Kısaltmalar


İKİNCİ BÖLÜM I. SİHİR ÖĞRENMENİN HÜKMÜ



Yüklə 280,8 Kb.
səhifə8/10
tarix07.04.2018
ölçüsü280,8 Kb.
#46992
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10

İKİNCİ BÖLÜM

I. SİHİR ÖĞRENMENİN HÜKMÜ


Sihir öğrenmenin mübahlığı, haramlığı ve küfrü gerektirmesi konusunda âlimler farklı görüşler ortaya koymuşlardır. Bazıları haram ve küfürdür derken, bazıları mübah, diğer bir kısmı ise farzı kifaye veya vaciptir demişlerdir.

A. Sihir Öğrenmenin Haram Olduğunu Kabul Edenler


Bu görüşü savunlar bir kısmı âyeti kerime ve hadisi şerifleri delil olarak gösterirler. En temel delilleri de peygamberimizin şu hadisidir: "Kim (sihir maksadıyla) bir düğüm vurur, sonra da ona üflerse sihir yapmış olur. Kim sihir yaparsa şirke düşer."166 Ancak hadiste daha çok sihir yapmaya değinildiği görülmektedir.

Hanbelîlere göre, sihir öğrenmek veya öğretmek haramdır. Helal olduğu iddia etmek küfürdür. Çünkü haramlığı kitap, sünnet ve icma ile sabittir.167

Ebû Hanife, İmam-ı Malik ve Ahmet Bin Hanbel'e göre, sihri öğrenip yapan kişi kâfir olur. Ancak bazı Hanefi âlimlerine göre, korunmak için öğrenen kâfir olmaz, ta ki câiz ve faydalı olduğuna inanırsa o zaman kâfir olur demişlerdir.

Şafii'ye göre, şayet birisi sihri öğrenirse ona, "sihrini bize vasfet" denir. Vasfedince, eğer küfrü gerektiren kısımdan ise kâfir olur. Küfrü icab ettiren kısımdan değilde onun mübah olduğuna inanıyorsa yine kâfir olur.168 İbn Hacer, İbn Kudame, Alûsi gibi âlimler de sihir öğrenmenin küfür olduğunu savunanlardandır.


B. Sihir Öğrenmenin Mübah Olduğunu Kabul Edenler


Bunlara göre sihri öğrenmekte herhangi bir sakınca yoktur. Günah olan onunla amel edilmesidir. Şafii, "bir kişi öğrendiklerine inanmıyor ve öğrendikleri de küfrü gerektirmiyorsa sihri öğrenmesi mübahtır."169der.

Beydavi, Bakara 102. ayetin tefsirinde; "kim öğrenir, amel eder ve imanı sabit olursa kâfir olmaz. Burada amel etmenin caiz olduğunu, ayrıca sihir öğrenmenin herhangi bir mahzuru olmadığını, öğrenip itikatla amel etmenin yasak olduğunu görüyoruz.170

Elmalılı bu hususta şunları zikreder: "Haddi zatında ilmin hepsi hürmete şayandır. Fakat büyüklüğü ölçüsünde ve ilim olması bakımından hayra ve şerre müsaittir. İlim ne kadar derin, ince ve yüksek olursa, şer ve fitne ihtimali de o nispette büyük olur… ilimler iyiye kullanılırsa zehirlerden ilaç yapılır, kötüye kullanılırsa ilaçlardan zehir elde edilir. Hatta bundan dolayı birçok din âlimlerine göre, özünde haram olan hiçbir ilim yoktur. Hatta şerrinden korunmak için sihir bile öğrenmek haram değildir. Ancak yapmak haramdır ve küfürdür."171

F.Rahman'da uygulaması ve kullanılması kötü bir şey olmasına rağmen, sihri ilmin bir türü kabul etmiştir. Kötü olan ilim değil, onu yanlış kullanmak veya sui istimal etmektir.172


C. Sihir Öğrenmenin Vacip Olduğunu Kabul Edenler


Başlıca savunucusu F.Râzi olan bu görüşün çok az kimse tarafından benimsendiği görülmektedir. Râzi şöyle der: "Âlimler, ilmin zatı gereği güzel bir şey olduğunda ittifak etmişlerdir. Yüce Allah: "Deki: Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"173 buyurmuştur. Şayet sihir bilinmeseydi, sihir ile mucizenin arasını ayırmak mümkün olmazdı. Mucizenin mucize olduğunu bilmek vaciptir, vacibin kendisine dayanmış olduğu şeyde vaciptir. Bu da, sihir ilmini bilmenin vacip olmasını gerektirir, vacip olan şey ise nasıl çirkin ve haram olur.174

Nesefi sihri öğrenip amel edeni kafir olacağını, amel etmeksizin ve korunmak için sihir öğrenmenin küfür olmadığını söylüyor. İ. Maturidi'nin sihrin hakikatini öğrenmek için araştırılmasının vacip olduğunu söylediğine de rivayet ediyor.175

Âlimlerin görüşleri genel olarak göz önüne alındığında şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor: İçinde şirk olmayan, iman esaslarına aykırı olmayan ve korunmak gibi amaçlarla sihir ilmini öğrenmek mübahtır. Haramlığını kabul edenlerin görüşleri dikkatle düşünüldüğünde onlarında aslında, seddi zerâi bağlamında konuyu değerlendirerek bu neticeye ulaştıkları görülür. Ancak konuyu bilimsel amaçlarla tetkik ve varlığı inkâr edilemez bir hakikat olan sihri, kötü niyetlilerin tekeline bırakmamak ve korunmak, tedavi olmak gibi gayelerle sihir öğrenmenin bir mahsuru olmayacağı açıktır.

II. SİHİR YAPMANIN VE SİHİRBAZIN HÜKMÜ


Burada mutlak anlamda sihir yapmanın ve bu sihri yapan sihirbazların hakkında şer'i hükümler mezheplere göre ele alınacaktır.

A. Hanefilere Göre:

Ebû Hanife'ye göre, sihirbazın sihir yaptığı bilinince mutlak surette öldürülür. Tövbe etmesi kabul edilmez. Yine yaptığı sihrin haramlığına inansın veya inanmasın. Kendi ikrarı veya iki şahidin onun sihirbaz olduğunu söylemesi halinde veya şahidin söylemesi durumunda tövbesi kabul edilir ve öldürülmez. Bu hususta Hanefilerin delili "sihirbazın cezası; kılıçla boynunu uçurmaktır."176 hadisidir.

Hanefilere göre sihirbaz kadın öldürülmez. Çünkü o irtidat etmiş bir kadındır. İrtidat eden kadın ise öldürülmez. Uygun bir tarz da dövülür ve tövbe edinceye kadar hapsedilir.177

B. Şafilere Göre:

İmamı Şafiî'ye göre, sihirbaz mürted sayılmaz. Şayet sözle veya fiille sihirde bulunursa Allah'a şirk koşmuş, güneşe ve yıldızlara secdede bulunmuş gibi küfürle itham olunur. Eğer sihri helal görürde, küfrü gerektiren herhangi bir söz veya davranışta bulunmazsa, bu durumda günahkâr bir Müslüman olmuş olur. Hanefilerin delili olan mezkûr hadisi mürsel olduğu için kabul etmezler. Ancak İmamı Şafiî'ye göre, yapılan sihirle ölüme neden olunmuşsa cinayet hükümleri uygulanır.178



C. Malikilere Göre:

İmamı Malik'e göre, sihirbaz küfür içeren bir şeyle sihir yapmakla kâfir olur, tövbesi kabul edilmez, öldürülür. Kadın, kocasını kendisinden veya diğer kimselerden ayırmak için sihir yaparsa cezalandırılır, öldürülmez.179



D. Hanbelîlere Göre:

Ahmet Bin Hanbel'e göre, sihir yapan tekfir edilir, isterse sihriyle öldürsün isterse öldürmesin, sihirbaz öldürülür.180

İbn Teymiye: sihir; kitap, sünnet ve icma ile haramdır. Âlimlerin çoğuna göre, sihir yapan kâfir olur ve katli de vaciptir. Yıldızlardan isteyip, onlardan talep ettikleri şeyi, bulacaklarına dair zanna kapıldıklarından da şirk koşmuş oluyorlar.181

Netice olarak; çoğunluk âlimlere göre sihir yapmak küfür sayılmış ve sihirbazın öldürülmesi hükmüne varılmıştır. Öldürülme konusunda da, küfre düşüp mürted olduklarından dolayı değil, ferde ve topluma zarar verdiklerinden ve öldürülmeleri konusundaki hadise182 dayanarak bu hükmü vermişlerdir.



Yüklə 280,8 Kb.

Dostları ilə paylaş:
1   2   3   4   5   6   7   8   9   10




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin