1 nolu yazim komisyonu tutanaklari iÇİndekiler



Yüklə 8,47 Mb.
səhifə101/111
tarix18.05.2018
ölçüsü8,47 Mb.
#50715
növüYazi
1   ...   97   98   99   100   101   102   103   104   ...   111

AYLA AKAT (Batman) – Maraş’ta da…

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Ben başka bir örnek vereyim diye Ergenekon’u verdim hep.

Maraş da, hani, buna ilişkin. Bir ilde bir yıl boyunca hiçbir mitinge izin verilmemesi nasıl izah edilebilir? Toplantı, gösteri yürüyüşü hakkı, örgütlenme hakkı, düşünce, ifade özgürlüğü hakkı. Yani, buna dair uygulayıcıların, gerek idari makamların gerek yargı makamlarının gerekse yasa koyucunun bunu burada tartıştığımız şekliyle dikkate almadığını bilelim. Bence biz de çok ileri bir noktada tartışmıyoruz. Yani, aslında bugün şunu diyoruz: “Kamu düzeni -bizim irademiz bu, eğer böyle kabul edilirse, biz şerh düşüyoruz ama- gerektirirse biz kişinin özel hayatını izleriz -zaten daha önce kabul etmişiz- bir de telefonunu da dinleriz, kamu düzenini gerektiriyorsa.” Yani ben şunu düşünemiyorum: Kamu düzeni nasıl benim İnternet ortamında yazdığım “mail”leri izlemeyi gerektirebilir? Nasıl, benim eşimle, çocuğumla, arkadaşımla, partnerimle, ne bileyim, siyaseten yaptığım konuşmaları nasıl dinleyebilir? Kamu düzeni bunu engelleyemez. Burada somut bir olgu olması lazım. Benim o iletişimle, o haberleşme hürriyetiyle gerçekten suç işlediğim, suç işleme şüphesini taşıdığım, başkasının hakkını ortadan kaldırma riski taşıdığım ve bu ceza yargılaması konusudur, başka bir konu değil. Haberleşme hürriyeti bir soruşturmaya konu değilse zaten dinleyemezler. Kimse… Hani, keyfî dinlemeleri ayrıksı tutuyorum, Başbakan da dinleniyormuş, ne bileyim, herkes dinleniyor bu memlekette, o ayrı bir şey.

MUSTAFA ŞENTOP (İstanbul) – İllegal olarak.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – İllegal olarak ama legal olarak bir savcı dinleme kararı verecekse…

AYLA AKAT (Batman) – Biz legal dinleniyoruz, o ayrı bir şey, o illegal dinleniyor.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Ha, o illegal dinleniyor.

…dinleyecekse, ne yapacak? Bir soruşturma numarası verecek, esasına kaydedecek, diyecek ki: “Ben seni şu soruşturma numarasıyla dinliyorum.” Ama haber vermiyor tabii de sonra haber veriyor.

MUSTAFA ŞENTOP (İstanbul) – Veya numarayı veriyor, ismi başka veriyor.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Okuduğumuz dosyada, dinlendiğimizi görüyoruz. Mesela, ben, okuduğum, avukatı olduğum bir dosyada, incelerken, a, bir baktım, dinleniyormuşum. Hayır, bunu tahmin etmem…

OKTAY ÖZTÜRK (Erzurum) – Şunu mu demesi gerekiyordu, “Meral Hanım sizi dinleyeceğiz biz.” demesi mi gerekiyordu?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Ben onu eleştirmedim, siz yanlış anladınız.

OKTAY ÖZTÜRK (Erzurum) – Hayır ama, habersiz dinleyecekler, ama orada da gene bir savcının şuyun, buyun…

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Hayır, hayır.

AYLA AKAT (Batman) – Orada bir sınırı var o dinlemenin, sürekli dinleyemez.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Orada şunu söylüyorum Sayın Öztürk, ben şunu söylüyorum, diyorum ki: Dinleme kararları legal ise eğer bir soruşturmaya konudur, soruşturma da cezai bir yaptırımla sonuçlanır. Cezai yaptırımla sonuçlanacak ya da cezai yaptırımsız, olur ya, soruşturma sonucunda suç tespit edemez, onu kapatır. Belirli süreleri var, bu da idari dinlemeyi falan ortadan kaldırır. Kamu düzeni sebebiyle savcı dinlemez, millî güvenlik sebebiyle dinlemez. Somut bir suç soruşturması yapar, bir şüphe, kuvvetli bir şüpheyle yapar. Bu nedenle, yani bu maddede de, diğer önceki maddelerde de gerçekten ne genel ahlak ne millî güvenlik ne kamu düzeni. Bu anayasamızda olmamalı. Yani bu kadar iddialı olduğumuz, bu kadar özgürlükçü, demokratik, Türkiye’yi ileri taşıyacak bir anayasada bütün hakların arkasına bunu koyarsak zaten hak mak kalmıyor. Yani bizce…

OKTAY ÖZTÜRK (Erzurum) – İleri ülkelerin bütün anayasalarında var bu.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Olmayanlar da var. Yani biz bunu daha geniş tarayacağız. Mesela, Portekiz’de “Ceza kovuşturmasıyla ilgili kanunun belirlediği durumlar dışında, haberleşme, telekomünikasyon ve diğer iletişim biçimlerine herhangi bir şekilde müdahale etmesi yasaktır kamu makamlarının.” diyor. Yine bilgisayar kullanımında var Portekiz Anayasası’nda.

İtalyan Anayasası’nda, yasayla diyor ki: “Haberleşme ve her türlü iletişim özgürlüğü ve gizliliği dokunulmazdır. Bunlarla ilgili -15’inci maddesi- kısıtlama sadece yasayla kurulmuş güvenceleri olan bir yargı makamınca çıkarılan gerekçeli bir karar ile uygulanabilir.”

Polonya Anayasası: “Bununla ilgili herhangi bir kısıtlama sadece yasayla belirlenen hâllerde ve şekilde uygulanabilir.”

Niye biz böyle bir madde yazmayalım? Hani, uzlaşmak için buraya birinci fıkrayı yazalım, diyelim ki: “Müdahaleyi ancak kanun koyucunun öngördüğü, cumhuriyet savcılığının, yetkili mercinin kararıyla olabilir.” dersek, yani yine kamu düzeni de bertaraf olmuş olur, millî güvenlik de olur ve somut bir iş de olabilir. Aslında şöyle bir düzenleme de yapılabilir. Bu örnek anayasaları biz kendimiz aynı yazmak zorunda değiliz ama kendi ülkemize uyarlayabiliriz diye düşünüyoruz. Bu nedenle, genel ahlaka ilişkin de şunu… Kamu düzeni ve millî güvenliği çok tartıştık, genel ahlaka ilişkin CHP’nin de şeyi var. Telefon konuşması, İnternet… Yani, nasıl müdahale edilecek o haberleşme hürriyetine, genel ahlakı ihlal ettiği nasıl tespit edilecek? Niye genel ahlak sebebiyle benim telefonum dinlensin? Özel hayat…

OKTAY ÖZTÜRK (Erzurum) – Uluslararası beyaz kadın ticareti yapıyor diyelim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – İşte, orada suç giriyor devreye, tam da onu söylüyorum. Bizim önerimizde hep şey var, suç işlenmesinin önlenmesi…

AYLA AKAT (Batman) – Zaten suç işlenmesinin önlenmesi yeşile boyanmış.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – …başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması. Hak ve hürriyet başkasının hakkının başladığı yerde biter, biz bu tezi savunuyoruz. Eğer benim çocuğum, sizin çocuğunuz kötü bir yola düşürülmek isteniyorsa burada bir suç vardır, yani bir suça teşvik vardır, bu yüzden savcı zaten gerekli müdahaleyi yapar.

Ama son olarak şunu da söyleyeyim: Bunları tekrar tekrar, her hak için konuşmak da sadece zaman kaybı. Yani hepimizin mesaisi, emeği gidiyor. Aynı şeyleri söylüyoruz yani.

Teşekkür ederim.

AYLA AKAT (Batman) – Teşekkürler. Biz teşekkür ederiz.

Değerli milletvekilleri, sonuç itibarıyla, yapılan tartışmalar noktasında uzlaşabileceğimiz bir nokta sadece “makul” yerine “kuvvetli”yi ekliyoruz.

Düzeltiyoruz metinde de.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Sayın Başkan, bir şey söyleyebilir miyim başka bir fıkrayla ilgili, yeşil olsun diye?

AYLA AKAT (Batman) – Buyurun.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Bir kere şunu söyleyeyim: Biz bütün maddeler için genel geçer kavramlar kullanmamaya kendi açımızdan dikkat ettik. Mesela bazı maddelerde “millî güvenliği”, “kamu düzeni”ni kabul etmedik. Kamu düzeni kamu hukukunun en çok kullandığı genel geçer ilkelerinden biridir, doğru mu? Yani, işte, “Güvenlik, dirlik dediğimiz şey, sağlık, bunun içine giriyor.” dedik. Şimdi, o yüzden, mesela bir şey söyleyeceğim, bunu bulabiliyorsak bulalım. Örneğin, çaldığı paranın yerini telefonla açıklıyor. Burada başkalarının hak ve özgürlükleri yok, bir şey yok, söyleyin adını, işlenecek bir suç yok…

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Hayır, var.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Hayır, işlenmiş bir suç var.

AYLA AKAT (Batman) – Çalmış zaten, adli makamların soruşturma konusudur.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – İşlenmiş bir suç var. Ama “Bir soruşturmada dinlenir.” diye bir şey yok burada.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Siz o dinlemeyi kullanamazsınız, öyle bir dinleme kararı verilemez.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Biz önleme… Mesela, aramada, önleme aramasını düşünerek şöyle söyledik, biz dedik ki: “Millî güvenlik olmasın.” dedik, “Aaa, hayır, olması lazım.” dediler. Mesela biz genel geçer bütün kurallara, haklara bir kere “millî güvenlik, kamu düzeni” demedik ama burada bana göre de bazı durumlarda kamu düzenini ifade edeceğimiz başka bir şey varsa onu şey yaparız. Ama biz belirli konularda kamu düzeni ile millî güvenliğin bir sınırlama ilkesi oluşturabileceğini ve bunun başka nedenlerle ortadan… Veya sağlamasının yapılamayacağını, yani sağlanamayacağını düşünüyoruz. Ama genel ahlak kesinlikle böyle değil. “Genel ahlak”tan adamın haberleşmesini nasıl engellersin? Yani, şu olduğunu düşünelim: Birine cinsel içerikli mesajlar gönderiyor. E, başkalarının hak ve özgürlükleri var zaten burada. Ya, başkalarının hak ve özgürlükleri var, kamu düzeni var, “genel ahlak” diye bir sınırlamaya artık burada, bana göre de, bir gerek yok.

2) “Kanunla yetkili kılınmış mercinin…” Burada bir idari kolluktan, şeyden bahsetmiyoruz. Zaten kolluğun görevi bir temel hak ve özgürlüğü doğrudan etkiler hâle gelmişse, bu doğrudan doğruya adli kolluktur ve biz savcıyı neden istiyoruz? Mesela, çok açık söyleyeyim: Biz TİB Başkanının, Telekomünikasyon İletişim Başkanının telefon dinlemesini veya onun emriyle, onun altındaki bir memurun telefon dinlemesini kesinlikle kabul etmiyoruz. TİB olsun, ama benim telefonumu nasıl TİB dinler, nasıl buna karar verebilir? Bir savcı dinlemeli bunu. Ha, savcının dinlemeleri yeterli mi? Tabii ki değil. Benim de aynı şekilde, teknik takibim, savcılık şeyim var, altı aydır HSYK’ya “Bu savcı hakkında ne yaptın?” diyorum, “Zekeriya Öz hakkında ne yaptın?” diyorum, altı aydır aldığım cevap: “Görevini yapmıştır.” Peki, nasıl silmedi? Benim hakkımda teknik takip ve dinlemeyi yapmış, arkadan ben nasıl Seyfi Oktay’ın iddianamesinde kendi teknik takibime, dinlememe ilişkin kayıtları görüyorum? “Neden silmedin?” diyorum, neden silmedin? “Silmedim.” diyor. “Görevini yerine getirmiştir.” Şimdi, savcı da burada güvenceli değil ama hiç olmazsa idarenin atadığı bir memurun dinlemesinden daha iyidir diye düşünüyoruz. O yüzden bu savcı da tekrar, yani arkadaşlara söylüyorum, bu savcıyı, genel ahlakı ve tabii ki millî güvenlik ve kamu düzeninde yerine getireceğimiz bir şey varsa… Biz çok düşündük üstünde.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Biz getirmişiz bakın. “Başkalarının hak ve hürriyeti” diyoruz.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Ama bu karşılamıyor.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Olur mu?

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Vallahi karşılamıyor.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Kamu düzeni niye bozulur? Başkalarının hakkını ortadan kaldırdığınız zaman bozulur.

AYLA AKAT (Batman) – Ve en önemlisi, suç işlenmesinin önlenmesi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Başkalarının hakkına tecavüz ettiğiniz zaman.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Hayır, sadece o değil ama.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Ama en önemli kıstas, somut kıstas suç işlenmesi.

AYLA AKAT (Batman) – En önemlisi suç işlenmesinin önlenmesi hocam, suç işlenmesinin önlenmesi. Eğer bir suç varsa, onu önlemek amacıyla…

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Önlemek amacıyla… Ama çaldım parayı ve söylüyorum, diyorum ki: “Ben parayı çaldım.” Bulamadık, mahkûm oldum. Bir şeyden, başka bir şeyden, silah bulundurmaktan mahkûm oldum, diyorum ki: “Haber aldılar, ben mektupla veya bugün telefonla, çaldığım parayı nereye koyduğumu örgüte belirteceğim.” diyorum. Bunu bana dinlemenin şeyini söyleyin. Suç işlenmesinin önlenmesi değil.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Aslında bir örgüt var.

AYLA AKAT (Batman) – “Bir örgüt var.” diyorsunuz zaten.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Canım, örgüt yok da…

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Nasıl yok? Ben size 100 tane suç söylerim bununla ilgili. Olur mu? Suç var, hırsızlık var.

AYLA AKAT (Batman) – Zaten “Örgüte nasıl verecek?” diyorsunuz. Burada bir örgüt suçu var.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Yani, kamu düzeni burada, bana göre, önemlidir. Sonra, millî güvenlik de şu açıdan önemlidir: Askerî sırlar açıklanacak. Nasıl yapacağız bunu? Yani, neye dayanarak?

AYLA AKAT (Batman) – Askerî suçların açıklanması zaten suç, sorun da tam orada yani, zaten tam da orada yani.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Sevgili kardeşim, neye dayanarak “suç” yapıyoruz? Mecburen anayasamda, haberleşmede böyle bir şey olmalı ki ona dayanarak…

AYLA AKAT (Batman) – Tamam. Meral Hanım önerdi, biz anayasamızda belirleyelim, diyelim ki “Kısıtlama ancak kanunla olur.” diyelim, daha da güçlendirelim. Böyle bir madde ekleyebiliriz.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Kanuna bırakalım.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Temel hak ve özgürlüklerle ilgili bütün kısıtlamaların kanunla düzenleneceği yönünde bir madde koymadık mı? Her türlü…

AYLA AKAT (Batman) – Genel düzenleme açısından demiyoruz, bu madde açısından da konulabilir. Yani, 2001’deki düzenlemeden sonra ki, biz bakın altına not olarak almışız. “Hak ve özgürlüklerle ilgili genel kısıtlama hükümleri düzenlenirken bu fıkranın kalıp kalmayacağı yeniden…” Genel kısıtlama hükmü düzenlenirken, ki genel kısıtlamadan reddettiniz, ki 2001’den beri de dönülmüş bundan, “Her maddenin kendi içinde kısıtlama nedenleri sayılacak.” diye bir mutabakata varılmış.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Kanunla sınırlanmayan hiçbir şey uygulanamaz. Yani, getirin bir öneri mesela bu konuda, şey yaptığımız…

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Buyurun, İtalyan Anayasası çok hoşuma gitti.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Bir şey daha söyleyeyim, ne olur, ondan sonra onu getirelim.

İstisnalara ilişkin 1982 Anayasası’nda bir hüküm vardı, 1961’de de, istisnaların -bunu da şimdi söylüyorum, “Hayır.” derseniz, tamam, şey yapmayız ama çok tehlikeli bir madde- uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir. Biz de ilk önce bunu önerdik. İstisnaların uygulanacağı herkeste var, zaten yeşil de olmuş şurada, (3)’üncü fıkra: “İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.” Şimdi, bu bize göre, aramızda düşündük, çok geniş bir düzenleme. Biz onu şöyle, “Başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması veya suçun önlenmesi nedeniyle haberleşmenin denetiminin zorunlu olduğu kurum ve kuruluşlarda uygulanacak usul ve esaslar kanunla düzenlenir.” demişiz. Örneğin tutukevinde, örneğin askerde. Burada, “Başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması veya suçun önlenmesi nedeniyle…” Bir kere, amaçları koyalım, neden yapılabileceğini, “…haberleşmenin denetiminin zorunlu olduğu…” diyelim, “…kurum ve kuruluşlar…”, onu yapmak yerine, “…istisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.” dersek, ileride ya kanun… Üniversitelerde de buna uyulur, TBMM’de de buna uyulur. “İstisnaları genişletirse ne yapacağız?” diye bir önerimiz vardı ama “Hayır.” derseniz burada bunu, bilmiyorum, arkadaşlarıma sorarım, “Bunun kırmızı olmasını istiyor musunuz?” diye ama hep beraber karar verirseniz diye de şimdi söylüyorum böyle bir şeyi.

AYLA AKAT (Batman) – Evet. Şimdi, sonuç itibarıyla bu “yetkili kılınmış merci” tartışmaları itibarıyla cumhuriyet savcısı yönündeki öneriye hitaben Sayın Şentop’un belirlemesi vardı, “Onun yaptığını cumhuriyet savcıları da yapar.” diye, siz uygulamadan zaten örneklerini veriyorsunuz. Bu çerçeveden düşününce, sizin getirmiş olduğunuz öneriyi de, yani üçüncü fıkranın kaldırılması yönündeki öneriyi de tabii ki bir değerlendirme konusu yapmakta yarar var. Bu, kurum ve kuruluşlarda hiçbir zaman anayasadaki düzenlemeler hak ve özgürlüklerin genişletilmesi temelli değil, daha çok kısıtlanması temelli kullanıldığı için böyle bir öngörüyle belki bu 3’üncü madde fıkra hükmünde bir değerlendirme konusu olabileceğini ben değerlendiriyorum. Tabii, herkesin düşüncelerini dinlemek lazım. Bu kurum ve kuruluşların sayısı artırılır, kısıtlanmaz, sınırlanmaz, çok çok daha artırılır. Herkes bu şekilde o istisnalar içerisinde… Bir bakarsınız, istisna olmaktan çıkmış, genel bir yapım, pratik hâlini almış diye de değerlendirebilirsiniz.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Sayın Şentop, yalnız, bu arada söylüyorum, cumhuriyet savcısı daha güvencelidir. “Kanunla yetkili kılınmış merci” dersek inanılmaz genişletebiliriz bunu.

AYLA AKAT (Batman) – Zaten geniştir Hocam. Yani “kanunla yetkili kılınmış merci” dediğimizde, işte, uygulamadan, dün, önceki gün ve sanırım ilk tur görüşmeleri sırasında çok fazla örnek verildi bu noktada yani özellikle il valilerinin yapmış olduğu uygulamaların dönem dönem ülke genelinde Başbakanın uygulamalarını bile aştığını değerlendirebiliriz. Hükûmetin âciz kaldığı birtakım örnekler yaşadık biz Diyarbakır’da son mitingimizin, o temmuz mitinginin yasaklanması konusunda. Ki kaldı ki -işte, Meral Hanım da söyledi- bir ilde siz bir yılı aşkın bir zamandır bir tek izinli çalışma yapılmasına izin vermemişseniz, valilik olarak bu yetkiyi bu kadar kötü kullanmışsanız, bu, anayasa yapımcıları için de bir bilgi olmalıdır, ön bilgi olmalıdır bu masada ki kanunla yetkili kılınan merci bu hakkı ne kadar kötüye kullanabiliyor. Eğer siz izinli yapılmasına izin vermezseniz -kaldı ki- izinsiz yapılmasına referans vermiş sayılırsınız. Böyle bir değerlendirme de var.

Ben devam edeyim. Diğer bir boyutu: Biz dün de ifade ettik. “Kamu düzeni” ve “millî güvenlik” kavramlarının, özellikle “başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması”, yine, “şüphenin varlığı” ve “suç işlenmesinin önlenmesi”, bu 3 başlık adı altında her 2 kavramın da kendi ifadesini bulabildiğini, bu nedenle bunların bir kısıtlama gerekçesi olarak yer almasında çok da pratik fayda olmadığını ifade ettik. Eğer cumhuriyet savcısı noktasında, ben… Sayın Şentop’un şey önerisi de var, biliyorsunuz, hani daha sonrasında, metnin genelini gördüğümüzde, “temel hak ve özgürlükler” kısmıyla ilgili metnin genelini gördüğümüzde, bu noktada da her kısıtlama nedeni hakla ilgili ayrı ayrı düzenlendiği için belki yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulabilir ki BDP de prensip olarak buna uyduğunu ifade etmişti. Sanırım CHP’nin de, hatta MHP’nin de bu konuda bir itirazı yok ama tabii, bu, sürekli bir ertelemeyi beraberinde getiriyor, metnin tamamını görme meselesi.

Son olarak, Sayın Hocamın –Sayın Batum’un- sunmuş olduğu öneri noktasında bir görüşünüz var mı 3’üncü fıkrayla ilgili? Bu istisnalar, yani genel bir durum söz konusu burada, biz istisna olarak bile saysak anayasal düzenlemeler hakkın özünün genişletilmesi eksenli değerlendirilmiyor. Pratikte bu şekilde bir sonuç açığa çıkmıyor, daha çok kısıtlayıcı olarak kullanılıyor ve özellikle dinlemelerle ilgili çok kötü bir pratik var ortada yani Türkiye’deki pratik çok kötü. Bunu da değerlendirerek bir yorum yapmanızı bekliyorum.

Ali Bey, buyurun.

PROF. DR. ALİ AKYILDIZ – İstisnalarla ilgili de ilke koyabiliriz yani oraya bir, tabii, “…kanunla düzenlenir.” demek yeterli olmayabilir yani “hassas bölge” veya “stratejik olma” gibi –müessesenin- böyle birtakım, bir iki unsur koyabiliriz.

AYLA AKAT (Batman) – Bir öneriniz var mı Ali Hocam, hani bizim de üzerinde tartışabileceğimiz?

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – “Haberleşmenin denetiminin zorunlu olduğu” desek, şu şu ilkeler açısından, biz o yüzden koyduk. Çerçeve, haberleşmenin denetiminin zorunlu olduğu.

PROF. DR. ALİ AKYILDIZ – Hassas ve stratejik kurumlar… “Haberleşmenin denetiminin zorunlu olduğu hassas ve stratejik kurumlarda uygulanacak istisnalar kanunla düzenlenir.” diyebiliriz yani rastgele bir şey olmamış olur.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Peki, bize şey yapar mı anayasa hukukunda? Yani “hassas ve stratejik” desek “Ya, neden böyle yazdılar?” demezler mi?

PROF. DR. ALİ AKYILDIZ – TÜBİTAK’ın diyelim ki bir SAGE’si gibi, bilmem ne gibi yani bu tür stratejik… “Hassas” kelimesi biraz şey de “stratejik” olabilir tabii.

AYLA AKAT (Batman) – Hocam, “dinlemenin zorunlu olduğu” dediğimizde zaten o zorunluluk hassas ve stratejik olmasından kaynaklı değil midir?

PROF. DR. ALİ AKYILDIZ – Tabii, tabii, doğru.

AYLA AKAT (Batman) – İçindedir yani içinde barındırıyor zaten.

PROF. DR. ALİ AKYILDIZ – Doğru, “dinlemenin zorunlu olduğu” diyebiliriz.

AYLA AKAT (Batman) – Yani “dinlemenin zorunlu…” çünkü ona karar verilmiş.

PROF. DR. ALİ AKYILDIZ – Çünkü direkt “İstisnalar kanunda gösterilir.” biraz tuhaf bir şey.

AYLA AKAT (Batman) – Çok geniş bir yetki tanıyor.

PROF. DR. ALİ AKYILDIZ – Zorunluluk şartını vurgulayabiliriz. Gerçi, ölçülülük ilkesi dolayısıyla zorunluluk zaten var denebilir fakat burada kurum açısından bir zorunluluk olduğu için onu özellikle vurgulamakta fayda var.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Ve orada uygulanacak usuller açısından yani kurumlar değil.

AYLA AKAT (Batman) – Sayın Şentop…

MUSTAFA ŞENTOP (İstanbul) – Bu fıkrayı bu şekilde ya koyarız ya koymayız. Bunu yapmak doğru olur diye düşünüyorum yoksa “hassas, stratejik kurumlar” diyeceğiz, kim karar verecek buna? Hangisi hassas?

AYLA AKAT (Batman) – Onu değerlendirdi sonra Ali Hoca.

MUSTAFA ŞENTOP (İstanbul) – Değerlendirdi ama bunun bir şeyi yok ki yani. Yasama organı diyecek yani “Bu kurum hassastır.” İşte, Süheyl Bey’in dediği gibi “Üniversiteler hassas kurumlardır.” diyecek mesela, bununla ilgili getirecek, değil mi? Yani burada Parlamentoya ya güveneceğiz ya güvenmeyeceğiz sonuç itibarıyla. Burada ne koyarsak koyalım, neticede bunu yorumlayacak olan Parlamento, daha sonra giderse Anayasa Mahkemesidir. İkisi de derse ki üniversiteler hassas kurumlardır, dinleme yapılabilir, yapılacak, çıkacak yani o zaman. Bu bakımdan, yani kavramlara, kurallara, genel akışa güvenmek zorundayız. Başka türlü yapamayız anayasayı aksi hâlde.

AYLA AKAT (Batman) – Sayın Şentop, mesela, şöyle bir ifade: “İstisnaların uygulanacağı -oraya sanırım bir öneri olarak- dinlemenin zorunlu olduğu kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.”

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – “Haberleşmenin denetiminin” diyelim. “Haberleşme denetiminin zorunlu olduğu kurum ve kuruluşlarda uygulanacak usul ve esaslar kanunla düzenlenir.”

AYLA AKAT (Batman) – İşte bunun içine cezaevleri de giriyor vesaire. O istisnaları esasında güçlendiren bir şey, o istisnaların kapsamının ancak denetimin zorunlu olduğu kamu kurumlarını kapsadığını belirtiyor, bunun genişletilemeyeceğini işaret ediyor.

PROF. DR. ALİ AKYILDIZ – Yani sonuçta, yine, tabii ki yasama organı bunu belirleyecek ama yasama organına bir yol göstermiş, bir çerçeve vermiş…

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Anayasa Mahkemesinin önüne de bir şey getiriyor, “Haberleşmenin denetimi zorunlu mu?” burada deyip onu iptal edebilme ihtimali veriyoruz, imkânı veriyoruz. Hatta biz “Biraz daha sınırlayalım.” dedik, o yüzden şöyle dedik: “Başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması veya suçun önlenmesi nedeniyle haberleşmenin denetiminin zorunlu olduğu.” Dedik ki her konuda dinlemesin, her konuda şey yapmasın. Bu istisnalar varsa, işte, bizim de aklımıza geldi. Şimdi, cezaevi, askerlik, “TÜBİTAK” dedin sen, bu gibi kurumlarda belirli nedenlerle suç işlenmesini önlemesi için “Ağabey, yapıyoruz bir şeyi, bilmem neyi verdim, formülü verdim.” demesin diye bunlarda “zorunlu kurumlar” dersek Anayasa Mahkemesine bir imkân -denetleme imkânı- bırakırız diye söylüyorum. Böyle bırakmayalım, istisnaların uygulanacağı… Yarın ya geniş tutarsa bunu? Engel yok, Anayasa Mahkemesi de iptal edemez.

AYLA AKAT (Batman) – Bu durumda bir görelim mi, kırmızıyla bir geçin, daha sonra yeşile boyayabilir miyiz acaba?

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – Yazsana onu bir. “Hayır” dediklerini çıkartalım. Hepsine “hayır” derlerse hepsini çıkartalım.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ – Biz bunu kabul etmişiz zaten, tekrar yeni bir şey öneriyorsunuz.

AYLA AKAT (Batman) – Zaten yeşil ama o istisnalar çok geniş yorumlanabilir kamu kurum ve kuruluşu babında.

BEDİİ SÜHEYL BATUM (Eskişehir) – “Hayır” derseniz bırakırım.

MUSTAFA ŞENTOP (İstanbul) – Şimdi, açması bakımından bir şey söyleyeceğim. Genel ahlak konusu da dâhil olmak üzere burada, yetkili merci meselesini içeren bir şey.

Şimdi, Türk Telekom’un şurada ben bakarken gördüm, güvenli İnternet uygulaması var, değil mi? Bazı sitelere girişi kısıtlıyor, satın aldığınız zaman bunu kısıtlıyor.

DİLEK KUMCU – Denediniz ve giremediniz mi? Meclisten de sınırlı çünkü girmeye çalışıyorsunuz, bazı sitelere giremiyorsunuz.

MUSTAFA ŞENTOP (İstanbul) – Hoş değil yalnız bu espri.

DİLEK KUMCU – Kötü bir şey değil. Meclisin ağından…

MUSTAFA ŞENTOP (İstanbul) – Meclis alanından değil efendim, maille reklamı geliyor Telekom’un, TTNET’in zaman zaman. Gelmiş bir şeyle, bunu söylüyor. Ben niye deneyeyim yani, Meclisten deneyeyim yani?

DİLEK KUMCU – Mesela iletişim portalları bile…

MUSTAFA ŞENTOP (İstanbul) – Bunu ancak sizler denediyseniz aklınıza böyle bir örnek gelebilir yani.


Yüklə 8,47 Mb.

Dostları ilə paylaş:
1   ...   97   98   99   100   101   102   103   104   ...   111




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2024
rəhbərliyinə müraciət

gir | qeydiyyatdan keç
    Ana səhifə


yükləyin