KirkçEŞme tesisleri

Sizin üçün oyun:

Google Play'də əldə edin


Yüklə 8.15 Mb.
səhifə111/140
tarix27.12.2018
ölçüsü8.15 Mb.
1   ...   107   108   109   110   111   112   113   114   ...   140

Bibi. T. Bavtop, Türkiye'de Bitkiler ile Tedavi, İst., 1985; Baytop, Eczacılık; A. Demirhan, Mısır Çarşısı Droglan, ist., 1975; M. Heilbronn (Başarman), "Eski Mısır Çarşısı Hakkında", Türk Eczacıları Birliği Mecmuası, S. 10 (1959); Kö-mürciyan, istanbul Tarihi, 16.

TURHAN BAYTOP

Mimari

Yeni Camii Külliyesi'nin(->) bir parçası olan Mısır Çarşısı'nın mimarı, yarım kalmış olan külliyeyi tamamlayan Hassa Başmi-marı Mustafa Ağa'dır. Klasik üslupta, birbirini izleyen taş ve tuğla sıraları ile inşa edilmiş olan Mısır Çarşısı kaynaklardaki "ica-riye ve müsakkafat olmak üzere çifte çarşı" ifadesinden de anlaşılacağı gibi iki çarşının birleşmesinden ortaya çıkmıştır. Bir "L" meydana getiren bu iki çarşıdan, do-ğu-batı doğrultusunda uzananı daha uzundur. Bu tür yapılarda kolların kesişme noktalarında genellikle bir dua kubbesi bulunurken Mısır Çarşısı'nda kesişme noktasında çapraz tonoz örtü kullanılmış ve tonoz örtüyü taşıyan kemerler duvarlarda mesnetlendirilmeyerek ayaklar üzerine oturtulmuş, güneydoğu ayağının yanına da bir ezan köşkü yerleştirilmiştir. -İki büyük kolun uçlarındaki ana girişler, altı revaklı iki katlı yapılar olarak biçimlenmiştir. G. Özdeş'e göre bu iki katlı yapılar önceleri ticaret mahkemesi olarak kullanılmakta ve bunlardan birinde esnaflar arasındaki anlaşmazlıklara, diğerinde ise esnafla halk arasındaki anlaşmazlıklara bakılmaktaydı. Mısır Çarşısı'nın Tahmis Soka-ğı'na açılan kapısı da revaklı olmakla birlikte burada ikinci kat bulunmamaktadır. Çarşı 1940-1943 arasında, İstanbul Be-lediyesi'nce gerçekleştirilen restorasyon sonunda bugünkü şeklini almıştır. Daha önce çarşıdaki her dükkân malların sergilendiği ve satıcının oturduğu peykeyi



m

MISIRLI OSMAN AĞA ÇEŞMESİ 450

451


MİHAELIH

G. Brindesi'nin betimlemesiyle Mısır Çarşısı (üstte) ve Mısır Çarşısı'ndan bir görünüm.


S. Germener- Z. İnankur, Oryantalizm ve Türkiye, ist., 1989 (üst), Nazım Timuroğlu, 1993

yerleştirdiği bir eyvan ile, kapısı kapanabilir bir odadan oluşuyordu. Onarım sırasında eyvanları arkadaki odalara bağlayan kapıların bulunduğu duvarlar açılarak günümüzdeki dükkânlar oluşturulmuştur. Mısır Çarşısı'nın uzun kolunda karşılıklı olarak 23'erden 46, kısa kolunda ise 18'erden 36 eyvan ve hücre, ayrıca iki kolun birleşme bölümünde 6 eyvan ve hücre vardır. Böylece içteki eyvan ve hücre sayısı 88'i bulmaktadır. Çarşının Tahmis Sokağı'na bakan bölümünde de dışta 18 dükkân bulunur. İç ve dıştaki dükkânlar tonoz örtülüdür.

Son restorasyonu sırasında, 1941'de Yeni Cami avlusundan geçirilen yol, cami ile çarşıyı birbirinden ayırmıştır.

Bibi. G. Özdeş, Türk Çarşıları, İst., 1953, s. 35-36; Z. Nayır, Osmanlı Mimarlığında Sultan Ahmet Külliyesi ve Sonrası, İst., 1975, s. 161-

162; M. Cezar; Tipik Yapılarıyla Osmanlı Şehirlerinde Çarşı ve Klasik Dönem imar Sistemi, İst., 1985, s. 182-185.

istanbul mısırlı osman ağa çeşmesi

bak. GÜZELCE MAHMUD PAŞA ÇEŞMESİ

MİDYE

Bilateral simetrili molüsk olup deniz dibine, rıhtım kenarlarına, gemi altlarına sıkıca tutunarak yaşar.

Midye, Karadeniz'in bazı bölgelerinde, Boğaziçi ve Marmara'da bol miktarda bulunur. Yoğun bir şekilde yayılıp üredikle-ri bölgelere ^midye tarlası" adı verilir. Kavaklar, Tarabya, Kandilli, Vaniköy ve Beylerbeyi Boğaziçi'nin bellibaşlı midye çıkarılan yerleridir.

Av "algarna" adı verilen, kalın ipten torba biçiminde hazırlanmış, ağzında dibi tarayan bir demir olan araçla yapılır. Boğaziçi'nin çeşitli bölgelerinde gün içinde al-garnacılık yapan balıkçılara rastlamak mümkündür. Sandaldan dibe bırakılan al-garnanın, av mahallinden kürekle biraz a-çıldıktan sonra, ucundaki ip çekilir. Dip tarandıktan sonra torbaya dolan midyeler içeri alınır. Torba boşaltılıp aynı işleme devam edilir.

II. Mehmed (Fatih) döneminde (1451-1481) saray için alınan deniz mahsulleri arasında midye ve istiridyenin de adı geçmektedir. Eti son derece lezzetli olan midyenin çeşitli yemekleri vardır. Midye tavası sıcak yemekler arasında birinci sırayı alır. Marmara ve Boğaziçi'ndeki pek çok balık lokantası yanında Beyoğlu Çiçek Pasajı, Kavaklar, Beylerbeyi, Tarabya ve Kandilli, midye tavasıyla meşhurdur. Küçük çöplere sıra sıra dizilmiş, yağda kızarmış, top top midyeler, taratorla servis edilir. Midyenin ünlü yemeklerinden biri olan dolması Ermeni mutfağının özelliklerinden sayılmakla birlikte Türk mutfağında da yeri vardır. Bunun yanında lahana yap-rağıyla yapılan dolması nefaset ve lezzet bakımından midye dolmasından kat kat üstündür. Her ikisi de özellikle Kumkapı ve Kurtuluş semtlerindeki mezecilerde satılan, lokantalarda ya da evlerde hazırlanan çok özel yemeklerdir.

Midye salması veya midyeli pilav, dolmasından daha hafif olup eski istanbulluların en makbul saydıkları deniz ürünleri yemeklerinden biridir. Midye pilakisi ve soğanlı midye yahnisi Arnavutköy, Çengelköy, Tarabya, Balıkpazarı gibi semtlerde özellikle Rum vatandaşlarımız tarafından meze olarak hazırlanan ve rağbet gören lezzetli yemeklerdendir.

ALi PASlNER

MİGROS

Süpermarket türünde ilk mağaza zinciri.

Her türlü gıda ve ev ihtiyaç maddelerinin tüketiciye, görece ucuz satışı amacıyla faaliyet gösteren Migros, İsviçre Migros Kooperatifleri Federasyonu tarafından 1954'te istanbul'da kuruldu. 1974'te şirket hisseleri Koç Topluluğu tarafından devralındı ve 1991'de halka açıldı. Halen sermayesinin yüzde 44,6'sı küçük hissedarlara, yüzde 55,4'ü özel sektöre aittir.

Migros'un istanbul halkı ile tanışması, hizmeti müşterinin ayağına götüren satış arabaları ile başlamıştır. Migros, Bebek, 1. Levent (1958) ve Teşvikiye'de (1959) açılan sabit satış noktaları ile gelişmeye başladı. Bunu Pangaltı (1968), Yeniköy (1969), Kocamustafapaşa (1975), Cennet Mahallesi ve Gayrettepe (1978), Ataköy 4. Kısım (1979), 4. Levent (1980), Kazasker (1981), Göztepe (1982), Bayrampaşa (1983), Aksaray ve Fatih (1984), Moda, Üsküdar ve Zeytinburnu (1985), Kuyubaşı, Bostancı, Ataköy 5. Kısım ve Bakırköy (1986), Suadi-ye (1988), Kumburgaz, Büyükçekmece ve Ulus (1989) mağazalarının açılışı izledi.

1990'da mağazalarını tümüyle yenile-

Migros'un Kadıköy'deki mağazası.



Laleper Aytek, 1994

yen Migros, çizgi-kod sistemine geçti ve bilgisayarla donatılmış dev MMM Migros' lar açma dönemine girdi. Mağazalarını büyüklüklerine göre M, MM ve MMM şeklinde sınıflandırdı. Bu anlayış uyarınca MM Kızıltoprak ve M Maltepe (1990), MMM At-rium (Ataköy) ve MMM Şişli (1991), MMM Merter, MM Süreyyapaşa (1992), M Silivri, MM Yalova, M Kadıköy, M Pendik, MM Capitol (Altunizade) (1993) ve Migros'un giyim markası olan "Scala" ürünlerinin satıldığı Merter mağazası ile Şişli ve Atri-um'daki bölümler (1993) faaliyete geçti. 1994'ün ilk yarısında açılan son merkez MM Avcılar Migros'tur.

Migros, İstanbul'da Avrupa yakasında Bebek'ten Silivri'ye, Anadolu yakasında Kadıköy'den Pendik'e kadar uzanan toplam 38 mağaza ve 20 kadar satış arabası ile hizmet vermektedir. Gezici satış arabaları, Kanlıca'dan Pendik'e, Üsküdar'dan Acıbadem'e, Tarabya'dan Etiler'e ve Mer-ter'den Silivri'ye kadar olan yörelerde, kış ve yazları ayrı programlarla satış yapmaktadır. Yaklaşık 25.000 çeşit ürünün tüketiciye sunulduğu Migros, orta üst ve orta sınıf tüketiciyi hedef alarak istanbul'da kendi alanında çeşitli konularda öncü olmuş, terazili bilgisayarlı kasalardan, kredi kartı ile alışverişe, indirimli kampanya günlerine kadar çeşitli satış yöntemlerini istanbul'da ilk kez uygulayan kurum olarak tanınmıştır. Migros, müşterilerini fiyatlar konusunda bilgilendiren Higroskop adlı bir yayın çıkarmakta, yatlara yacht-catering servisi sunmaktadır.

İSTANBUL


MİHAELI KERULARİOS

(l 009 veya 1010, ? - 21 Ocak 1059, Konstantinopolis) 25 Mart 1043-2 Kasım 1058 arasında Konstantinopolis patriği.

Mensuplarının çoğu senato üyesi bir aileden gelen Kerularios, 1040'ta imparator IV. Mihail'e(->) karşı bir entrikaya karıştıktan sonra keşiş olur. Patrik Aleksios Stu-ditos'un ölümünden sonra imparator IX. Konstantinos Monomahos(-») tarafından Konstantinopolis patriği ilan edilir. Miha-el PseHos(->) başta olmak üzere özgürlükçü aydınlarla devamlı çekişen Kerularios, Konstantinopolis ahalisinin kuvvetli desteğini kazanmıştı.

1050 senelerinde Ortodoks patrikhanesi ile Roma papalığı arasındaki bölünme olaylarında Kerularios önemli bir rol oynadı. 11. yy'da Doğu ve Batı kiliselerinin arasında derin bir uçurum oluşmuştu. Kons-tantinopolis'te yaşayıp da ayrı bir lisan konuşan ve dini törenlerinde değişik uygulamalarda bulunan, kısacası kendisine saygı göstermeyen Latinlere, Patrik Kerularios tahammül edememekteydi. Doğu ve Batı kiliselerinin arasındaki tek ortak alan olarak Güney italya kalmıştı. Ancak burayı da dini kontrolü altına almak isteyen Roma devletinin güneydeki temsilcisi Kardinal Humbert, Konstantinopolis patriğinin Ortodoks dünyasına hükmetmesini kabul etmemekteydi. Aynı zamanda italya'yı tehlikeye sokan Norman akınlarına karşı direnmek için papa ve patriğin birleşmesi gerektiğinden 1054'te Kardinal Hum-bert'e eşlik eden Roma delegasyonu, ittifak kurmak üzere Konstantinopolis'e geldi. Patrik Kerularios'la görüşme zıtlaşmaya dönüşünce 16 Temmuz 1054'te Humbert, Ayasofya'mn sunak masasının üzerine Kerularios'un aforoz belgesini koydu. Humbert'in hareketi şehirde patriğin kontrol altına almakta zorluk çektiği bir ayaklanmaya yol açtı ve Kerularios bir dini kurul (sinod) toplayarak papalık elçilerini aforoz edip kendisini Roma'dan tamamıyla bağımsız ilan etti.

Bu olaylarda imparator IX. Konstanti-nos'a karşı çıkmaya kadar giden Kerularios, Konstantinopolis'te büyük saygınlık kazanmıştır. Kendisini makamından düşürmeye çalışan Teodora dahi bu gücü elde edememiştir. VI. Mihael döneminde devletin en nüfuzlu kişisi haline gelen Kerularios imparatorluğun I. Isaakios Komnenos'a geçmesini sağladı. Ancak kısa zamanda Kom-nenos'la ilişkisi bozuldu, ihanet ve dinsizlikle suçlanan Kerularios tutuklanarak başkentten uzaklaştırıldı. Sürgünde görevinden feragat etmeyi reddetti ve Kerularios mahkemeye çıkmadan öldü.

Washington-Dumbarton Oaks Kolek-siyonu'nda bulunan gümüş merasim haçı senelerce Mihail Kerularios haçı olarak bilinmekteydi. Haçtan kalan üç parçanın üzerine savatla işlenmiş dini sahnelerden bir tanesinde, İmparator I. Constantinus' un(-») Papa Silvestrus'a saygı gösterisi ele alınmıştır. Bu sahneyi sanat tarihçileri Isaakios Komnenos'u imparatorluk tahtına getiren güçlü Patrik Kerularios'un propaganda amacıyla ısmarlamış olduğunu var-saymışlardır. Ancak Mango(->) geniş bir makalede bu bağlantının anlamsız olduğunu ispat etmiştir.

Bibi. E. Kitzinger, "A cross of the Patriarch Michael Cerularius", Dumbarton OaksPapers, no. 21, 1967, s. 235-249; C. Mango "La croix dite de Michel le Cerulaire et la croix de Saint-Michel de Sykeön", Cahiers Arcbeologiques 36, Paris, 1988, s. 41-49.

BRlGİTTE PİTARAKİS



MİHAEL m

(19 Ocak 840, ? - 23/24 Eylül 867, Konstantinopolis) Amorion Hanedam(->) üyesi Bizans imparatoru (842-867).

Teofilos (hd 829-842) ile Teodora'nın(->)

(hd 842-856) oğlu olan Mihael'in 836'da ya da 838'de doğduğundan söz eden kaynaklar da vardır. Saray uzun süre erkek evlat beklediğinden Teodora'mn 5 kızı prenslik haklarından yararlanmış, paralara onların portreleri basılmıştı. Mihael, 842'de daha bebekken -babasının ölümü üzerine-annesiyle birlikte müşterek imparator ilan edildi fakat 856'ya kadar gerçekten iktidar olamadı. Yönetim, annesi Teodora, dayıları Kayser Bardas(->) ve Petronas, amcası S. Niketiates ve Teodora'mn gözdesi Te-oktistos tarafından yürütüldü. Teodora 855'te MihaePi, gözdesi Eudokia Ingeri-na'dan ayırarak, Eudoksia Dekapolita ile evlenmeye zorlayınca, Mihael, Kayser Bar-das'ın yardımı ile Teoktistos'u öldürttü, annesini de tahttan uzaklaştırdı ve 15 Mart 856'dan itibaren tahtın gerçek sahibi oldu. Teodora 858'de başarısız bir darbe girişiminden sonra kızlarıyla birlikte Gastria Manastırı'na hapsedildi, Teodora'yı destekleyen Patrik İgnatios(-t) görevden alınarak yerine Fotios(->) atandı. Papa, tgna-tios'un görevine iade edilmesinde diret-tiyse de Mihael, Fotios'u azletmediği için Roma ve Bizans kiliseleri arasında ünlü Fotios bölünmesi ortaya çıktı (bak. kiliselerin birleşmesi).

J. Genesios ve Teofanes Continuatus gibi Bizans tarihçileri, Mihael'i sürekli kötüleyerek içkiye ve at yarışlarına düşkün, buna karşılık devlet işlerini ihmal eden biri olarak tanımlarlar. Bu nedenle, Mihael "Ayyaş" lakabı ile anılmıştır. Oysa, modern araştırmacılar Mihael döneminin gerçekte Bizans Imparatorluğu'nun parlak döneminin başlangıcı olduğunu, askeri ve kültürel alanda birçok başarının yaşandığını kabul etmektedirler.

III. Mihael döneminde Araplar kontrol altında tutulmuş, Slavlara karşı bazı başarılar elde edilmiştir. 859'da III. Mihael komutasındaki ordu Samosata'da (Samsat) başarısızlığa uğramış ve tam o sırada Rusların kuşattığı Konstantinopolis'i kurtarmak üzere başkente dönmek zorunda kalmıştı. 15 Haziran 860'ta yaklaşık 200 gemi ile başkente saldıran Ruslar geri püskürtülmüş, 863'te Melitene (Malatya) Emiri Çimer yenilgiye uğratılmıştı. Mihael ayrıca A-nadolu'daki bazı şehirleri de tahkim etti.

Mihael döneminde asıl canlanma kültürel alanda yaşandı. Teoktistos'tan sonra iktidarın en güçlü adamı olan Kayser Bar-das'ın öncülüğünde açılan üniversitede Matematikçi Leon(->) ve Fotios gibi bilim adamları görev alarak özellikle dünyevi

III. Mihael ve annesi Teodora'yı gösteren sikkenin ön ve arka yüzü. H. G. Goodacre, A. Handbookfor the Coinage of the Byzantine Empire, Londra, 1928-1933

MIHAELIV

452

453

MİHRİMAH SULTAN

bilimler üzerinde çalıştılar (bak. eğitim). Filozof Konstantinos ve Methodios kardeşler sayesinde Moravya Bizans kültürüne entegre edildi ve bu halklar arasında Latin-ceyi yaymak isteyen papalığa büyük darbe vurularak, Grek alfabesinden esinlenen "glogolitik" alfabe denen Slav yazısı yaratıldı. 864'te Bulgaristan Hıristiyanlaştırıldı ve Bulgar Kralı Simeon vaftiz olarak Mi-hael adını aldı.

Yakın adamlarının daima etkisi altında kalan III. Mihael, gücü ve atlar hakkındaki bilgisiyle kendisini çok etkileyerek imparatorluk seyisi olan Makedonyalı köylü genci Basileios'un, iktidarın güçlü adamı Kayser Bardas'ı öldürmesine göz yumdu (865). Mihael'in ayrılmış olduğu Eudokia İngerina ile evlenen Basileios 866'da müşterek imparator oldu ve nihayet Mihael'i 867'deAyios Mamas Sarayı'nda bizzat öldürerek, I. Basileios(->) adıyla tahta geçti.

Bibi. J. B. Bury, A History ofthe Eastern Roman Empirefrom the Fail of Sirene to the Ac-cession of Basil I (802-867), Londra, 1912; H. Gregoire, "Inscriptions historiques byzantines. Ancyre et leş Arabes sous Michel l'Ivrogne", Byzantion, S. 4 (1927-1928), s. 437-468; ay, "Michel III et Basile le Macedonien dans leş inscriptions d'Ancyre", ae, S. 5 (1929-1930), s. 327-346; J. N. Ljubarskij, "Der Kaiser als Mime," Jahrbuch der Österreichischen Byzanti-nistik, S. 37 (1987), s. 39-50.

AYŞE HÜR


MİHAELIV

(?, ? - 10 Aralık 1041, Konstantinopolis) Bizans imparatoru (1034-1041).

Halktan gelen bir imparator ve iyi bir askerdi. Fakat onun zamanında izlenen katı devlet politikaları yüzünden imparatorluğun Balkan topraklarında büyük kargaşanın çıkmasına neden olmuştur.

Paflagonyalı (Kastamonu havalisi) bir sarraf ailesinin oğluydu. Sarayın haremine (ginakeion) kardeşi Harem Ağası İoan-nes Orfanotrofos tarafından sokulmuştu. Mihael yine kardeşi tarafından yaşlı impa-ratoriçe Zoe'ye(->) takdim edildi ve önce onun gözdesi, sonra da -Zoe'nin kocası III. Romanos Argiros'un (hd 1028-1034) şüpheli ölümü üzerine- onunla evlenerek imparator oldu. Bazı kaynaklarda sabık imparatorun cenaze töreni ile yeni imparatorun tahta çıkma töreninin aynı anda yapıldığı öne sürülür.

Mihael'in tahta çıkmasına muhalefet eden Patrik Aleksios Studites'in direnişi cömert bir bağışla sona erdirilmişti. Mihael dürüst ve basit bir insandı ve şiddetli sara hastalığından rahatsızdı. Bu nedenle, kendini ve devlet yönetimini hadım İoan-nes'in ellerine bırakmıştı.

Mihael 1037'de Fatımilerle bir barış antlaşması imzaladı. Bu antlaşma ile imparator Kudüs'teki Kutsal Kabir Küisesi'ni onarma izni almıştı. 5.000 Müslüman tutsağı serbest bırakmak kaydıyla Kudüs patriğini atama yetkisini elde ettiği de rivayet edilir. Komutanı Maniakes'in Sicilya'daki başarıları (1040) ise, muhteris planlar peşinde koştuğu iddia edilen Maniakes'in Kons-tantinopolis'e geri çağrılması yüzünden kalıcı olmamıştır.

IV. Mihael'i gösteren sikkenin ön ve arka

yüzü.

H. G. Goodacre, A. Handbook for the Coinage ofthe



Byzantine Empire, Londra, 1928-1933

Sarayın gerçek hâkimi hadım loannes Orfanotrofos, bir yandan kendi ailesini ö-nemli görevlere getirmeye çalışıyor, diğer yandan da devlet hazinesini zenginleştirmek için çeşitli tedbirler alıyordu, loannes bu amaçla ağır vergiler koyuyor ve vergilerin tahsilinde acımasız yöntemlere başvuruyordu. Bazı araştırmacılar, Bizans' taki ilk devalüasyonun IV. Mihael zamanında gerçekleştiğini ileri sürerler. Öte yandan dönemin seçkinlerinden Mihael Psel-los'un(->) senato üyelerine imparatorun iyi davrandığını kaydetmesinden anlaşıldığına göre, özünde anti-aristokratik nitelikteki bu politikalara karşılık, devlet memurları ve senato üyeleri zarar görmemişti.

loannes'in acımasız para politikaları hem Konstantinopolis aristokrasisinin (loannes Dalassenos ve Kerullarios ailesi gibi) hem de taşra halkının tepkisini çekti. Petro Delyan adlı biri 1040'ta Belgrad'da çar ilan edildi. İsyan kısa sürede yayılarak Balkan Yarımadasının tümünü kapladı fakat isyancılar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle ayaklanma 104l'de bastırıldı. Bu seferden ağır hasta olarak dönen Mihael, sonunun yaklaştığını görerek tahttan çekildi ve Ayios Anargiroi Manastırı'na kapandı; 10 Aralık 1041'de geride veliaht bırakmadan burada öldü. Yerine loannes Orfanotrofos'un girişimleri sonucu yeğeni V. Mihael(-0 geçti. Bibi. A. Schlumberger, L'Epopee byzantine â la fin du dixieme siecle: Leş Porphyrogenetes Zoe et Theodora, 1025-1057, c. 3, Paris, 1905; Chronographia of Michael Psellus, (çev. E. R. A. Seuter), Londra, 1953; Dictionary ofByzan-tium, 1365.

AYŞE HÜR


MİHAEL V KALAFATES

(?, ? - 1042'den sonra, ?) Bizans imparatoru (1041-1042).

Kalafatçı Stefan'ın oğlu olup lakabını babasının mesleğinden almıştır. Sarayın güçlü adamı hadım İoannes Orfanotrofos'un çabaları sonunda amcası IV. Mihael' in(->) karısı Zoe(-») tarafından 1035'te evlat edinildi ve "kayser" unvanı ile tahtın vârisi yapıldı. IV. Mihael'in ölümünden 3 gün sonra Zoe'ye bağlılık yemini ederek tahta çıktı.

V. Mihael ilk iş olarak kendisine ikbal yollarını açmış olan akrabası Orfanotro-fos'u azletti ve onun muhalifi Konstantinos Dalassenos'u serbest bıraktı. Zoe'yi saf dışı etmeyi kafasına koyan yeni imparator, paskalyada ve bunu izleyen pazar ayinle-

rinde halkın kendine gösterdiği ilgiyi fazla abarttı ve velinimeti Zoe'yi iktidardan u-zaklaştırarak Prinkipo'ya (Büyükada) sürdü. Fakat Zoe taraftarlarının 19 Nisan 1042'de başlattığı isyan sırasında Konstantinopolis baştan başa tahrip edildikten sonra Büyük Saray(->) kuşatılınca, Mihael amcası Konstatinos'un ve kumandan Keka-umenos'un yardımlarına rağmen isyanı başaramadı. Adamlarıyla beraber, 21 Ni-san'da Studios Manastırı'na sığınmak zorunda kaldı, ama Zoe'nin yandaşlarınca yakalandı ve gözlerine mil çekildikten sonra Kios (Sakız) Adası'na sürüldü. Yerine Zoe'nin olaylar sırasında alelacele evlendiği üçüncü kocası IX. Konstantinos Monomahos(-0 geçirildi.



Bibi. Ostrogorsky, Bizans, 301-302; Dictionary ofByzantium, 1366.

AYŞE HÜR


MİHAEL Vffl PALEOLOGOS

(1224/1225, ? -11 Aralık 1282,Trakya) Yaklaşık 190 yıl iktidarda kalan Paleologos Hanedam'nın(->) kurucusu, Bizans imparatoru (1259-1282).

Konstantinopolis'te 1204-1261 arasında egemen olan Latin İmparatorluğu'nu(->) sona erdirdikten sonra, tahrip olmuş ve yoksullaşmış Konstantinopolis'i imar etmesiyle ve orduyu, donanmayı yeniden kurmasıyla tarihe geçmiştir.

Babası "megas domestikos" (eyalet komutanlarının başı) Andronikos Paleolo-gos'tur. Paleologoslar imparatorluk ailelerinden Dukas Hanedanı(->), Komnenos Hanedanı(-+) ve Angelos Hanedam(-«) ile akrabadır. VIII. Mihael başarılı bir asker olarak sivrilmesine karşın, Nikaia'da (îz-nik) hüküm süren III. îoannes Dukas Va-tatzes (hd 1222-1254) ve II. Teodoros Las-karis'e (hd 1254-1258) yeterince bağlı olmamakla suçlanmıştır. II. Teodoros'un erken yaşta ölümü üzerine Mihael'e iktidar yolları açıldı ve çocuk imparator IV. İoannes Laskaris'in naibi Muzalon'un öldürülmesinden sonra Mihael, onun yerine saltanat naibi, 13 Kasım 1258'de de "despo-tes" oldu. Laskaris taraftarlarına karşı 1259 sonbaharında kazandığı zaferden sonra, komutanlarından Aleksios Strategopulos' un neredeyse bir rastlantı sonucu Konstantinopolis'i Latin işgalinden kurtarması ile meşruiyetini sağladı, başkent halkının da desteği ile tahtın gerçek sahibi IV. loannes'in gözlerine mil çektirerek tek başına hükümdarlığını ilan etti.

VIII. Mihael'in iktidarı, 1204-1261 arasında 55 yıl süren Latin işgalinin yarattığı büyük tahribatı onarma dönemi olarak tarihe geçti. Latinler, bu süre içinde başkentte ne kadar Ortodoks kilisesi varsa hepsini yakıp yıkmış, kutsal emanetleri yağmalamış ya da Avrupa'ya taşımışlardı. Saray ve kiliselerdeki mozaikler, ikonalar(->), kitaplar ve her türlü değerli eşya bu yağmadan nasibini almıştı. Konstantinopolis bu dönemde, yoksul ve tenha bir kentti. İtalyan kolonileri kentin hâkimi olmuşlar, Bizans'ın ordu ve donanmasından eser kalmamıştı. VIII. Mihael ilk olarak kentin dini ve sivil yapılarının onarımı ile uğraştı,

başta deniz surları olmak üzere şehir surlarını restore etti. Bütün bu faaliyetin gerektirdiği harcamalar yüzünden para birimi "hiperperion" büyük bir devalüasyona uğramıştı.

VIII. Mihael'in dış politikası diplomasinin başarıyla kullanılmasına dayanır. Bu politikanın temel amacı, Latin istilası yüzünden dağılmış imparatorluğu bir araya getirmek ve Latin egemenliğini yeniden kurmak isteyen Batılıların Konstantinopo-lis'le ilgili emellerini boşa çıkarmaktı. Bu amaçla Bizans donanmasını teşkil eden Cenevizlilerle(->) ilişkilerini sıklaştırdı ve 1267'de Galata'yı Cenevizlilere verdi. Bu ittifaktan kuşkulanan Venedikliler(->) de 1268'de Bizans'la barış antlaşması imzaladılar. Böylece Bizans'ın deniz gücü yeniden oluşturuluyordu. Yaklaşık 20 yıl, Latin ve Bizans kiliseleri arasında birliği sağlamak amacıyla görüşmelerde bulunan VI-II. Mihael, son Latin kralı II. Baudouin'in akrabası Anjou'lu Charles'ın Konstantinopolis'i tehdit etmesi üzerine, Charles'a karşı Batı'nın desteğini sağlamak amacıyla 1274'te toplanan Lyon Konsili'ne katıldı (bak. kiliselerin birleşmesi), fakat Mihael'in bu girişimleri, geleneksel olarak La-tinlere düşman olan Konstantinopolis halkı ve din adamlarının çoğunluğu tarafından büyük tepki gördü. Bizans prensleri, imparatorluğun Yunanistan ve Bulgaristan topraklarında Mihael'e karşı çok sert bir muhalefet yürüttüler. 1281'de Charles'ın adayı IV. Martinus'un Papa seçilmesiyle Bizans imparatorunun planlan boşa çıktı ve Lyon'da sağlanan birlik kalıcı olmadı.

1278'den beri Mora'da hâkim olan Anjou'lu Charles, Bizans için sürekli bir tehdit unsuruydu. Nitekim Charles'ın öncülüğünde oluşturulan Haçlı ittifakı VIII. Mihael'in örgütlediği bir mukabil ittifak tarafından ve 1282'de Sicilya'da patlak veren bir ayaklanma sonucu yenilgiye uğratıldı. Böylece Mihael'in diplomatik ustalığı sayesinde Bizans İmparatorluğu ikinci bir Haçlı istilasından kurtulmuş oluyordu.

VIII. Mihael Paleologos imparatorluğu korumak için diplomatik girişimlerini doğuda da devam ettirerek, Altınordu Devleti, Mısır Memlukları ve Önasya Moğolla-rı ile ittifaklar kurdu. Ne var ki, dikkatini büyük ölçüde batıya çevirmiş olduğundan, Anadolu sınırlarında yaşanan olayların göz ardı edilmesi yüzünden çeşitli Türk boylarının Anadolu'nun içlerine kadar sızması önlenemedi; kendisinin ölümüyle devletin güçlenme süreci sekteye uğradı.




Dostları ilə paylaş:
1   ...   107   108   109   110   111   112   113   114   ...   140
Orklarla döyüş:

Google Play'də əldə edin


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©muhaz.org 2017
rəhbərliyinə müraciət

    Ana səhifə