve Üsküdar yörelerinde toplandıkları gözlenmektedir. Medreselerin kent içindeki dağılımı kronolojik yönden irdelendiğinde, İstanbul' un fetih sonrası yerleşmesiyle ilgili bazı özellikler bulmak mümkün olmaktadır. Medreseler, camiler gibi yeni yerleşmeleri teşvik edici bir öğe olmamakla birlikte, bir külliye programında yer aldıklarında bu amacın etkisi kaçınılmazdır. 15. yy'da en yoğun yerleşme Fatih yöresindedir. Medreselerin Fatih çevresinde bu denli yoğunlaşması M. S. Kütükoğlu'na göre Fatih medreselerinin bu çevrede olması ve yakınlığın medreseler arası hoca değişimi ve öğrenci ulaşımına kolaylık sağlamasıyla a-çıklanmaktadır. İshak Paşa, Mahmud Paşa, Murad Paşa (Aksaray), Davud Paşa ve Koca Mustafa Paşa medreseleri iskân merkezi olma niteliği taşıyan külliyelere bağlı olarak yapılmışlardır. 15. yy'da sur dışında Eyüp'te Eyüb Sultan ve Üsküdar'da Rum Mehmed Paşa medreseleri yapılmıştır.

16. yy'da Fatih'teki medrese sayısı daha da artmış ve yayılma alanı Draman, Fethiye, Edirnekapı'ya doğru uzanmıştır. Vefa, Süleymaniye çevresi ikinci yoğun bölgedir. Divanyolu'nun güneyi, Bayrampaşa Deresi (Yenibahçe), Topkapı yeni medreselerin yapıldığı alanlardır. Aksaray-Koca-mustafapaşa ekseninde mevcutlara eklemelerle halkalan daha sık bir medrese zinciri oluşturulmuştur.

16. yy'da yapılan medreselerin konumları kent sınırlarının genişlediğini göstermektedir. Sur dışında Kasımpaşa, Sütlüce,

Tophane, Atik Valide (Üsküdar), Kanlıca ve Beşiktaş yeni medreselerin yapıldığı alanlardır. l6. yy'ın sonunda Beşiktaş'ta olduğu bilinen medreselerden Hayreddin Paşa, Yahya Efendi ve Emin Mustafa Çe-lebi'ye ait olanlar yok olmuş, geriye yalnız Sinan Paşa Medresesi kalmıştır. 16. yy'da Kanlıca'da İskender Paşa tarafından yaptırılmış olan medrese de günümüze ulaşamamıştır.

17. yy'da yoğunlaşma Fatih, Şehzade-


başı, Divanyolu çevresindedir. Sur dışın
da Merkez Efendi, Eyüp'te Nişanca, Üskü
dar'da Çinili, Boğaz'da Vaniköy medrese
lerin uzandığı uç noktalardır.

18. yy'da yoğunlaşma gene suriçinde


Fatih, Şehzadebaşı, Divanyolu üzerinde
dir. Ayrıca Sirkeci-Bâbıâli yörelerinde ge
lişme görülmektedir. Galata, Eyüp, Üskü
dar, Çapa, Topkapı, Kocamustafapaşa tek
uygulamaların yer aldığı bölgelerdir.

19. yy'da yeni medrese yapımı fazla de


ğildir, fakat daha önce yapılmış medre
selerle kentte yoğun bir birikim vardır. Ta
rihi yarımadanın kuzey kesimi medrese a-
ğıyla örülmüş gibidir. Fatih, Vefa, Beyazıt,
Mahmutpaşa, Babıâli, Ayasofya yöreleri gü
nümüze ancak yüzde 40'ı ulaşabilmiş bir
medrese yoğunluğuna sahiptir. Saraçhane,
Karagümrük, Fener ve Unkapanı'yla sınır
lanan alan içinde 19. yy'da 60'a yakın med
resenin faal olduğu, yapılan saptamalar
dan bilinmektedir. Medreseler açısından
yoğun olan diğer bölgeler Şehzadebaşı-
Vefa-Süleymaniye, Zeyrek ve Divanyolu
çevresidir. Sur dışında Defterdar-Eyüp a-
rasındaki yörede yoğun sayılabilecek bir
kümelenme gerçekleştirilmiştir. Bugün
mevcut olmayan Defterdar Nazlı Mahmud
Çelebi, Gezeri Kasım Paşa, Taşköprülü ve
Behram Kethüda medreseleriyle birlikte
bu yörede toplam 11 medrese bulunuyor
du. Günümüze ulaşanlar, 2'si Zal Mahmud
Paşa Külliyesi'nde olmak üzere, Sokollu
Mehmed Paşa, Cafer Paşa, Kazasker Mus
tafa Efendi, Beşir Ağa medreseleridir. Eyüp'
ün önemli bir dini merkez olması bu yo
ğunlaşmayı etkilemiş olmalıdır. Kasımpa
şa, Galata, Beşiktaş, Boğaz, Müslüman nü
fusun yoğunluğuna karşın, medreselerin
az sayıda bulundukları alanlardır. Kasım
paşa'da 19. yy'da Güzelce Kasım Paşa ve
Piyale Paşa medreselerinin varlığı bilin
mektedir. Galata'da ise 16-18. yy'larda ya
pıldığı bilinen ve günümüze ulaşan 2 med
rese vardır: Kılıç Ali Paşa ve Valide Ket
hüdası Mehmed Efendi medreseleri.

Medreselerin Tarihi Gelişimi

İlk Osmanlı medresesinin açılışından İstanbul'un fethine kadar olan dönemde iznik, Bursa ve Edirne başta olmak üzere Osmanlı kentlerinde birçok medrese yapılmış ve klasik dönem mimarlığına doğru aşamalar kaydedilmiştir. İstanbul'un fet-hiyle, en üst düzey eğitim kurumlarının başkentte toplanması ve yoğunlaşması konusunda bir eğilim gözlenmektedir. Özellikle Fatih tarafından yaptırılan külliye i-çinde yer alan ve sahn-ı seman olarak adlandırılan 8 medrese ve tetimmeleri (Fatih medreselerinde hazırlık okulları), Osman-



B U G U N V AR OLAN MEDRESE YAPILAR I

İstanbul'da bugün (1994) var olan medreselerin yapım tarihleriyle ilgili veri eksiklikleri kesin bir kronolojik sıralamayı zorlaştırmaktadır. Bununla birlikte, inşaat defterleri, vakfiyeler, külliye içinde yazılı bulunan cami ve diğer yapıların varlığı, yaptıran kişinin yaşadığı yıllar, medreseye müderris atandığı tarih gibi somut verilerden yararlanılarak medreseler kronolojik olarak şöyle sıralanmaktadırlar: 1-8. Fatih Sahn-ı Seman medreseleri (867-875/1462-1470-71); 9. Mahmud Paşa Medresesi (877/1472-73) (yalnız dershanesi mevcut); 10. Zeyni Mehmed Efendi Medresesi (yalnız dershanesi mevcut); 11. Davud Paşa Medresesi (890/1485) 12. Koca Mustafa Paşa Medresesi (1490); 13. Atik Ali Paşa Medresesi (902/1496-97); 14. Efdalzade Medresesi (15. yy'ın sonu); 15. II. Bayezid Medresesi (913/ 1507-08); 16. Üçbaş Medresesi (939/1532); 17. Haseki Hurrem Sultan Medresesi (946/1539-40); 18. Şehzade Mehmed Medresesi (954/1547); 19. Kepenekçi Sinan Medresesi (952/1545-46); 20. Rüstem Paşa Medresesi (954/1547); 21. Mihrimah Sultan Medresesi (Üsküdar) (954/1547); 22. Sultan Selim Medresesi (1548-49); 23-24. Süleymaniye Evvel ve Sani medreseleri (1552-53); 25. Süleymaniye Tıp Medresesi; 26. Sinan Paşa Medresesi (963/1555-56); 27. Süleymaniye Darülha-dis Medresesi (964/1556-57); 28-29. Süleymaniye Salis ve Rabi medreseleri (966/1558-59); 30. Cedid (Semiz) Ali Paşa Medresesi (966/1558-59); 31. Cafer Ağa (Soğukkuyu) Medresesi (967/1559-60); 32. Esekapısı (Hadım ibrahim Paşa) Medresesi (1560?); 33. Şah-ı Huban Medresesi (971/1563-64) (yalnız dershanesi mevcut); 34. Nişancı Mehmed Bey Medresesi (1566'dan önce); 35. Kara Ahmed Paşa Medresesi (16. yy'ın ikinci yarısı); 36. Mihrimah Sultan Medresesi (Edirneka-pı) (976/1568-69); 37. Sokollu Mehmed Paşa Medresesi (Eyüp) (976/1568-69); 38. Haydar Paşa Medresesi (9777 1509) (yalnız dershanesi mevcut); 39. Sokollu Mehmed Paşa Medresesi (Kadırga) (979/1571-72); 40. Şemsi Paşa Darülhadisi (980/1572-73); 41. Zal Mahmud Paşa (tahtani-alt) Medresesi (987/1579-80); 42. Zal Mahmud Paşa (fevkani-üst) Medresesi (1579-80); 43. Atik Valide Medresesi (987/1579-80); 44. Cafer Paşa Darülhadisi (990/1582); 45. Mehmed Ağa Medresesi (990/1582-83); 46. Siyavuş Paşa Medresesi (1590-91 ?); 47. Gevherhan Sultan Medresesi; 48. Kılıç Ali Paşa Medresesi (996/1587-88 ?); 49. Gazanfer Ağa Medresesi (999/1590-91); 50. Koca Sinan Paşa Darülhadisi (1001/1592-93); 51. Hadım Hasan Paşa Medresesi (1004/1595-96); 52. Hafız Ahmed Paşa Medresesi (1004/1595-96); 53. Kuyucu Murad Paşa Medresesi (1019/1610); 54. Ekmekçizade Ahmed Paşa Medresesi (1027/1618'den önce); 55. Sultan Ahmed Darülhadis Medresesi (1609-1620); 56. Bayram Paşa Medresesi (1044/1634-35); 57, Çinili Darülhadisi (1050/1640); 58. Mu'İd Ahmed Efendi Medresesi (1057/1647) (kalıntı halinde); 59. Köprülü Mehmed Paşa Medresesi (1071-72/1660-61); 60. Min-karizade Yahya Efendi Medresesi (kalıntı halinde); 61. Kazasker Mustafa Efendi Medresesi (1088/1677); 62. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Darülhadisi (1681-1091); 63. Amcazade Hüseyin Paşa Medresesi (1112/1700-01); 64. Feyzullah Efendi Medresesi (1112/1700), 65. Valide Kethüdası Mehmed Efendi Darülhadisi (1117/1705); 66. Ankaravî Mehmed Efendi Medresesi (1119/1707); 67. Çorlulu Ali Paşa Darülhadisi (1120/1708); 68. Damat ibrahim Paşa Darülhadisi (Acımusluk) (1717'den sonra); 69. Damat ibrahim Paşa Darülhadisi (Şehzadebaşı) (1132/1719-20); 70. Ah-mediye Medresesi (1134/1721-22); 71. Şeyhülislam Esad Efendi Darülhadisi; 72. Hacı Beşir Ağa Darülhadisi (Eyüp) (1157-58/1744-45); 73. Hacı Beşir Ağa Medresesi (Babıâli) (1158/1745); 74. Seyyid Hasan Paşa Medresesi (1158/1745); 75. Nuruosmaniye Medresesi (1169/1755-56); 76. Cedid Abdürrahim Efendi Medresesi (1160/1747); 77. Cedid Mehmed Efendi Medresesi; 78. Kaba Halil Efendi Medresesi (1181/1767'denönce); 79. Hamidiye Medresesi (1192-1195/1778-1781); 80. Hasodabaşı Hasan Ağa-Horhor Medresesi (çok harap durumda).

ZEYNEP AHUNBAY

tem tıp, matematik ve hadis eğitimi yapan medreselerle geliştirilmiş; sahn-ı semanla biten medrese kademelenmesine üst basamaklar eklenerek, tümü 12 derece olan yeni bir sıralama ortaya çıkmıştır. Medreselerin son dönemine kadar süren bu düzenleme şöyledir: "İptida-i hariç", "hareket-i hariç", "İptida-i dahil", "hareket-i dahil", "musıla-i sahn", "sahn-ı seman", "İptida-i altmışlı", "hareket-i altmışlı", "musala-i Süleymaniye", "hamise-i Süleymaniye", "Süleymaniye" (dört medrese: Evvel, sani, sa-lis ve rabi) ve "Süleymaniye Darülhadisi".

MEDRESELER

324

325

MEDRESELER

16. yy'ın sonunda Osmanlı devlet yönetiminde aksaklıklar ve disiplin dışı uygulamalar sonunda medrese eğitiminde de bozukluklar baş göstermiştir. Medreselere giriş ve müderris olma kuralları, çiğnenerek iltimasla payeler verilmesi, usulsüz a-tamalar yapılması, öğretimin niteliğini düşürmüştür. Ayrıca tutucu çevrelerin baskısı sonucu, pozitif bilimler yönünden yetersiz olan eğitimin içeriği daha da kısıtlanarak yozlaştırılmıştır. 18. ve 19. yy'larda medreselerin düzene sokulması yolunda çeşitli girişimlerde bulunulmuştur. 1750' de I. Mahmud iltimas ve kayırma ile müderris olanların yerlerinden alınarak "ehl-i ilim" ulemanın bu görevlere getirilmesi yolunda şeyhülislama "hatt-ı hümayun" göndermiştir. Benzer çabalar III. Selim döneminde de (1789-1807) sürdürülmekle birlikte, istenen sonuç elde edilememiştir. Medrese eğitimiyle ülkenin Batı'yla eş düzeye erişemeyeceğini düşünen II. Mahmud (hd 1808-1839) Âvrupa'dakine benzer bir eğitim düzeni kurulması girişiminde bulunmuş ve böylece Batı'dan aktarılan bilgilerle öğretim yapan tıp, mühendislik ve harp okullarıyla, medreseler dışında yeni bir eğitim sistemi oluşturulmuştur. Tan-

Fatih

Külliyesi'ndeki Karadeniz Çifte Kurşunlu Medresesi'nden bir görünüm (üstte) ile Karikatür ve Mizah Müzesi olarak kullanılan Gazanfer Ağa Külliyesi'nin medresesi. Fotoğraflar Nurdan Sözgen, 1994/TETTV Arşivi



zimat'la (1839) medreselere yeni bir program getirilmemiş, kendi kapalı düzenlerim sürdürmeye bırakılmışlardır. Kadı gereksinimi karşısında medreselerin yetersiz kalması sonunda, 1854'te kadı yetiştirmek için "Muallimhane-i Nüvvab" adıyla yeni bir okul açılmıştır (bak. Medresetü'1-Ku-zat).

II. Meşrutiyet'ten (1908) sonra medreselerin denetlenmesi konusu yeniden ele alınmıştır. 19l4'te çıkarılan "Islah-ı Meda-ris Nizamnamesi" ile İstanbul medreseleri "Darü'l-Hilafetü'l-Âliyye" adı altında toplanmıştır. Her biri 4 yıllık bölümler halinde olmak üzere üç kademesi olan bu yeni eğitim programında pozitif bilim ve yabancı dil eğitimine de yer verilmiştir. Bu düzen içinde faaliyetlerini sürdüren medreseler Cumhuriyet döneminin başında "Tevhid-i Tedrisat" (Eğitimin Birleştirilmesi) ilkesine bağlı olarak 16 Mart 1924' te kabul edilen yasa ile kapatılmışlardır. Tipolojik Özellikler 15-19. yy'lar arasında İstanbul'daki 500'ü aşkın medresenin mimari özellikleri hakkındaki bilgiler oldukça sınırlıdır. Kaynaklardan medreselerin adı, yapım tarihi, yaptıranı ve konumlarıyla ilgi bilgiler sağlana-

bilmekte, buna karşılık malzeme, boyut ve mimari biçimleniş konularına açıklık getirecek veriler edinilememektedir. Böylece İstanbul medreseleri konusundaki araştırma ve değerlendirmeler günümüze ulaşabilen 80 kadar medreseyle sınırlı kalmaktadır. İstanbul yangınları ve medreselerin tümünün dayanıklı kagir yapılar olmaması, söz konusu yapıların çok düşük oranda korunabilmesinin başlıca nedeni olarak gösterilebilir. Diğer bir önemli neden, vakıf yapısı olan medreselere gelir sağlayan mülklerin Osmanlıların son döneminde kaybedilen topraklarda olması ve gelirlerin eksilmesi sonucu bakım onarım çalışmalarının yerine getirilememesidir. 1914' te var olan 185 medreseden ancak yüzde 40'ının günümüze ulaşabilmesi verilen kaybın boyutunu açıkça göstermektedir. I. Dünya Savaşı'mn çıkması 19l4'te önerilen onarımların gerçekleştirilmesini engellemiş Fatih'in büyük bir bölümünü harap eden 1918 yangını ve ertesinde hazırlanan planla açılan yeni yollar kayıpları artırmıştır. 1924'te medreselerin kapatılması sonucu boşaltılan binalarda bozulmalar hızlanmış, harap durumda olan birçok medrese yıkılarak yerlerini ilk ve orta öğretim yapılarına bırakmıştır.

İstanbul'un fethinden sonra Ayasofya, Eski İmaret, Zeyrek kiliseleri ve onlara bağlı yapılar bir süre medrese olarak kullanıldılar. Fatih'in İstanbul'da yaptırdığı ilk medrese Eyüb Sultan Camii'yle aynı avluyu paylaşan bir yapıydı (1458-1459). 18. yy' in sonlarına doğru depremden zarar gören caminin yeniden yapımı sırasında bu medrese yıkılmıştır (1798-1800). Fatih'in Ayasofya yanında yaptırdığı medrese (yaklaşık 1466) ise II. Bayezid döneminde (1481-1512) bir kat eklenerek büyütülmüş, daha sonra onarım ve değişimler geçirmiştir. II. Selim döneminde (1566-1574) Mimar Sinan'ın .Ayasofya'da yaptığı 2 medrese bu yapının yerini almış olmalıdır. 1935'te Ayasofya'nın batı yönünde, girişte yapılan kazı çalışmaları öncesinde yıkılan Ayasofya Medresesi ise 19. yy'ın ikinci yarısına ait iki katlı bir yapıydı.

Osmanlı medreselerini mimarlık özellikleriyle ele alan ilk genel çalışma Semavi Eyice'ye aittir. Eyice 14-18. yy'lar arasında yapılmış medreseleri, sultanların yaptırdıkların külliyeler içinde yer almaları, bir cami ile birlikte veya bağımsız olarak tasarlanmalarına bağlı olarak üç kümede incelenmiştir. Günümüze ulaşan ilk Osmanlı medresesi olan İznik Süleyman Paşa Medresesi bir külliyeye bağlı olmadan yapılan tek, bağımsız medrese türüne bir örnektir. İstanbul'da bu türü izleyen birçok medrese vardır (Cedid Ali Paşa, Rüstem Paşa, Gevher Sultan, Ankaravî, Hasodaba-şı Hasan Ağa). Cami ile aynı avluyu paylaşan medrese modeli İstanbul'da Mimar Sinan tarafından sık uygulanan bir düzenlemedir (Beşiktaş'ta Sinan Paşa, Kara Ah-med Paşa, Kadırga'da Sokollu, Zal Mahmud Paşa). Merkezinde bir medrese olan, sebil, türbe, kitaplık ve dükkânlarla bütünleşen, "küçük külliye" olarak nitelenebilecek programlar, İstanbul'da 16. yy'dan

Hücrelerin

dizilişleri ve

dershaneyle

ilişkilerine

bağlı olarak

medrese

düzenlemeleri:



1-4. "L" plan,

5-6. yan yana

tek dizi,

7-10. dikdörtgen

plan,

11. karşılıklı iki dizi,



12. sekizgen plan,

13

13-18. "U" plan. Zeynep Ahunbay



sonra çok uygulanmıştır (Gazanfer Ağa, Kuyucu Murad Paşa, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, Amcazade Hüseyin Paşa, Seyyid Hasan Paşa, Beşir Ağa).

Medreseler İstanbul'da sultan ve vezirler tarafından yapılan külliyelerinin temel bileşenlerinden biridir (Davud Paşa, Mahmud Paşa, Şehzade, Sultan Ahmed, I. Ab-dülhamid, Nuruosmaniye). Fatih Külliyesi 8 medresesiyle bir külliye için en üst sayıyı gerçekleştiren örnektir; genel yerleşme planında medreselerin konumlan, yan yana geliş düzenleri, Süleymaniye Külliyesi'ndeki medreselerin tasarımına ilham kaynağı olmuştur. Mimar Sinan çift medrese motifinden caminin kuzeydoğu ve güneybatı yönlerindeki evvel ve sani, salis ve rabi medreselerinin yerleşim ve düzenlerinde yararlanmıştır. Medreseler külliye içinde olup olmamalarına bağlı olmadan değişik kompozisyonlar ve tipolojik özelliklerle tasarlanmışlardır. Arazinin eğimi, fevkani medreselerin ortaya çıkmasına neden olmuştur (Kadırga'da Sokollu, Atik Valide). Bazı medreseler ise yer darlığı nedeniyle zeminden yükseltilmiştir (Cağaloğ-lu'nda Hadım Hasan Paşa).

Medreselerin temel bileşenleri derslerin yapıldığı dershane ve öğrencilerin barındığı hücrelerdir. Şadırvan, gusülhane, hela gibi donatımlar hijyenik yaşam için gerekli diğer öğelerdir. İstanbul medreselerinde dershaneler genellikle kare planlıdır. Dikdörtgen (Süleymaniye evvel ve sani) ve sekizgen planlı (Kara Mustafa Paşa, Köprülü) olanlara da rastlanmaktadır. Mimar Sinan Süleymaniye salis ve rabi medreselerinde cumbalı dershane modelini oluşturmuş; benzer bir uygulama Davud Ağa tarafından Koca Sinan Paşa Darülha-disi'nde uygulanmıştır. Dershane örtüsü klasik dönemde kubbedir, 18. yy'dan sonra aynalı ve tekne tonoz örtü de kullanılır olmuştur. Hücreler genellikle kare planlıdır ve kubbeyle örtülüdür. Bazı medreselerde hücre dizileri arasında eyvanlara da yer verilmiştir (II. Bayezid, Şehzade, Mih-rimah Sultan-Edirnekapı). Şadırvanlar en görkemli biçimlerinde, sütunlarla taşınan

15

bir saçaklı çatı altında fıskiyeli mermer hazne düzenlemesiyle ortaya çıkmaktadır (Koca Sinan Paşa, Feyzullah Efendi). Mimar Sinan Şehzade, Rüstem Paşa medreselerinde alışılmışın dışına çıkarak, kümbet biçimli şadırvanlar uygulamıştır. Daha mütevazı uygulamalarda şadırvanlar bir veya daha fazla sayıda musluğu olan sandık biçiminde mermer hazneler biçiminde tasarlanmıştır (Cafer Ağa-Soğukkuyu, Sokollu-Eyüp). Medreselerde helalar genellikle küçük bir geçitle girilen arka bahçelerde yer alırlardı. Helalar ender olarak medresenin asıl kütlesi içinde düşünülmüş ve kalıcı bir malzemeyle yapılmıştır (Kuyucu Murad Paşa, Sultan Ahmed).



Medrese planları incelendiğinde, düzenlemelerin hücrelerin diziliş düzenlerine ve dershanenin hücrelerle olan ilişkilerine bağlı olarak çeşitlendiği gözlenmektedir. İstanbul'da mevcut medreselerde, hücrelerin diziliş biçimleri ve oluşturdukları kütlenin dershaneyle olan ilişkileri aşağıda sıralanan düzenlerde gerçekleştirilmiştir:

1. Yan Yana Tek Dizi: Tek dizi hücre
den oluşan medreselerde dershane hüc
relerin ucunda (5) veya aralarında (6) yer
almaktadır. Mevcut İstanbul medreseleri
arasında "5" tipinin uygulaması Süleyma
niye Darülhadis Medresesi'nde görülmek
tedir. Bugün çok değişmiş olan Malulza-
de Medresesi'nin planı da dershanenin
hücrelerin ucunda yer aldığı tek sıra hüc
re şemasına uymaktadır.

2. Karşılıklı İki Dizi: Hücrelerin kar
şılıklı iki sıra halinde dizildikleri bu plan
düzeninde dershane genellikle simetri ek
seni üzerinde, hücrelerden bağımsız ola
rak yer almaktadır. İstanbul'daki en erken
uygulaması Eyüb Sultan Medresesi (1458-
1459), 16. yy'dan diğer bir örnek Sokol
lu Mehmed Paşa Medresesi'dir (Eyüp) .

3. "L"Plan: Hücrelerin "L" oluşturacak
biçimde iki kol üzerinde dizildikleri bu
plan düzeninde, dershane-hücre ilişkile
ri aşağıdaki çeşitlemeleri göstermektedir:
a. Dershane hücrelerden ayrı olarak avlu
nun boş kalan köşesinde yer almaktadır:

11

17



12

j 18


Nişancı Mehmed Bey, Köprülü Mehmed Paşa, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa medreseleri, b. Dershane "L"nin bir ucuna bitişiktir: Galata'da Valide Kethüdası Mehmed Paşa, Eyüp'te Hacı Beşir Ağa medreseleri, c. Dershane kendisine eş değerli ikinci bir kütle ile birlikte, hücrelerden ayrı olarak avlunun bir kenarını sınırlayacak şekilde yerleşmiştir: Feyzullah Efendi Medresesi.

4. "U" Plan: Hücrelerin "U" oluşturacak
düzende, üç kol üzerinde dizildiği bu plan
tipinin çeşitlemeleri genel olarak hücre-
dershane ilişkilerine göre oluşmaktadır, a.
Yalın "U": Bu durumda medrese ya cami
ile aynı avluyu paylaşmaktadır ve dersler
camide yürütülmektedir veya medrese ca
mi ile aynı külliye içindedir fakat ayrı bir
avlusu vardır. Her iki durumda da dersler
camide yapıldığına göre bu dizilişi dersha-
nesiz kabul etmemek gerekir; ancak aynı
avluyu paylaşan ve dershaneli olan "U"
plandan ayırmak için "yalın U" deyimi kul
lanılmıştır: Sinan Paşa Medresesi (Beşik
taş), b. Dershane "U"nun açık olan kısmın-
dadır. Bu tipin uygulamalarında dershane
genel olarak simetri ekseni üzerinde yer
almaktadır (II. Bayezid, Sultan Selim), fa
kat Koca Sinan Paşa Darülhadisi'nde ol
duğu gibi asimetrik yerleşmiş olan dersha
ne örneği de vardır, c. Dershane "U"nun
simetri ekseni üzerinde, hücreler arasın
da yer almaktadır: Kara Ahmed Paşa, So
kollu Mehmed Paşa (Kadırga), Bayram Pa
şa. Mevcut en erken Osmanlı medresesin
de ilk örneğini gördüğümüz bu plan tipi
aynı zamanda en sık kullanılan plan se
masıdır, d. Dershane "U"nun bir ucuna
birleşmektedir: Cafer Paşa (Eyüp), Kazas
ker Mustafa Efendi, Cedid Mehmed Efen
di, Damat İbrahim Paşa Darülhadisi (Acı-
musluk). e. Dershane "U"nun yan kenar
larından biri üzerinde yer almaktadır: Şeh
zade, Cedid Abdürrahim medreseleri, f.
Dershane yaklaşık olarak aynı boyutta
olan ikinci bir kütle ile birlikte "U"nun a-
çıklığı üzerinde yer almaktadır: Damat İb
rahim Paşa Darülhadisi (Şehzadebaşı).

5. Dikdörtgen Plan: Hücrelerin ve

4. MEDRESETÜ'L-EİMME



326

327



Dostları ilə paylaş:
1   ...   75   76   77   78   79   80   81   82   ...   140
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə